19 Ekim 2015 Pazartesi

FUTBOLUN JAMES DEAN'İ: GIGI MERONI






























Blogda daha önce İtalyan futbolunun efsane takımlarından Il Grande torino hakkında bir yazı yayınlamıştık. Torino kentinin kaderini değiştiren bu kazada uçağı kullanan pilotun adı yazıda görebileceğiniz gibi Pierluigi Meroni'ydi. Meroni soyadının kulüp tarihi için pek hoş anıları yoktur. Pilot olan Meroni zaten bir facia içinde yer almıştır. Futbolcu Meroni, yani bugün hikayesini anlatacağımız Luigi "Gigi" Meroni ise buruk bir tatla hatırlanan Torino tarihinin yıldızlarından birisidir. İçinde pek çok küçük hikayenin bulunduğu yıldızlardan birisi. Buyurun hikayesine

Gigi Meroni İtalya'nın İsviçre sınırındaki kentlerinden Como'da dünyaya geldi 1943 yılında. 3 kardeş babalarını 2 yaşında kaybettiler. Anne, maddi imkansızlıklar içinde aileyi çekip çevirmeye çalıştı o yıllarda. Küçük Luigi de, Como'nun yıllarca en büyük ekonomik kaynağı olan ipek üretimi sektöründe atolyelerde çalıştı. Boş zamanlarında ise resim çiziyordu. Bu hobi onunla hayatının sonuna kadar yaşayacaktı. Farklı bir adam olacağı daha o yıllardan belli olmuştu. Onu hayatındaki bu zorluklardan çekip çıkaran futboldu elbet. Doğduğu kentin takımının altyapısında kariyerine başladı. İdolü Juventus efsanelerinden Omar Sivori'ydi. 17 yaşına geldiğinde A takımla maçlara da çıkmaya başladı. Como o sırada Serie B'de mücadele ediyordu. 1960-61 sezonunda 11. izleyen sezonda ise 16. oldular. Meroni bu 2 sezonda kulüp adına 3 gol kaydetti.






















1962-63 sezonunda Como, onu Genoa'ya sattı. İtalyan futbolunun 20. yüzyılın başlarındaki lokomotif takımının durumu o yıllarda pek de iyi değildi. O sezon 32 gol attılar ve ligin en az gol atan ikinci takımı oldular. Son hafta kendi evlerinde Bologna'yı 1-0 mağlup etmeleri onları sadece 1 puan varkla küme düşme hattının üzerinde tutmuştu. 32. haftada kendi evlerinde Vicenza'yı 2-0 mağlup ettikleri maçta Genoa formasıyla ilk golüne kavuştu Meroni. Ancak sezon sonu o ve arkadaşları için çok da iyi anılarla hatırlanmayacaktı. Sezonun son haftasındaki Bologna maçından sonra doping kontrolüne çağırılan Meroni, alınan örnekleri otelde unuttuğunu bahane etmiş, kendisiyle birlikte kontrol edilen diğer 3 arkadaşının testleri pozitif çıkınca bu oyuncular 1963-64 sezonunun ilk 5 maçında oynamama cezası almıştı.

Meroni formasına sezon başladıktan sonra döndü ve Serie A'daki ilk patlamasını, 8. haftadaki Fiorentina maçı ile gösterdi. Takımın evinde Fiorentina'yı 2-1 mağlup ettiği maçta 2 golün de altına imzasını koyan oyuncu sağ kanatta ligin tehlikeli oyuncularından biri olduğunu kanıtlamaya başlamıştı. O sezon 6 golün altına imzasını koydu ve takım ligi 8. bitirdi. O sırada 1949 yılındaki, yazının girişinde bahsettiğimiz Superga trajedisinden sonra yavaş yavaş toparlanmaya başlayan Torino, 1963'te Milan ile Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası'nı kazanan hoca Nereo Rocco'yu takımın başına getirdi. Rocco, Milan'la 1 de Serie A şampiyonluğu kazanmıştı ve sonraki başarılarıyla da ülke tarihinin en başarılı hocalarından birisi olacaktı. Rocco İtalya'da catenaccio'yu ilk uygulayan hocalardan bir tanesiydi ve bu felsefe ile Triestina ve Padova gibi İtalyan futbolunun 2 hata 3. sınıf takımlarına tarihlerinin en iyi derecesini yaşatarak sırasıyla lig 2.liği ve 3.lüğü yaşatacaktı.

