<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-1317836566512638841</id><updated>2012-02-19T21:33:18.152+01:00</updated><category term='Floorball'/><category term='Haftasonu Notları'/><category term='Gand'/><category term='Atıcılık'/><category term='Siyaset'/><category term='Şiir'/><category term='Seyir Defteri'/><category term='Otomobil'/><category term='Boks'/><category term='Autoball'/><category term='Borges'/><category term='En iyi 10&apos;lar'/><category term='Efsane Kadrolar'/><category term='Anime'/><category term='Stadyumlar'/><category term='2014 Dünya Kupası'/><category term='At Yarışları'/><category term='Oylama'/><category term='İzlenimler'/><category term='Atletizm'/><category term='Merchandising'/><category term='Kriket'/><category term='Speedway'/><category term='Halı Saha'/><category term='Rugby'/><category term='Meinkissen'/><category term='Türkiye'/><category term='Strange Sports'/><category term='Buz Hokeyi'/><category term='forzabrian'/><category term='Bundesliga'/><category term='Okçuluk'/><category term='2008 Avrupa Şampiyonası'/><category term='tunchay'/><category term='İnceleme'/><category term='Voleybol'/><category term='Hayvanlar Alemi'/><category term='Black Pearl'/><category term='Edebiyat'/><category term='Zıkkımın Kökü'/><category term='2008 Pekin Olimpiyatları'/><category term='Çizgi Roman'/><category term='Tribün Grupları'/><category term='Barad-dur'/><category term='Tenis'/><category term='Dünya Kupası'/><category term='Ekonomi'/><category term='Gorky'/><category term='Beyzbol'/><category term='2012 Avrupa Şampiyonası'/><category term='Futbol'/><category term='Damak Tadı'/><category term='Kürek'/><category term='Sercan Akan'/><category term='2010 Afrika Uluslar Kupası'/><category term='2010 Dünya Kupası'/><category term='Derbi'/><category term='Türkiye&apos;nin Logoları'/><category term='Koleksiyon'/><category term='Medya'/><category term='Mizah'/><category term='Müzik'/><category term='Manga'/><category term='2018 Dünya Kupası'/><category term='Konser'/><category term='Amatör Futbol'/><category term='Sürat Pateni'/><category term='Plaj Futbolu'/><category term='2012 Afrika Uluslar Kupası'/><category term='Biri Bana Anlatsın'/><category term='Amerikan Güreşi'/><category term='Boğa Güreşi'/><category term='2016 Avrupa Şampiyonası'/><category term='Masa Tenisi'/><category term='kitap'/><category term='Eurobasket 2009'/><category term='Ezeli Rekabet'/><category term='Formula 1'/><category term='İnternet'/><category term='Bizden'/><category term='Canarino'/><category term='Mafalda'/><category term='Groundhopping'/><category term='2022 Dünya Kupası'/><category term='Sinema'/><category term='Anahtar Deliğinden Tespitler'/><category term='Gezi'/><category term='Teknik Direktor Hamleleri'/><category term='Resim'/><category term='Tarihte dün bu vakitler'/><category term='Le Foot'/><category term='Russell'/><category term='Çekme Kaset'/><category term='Nostalji'/><category term='Curling'/><category term='Hentbol'/><category term='Futsal'/><category term='Oyun Dünyası'/><category term='Dart'/><category term='Güreş'/><category term='Genç Yetenekler'/><category term='Gaelic Futbol'/><category term='Basketbol'/><title type='text'>Flying Dutchman</title><subtitle type='html'>"It is an art in itself to compose a starting team, finding the balance between creative players and those with destructive powers, and between defence, construction and attack – never forgetting the quality of the opposition and the specific pressures of each match" 

Rinus Michels</subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><link rel='next' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default?start-index=101&amp;max-results=100'/><author><name>Flying Dutchman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02374702096591718850</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://www.hall9000.de/rubriken/spiele/rezensionen/kritiken/totalfootball_spiel4.jpg'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>5784</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1317836566512638841.post-3718995572899400826</id><published>2012-02-19T13:54:00.000+01:00</published><updated>2012-02-19T13:54:11.039+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sinema'/><title type='text'>SHERLOCK SEZON SONU TEORİLERİ</title><content type='html'>&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-AlIKnlC44BQ/T0DwiNiSHbI/AAAAAAAAWiY/Jd8MVSmRUMg/s1600/1.jpg" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="436" src="http://3.bp.blogspot.com/-AlIKnlC44BQ/T0DwiNiSHbI/AAAAAAAAWiY/Jd8MVSmRUMg/s640/1.jpg" width="640" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Belirteyim BBC'nin Sherlock isimli serisini izlemeyenler, diziyi izler halde olanlar veya herhangi bir şekilde teorilerle kafayı bozmak istemeyenler bu yazıyı okumasınlar. Zira önemli anlamda ipuçları içeriyor. Sherlock Holmes hakkında günümüzde yapılan tek uyarlamanın da Guy Ritchie'nin Hollywood versiyonu olduğunu bilenler de es geçebilir. Bu ön uyarıyı yaptıktan sonra yazıya geçiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Malumunuz 15 Ocak tarihinde Sherlock Holmes, o bina tepesinden atladığından beri ortada bir dolu teori dönüyor. Hatta imdb forumlarındaki bazı kullanıcılar o sahne hakkında 30 saniye sonra teori üretmeye başlamaları sebebiyle en son sahneyi göremediler. Steven Moffat, bölüm yayınlandıktan dakikalar sonra, diziyi beraber hayata geçirdiği (ve dizide de Mycroft Holmes'u canlandıran) Mark Gatiss ile birlikte serinin üçüncü sezonu için çoktan anlaşıldığını duyurdu ve ekledi "&lt;i&gt;internet üzerinde bir çok insan ne olduğunu tartışıyor ama hemen hepsi 1 noktayı gözden kaçırıyorlar&lt;/i&gt;". Bu ortadaki gizemi biraz daha artırdı. &lt;a href="http://vliegendenederlander.blogspot.com/2011/12/sherlock-holmes-vs-sherlock.html"&gt;Dizinin kendisi ile ilgili daha önce bir şeyler karalamıştık şurada&lt;/a&gt;. Dolayısıyla daha fazla övgü yapmayacağım ama Sherlock benim için şimdiden 2000'ler sonrası dizilerde Breaking Bad'in yanına gelip kurulmuştur. Ben internette meşhur final sonrası dolaşan dedikoduların derlemesini buraya alayım dedim. Seçim sizin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;1-2 Sherlock Teorisi&lt;/b&gt;: Bunlardan bazıları 2. sezon 2. bölümde Baskerville'deki laboratuvardaki DNA deneyleri sonucu Sherlock'un kendisini kopyalattığı veya Sherlock'un 1 adet ikizi bulunduğu yönünde. Yani aynen Prestige filmindeki gibi, 1 Sherlock'un diğeri için kendini feda ettiği. Bu en çılgın ve diziye en fazla hayran kaybettirecek teori. Elbette Sir Arthur Conan Doyle'un eseriyle de tamamen çelişiyor. Bir çok hayran bu teoriye "&lt;i&gt;eğer gerçekten böyleyse diziyi bırakırım&lt;/i&gt;" diye yaklaştı ki Moffat'ın bu işe gireceğini hiç sanmıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;2-Sherlock Maskesi Teorisi&lt;/b&gt;: Bu da zayıf bir teori. Sherlock'un intihar eden Moriarty'e Sherlock maskesi takıp aşağı fırlattığı şeklinde. Yine birçok mantık engeli var. Atlayan insanın havadayken direk canlı olduğunun belli olduğu, maske yerleştirmek için çok kısa bir süre olduğu, sadece maske değil elbiselerinde değişmesi gerektiği ve Moriarty ile Sherlock'un gözle görülür boy farkı.Buna da pek ihtimal vermiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;3-Mycroft Teorisi&lt;/b&gt;: Mycroft'un ölüm haberini gazetede gördüğü andaki boşvermiş halinin onun da işin içinde olduğu yorumlarını güçlendiriyor. Gerçeği bildiği ya da en azından gerçeğin manipüle edilmesinde parmağı olduğu fikirleri mevcut.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;4-Molly&lt;/b&gt;: Elbette herkesin ve benim de en fazla desteklediği teori. Sherlock'un final öncesi Molly'den yardım istemesi ve sonra da Molly'nin ortada görünmemesi bunu destekliyor. Burada kilit atlama anı ile Watson'ın, Sherlock'un yanına ulaşması arasında geçen zaman diliminde olanlar. Bisikletli, park etmiş kamyon, Sherlock'un başına üşüşen insanlar vs. Molly'nin morgda görev yapması ve cesetlere ulaşmadaki yetkisi de bunu daha geçerli kılıyor. Elbette püf noktası Sherlock'un yardım istedikten sonra devam eden konuşmalarında&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;5-Bisikletçi Teorisi&lt;/b&gt;: Bir grup insan Sherlock'un Watson'a çarpan bisikleti kullandığını ileri sürüyor ama bu mantığı en az kopya Sherlock kadar zorlayan bir ihtimal. O yüksekten yere düşen bir insanın aynı hızla bir bisiklete atlayıp olay yerinden uzaklaşması (tabii atlayan kendisi ise) çok mümkün görünmüyor. Yine de bisikletçi çarpışının bir kurmaca olduğu kesin gibi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;6-Manken teorisi&lt;/b&gt;:&amp;nbsp; Sezon finalinin hemen başında 221B Baker Street'in tavanında asılı gördüğümüz manken çatıdan aşağıya fırlatılan bir Sherlock kopyası olabilir. Ancak burada Sherlock'un atlamadan önce Watson'la telefonda konuşması onun mutlaka ya hiç atlamaması, ya da atladıktan sonra onun yerine birisinin cansız mankeni çatıdan itmesi anlamına geliyor. Molly olabilir. Bu teori Sherlock'un park edili kamyonun kasasına atladığı görüşünün takipçilerinden.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;7-Sherlock'un Adamları Teorisi&lt;/b&gt;:&amp;nbsp; Teori kaldırımdaki tüm seyircilerin, bisikletlinin Sherlock'un adamı olduğunu ileri sürdüğü gibi, Sherlock'un bölümde oynadığını gördüğümüz squash topunun kol altına sıkıştırılarak nabız atışının durdurulduğunu ileri sürüyor. Bu zaten diğer teorilerle beraber giden bir varsayım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;8-Uyuşturucu Teorisi&lt;/b&gt;: Bu teori de yine Hound of Baskervilles bölümünden kalma. Watson'ın Sherlock tarafından uyuşturucu vasıtasıyla bir halüsinasyona maruz kaldığı ve Sherlock'un intihar edeceği fikrine kendini inandırıp bunu kafasında yarattığını öne sürüyor. Yine çok ihtimal vermediğim bir teori. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;9-Moriarty Teorisi&lt;/b&gt;: Bazı teoriler Moriarty'nin dahi ölmediğği ve intiharın düzmece olduğu yönünde. Senaristle bu durumda kanın nerden geldiğini ve daha a önemlisi Doyle'un eseriyle neden yollarının ayrıldığını anlatmak zorundalar. Tabii bu çifte bir ters köşe gerektiriyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;10-Hayal Gücü Teorisi&lt;/b&gt;: Bir çok yapımda gördüğümüz "bakış açısı" teorisi burada da karşımıza çıkabilir ve Watson'un bütün bu olanları yanlış gördüğü ve telefon konuşmasını yapan kişinin dahi farklı bir kişi olduğu, bir başka kişinin (örneğin Molly) bakış açısından anlatılabilir. Yine yapılması halinde çok hoş tatlar bırakmayacak bir teori. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1317836566512638841-3718995572899400826?l=vliegendenederlander.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/feeds/3718995572899400826/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1317836566512638841&amp;postID=3718995572899400826&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/3718995572899400826'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/3718995572899400826'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/2012/02/sherlock-sezon-sonu-teorileri.html' title='SHERLOCK SEZON SONU TEORİLERİ'/><author><name>Flying Dutchman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02374702096591718850</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://www.hall9000.de/rubriken/spiele/rezensionen/kritiken/totalfootball_spiel4.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-AlIKnlC44BQ/T0DwiNiSHbI/AAAAAAAAWiY/Jd8MVSmRUMg/s72-c/1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1317836566512638841.post-3039950816228753469</id><published>2012-02-19T10:02:00.000+01:00</published><updated>2012-02-19T10:02:11.289+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>PSV TAKIM KAPTANI İVAN DİVANDELEN</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-DE1hzIQI4eA/T0C51Ql7oFI/AAAAAAAAWiQ/qzmWkj8hIts/s1600/2.jpg" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://4.bp.blogspot.com/-DE1hzIQI4eA/T0C51Ql7oFI/AAAAAAAAWiQ/qzmWkj8hIts/s400/2.jpg" width="371" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1 haftadır Hollanda basını (haklı olarak) Trabzonspor yerel basını ve kulüp resmi sitesiyle dalga geçiyor. Bu iş aslında öncelikle PSV'nin kulüp televizyonunun yayınladığı Trabzon ve Trabzonspor resmi tanıtım filminde güpegündüz &lt;b&gt;&lt;a href="http://alkislarlayasiyorum.com/icerik/70757/trabzon-tanitiminda-denize-iseyen-adam"&gt;Karadeniz'e işeyen amca&lt;/a&gt;&lt;/b&gt;nın peydah olmasıyla başladı. Ardından takım İstanbul'a geldi. Türk basını Fred Rutten'in nasıl hala takımın başında olduğunu tam idrak edemedi. Zira Rutten sezon başında görevden ayrılacak. De Telegraaf, Trabzonlu bir gazetecinin Hollandalı gazetecilere "&lt;i&gt;bu işte bir yanlışlık olmasın, adam hala niye burada&lt;/i&gt;" diye sorduğunu yazdı. Tabii Türkiye'de henüz görevden ayrılacağını açıklayan hocanın halen görevde kalmasına bünyemiz ters olduğu için Hollandalıların bunu bizimkilere açıklaması biraz süre almış. Ama iş bununla bitmemiş tabii.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yukarıdaki resim Trabzonspor'un resmi sitesinden. Teknik direktör Fred Rutten ve Ola Toivonen'in maç öncesi yaptığı basın toplantısından. Ancak resmi site kayışı koparmış ki haberi "&lt;i&gt;PSV Eindhoven Teknik Direktörü Fred Rutten ve &lt;b&gt;takım kaptanı Maikel Verkoelen&lt;/b&gt; Hüseyin Avni Aker Stadyumu'nda basın toplantısı düzenlediler&lt;/i&gt;". şeklinde verdi. &lt;b&gt;&lt;a href="http://www.trabzonspor.org.tr/default.asp?Sayfa=HaberDetay&amp;amp;IND=9764"&gt;Haber halen resmi sitede buradan buyurun&lt;/a&gt;&lt;/b&gt;. Maikel Verkoelen kim. 1992 doğumlu, PSV formasıyla henüz maça çıkmamış, altyapıda top koşturan genç bir oyuncu. Trabzonspor kulübünün resmi internet sitesi bu çocuğun kaptan olduğuna, hele hele Toivonen'in önünde basın toplantısı sırasında koskoca "OLA TOIVONEN" yazarken nasıl kanaat getirdi bilemiyorum. İş bununla da kalmadı. Trabzon'un yerel gazetelerinden&lt;b&gt; İlkhaber Gazete&lt;/b&gt;'nin spor sayfası "Efsane Spor'da (!) &lt;b&gt;maç öncesi muhtemel 11 ve dizilişler&lt;/b&gt; verildi. Aşağıdaki resme dikkatle bakmanızı rica ediyorum. Bu dizilişi gazetenin hangi yetkilisi yaptıysa alnından öpüyorum. Championship Manager'da rakip takımı alıp oyuncuların mevkilerini değiştirme hilesi gibi mübarek. Sloven forvet Tim Matavz sol bekte, forvet arkası Toivonen stoper, sol açık Dries Mertens defansif orta saha, orta saha Strootman diğer stoper, defans oyuncusu Jetro Willems forvet hattında. Partneri kim? Trabzon'a sakatlığı sebebiyle getirilmeyen Zakaria Labyad. Bu arkadaş muhtemelen maç sonrası "&lt;i&gt;işte Total Futbol, 2 tane defans oyuncusu ileri çıkıp golleri attılar&lt;/i&gt;" şeklinde yazmıştır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-aqLIx-EJ3g8/T0C5q7knKjI/AAAAAAAAWiI/TuosLj0jSAE/s1600/3.jpg" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://1.bp.blogspot.com/-aqLIx-EJ3g8/T0C5q7knKjI/AAAAAAAAWiI/TuosLj0jSAE/s1600/3.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1317836566512638841-3039950816228753469?l=vliegendenederlander.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/feeds/3039950816228753469/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1317836566512638841&amp;postID=3039950816228753469&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/3039950816228753469'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/3039950816228753469'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/2012/02/psv-takim-kaptani-ivan-divandelen.html' title='PSV TAKIM KAPTANI İVAN DİVANDELEN'/><author><name>Flying Dutchman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02374702096591718850</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://www.hall9000.de/rubriken/spiele/rezensionen/kritiken/totalfootball_spiel4.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-DE1hzIQI4eA/T0C51Ql7oFI/AAAAAAAAWiQ/qzmWkj8hIts/s72-c/2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1317836566512638841.post-7013928132825844239</id><published>2012-02-19T09:27:00.002+01:00</published><updated>2012-02-19T09:27:53.897+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Derbi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>TORPAKLARI ALMAYA GELDİM BİLAL EMMİ</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-31i8z0y0-rA/T0CyEH1hiBI/AAAAAAAAWhw/w90Ocf5M3ks/s1600/1.jpg" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="224" src="http://2.bp.blogspot.com/-31i8z0y0-rA/T0CyEH1hiBI/AAAAAAAAWhw/w90Ocf5M3ks/s640/1.jpg" width="640" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Troy'un Çorum dublajı geldi şu haberi okuyunca aklıma. Manchester City bir süredir Etihad Stadyumu'nun yanına dev bir antrenman tesisi düşünüyor. 100 milyon pound harcanacak bu tesis 80 hektarlık bir alana yapılacak. Çoktan yer konusunda da mutabakata vardılar. Ancak önlerinde bir tek engel var. Shaun O'Brien.&amp;nbsp; Arazi üzerinde OB Trucks isminde bir araç muayene istasyonu bulunan O'Brien azılı bir Manchester United fanı. "&lt;b&gt;&lt;i&gt;Bu arazi bana babamdan kaldı öyle kolay elden çıkarmam arkadaş&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;" demiş ama asıl sebep elbette elden çıkaracağı arazinin City'nin ellerine kalacak olması. Şeyh Mansur kendisine arazi için 200 bin, taşınma masrafları için de 750 bin pound teklif etti ama O'Brien "&lt;i&gt;satmıyorum&lt;/i&gt;" cevabını verdi. Gelecekte City'nin yargı yoluyla arazisini elinden almaya kalkışacağını tahmin ettiğinden şimdiden arazisini küçük parçalarla elinden çıkarmaya başladı.&lt;a href="http://www.uniteagainstcity.co.uk/"&gt;United Against City&lt;/a&gt; ismindeki internet sitesinen arazisinin &lt;b&gt;küçük parçalarını 250 pounddan&lt;/b&gt; satışa çıkaran O'Brien şimdiden yurt dışından ve içinden bir çok alıcı bulmuş durumda. Sitede arazinin yerini gösteren bir de harita var. Bu arada Şeyh Mansur da İngiliz mahkemelerinde, arazinin piyasa fiyatına satılması konusunda bir karar çıkartmaya çalışıyor. Bence direk Brad Pitt'i çağırsınlar...Süleymaaaaaan...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Not&lt;/b&gt;: Shaun O'Brien ismini görünce heyecanlanan arkadaşlar, sakinleşin, Shauna değil Shaun...Zaten bunu bilen de liseli değildir...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1317836566512638841-7013928132825844239?l=vliegendenederlander.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/feeds/7013928132825844239/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1317836566512638841&amp;postID=7013928132825844239&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/7013928132825844239'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/7013928132825844239'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/2012/02/torpaklari-almaya-geldim-bilal-emmi.html' title='TORPAKLARI ALMAYA GELDİM BİLAL EMMİ'/><author><name>Flying Dutchman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02374702096591718850</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://www.hall9000.de/rubriken/spiele/rezensionen/kritiken/totalfootball_spiel4.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-31i8z0y0-rA/T0CyEH1hiBI/AAAAAAAAWhw/w90Ocf5M3ks/s72-c/1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1317836566512638841.post-3424635503975581871</id><published>2012-02-18T14:08:00.000+01:00</published><updated>2012-02-18T14:08:18.218+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='2012 Afrika Uluslar Kupası'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>GERETS'İN MAAŞI VE TÜRK BASINI</title><content type='html'>&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-nJVAhAIaxLE/Tz-iKQmZyKI/AAAAAAAAWho/IeEvB_b25AE/s1600/2.jpg" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://4.bp.blogspot.com/-nJVAhAIaxLE/Tz-iKQmZyKI/AAAAAAAAWho/IeEvB_b25AE/s1600/2.jpg" /&gt;&amp;nbsp;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eric Gerets geçtiğimiz hafta Seyrantepe tribünlerinde Nordin Amrabat'ı izlerken en yakın rakibine 6 puan fark atmış ve geçtiğimiz yılki lig konumu ve sahaya koyduğu potansiyele oranla çok daha iyi bir yerde olan takımın hocasının yerine gelme ihtimalinin olduğunun Türk basını tarafından servis edileceğini hiç düşünmemiştim. Hani diyoruz ya "&lt;i&gt;futbolun güzelliklerini öldürme işin sadece futbolcular, taraftarlar veya yöneticiler değil sadece, bazen aşağılık basın da yapıyor&lt;/i&gt;" diye işte o hesap. Hemen sundular haberi. Fatih Terim'in Galatasaray yönetimiyle problemleri varmış, bu yüzden Ünal Aysal'la görüşmüş. Gerets Beşiktaş maçını izlese muhtemelen liderin bir hayli gerisinde kalan Carvalhal'ın kovulacağı ve yerine Gerets'ın getirileceği, Fenerbahçe maçını izlese, malum hukuki süreçten bunalan Aykut Kocaman'ın istifasını vereceği ve yerine Gerets'in geleceği şeklinde dedikodular yazılacaktı. İşte Türk basının kafası daha doğrusu midesi böyle işliyor. Futbol sahasında gördüğü her hadiseden bir kaos, bir spekülasyon yaratarak bundan haber yaratma ilkelerini edinmiş bu adamlar yazı yazıyorlar, yazdıklarını bastırıyorlar ve daha ötesi bunun için bir de hayatlarını evam ettirecek maddi kazanç elde ediyorlar. Bir kez daha söyleyelim, eğer 4 sezondur Avrupa kupalarında ortada yoksak, &lt;b&gt;Son 10 senedir milli takım tek bir turnuvaya gidebilmişse, bu parazitlerin de hatırı sayılır payı var&lt;/b&gt;.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gerets 2012 Afrika Kupası'nda favorilerden bir tanesiydi zira kadroya bakıldığında bireysel olarak Fildişi Sahili kadrosuyla yarışır durumdaydı. Ama diyoruz ya kağıt üzerine yazdığın isimlerin aldığı maaşla doğru orantılı değil başarı. Kupanın en iyi oyuncusu ödülünü alan Christopher Katongo, bugün Çin Ligi'nde Henan Construction takımında top koşturuyor ve tüm Zambia kadrosunda Avrupa'da mücadele eden oyucu sayısı 2'ydi. Tabii bu Fas'ın gösterdiği performansın beklenenin çok altında olduğunu değiştirmiyor. Gerets turnuva sonrası "&lt;i&gt;bana kimse görevde bulunduğum sürede bugüne kadar kötü bir hoca olduğumu söylemedi ama bu futbol her kararı beklemek lazım&lt;/i&gt;" diyerek aslında kovulmaya hazırlamıştı kendini. Ancak kendisine güven oyu çıktı. Gerets ayda 300 bin dolar kazanıyor (2,5 milyon dirhem). Bu onun Afrika Kupası'nda görev yapan hocalara büyük bir fark atmasını beraberinde getirmişti çünkü diğer 15 hocanın yıllık ortalama maaşı 450 bin dolar civarındaydı.İkinci sıradaki Libya hocası Marcos Paqueta yıllık 50 bin dolar kazanıyordu. Dahası &lt;b&gt;Gerets, çeyrek finale çıkan 8 hocanın yıllık maaşının toplamından daha fazla kazanıyordu yılda. 2002-05 yılları arasında Fas'ı çalıştıran Baddou Zaki'nin yıllık maaşını Gerets 1 ayda kazanıyor&lt;/b&gt;. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tabii veriler böyle olunca ve sahadaki performans hayal kırıklığına dönüşünce konu siyası arenaya taşındı. &lt;b&gt;Sosyalist parti üyesi Ahmed Zaidi Gerets'in tam gelirinin açıklanmasını istedi ve bununla ilgili bir soru önergesi verdi meclise&lt;/b&gt;. Spor Bakanı Mohammed Ouzzine konuyla ilgili bir araştırma başlattıklarını ve standart maaş, primler ve sponsor ödemelerini içeren geniş bir raporun halka açıklanacağını belirtti. Bu işin gittiği yer elbet belli. Fas Dünya Kupası vizesi alamazsa Gerets istifayı verir, Dünya Kupası vizesi alırsa 2014'teki performansı ne olursa olsun görevi bırakacaktır. Dolayısıyla bu ilişkinin son kullanma tarihi şimdiden belli. Tabii Fas bir mucize sonucu Dünya Kupası şampiyonu olursaya da final oynarsa o başka bir hikaye.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1317836566512638841-3424635503975581871?l=vliegendenederlander.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/feeds/3424635503975581871/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1317836566512638841&amp;postID=3424635503975581871&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/3424635503975581871'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/3424635503975581871'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/2012/02/geretsin-maasi-ve-turk-basini.html' title='GERETS&apos;İN MAAŞI VE TÜRK BASINI'/><author><name>Flying Dutchman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02374702096591718850</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://www.hall9000.de/rubriken/spiele/rezensionen/kritiken/totalfootball_spiel4.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-nJVAhAIaxLE/Tz-iKQmZyKI/AAAAAAAAWho/IeEvB_b25AE/s72-c/2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1317836566512638841.post-9222110509833294293</id><published>2012-02-18T01:14:00.001+01:00</published><updated>2012-02-18T01:14:38.397+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>GAZPROM BU ÇAKMAĞIN ALTINDADIR</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-UquS8cQMyAk/Tz7tMFNhMiI/AAAAAAAAWhc/Pgkcol2aJHE/s1600/5.JPG" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="266" src="http://4.bp.blogspot.com/-UquS8cQMyAk/Tz7tMFNhMiI/AAAAAAAAWhc/Pgkcol2aJHE/s400/5.JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Klaas-Jan Huntelaar artık &lt;b&gt;Schalke 04 kulüp tarihinin Avrupa kupalarında en fazla gol atan oyuncusu&lt;/b&gt;. Hollandalı dün akşam Plzen kentinde, Viktoria Plzen'e attığı golle 10 gole ulaştı ve Danimarkalı Ebbe Sand'ı yakaladı. Ancak o, bu golleri atmak için Sand'dan daha az maç oynadı mavi-beyazlı formayla. 10 gol için 16 maç oynaması yetti. Sand, 10 gole 1999-2006 arasında oynadığı 31 maçta ulaşmıştı Huntelaar'ın 10 golünün 7'si bu sezondan, kalan 3'ü ise geçtiğimiz sezon Şampiyonlar Ligi'nden. Bu sezon Schalke formasıyla toplam 32 resmi maçta 28 golü var. 16 golü Bundesliga'da, 5 golü de Almanya Kupası'nda kaydetti. Schalke formasıyla Avrupa kupalarında en çok gol atan oyuncuların listesi aşağıda. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-T1xqCdwaNgs/Tz7tLC_BAbI/AAAAAAAAWhY/lQt2mKk1Wq8/s1600/4.jpg" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://3.bp.blogspot.com/-T1xqCdwaNgs/Tz7tLC_BAbI/AAAAAAAAWhY/lQt2mKk1Wq8/s1600/4.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1317836566512638841-9222110509833294293?l=vliegendenederlander.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/feeds/9222110509833294293/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1317836566512638841&amp;postID=9222110509833294293&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/9222110509833294293'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/9222110509833294293'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/2012/02/gazprom-bu-cakmagin-altindadir.html' title='GAZPROM BU ÇAKMAĞIN ALTINDADIR'/><author><name>Flying Dutchman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02374702096591718850</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://www.hall9000.de/rubriken/spiele/rezensionen/kritiken/totalfootball_spiel4.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-UquS8cQMyAk/Tz7tMFNhMiI/AAAAAAAAWhc/Pgkcol2aJHE/s72-c/5.