Rocco göreve geldikten sonra, Meroni bugünün parasıyla, 250 bin euro gibi bir rakama transfer edildi. Genoa'lı taraftarlar buna uzun süre karşı çıktılar. Protestolarında ne kadar haklı oldukları izleyen sezon Genoa'nın küme düşmesiyle anlaşılacaktı. Torino'nun 1963 yılında başkanı olan ve sonradan bir efsane haline gelecek Orfeo Pianelli, Genoa taraftarlarının sahadaki oyun stili sebebiyle "kelebek" lakabını alan Meroni'yi takıma kazandırmakta oldukça ısrarcı olmuştur. Meroni hızlı driblingleri ve bileklerine olan hakimiyeti ile tam bir başa belaydı. Saç stili, oyun karakteri ve rahatlığı insanların onu George Best'le özdeşleştirmesine sebep olmuştu. Ayrıca Beatles üyelerini andıran tarzı (ünlü 4'lü bıyık bıraktığında aynı stili Meroni'de de görmek mümkündü). Bir süre sonra kendi giysilerini bile tasarlamaya başlayacaktı.






















Torino 1964-65 sezonuna umut verici şekilde başladı. Meroni, yılbaşından hemen önce oynanan ve 4-0 kazanılan Cagliari maçında 2 gol birden attı ve Torino bu sonuçla 14. haftada lig üçüncülüğüne yükseldi. Sezon sonunda kadar bu çizgiyi sürdürüp üçüncü sırada ligi bitirdiler. Meroni 5 golün altına imzasını koymuştu. İzleyen sezon gollerine 2. haftada başladı.Ancak Torino bir sezon önceki performansından uzaktı. Ligi 10. bitirdiler. Bununla beraber İtalyan oyuncu İtalya ulusal takım hocası Edmondo Fabbri tarafından mart ayında ulusal takıma davet edildi ve Fransa'ya karşı Paris'te 0-0 biten maçta ilk kez forma giydi. Sezon bittiğinde 8 gol kaydetmiş ve takımının en fazla gol atan ismi olmuştu. Fabbri onu 1966 Dünya Kupası için hücum hattında bir alternatif olarak görüyordu. Haziran ayında hazırlık maçları başladı ve Meroni Bulgaristan karşısına çıktığı ikinci maçında golle buluştu. Ardından Arjantin'le 22 Haziranda oynanan ve 3-0 kazanılan maçta 1 gol daha kaydetti.

Dünya Kupası'nda sadece Sovyetler Birliği'ne 1-0 mağlup oldukları maçta ilk 11'de sahaya çıktı. Takım Kuzey Kore'ye şok biçimde 1-0 mağlup olup turnuvaya veda ettiği için sadece 1 kez bu büyük turnuvada forma giyebilmiş oldu. Bu aynı zamanda Fabbri'nin yaşanan hüsran sonrası istifa etmesiyle ulusal takım formasını son giydiği maç olacaktı. 6 kez giydiği forma altında 2 gol atmıştı. Kuzey Kore maçında sahaya çıkmamasının sebebi ise ilginçti. Teknik ekip oyunculardan saçları uzun olanların saçlarını kestirmesini istemiş ancak Meroni bunu reddetmişti. Kadroya alınmadı ve takım maçı, tüm dünyayı şok eden bir skorla kaybetti. O da bir daha milli takım formasını giyemedi. Muhafazakar sağcı basın, söz konusu kupadaki başarısızlığı onun üzerine yıkmaya çalışmış ve Meroni'nin milli takım formasını kirlettiğini ileri sürmüştür.




















1966-67 sezonu öncesi, Dünya Kupası'nda Fransa forması giymiş oyunculardan Nestor Combin (yukarıda), Serie A'da Torino'ya transfer oldu. Daha önce Juventus ve Varese formaları giymiş oyuncu Torino hücum hattına önemli bir güç katsa da takım sezona kötü başladı ve özellikle aldığı 0-0'lık sonuçlarla 13. haftada küme düşme hattına kadar indi. Ancak yılın sonuna doğru yükselişe geçen takım üstüste tam 15 hafta yenilgi yüzü görmedi ve 6 galibiyet 9 beraberlik performansla, o yıllarda galibiyete 2 puan verilmesinin etkisiyle 7. sıraya kadar tırmandı. Takım sezon bittiğinde 18 beraberlik alarak bir rekor kırmış ve sadece 6 mağlubiyet almıştı (ikinci olan Inter'in 5 mağlubiyeti vardı). Inter bu 5 mağlubiyetten birisini kendi evinde Torino'dan almış ve Meroni bu maçta takımının ilk golünü atarak, Helenio Herrera yönetiminde kendi evinde 3 yıldır mağlup olmayan Inter'e büyük bir darbe vurmuştu. Ceza sahası içinde, penaltı kontasının solunda topla bululan Meroni ayağının içiyle uzak köşeye bombeli müthiş bir vuruş yapmış ve efsane savunma oyuncusu Gacinto Facchetti ile Inter kalecisi Giuliano Sarti topu gözleriyle izlemişti. Yıllar sonra Sarti bu gol içine "tek kelimeyle mükemel bir goldü" demiştir (görüntü aşağıda). Inter şampiyonluğu 1 puan farkla kaybetti. Meroni sezonluk gol sayısını 9'a yükseltmiş, yeni transfer Combin ona 7 golle eşlik etmiş ve toplam 33 gol atan takımın gollerinin yarısı bu 2 isimden gelmişti.