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1317836566512638841.post-4442410514529760652</id><published>2012-02-17T22:48:00.001+01:00</published><updated>2012-02-17T22:48:46.850+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>UEFA KATSAYI LİSTESİ-17.02.2012</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-xi0qOP2XAT0/Tz7KuBQtt-I/AAAAAAAAWhQ/-vumjbXJL3U/s1600/2.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="260" src="http://3.bp.blogspot.com/-xi0qOP2XAT0/Tz7KuBQtt-I/AAAAAAAAWhQ/-vumjbXJL3U/s400/2.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şampiyonlar Ligi ve Avrupa Ligi maçları sonrası durumumuza bakalım. Trabzonspor ülke puanına pek yardımcı olmadı ama Beşiktaş Braga'yı mağlup ederek halen puan toplamamızı sağladı. Tabii asıl tablo gelecek yıl 2007-08 sezonunda Fenerbahçe'nin Şampiyonlar Ligi çeyrek finalini oynamasıyla topladığımız puanların listeden çıkarılması sonucu ortaya çıkacak. İngiltere, İspanya ve Almanya listenin ilk 3 sırasında oldukları gibi bu sezonun da en çok puan toplayan ilk 3 takımı durumundalar. Onları dördüncü sırada Hollanda izliyor. Ajax, Manchester United'a kaybetti ama Twente, PSV ve AZ kazandılar. UEFA Katsayı listesinde kritik sıralar 3.lük (4 Şampiyonlar Ligi takımı barajı), 6.lık (3 Şampiyonlar Ligi takımı barajı) ve 9.luk (4 Avrupa Ligi takımı barajı). Hollandalıların gözü altıncılıkta. Bu sezon toplayacakları puanlarla, sadece 1 takımla yola devam eden Metalist'i, gelecek sezon da 2007-08 sezonunun listeden silinmesi sonucu Rusları geçip Portekizi zorlamayı düşünüyorlar. Bizim 9.luğa gelmemiz için Beşiktaş'ın en az yarı final ve final oynamasına, ardından da gelecek sezon en az 3 takımımızın gruplarından yükselerek bahar aylarına kalmasına bağlı. Yani işimiz zor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hep tekrarladığımzı gibi, UEFA katsayı listeleri, izleyen sezona değil, 1 sonraki sezona etki ederler. Yani, örneğin Tuslar, Portekiz'i geçip 6. lığa otururlarsa, Şampiyonlar Ligi'ne 3 takım gönderme hakları gelecek sezona değil bir sonraki sezona ait olacak. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;table bgcolor="#999999" cellpadding="2" cellspacing="1"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr align="right" bgcolor="#ccc"&gt;&lt;td&gt;&lt;strong&gt;#&lt;/strong&gt;&lt;/td&gt;&lt;td align="left"&gt;&lt;strong&gt;Ülke&lt;/strong&gt;&lt;/td&gt;&lt;td&gt;&lt;strong&gt;07/08&lt;/strong&gt;&lt;/td&gt;&lt;td&gt;&lt;strong&gt;08/09&lt;/strong&gt;&lt;/td&gt;&lt;td&gt;&lt;strong&gt;09/10&lt;/strong&gt;&lt;/td&gt;&lt;td&gt;&lt;strong&gt;10/11&lt;/strong&gt;&lt;/td&gt;&lt;td&gt;&lt;strong&gt;11/12&lt;/strong&gt;&lt;/td&gt;&lt;td&gt;&lt;strong&gt;Puan&lt;/strong&gt;&lt;/td&gt;&lt;td&gt;&lt;strong&gt;Katılan/kalan kulüp&lt;/strong&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr align="right" bgcolor="#FFFFFF"&gt;&lt;td&gt;1&lt;/td&gt;&lt;td align="left"&gt;ENG&lt;/td&gt;&lt;td&gt;17.875&lt;/td&gt;&lt;td&gt;15.000&lt;/td&gt;&lt;td&gt;17.928&lt;/td&gt;&lt;td&gt;18.357&lt;/td&gt;&lt;td&gt;12.875&lt;/td&gt;&lt;td&gt;82.035&lt;/td&gt;&lt;td bgcolor="#FFFFFF"&gt; 5/ 8&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr align="right" bgcolor="#FFFFFF"&gt;&lt;td&gt;2&lt;/td&gt;&lt;td align="left"&gt;SPA&lt;/td&gt;&lt;td&gt;13.875&lt;/td&gt;&lt;td&gt;13.312&lt;/td&gt;&lt;td&gt;17.928&lt;/td&gt;&lt;td&gt;18.214&lt;/td&gt;&lt;td&gt;12.142&lt;/td&gt;&lt;td&gt;75.471&lt;/td&gt;&lt;td bgcolor="#FFFFFF"&gt; 5/ 7&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr align="right" bgcolor="#FFFFFF"&gt;&lt;td&gt;3&lt;/td&gt;&lt;td align="left"&gt;GER&lt;/td&gt;&lt;td&gt;13.500&lt;/td&gt;&lt;td&gt;12.687&lt;/td&gt;&lt;td&gt;18.083&lt;/td&gt;&lt;td&gt;15.666&lt;/td&gt;&lt;td&gt;11.250&lt;/td&gt;&lt;td&gt;71.186&lt;/td&gt;&lt;td bgcolor="#FFFFFF"&gt; 4/ 6&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr align="right" bgcolor="#FFFFFF"&gt;&lt;td&gt;4&lt;/td&gt;&lt;td align="left"&gt;ITA&lt;/td&gt;&lt;td&gt;10.250&lt;/td&gt;&lt;td&gt;11.375&lt;/td&gt;&lt;td&gt;15.428&lt;/td&gt;&lt;td&gt;11.571&lt;/td&gt;&lt;td&gt;9.928&lt;/td&gt;&lt;td&gt;58.552&lt;/td&gt;&lt;td bgcolor="#FFFFFF"&gt; 5/ 7&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr align="right" bgcolor="#FFFFFF"&gt;&lt;td&gt;5&lt;/td&gt;&lt;td align="left"&gt;FRA&lt;/td&gt;&lt;td&gt;6.928&lt;/td&gt;&lt;td&gt;11.000&lt;/td&gt;&lt;td&gt;15.000&lt;/td&gt;&lt;td&gt;10.750&lt;/td&gt;&lt;td&gt;10.000&lt;/td&gt;&lt;td&gt;53.678&lt;/td&gt;&lt;td bgcolor="#FFFFFF"&gt; 2/ 6&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr align="right" bgcolor="#FFFFFF"&gt;&lt;td&gt;6&lt;/td&gt;&lt;td align="left"&gt;POR&lt;/td&gt;&lt;td&gt;7.928&lt;/td&gt;&lt;td&gt;6.785&lt;/td&gt;&lt;td&gt;10.000&lt;/td&gt;&lt;td&gt;18.800&lt;/td&gt;&lt;td&gt;9.166&lt;/td&gt;&lt;td&gt;52.679&lt;/td&gt;&lt;td bgcolor="#FFFFFF"&gt; 4/ 6&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr align="right" bgcolor="#FFFFFF"&gt;&lt;td&gt;7&lt;/td&gt;&lt;td align="left"&gt;RUS&lt;/td&gt;&lt;td&gt;11.250&lt;/td&gt;&lt;td&gt;9.750&lt;/td&gt;&lt;td&gt;6.166&lt;/td&gt;&lt;td&gt;10.916&lt;/td&gt;&lt;td&gt;9.583&lt;/td&gt;&lt;td&gt;47.665&lt;/td&gt;&lt;td bgcolor="#FFFFFF"&gt; 4/ 6&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr align="right" bgcolor="#FFFFFF"&gt;&lt;td&gt;8&lt;/td&gt;&lt;td align="left"&gt;UKR&lt;/td&gt;&lt;td&gt;4.875&lt;/td&gt;&lt;td&gt;16.625&lt;/td&gt;&lt;td&gt;5.800&lt;/td&gt;&lt;td&gt;10.083&lt;/td&gt;&lt;td&gt;6.750&lt;/td&gt;&lt;td&gt;44.133&lt;/td&gt;&lt;td bgcolor="#FFFFFF"&gt; 1/ 6&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr align="right" bgcolor="#FFFFCC"&gt;&lt;td&gt;9&lt;/td&gt;&lt;td align="left"&gt;NED&lt;/td&gt;&lt;td&gt;5.000&lt;/td&gt;&lt;td&gt;6.333&lt;/td&gt;&lt;td&gt;9.416&lt;/td&gt;&lt;td&gt;11.166&lt;/td&gt;&lt;td&gt;10.400&lt;/td&gt;&lt;td&gt;42.315&lt;/td&gt;&lt;td bgcolor="#FFFFCC"&gt; 4/ 5&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr align="right" bgcolor="#FFFFFF"&gt;&lt;td&gt;10&lt;/td&gt;&lt;td align="left"&gt;GRI&lt;/td&gt;&lt;td&gt;7.500&lt;/td&gt;&lt;td&gt;6.500&lt;/td&gt;&lt;td&gt;7.900&lt;/td&gt;&lt;td&gt;7.600&lt;/td&gt;&lt;td&gt;6.800&lt;/td&gt;&lt;td&gt;36.300&lt;/td&gt;&lt;td bgcolor="#FFFFFF"&gt; 2/ 5&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr align="right" bgcolor="#FFFFFF"&gt;&lt;td&gt;&lt;b&gt;11&lt;/b&gt;&lt;/td&gt;&lt;td align="left"&gt;&lt;b&gt;TUR&lt;/b&gt;&lt;/td&gt;&lt;td&gt;&lt;b&gt;9.750&lt;/b&gt;&lt;/td&gt;&lt;td&gt;&lt;b&gt;7.000&lt;/b&gt;&lt;/td&gt;&lt;td&gt;&lt;b&gt;7.600&lt;/b&gt;&lt;/td&gt;&lt;td&gt;&lt;b&gt;4.600&lt;/b&gt;&lt;/td&gt;&lt;td&gt;&lt;b&gt;6.625&lt;/b&gt;&lt;/td&gt;&lt;td&gt;&lt;b&gt;35.575&lt;/b&gt;&lt;/td&gt;&lt;td bgcolor="#FFFFFF"&gt;&lt;b&gt; 2/ 4&lt;/b&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr align="right" bgcolor="#FFFFFF"&gt;&lt;td&gt;12&lt;/td&gt;&lt;td align="left"&gt;BEL&lt;/td&gt;&lt;td&gt;4.500&lt;/td&gt;&lt;td&gt;4.500&lt;/td&gt;&lt;td&gt;8.700&lt;/td&gt;&lt;td&gt;4.600&lt;/td&gt;&lt;td&gt;9.700&lt;/td&gt;&lt;td&gt;32.000&lt;/td&gt;&lt;td bgcolor="#FFFFFF"&gt; 3/ 5&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr align="right" bgcolor="#FFFFFF"&gt;&lt;td&gt;13&lt;/td&gt;&lt;td align="left"&gt;DEN&lt;/td&gt;&lt;td&gt;5.125&lt;/td&gt;&lt;td&gt;8.200&lt;/td&gt;&lt;td&gt;4.400&lt;/td&gt;&lt;td&gt;6.700&lt;/td&gt;&lt;td&gt;3.100&lt;/td&gt;&lt;td&gt;27.525&lt;/td&gt;&lt;td&gt; 5&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr align="right" bgcolor="#FFFFFF"&gt;&lt;td&gt;14&lt;/td&gt;&lt;td align="left"&gt;ZWI&lt;/td&gt;&lt;td&gt;6.250&lt;/td&gt;&lt;td&gt;2.900&lt;/td&gt;&lt;td&gt;5.750&lt;/td&gt;&lt;td&gt;5.900&lt;/td&gt;&lt;td&gt;5.600&lt;/td&gt;&lt;td&gt;26.400&lt;/td&gt;&lt;td bgcolor="#FFFFFF"&gt; 1/ 5&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr align="right" bgcolor="#FFFFFF"&gt;&lt;td&gt;15&lt;/td&gt;&lt;td align="left"&gt;OOS&lt;/td&gt;&lt;td&gt;3.200&lt;/td&gt;&lt;td&gt;2.250&lt;/td&gt;&lt;td&gt;9.375&lt;/td&gt;&lt;td&gt;4.375&lt;/td&gt;&lt;td&gt;7.125&lt;/td&gt;&lt;td&gt;26.325&lt;/td&gt;&lt;td bgcolor="#FFFFFF"&gt; 1/ 4&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr align="right" bgcolor="#FFFFFF"&gt;&lt;td&gt;16&lt;/td&gt;&lt;td align="left"&gt;CYP&lt;/td&gt;&lt;td&gt;2.666&lt;/td&gt;&lt;td&gt;6.333&lt;/td&gt;&lt;td&gt;4.250&lt;/td&gt;&lt;td&gt;3.125&lt;/td&gt;&lt;td&gt;8.375&lt;/td&gt;&lt;td&gt;24.749&lt;/td&gt;&lt;td bgcolor="#FFFFFF"&gt; 1/ 4&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr align="right" bgcolor="#FFFFFF"&gt;&lt;td&gt;17&lt;/td&gt;&lt;td align="left"&gt;ISR&lt;/td&gt;&lt;td&gt;2.375&lt;/td&gt;&lt;td&gt;1.750&lt;/td&gt;&lt;td&gt;7.250&lt;/td&gt;&lt;td&gt;4.625&lt;/td&gt;&lt;td&gt;6.000&lt;/td&gt;&lt;td&gt;22.000&lt;/td&gt;&lt;td&gt; 4&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr align="right" bgcolor="#FFFFFF"&gt;&lt;td&gt;18&lt;/td&gt;&lt;td align="left"&gt;SCH&lt;/td&gt;&lt;td&gt;10.250&lt;/td&gt;&lt;td&gt;1.875&lt;/td&gt;&lt;td&gt;2.666&lt;/td&gt;&lt;td&gt;3.600&lt;/td&gt;&lt;td&gt;2.750&lt;/td&gt;&lt;td&gt;21.141&lt;/td&gt;&lt;td&gt; 4&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr align="right" bgcolor="#FFFFFF"&gt;&lt;td&gt;19&lt;/td&gt;&lt;td align="left"&gt;TSJ&lt;/td&gt;&lt;td&gt;5.125&lt;/td&gt;&lt;td&gt;2.375&lt;/td&gt;&lt;td&gt;4.100&lt;/td&gt;&lt;td&gt;3.500&lt;/td&gt;&lt;td&gt;5.250&lt;/td&gt;&lt;td&gt;20.350&lt;/td&gt;&lt;td bgcolor="#FFFFFF"&gt; 1/ 4&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr align="right" bgcolor="#FFFFFF"&gt;&lt;td&gt;20&lt;/td&gt;&lt;td align="left"&gt;POL&lt;/td&gt;&lt;td&gt;1.666&lt;/td&gt;&lt;td&gt;5.000&lt;/td&gt;&lt;td&gt;2.125&lt;/td&gt;&lt;td&gt;4.500&lt;/td&gt;&lt;td&gt;6.375&lt;/td&gt;&lt;td&gt;19.666&lt;/td&gt;&lt;td bgcolor="#FFFFFF"&gt; 2/ 4&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr align="right" bgcolor="#FFFFFF"&gt;&lt;td&gt;21&lt;/td&gt;&lt;td align="left"&gt;KRO&lt;/td&gt;&lt;td&gt;3.666&lt;/td&gt;&lt;td&gt;4.333&lt;/td&gt;&lt;td&gt;3.000&lt;/td&gt;&lt;td&gt;4.125&lt;/td&gt;&lt;td&gt;3.750&lt;/td&gt;&lt;td&gt;18.874&lt;/td&gt;&lt;td&gt; 4&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr align="right" bgcolor="#FFFFFF"&gt;&lt;td&gt;22&lt;/td&gt;&lt;td align="left"&gt;ROM&lt;/td&gt;&lt;td&gt;2.600&lt;/td&gt;&lt;td&gt;2.642&lt;/td&gt;&lt;td&gt;6.083&lt;/td&gt;&lt;td&gt;3.166&lt;/td&gt;&lt;td&gt;4.333&lt;/td&gt;&lt;td&gt;18.824&lt;/td&gt;&lt;td bgcolor="#FFFFFF"&gt; 1/ 6&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr align="right" bgcolor="#FFFFFF"&gt;&lt;td&gt;23&lt;/td&gt;&lt;td align="left"&gt;WRU&lt;/td&gt;&lt;td&gt;1.833&lt;/td&gt;&lt;td&gt;4.000&lt;/td&gt;&lt;td&gt;3.375&lt;/td&gt;&lt;td&gt;5.875&lt;/td&gt;&lt;td&gt;3.125&lt;/td&gt;&lt;td&gt;18.208&lt;/td&gt;&lt;td&gt; 4&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr align="right" bgcolor="#FFFFFF"&gt;&lt;td&gt;24&lt;/td&gt;&lt;td align="left"&gt;ZWE&lt;/td&gt;&lt;td&gt;5.400&lt;/td&gt;&lt;td&gt;2.500&lt;/td&gt;&lt;td&gt;2.500&lt;/td&gt;&lt;td&gt;2.600&lt;/td&gt;&lt;td&gt;2.900&lt;/td&gt;&lt;td&gt;15.900&lt;/td&gt;&lt;td&gt; 5&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr align="right" bgcolor="#FFFFFF"&gt;&lt;td&gt;25&lt;/td&gt;&lt;td align="left"&gt;SLO&lt;/td&gt;&lt;td&gt;2.166&lt;/td&gt;&lt;td&gt;4.833&lt;/td&gt;&lt;td&gt;2.500&lt;/td&gt;&lt;td&gt;3.000&lt;/td&gt;&lt;td&gt;2.375&lt;/td&gt;&lt;td&gt;14.874&lt;/td&gt;&lt;td&gt; 4&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr align="right" bgcolor="#FFFFFF"&gt;&lt;td&gt;26&lt;/td&gt;&lt;td align="left"&gt;NOR&lt;/td&gt;&lt;td&gt;5.400&lt;/td&gt;&lt;td&gt;2.500&lt;/td&gt;&lt;td&gt;2.100&lt;/td&gt;&lt;td&gt;2.375&lt;/td&gt;&lt;td&gt;2.300&lt;/td&gt;&lt;td&gt;14.675&lt;/td&gt;&lt;td&gt; 5&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr align="right" bgcolor="#FFFFFF"&gt;&lt;td&gt;27&lt;/td&gt;&lt;td align="left"&gt;SER&lt;/td&gt;&lt;td&gt;2.625&lt;/td&gt;&lt;td&gt;3.000&lt;/td&gt;&lt;td&gt;3.000&lt;/td&gt;&lt;td&gt;3.500&lt;/td&gt;&lt;td&gt;2.125&lt;/td&gt;&lt;td&gt;14.250&lt;/td&gt;&lt;td&gt; 4&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr align="right" bgcolor="#FFFFFF"&gt;&lt;td&gt;28&lt;/td&gt;&lt;td align="left"&gt;BUL&lt;/td&gt;&lt;td&gt;2.750&lt;/td&gt;&lt;td&gt;2.250&lt;/td&gt;&lt;td&gt;3.125&lt;/td&gt;&lt;td&gt;4.625&lt;/td&gt;&lt;td&gt;1.500&lt;/td&gt;&lt;td&gt;14.250&lt;/td&gt;&lt;td&gt; 4&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr align="right" bgcolor="#FFFFFF"&gt;&lt;td&gt;29&lt;/td&gt;&lt;td align="left"&gt;HUN&lt;/td&gt;&lt;td&gt;1.000&lt;/td&gt;&lt;td&gt;1.000&lt;/td&gt;&lt;td&gt;2.750&lt;/td&gt;&lt;td&gt;2.750&lt;/td&gt;&lt;td&gt;2.250&lt;/td&gt;&lt;td&gt;9.750&lt;/td&gt;&lt;td&gt; 4&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr align="right" bgcolor="#FFFFFF"&gt;&lt;td&gt;30&lt;/td&gt;&lt;td align="left"&gt;FIN&lt;/td&gt;&lt;td&gt;2.625&lt;/td&gt;&lt;td&gt;1.833&lt;/td&gt;&lt;td&gt;1.375&lt;/td&gt;&lt;td&gt;1.800&lt;/td&gt;&lt;td&gt;1.500&lt;/td&gt;&lt;td&gt;9.133&lt;/td&gt;&lt;td&gt; 4&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr align="right" bgcolor="#FFFFFF"&gt;&lt;td&gt;31&lt;/td&gt;&lt;td align="left"&gt;GEO&lt;/td&gt;&lt;td&gt;1.000&lt;/td&gt;&lt;td&gt;1.166&lt;/td&gt;&lt;td&gt;1.750&lt;/td&gt;&lt;td&gt;1.875&lt;/td&gt;&lt;td&gt;2.875&lt;/td&gt;&lt;td&gt;8.666&lt;/td&gt;&lt;td&gt; 4&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr align="right" bgcolor="#FFFFFF"&gt;&lt;td&gt;32&lt;/td&gt;&lt;td align="left"&gt;BOS&lt;/td&gt;&lt;td&gt;1.833&lt;/td&gt;&lt;td&gt;1.833&lt;/td&gt;&lt;td&gt;1.750&lt;/td&gt;&lt;td&gt;1.875&lt;/td&gt;&lt;td&gt;1.125&lt;/td&gt;&lt;td&gt;8.416&lt;/td&gt;&lt;td&gt; 4&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr align="right" bgcolor="#FFFFFF"&gt;&lt;td&gt;33&lt;/td&gt;&lt;td align="left"&gt;IER&lt;/td&gt;&lt;td&gt;1.000&lt;/td&gt;&lt;td&gt;2.500&lt;/td&gt;&lt;td&gt;1.375&lt;/td&gt;&lt;td&gt;1.000&lt;/td&gt;&lt;td&gt;1.500&lt;/td&gt;&lt;td&gt;7.375&lt;/td&gt;&lt;td&gt; 4&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr align="right" bgcolor="#FFFFFF"&gt;&lt;td&gt;34&lt;/td&gt;&lt;td align="left"&gt;SLW&lt;/td&gt;&lt;td&gt;0.666&lt;/td&gt;&lt;td&gt;1.333&lt;/td&gt;&lt;td&gt;1.375&lt;/td&gt;&lt;td&gt;1.500&lt;/td&gt;&lt;td&gt;2.250&lt;/td&gt;&lt;td&gt;7.124&lt;/td&gt;&lt;td&gt; 4&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr align="right" bgcolor="#FFFFFF"&gt;&lt;td&gt;35&lt;/td&gt;&lt;td align="left"&gt;LIT&lt;/td&gt;&lt;td&gt;1.500&lt;/td&gt;&lt;td&gt;2.500&lt;/td&gt;&lt;td&gt;1.250&lt;/td&gt;&lt;td&gt;0.625&lt;/td&gt;&lt;td&gt;1.000&lt;/td&gt;&lt;td&gt;6.875&lt;/td&gt;&lt;td&gt; 4&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr align="right" bgcolor="#FFFFFF"&gt;&lt;td&gt;36&lt;/td&gt;&lt;td align="left"&gt;MOL&lt;/td&gt;&lt;td&gt;1.333&lt;/td&gt;&lt;td&gt;0.666&lt;/td&gt;&lt;td&gt;2.125&lt;/td&gt;&lt;td&gt;2.125&lt;/td&gt;&lt;td&gt;0.500&lt;/td&gt;&lt;td&gt;6.749&lt;/td&gt;&lt;td&gt; 4&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr align="right" bgcolor="#FFFFFF"&gt;&lt;td&gt;37&lt;/td&gt;&lt;td align="left"&gt;AZE&lt;/td&gt;&lt;td&gt;0.666&lt;/td&gt;&lt;td&gt;0.666&lt;/td&gt;&lt;td&gt;1.500&lt;/td&gt;&lt;td&gt;2.000&lt;/td&gt;&lt;td&gt;1.375&lt;/td&gt;&lt;td&gt;6.207&lt;/td&gt;&lt;td&gt; 4&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr align="right" bgcolor="#FFFFFF"&gt;&lt;td&gt;38&lt;/td&gt;&lt;td align="left"&gt;LET&lt;/td&gt;&lt;td&gt;1.333&lt;/td&gt;&lt;td&gt;1.166&lt;/td&gt;&lt;td&gt;2.250&lt;/td&gt;&lt;td&gt;0.500&lt;/td&gt;&lt;td&gt;0.625&lt;/td&gt;&lt;td&gt;5.874&lt;/td&gt;&lt;td&gt; 4&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr align="right" bgcolor="#FFFFFF"&gt;&lt;td&gt;39&lt;/td&gt;&lt;td align="left"&gt;MAC&lt;/td&gt;&lt;td&gt;1.666&lt;/td&gt;&lt;td&gt;0.500&lt;/td&gt;&lt;td&gt;0.500&lt;/td&gt;&lt;td&gt;1.375&lt;/td&gt;&lt;td&gt;1.625&lt;/td&gt;&lt;td&gt;5.666&lt;/td&gt;&lt;td&gt; 4&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr align="right" bgcolor="#FFFFFF"&gt;&lt;td&gt;40&lt;/td&gt;&lt;td align="left"&gt;KAZ&lt;/td&gt;&lt;td&gt;0.750&lt;/td&gt;&lt;td&gt;0.833&lt;/td&gt;&lt;td&gt;1.250&lt;/td&gt;&lt;td&gt;0.875&lt;/td&gt;&lt;td&gt;1.625&lt;/td&gt;&lt;td&gt;5.333&lt;/td&gt;&lt;td&gt; 4&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr align="right" bgcolor="#FFFFFF"&gt;&lt;td&gt;41&lt;/td&gt;&lt;td align="left"&gt;IJS&lt;/td&gt;&lt;td&gt;1.166&lt;/td&gt;&lt;td&gt;1.166&lt;/td&gt;&lt;td&gt;1.250&lt;/td&gt;&lt;td&gt;0.375&lt;/td&gt;&lt;td&gt;1.375&lt;/td&gt;&lt;td&gt;5.332&lt;/td&gt;&lt;td&gt; 4&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr align="right" bgcolor="#FFFFFF"&gt;&lt;td&gt;42&lt;/td&gt;&lt;td align="left"&gt;MON&lt;/td&gt;&lt;td&gt;0.500&lt;/td&gt;&lt;td&gt;0.500&lt;/td&gt;&lt;td&gt;1.125&lt;/td&gt;&lt;td&gt;1.750&lt;/td&gt;&lt;td&gt;0.500&lt;/td&gt;&lt;td&gt;4.375&lt;/td&gt;&lt;td&gt; 4&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr align="right" bgcolor="#FFFFFF"&gt;&lt;td&gt;43&lt;/td&gt;&lt;td align="left"&gt;LIE&lt;/td&gt;&lt;td&gt;0.500&lt;/td&gt;&lt;td&gt;0.000&lt;/td&gt;&lt;td&gt;1.000&lt;/td&gt;&lt;td&gt;0.500&lt;/td&gt;&lt;td&gt;2.000&lt;/td&gt;&lt;td&gt;4.000&lt;/td&gt;&lt;td&gt; 1&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr align="right" bgcolor="#FFFFFF"&gt;&lt;td&gt;44&lt;/td&gt;&lt;td align="left"&gt;ALB&lt;/td&gt;&lt;td&gt;0.500&lt;/td&gt;&lt;td&gt;0.666&lt;/td&gt;&lt;td&gt;1.000&lt;/td&gt;&lt;td&gt;0.875&lt;/td&gt;&lt;td&gt;0.875&lt;/td&gt;&lt;td&gt;3.916&lt;/td&gt;&lt;td&gt; 4&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr align="right" bgcolor="#FFFFFF"&gt;&lt;td&gt;45&lt;/td&gt;&lt;td align="left"&gt;MAL&lt;/td&gt;&lt;td&gt;0.000&lt;/td&gt;&lt;td&gt;0.000&lt;/td&gt;&lt;td&gt;0.750&lt;/td&gt;&lt;td&gt;1.500&lt;/td&gt;&lt;td&gt;0.833&lt;/td&gt;&lt;td&gt;3.083&lt;/td&gt;&lt;td&gt; 3&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr align="right" bgcolor="#FFFFFF"&gt;&lt;td&gt;46&lt;/td&gt;&lt;td align="left"&gt;WAL&lt;/td&gt;&lt;td&gt;0.666&lt;/td&gt;&lt;td&gt;0.333&lt;/td&gt;&lt;td&gt;0.250&lt;/td&gt;&lt;td&gt;0.875&lt;/td&gt;&lt;td&gt;0.625&lt;/td&gt;&lt;td&gt;2.749&lt;/td&gt;&lt;td&gt; 4&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr align="right" bgcolor="#FFFFFF"&gt;&lt;td&gt;47&lt;/td&gt;&lt;td align="left"&gt;EST&lt;/td&gt;&lt;td&gt;0.833&lt;/td&gt;&lt;td&gt;0.333&lt;/td&gt;&lt;td&gt;0.875&lt;/td&gt;&lt;td&gt;0.250&lt;/td&gt;&lt;td&gt;0.375&lt;/td&gt;&lt;td&gt;2.666&lt;/td&gt;&lt;td&gt; 4&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr align="right" bgcolor="#FFFFFF"&gt;&lt;td&gt;48&lt;/td&gt;&lt;td align="left"&gt;NIE&lt;/td&gt;&lt;td&gt;0.500&lt;/td&gt;&lt;td&gt;0.333&lt;/td&gt;&lt;td&gt;0.125&lt;/td&gt;&lt;td&gt;1.125&lt;/td&gt;&lt;td&gt;0.500&lt;/td&gt;&lt;td&gt;2.583&lt;/td&gt;&lt;td&gt; 4&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr align="right" bgcolor="#FFFFFF"&gt;&lt;td&gt;49&lt;/td&gt;&lt;td align="left"&gt;LUX&lt;/td&gt;&lt;td&gt;0.333&lt;/td&gt;&lt;td&gt;0.000&lt;/td&gt;&lt;td&gt;0.250&lt;/td&gt;&lt;td&gt;0.625&lt;/td&gt;&lt;td&gt;1.125&lt;/td&gt;&lt;td&gt;2.333&lt;/td&gt;&lt;td&gt; 4&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr align="right" bgcolor="#FFFFFF"&gt;&lt;td&gt;50&lt;/td&gt;&lt;td align="left"&gt;ARM&lt;/td&gt;&lt;td&gt;1.333&lt;/td&gt;&lt;td&gt;0.000&lt;/td&gt;&lt;td&gt;0.500&lt;/td&gt;&lt;td&gt;0.250&lt;/td&gt;&lt;td&gt;0.125&lt;/td&gt;&lt;td&gt;2.208&lt;/td&gt;&lt;td&gt; 4&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr align="right" bgcolor="#FFFFFF"&gt;&lt;td&gt;51&lt;/td&gt;&lt;td align="left"&gt;FIS&lt;/td&gt;&lt;td&gt;0.333&lt;/td&gt;&lt;td&gt;0.333&lt;/td&gt;&lt;td&gt;0.000&lt;/td&gt;&lt;td&gt;0.250&lt;/td&gt;&lt;td&gt;0.500&lt;/td&gt;&lt;td&gt;1.416&lt;/td&gt;&lt;td&gt; 4&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr align="right" bgcolor="#FFFFFF"&gt;&lt;td&gt;52&lt;/td&gt;&lt;td align="left"&gt;AND&lt;/td&gt;&lt;td&gt;0.500&lt;/td&gt;&lt;td&gt;0.000&lt;/td&gt;&lt;td&gt;0.500&lt;/td&gt;&lt;td&gt;0.000&lt;/td&gt;&lt;td&gt;0.000&lt;/td&gt;&lt;td&gt;1.000&lt;/td&gt;&lt;td&gt; 4&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr align="right" bgcolor="#FFFFFF"&gt;&lt;td&gt;53&lt;/td&gt;&lt;td align="left"&gt;SMA&lt;/td&gt;&lt;td&gt;0.250&lt;/td&gt;&lt;td&gt;0.000&lt;/td&gt;&lt;td&gt;0.500&lt;/td&gt;&lt;td&gt;0.166&lt;/td&gt;&lt;td&gt;0.000&lt;/td&gt;&lt;td&gt;0.916&lt;/td&gt;&lt;td&gt; 3&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1317836566512638841-4442410514529760652?l=vliegendenederlander.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/feeds/4442410514529760652/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1317836566512638841&amp;postID=4442410514529760652&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/4442410514529760652'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/4442410514529760652'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/2012/02/uefa-katsayi-listesi-17022012.html' title='UEFA KATSAYI LİSTESİ-17.02.2012'/><author><name>Flying Dutchman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02374702096591718850</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://www.hall9000.de/rubriken/spiele/rezensionen/kritiken/totalfootball_spiel4.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-xi0qOP2XAT0/Tz7KuBQtt-I/AAAAAAAAWhQ/-vumjbXJL3U/s72-c/2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1317836566512638841.post-1684468826766687714</id><published>2012-02-15T21:50:00.000+01:00</published><updated>2012-02-15T21:50:17.081+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>ŞAMPİYONLAR LİGİ ÇİFT MAÇLI ELEMELER-10</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-Ekw8xGwGKmg/TzwaIWNEEhI/AAAAAAAAWhI/cK-PVkVzgX0/s1600/3.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="309" src="http://4.bp.blogspot.com/-Ekw8xGwGKmg/TzwaIWNEEhI/AAAAAAAAWhI/cK-PVkVzgX0/s400/3.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Seriyi Edwin van der Sar'la kapatalım.Hollandalı kaleci futbolu bıraktığında Şampiyonlar Ligi tarihinde, İngilizlerin "clean sheet" olarak tanımladığı "kalesini gole kapama" dalında birinci sıradaydı. Ajax, Juventus ve Manchester United kariyerinde çıktığı toplam 98 maçta Van der Sar 51 kez kalesinde gol görmedi ve % 52'lik bir ortalama yakaladı. Van der Sar'ı izleyen 3 kaleci ise halen kariyerlerine üst düzey takımlardan devam ediyorlar o yüzden bu rekorun kırılma şansı var. Iker Casillas ve Victor Valdes sırasıyla 39 ve 38 maçta onu izliyor. Petr Cech de 36 maçta. Bu isimleri izleyen kaleciler ya futbol kariyerlerine nokta koydular ya da bu sezon en azından Devler Ligi'ne yoklar. Listeyi aşağıda görebilirsiniz. En ilgi çekici noktalardan birisi Iker Casillas'ın listede en fazla maç oynayan kaleci olmasına rağmen yüzdesinin çok düşük olması. Oynadığı 115 maçın sadece 39'unda gol yememiş. Beşinci sıradaki Dida yüzde olarak Van der Sar'a en çok yaklaşan isim.&amp;nbsp;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-oYP3VgqqN1w/TzwaHg_c4vI/AAAAAAAAWhA/EFoj9xPHOwg/s1600/1.jpg" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://4.bp.blogspot.com/-oYP3VgqqN1w/TzwaHg_c4vI/AAAAAAAAWhA/EFoj9xPHOwg/s1600/1.jpg" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;&lt;span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;b&gt; &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;&lt;a href="http://vliegendenederlander.blogspot.com/search?q=%C5%9EAMP%C4%B0YONLAR+L%C4%B0G%C4%B0+%C3%87%C4%B0FT+MA%C3%87LI+ELEMELER"&gt;&lt;span&gt;&lt;b&gt;Şampiyonlar Ligi Çift Maçlı Elemeler&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1317836566512638841-1684468826766687714?l=vliegendenederlander.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/feeds/1684468826766687714/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1317836566512638841&amp;postID=1684468826766687714&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/1684468826766687714'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/1684468826766687714'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/2012/02/sampiyonlar-ligi-cift-macli-elemeler-10.html' title='ŞAMPİYONLAR LİGİ ÇİFT MAÇLI ELEMELER-10'/><author><name>Flying Dutchman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02374702096591718850</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://www.hall9000.de/rubriken/spiele/rezensionen/kritiken/totalfootball_spiel4.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-Ekw8xGwGKmg/TzwaIWNEEhI/AAAAAAAAWhI/cK-PVkVzgX0/s72-c/3.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1317836566512638841.post-3868445445741350443</id><published>2012-02-15T19:10:00.001+01:00</published><updated>2012-02-15T19:10:16.514+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>ŞAMPİYONLAR LİGİ ÇİFT MAÇLI ELEMELER-9</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-qboJ1ePstm4/Tzv0aRbughI/AAAAAAAAWg0/WymWdcY5vd0/s1600/2.jpg" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://2.bp.blogspot.com/-qboJ1ePstm4/Tzv0aRbughI/AAAAAAAAWg0/WymWdcY5vd0/s1600/2.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şampiyonlar Ligi tarihinde, üstüste 2 kez şampiyon olan takım bulunmuyor(Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası dönemini hariç tutuyoruz elbette). Ancak &lt;b&gt;tarihte 4 oyuncu, kupayı 2 kez üstüste kazandı&lt;/b&gt;. &lt;b&gt;Marcel Desailly&lt;/b&gt; bunu başaran ilk oyuncuydu. 1993-94'te Johan Cruijff Barcelonasının hakimiyetini resmen durduran maçta Milan rakibini 4-0 mağlup ederken adeta Katalanlar sürklase edilmişti. Capello'nun takımının son golünü atan Desailly, 1 yıl önce O.Marseille ile şampiyon olmuş ve ilginçtir finalde, gelecekteki takımı Milan'a karşı forma giymişti. Boli'nin golüyle Fransızlar 1-0 kazanmıştı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1996'da Portekizli &lt;b&gt;Paulo Sousa&lt;/b&gt; Desailly'nin unvanına ortak oldu. İlginç olan onun da üstsüte kazandığı 2 kupanın birbiriyle alakalı olmasıydı. 1995-96 finalinde takımı Ajax'ı penaltılarla mağlup ederken Sousa 56. dakikada oyundan alınmış ve yerine Angelo di Livio dahil olmuştu. Juventus kupayı kazandı, Sousa boynunda madalya ile Borussia Dortmund'un yolunu tuttu. İzleyen sezon bu sefer Dortmund'la finaldeydi ve finalde 3-1 kazanırlarken karşılarında Sousa'nın eski takımı Juventus vardı. Sousa, Dortmund'da İskoç (bugünkü Norwich City hocası) Lambert ve Andreas Möller ile orta sahayı oluşturuyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Gerard Pique&lt;/b&gt; dolaylı yoldan bu unvana 2009 yılında sahip oldu. Ve yine eski dost hikayesi. Pique 2007-08 sezonunda Manchester United Rusya'da Chelsea'yi penaltılarla mağlup ederken takım arkadaşlarını tribünden izliyordu. İzleyen sezon başında 5 milyon pounda yuvasına döndü. 2008-09 finalinde Barcelona'nın ilk 11'inde, 1 sene önce tribünden arkadaşlarını izlediği takımı, Manchester United'ı mağlup ediyorlardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve &lt;b&gt;Samuel Eto'o&lt;/b&gt;. Barcelona yönetimi ve Guardiola'nın hatalarının belki de en büyüğü. Eto'o, 2008-09'da kazanılan kupanın finaklinde perdeyi açan isimdi. Kupayı kaldırdı. Pep onu "sırtla daha iyi pas verebildiği için" Zlatan Ibrahimovic ile değişti. Barcelona, Eto'o'lu Inter'e yarı finalde kaybetti ve Eto'o gidip kupayı bir kez daha kaldırdı. Bu transfer olmasa, belki de Barcelona tarihte Şampiyonlar Ligi'ni üstüste 2 kez kazanan ilk takım olabilirdi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşağıda kupayı 2 kez üstüste kazanan oyuncular ve maçların listesi mevcut.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-aAZ2U8Be2KE/Tzv0Zpjdo4I/AAAAAAAAWgw/ygqQBX0BYV4/s1600/1.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://4.bp.blogspot.com/-aAZ2U8Be2KE/Tzv0Zpjdo4I/AAAAAAAAWgw/ygqQBX0BYV4/s1600/1.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://vliegendenederlander.blogspot.com/search?q=%C5%9EAMP%C4%B0YONLAR+L%C4%B0G%C4%B0+%C3%87%C4%B0FT+MA%C3%87LI+ELEMELER"&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;&lt;b&gt;Şampiyonlar Ligi Çift Maçlı Elemeler&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1317836566512638841-3868445445741350443?l=vliegendenederlander.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/feeds/3868445445741350443/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1317836566512638841&amp;postID=3868445445741350443&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/3868445445741350443'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/3868445445741350443'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/2012/02/sampiyonlar-ligi-cift-macli-elemeler-9.html' title='ŞAMPİYONLAR LİGİ ÇİFT MAÇLI ELEMELER-9'/><author><name>Flying Dutchman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02374702096591718850</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://www.hall9000.de/rubriken/spiele/rezensionen/kritiken/totalfootball_spiel4.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-qboJ1ePstm4/Tzv0aRbughI/AAAAAAAAWg0/WymWdcY5vd0/s72-c/2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1317836566512638841.post-768138052920799790</id><published>2012-02-14T22:53:00.000+01:00</published><updated>2012-02-14T22:53:16.063+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>ŞAMPİYONLAR LİGİ ÇİFT MAÇLI ELEMELER-8</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-2faX2ILmcE0/TzrXdVFSlEI/AAAAAAAAWgo/sDiRZPYdprY/s1600/2.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://3.bp.blogspot.com/-2faX2ILmcE0/TzrXdVFSlEI/AAAAAAAAWgo/sDiRZPYdprY/s1600/2.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşağıdaki liste, Şampiyonlar Ligi finallerinde gol atan Avrupa dışında doğmuş oyuncuların listesini gösteriyor. Tabii olaya milli takım açısından bakarsanız Basile Boli ve Marcel Desailly'nin listede bulunmaması gerekiyor ama bu oyuncular sırasıyla Fildişi Sahili ve Gana'da dünyaya geldiler. Brezilyalı Lucio 2002 Şampiyonlar Ligi finalinde gol attığında bu turnuvanın finalinde gol atan ilk Güney Amerikalı futbolcu olmuştu. Hernan Crespo 2005 finalinde gol atan ilk Arjantinli oldu ve onu sonra Messi ve Milito takip ettiler. Asya, Avustralya ve Kuzey Amerikalı futbolcular şu ana dek bu kupanın finalinde gol atma başarısı gösteremediler. Güney Amerika ve Afrika, Avrupa dışı gollerin merkezi. Milito ve Crespo,bir final maçında 1'den fazla gol atmış Avrupa dışı oyuncular.Messi'nin de toplamda 2 golü var. Samuel Eto'o Fransa milli takımında oynamış Boli ve Desailly'i çıkarırsak Afrika kıtasından bir milli takımın formasını giyip gol atabilmiş tek oyuncu. Avrupa içinde ise İngiltere ve İspanyalı 6'lar oyuncu finallerde gol attılar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-TbLWb5FO_Ns/TzrXczoJURI/AAAAAAAAWgg/jMNEQa4o5do/s1600/1.jpg" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://1.bp.blogspot.com/-TbLWb5FO_Ns/TzrXczoJURI/AAAAAAAAWgg/jMNEQa4o5do/s1600/1.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;&lt;b&gt;&lt;a href="http://vliegendenederlander.blogspot.com/search?q=%C5%9EAMP%C4%B0YONLAR+L%C4%B0G%C4%B0+%C3%87%C4%B0FT+MA%C3%87LI+ELEMELER"&gt;Şampiyonlar Ligi Çift Maçlı Elemeler&lt;/a&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1317836566512638841-768138052920799790?l=vliegendenederlander.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/feeds/768138052920799790/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1317836566512638841&amp;postID=768138052920799790&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/768138052920799790'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/768138052920799790'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/2012/02/sampiyonlar-ligi-cift-macli-elemeler-8.html' title='ŞAMPİYONLAR LİGİ ÇİFT MAÇLI ELEMELER-8'/><author><name>Flying Dutchman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02374702096591718850</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://www.hall9000.de/rubriken/spiele/rezensionen/kritiken/totalfootball_spiel4.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-2faX2ILmcE0/TzrXdVFSlEI/AAAAAAAAWgo/sDiRZPYdprY/s72-c/2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1317836566512638841.post-5190961268924408560</id><published>2012-02-14T20:00:00.001+01:00</published><updated>2012-02-14T20:01:08.478+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bizden'/><title type='text'>HAYATIM FUTBOL 20.SAYI</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-JERcxgRTcHs/TzquGfbLdSI/AAAAAAAAWgY/2D-5xfm1ODY/s1600/2.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://4.bp.blogspot.com/-JERcxgRTcHs/TzquGfbLdSI/AAAAAAAAWgY/2D-5xfm1ODY/s1600/2.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;20. sayıyı basmışız. 5 aydır, her hafta sizlere futbol dünyasındaki olaylara farklı bir bakış getirmek için çabalıyor ve aynı zamanda da arşive atıp istediğinizde okuyabileceğiniz incelemeler sunuyoruz. Dergi ile ilgili her türlü iyi-kötü eleştiriyi beklediğimizi bir kere daha hatırlatayım. Bu sayıda Barcelona-Valencia soslu Barcelona izlenimleri ve Trabzon-PSV serisinin şifrelerini de benden okuyabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.hayatimfutbol.com/sayi_20/index.html"&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;&lt;b&gt;Hayatım Futbol 20. sayı &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;&lt;b&gt;&lt;a href="http://www.hayatimfutbol.com/"&gt;Hayatım Futbol Arşivi ve Blog&lt;/a&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;&lt;a href="http://itunes.apple.com/us/app/id467337195?mt=8"&gt;&lt;b&gt;Hayatım Futbol iPad&lt;/b&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;&lt;a href="https://market.android.com/details?id=air.com.foiegrasmedia.hayatimfutbol"&gt;Hayatım Futbol Android&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1317836566512638841-5190961268924408560?l=vliegendenederlander.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/feeds/5190961268924408560/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1317836566512638841&amp;postID=5190961268924408560&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/5190961268924408560'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/5190961268924408560'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/2012/02/hayatim-futbol-20sayi.html' title='HAYATIM FUTBOL 20.SAYI'/><author><name>Flying Dutchman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02374702096591718850</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://www.hall9000.de/rubriken/spiele/rezensionen/kritiken/totalfootball_spiel4.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-JERcxgRTcHs/TzquGfbLdSI/AAAAAAAAWgY/2D-5xfm1ODY/s72-c/2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1317836566512638841.post-2710214070214823741</id><published>2012-02-14T19:54:00.000+01:00</published><updated>2012-02-14T19:54:05.225+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>ŞAMPİYONLAR LİGİ ÇİFT MAÇLI ELEMELER-7</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-HF3BCZWbXN0/TzqtQ8k75-I/AAAAAAAAWgI/-RXVGKMdD2w/s1600/4.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://3.bp.blogspot.com/-HF3BCZWbXN0/TzqtQ8k75-I/AAAAAAAAWgI/-RXVGKMdD2w/s400/4.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Edwin van der Sar, Şampiyonlar Ligi'nde oynadığı 14 yarı finalle bu alanda liderliği elinde bulunduruyor. Ajax ve Manchester United formalarıyla elde ettiği bu derecenin son temel taşını geçtiğimiz yıl elde etmiş ve takım Schalke'yı 2-0 ve 4-1'lik skorlarla turnuva dışına itmişti. Böylece 13 rakamını paylaştığı Fransız Claude Makélélé'yi de geride bıraktı. Makélélé FC Nantes, Real Madrid ve Chelseaformalarıyla yarı final görmüştü Devler Ligi'nde. Hollandalı kalecinin eski takım arkadaşları Paul Scholes ve Ryan Giggs onları 12 yarı finalle izliyorlar. Bu sezon Makélélé'yi yakalayamayacaklar ama Giggs'in attığı yeni kontrat gelecek sezon için bir ümit olabilir. Paul Scholes'un durumunun ne olduğunu göreceğiz.Onlarla aynı sırada olan Clarence Seedorf listede halen kariyerine ve Şampiyonlar Ligi macerasına devam eden tek isim. Listede yanında "*" olan isimler de aynen Seedorf gibi yollarına bu sezon devam ediyorlar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-V8GizPf1Z3Y/TzqtPzQWDdI/AAAAAAAAWgA/Ez5oN8IdJwQ/s1600/3.jpg" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://3.bp.blogspot.com/-V8GizPf1Z3Y/TzqtPzQWDdI/AAAAAAAAWgA/Ez5oN8IdJwQ/s1600/3.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;&lt;b&gt;&lt;a href="http://vliegendenederlander.blogspot.com/search?q=%C5%9EAMP%C4%B0YONLAR+L%C4%B0G%C4%B0+%C3%87%C4%B0FT+MA%C3%87LI+ELEMELER"&gt;Şampiyonlar Ligi Çift Maçlı Elemeler&lt;/a&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1317836566512638841-2710214070214823741?l=vliegendenederlander.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/feeds/2710214070214823741/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1317836566512638841&amp;postID=2710214070214823741&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/2710214070214823741'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/2710214070214823741'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/2012/02/sampiyonlar-ligi-cift-macli-elemeler-7.html' title='ŞAMPİYONLAR LİGİ ÇİFT MAÇLI ELEMELER-7'/><author><name>Flying Dutchman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02374702096591718850</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://www.hall9000.de/rubriken/spiele/rezensionen/kritiken/totalfootball_spiel4.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-HF3BCZWbXN0/TzqtQ8k75-I/AAAAAAAAWgI/-RXVGKMdD2w/s72-c/4.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1317836566512638841.post-1893219112890695362</id><published>2012-02-13T00:01:00.000+01:00</published><updated>2012-02-13T00:04:37.224+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='2012 Afrika Uluslar Kupası'/><title type='text'>ZAMBİA ŞAMPİYON</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-rEHWZvNLQ-g/TzhESbKCofI/AAAAAAAAWf4/41VgDa68h8M/s1600/1.png" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="238" src="http://1.bp.blogspot.com/-rEHWZvNLQ-g/TzhESbKCofI/AAAAAAAAWf4/41VgDa68h8M/s320/1.png" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaçan penaltılar, penaltılar boyunca 2 kalecinin birbirine olan saygısı, futbolcuların adeta ilahilerle topun başına gelmesi, 1993'te Zambia'yı yıkan uçak kazasına yapılan atıf ve dahası. Ama Afrika futbolunun tarihini değiştiren adam Herve Renard'ın (ve onun her maç sonrası yıkayıp yıkayıp giydiği uğurlu beyaz gömleğinin) takımı Zambia'nın şampiyonluğununun hikayesi budur işte. Maç bitiyor, Zambia'lı futbolcular korner bayrağı dibinde sevinirken 12. dakikada sakatlanıp oyundan çıkan Joseph Musonda kulübede, arkadaşlarına katılamıyor. Renard kapıyor Musonda'yı, kucağına aldığı gibi taa korner bayrağına kadar taşıyıp sevincin ortasına bırakıyor. Futbolun ve medeniyetin beşiği (!) İngiltere 2 aydır kısır ırkçılık tartışmasında kıvrılsın dursun, kara kıtada, çok uzaklarda bu görüntü ortaya çıkıyor. Şu fotoğrafı Luis Suarez, Patrice Evra, Rio ve Anton Ferdinand'ın evinin kapısına asıp gideceksin, her gün eve girip çıkarken bakıp bakıp iç geçirecekler...Yemişim el sıkmamanızı da, rakibin önünde tepinmenizi de, triplerinizi de...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1317836566512638841-1893219112890695362?l=vliegendenederlander.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/feeds/1893219112890695362/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1317836566512638841&amp;postID=1893219112890695362&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/1893219112890695362'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/1893219112890695362'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/2012/02/zambia-sampiyon.html' title='ZAMBİA ŞAMPİYON'/><author><name>Flying Dutchman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02374702096591718850</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://www.hall9000.de/rubriken/spiele/rezensionen/kritiken/totalfootball_spiel4.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-rEHWZvNLQ-g/TzhESbKCofI/AAAAAAAAWf4/41VgDa68h8M/s72-c/1.png' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1317836566512638841.post-7967187035826151435</id><published>2012-02-12T18:05:00.001+01:00</published><updated>2012-02-12T18:05:59.862+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>ŞAMPİYONLAR LİGİ ÇİFT MAÇLI ELEMELER-6</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-V53UHFQ9is0/Tzfw6HijW1I/AAAAAAAAWfw/r41Cfq1lAog/s1600/3.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="300" src="http://3.bp.blogspot.com/-V53UHFQ9is0/Tzfw6HijW1I/AAAAAAAAWfw/r41Cfq1lAog/s400/3.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;Şampiyonlar Ligi'nde grup maçları sonrasındaki çift maçlı elemeler ve final baz alındığında en başarılı 5 takım aynı zamanda Şampiyonlar Ligi tarihinin de en başarılı takımları. Manchester United bu alanda zirvede. United grup maçları katıldığında da Devler Ligi'nin en başarılı takımı ve en yakın rakibi Barcelona'nın 23 puan önünde. Ancak grup müsabakalarının sonrası göz önüne alındığında Barcelona bu sezon onları geçebilir. Aşağıdaki tabloda takımların, genel sıralamadaki yerleri, oynadıkları toplam eleme maçları (ön elemeler ve play-off hariç), galibiyet, beraberlik, mağlubiyet sayıları, topladıkları puan ve bu puanın maçlara göre ortalaması var. Barcelona, United'ın sadece 7 puan gerisinde. Tabii eleme maçlarındaki galibiyetlere 3 puan verildiğini varsayarsak. Listenin dikkat çekici noktası, toplana puanlar açısından Şampiyonlar Ligi tüm zamanlar listesinde 12. sırada olan Liverpool'ın grup maçları listeden çıkarıldığında bir anda 7. sıraya yükselmesi. Bu da onların gruptan çıktıkları sezonlarda vitesi artırdıklarını gösteriyor. Rea Madrid'in bu listede gerilemesinin nedeni son yıllardaki kötü uluslararası arena performansı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-sqmebswQiVI/Tzfw4iXknkI/AAAAAAAAWfo/nGonWCyp07w/s1600/1.jpg" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://4.bp.blogspot.com/-sqmebswQiVI/Tzfw4iXknkI/AAAAAAAAWfo/nGonWCyp07w/s1600/1.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt; &lt;br /&gt; &lt;br /&gt; &lt;br /&gt; &lt;br /&gt; &lt;br /&gt; &lt;br /&gt; &lt;br /&gt; &lt;br /&gt; &lt;br /&gt; &lt;br /&gt; &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&amp;nbsp;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;&lt;b&gt;&lt;a href="http://vliegendenederlander.blogspot.com/search?q=%C5%9EAMP%C4%B0YONLAR+L%C4%B0G%C4%B0+%C3%87%C4%B0FT+MA%C3%87LI+ELEMELER"&gt;Şampiyonlar Ligi Çift Maçlı Elemeler&lt;/a&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-sqmebswQiVI/Tzfw4iXknkI/AAAAAAAAWfo/nGonWCyp07w/s1600/1.jpg" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1317836566512638841-7967187035826151435?l=vliegendenederlander.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/feeds/7967187035826151435/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1317836566512638841&amp;postID=7967187035826151435&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/7967187035826151435'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/7967187035826151435'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/2012/02/sampiyonlar-ligi-cift-macli-elemeler-6.html' title='ŞAMPİYONLAR LİGİ ÇİFT MAÇLI ELEMELER-6'/><author><name>Flying Dutchman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02374702096591718850</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://www.hall9000.de/rubriken/spiele/rezensionen/kritiken/totalfootball_spiel4.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-V53UHFQ9is0/Tzfw6HijW1I/AAAAAAAAWfw/r41Cfq1lAog/s72-c/3.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1317836566512638841.post-5958351159770071645</id><published>2012-02-12T17:14:00.000+01:00</published><updated>2012-02-12T17:14:00.137+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Damak Tadı'/><title type='text'>BİRA GEÇİDİ vol.9: SAN MIGUEL &amp; ESTRELLA DAMM</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-XnZLaQjn5cY/TzflEJ2inaI/AAAAAAAAWfY/oXgqfJsIW9U/s1600/1.jpg" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="291" src="http://4.bp.blogspot.com/-XnZLaQjn5cY/TzflEJ2inaI/AAAAAAAAWfY/oXgqfJsIW9U/s400/1.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Efendim Barcelona yollarında bu köşe için de malzeme toplamayı unutmadık tabii. Açıkçası İspanyollar bira anlamında dünya üzerinde marka olan bir toplum değildir zira İspanya demek, Latin kültürüne kıyıdan köşesinden bağlanmak demek, ondan da öte Akdeniz kültürü demektir dolayısıyla da Kuzey Avrupa'nın tersine şarap,sangria ve bilumum egzotik içkiler İspanyolların sofralarından geçer. Ama bu demek değildir ki İspanyollar bira konusunda denediklerinde çuvallarlar. Biz de geziden sizlere 2 tane bira tanıtımıyla dönüyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;San Miguel&lt;/b&gt; bugüne kadar konuştuğum birçok kişinin oldukça olumsuz geri bildirim verdiği bir biraydı. Aslında Sa nMiguel'in kökü 1890'lara ve İspanya'dan çok uzaklara dayanıyor. Filipinler'in başkenti Manila'da Maria Barretto de Ycaza tarafından kurulan bira fabrikası uzun yıllar bu ülkedev arlığını devam ettirditen sonra 1966'da Malaga'da ikinci şubesini açıyor. 1970'de de Hollanda-İspanya ortak yapımı bir bira olan Gulder'i satın alarak merkezini Burgos'a taşıyor. 1994'te hisselerin % 18'ini alan Danone grubu 1997'de hisse oranını % 82'ye çıkartıyor. 2000 yılında hisselerin % 70'i, Mahou-San Miguel Grubu'na geçiyor ve 2005'te Danone tamamen firmadan çekiliyor, böylece fabrika tamamen İspanyol sermayesine devroluyor. Bugün pazarın % 35'i San Miguel'e ait ve bira 35 farklı ülkeye ihraç ediliyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;San Miguel tipik bir lager. Kuzey Avrupalı kardeşlerine oranla tadında biraz daha keskinlik var ama kolay içimi sayesinde İspanyol marketlerinde en fazla satılan 2 biradan bir tanesi. Sektörde tekel haline gelmişliği yok ama İspanyol biraları dendiğinde akla ilk gelen örneklerden.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-MF0RPxWYqrk/TzflFvVcjSI/AAAAAAAAWfg/gKvc0n-46oM/s1600/2.jpg" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://2.bp.blogspot.com/-MF0RPxWYqrk/TzflFvVcjSI/AAAAAAAAWfg/gKvc0n-46oM/s320/2.jpg" width="262" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Estrella Damm&lt;/b&gt; ise bana göre San Miguel'in 1 gömlek altında, gerek ambalaj gerekse de tat olarak her yanından sıkıcılık akan bir bira. Özellikle benim yaptığım gibi 2 tane arka arkaya götürdüğünüzde vasat Kuzey Avrupa biraları gözünüze hayatın anlamı gibi görünebiliyor. 1876'dan beri Barcelona'da merkezi bulunan bira fabrikası Katalanların gururlarından. Estrella Katalan dilinde "yıldız" anlamına geliyor. Yurt dışınada ihracatı olan bira Barcelona marketlerinde hatırı sayılır bir yere sahip ama yukarıda bahsettiğim gibi Sa Miguel'in yanına yaklaşamayacak bir kaliteye sahip. İspanya'ya bir gün yolunuz düştüğünde muhtemelen otelde demlenme adına bir markete gireceksiniz ve işte o zaman adresiniz San Miguel olsun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;San Miguel&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;Alkol oranı: % 5,4&lt;br /&gt;Tür: Lager&lt;br /&gt;Uyruk: İspanya&lt;br /&gt;Standart Ambalaj: Şişe (33 cl), Kutu (33cl, 50cl)&lt;br /&gt;FD'nin Notu: 3,5/5&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Estrella Damm&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;Alkol oranı: % 5,4&lt;br /&gt;Tür: Lager&lt;br /&gt;Uyruk: İspanya&lt;br /&gt;Standart Ambalaj: Şişe (33 cl), Kutu (33cl, 50cl)&lt;br /&gt;FD'nin Notu: 2,5/5&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-XnZLaQjn5cY/TzflEJ2inaI/AAAAAAAAWfY/oXgqfJsIW9U/s1600/1.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;&lt;a href="http://vliegendenederlander.blogspot.com/search?q=B%C4%B0RA+GE%C3%87%C4%B0D%C4%B0"&gt;&lt;b&gt;Bira Geçidi&lt;/b&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1317836566512638841-5958351159770071645?l=vliegendenederlander.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/feeds/5958351159770071645/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1317836566512638841&amp;postID=5958351159770071645&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/5958351159770071645'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/5958351159770071645'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/2012/02/bira-gecidi-vol9-san-miguel-estrella.html' title='BİRA GEÇİDİ vol.9: SAN MIGUEL &amp; ESTRELLA DAMM'/><author><name>Flying Dutchman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02374702096591718850</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://www.hall9000.de/rubriken/spiele/rezensionen/kritiken/totalfootball_spiel4.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-XnZLaQjn5cY/TzflEJ2inaI/AAAAAAAAWfY/oXgqfJsIW9U/s72-c/1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1317836566512638841.post-2887778674388173505</id><published>2012-02-12T16:02:00.000+01:00</published><updated>2012-02-12T16:02:31.949+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>ŞAMPİYONLAR LİGİ ÇİFT MAÇLI ELEMELER-5</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-J4Kgy_0KAs8/TzfTF9UCJ8I/AAAAAAAAWfI/zFEt6mUx4TI/s1600/1.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="252" src="http://3.bp.blogspot.com/-J4Kgy_0KAs8/TzfTF9UCJ8I/AAAAAAAAWfI/zFEt6mUx4TI/s320/1.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ruud van Nistelrooy, Nam-ı diğer "Van the Man", sadece 56 golle Şampiyonlar Ligi tarihindeki en fazla gol atan Hollandalı oyuncu değil aynı zamanda turnuvanın gruplar sonrası elemelerindeki en fazla gol kaydeden oyuncu. Malaga forması giyen golcü Manchester United ve Real Madrid formalarıyla turnuvanın bu kademesinde 6 gol kaydetti. Ancak işi tüm golleri içindeki yüzdeye vurduğunuzda ortaya çıkan tablo çarpıcı. Toplam 56 gol içinde sadece 6 golünü turnuvanın eleme maçlarında attığından % 10,71 gibi bir oran var karşımızda. Örneğin onu 5'er golle takip eden Dirk Kuijt ve Arjen Robben attıkları golleri yarı yarıya dağıtmışlar. Robben bu sezon yoluna devam ediyor Bayern Munich'le ve bu alanda liderliği ele geçirebilir. Hem Kuijt hem de Robben 1'er kez Şampiyonlar Ligi finali oynadılar. İşin içine asistleri de kattığınızda, Seedorf 3 gol ve 8 asistle liderliğe yükseliyor. Aşağıda, Hollandalıların, Devler Ligi'nde grup maçları sonrası performansının gol bazında sıralaması ve Şampiyonlar Ligi'nin tamamında attıkları golere oranı var.&amp;nbsp;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-lfOj_LygfRs/TzfTHzTdbeI/AAAAAAAAWfQ/MfIZKnVNmFQ/s1600/2.jpg" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://2.bp.blogspot.com/-lfOj_LygfRs/TzfTHzTdbeI/AAAAAAAAWfQ/MfIZKnVNmFQ/s1600/2.jpg" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;&lt;b&gt;&lt;a href="http://vliegendenederlander.blogspot.com/search?q=%C5%9EAMP%C4%B0YONLAR+L%C4%B0G%C4%B0+%C3%87%C4%B0FT+MA%C3%87LI+ELEMELER"&gt;Şampiyonlar Ligi Çift Maçlı Elemeler&lt;/a&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1317836566512638841-2887778674388173505?l=vliegendenederlander.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/feeds/2887778674388173505/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1317836566512638841&amp;postID=2887778674388173505&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/2887778674388173505'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/2887778674388173505'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/2012/02/sampiyonlar-ligi-cift-macli-elemeler-5.html' title='ŞAMPİYONLAR LİGİ ÇİFT MAÇLI ELEMELER-5'/><author><name>Flying Dutchman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02374702096591718850</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://www.hall9000.de/rubriken/spiele/rezensionen/kritiken/totalfootball_spiel4.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-J4Kgy_0KAs8/TzfTF9UCJ8I/AAAAAAAAWfI/zFEt6mUx4TI/s72-c/1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1317836566512638841.post-3822648962036941760</id><published>2012-02-12T15:19:00.000+01:00</published><updated>2012-02-12T17:17:16.589+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>ŞAMPİYONLAR LİGİ ÇİFT MAÇLI ELEMELER-4</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-cDwCXS4N6Qg/TzfJgaXpVzI/AAAAAAAAWfA/ZzYonqFiY0Y/s1600/2.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://3.bp.blogspot.com/-cDwCXS4N6Qg/TzfJgaXpVzI/AAAAAAAAWfA/ZzYonqFiY0Y/s320/2.jpg" width="219" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugünlerde ailesiyle Düsseldorf'ta yaşamaktan oldukça memnun olan Raúl González Blanco, 1999-2000 sezonundan beri Şampiyonlar Ligi'nin tüm zamanlar gol kralı ve 1997-98 sezonundan bu yana da, bu sezon başına kadar Şampiyonlar Ligi'nde aralıksız 14 sezo mücadele etmişti. Bu sezon da yoluna Schalke ile Avrupa Ligi'nde devam ediyor. Real Madrid formasıyla Şampiyonlar Ligi'nde 66 gol atmıştı Raúl, bu sayıya 5 gol daha ekledi geçtiğimiz sezon. Bu 71 gol onun bu sezon Şampiyonlar Ligi'nde halen aktif olan en yüksek gol sayısıan sahip oyuncunun 28 gol önünde olmasını sağlıyor. Lionel Messi'nin toplam 43 golü var Devler Ligi'nde. Raúl, 24 mayıs 2000 tarihinde, Valencia ile oynanan Şampiyonlar Ligi final maçında takımının ikinci golünü atıp (3-0), 21 gole ulaşmış ve toplam gol sayısında Alessandro del Piero'dan koltuğu almıştı. Del Piero oraya Jari Litmanen sonrası oturmuş, Fin oyuncu da Hristo Stoichkov'u yerinden etmişti zamanında. Raúl'un kariyerindeki Şampiyonlar Ligi maçları ve golleri sezonlara göre aşağıda. En iyi performansının 10 gol attığı 1999-2000 sezonu olduğunu görüyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://vliegendenederlander.blogspot.com/search?q=%C5%9EAMP%C4%B0YONLAR+L%C4%B0G%C4%B0+%C3%87%C4%B0FT+MA%C3%87LI+ELEMELER"&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;&lt;b&gt;Şampiyonlar Ligi Çift Maçlı Elemeler &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-KjhgYvBu3QY/TzfJfQ8RW6I/AAAAAAAAWe4/zFQq5TqmMtE/s1600/1.jpg" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://4.bp.blogspot.com/-KjhgYvBu3QY/TzfJfQ8RW6I/AAAAAAAAWe4/zFQq5TqmMtE/s1600/1.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1317836566512638841-3822648962036941760?l=vliegendenederlander.