video


Nereo Rocco sezon sonunda görevini bıraktı ve eski takımı Milan'ın başına geçti. Orada lig şampiyonlukları, Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası, Kıtalararası kupa gibi büyük başarılar yaşayacaktı. Torino'nun başına Meroni'yi ulusal takıma ilk kez çağıran Edmondo Fabbri geçti. Ancak Fabbri onun 1 sene önce ulusal takım kampında yaşanan saç kestirme krizinin de aktörlerinden birisiydi. Bu arada Juventus, Torino'ya 750 milyon liretlik bir transfer teklifi yaptı ve başkan Pianelli bu teklifi reddetti. Haber duyulur duyulmaz sokaklar kızgın Torinolu taraftarlarca dolmuş ve Pianelli'nin evi sarılmıştı. FIAT'ta çalışan Torino'lu işçiler transferin gerçekleşmesi halinde çalışmayı bırakacakları tehditini savurdular. Transfer bütün bu olaylar sonucu iptal edildi. Takım sezona 1'er galibiyet, beraberlik ve mağlubiyetle başladıktan sonra kulüp tarihinin en kritik noktalarından birisi gelip çattı.

15 Ekim 1997. Torino kendi evinde Sampdoria'yı konuk etti. Combin'in hat-trick yaptığı maçta Meroni oldukça etkili oynamış ve Sampdoria 4-2 ile devrilmişti. Maç sonunda galibiyeti kutlamak için takım arkadaşı Fabrizio Poletti ile birlikte Torino'daki ünlü Corso re Umberto caddesinin yolunu tutan Meroni, nişanlısı Cristiana Uderstadt'a (aşağıda) telefon ederek galibiyeti haber vermek, ayrıca aynı caddedeki evinde unuttuğu anahtarını sormak istiyordu. Kendisine ulaşamayınca ikili civardaki Zambon Bar'da beklemeye karar verdiler. Uderstadt ile Meroni'nin ilişkisi İtalyan tabloid basınına da yansımış olaylı bir ilişkiydi. 1962'de Genoa'da top koştururken tanıştığı 18 yaşındaki bu Polonya asıllı İtalyan genç kıza aşık olan Meroni onun İtalyan yönetmen Vittoria De Sica'nın çektiği Boccaccio 70 filmindeki asistanlarından birisiyle evlenme planlarına kulak asmamış hatta bizzat düğüne bile gitmişti (Uderstadt'ın söz konusu filmde ufak bir rolü dahi vardı). Kimisi bu düğüne Uderstadt'ın hayır diyeceği umuduyla, kimisi de düğünü sabote etmek amacıyla gittiğini ileri sürmüştür. Ancak Cristiana'nın da bu aşka karşı koyamaması sebebiyle evlilik sadece birkaç hafta sürdü. Gigi'nin aşkı o kadar büyüktü ki, defalarca kamptan kaçıp kendisiyle birlikte olmak için bahaneler üretmiştir.

Zambon Bar'da beklemeye karar veren ikili karşıdan karşıya geçmek ister. Ancak yaya geçidinin olmadığı ve 2 yönde araçların gidip geldiği bir noktayı tercih ederler, bu ölümcül bir hata olacaktır. Poletti ve Meroni, kendilerine doğru hızla gelen bir arabayı son anda farkedip yoldan çekilirler ama bu sefer de karşı şeritten hızla gelen bir FIAT 124 araç Poletti'ye hafifçe çarpar, Meroni ise sol bcağından arabaya yakalanmış ve yolun diğer tarafına savrulmuştur. Havada uçarak asfalta kapaklanan Meroni'yi diğer yönden gelen Aprilia altına alır ve 50 metre sürükler. Onlara ilk çarpan FIAT 124'ün şöförü Attilio Romero isimli Torinolu bir öğrencidir. Torino'nun sezonluk bilet sahibidir, Meroni'nin koyu bir hayranıdır, odasında Meroni'nin dev bir posteri vardır ve onun yarattığı moda akımına benzer şekilde giyinmekte, saçını aynı modelde kestirmektedir. O gün 4-2'lik galibiyeti stadyumda izlemiştir. Ehliyetini yeni almış bir genç olarak sokaklarda turlamaktadır. Caddede 53 numaralı evde oturan Meroni'nin neredeyse komşusudur, çünkü 66 numarada oturmaktadır. Hatta bir keresinde Juventus taraftarları onu Meroni ile karıştırmış ve saldırmaya kalkmıştır.