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/feeds/3822648962036941760/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1317836566512638841&amp;postID=3822648962036941760&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/3822648962036941760'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/3822648962036941760'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/2012/02/sampiyonlar-ligi-cift-macli-elemeler-4.html' title='ŞAMPİYONLAR LİGİ ÇİFT MAÇLI ELEMELER-4'/><author><name>Flying Dutchman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02374702096591718850</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://www.hall9000.de/rubriken/spiele/rezensionen/kritiken/totalfootball_spiel4.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-cDwCXS4N6Qg/TzfJgaXpVzI/AAAAAAAAWfA/ZzYonqFiY0Y/s72-c/2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1317836566512638841.post-5751435239769558079</id><published>2012-02-11T23:46:00.004+01:00</published><updated>2012-02-11T23:48:08.901+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>İŞİ OLMAYAN DA GİREBİLİR: VFL WOLFSBURG</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-mooCY_BfksI/TzbvmSg1DhI/AAAAAAAAWew/T5vYnaA9GDM/s1600/3.gif" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://3.bp.blogspot.com/-mooCY_BfksI/TzbvmSg1DhI/AAAAAAAAWew/T5vYnaA9GDM/s1600/3.gif" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Blogun &lt;a href="http://www.blogger.com/posts.g?blogID=1317836566512638841&amp;amp;searchType=ALL&amp;amp;txtKeywords=&amp;amp;label=Seyir+Defteri"&gt;seyir defteri&lt;/a&gt;nin &lt;a href="http://vliegendenederlander.blogspot.com/2011/03/flying-dutchmanin-seyir-defteri-53.html"&gt;53. maddesi&lt;/a&gt;nde 1968-69 sezonunda Bundesliga şampiyonu olan Bayern Munich'in, sezon boyunca sadece 13 oyuncu kullandığını ve bunun bir rekor olduğunu belirtmiştik. Bu sezonun başındaki &lt;a href="http://vliegendenederlander.blogspot.com/2011/08/bundesliga-tum-zamanlar-verileri.html"&gt;Bundesliga yazısı&lt;/a&gt;nda ise lig tarihinde, bir sezonda en fazla oyuncu kullanan takımın 2000-01 sezonu ile Eintracht Frankfurt olduğunu söylemiştik.O sezon takımı bir dönem Felix Magath çalıştırmıştı. Magath bu farklı oyuncu kullanma ve transfer konusunda Wolfsburg'a adım attığından beri kendini aştı. Her transfer döneminde 1 takım çıkaracak oyuncu transfer etmeye başladı. Yandaki liste bu sezon takımların kaç farklı oyuncu kullandığını gösteriyor. &lt;b&gt;36 oyuncu demek 3 takım demek&lt;/b&gt;. Ligin ilk 3 sırasındaki Borussia Dortmund, Bayern Munich ve Borussia Monchengladbach'ın en az oyuncu kullanan takımlar olması elbette tesadüf değil. Son 3 sıradaki Kaiserslautern, Freiburg ve Augsburg da listenin tepelerinde. Bu arada &lt;b&gt;Michael Skibbe&lt;/b&gt;'nin de gidişine dikkat çekelim. Eskişehir'de işler geçen seneki Frankfurt fiyaskosuna oranla iyi giderken Almanya'ya döndü ve şu ana kadar ortaya çıkan görüntü pek umut verici değil. Hertha Berlin onunla çıktığı 5 maçta (1'isi Almanya Kupası olmak üzere) 5 mağlubiyet aldı ve 1 gol atabildi. O geldiğinde 11. olan takım 15.liğe indi. Önlerinde çok kritik Borussia Dortmund ve Augsburg maçları var. Bu gidiş geçen sezonki Frankfurt gidişi. Muhtemelen düzeltecekler durumlarını ama sezon sonu Skibbe Avrupa kupaları mücadelesi veren bir takımdan küme düşmeme mücadelesi veren bir takıma yaptığı geçişten pişmanlık duyabilir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;&lt;b&gt;&lt;a href="http://vliegendenederlander.blogspot.com/2011/08/bundesliga-tum-zamanlar-verileri.html"&gt;Bundesliga Tüm Zamanlar Verileri&lt;/a&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1317836566512638841-5751435239769558079?l=vliegendenederlander.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/feeds/5751435239769558079/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1317836566512638841&amp;postID=5751435239769558079&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/5751435239769558079'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/5751435239769558079'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/2012/02/blogun-seyir-defteri-nin-53.html' title='İŞİ OLMAYAN DA GİREBİLİR: VFL WOLFSBURG'/><author><name>Flying Dutchman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02374702096591718850</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://www.hall9000.de/rubriken/spiele/rezensionen/kritiken/totalfootball_spiel4.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-mooCY_BfksI/TzbvmSg1DhI/AAAAAAAAWew/T5vYnaA9GDM/s72-c/3.gif' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1317836566512638841.post-4246637268369476155</id><published>2012-02-11T22:08:00.000+01:00</published><updated>2012-02-12T00:24:08.846+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>XAVİ'NİN ÜRETKEN SEZONU</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-JdFLAD0WxbE/TzbYQErDzHI/AAAAAAAAWeo/NRYhX_bTZ5o/s1600/1.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="480" src="http://1.bp.blogspot.com/-JdFLAD0WxbE/TzbYQErDzHI/AAAAAAAAWeo/NRYhX_bTZ5o/s640/1.jpg" width="640" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Osasuna az önce biten maçta Barcelona'yı mağlup ederken Xavi kenarda oturdu maç boyunca. Guardiola bu sezonu Kral Kupası ve Şampiyonlar Ligi'yle geçmek istiyor gibi bir hava var, zira Real kazanırsa puan farkı 10'a bağlanacak. Tabii Pep, Camp Nou'daki lig maçında ezeli rakibini mağlup ederse bu Mourinho'ya açıkça "&lt;i&gt;belki şampiyon olabilirsin ama halen en büyük benim&lt;/i&gt;" mesajı anlamına da gelir. Bugün kenarda bekleyen Xavi kariyerinin en üretken sezonnu geçiriyor gol açısından. 31 resmi maça çıktı ve şimdiden sezonluk kariyer zirvesi olan 2008-09 sezonunu yakaladı. Messi ve Fabregas'tan sonra da takımın en skorer ismi. Bu 10 golün 6'sı ligde, 2'si Copa del Rey'de, 1'i Şampiyonlar Ligi'nde 1'i de FIFA Kulüpler Şampiyonası'nda.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1317836566512638841-4246637268369476155?l=vliegendenederlander.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/feeds/4246637268369476155/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1317836566512638841&amp;postID=4246637268369476155&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/4246637268369476155'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/4246637268369476155'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/2012/02/xavinin-uretken-sezonu.html' title='XAVİ&apos;NİN ÜRETKEN SEZONU'/><author><name>Flying Dutchman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02374702096591718850</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://www.hall9000.de/rubriken/spiele/rezensionen/kritiken/totalfootball_spiel4.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-JdFLAD0WxbE/TzbYQErDzHI/AAAAAAAAWeo/NRYhX_bTZ5o/s72-c/1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1317836566512638841.post-7391264168687415466</id><published>2012-02-11T21:53:00.001+01:00</published><updated>2012-02-11T22:03:26.418+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>ŞAMPİYONLAR LİGİ ÇİFT MAÇLI ELEMELER-3</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-7kRWbZSHc3w/TzbVLUSTP5I/AAAAAAAAWeY/Ccs23C-LUKc/s1600/1.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-xKJo35Z8qNA/TzbVMHqIJuI/AAAAAAAAWeg/8GK3pPQDOL8/s1600/2.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://2.bp.blogspot.com/-xKJo35Z8qNA/TzbVMHqIJuI/AAAAAAAAWeg/8GK3pPQDOL8/s1600/2.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şampiyonlar Ligi'nde grup maçları sonrasındaki elemelerde asist performansında Ryan Giggs zirvenin adı. Giggs bu sezon bu alandaki performansını geliştiremeyecek zira Manchester United Avrupa Ligi'ne yoluna devam ediyor. Aşağıdaki tabloda göreceğiniz gibi Zidane'ın da emekliye ayrılmış olmasını göz önüne alırsak Xavi bu sezon zirveyi zorlayabilir. Listede geri kalanisimler arasında zirveyi zorlamaya en yakın aday oldukça geride olmasına rağmen Cristiano Ronaldo. Tabloda furbolcular, hangi kulüplerle bu asist sayısına ulaştıkları ve asist sayıları var. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-7kRWbZSHc3w/TzbVLUSTP5I/AAAAAAAAWeY/Ccs23C-LUKc/s1600/1.jpg" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://1.bp.blogspot.com/-7kRWbZSHc3w/TzbVLUSTP5I/AAAAAAAAWeY/Ccs23C-LUKc/s1600/1.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1317836566512638841-7391264168687415466?l=vliegendenederlander.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/feeds/7391264168687415466/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1317836566512638841&amp;postID=7391264168687415466&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/7391264168687415466'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/7391264168687415466'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/2012/02/sampiyonlar-ligi-cift-macli-elemeler-3.html' title='ŞAMPİYONLAR LİGİ ÇİFT MAÇLI ELEMELER-3'/><author><name>Flying Dutchman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02374702096591718850</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://www.hall9000.de/rubriken/spiele/rezensionen/kritiken/totalfootball_spiel4.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-xKJo35Z8qNA/TzbVMHqIJuI/AAAAAAAAWeg/8GK3pPQDOL8/s72-c/2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1317836566512638841.post-5505603825037882673</id><published>2012-02-11T16:32:00.001+01:00</published><updated>2012-02-11T16:33:23.146+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>ŞAMPİYONLAR LİGİ ÇİFT MAÇLI ELEMELER-2</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-vHgvPiU3iAY/TzaJxcR_--I/AAAAAAAAWeI/BgSDudrjIsA/s1600/1.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-Pz6-SuMJs9Y/TzaJyLFw6QI/AAAAAAAAWeQ/UJqH5xeiL6w/s1600/2.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="272" src="http://2.bp.blogspot.com/-Pz6-SuMJs9Y/TzaJyLFw6QI/AAAAAAAAWeQ/UJqH5xeiL6w/s400/2.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şampiyonlar Ligi'nde 9. kez grup maçları sonrasında son 16 takım birbiriyle çift maç usulü elemeler oynuyor. 2003-04 yılında, üstüste 2 grup statüsünün yarattığı maç trafiği nedeniyle bu tür bir sisteme geçilmişti. Arsenal, Chelsea, Olympique Lyon ve Real Madrid bugüne kadar bu yeni sistemde hiç sektirmeden son 16'ya kalan takımlar. Ancak ilginç olan bu takımların hiçbirisinin şampiyonluk kazanamaması. Arsenal 2006'da, Chelsea'de 2008'de finale gelmişti. Real Madrid geçtiğimiz sezon yarı finale kadar gelmiş ancak ezeli rakip FC Barcelona'ya boyun eğmişti. 2009-10'da da O. Lyon, Bayern Munich tarafından yarı finalde durdurulmuştu. Chelsea 9 kere geldiği son 16'dan 6 kez çeyrek finale kalmayı başardı. Arsenal ve Barcelona a 5'er kez ile onları izliyor. Barcelona'nın bu yoldan geçerek 3 kez şampiyon olduğunu hatırlatmak lazım. Katalanlar, 2003-04 sezonundan itibaren uygulanan bu yeni sistemde 1'den fazla şampiyon olan tek takım aynı zamanda. Listede yanında "*" işareti olanlar, bu sezon da son 16'ya kalan takımları gösteriyor.Sırasıyla son 16 takım arasına kalma sayısı, çeyrek finale geçiş ve şampiyonluk. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-vHgvPiU3iAY/TzaJxcR_--I/AAAAAAAAWeI/BgSDudrjIsA/s1600/1.jpg" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://2.bp.blogspot.com/-vHgvPiU3iAY/TzaJxcR_--I/AAAAAAAAWeI/BgSDudrjIsA/s1600/1.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1317836566512638841-5505603825037882673?l=vliegendenederlander.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/feeds/5505603825037882673/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1317836566512638841&amp;postID=5505603825037882673&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/5505603825037882673'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/5505603825037882673'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/2012/02/sampiyonlar-ligi-cift-macli-elemeler-2.html' title='ŞAMPİYONLAR LİGİ ÇİFT MAÇLI ELEMELER-2'/><author><name>Flying Dutchman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02374702096591718850</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://www.hall9000.de/rubriken/spiele/rezensionen/kritiken/totalfootball_spiel4.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-Pz6-SuMJs9Y/TzaJyLFw6QI/AAAAAAAAWeQ/UJqH5xeiL6w/s72-c/2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1317836566512638841.post-6970844185303336380</id><published>2012-02-11T16:23:00.001+01:00</published><updated>2012-02-11T16:23:47.910+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>ŞAMPİYONLAR LİGİ ÇİFT MAÇLI ELEMELER-1</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-fOUa9upPl2Q/TzaHfUiG0zI/AAAAAAAAWeA/iI2D-XTRdxE/s1600/2.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="300" src="http://4.bp.blogspot.com/-fOUa9upPl2Q/TzaHfUiG0zI/AAAAAAAAWeA/iI2D-XTRdxE/s400/2.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevgililer Günü'nde Şampiyonlar Ligi mücadelelerine dönüyoruz. &lt;b&gt;Lionel Messi, Andriy Shevchenko ve Raul Gonzalez, Şampiyonlar Ligi grup maçları sonrasındaki eleme turlarında bugüne kadar en fazla gol atan isimler&lt;/b&gt;. Toplamda 18 gol attılar. Bu oyuncular dışında 6 oyuncu daha 10 gol barajını geçtiler. Lionel Messi, 18 golü 43 maçta atarak sayıları oranladığınızda öne çıkıyor. Ancak kariyerlerinin son yıllarını geçiren Shevchenko ve Raul'un, henüz kariyerinin ortasına yaklaşan Messi'den daha geride olmasının sebebi, oldukça formda oldukları yıllarda Şampiyonlar Ligi'nin statüsünün değişik olması. 1999-2000 ile 2002-03 yılları arasında ilk grup mücadeleleri sonrasında eleme maçlarına geçilmiyor ve 4 grup daha oluşturuluyordu ve bu grupların sonunda çeyrek finale geçiliyordu. Listede en dikkat çekici isimlerden bir tanesi Frank Lampard, zira en yüksek yüzde ona ait. 20 maçta 13 gol atmış.Aşağıdaki listede ilgili eleme turlarında 10 gol barajını geçen oyuncular görülebilir. Belirtelim grup maçları öncesi ön eleme turları ve play-off bu listeye dahil değil. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-Yihq8j-sGak/TzaHeYNOjqI/AAAAAAAAWd4/ptFHIYg8LVA/s1600/1.jpg" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://2.bp.blogspot.com/-Yihq8j-sGak/TzaHeYNOjqI/AAAAAAAAWd4/ptFHIYg8LVA/s1600/1.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1317836566512638841-6970844185303336380?l=vliegendenederlander.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/feeds/6970844185303336380/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1317836566512638841&amp;postID=6970844185303336380&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/6970844185303336380'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/6970844185303336380'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/2012/02/sampiyonlar-ligi-cift-maci-elemeler-1.html' title='ŞAMPİYONLAR LİGİ ÇİFT MAÇLI ELEMELER-1'/><author><name>Flying Dutchman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02374702096591718850</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://www.hall9000.de/rubriken/spiele/rezensionen/kritiken/totalfootball_spiel4.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-fOUa9upPl2Q/TzaHfUiG0zI/AAAAAAAAWeA/iI2D-XTRdxE/s72-c/2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1317836566512638841.post-3523615831864006420</id><published>2012-02-10T21:05:00.000+01:00</published><updated>2012-02-10T21:06:10.414+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ezeli Rekabet'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bizden'/><title type='text'>AL SANA EL CLASICO</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-ii_zXyr3TVQ/TzV4BKbZFdI/AAAAAAAAWdw/judRtYgsu8E/s1600/Afbeelding2+099.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="480" src="http://1.bp.blogspot.com/-ii_zXyr3TVQ/TzV4BKbZFdI/AAAAAAAAWdw/judRtYgsu8E/s640/Afbeelding2+099.jpg" width="640" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yer Barcelona, mekan Carrefour....Hikayelerimizle Barcelona'dan döndük...Ayrıntısı salı günü Hayatım Futbol 20. sayıda...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1317836566512638841-3523615831864006420?l=vliegendenederlander.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/feeds/3523615831864006420/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1317836566512638841&amp;postID=3523615831864006420&amp;isPopup=true' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/3523615831864006420'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/3523615831864006420'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/2012/02/al-sana-el-clasico.html' title='AL SANA EL CLASICO'/><author><name>Flying Dutchman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02374702096591718850</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://www.hall9000.de/rubriken/spiele/rezensionen/kritiken/totalfootball_spiel4.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-ii_zXyr3TVQ/TzV4BKbZFdI/AAAAAAAAWdw/judRtYgsu8E/s72-c/Afbeelding2+099.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1317836566512638841.post-6778257230258069255</id><published>2012-02-05T08:20:00.000+01:00</published><updated>2012-02-05T08:20:23.996+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bizden'/><title type='text'>HEPINIZI MANU CHAO</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-f9MZqgnAkkk/Ty4sqNuorSI/AAAAAAAAWdo/38ixydpu810/s1600/tovy-adina-la-sagrada-familia-gaudi-cathedral-barcelona-catalonia-cataluna-catalunya-spain-europe.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://2.bp.blogspot.com/-f9MZqgnAkkk/Ty4sqNuorSI/AAAAAAAAWdo/38ixydpu810/s400/tovy-adina-la-sagrada-familia-gaudi-cathedral-barcelona-catalonia-cataluna-catalunya-spain-europe.jpg" width="300" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mourinho ve Pepe'nin bir turlu bitiremedigi Barcelona'yi bitirmek icin bugun ulkeye ucuyorum. La Masia'dir, "bir kulupten fazlasi"dir, tiyatrocu Busquets'dir hepsinin ifadesini alacagim. Kismet olursa Orta Dogu ve Balkanlarin uber dergisi &lt;a href="http://www.hayatimfutbol.com/"&gt;Hayatim Futbol&lt;/a&gt;'un 20. sayisinda Barcelona-Valencia macinin da yazisini okuyacaksiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Selametle&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ana Messi laaaaaa....anaaaaaaaaaaa&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1317836566512638841-6778257230258069255?l=vliegendenederlander.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/feeds/6778257230258069255/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1317836566512638841&amp;postID=6778257230258069255&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/6778257230258069255'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/6778257230258069255'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/2012/02/hepinizi-manu-chao.html' title='HEPINIZI MANU CHAO'/><author><name>Flying Dutchman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02374702096591718850</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://www.hall9000.de/rubriken/spiele/rezensionen/kritiken/totalfootball_spiel4.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-f9MZqgnAkkk/Ty4sqNuorSI/AAAAAAAAWdo/38ixydpu810/s72-c/tovy-adina-la-sagrada-familia-gaudi-cathedral-barcelona-catalonia-cataluna-catalunya-spain-europe.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1317836566512638841.post-4567270774112073283</id><published>2012-02-04T15:50:00.003+01:00</published><updated>2012-02-04T15:50:44.020+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Tribün Grupları'/><title type='text'>PORT SAID TRENİ</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-ZK7YNTsfCrM/Ty1FssTnpaI/AAAAAAAAWdg/vjaZDPMslb0/s1600/4.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://4.bp.blogspot.com/-ZK7YNTsfCrM/Ty1FssTnpaI/AAAAAAAAWdg/vjaZDPMslb0/s1600/4.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Al Ahly taraftarları, 73 kişinin canına mal olan, futbol holiganizminin değil, güvenlik güçlerinin "sosyo-politik bir intikam" meselesine çevirdiği Al Masry deplasmanından dönüyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1317836566512638841-4567270774112073283?l=vliegendenederlander.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/feeds/4567270774112073283/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1317836566512638841&amp;postID=4567270774112073283&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/4567270774112073283'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/4567270774112073283'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/2012/02/port-said-treni.html' title='PORT SAID TRENİ'/><author><name>Flying Dutchman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02374702096591718850</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://www.hall9000.de/rubriken/spiele/rezensionen/kritiken/totalfootball_spiel4.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-ZK7YNTsfCrM/Ty1FssTnpaI/AAAAAAAAWdg/vjaZDPMslb0/s72-c/4.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1317836566512638841.post-7957631618354304337</id><published>2012-02-04T10:05:00.001+01:00</published><updated>2012-02-04T10:11:03.214+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bizden'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Nostalji'/><title type='text'>SOLO TEST</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-v70U_5sqn2o/Tyz1-V6z3NI/AAAAAAAAWdQ/74vMGSy1DJU/s1600/1.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://1.bp.blogspot.com/-v70U_5sqn2o/Tyz1-V6z3NI/AAAAAAAAWdQ/74vMGSy1DJU/s1600/1.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşağıda bahsettik, "Hangi Solo Test yahu?" diyecekler için. Bunu bilen liseli değildir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-P4n-OYul7oo/Tyz1_DElGwI/AAAAAAAAWdU/EEElskbZrRU/s1600/2.jpg" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://2.bp.blogspot.com/-P4n-OYul7oo/Tyz1_DElGwI/AAAAAAAAWdU/EEElskbZrRU/s320/2.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1317836566512638841-7957631618354304337?l=vliegendenederlander.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/feeds/7957631618354304337/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1317836566512638841&amp;postID=7957631618354304337&amp;isPopup=true' title='6 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/7957631618354304337'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/7957631618354304337'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/2012/02/solo-test.html' title='SOLO TEST'/><author><name>Flying Dutchman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02374702096591718850</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://www.hall9000.de/rubriken/spiele/rezensionen/kritiken/totalfootball_spiel4.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-v70U_5sqn2o/Tyz1-V6z3NI/AAAAAAAAWdQ/74vMGSy1DJU/s72-c/1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1317836566512638841.post-3469718011295175438</id><published>2012-02-04T10:03:00.002+01:00</published><updated>2012-02-04T10:03:37.805+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>MİLKA'YA İNAT YEME BİZİ BULAT</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-0Q2nAUyVngI/Tyz0NR8lLMI/AAAAAAAAWco/UvjF7DMGq7Y/s1600/5.jpg" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="276" src="http://3.bp.blogspot.com/-0Q2nAUyVngI/Tyz0NR8lLMI/AAAAAAAAWco/UvjF7DMGq7Y/s400/5.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bizim ilkokulda bir Coşkun vardı. Hani her sınıfta bulunan, yaşıtlarına göre fazla gelişmiş, önlüğün altına kazak giyip okula gelen, anne babasının dünyada olmasından şikayet ettiği, feleğin sillesini yemiş, herkes beslenme çantasından kek, kaşarlı-sucuklu tost, Mey-Su Vişne Suyu çıkartırken o naylon torbaya sarılmış ekmek arası peynir-yumurta çıkaran ve daha o ekmek naylondan çıktığında "&lt;i&gt;benim adım Coşkun ben bu sınıfı yumurta kokusuna boğarım&lt;/i&gt;" diye bas bas bağıran çocuk. Derslerine hiç girmiyorum, çocuk daha doğru dürüst okuyamıyordu bile. Akradaşlarının aldığı leblebi tozunun dibini bitirirdi genelde. Solo Test'in arkasındaki başarı skalasındaki "Beyinsiz"in Coşkun'un suratına bakılarak çizildiği rivayet edilirdi. Bir gün bu para maçı yaparken, "&lt;i&gt;yenilirsem 2 gün yemek yemeyeceem&lt;/i&gt;" demişti. Tabii her konudaki mütemadiyen başarısızlığını para maçına da göstermiş, eve gitmiş, ertesi gün sınıfa geldiğinde de gurur yapıp yumurtalı ekmek getirmemişti. Ancak bu gururu ancak beslenme saatine kadar sürmüş, Coşkun'u merdiven boşluğunda Yumiyum kemirirken bulmuştuk. Velhasıl Neuchatel'in başkanı Bulat'ın hikayesini okudukça Coşkun'a bağlıyorum olayı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yine Hayatım Futbol'a atıf yapacağım ama &lt;a href="http://www.hayatimfutbol.com/index.php/2012/02/neuchatel-xamax-ve-ariza-cecen-chagaev/"&gt;18. sayıda Neuchatel Xamax dosyasını masaya yatırdık&lt;/a&gt;. Daha önce de blogda, Çeçen asıllı Rus Bulat Chagaev'in satın aldığı ve terör estirdiği kulüple ilgili &lt;a href="http://vliegendenederlander.blogspot.com/2011/08/sisko-nuri-cecen-versiyon.html"&gt;haberleri yayınlamıştık&lt;/a&gt;. Bizimki tutuklandı şu anda ve kodeste. &lt;b&gt;Son çıkışı açlık grevi&lt;/b&gt;. Avukatı Jacques Barillon açıklama yapmış "sigarayı da bıraktı" diye. Bak kardeşim Bulat, biz senin gibileri çok gördük, daha ikinci gün Milka çikolatasına yumulacaksın biliyoruz. O yüzden ne sen kendini kandır ne de bizi yemeye çalış. Zaten bu güne kadar yiyeceğini yemişsin.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1317836566512638841-3469718011295175438?l=vliegendenederlander.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/feeds/3469718011295175438/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1317836566512638841&amp;postID=3469718011295175438&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/3469718011295175438'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/3469718011295175438'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/2012/02/milkaya-inat-yeme-bizi-bulat.html' title='MİLKA&apos;YA İNAT YEME BİZİ BULAT'/><author><name>Flying Dutchman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02374702096591718850</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://www.hall9000.de/rubriken/spiele/rezensionen/kritiken/totalfootball_spiel4.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-0Q2nAUyVngI/Tyz0NR8lLMI/AAAAAAAAWco/UvjF7DMGq7Y/s72-c/5.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1317836566512638841.post-1372909560822475896</id><published>2012-02-04T09:20:00.001+01:00</published><updated>2012-02-04T09:20:48.346+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Tenis'/><title type='text'>2012 AVUSTRALYA AÇIK RAPORU</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-h_z3SUAJcEk/TyzqJjrcDXI/AAAAAAAAWcY/ISgiwI04hEw/s1600/2.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://2.bp.blogspot.com/-h_z3SUAJcEk/TyzqJjrcDXI/AAAAAAAAWcY/ISgiwI04hEw/s1600/2.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-K5GLs72qZz8/TyzqKUH9IXI/AAAAAAAAWcc/FzHECuphTgk/s1600/3.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;b&gt;&lt;a href="http://www.birgun.net/writer_index.php?category_code=1262867703&amp;amp;day=26&amp;amp;month=01&amp;amp;year=2012"&gt;2 Şubat 2012 tarihinde BirGün gazetesindeki Uçan Hollandalı köşesinde yayınlanmıştır&lt;/a&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;6 saat boyunca tenis oynadı Novak Djokovic ve Rafael Nadal, 2012 Avustralya Tek Erkekler finalinde. Avustralyalılar korttan çıkmaya başladıklarında saat sabaha karşı 2’ydi ve İspanyol tenisçi konuşmasına “Herkese günaydın” diyerek başladı. 15 seneden uzun süredir tenisi yakından takip eden ben, ilk kez bir ödül töreninde tenisçilere sıralarını beklerken oturmaları için sandalye getirildiğini gördüm. Ama saygı o kadar önemliydi ki, Nadal konuşmasını yaparken Djokovic onu ayakta dinliyordu. İşte böyle, sadece 1 hakedenin olmadığı, insanların önünde eğilmeleri gereken bir maçtı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2010 yılında Roger Federer, Avustralya Açık Tenis Turnuvası’nı kazandığından beri Nadal ve Djokovic dışında hiç bir tenisçi Grand Slam kazanamıyor. Yani son 2 yıl bu 2 tenisçinin egemenliğinde geçti. 2010 yılının son 3 Grand Slam’ini İspanyol tenisçi kazandıktan sonra Djokovic 2011’de devreye girdi ve 3 büyük turnuvayı kazandı. Nadal tahmin edildiği üzere rakipsiz olduğu Roland Garros’u hanesine yazdırdı. Bu seneyi de Djokovic geçen yılı bitirdiği gibi açtı. 5 saat 53 dakikalık final hem Avustralya Açık tarihinin en uzun maçı hem de tenis tarihinin en uzun süren finali. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Sürekli El Değiştiren Maç&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rafael Nadal beklenilmediği&amp;nbsp; şekilde üstün başladı maça. İlk seti aldığında tenisçiler tam 1 saat 20 dakika kortta kalmışlardı ve aşırı konsantrasyonla 1-0 öne geçen Nadal bu zorlu başlangıçın getirdiği ödülle biraz rahatlayınca Sırp tenisçi affetmedi ve izleyen 2 sette kortun tek hakimiydi. Aslında dördüncü sette de maçı avucunun içinde tutuyordu ve hatta oyunlarda 4-3 öndeyken Nadal’ın servis attığı oyunda 0-40’lık bir durum söz konusuydu. Servisi kırıp şampiyonluğa yaklaşmak için tek bir puana ihtiyacı vardı. Ama maçın kaderinin o puana bağlı olduğunu anlayan Nadal bir anda geri döndü. Üstüste 5 puanla oyunu aldı ve skoru 4-4’e getirdi. Seti de tie-break sonucu kazandığında kontrol tekrar ona geçmişti. Uzun ralliler ve final setinin başındaki Nadal’ın sağlamlığı bu sefer maçı Matador’un alıp götüreceği yönündeydi. Ama skor Djoker’in aleyhine 4-2 iken ve 30 vuruşluk bir ralliden sonra yere düşüp tükendiğini göstermişken bir anda rüzgar tekrar ters yönden esmeye başladı. Nakavttan dönen Djokovic inanılmaz bir dayanıklılık (bazı puanlar sonrası acı çektiği yüzünden okunuyordu ve hatta yere düşen raketini kaldırmakta zorlanıyordu) ile maçın sonuna tutundu. Dünyada belki de hiç bir tenisçinin yapamayacağını yaptı ve Nadal’ı kendi yorgunluk seviyesine çekmeyi başardı. O an çok ilginç bir ana şahit olduk. Nadal, Federer’in kendisi ile oynarken çok sıkça yakalandığı, karşısında yıkılmayan bir rakip sonrası konsantrasyon kaybı ve kötü vuruşlar performansını izletmeye başladı bize. Durum 5-5’ken artık daha kararlı olanın alacağı bir maça dönüştü. Djokovic daha 2 gün önce 5 saatlik bir maç oynamış olmasına rağmen, insanları Pazar gününde eve kapatan ve TV karşısına mıhlayan maçı bitirdiğinde Nadal’ı 7. kez üstüste bir finalde mağlup etti. Bunda maçın gerginliğini yumuşatan, esnek karakterinin de büyük etkisi var. Hatalarının onu oyundan düşürmesine izin vermiyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tabii bu maçın her şeye rağmen düşündürücü bir noktası var. Nadal, Federer ve Djokovic bize son 5 yılda tenis tarihinin en uzun süren maçlarını izlettiler nerede ise. Bir önceki neslin kralı Pete Sampras ne kazanırken ne de kaybettiğinde bu kadar uzun finaller oynamıyordu. Keza bunu Boris Becker’e kadar götürebilirsiniz. Goran Ivanisevic’in şampiyon olduğu, final seti 9-7 biten efsane 2001 Wimbledon finali 3 saati ancak geçmişti. Acaba bu, zirvedeki isimlerin tenis kalitelerinin birbirine eskisinden daha yakın olmasından mı yoksa artık bu sporun teknik ve stratejiden çok bir dayanıklılık mücadelesine dönüşmesinden mi kaynaklanıyor. İkincisi olduğu konusunda endişelerimiz var. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-K5GLs72qZz8/TyzqKUH9IXI/AAAAAAAAWcc/FzHECuphTgk/s1600/3.jpg" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://1.bp.blogspot.com/-K5GLs72qZz8/TyzqKUH9IXI/AAAAAAAAWcc/FzHECuphTgk/s1600/3.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&amp;nbsp;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Vika, Caro’nun koltuğunu aldı&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tek bayanlara yine az yer ayırdık ama şu 2 finalden sonra normal. Caroline Wozniacki, tenis tarihinde Grand Slam kazanmadan 1 numara olan her tenisçinin aldığı eleştirileri 2 yıl boyunca aldıktan sonra sonunda zirveden indi. Belarus’lu Viktoria Azarenka finalde, maçın başında bir ara 2-0 yenik duruma düşmesine rağmen arka arkaya 9 oyun kazanarak 6-3 ve 6-0’la geçti Maria Sharapova’yı. Sharapova kötü günlerini geride bıraktı ama hala bir şampiyon gibi oynamıyor. Azarenka bir Grand Slam kazandıktan sonra 1 numaraya oturan tarihteki 3. kadın tenisçi oldu. Ve Caro. Dinara Safina onunla aynı eleştirileri almış ve zirveden indikten sonra tepetaklak olmuştu. Bugün tenis kariyerine uzun bir ara vermiş durumda. Umarız Danimarkalı’nın kariyeri aynı yönde gitmez. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1317836566512638841-1372909560822475896?l=vliegendenederlander.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/feeds/1372909560822475896/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1317836566512638841&amp;postID=1372909560822475896&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/1372909560822475896'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/1372909560822475896'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/2012/02/2012-avustralya-acik-raporu.html' title='2012 AVUSTRALYA AÇIK RAPORU'/><author><name>Flying Dutchman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02374702096591718850</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://www.hall9000.de/rubriken/spiele/rezensionen/kritiken/totalfootball_spiel4.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-h_z3SUAJcEk/TyzqJjrcDXI/AAAAAAAAWcY/ISgiwI04hEw/s72-c/2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1317836566512638841.post-3882662648938750384</id><published>2012-02-04T08:41:00.002+01:00</published><updated>2012-02-04T08:42:21.457+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>GOLÜN VE GOLCÜNÜN DOST'U</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-C_Ehxb2LvKk/Tyzg1NtVQAI/AAAAAAAAWcQ/xtcFPuBAP00/s1600/1.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://4.bp.blogspot.com/-C_Ehxb2LvKk/Tyzg1NtVQAI/AAAAAAAAWcQ/xtcFPuBAP00/s1600/1.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Hayatım Futbol'un 14. sayısı için yaptığımız &lt;a href="http://www.hayatimfutbol.com/index.php/2012/01/hollandada-yilin-enleri/"&gt;Hollanda'da Yılın Enleri listesi&lt;/a&gt;nde "Yılın Forveti" kategorisinde onun ismi vardı ve aynı zamanda yılın 11'inin de hücum hattındaki ismiydi. 22 yaşında.Forvet arayan Avrupalı takımlar ara transferde onu es geçtiler. Bu sezon başı Ajax'a transferi an meselesiydi ve hatta Dost takımdan ayrılmasının kendisi için iyi olacağını açıklamıştı. Ama transfer suya düştü transferin kapanmasından saatler önce. Bu ortamda Heerenveen'li oyuncunun kendisini nasıl motive edeceği merak konusuydu ama o bütün şüpheleri boşa çıkardı. Örneğin aynen onun gibi takımdan ayrılmak için gün sayan Ajax'ın Faslı golcüsü Mounir El Hamdaoui 6 aydır genç takımla antrenmanlara çıkıyor ve sadece maaş alıyor. İlk 4 hafta çok ahım şahım başlamadı ve 4 maçta 2 gol atabildi. Ama sonra yavaş yavaş formunu buldu ve Excelsior'u 5-0 mağlup ettikleri maçta tüm gollerin altına imza atarak iyice gaza yüklendi. Son 7 lig maçında 12 golü var. 19 golle gol krallığı listesinin başında. Ayrıca kupada attığı 6 golle de bu alanda lider yani &lt;b&gt;oynadığı toplam 24 resmi maçta 25 gol attı&lt;/b&gt;. Onun bu performansı 1996-97 tarihinde Heerenveen formasıyla 24 gol atan Jon-Dahl Tomasson'u geride bırakmasını sağladı ve 1991-92 sezonunda 25 gol atan Erik Tammer'i yakaladı. &lt;b&gt;Kulüp tarihinde 1 sezonda resmi maçlarda ondan fazla gol atan tek bir isim var&lt;/b&gt;. 2006-07 sezonunda 40 resmi maçta 37 gol atan Brezilyalı Afonso Alves. Şu an Katar'ın Al-Rayyan takımında forma giyiyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1317836566512638841-3882662648938750384?l=vliegendenederlander.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/feeds/3882662648938750384/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1317836566512638841&amp;postID=3882662648938750384&amp;isPopup=true' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/3882662648938750384'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/3882662648938750384'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/2012/02/golun-ve-golcunun-dostu.html' title='GOLÜN VE GOLCÜNÜN DOST&apos;U'/><author><name>Flying Dutchman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02374702096591718850</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://www.hall9000.de/rubriken/spiele/rezensionen/kritiken/totalfootball_spiel4.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-C_Ehxb2LvKk/Tyzg1NtVQAI/AAAAAAAAWcQ/xtcFPuBAP00/s72-c/1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1317836566512638841.post-7026590634594344790</id><published>2012-01-30T21:24:00.001+01:00</published><updated>2012-01-30T21:26:51.730+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sinema'/><title type='text'>TINKER, TAILOR, SOLDIER, SPY</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-Q1-FMCQi0nQ/Tyb7xcTFx6I/AAAAAAAAWcI/YRQJRcqlMlc/s1600/1.jpg" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="480" src="http://3.bp.blogspot.com/-Q1-FMCQi0nQ/Tyb7xcTFx6I/AAAAAAAAWcI/YRQJRcqlMlc/s640/1.jpg" width="640" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-Q1-FMCQi0nQ/Tyb7xcTFx6I/AAAAAAAAWcI/YRQJRcqlMlc/s1600/1.jpg" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;/a&gt;&amp;nbsp;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Robert Mitchum'un ağır giden karanlık filmlerini hatırlattı bana İngiliz sinemasının 2011'de çıkardığı en ilginç&lt;br /&gt;işlerden birisi olan "Tinker, Tailor, Soldier, Spy". Asıl adıyla David John Moore Cornwell, yazarlıktaki takma adıyla John le Carré'nin 1974 yılında piyasaya sürdüğü roman 5 yıl sonra BBC tarafından sinemaya uyarlandı. Alec Guinness kitabın baş kahramanı George Smiley rolündeydi. İngilizler 30 yıl sonra projeyi yine masaya getirdiler. Yardımlarına koşan blogda da övgüye boğduğumuz, benim gibi vampir filmlerinden hiç hazzetmeyen bir adamı bile kendisine hayran bırakmış "Lat Den Ratte Komma In"'in İsveçli yönetmeni Tomas Alfredson oldu. Alfredson yurt dışına ilk çıktığında, İsveç'te çektiği 4 filmdeki o ağır havayı, kitap ve dizinin atmosferine son derece başarılı şekilde oturtmayı başardı ve İngilizlerin oldukça başarılı uyguladığı, kısa rolleri olan çok sayıda başarılı oyuncunun bir araya gelmesiyle oluşan kadro formülünü de arkasına alıp sınıfı geçti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gary Oldman'ın Smiley rolünü aldığı ve fazlasıyla Alec Guinness'i analiz ettiği her anından belli olan filmde, İngiliz istihbarat teşkilatının, Rusların içlerine sızdırdığı köstebeği bulmak için, zorunlu olarak emekli edilen bir istihbarat üyesini tekrar görevlendirmesini konu alıyor. Film Budapeste'nin Buda tarafında, Buda Kalesi'nin (Budin) önünde başlıyor ve İngiltere'ye ulaştıktan sonra İstanbul'a uğrayıp İngiltere'de finali yapıyor. İstanbul, beyaz perdede görmeye alışmadığımız ölçüde oldukça modern şekilde tasvir edilmiş ve gayet hoş bir sanat yönetimi mevcut. Bir saat gibi tıkır tıkır işleyen filmin finali de oldukça dingin ama grilimli biçimde son bulduğunda, seyirciyi etkilemek için ucuz manevralara başvurmayan kapı gibi bir casusluk draması kalıyor geriye. Oldman, bir Oscar adaylığı aldı filmdeki rolü ile. Colin Firth, Tom Hardy, John Hurt, Toby Jones, Mark Strong, Benedict Cumberbatch, Ciarán Hinds ihtişamlı kadronun oyuncuları. 2011'de batıdan çıkmış en iyi filmlerden birisi karşımızda.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1317836566512638841-7026590634594344790?l=vliegendenederlander.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/feeds/7026590634594344790/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1317836566512638841&amp;postID=7026590634594344790&amp;isPopup=true' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/7026590634594344790'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/7026590634594344790'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/2012/01/tinker-tailor-soldier-spy.html' title='TINKER, TAILOR, SOLDIER, SPY'/><author><name>Flying Dutchman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02374702096591718850</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://www.hall9000.de/rubriken/spiele/rezensionen/kritiken/totalfootball_spiel4.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-Q1-FMCQi0nQ/Tyb7xcTFx6I/AAAAAAAAWcI/YRQJRcqlMlc/s72-c/1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1317836566512638841.post-7555820221091226178</id><published>2012-01-30T20:52:00.001+01:00</published><updated>2012-01-30T20:52:47.136+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>AVCI, HAYALET'İN REKORUNA GÖZÜNÜ DİKTİ</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-YZi8QMJquZ4/Tyb0qjKc7pI/AAAAAAAAWbw/B6h4TcE-llw/s1600/2.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-rPa-i0_S2g8/Tyb0sKRZ0lI/AAAAAAAAWb4/iqLpBwY7Wq0/s1600/3.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="270" src="http://3.bp.blogspot.com/-rPa-i0_S2g8/Tyb0sKRZ0lI/AAAAAAAAWb4/iqLpBwY7Wq0/s400/3.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Klaas-Jan Huntelaar son dakikalarında sonucu bağlanan FC Köln-Schalke 04 maçında, bu sezonki gol sayısını 16'ya çıkardı. Bu 16 golü 18 maçta atmış olmasının yanı sıra 2003-04 sezonunda &lt;b&gt;Roy "&lt;i&gt;Das Phantom&lt;/i&gt;" Makaay'ın Bayern formasıyla sahip olduğu rekora da gözünü dikti&lt;/b&gt;. Makaay, o sezon çıktığı 32 maçta 23 golün altına imzasını koymuştu. Huntelaar Almanya Kupası ve Avrupa Ligi'ni de içine kattığınızda 29 resmi maçta 27 kez rakip fileleri havalandırdı. 5 kez kupada 6 kez de Avrupa'da golü var, ligdeki 16 golünün yanında. Aşağıda Bundesliga tarihinin 1 sezon içindeki en golcü Hollandalı oyuncuları var. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-YZi8QMJquZ4/Tyb0qjKc7pI/AAAAAAAAWbw/B6h4TcE-llw/s1600/2.jpg" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://1.bp.blogspot.com/-YZi8QMJquZ4/Tyb0qjKc7pI/AAAAAAAAWbw/B6h4TcE-llw/s1600/2.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1317836566512638841-7555820221091226178?l=vliegendenederlander.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/feeds/7555820221091226178/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1317836566512638841&amp;postID=7555820221091226178&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/7555820221091226178'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/7555820221091226178'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/2012/01/avci-hayaletin-rekoruna-gozunu-dikti.html' title='AVCI, HAYALET&apos;İN REKORUNA GÖZÜNÜ DİKTİ'/><author><name>Flying Dutchman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02374702096591718850</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://www.hall9000.de/rubriken/spiele/rezensionen/kritiken/totalfootball_spiel4.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-rPa-i0_S2g8/Tyb0sKRZ0lI/AAAAAAAAWb4/iqLpBwY7Wq0/s72-c/3.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1317836566512638841.post-4287676251832053809</id><published>2012-01-30T10:00:00.000+01:00</published><updated>2012-01-30T17:51:20.773+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='İnceleme'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>GÖSTERİNİN FUTBOLU-FUTBOLUN GÖSTERİSİ: OYUNSUZ FUTBOLA DOĞRU</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-lJveoooKc3c/TyPAm097RhI/AAAAAAAAWaw/FjznB2t7QxA/s1600/1.jpg" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://1.bp.blogspot.com/-lJveoooKc3c/TyPAm097RhI/AAAAAAAAWaw/FjznB2t7QxA/s1600/1.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Futbol ve siyaset kesişmesi üzerine bize belirli aralıklarla yazılar paslayan Osman Bulugil yine siyasi doktrinlerle sahadaki futbolu bağdaştırdığı bir yazıyla karşımızda...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;by Osman Bulugil&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"&lt;i&gt;Biz futbolcular tavuklar gibiyiz, tüm hareketlerimiz kontrol altında, her zaman katı kurallara tabiyiz; bütün yaptıklarımız devamlı tekrarlanan hareketlerden ibaret&lt;/i&gt;.”-Paul Gascoigne&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Günümüz futbolunda artık yaratıcılık körelme eğilimi içinde. Oyunun estetiğinin pek de bir anlamı yok. Artık oyunu ne kadar tek tipleşen eğiliminde oynayabildiğiyle değerlendiriliyor takımlar. Durum böyle olunca, futbolun geleceğinde robotlaşmış bir oyun(cular)a eviriliyor, tabi bunun karşısında artık inatla estetik oyuna, futboldaki yaratıcığa vurgu yapmamız gerekiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Premier Lig, bugün futbol dünyasının en önde gelen ligi konumunda. 1992–93 yılında kurulmasından bu yana birçok yönüyle diğer ligleri de etkisi altına almaya başladı. “En iyi futbol” un oynandığı lig olarak sıkça öne çıkartılan ligde artık birer makine haline gelmiş takımları izliyoruz. Yabancı oyuncuların ülkeye gelebilmesindeki FIFA sıralamasında ilk 70 ülkelerin milli takımlarında yüzde yetmiş beş oranında oynama şartı bile birçok şeyi gösteriyor: Yani liglerine en iyi oyuncuların gelmesini istiyorlarsa, şöyle bir algıdan söz edebiliyoruz: “en iyi futbolcular milli takımlarında istikrarlı oynayan futbolculardır”. Bu aslında şunu gösteriyor: istediklerinin yetenekli bir futbolcular olmadığını. Tam da “istikrar” la açıklayabileceğimiz bir makinenin dişlisini Premier Lig’e getirebilmek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Örneğin Premier Lig’de Everton ile Fulham arasındaki futbolun farkından bahsetmek zor. Premier Lig’de nasıl makine gibi oynadıkları değil de, neleri yapamadıklarına bakmak gerekiyor. Basit bir orta saha analizi yaparsak: Premier Lig’de oyunun iki yönünü de oynayabilen orta saha oyuncusuna veya ‘on numaraya’ pek rastlayamazsınız. Fakat defansif özellikleri yanında ileriye koşular yapabilen savaşkan orta saha oyunlarına her takımda bulabilirisiniz. Franz Beckenbauer, (futbolda ilk kez defanstan ileriye 40–50 metrelik drippling’i icat etmişti) tarzında bir defansın veya Ronaldinho gibi bir on numaranın Premier Lig’deki herhangi bir kulüpten yetişebilmesi, hatta bu tarz bir oyuncunun bu ligde oynayabilmesi neredeyse imkansız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/--LlmqztmRFY/TyPAnkBljZI/AAAAAAAAWa4/Z2nIsRlA9Qs/s1600/2.jpg" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://4.bp.blogspot.com/--LlmqztmRFY/TyPAnkBljZI/AAAAAAAAWa4/Z2nIsRlA9Qs/s1600/2.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;Premier Lig diğer liglere bir dayatma ilişkisi içinde: Premier Lig üzerinden endüstriyel futbolun sömürüsünün dayatılması. Bu noktada sahadaki oynanan futbol da, kapitalizmin küresel sömürüsünden bağımsız şekillenen bir eğilim taşımıyor. Fiziki gücün öne çıktığı, sert ve maç boyu ikili mücadelelerin didişmelerden öteye gitmediği, oyuncuların mevkilerine çakılı oynamak ve sadece ona verilen görevi yapmaya odaklandıkları, gösterinin pazarlanmasını izliyoruz. Teknik adına herhangi bir gelişme ya da icattan söz edemiyoruz. Futbolu değerlendirmeleri takımların fiziki kapasitesine göre yapılıyor. Sahada aslında 22 kişiden oluşan bir tek bir makinenin parçalarını izliyoruz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Endüstriyel futbolun göz bebeği konumunda olan Premier Lig’deki yönetim, kurallar ve oynanan futbol, en iyinin resmi olarak ortaya konuluyor ve birçok ligi de etkisi altına alıyor. Bu noktada Premier Lig’in bu karakteri, diğer liglere de bir anlamda model olarak dayatılıyor. Artık Premier Lig’den transfer edilen bir savaşkan orta saha oyuncusu için, geldiği ligdeki algı, sadece Premier lig’den gelmesinden dolayı bile, futbolu bildiği yönünde oluyor. Tabii aslında geldiği ligde oynanan bir futboldan söz edebilirsek… &lt;br /&gt;Yaratıcılık ve Latin Amerika&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Günümüz futbolunda oyun tarzları yok oluyor, yaratıcılık minimize oluyor, &lt;b&gt;bu körelmeyle beraber ‘robotlaşmış’ oyuncular da çoğalıyor&lt;/b&gt;. Takımların formalarını değiştirseniz, artık hiçbirini tanıma şansınız yok. Endüstriyel futbolda kazanmaktan başka hiçbir çarenin olmadığı vurgusu dönüşümde etkenlerden biri. Buna, sporcunun performansını sürekli (aynı zamanda sınırsız?) artırmaya yönelik bütün çalışmaları da ekleyebiliriz. Yani sporun tekno-bürokratik niteliği.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bununla ilişkili olarak &lt;b&gt;bio-iktidardan &lt;/b&gt;bahsetmemiz gerekiyor: Bio-iktidar, kapitalizmin vazgeçilmez unsurudur ve yaşama iki türlü müdahalesi vardır, bunlardan birincisi (özellikle futbolla ilişkili olarak) bedene makine olarak yaklaşır ve bu disiplinci iktidardır. Bedenin disipline edilmesi, yeteneklerin optimize edilmesi ve daha verimli hale getirerek ekonomik denetim mekanizmalarıyla bütünleşmesine neden oluyor. Foucault’a göre bu, insan bedenin anatomi-politiğidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-CwWVRR3l_QQ/TyPAoaFz6NI/AAAAAAAAWbA/N92kRvMZWZI/s1600/3.jpg" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://2.bp.blogspot.com/-CwWVRR3l_QQ/TyPAoaFz6NI/AAAAAAAAWbA/N92kRvMZWZI/s400/3.jpg" width="371" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Oyunun izleyenlere bir tarafıyla ilham veren ‘estetiği’ artık konu değil&lt;/b&gt;. Seyircilerin odağı burası değil. Artık takımlarının ne kadar ‘yıldız’ aldıkları, kulübün nasıl yatırım yaptığı, başkanlarının söylemleriyle, futbolcuların maaşlarıyla vb. ilgileniyor. Bu süreç oyun taktiklerinin evrimini de içeriyor. Genelde, 2–3-5’ten, 4–5-1’e (anlayışa göre 5-4-1) olan eğilim olarak açıklanıyor. Tabi burada rakamları fetişistleştirmeyeceğimizi söyleyelim. Vurgulayacağımız şey, bugün ‘Açık’ oyundan bahsetmenin bile ne kadar zor olduğu. Taktikler ‘ürkek’ bir oyuna eviriliyor. Orta sahada iki ceza sahası arasında alanı kat edebilen, mücadele gücü yüksek, ikili mücadelelerde didişmeyi iyi yapabilen, ‘savaşkan’ orta saha oyuncuları var artık. 10 numarayı mumla arayacağımız bir eğilimin içindeyiz. Mesela Mourinho’nun Inter’in başındayken Barcelona’yı elediği Şampiyonlar Ligi yarı final maçında (2010’da), Inter’in topla oynama oranı yüzde 16’ydı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Futbolda estetik dediğimizde, ilk aklımıza gelen Latin Amerika’da, bir futbol tarzından söz edebiliyoruz. Bu tarzı, amaca (gol olarak niteleniyor, ama bazen her şey güzel bir pasla başlayabilir!) ulaşmak için mutlaka gerekli olmayan, fakat oyuna zarafet katan hareketlerin oluşturduğu bir üslup diyebiliriz. Latin Amerika, iklimiyle, sömürgecilikten kalma Avrupa bağlarıyla, direnişleriyle Avrupa’dan farklı bir eğilimde oldu, olmaya da devam ediyor. Bu oyun tarzı, izleyenlere karşı zarif oyunu ve zaman zaman da bununla bütünleşen bir şenliğe karşılık geliyor. Örneğin, Latin Amerikalı oyuncuların maç içinde gol sevinçleriyle, gülümsemeleri, hislerini mimikleriyle yansıtmaları (bunu benzer olarak Akdeniz’de de bulabiliyoruz) görürken, Avrupa’da (Akdenizli kuzeyli ayrımı yapabiliriz), özellikle kuzeylilerde daha donuk, daha kızgın, gergin yarışmacılar görüyoruz (özellikle Premier Lig’de. Tabi Latin Amerikalı oyuncuları da Premier Lig’de kendilerine benzetebiliyorlar).&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-lJveoooKc3c/TyPAm097RhI/AAAAAAAAWaw/FjznB2t7QxA/s1600/1.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Premier Lig’de makinen bir dişlisine dönüşme eğiliminden çok uzaklarda Latin Amerika’nın sahillerinde hala ‘futbol’ oynamaya çalışan, estetik olabilmenin, yaratabilmenin, birçok insanca duyguyu yaşayabilmenin, ‘amac’ın önüne geçtiği çocuklar top oynuyorlar hala, çıplak ayakla…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;by Osman Bulugil&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendisine yazılarıyla ilgili görüş ve soruları iletmek için mail adresi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;osmanbulugil@gmail.com&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1317836566512638841-4287676251832053809?l=vliegendenederlander.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/feeds/4287676251832053809/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1317836566512638841&amp;postID=4287676251832053809&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/4287676251832053809'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/4287676251832053809'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/2012/01/gosterinin-futbolu-futbolun-gosterisi.html' title='GÖSTERİNİN FUTBOLU-FUTBOLUN GÖSTERİSİ: OYUNSUZ FUTBOLA DOĞRU'/><author><name>Flying Dutchman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02374702096591718850</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://www.hall9000.de/rubriken/spiele/rezensionen/kritiken/totalfootball_spiel4.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-lJveoooKc3c/TyPAm097RhI/AAAAAAAAWaw/FjznB2t7QxA/s72-c/1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1317836566512638841.post-7664430823818899759</id><published>2012-01-28T15:14:00.002+01:00</published><updated>2012-01-28T15:16:22.030+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Tribün Grupları'/><title type='text'>KURABİYE CANAVARI VAK 410</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-p9uXaoCw9Kg/TyQCbY1VgXI/AAAAAAAAWbg/sDQF_m39ZJY/s1600/4.JPG" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="426" src="http://4.bp.blogspot.com/-p9uXaoCw9Kg/TyQCbY1VgXI/AAAAAAAAWbg/sDQF_m39ZJY/s640/4.JPG" width="640" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-OiI6Jvllp4U/TyQCYncQb-I/AAAAAAAAWbY/t1HmnuVVQ-w/s1600/3.