İki futbolcu hastaneye kaldırılır. Poletti ufak yaralarla kurtulur. Meroni'nin ise durumu oldukça ciddidir. Göğüs kafesi, 2 bacağı, kafatası ve kalça kemiği kırılmıştır. Doktor 24 yaşındaki oyuncunun kurtulabileceğini ancak bir daha asla futbol oynayamayacağını açıklar. Ancak bu açıklamadan kısa bir süre sonra saat 22:40'ta Gigi hayata veda eder. Cenazesine 20 bin insan katılır ve Superga kazasıyla tarihinde acı bir anı bulunan kulüp için bir kez daha insanlar gözyaşı döker. Bu arada ikilinin karşıdan karşıya geçerken yaya geçidini kullanmamaları sebebiyle 2 sürücüye dava açılmaz.

7 gün sonra, tesadüf eseri Juventus Derby della Mole'de Torino'yu konuk eder. Maç öncesi uçaklar stadyumun üzerine güller bırakırlar ve güller onun sürekli oynadığı sağ kanata serpilir. Attilio Romero da çiçek gönderenler arasındadır. Takımın gol yükünü Meroni ile beraber çeken Nestor Combin maç öncesi yüksek ateşten rahatsızlanmıştır. Ancak o gün 2'si ilk 10 dakikada olmak üzere 3 gol birden atar. Torino 4-0 kazanır. Son golü Meroni'nin 7 numaralı formasını giyen Albert Carelli atmıştır. Bu galibiyet halen Torino tarihinin en büyük Juventus zaferidir. Juventuslu taraftarlar mağlubiyetin kızgınlığıyla Meroni'nin mezarını tahrip ederler. Bu hadise 2 kulüp taraftarları arasındaki nefreti en fazla artıran hadiselerden birisidir.

Torino o sezon 9. hafta liderliğe yükselmesine rağmen daha sonra düşüşe geçer ve sezonu 7. olarak bitirir. Yine de İtalya Kupası'nı kazanırlar. Combin sezon sonunda 13 gole ulaşır ve gol krallığını 2 golle kaçırır. Bu performans ve elbet yaşadıkları onun Torino'dan Milan'a transfer olmasını beraberinde getirir. Cirstiana Uderstadt kısa bir süre sonra Korsika'ya yerleşir ve uzun yıllar orada yaşar.

Bu olaydan yıllar sonra, 2000'de, Torino yeni bir başkan seçer. FIAT'ta basın sözülüğü yapmış ve sıkı bir Torino taraftarı olan bu adamın adı Attilio Romero'dur. Yani 33 yıl önce kulüp efsanesi Meroni'nin hayatını kaybettiği kazayı başlatan adam. Torino taraftarları bunu asla kabul edememiş, ve Romero'nun 5 yıllık başkanlığı döneminde ona tribünlerden "katil" tezahüratlarıyla seslenmiştir.






























2003 yılında, 22 yıl sonra Uderstadt Torino'ya döner. Tuttosport'a verdiği röportajda, Torino'nun 33 yıl boyunca Meroni'nin Como'daki mezarına gönderilen çelenklerin, Romero başkan olduktan sonra kesildiğini söyler. Ayrıca hadiseden sonra Romero'nun ne Meroni'nin ailesi ne de kendisini aramadığını da. Aynı yıl bu açıklamalardan sonra Romero, Meroni'nin mezarına çelenk göndermiştir. 2007 yılında kulüp onun ölümünün 40. yılı vesilesiyle kazanın olduğu caddeye bir anıt yaptırır. Anıtta Meroni'nin bir de fotoğrafı bulunmaktadır ve bugün halen Torinolu taraftarların çiçekler bıraktığı bir muhittir. Uderstadt'a ise, Meroni'nin her gün kendisine verdiği kırmızı güller ve en büyük hobisi olan ressamlığın sonucu yaptığı ancak "o kadar güzeldi ki, çizmem haksızlık olurdu" diyerek gözlerini eklemeyip yarıda bıraktığı tablosu kalmıştır...