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Her AZ-Ajax maçı bundan sonra hadiseli mi olacak bilmiyorum. Wesley adındaki manyak sahaya atladığından beri, atladığı maçı da sayarsak 3 maç oynandı. Birisinde tribünde çocuklar vardı diğerinde de kurabiyeler sahneye çıktı. Ne kurabiyesi? Hikaye trajikomik. AZ önce sahadan çekilip sonra &lt;b&gt;&lt;a href="http://vliegendenederlander.blogspot.com/2012/01/velet-arenadan-az-galip-cikti.html"&gt;Velet Arena&lt;/a&gt;&lt;/b&gt;'da Ajax'ı kupadan eledikten sonra, geçtiğimiz pazar günü Ajax'ı kendi evinde konuk edince Alkmaar belediyesi buzları eritmek için Ajax'lı taraftarlara maç öncesi, aşağıda resmini gördüğünüz&lt;b&gt; kurabiye&lt;/b&gt;leri dağıttı. Peki denyo VAK 410 (Ajax'ın en baskın tribün grubu) ne yaptı? O &lt;b&gt;kurabiyeleri&lt;/b&gt; yemek yerine rakip oyuncu Maarten Martens kendi tribünlerinin önünden korner atarken &lt;b&gt;sahaya fırlattılar&lt;/b&gt;. Neyse ki kurabiyelerden yaralanan olmadı (!). Maç bitti. Hollanda Futbol Federasyonu konuyla ilgili soruşturma başlattı ama Ajax'ı değil AZ'i sorumlu tutuyorlar. AZ Genel Direktörü Toon Gerbrands da "&lt;i&gt;biz adamlara jest yaptık, bunlar ne anlatıyor&lt;/i&gt;" diye olayı eleştirdi. Bir dahaki maçta Alkmaar belediyesinin yerinde olsam hepsine acı biber turşusu dağıtırım. Sahaya kendilerini atarlar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-OiI6Jvllp4U/TyQCYncQb-I/AAAAAAAAWbY/t1HmnuVVQ-w/s1600/3.jpg" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="266" src="http://2.bp.blogspot.com/-OiI6Jvllp4U/TyQCYncQb-I/AAAAAAAAWbY/t1HmnuVVQ-w/s400/3.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1317836566512638841-7664430823818899759?l=vliegendenederlander.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/feeds/7664430823818899759/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1317836566512638841&amp;postID=7664430823818899759&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/7664430823818899759'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/7664430823818899759'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/2012/01/her-az-ajax-mac-bundan-sonra-hadiseli.html' title='KURABİYE CANAVARI VAK 410'/><author><name>Flying Dutchman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02374702096591718850</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://www.hall9000.de/rubriken/spiele/rezensionen/kritiken/totalfootball_spiel4.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-p9uXaoCw9Kg/TyQCbY1VgXI/AAAAAAAAWbg/sDQF_m39ZJY/s72-c/4.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1317836566512638841.post-9010848352432183013</id><published>2012-01-28T14:50:00.003+01:00</published><updated>2012-01-28T15:19:41.398+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Damak Tadı'/><title type='text'>BİRA GEÇİDİ vol.8: TYSKIE</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-aGGxgdibT5w/TyP8h8Wr3lI/AAAAAAAAWbI/N132Mwdd_xk/s1600/1.jpg" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="395" src="http://4.bp.blogspot.com/-aGGxgdibT5w/TyP8h8Wr3lI/AAAAAAAAWbI/N132Mwdd_xk/s640/1.jpg" width="640" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bildiğiniz gibi AB'ye girdikleri andan itibaren Polonyalılar ülkeden yeni bir "Kavimler Göçü" başlattılar. İngiltere topraklarının bir bölümünü işgal ettiler ve sonra da İngilizce konuşan nüfusun fazla olduğu diğer ülkelere akmaya başladılar. Hollanda'da bunlardan birisi. Şu an 130 kişilik mevcutu olan bizim şirkette, şirketin kurucusu olan Almanlardan sonra en fazla Polonyalı var. Biz misal youtube yasaklandığında "&lt;i&gt;ülkeden gtme zamanı geldi&lt;/i&gt;" diye ortaya dökülüyoruz ya, bu elemanlar "&lt;i&gt;ekonomik kriz olduğunda hiç panik yapmadık, niye yapalım ki, herkes 'dünyada Polonya'da yaşamaktan daha kötü ne olabilir' şeklinde düşündü&lt;/i&gt;" diyorlar. Yani bizi de aşmışlar. Bugün Lady Gaga Euro 2012'de kullanacakları Varşova'daki Stadyumu açıyor hayırlısıyla. Ama bizim derdimiz Tyskie isimli, Polonya'nın yurt dışına ihraç ettiği ve en azından vasatı aşabilmiş biraları.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Efendim, Tyskie bira fabrikası, 1629 yılında, yani Osmanlı İmprataorluğu ile Safevi Devleti arasında Revan Kalesi civarında çarpışmalar olurken, Katowice'ye 20 kilometre uzaklıktaki Tychy'de kuruldu. Hatta &lt;b&gt;IV. Murat&lt;/b&gt; Lehistan Seferi'nden sonra doğuya yönelmiş, içkiye karşı çok katı kuralları olan IV. Murat'ın, Lehistan'ı kontrol altına almaya çalıştığı yıllarda Tychy'de bir bira fabrikası kurulmuştur ve bu açıdan da ironiktir. Hatta ve hatta, II. Viyana Kuşatması'nda Osmanlı ordularını Kahlenberg'de yenilgiye uğratan ordunun başındaki &lt;b&gt;Jan Sobieski&lt;/b&gt; de 1629 yılında doğmuştur ve Tyskie biralarının kapağında da Sobieski'yi simgeleyen bir taç bulunur. Hatta Merzifonlu Kara Mustafa Paşa'yı yenilgiye uğratan Sobieski için Papa "Viyana'nın Kurtarıcısı" ifadesini kullanmıştır. Lehler 450 yıldan fazladır bu birayı içiyorlar kısacası. Polonya pazarının % 18'ine sahip olan Tyskie AB'ye girişin de etkisiyle Avrupa pazarına açılmaya başladı. Hollanda'da bundan nasibini aldı tabii.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-jM2tbixQi-M/TyP8kOkNk0I/AAAAAAAAWbQ/k92aiikpD_M/s1600/2.PNG" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://3.bp.blogspot.com/-jM2tbixQi-M/TyP8kOkNk0I/AAAAAAAAWbQ/k92aiikpD_M/s320/2.PNG" width="241" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tyskie bilindik bir Lager. Her Habsburg etkisinin görüldüğü Orta Avrupa ülkesinin, tipik kafaya oynayan biralarından birisi. Eğer güçlü bir biraya geçiş yapılacaksa Duvel, Leffe Blond gibi ya da bir stout öncesine yerleştirilirse ısınma turu için gayet ideal. Arka arkaya içilirse bir süre sonra tekdüzelik ve sıkıcılık kendini gösterebiliyor zira kendisi için &lt;b&gt;bira dünyasının Michael Carrick'i &lt;/b&gt;demek mümkün. Yani oynarsa "&lt;i&gt;yararlı adam bu aslında&lt;/i&gt;" dersin ama oynamazsa da "&lt;i&gt;tam Carrick'in maçıydı&lt;/i&gt;" diyeceğin an olmaz. Tyskie iddiası belli bir yere kadar olan, potansiyeli belli, zaman geçirmek için içilen bir biradır. Asla bir A kalite değildir, ama Polonya'dan yolunuz geçerse de elbette tatmadan dönmeyin. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Alkol oranı: % 5,6&lt;br /&gt;Tür: Lager&lt;br /&gt;Uyruk: Polonya&lt;br /&gt;Standart Ambalaj: Şişe (33 cl), Kutu (50cl)&lt;br /&gt;FD'nin Notu: 3/5&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;&lt;a href="http://vliegendenederlander.blogspot.com/search?q=B%C4%B0RA+GE%C3%87%C4%B0D%C4%B0"&gt;Bira Geçidi &lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1317836566512638841-9010848352432183013?l=vliegendenederlander.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/feeds/9010848352432183013/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1317836566512638841&amp;postID=9010848352432183013&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/9010848352432183013'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/9010848352432183013'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/2012/01/bira-gecidi-vol8-tskie.html' title='BİRA GEÇİDİ vol.8: TYSKIE'/><author><name>Flying Dutchman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02374702096591718850</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://www.hall9000.de/rubriken/spiele/rezensionen/kritiken/totalfootball_spiel4.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-aGGxgdibT5w/TyP8h8Wr3lI/AAAAAAAAWbI/N132Mwdd_xk/s72-c/1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1317836566512638841.post-8677705033976103806</id><published>2012-01-28T10:14:00.002+01:00</published><updated>2012-01-28T10:14:38.277+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='2012 Afrika Uluslar Kupası'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>CHARLY MOUSSONO</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-Z_jwIbi1SWU/TyO64PLtXAI/AAAAAAAAWao/vw7rAkQleQw/s1600/2.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="330" src="http://2.bp.blogspot.com/-Z_jwIbi1SWU/TyO64PLtXAI/AAAAAAAAWao/vw7rAkQleQw/s400/2.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hem Nijer'in 2-0 hem de dün Fas'ı 3-2 mağlup ettikleri maçta Gabon milli takımını izleyeceklerin gözüne mutlaka çarpmıştır. Sol bek olarak görev yapan, 22 numaralı formayı giyen&lt;b&gt; Charly Moussono&lt;/b&gt; isimli futbolcu. Böyle adamları gördükçe insanın futbola olan sevgisi, özveri denen şeyin varlığına inancı artıyor. Moussono &lt;b&gt;yolda görseniz, 1 ay içinde bir salgın hastalıktan bu dünyadan göçeceğini düşüneceğiniz&lt;/b&gt;, 1.65 boyunda. Muhtemelen 60 kilo civarında, dolayısıyla çelimsiz, ufak tefek, rüzgar esse uçacak dediğiniz bir adam. Yukarıdaki fotoğrafta Hadji'yle karşılaştırdığınızda boyutları hakkında bir fikir sahibi olmuşsunuzdur. Yaşı 27. Gabon Ligi'nde, Missile takımında top koşturuyor. Yani takımındaki birçok oyuncu gibi Avrupa görmüşlüğü de yok. Öyle silik bir adam ki wikipedia'da ismiyle ilgili bir açıklama da yok. Hani linki mavi değil kırmızı olan adamlardan. Kendisi hakkında zaten internette doğru dürüst bir kaynak bulmak bile mümkün değil. Sahaya çıktığında eğri-büğrü duran bu adam, her maça hayatının maçı gibi çıkıyor ve takımıyla şimdiden çeyrek finale kaldı. Benim için şimdiden turnuvanın onbirinde sol bek mevkiisine oturdu. Nijer'le oynanan ilk maçta, takımının attığı ikinci gol onun sol kanattan uçarcasına yaptığı bindirmeyle geldi. "Aşırı kara" adamların takımı Gabon umarız ilerlemeye devam eder, biz de bu cüsse fakiri-futbol zengini adamı izlemeye devam ederiz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1317836566512638841-8677705033976103806?l=vliegendenederlander.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/feeds/8677705033976103806/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1317836566512638841&amp;postID=8677705033976103806&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/8677705033976103806'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/8677705033976103806'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/2012/01/charly-moussono.html' title='CHARLY MOUSSONO'/><author><name>Flying Dutchman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02374702096591718850</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://www.hall9000.de/rubriken/spiele/rezensionen/kritiken/totalfootball_spiel4.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-Z_jwIbi1SWU/TyO64PLtXAI/AAAAAAAAWao/vw7rAkQleQw/s72-c/2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1317836566512638841.post-2239524107887213031</id><published>2012-01-28T10:00:00.002+01:00</published><updated>2012-01-28T10:01:09.437+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sinema'/><title type='text'>A SEPARATION</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-O4uXf53zCx8/TyO2YsiSl1I/AAAAAAAAWag/gshixyhpH3o/s1600/1.jpg" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://1.bp.blogspot.com/-O4uXf53zCx8/TyO2YsiSl1I/AAAAAAAAWag/gshixyhpH3o/s400/1.jpg" width="270" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Artık herkesin, dünya üzerinde o sene yapılmış en iyi filmleri değil, Amerikan endüstrisinden çıkmış ve lobisi iyi yapılmış fimleri ödüllendirdiğini anlaması gereken Oscar Akademisi'nin bile kayıtsız kalamadığı bir film oldu A Separation. Ya da orijinal adıyla &lt;b&gt;Codayi-i Nadir ez Simin&lt;/b&gt;. Nadir ve Simin'in ayrılığı. Akademi üyeleri yüzeyseldirler, yabancı dilde filmleri sevmezler bu tabii sadece onlara değil Hollywood endüstrisinden çıkmış her türlü ödül törenine özgüdür. Ricky Gervais'in geçtiğimiz yıl Altın Küre Ödüllerinde "&lt;i&gt;şimdi sahneye gelecek insanlar insanlar göz kamaştırıcı ve yakışıklı, bu iyi oldu çünkü sunacakları ödül En İyi Yabancı Dilde Film ve bu ödülü Amerika'da kimse sallamıyor&lt;/i&gt;" demesi boş değil. Ancak A Separation'ın şöyle bir başarısı oldu. Akademi ödüllerinde yabancı dilde film için ayrılmış kategoriyi geçip En İyi Orijinal Senaryo ödülüne de aday oldu. Yönetmen Asghar Farhadi bana göre bu yapıtıyla en iyi yönetmen ve hatta en iyi filme de aday olmalıydı, özellikle de artık en iyi film adaylarına 9-10 film alınabiliyorken. Ama dediğim gibi çok da sallamamak lazım. Son yıllarda çok fazla Hollywood etkisinin görüldüğü yönüne eleştiri alan Berlin Film Festivali'nde Farhadi, Altın Ayı'yı kazanmakla kalmadı, filmin oyuncuları (ki filme adını veren karakterleri canlandıranlar) Leila Hatami ve Peyman Moaadi de en iyi aktör ve aktris ödüllerini alıp götürdüler. Bir çok eleştirmen İran sinemasının bu son harikasını 2011'in en iyi filmi olarak görüyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Ayrılıkların ortaya çıkardığı en tipik duygulardan birisi olan "ikilem" üzerine enfes bir yapıt&lt;/b&gt; desek filmi özetlemiş oluruz herhalde. Bir çok kişi de serbest bir "Suç ve Ceza" uyarlaması diyor zaten. Ortada bir suç, bu suçun kaçınılmaz bir sonucu olan ceza ve bu cezayı çeken bir dolu insan var. Her biri film boyunca karşı karşıya kaldıkları yol ayrımlarında karar vermek zorunda kalıyor. Simin'in yıkılan evliliğine dönüp dönmeme ikilemi, Nadir'in yalan uğruna kızını yalnız bırakıp bırakmama ikilemi, Termeh'nin anne-babasını birleştirme uğruna daha çocuk yaşta masumiyetini kaybetmesi ikilemi, Razieh'nin kocasının sağlığı ve huzuru için gerçeklerle yüzleşememe ikilemi...Bütün bu yol ayrımlarında, yönetmen Farhadi o kadar duru ve yorumdan uzak bir dil tutturuyor ki film akıp gidiyor. Farhadi'nin en büyük başarısı tutturduğu bu müthiş denge, resmen önümüzde bir yıkılan evlilik ve getirdikleri belgeseli izliyoruz. Film içerisinde bir kaç kez izleyici kimin haklı olduğu yönündeki fikrini değiştirebiliyor ve işte bu yüzden bu "ikilem" duygusuna çok ustaca çekilebiliyor. Filmin finali dahi bu duygudan kopmadan ve filmin geneline ihanet etmeden karşımıza çıkıyor. İranlı yönetmen bize bırakıyor tüm yorumları...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tabii çok ince şekilde çizilmiş, din, İran toplumunda kadının yeri, ahlak, evlilik portrelerinin önünde de saygıyla eğilmek gerekiyor. Filmin karakteri Houjat, bir sahnede Simin'e "&lt;i&gt;bizi sürekli karılarını döven vahşi insanlar mı sanıyorsunuz?&lt;/i&gt;" derken İran'dan dışarıya da bir mesaj yolluyor adeta....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İzleyin izletin....Hem sevinmek için güzel bir sebep de var...Hollywood, tüm dünyada yapılmış ustaca filmleri alıp yeniden çevrime sokma işini İran filmleri için yapmıyor politik sebeplerle...Dolayısıyla bu filmi batıramayacaklar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Baban Alzheimer hastası, senin baban olduğunu bile bilmiyor...&lt;br /&gt;-Ben onun babam olduğunu biliyorum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1317836566512638841-2239524107887213031?l=vliegendenederlander.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/feeds/2239524107887213031/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1317836566512638841&amp;postID=2239524107887213031&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/2239524107887213031'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/2239524107887213031'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/2012/01/separation.html' title='A SEPARATION'/><author><name>Flying Dutchman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02374702096591718850</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://www.hall9000.de/rubriken/spiele/rezensionen/kritiken/totalfootball_spiel4.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-O4uXf53zCx8/TyO2YsiSl1I/AAAAAAAAWag/gshixyhpH3o/s72-c/1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1317836566512638841.post-7727634298718043304</id><published>2012-01-28T00:10:00.003+01:00</published><updated>2012-01-28T00:10:59.880+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>KIRMIZI KURDELE TERK</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-Vpgksw0FS4M/TyMug0VX_WI/AAAAAAAAWaY/rIejs_9OlFU/s1600/2012_1_sya1ece959289000.jpg" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://2.bp.blogspot.com/-Vpgksw0FS4M/TyMug0VX_WI/AAAAAAAAWaY/rIejs_9OlFU/s1600/2012_1_sya1ece959289000.jpg" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Askerde yazıcıydım. E fizik desen pek yok, dördüncü ayın sonuna doğru 2 barfiks çekebilmiştim ama ikincisi (ki bu sonuncusu oluyor) sonrasında gidip çeşmeye ağzımı 30 saniye boyunca dayamıştım. E elimiz de klavye tutuyor çok şükür, "TSK'nın devlet memurları" dediğim başçavuşun emrindeydim 5 buçuk ay boyunca. Sağolsun bizim Şaban başçavuş da sabırlı adamdı, sadece 1 kez bana defalarca "farklı kaydet" emri vermesine rağmen ben "kaydet" şeklinde ısrarla emre itaatsizlik yapınca, "&lt;i&gt;Fırat senin de kartuşunu s...ecem haaaaa&lt;/i&gt;" diye beni karargahtan kovmuştu ama olur o kadar. 2 dakika sonra geri çağırmıştı yine. Askerde bir kere "üniversite mezunu" olmanızdan mütevellit kısa dönem olmanın bir laneti de vardır. Nedense bazı rütbeli askerler zaman zaman cidden bilmediklerinden, zaman zaman da gıcıklarından üniversitede askerlikle ilgili şeyler öğretildiğini sanırlar. Örneğin bir gün bir uzman çavuş bana "&lt;i&gt;üst yazı yazmayı nasıl bilmezsin, bi de üniversite okudum diye geziyorsun&lt;/i&gt;" demişti. Ha gerçi o yine iyi...."&lt;i&gt;Öyle üniversitede mala vurmaya benzemez, sürünün&lt;/i&gt;" diyenden iyiydi tabii. Askeriyede, üniversite ortamında her gün grup seks yapıldığını sanan bazı insanlar var maalesef....Neyse ben üst yazı ve oradan da Harry Redknapp'a gelecektim konu nereye geldi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Severim Harry Redknapp'ı. Bizim hoca olmasından değil sadece, yüzünde tipik İngiliz ifadesi vardır ama aslında mağrurluktan çok Sussex Golf Kulübü'nden çıkıp fasıla gidecek de bir tip vardır. Portsmouth'da görev yaptığı dönemde başkan Milan Mandaric ile beraber vergi yolsuzluğu yaptığı iddiası sebebiyle mahkemedeydi dün. Kendisine sorulmuş bu yolsuzluk iddiaları. Adam masum olduğunu göstereyim derken kendini daha beter malzeme yaptı. Söyledikleri şu özetle. "&lt;i&gt;Bilgisayarlara aram sıfırdır, hayatımda bugüne kadar tek bir e-mail bile atmadım, hayatım boyunca hiç faks çekmedim ve telefonla sms atmayı da bilmem, bilgisayarda hiçbir şey yazamadığım için kaydetmem de imkansızdır. Utanarak söylüyorum ama son derece dağınık bir insanım. Kulüpteki insanlara sorabilirsiniz, maç öncesi kadroları ben doldurmam, bütün mali işlerimi muhasebecim yapar, faturaları karım öder, hayatımda oturup mektup yazmışlığım yoktur, yazsam da 2 yaşında bir çocuk gibi yazarım ve noktalama hataları yaparım....&lt;/i&gt;."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hocam "&lt;i&gt;ben vergi kaçırdım&lt;/i&gt;" desen daha iyiydi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1317836566512638841-7727634298718043304?l=vliegendenederlander.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/feeds/7727634298718043304/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1317836566512638841&amp;postID=7727634298718043304&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/7727634298718043304'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/7727634298718043304'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/2012/01/kirmizi-kurdele-terk.html' title='KIRMIZI KURDELE TERK'/><author><name>Flying Dutchman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02374702096591718850</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://www.hall9000.de/rubriken/spiele/rezensionen/kritiken/totalfootball_spiel4.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-Vpgksw0FS4M/TyMug0VX_WI/AAAAAAAAWaY/rIejs_9OlFU/s72-c/2012_1_sya1ece959289000.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1317836566512638841.post-1068730374141109563</id><published>2012-01-25T22:00:00.002+01:00</published><updated>2012-01-25T22:01:03.867+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>BEN ŞİMDİ OĞLUMA NE DİYECEĞİM PEPE?</title><content type='html'>&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-qpgICok87h8/TyBtJ9B9WdI/AAAAAAAAWaQ/0Z8w6B9L6bQ/s1600/1.jpg" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://4.bp.blogspot.com/-qpgICok87h8/TyBtJ9B9WdI/AAAAAAAAWaQ/0Z8w6B9L6bQ/s1600/1.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peşin peşin söyleyeyim bunu hatırlayan liseli değildir. 80'lerin sonunda futbolda şiddet karşıtı politikalardan birini desteklemek için yapılmış bir reklam filmi vardı. 10 yaşlarında bir çocuk babasından kendisini maça götürmesini istiyor, sonunda bir gün eve gelen babasının maça götürme kararı üzerine sevinçten havalara uçuyor, kaşkolu formasıyla maça gidiyor ama maç içindeki sertlikten, tribünlerdeki küfürden korkup her sert harekette her küfürde suratı şekilden şekile giriyor, maç bitip eve geldiklerinde de "&lt;i&gt;anneeeee&lt;/i&gt;" diye koşup annesine sarılıyordu. Bir halta yaramadı tabii reklam filmi. Sonra o çocuğa ne oldu bilmiyorum. Elin Almanı bana bu filmi hatırlattı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bildiğiniz gibi az sonra, Barcelona karşısına, geçtiğimiz hafta Kral Kupası'nda oynanan maçın rövanşı için çıkacak olan Pepe Messi'ye yaptığı hareketten yırttı. Çünkü ortada bir hakem raporu yoktu. Daha doğrusu vardı da bu hareketle ilgili bir detay yoktu. İspanya'da henüz İngiltere'deki gibi "&lt;i&gt;ben hakemi sallamam arkadaş kapı gibi görüntü var elimde&lt;/i&gt;" anlayışı yok. Hal böyle olunca bizimki bu akşam da daha 5. dakikadan yardırmaya başlayacak. Ha öte yandan sırf bu adam, Mourinho, Busquets gibi film adamlar için izliyorum El Clasico'yu zira gına geldi bu iki takımı izlemekten. Pepe'ye ceza gelmedi ama Katalanlara gönül vermiş, &lt;b&gt;Katalunya'da yaşayan bir Alman olan Stefan Froreich, Pepe'yi Barcelona mahkemesine verdi. Código Penal, yani İspanya Ceza Kanunu'nun 147. maddesini ihlalden&lt;/b&gt;. Bir de yürek dağlayan açıklama vermiş basına. "&lt;i&gt;6 yaşında oğlum bu görüntüyü gördü. Ben şimdi ona ne diyeceğim, bunlar sahada olan şeyler mi dyeceğim&lt;/i&gt;" diye tribünlere de oynamış. Ceza falan geleceği yok tabii Pepe'ye. Bu dünyaya biçmeye gelmiş olan Portekizli mesaisine devam edecek. Allah senin cezanı verecek birini gönderecek ama.......(akabinde Yedi Bela Hüsnü ufuktan belirir)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1317836566512638841-1068730374141109563?l=vliegendenederlander.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/feeds/1068730374141109563/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1317836566512638841&amp;postID=1068730374141109563&amp;isPopup=true' title='7 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/1068730374141109563'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/1068730374141109563'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/2012/01/ben-simdi-ogluma-ne-diyecegim-pepe.html' title='BEN ŞİMDİ OĞLUMA NE DİYECEĞİM PEPE?'/><author><name>Flying Dutchman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02374702096591718850</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://www.hall9000.de/rubriken/spiele/rezensionen/kritiken/totalfootball_spiel4.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-qpgICok87h8/TyBtJ9B9WdI/AAAAAAAAWaQ/0Z8w6B9L6bQ/s72-c/1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>7</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1317836566512638841.post-6745789358823166468</id><published>2012-01-23T19:56:00.001+01:00</published><updated>2012-01-23T19:56:43.856+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sinema'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>BEN YIKILMAM</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-XG7_KLzJ6qM/Tx2sihNPjLI/AAAAAAAAWaI/qHCqy2jK7zk/s1600/2.gif" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://1.bp.blogspot.com/-XG7_KLzJ6qM/Tx2sihNPjLI/AAAAAAAAWaI/qHCqy2jK7zk/s1600/2.gif" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hafta sonunda Ajax, AZ'e kaybetmeyip, PSV de puan kaybedince, Steve McClaren'in dönüşünden gaz alan Twente 5 gollü bir galibiyet aldı ve zirveyle arasını kapattı. Bu sezonun finali efsane bir sezon hikayesi daha çıkartabilir bize. Önümüzdeki hafta sonu ise Feyenoord ve Ajax "Klassieker"de karşı karşıya gelecekler ve bununla ilgili bir yazıyı ya Hayatım Futbol'da ya da bu sayfalarda okuyacaksınız. Onun öncesinde biz ligin en pes etmeyen takımlarının listesini verelim.Yani 1-0 geriye düştükten sonra pes etmeyip maça tekrar tutunanlar. Ajax bu alanda lider. Frank de Boer'un takımı bu sezon oynadığı 18 maçın 8'inde 1-0 geriye düştü ama bunların sadece 1'ini kaybetti. O da 2 Ekim 2011'de 1-0 geri düştükleri Gorningen maçı. Kalan 7 maçın 2'sini kazanıp 5 maçta da beraberliği kurtardılar. Excelsior ise bu sezon 12 maçta 1-0 mağlup duruma düştü ve bunların hiçbirinde skoru döndüremedi. 2 kez 1 puanı ancak kurtarıp 10 kez de mağlup oldular. Takımların mağlup duruma düştükleri maç sayısı, galibiyet, beraberlik, mağlubiyet sayıları, o maçlarda topladıkları puan ve ortalama yukarıda. Ajax'ın şerefine Cüneyt abimizin "Nadiieeaaaaeeaaaa" diye bağırdığı "Yıkılmayan Adam"dan bir sahne ile bitiriyoruz.....Önce Peruvian Flüt Band müzikleriyle başlayan sonra da Edip Akbayram'a geçen sahne sonunda ayakta ölen adam Cüneyt Arkın'a buyurun....Şu diyaloglar Motorcycle Diaries filminde yoktu ulan...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="315" src="http://www.youtube.com/embed/BVefF8WTVI8" width="420"&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Bunları gören uyana, insan nereye gidebilir, mutluluğu nerde bulur? Ezilenlerin, acı çekenlerin, benim gibi sürgünlerin vatanı nerdedir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yürü be...konu Ajax'tan nereye geldi...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1317836566512638841-6745789358823166468?l=vliegendenederlander.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/feeds/6745789358823166468/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1317836566512638841&amp;postID=6745789358823166468&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/6745789358823166468'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/6745789358823166468'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/2012/01/ben-yikilmam.html' title='BEN YIKILMAM'/><author><name>Flying Dutchman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02374702096591718850</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://www.hall9000.de/rubriken/spiele/rezensionen/kritiken/totalfootball_spiel4.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-XG7_KLzJ6qM/Tx2sihNPjLI/AAAAAAAAWaI/qHCqy2jK7zk/s72-c/2.gif' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1317836566512638841.post-4135845926615931589</id><published>2012-01-23T19:24:00.000+01:00</published><updated>2012-01-23T19:24:24.943+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>AÇ Bİ 35'LİK DAHA</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-qizTh2zTeZ8/Tx2ltFjM59I/AAAAAAAAWaA/6zfDho-KKGE/s1600/1.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="509" src="http://3.bp.blogspot.com/-qizTh2zTeZ8/Tx2ltFjM59I/AAAAAAAAWaA/6zfDho-KKGE/s640/1.jpg" width="640" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Lionel Messi, Real Madrid'in taklacı Meksikalısı Hugo Sanchez'e ait olan, 4 sezon üstüste tüm sezon toplamında 35 golü geçen tek oyuncu olma unvanına ortak olmuş durumda. Malaga karşısında yaptığı hat-trick onun Katalunya'da yaptığı 14. hat-trickti. Bu sezon 32 maçta gol sayısını 36'ya çıkardı. 1986-90 yılları arasında Hollandalı Leo Beenhakker Real Madrid'in başındayken İspanya ve Avrupa kupaları toplamında sırasıyla 41, 35, 37 ve 42 gol atmıştı. Bir Hollandalı'nın yönetiminde bu başarıya ulaşan adamı, bir Hollandalı'nın (Frank Rijkaard) ilk kez kadroda düzenli olarak yer vermeye başladığı bir başka adam yakaladı. Messi son 4 sezondur (bu sezon elbet daha bitmedi) 38, 47, 53 ve 36 gol amış durumda. Gollerin yıllara ve maç sayısına göre dağılımı yukarıda&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1317836566512638841-4135845926615931589?l=vliegendenederlander.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/feeds/4135845926615931589/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1317836566512638841&amp;postID=4135845926615931589&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/4135845926615931589'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/4135845926615931589'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/2012/01/ac-bi-35lik-daha.html' title='AÇ Bİ 35&apos;LİK DAHA'/><author><name>Flying Dutchman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02374702096591718850</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://www.hall9000.de/rubriken/spiele/rezensionen/kritiken/totalfootball_spiel4.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-qizTh2zTeZ8/Tx2ltFjM59I/AAAAAAAAWaA/6zfDho-KKGE/s72-c/1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1317836566512638841.post-3449567451802266425</id><published>2012-01-23T19:10:00.004+01:00</published><updated>2012-01-23T19:19:42.352+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>1 KORNER 3 PENALTI</title><content type='html'>&lt;iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="315" src="http://www.youtube.com/embed/O-Qzf8Arz5k" width="560"&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kuzey İrlanda Ligi'nin dördünüsü Coleraine'in orta saha oyuncusu Paul Owens'ın resitalini izleyeceksiniz. Biz Şükrü Gülesin ve Mustafa Denizli'yi biliyoruz ama Owens'ınki bir maçta 2 kere korneri doğrudan ağlara göndermek ve hatta hat-tricki kaçırmak olunca onu da buraya alalım istedik. Üstelik Owens geçen hafta Kuzey İrlanda Kupası'nda takımı Larne Tech Old Boys'u 3-2 mağlup ederken de kornerden gol atmıştı.Takımı 3-1 kazandı hafta sonu. 3 korner bir penaltıya gerek yok, Owens'ın kornerleri penaltıya bağlamış zaten. Yalnız vuruş tekniğindeki "şişirme" ekolü de gözlerden kaçmadı değil.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1317836566512638841-3449567451802266425?l=vliegendenederlander.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/feeds/3449567451802266425/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1317836566512638841&amp;postID=3449567451802266425&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/3449567451802266425'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/3449567451802266425'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/2012/01/1-korner-3-penalti.html' title='1 KORNER 3 PENALTI'/><author><name>Flying Dutchman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02374702096591718850</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://www.hall9000.de/rubriken/spiele/rezensionen/kritiken/totalfootball_spiel4.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://img.youtube.com/vi/O-Qzf8Arz5k/default.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1317836566512638841.post-4911675376462985485</id><published>2012-01-22T20:43:00.003+01:00</published><updated>2012-01-22T20:50:00.567+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Nostalji'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>EFSANE SEZON 5: 2001-02 İTALYA</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-sbRF1-SZgIo/TxxlTei5aMI/AAAAAAAAWZQ/o53oDWSmmEw/s1600/3.jpg" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://1.bp.blogspot.com/-sbRF1-SZgIo/TxxlTei5aMI/AAAAAAAAWZQ/o53oDWSmmEw/s1600/3.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Efsane sezon serimizin yarısına geldiğimizde rotayı çizmeye çevirmenin zamanı geldi. Bir aksilik olmazsa bu serinin her ayağında farklı bir lige yer vereceğiz. 5 Mayıs 2002 tarihi İtalya Ligi için unutulmaz günlerden bir tanesiydi. Unutulmazdı, çünkü bugün Orduspor'un başında bulunan ve daha önce 2 kez Mallorca ile 2 kez de Valencia ile yerel ve uluslararası turnuvaların finalini kaybeden Hector Cuper kariyerindeki ilk şampiyonluğu elde edebilirdi. Stadyumdaki 80 bin kişinin, hatta rakip seyircilerin bile onları desteklediği bir günde kaybettiler. Hikayeye başlayalım. İtalyanların &lt;span style="color: red;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt; “&lt;b&gt;La favola del 5 Maggio&lt;/b&gt;”yani "5 Mayısın Hikayesi" olarak anlattığı hikayeye.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2001-02 sezonunda, Inter'de Marco Tardelli'den boşalan teknik direktörlük görevine, son 2 sezon Valencia ile 2&amp;nbsp; Şampiyonlar Ligi finali oynamış ve sırasıyla Real Madrid ve Bayern Munich'e kaybetmiş olan Arjantinli teknik adam &lt;b&gt;Hector Cuper&lt;/b&gt; getirildi. Inter 1989'dan beri lig şampiyonu olamıyordu ve Lippi ile Tardelli dönemleri tam bir hüsrandı. Francesco Toldo, Fiorentina'dan transfer edilerek kale sağlama alındı. &lt;b&gt;Emre Belözoğlu ve Okan Buruk&lt;/b&gt; Galatasaray'dan transfer edildiler. Christian Vieri, Mohammed Kallon, Alvaro Recoba'dan oluşan hücum hattı elbette 2 senedir sakatlıklar sebebiyle ortalarda görünmeyen Ronaldo'yu da bekliyordu. Javier ve Cristiano Zanetti, Stephane Dalmat, Luigi di Biagio, Clarence Seedorf, Dario Simic, Nicola Ventola, Ivan Cordoba, Marco Materazzi gibi isimler de katıldığında kadro müthiş bir güç haline geliyordu. Öyle ki Farinos, Vivas, Gresko, Sergio Conçeicao, Grigorios Georgatos gibi isimler bu kadronun önemsiz adamları gibi görünüyorlardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-WfuVgv_31mA/TxxltLWBihI/AAAAAAAAWZ4/8QNzmYz_J3U/s1600/1.jpg" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://3.bp.blogspot.com/-WfuVgv_31mA/TxxltLWBihI/AAAAAAAAWZ4/8QNzmYz_J3U/s400/1.jpg" width="270" /&gt;&lt;/a&gt; Ezeli rakip Milan sezona Fatih Terim ile başladı. O sezonun hikayesini &lt;a href="http://vliegendenederlander.blogspot.com/2011/02/fatihin-rossonerisi.html"&gt;Fatih'in Rossoneri'si&lt;/a&gt; yazısında bulmak mümkün. Son şampiyon, Fabio Capello yönetimindeki Roma ise kadrosunda bulundurduğu 6 Brezilyalı'ya ilaveten Batistuta, Delvecchio, Totti, Montella dörtlüsünün birbirine alternatif olduğu müthiş forvet hattıyla yine şampiyonluk adaylarındandı. Salas, Nedved, Trezeguet, Davids, Thuram gibi oyuncuları İtalyan oyuncularının etrafına çok iyi yerleştiren Juventus'ta, teknik direktör Marcelo Lippi ise Alessandro Del Piero, Antonio Conte, Gianluca Zambrotta, Gianluca Pessotto ve tabii ki Gianluigi Buffon gibi yerli oyuncuları ile devrede olacağını daha ligin başında gösterdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Inter lige ilk 5 haftada 4 galibiyetle başladı. 5. haftada Georgatos'un golüyle Bologna 1-0 mağlup edildi ve liderlik koltuğuna oturuldu. Ondan önceki 4 hafta Juventus zirvenin sahibiydi. 7. haftada Milano derbisinde Fatih Terim'in takımı onları 4-2 mağlup etti ve liderlikten indirdi.Luigi del Neri'nin sürpriz takımı Chievo liderlik koltuğuna oturmuştu. Inter'in şansı Roma'nın sezona kötü başlaması Juventus'un da 5 ve 9. haftalar arası tek bir galibiyet alamamasıydı ve siyah beyazlılar bu süre zarfında Roma'ya evinde mağlup olup Torino derbisinde beraberliğe razı oldu. 9. hafta Juventus-Inter maçı da 0-0 bitti ve 11. hafta Lazio Juventus'u evinde 1-0 mağlup etti. Lippi'nin takımı ilk 11 haftada sadece 4 galibiyet alabilmişti ve kendisine 5. sırada yer buldu. Inter ise 12. hafta Atalanta'yı deplasmanda 4-2 mağlup edip liderlik koltuğuna oturdu. 14. hafta lider ile takipçinin maçında, San Siro'da Inter ve Chievo karşı karşıya geldi. İtalyan futbol tarihinin en yaratıcı-mütevazi hücum ikililerinden Bernardo Corradi ve Massimo Marazzina'nın 1'er golü ile konuk ekip 2-1 kazandı ve liderlik koltuğunu geri aldı. Bu sırada Roma ve Juventus da galibiyet serisine başlamıştı ve bu 4 takım ilk 4'ü oluşturdular. AC Milan o sırada Fatih Terim'i kovmuş ve Carlo Ancelotti'yi göreve getirmişti, bu hoca değişikliği onları sezon sonuna kadar şampiyonluk yarışından uzak tuttu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3 takım devre arasından sonra ilk 3 sıraya yerleştiler. Christian Vieri'nin muhteşem formu 11 ve 21. haftalar arasındaki 11 haftada sadece 1 maçı boş geçmişti. Inter 24. hafta Udinese'yi evinde 3-2 mağlup etti ve ilk 4 haftadan sonra ilk kez liderliğe yükselen Juventus'un Torino derbisinde 2-2 berabere kalması ile koltuğu devraldı. 26. hafta Juventus'la 2-2 berabere kalıp 28. haftada Roma'yı 3-1 mağlup ettiler. Takım 30. haftada kendi evinde çok kritik bir Atalanta maçı kaybetti. Liderlikte kaldılar ama Juventus ve Roma'nın nefesi artık iyiden iyiye hissedilmeye başlanmıştı. Son 4 haftaya girilirken Cuper'in takımı 62 puanla liderdi, Roma 60 puanla onu takip ediyordu ve Juventus 59 puandaydı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-tp7BtRracUk/TxxlStaSO2I/AAAAAAAAWZI/Zyf-InTnssc/s1600/2.jpg" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="280" src="http://1.bp.blogspot.com/-tp7BtRracUk/TxxlStaSO2I/AAAAAAAAWZI/Zyf-InTnssc/s400/2.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;31. haftada 3 takım da kazandı. Juventus Milan'ı Arjantinli defans oyuncusu Chamot'nun kendi kalesine attığı golle 1-0 mağlup etti. Inter Guardiola'nın penaltı golüyle 1-0 mağlup duruma düştüğü Brescia maçını 80 ve 83. dakikalarda Ronaldo'nun attığı gollerle kurtardı. Roma da Parma'yı 3-1 ile geçti. 32. haftada hem Roma hem de Inter takıldı. Roma Milan'ı geçemedi, Inter ise sezonun ilk yarısında kendilerine darbe vuran Chievo'yu deplasmanda da mağlup edemedi. Federico Cossato'nun 90. dakikadaki golü Inter'in 1 puana razı olmasına sebep olmuştu. Inter 66 puanla liderlik koltuğunda kaldı. Juventus 65 puanla ikinciliğe oturdu ve 64 puanla üçüncülüğe indi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;33. hafta yine kayıpsız geçildi. Roma, 1 hafta önce Inter'i çelmeleyen Chievo'yu 5-0 ile geçti. Juventus, Inter'e 2 hafta önce ecel terleri döktüren Brescia'yı 5'ledi. Bu 2 skor adeta Inter'in son haftalardaki stresinin bir göstergesiydi. Inter Piacenza'yı 3-1 mağlup etti ve&lt;b&gt; son haftaya 69, 68, 67 gibi heyecanın dorukta olduğu bir sıralamayla girildi&lt;/b&gt;. 3 takım da deplasmana gidecekti. Roma sene boyunca Juventus'tan 4 puan çalan Torino deplasmanına giderken Juventus küme düşmeme mücadelesi veren Udinese deplasmanına gitti. Inter ise işi en zor olandı. Roma Olimpiyat Stadyumu'nda Lazio karşısına çıkacaklardı. Lazio'lu taraftarların hiçbirisi kazanmak istemiyordu çünkü Inter'i mağlup etmeleri halinde ezeli rakip Roma'nın şampiyon olma şansı vardı. Olimpiyat Stadyumu'nda 70 bini aşkın taraftarın tümü Inter'i destekleyecekti. Hector Cuper kariyerindeki bir başka finale gelmişti ve her şey kendi elindeydi. 5 Mayıs 2002 tarihinde bütün maçlar aynı tarihte başladılar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Juventus daha 11 dakika içinde Trezeguet ve Del Piero'nun golleri ile 2-0 öne geçti. Ancak sadece Inter değil Lazio tribünlerini de ayağa kaldıran gol, 1 dakika sonra Christian Vieri'nin sağ kanattan kullanılan korner atışı sonucunda oluşan karambolde yaptığı vuruşla geldi. Inter Lazio önünde 1-0 öne geçmişti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-qJvpaFIGG-U/TxxlWiwaZpI/AAAAAAAAWZw/cnroKHHsINc/s1600/7.jpg" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="245" src="http://4.bp.blogspot.com/-qJvpaFIGG-U/TxxlWiwaZpI/AAAAAAAAWZw/cnroKHHsINc/s400/7.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;b&gt;Karel Poborsky&lt;/b&gt; 19. dakikada kendi taraftarlarının dahi yuhaladığı bir gole imza atarak durumu 1-1'e getirdi. 5 dakika sonra Luigi di Biagio yine sağ kanattan kullanılan bir kornere ön direkte kafayı vurarak takımını tekrar öne geçirdi. Ancak Çek Poborsky'nin "&lt;i&gt;ben bu oyunu bozarım&lt;/i&gt;" tavrı devrenin son dakikasında da devam etti ve Inter defansının kafayla Toldo'ya vereceği geri pasını önceden sezen futbolcu araya girerek maça 2-2'lik eşitliği getirdi. Devreler bittiğinde Juventus Inter'in üzerine çıkmıştı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cuper ikinci devrede Emre Belözoğlu dahil olmak üzere tüm kozlarını sahaya sürdü ama kaderinden kurtulamayacaktı. Önce 1997-99 yılları arasında Inter forması giymiş Diego Simeone, sonra da Simone Inzaghi Lazio adına golleri sıraladılar. Bu sırada Roma da Torino deplasmanında Cassano ile golü bularak 1-0 öne geçmişti. Destekledikleri Inter'in kendi takımlarını alt edemeyeceğini gören Laziolular bu sefer 2-0 öndeki Juventus'un gol yememesini beklemeye başladılar. Korktukları olmadı. Maçlar o şekilde bitti ve Juventus 71 puanla şampiyon oldu. Roma 70 puana yükselmiş, Cuper de 69 puanla yine şampiyonu alkışlamak zorunda kalmıştı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-H-ro2ZaQ8gU/TxxlUpgOmVI/AAAAAAAAWZc/IIlcxUTfNlE/s1600/5.jpg" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://2.bp.blogspot.com/-H-ro2ZaQ8gU/TxxlUpgOmVI/AAAAAAAAWZc/IIlcxUTfNlE/s320/5.jpg" width="305" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cuper'in bu laneti 7 yıl sonra da karşısına çıktı. Aris ile Yunanistan Kupası finalinde Panathinaikos'a mağlup oldular. Juventus o sezondan sonra izleyen sezon da şampiyon oldu. Inter şampiyon olabilmek için Moggipoli Skandalına kadar beklemek zorunda kalacaktı.Terezeguet o hafta 1 gol attı ve gol sayısını 24'e çıkardı ama, son hafta Piacenza formasıyla 2 gol atan Dario Hubner onu yakaladı ve krallığı paylaştılar. Vieri'nin 22 golü Inter'e yetmedi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son haftaya kadar Roma ve Inter 17'şer hafta, Juventus ise sadece 5 hafta liderlik koltuğunda oturmuştu ve Juventus'un bu 5 haftasının 4'ü ilk 4 haftadaydı. Kısacası o koltuğa en az oturan takım sezon sonunda şampiyonluğu kucaklamıştı. O günün görüntüleri aşağıdaki videodan izlenebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;object width="320" height="266" class="BLOG_video_class" id="BLOG_video-f18f11b4f97a7e32" classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11cf-96B8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/get_player"&gt;&lt;param name="bgcolor" value="#FFFFFF"&gt;&lt;param name="allowfullscreen" value="true"&gt;&lt;param name="flashvars" value="flvurl=http://v11.nonxt8.googlevideo.com/videoplayback?id%3Df18f11b4f97a7e32%26itag%3D5%26app%3Dblogger%26ip%3D0.0.0.0%26ipbits%3D0%26expire%3D1331838225%26sparams%3Did,itag,ip,ipbits,expire%26signature%3D493B1D9F210EB15669D4BD02067245C5C436D463.3C4A6F1C3767B20CD25C432C0EDE01F9DAFA3746%26key%3Dck1&amp;amp;iurl=http://video.google.com/ThumbnailServer2?app%3Dblogger%26contentid%3Df18f11b4f97a7e32%26offsetms%3D5000%26itag%3Dw160%26sigh%3DKwCpTOZ3hVgXPAj6UXxa5gLzLeU&amp;amp;autoplay=0&amp;amp;ps=blogger"&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/get_player" type="application/x-shockwave-flash"width="320" height="266" bgcolor="#FFFFFF"flashvars="flvurl=http://v11.nonxt8.googlevideo.com/videoplayback?id%3Df18f11b4f97a7e32%26itag%3D5%26app%3Dblogger%26ip%3D0.0.0.0%26ipbits%3D0%26expire%3D1331838225%26sparams%3Did,itag,ip,ipbits,expire%26signature%3D493B1D9F210EB15669D4BD02067245C5C436D463.3C4A6F1C3767B20CD25C432C0EDE01F9DAFA3746%26key%3Dck1&amp;iurl=http://video.google.com/ThumbnailServer2?app%3Dblogger%26contentid%3Df18f11b4f97a7e32%26offsetms%3D5000%26itag%3Dw160%26sigh%3DKwCpTOZ3hVgXPAj6UXxa5gLzLeU&amp;autoplay=0&amp;ps=blogger"allowFullScreen="true" /&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-size: large; font-weight: bold;"&gt;&lt;a href="http://vliegendenederlander.blogspot.com/2011/09/efsane-sezon-1-1988-89-ingiltere.html"&gt;Efsane Sezon 1: 1988-89 İngiltere&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://vliegendenederlander.blogspot.com/2011/09/efsane-sezon-2-1998-99-almanya.html"&gt;Efsane Sezon 2: 1998-99 Almanya&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: large; font-weight: bold;"&gt;&lt;a href="http://vliegendenederlander.blogspot.com/2011/12/efsane-sezon-3-2005-japonya.html"&gt;Efsane Sezon 3: 2005 Japonya&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: large; font-weight: bold;"&gt;&lt;a href="http://vliegendenederlander.blogspot.com/2012/01/efsane-sezon-4-1991-92-1992-93-ispanya_07.html"&gt;Efsane Sezon 4: 1991-92 &amp;amp; 1992-93 İspanya&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-qJvpaFIGG-U/TxxlWiwaZpI/AAAAAAAAWZw/cnroKHHsINc/s1600/7.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1317836566512638841-4911675376462985485?l=vliegendenederlander.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/feeds/4911675376462985485/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1317836566512638841&amp;postID=4911675376462985485&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/4911675376462985485'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/4911675376462985485'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/2012/01/efsane-sezon-2001-02-italya.html' title='EFSANE SEZON 5: 2001-02 İTALYA'/><author><name>Flying Dutchman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02374702096591718850</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://www.hall9000.de/rubriken/spiele/rezensionen/kritiken/totalfootball_spiel4.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-sbRF1-SZgIo/TxxlTei5aMI/AAAAAAAAWZQ/o53oDWSmmEw/s72-c/3.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1317836566512638841.post-3393999287931123928</id><published>2012-01-22T14:54:00.002+01:00</published><updated>2012-01-22T14:56:01.092+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>İSVİÇRE FUTBOLUNDAKİ YAŞ TAKINTISI</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-wMq-G5XNeMw/TxwU1ZUjtOI/AAAAAAAAWZA/cBqxFyVzUvc/s1600/1.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="393" src="http://2.bp.blogspot.com/-wMq-G5XNeMw/TxwU1ZUjtOI/AAAAAAAAWZA/cBqxFyVzUvc/s400/1.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Soldan sağa, Young Fellows Zurich, SC Young Fellows Juventus, Old Boys Basel ve BSC Young Boys Bern. Young Boys Juventus takımı ismine aldanılmasın, 1992 yılında Young Fellows Zurich ve SC Italiana Juventus Zurigo takımlarının birleşmesi ile kurulmuştur. Bir Gençlerbirliği ile yetinmemenin ve su kaçırmanın sonuçları. Yalnız Old Boys Basel'in logosu da eski bilimkurgu filmlerindeki kontrolden çıkan uzay gemisi bilgisayarının ekranı gibi...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1317836566512638841-3393999287931123928?l=vliegendenederlander.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/feeds/3393999287931123928/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1317836566512638841&amp;postID=3393999287931123928&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/3393999287931123928'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/3393999287931123928'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/2012/01/isvicre-futbolundaki-yas-takintisi.html' title='İSVİÇRE FUTBOLUNDAKİ YAŞ TAKINTISI'/><author><name>Flying Dutchman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02374702096591718850</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://www.hall9000.de/rubriken/spiele/rezensionen/kritiken/totalfootball_spiel4.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-wMq-G5XNeMw/TxwU1ZUjtOI/AAAAAAAAWZA/cBqxFyVzUvc/s72-c/1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1317836566512638841.post-1457421385656827391</id><published>2012-01-21T16:03:00.002+01:00</published><updated>2012-01-21T16:05:20.198+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Nostalji'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>ROSARIO CENTRAL 1937</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-QQk6_1bwT5w/TxrTm4qzWOI/AAAAAAAAWY4/ozJHdT-X8ic/s1600/1.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="433" src="http://3.bp.blogspot.com/-QQk6_1bwT5w/TxrTm4qzWOI/AAAAAAAAWY4/ozJHdT-X8ic/s640/1.jpg" width="640" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşağıda bahsettik burada da 1937 Rosario Central'den bir parça verelim. Resimde o yıllarda Arjantin ekonomisinin gayri safi milli hasılasının % 98'inin jöle üretiminden geldiğini göreceksiniz. Hatta ben en sağda kulüp başkanı olduğunu tahmin ettiğim, saç bakımından şanssız abimizin dışında jölesiz bir şahısa rastlamadım. Kel abimizin de yanlarda varsa pek şaşırmam....Ayrıca resim bir kere daha kanıtlamıştır ki, Todor Veselinovic bugün aslında 150 yaşındadır...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1317836566512638841-1457421385656827391?l=vliegendenederlander.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/feeds/1457421385656827391/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1317836566512638841&amp;postID=1457421385656827391&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/1457421385656827391'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/1457421385656827391'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/2012/01/rosario-central-1937.html' title='ROSARIO CENTRAL 1937'/><author><name>Flying Dutchman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02374702096591718850</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://www.hall9000.de/rubriken/spiele/rezensionen/kritiken/totalfootball_spiel4.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-QQk6_1bwT5w/TxrTm4qzWOI/AAAAAAAAWY4/ozJHdT-X8ic/s72-c/1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1317836566512638841.post-8544113323243986807</id><published>2012-01-21T15:57:00.001+01:00</published><updated>2012-01-21T16:04:47.745+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Derbi'/><title type='text'>HAİN CÜZZAMLI'YA KARŞI</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-4r39tz8mquQ/TxrSRiitKVI/AAAAAAAAWYw/iHUoudf6aBY/s1600/6.jpg" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://2.bp.blogspot.com/-4r39tz8mquQ/TxrSRiitKVI/AAAAAAAAWYw/iHUoudf6aBY/s1600/6.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Arjantin'in en önemli derbilerinden Rosario derbisi "El Clasico Rosarino"nun arkasında bulunan 2 takım Newell's Old Boys ve Rosario Central'in lakapları 1920'lere kadar uzanan bir hikayeden gelmektedir. Newell's Old Boys'un lakabı "La Lepra" yani cüzzamlılardır. Rosario Central ise "Los Canallas" yani "hain," ya da dolandırıcı"&amp;nbsp; olarak bilinir. 1920 yılında kentteki Carrasco Cüzzamlılar kliniğinin yöneticisi, hasılatı kliniğe aktraılacak bir maç düzenlemeyi düşünür ve bunun içinde Rosario'nun en üyük 2 kulübüne teklif götürür. Rosario Central bu teklifi reddeder, Newell's Old Boys ise yeşil ışık yakmıştır. O günden sonra Central, "Los Canallas", Newell's Old Boys ise "La Lepra" lakabını almış ve bu lakap 90 yılı aşkın süredir 2 takım tarafından taşınmaktadır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1317836566512638841-8544113323243986807?l=vliegendenederlander.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/feeds/8544113323243986807/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1317836566512638841&amp;postID=8544113323243986807&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/8544113323243986807'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/8544113323243986807'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/2012/01/hain-cuzzamliya-karsi.html' title='HAİN CÜZZAMLI&apos;YA KARŞI'/><author><name>Flying Dutchman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02374702096591718850</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://www.hall9000.de/rubriken/spiele/rezensionen/kritiken/totalfootball_spiel4.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-4r39tz8mquQ/TxrSRiitKVI/AAAAAAAAWYw/iHUoudf6aBY/s72-c/6.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1317836566512638841.post-3521795296823695931</id><published>2012-01-21T13:03:00.000+01:00</published><updated>2012-01-21T13:05:42.402+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='2012 Afrika Uluslar Kupası'/><title type='text'>AFRİKA ULUSLAR KUPASI</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-HhFZh5mzMmU/TxqmZ-WW7jI/AAAAAAAAWYo/Q4rgaapvliI/s1600/2.png" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://3.bp.blogspot.com/-HhFZh5mzMmU/TxqmZ-WW7jI/AAAAAAAAWYo/Q4rgaapvliI/s1600/2.png" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;br /&gt;Kara Kıta'nın kupası bugün başlıyor. Bu kupayla ilgili güzel bir hazırlık için &lt;b&gt;&lt;a href="http://www.hayatimfutbol.com/sayi_16/index.html"&gt;Hayatım Futbol 16. sayıyı&lt;/a&gt;&lt;/b&gt; okumanızı öneririm. &lt;b&gt;&lt;a href="http://www.hayatimfutbol.com/index.php/2012/01/zulu-dansi-baslasin/"&gt;Şurada takımlarla ilgili geniş bir araştırma var&lt;/a&gt;&lt;/b&gt;.Ben de &lt;b&gt;&lt;a href="http://www.hayatimfutbol.com/index.php/2012/01/geretsin-aslanlari/"&gt;Eric Gerets'in takımı Fas ile ilgili bir yazı yazdım&lt;/a&gt;&lt;/b&gt;. Gelecek yıldan itibaren kupa tek haneli yıllarda oynanacak yani gelecek yıl bir kupa daha var. Güney Afrika Cumhuriyeti'nde oynanacak. Sonrasında 2015 Fas ve 2017 Libya olmak üzere kuzeye gelecek. Kamerun, Nijerya, Mısır gibi devler yok. Dolayısıyla son 3 şampiyondan farklı bir şampiyon izleyeceğiz. Mısır, 2006, 2008 ve 2010'da kazanmıştı. 2004'te de gülen taraf Tunus'tu. Yani son 4 turnuva Kuzey Afrika takımlarının hakimiyeti ile geçti. En son 1976'da kupayı kazanan Fas turnuvanın Fildişi Sahili ile birlikte favorisi. Bir kaç anektod verelim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fildişi'nin 23 kişilik kadrosunda ülke sınırları içnide forma giyen hiçbir oyuncu yok. Yani 23 lejyoner oarada olacak. Gine'de ise 22 oyuncu yurt dışında forma giyiyor ve Pascal Feinduono şu anda hiç bir kulüple kontratı bulunmuyor. Burkina Faso'da ülke içinde forma giyen oyuncu sayısı 1, Senegal'de ve Gana'da 2. Sudan 23 futbolcusunun 23'ünün de Sudan'da top koşturması ile kendi alanında lider. Dahası 23 kişilik kadroda Al-Merreikh takımından 10, Al-Hilal takımından 9 oyuncu var. 16 oyuncusu yurt içinde forma giyen Botswana onları takip ediyor. Ama Botswana'nın yurt dışında oynayan 6 oyuncusu da etrafını çeviren Güney Afrika'dan, yani kıta dışında oynayan oyuncuları yok. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fransa elbette lejyonerlerin en çok toplandığı ülke. 23 kişilik Mali kadrosunun 14'ü Ligue 1'de top koşturuyor. 16 takım x 23 kişilik kadro = &lt;b&gt;368 oyuncunun 59'u Fransa'da forma giyiyor&lt;/b&gt;. 16 takımın başında Afrika kıtasından Senegal, Fildişi, Sudan, Angola, Nijer, Tunus ve Botswana kendi ülkelerinden teknik adamlarla çalışacaklar. Kalan 9 ülkenin başında 3 Fransız, 2 Brezilyalı, 1 Alman, 1 Sırp, 1 Belçikalı ve 1 Portekizli var. Zambia'nın başında Bruno Metsu'nun "yakışıklı abi" kontenjanını devralan Herve Renard var. Adamı bugün Hollywood'a gönder. 2 tane büyük bütçeli filmde başrol kapar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kapatırken belirtelim. Grup maçlarının en güzel mücadelesi. &lt;b&gt;&lt;a href="http://vliegendenederlander.blogspot.com/2009/11/sfenksi-sallayan-bir-mac.html"&gt;3 sene öncenin ömre bedel maçı Mısır-Cezayir'in bir başka versiyonu&lt;/a&gt;&lt;/b&gt; Fas-Tunus pazartesi günü. Kaçırmayın derim. Bizim iş yerindeki Faslı Abderrahim, "bu maçı kzanamazlarsa daha da turnuvayı izlemem" diyor. Yani Tunus'u yenmek bir Faslı için şampiyonluğa bedel. Tunuslular için de aynı elbet. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-XdmrQ3qbkbU/TxqmYD_TKDI/AAAAAAAAWYY/7z1MXD00dbo/s1600/1.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="265" src="http://2.bp.blogspot.com/-XdmrQ3qbkbU/TxqmYD_TKDI/AAAAAAAAWYY/7z1MXD00dbo/s320/1.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1317836566512638841-3521795296823695931?l=vliegendenederlander.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/feeds/3521795296823695931/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1317836566512638841&amp;postID=3521795296823695931&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/3521795296823695931'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/3521795296823695931'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/2012/01/afrika-uluslar-kupasi.html' title='AFRİKA ULUSLAR KUPASI'/><author><name>Flying Dutchman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02374702096591718850</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://www.hall9000.de/rubriken/spiele/rezensionen/kritiken/totalfootball_spiel4.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-HhFZh5mzMmU/TxqmZ-WW7jI/AAAAAAAAWYo/Q4rgaapvliI/s72-c/2.png' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1317836566512638841.post-3388160209509318381</id><published>2012-01-20T08:00:00.000+01:00</published><updated>2012-01-20T08:00:07.993+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>ARDA TURAN VE "BU KULÜP"</title><content type='html'>&amp;nbsp;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-0lpsKWaRdgA/TxiR_bGc7yI/AAAAAAAAWYI/VYuUTJWALPY/s1600/1.jpg" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://1.bp.blogspot.com/-0lpsKWaRdgA/TxiR_bGc7yI/AAAAAAAAWYI/VYuUTJWALPY/s1600/1.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;19 Ocak 2011 tarihinde &lt;a href="http://www.birgun.net/writer_index.php?category_code=1262867703&amp;amp;day=19&amp;amp;month=01&amp;amp;year=2012"&gt;BirGün gazetesi Uçan Hollandalı köşesinde yayınlanmıştır&lt;/a&gt;. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-----------------------------------&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Arda Turan, özel hayatı ve futbol yaşantısı ile ilgili ülke basınından ve futbolseverlerden tepki gördüğü günlerde, ona sahip çıkmıştık bu sayfalarda. O gün içine girdiği psikolojide kendi hataları olduğu kadar etrafındaki atmosferin ve ona biçilmeye çalışılan Metin Oktay rolünün, bu kadar genç bir adam için tehlikeli olduğundan bahsetmiştik. Arda, Madrid uçağına bindi ve gitti. Blackburn uçağına binen Tugay Kerimoğlu ve San Sebastian uçağına binen Nihat Kahveci gibi olmasını istedik bundan sonra çizeceği profilin. Ama olmadı. Bu 2 adam, son yıllarda Türkiye’den yurt dışına açılmış ve başarı açısından en tepede yer alan oyuncular olmalarını, geride bıraktıklarıyla uğraşmamalarına ve yeni işlerine konsantre olmalarına borçluydular. Gittikleri ülkeden geriye doğru mesaj gönderen bir dolu adam ise ya birkaç hafta sonra kürkçü dükkanına döndü ya da başarılı olamadılar. Futbolumuzun “kadrolu kırgını” Hakan Şükür yıllar önce Torino’ya gittiğinde, antrenmanlar sonrası, muhabirleri yanına alıyor “ben çok mutsuzum, çok kırgınım, istemeden satıldım, Rizzitelli bana pas vermiyor” diye yakınıyordu. 6 ay kalabildi İtalya’da. Sonraki macerasında yılın en kötü transferi seçildi. Bereket o zamanlar ortada "Yılın Bidonu" ödülü yoktu yoksa yarışta açık ara önde gideceği aşikârdı. Kariyeri boyunca kendisini en kibar tabirle bulunduğu yere getiren Galatasaray’a olan kırgınlıklarını, yöneticilerin basiretsizliklerini anlatmakla geçirdi. Bugün en büyük “hobisi” de yine bu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üzülerek gördüğümüz, Arda’nın yazının girişindeki 2 kişinin değil, devamında anlattığımız ismin peşinden gitmesi. Ama onun bu etkiye gireceği daha Şükür’ün TRT’de yorumculuğa başladığı ilk programda belli olmuştu. “Birçok yabancı oyuncu yüksek paralara oynarken, kendi öz evlatlarınıza kontrat teklif edilmiyor, Arda’yı ben araya girerek yeni kontrata imza attırdım” dediğinden beri gözümüze çarpıyor. Geçtiğimiz hafta sonu, Galatasaray’ın eski kaptanı televizyon programlarına bağlandı ve yine eski kulübünden duyduğu rahatsızlıkları dile getirdi. Madrid’de çok mutlu ve kafasının rahat olduğunu söylüyordu ama açıkça değildi işte. Halen Türk televizyonlarını izliyor, halen konuşulan konularda yorum yapma ihtiyacı duyuyordu. Telefonu aldı eline, o meşhur top toplayıcı olduğu yıllarda çekilmiş resminde dahi üzerinde olan eşofmanın renklerinden “bu kulüp” diye bahsetti. Galatasaray adını ağzına bile alamıyordu ya da almıyordu. Kulübün eski oyuncularına karşı sürdürdüğü vefasızlığından ve şu meşhur eğilip bükülebilen “&lt;b&gt;duruş&lt;/b&gt;” kavramından söz etti. Ona göre bir kulübün büyüklüğü başarılarından değil, duruşundan belli oluyordu ve Galatasaray’da böyle bir duruş yoktu. “Neden ülke dışına gittikten aylar yıllar sonra futbolu bırakan Tugay Kerimoğlu’nu Ali Sami Yen’e davet edip onore ettiler ve hiçbir taraftarın ona karşı olumsuz bir duygusu yok da bana var?” diye sormadı mesela. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zamanın birinde yazdıklarımızı hatırlatalım. Arda, ne Metin Oktay gibi sembol olabilecek bir adamdı ne de Messi ile yetenekte karşılaştırılabilecek bir futbolcu. Ona bu unvanları haksızca, zorla yedirmeye çalıştık, kaldıramadı, kaldıramadığını fark ettiğinde aslında şansı da yaver gitti, kalkıp gitme fırsatı ayağına geldi. Bu fırsatı kullandığında ona hiç kızmadım ama 2 senede yıpratılmış hayatını düzeltme ve kaostan uzak durma şansı varken, bunun yerine o kaosun içinde yoğrulmaya devam etmek istemesi. İşte burada kendi muhasebesini yapması lazım. Umarım Galatasaray’ın yeni yükselen yetenekleri Emre Çolak ve Semih Kaya gibi isimler sırf yıllar önce sırtında eşofman ile top toplarken bugün Vicente Calderon’da top koşturuyor diye onu örnek almazlar. Zira örnek alacakları adamın örnek aldığı adamın ömrü Galatasaray’a kırgın olmakla geçmişti. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-csVt1bP9rek/TxiR_9OZlPI/AAAAAAAAWYM/aW-sHd2Vkmo/s1600/2.jpg" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="321" src="http://4.bp.blogspot.com/-csVt1bP9rek/TxiR_9OZlPI/AAAAAAAAWYM/aW-sHd2Vkmo/s400/2.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&amp;nbsp;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Lefter gibisi gelmez artık&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ona yazının sonunu ayırmamız yazacak şeyimiz olmadığından değil ne yazsak boş olacağından. O zamanın adamları da, adamlığı da, futbolculuğu da, basını da, terbiyesi de, taraftarlığı da başkaydı. Başka bir adamdı Lefter, biz modern çocukların bilmeye haddinin olmadığı. İnsan hayatında hiç izlemediği bir futbolcunun en büyük olduğuna inanır mı? İnanıyor işte. Bugünün futbolcuları yıllar sonra yaşama veda ettiklerinde onun gibi hatırlanacaklar mı? Asla. Dedim ya bugün artık her şey başka. Ne sahadakiler iyi hatırlanmayı, ne de dışarıdakiler iyi hatırlamayı istiyor. O iyi adamlardan birisi daha gitti. Fenerbahçe sevgisinin “ordinaryüsü” idi Lefter. 86 yaşında, bir Brezilyalı genci bağrına basabiliyordu hiçbir art niyet olmadan, saf kulüp sevgisiyle. Bugünün yalan “kral” ve “büyük kaptanlarına” önce örnek sonra kapak olsun.&amp;nbsp;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1317836566512638841-3388160209509318381?l=vliegendenederlander.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/feeds/3388160209509318381/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1317836566512638841&amp;postID=3388160209509318381&amp;isPopup=true' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/3388160209509318381'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/3388160209509318381'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/2012/01/arda-turan-ve-bu-kulup.html' title='ARDA TURAN VE &quot;BU KULÜP&quot;'/><author><name>Flying Dutchman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02374702096591718850</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://www.hall9000.de/rubriken/spiele/rezensionen/kritiken/totalfootball_spiel4.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-0lpsKWaRdgA/TxiR_bGc7yI/AAAAAAAAWYI/VYuUTJWALPY/s72-c/1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1317836566512638841.post-985711740196156319</id><published>2012-01-19T20:48:00.005+01:00</published><updated>2012-01-19T20:59:03.631+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>VELET ARENA'DAN AZ GALİP ÇIKTI</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-F6lwG77UZuk/Txhyd41XmEI/AAAAAAAAWYA/4FTUQcmfYgw/s1600/6.jpg" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img src="http://1.bp.blogspot.com/-F6lwG77UZuk/Txhyd41XmEI/AAAAAAAAWYA/4FTUQcmfYgw/s1600/6.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-BbUrxZVS19M/TxhydJporUI/AAAAAAAAWX0/8sJVz8a7K4w/s1600/5.jpg" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Amsterdam Arena'nın &lt;a href="http://vliegendenederlander.blogspot.com/2012/01/velet-arena.html"&gt;bugünkü halini daha önce blogda anlattık&lt;/a&gt;. AZ geldi ve olaylı şekilde yarıda kalan maçta Ajax'ı 3-2 mağlup edip kupada çeyrek finale yükseldi. 20.000 çocuk ve 6 çocuk başına 1 ebeveyn uygulaması sonucu içeri girebilen yetişkinler stadyumdaydı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-BbUrxZVS19M/TxhydJporUI/AAAAAAAAWX0/8sJVz8a7K4w/s1600/5.jpg" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img src="http://3.bp.blogspot.com/-BbUrxZVS19M/TxhydJporUI/AAAAAAAAWX0/8sJVz8a7K4w/s1600/5.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-F6lwG77UZuk/Txhyd41XmEI/AAAAAAAAWYA/4FTUQcmfYgw/s1600/6.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-BbUrxZVS19M/TxhydJporUI/AAAAAAAAWX0/8sJVz8a7K4w/s1600/5.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-xBqmRFHfT7U/TxhycKcTTKI/AAAAAAAAWXw/2ndJi_q3Htg/s1600/4.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img src="http://1.bp.blogspot.com/-xBqmRFHfT7U/TxhycKcTTKI/AAAAAAAAWXw/2ndJi_q3Htg/s1600/4.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;350 güvenlik görevlisinin hazır bulunduğu stadyuma Ajax yönetimi bilerek tam kapasite seyirciyi almadı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-IXK1Oi9elrg/TxhybNHYtcI/AAAAAAAAWXo/CPC6Oq4bMMM/s1600/3.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img src="http://3.bp.blogspot.com/-IXK1Oi9elrg/TxhybNHYtcI/AAAAAAAAWXo/CPC6Oq4bMMM/s1600/3.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-c4meMOIIEl4/TxhyacA5b2I/AAAAAAAAWXg/PIyLYDOGPN0/s1600/2.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img src="http://4.bp.blogspot.com/-c4meMOIIEl4/TxhyacA5b2I/AAAAAAAAWXg/PIyLYDOGPN0/s640/2.jpg" border="0" height="426" width="640" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Resimlerden sonra, AZ'in maçın skorunu tayin eden penaltı golü sırasındaki görüntüdeki ses desibeline de dikkat çekerim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;object width="320" height="266" class="BLOG_video_class" id="BLOG_video-7f902961a48710fb" classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11cf-96B8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/get_player"&gt;&lt;param name="bgcolor" value="#FFFFFF"&gt;&lt;param name="allowfullscreen" value="true"&gt;&lt;param name="flashvars" value="flvurl=http://v23.nonxt3.googlevideo.com/videoplayback?id%3D7f902961a48710fb%26itag%3D5%26app%3Dblogger%26ip%3D0.0.0.0%26ipbits%3D0%26expire%3D1331838225%26sparams%3Did,itag,ip,ipbits,expire%26signature%3D7A0DF31E339255E41C5BE1B6AC017C4489061DA3.6E59A446F3A3E6F68CAD8801C869B1F4DEE75D44%26key%3Dck1&amp;amp;iurl=http://video.google.com/ThumbnailServer2?app%3Dblogger%26contentid%3D7f902961a48710fb%26offsetms%3D5000%26itag%3Dw160%26sigh%3DtT_5hKeJlfCLXNizcsDuA6P8-XU&amp;amp;autoplay=0&amp;amp;ps=blogger"&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/get_player" type="application/x-shockwave-flash"width="320" height="266" bgcolor="#FFFFFF"flashvars="flvurl=http://v23.nonxt3.googlevideo.com/videoplayback?id%3D7f902961a48710fb%26itag%3D5%26app%3Dblogger%26ip%3D0.0.0.0%26ipbits%3D0%26expire%3D1331838225%26sparams%3Did,itag,ip,ipbits,expire%26signature%3D7A0DF31E339255E41C5BE1B6AC017C4489061DA3.6E59A446F3A3E6F68CAD8801C869B1F4DEE75D44%26key%3Dck1&amp;iurl=http://video.google.com/ThumbnailServer2?app%3Dblogger%26contentid%3D7f902961a48710fb%26offsetms%3D5000%26itag%3Dw160%26sigh%3DtT_5hKeJlfCLXNizcsDuA6P8-XU&amp;autoplay=0&amp;ps=blogger"allowFullScreen="true" /&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-size:large;"&gt;&lt;b&gt;&lt;a href="http://vliegendenederlander.blogspot.com/2011/12/amsterdamda-istila.html"&gt;Amsterdam'da İstila&lt;/a&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:large;"&gt;&lt;b&gt;&lt;a href="http://vliegendenederlander.blogspot.com/2011/12/amsterdamda-istila-2.html"&gt;Amsterdam'da İstila - 2&lt;/a&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:large;"&gt;&lt;a href="http://vliegendenederlander.blogspot.com/2012/01/velet-arena.html"&gt;&lt;b&gt;Velet Arena&lt;/b&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1317836566512638841-985711740196156319?l=vliegendenederlander.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/feeds/985711740196156319/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1317836566512638841&amp;postID=985711740196156319&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/985711740196156319'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/985711740196156319'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/2012/01/velet-arenadan-az-galip-cikti.html' title='VELET ARENA&apos;DAN AZ GALİP ÇIKTI'/><author><name>Flying Dutchman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02374702096591718850</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://www.hall9000.de/rubriken/spiele/rezensionen/kritiken/totalfootball_spiel4.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-F6lwG77UZuk/Txhyd41XmEI/AAAAAAAAWYA/4FTUQcmfYgw/s72-c/6.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1317836566512638841.post-5096471297958225726</id><published>2012-01-19T19:57:00.001+01:00</published><updated>2012-01-24T18:49:23.304+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>ABİLERİNİ DE SEVMEZDİM PEPE</title><content type='html'>&lt;iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="315" src="http://www.youtube.com/embed/nCX3ALsIIOs" width="420"&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Katalan medyası dün akşamki meşhur "elbastı" gösterisi sonrası sessiz kalmayacaktı herhalde. Katalunya'nın en çok okunan gazetesi Sport gitti, &lt;b&gt;tam 24 yıl önceki hadiseyi bulup getirdi ve Real Madrid'e resmen "siz hep çirkeftiniz" yaftasını yapıştırdı&lt;/b&gt;. 1986-87 Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası yarı finali. Real Madrid Bayern Munich'le eşleşmiş. İlk maç Münih Olimpiyat Stadyumu'nda. Bayern Augenthaler'in golüyle 1-0 öne geçiyor. Matthaus 30'da penaltıdan farkı ikiye çıkartıyor, Wohlfarth 37'de durumu 3-0'a getiriyor. Şaşkın Real madrid oyuncularda şalter atıyor. Juan Gomez Gonzalez, nam-ı diğer Juanito 8. dakikada Chendo'yla ikili mücadeleye giren &lt;b&gt;Lothar Matthaus yerde yatarken gelip sırtına basıyor&lt;/b&gt;. Alman oyuncu yerde kıvranırken maçın İskoç hakemi Bob Valentine kartına davranıyor ama öbür taraftan bir başka Real'li &lt;b&gt;Manuel Sanchis olay yerinde bitip Matthaus'un dizine kramponunun altıyla darbeyi yapıştırıyor&lt;/b&gt;. Futbol hayatını bitirecek dizi parçalayacak hareket...Sanchis'in hareketi gözden kaçıyor. Juanito kırmızıyı görüp Avrupa kupalarından 5 yıl men cezası alıyor. Sezon sonu Real onu Malaga'ya satıyor. 1992 yılında aynı Juanito İspanya'da geçirdiği trafik kazası sonrası hayata veda ediyor. Ama Katalan medyası bunu sallamıyor tabii...Video yukarıda...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1317836566512638841-5096471297958225726?l=vliegendenederlander.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/feeds/5096471297958225726/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1317836566512638841&amp;postID=5096471297958225726&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/5096471297958225726'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/5096471297958225726'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/2012/01/agababani-da-sevmezdim-pepe.html' title='ABİLERİNİ DE SEVMEZDİM PEPE'/><author><name>Flying Dutchman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02374702096591718850</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://www.hall9000.de/rubriken/spiele/rezensionen/kritiken/totalfootball_spiel4.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://img.youtube.com/vi/nCX3ALsIIOs/default.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1317836566512638841.post-8852710477206388227</id><published>2012-01-18T21:11:00.000+01:00</published><updated>2012-01-28T14:27:01.216+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Damak Tadı'/><title type='text'>BİRA GEÇİDİ vol.7: DREHER</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-NF-AxFi6UcM/TxcnDPL3ZrI/AAAAAAAAWXY/7wgpip1JsmY/s1600/2.jpg" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://4.bp.blogspot.com/-NF-AxFi6UcM/TxcnDPL3ZrI/AAAAAAAAWXY/7wgpip1JsmY/s400/2.jpg" width="300" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçen cumartesiyi kaçırdım diye seriyi boşladım sanmayın buyurun dönüş yapıyorum. Bugün uzanacağımız ülke Macaristan efendim. Ülkenin gurur kaynaklarından, Kasım 2011'de ziyaret ettiğimiz Budapeşte'de tanıştığımız&amp;nbsp; Dreher'ı konuk edeceğiz serinin 7. bölümüne. Dreher bira fabrikası, bira yapımında kendilerine önemli bir su kaynağı sağlayan Danube nehrinin yakınında, şehrin Buda ve Pest taraflarında kuruldu. 1962 yılında  Kőbánya Bira Fabrikası'nı satın alan Anton Dreher önemli bir kâr sağlamayı hedefliyordu ama kısa süre sonra vefat edince 14 yaşındaki oğlu Anton Dreher Jr.'a kısmet oldu. Junior, kısa sürede Kőbánya'yı ülkenin en çok aranan tescilli markası haline getirdi. 20. yüzyılın başında kendisine rakip olabilecek diğer fabrikaları da bünyesine katıp hızla genişledi. 1992'de halka açık bir şirket haline geldiler ve 2002'de de, bugün dünyanın en büyük ikinci bira dağıtımcısı olan SABMiller'ın bünyesine girdiler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dreher tipik bir süpermarket birası. Budapeşte'deki herhangi bir süpermarkette kendisine kolayca ulaşmak mümkün. Ülke içinde elbette rakipleri var. Sopron gibi ya da Çek diyarından gelen efsane Pilsner Urquell gibi (&lt;a href="http://vliegendenederlander.blogspot.com/2011/12/bira-gecidi-vol2-pilsner-urquell.html"&gt;serinin ikinci halkasında incelemiştik&lt;/a&gt;). Danube nehrinin ve şehrin karasal ikliminin etkisiyle, soğuk diyarların tipik bira çeşidi lager ekolünün en tipik temsilcilerinden. Zaten Orta Avrupa'daki ülkelerin çoğu stout veya bock maceralarına girmeden, bira dediğin altın renkli olur deyip geçiyorlar. Macaristan'ın Avrupa için oldukça ucuz bir ülke olması sebebiyle de turistlerin de gözdesi durumunda. Örneğin 50'lik bir biranın fiyatı 1,5 euro civarında ki bu fiyat Hollanda'da ortalama 4-5 euro örneğin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-R8M0-GtfFtE/TxcnCNBC7jI/AAAAAAAAWXQ/avmx0cbCzCY/s1600/1.gif" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://3.bp.blogspot.com/-R8M0-GtfFtE/TxcnCNBC7jI/AAAAAAAAWXQ/avmx0cbCzCY/s1600/1.gif" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-NF-AxFi6UcM/TxcnDPL3ZrI/AAAAAAAAWXY/7wgpip1JsmY/s1600/2.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Eğer yolunuz bir gün Budapeşte'ye düşerse sizleri Bohemia restoranına gidip 10-12 euro civarı bir fiyata giriş, ana yemek ve tatlıdan oluşan menüyü hüpletmeye ve beraberinde Dreher'ı götürmeye davet ediyorum. Girişte benim ismimi verin dayağı yiyin...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Alkol oranı: % 5&lt;br /&gt;Tür: Lager&lt;br /&gt;Uyruk: Macaristan&lt;br /&gt;Standart Ambalaj: Şişe (33 cl), Kutu (50cl)&lt;br /&gt;FD'nin Notu: 3,5/5&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;&lt;a href="http://vliegendenederlander.blogspot.com/search?q=B%C4%B0RA+GE%C3%87%C4%B0D%C4%B0"&gt;Bira Geçidi&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1317836566512638841-8852710477206388227?l=vliegendenederlander.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/feeds/8852710477206388227/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1317836566512638841&amp;postID=8852710477206388227&amp;isPopup=true' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/8852710477206388227'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/8852710477206388227'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/2012/01/bira-gecidi-vol7-dreher.html' title='BİRA GEÇİDİ vol.7: DREHER'/><author><name>Flying Dutchman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02374702096591718850</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://www.hall9000.de/rubriken/spiele/rezensionen/kritiken/totalfootball_spiel4.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-NF-AxFi6UcM/TxcnDPL3ZrI/AAAAAAAAWXY/7wgpip1JsmY/s72-c/2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1317836566512638841.post-1095400497993277379</id><published>2012-01-17T18:57:00.000+01:00</published><updated>2012-01-17T20:44:06.421+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>NEWCASTLE'DAN SUNDERLAND'E TRANSFER ÇALIMI</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-eMdw6FISLzY/TxW2Jz05m2I/AAAAAAAAWXI/JmIF-cPjWCE/s1600/1.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://2.bp.blogspot.com/-eMdw6FISLzY/TxW2Jz05m2I/AAAAAAAAWXI/JmIF-cPjWCE/s1600/1.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Blogun formatı Türk basının bilindik formatı olsa Freiburg'un harika çocuğu Papiss Cissé'nin de fotoğrafını koyar altına da "&lt;b&gt;Newcastle ezeli rakibine öyle bir şey yaptı ki......&lt;/b&gt;" diye bırakır habere tıklatırdım ama ne yapalım wordpress değil blogger üzerinden çalıştığımızdan yazı kabak gibi otada. Efendim Dakar doğumlu Senegalli futbolcu çok yakında Newcastle United forması giyecek. Geçtiğimiz yıl attığı 22 gol onu Freiburg tarihinin bir sezonda en çok gol atan oyuncusu yapmış ve hatta bir Afrikalı oyuncunun Bundesliga'da bir sezonda ulaştığı en yüksek rakama da imza atmıştı. Önceki rekor Eintracht Frankfurt formasıyla sezonda 20 gol atan Anthony Yeboah'a aitti. Dahası ocak 2010'da Freiburg'a adım attığından beri takımın gollerinin yarısının altında onun imzası vardı (37 gol). Krallıkta Gomez'in ardından ikinci oldu. Bu sezon da 9 golü var. Hoffenheim'da forma giymiş Demba Ba ile Bundesliga kariyeir olan Senegalli forvet denemesi tutan Newcastle yanına Cissé'yi de koyacak. Freiburg onu alırken Metz'e 1.3 milyon euro ödemişti. Magpies'e 12 milyon euroya satacaklar. Yerine FC Kölnden Sebastian Freis'i aldılar. Aynı performansı almaları çok zor tabii. Alan Pardew'ün takımı böylece forvet hattında oldukça uyumlu bir ikiliyle 2012 yılını geçirecek. Bu birlikteliğin sonuçlarını dikkatle izleyeceğiz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1317836566512638841-1095400497993277379?l=vliegendenederlander.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/feeds/1095400497993277379/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1317836566512638841&amp;postID=1095400497993277379&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/1095400497993277379'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/1095400497993277379'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/2012/01/newcastledan-sunderlande-taraftar.html' title='NEWCASTLE&apos;DAN SUNDERLAND&apos;E TRANSFER ÇALIMI'/><author><name>Flying Dutchman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02374702096591718850</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://www.hall9000.de/rubriken/spiele/rezensionen/kritiken/totalfootball_spiel4.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-eMdw6FISLzY/TxW2Jz05m2I/AAAAAAAAWXI/JmIF-cPjWCE/s72-c/1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1317836566512638841.post-3493997685173305972</id><published>2012-01-13T19:59:00.001+01:00</published><updated>2012-01-13T20:00:27.552+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>ARSENAL'IN HOLLANDALI PRENSLERI</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-VhtK9aFy-Kw/TxB-O33lGeI/AAAAAAAAWXA/U_nRc57Mjjk/s1600/1.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="489" src="http://1.bp.blogspot.com/-VhtK9aFy-Kw/TxB-O33lGeI/AAAAAAAAWXA/U_nRc57Mjjk/s640/1.jpg" width="640" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Van Persie ve Dennis Bergkamp'in Arsenal'deki performanslarinin karsilastirilmasi. Bergkamp 1995-2006 yillari arasinda Gunners formasi ile 423 macta 120 gol atmisti. Van Persie 116 gole 256 macta ulasti. Son 13 macta 14 golu var. En tepeden asagiya dogru tercume edersem Toplam lig maci, toplam lig golu, kupa maclari, kupada attiklari goller, Avrupa kupasi maclari, Avrupa kupasi golleri, Super Kupa (Community Shield) maclari, Super Kupa golleri, Toplam mac, toplam gol&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1317836566512638841-3493997685173305972?l=vliegendenederlander.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/feeds/3493997685173305972/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1317836566512638841&amp;postID=3493997685173305972&amp;isPopup=true' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/3493997685173305972'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/3493997685173305972'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/2012/01/van-persie-ve-dennis-bergkampin.html' title='ARSENAL&apos;IN HOLLANDALI PRENSLERI'/><author><name>Flying Dutchman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02374702096591718850</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://www.hall9000.de/rubriken/spiele/rezensionen/kritiken/totalfootball_spiel4.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-VhtK9aFy-Kw/TxB-O33lGeI/AAAAAAAAWXA/U_nRc57Mjjk/s72-c/1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1317836566512638841.post-3146426985782333174</id><published>2012-01-13T06:36:00.000+01:00</published><updated>2012-01-13T06:36:03.311+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Nostalji'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>PARLAMADAN SÖNMÜŞ BİR YILDIZ SERHIY SHERBAKOV</title><content type='html'>&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_o3Pu7je179A/TAFcSY0NqWI/AAAAAAAASYI/oA29bBVeEMw/s1600/2.jpg"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5476760092828084578" src="http://2.bp.blogspot.com/_o3Pu7je179A/TAFcSY0NqWI/AAAAAAAASYI/oA29bBVeEMw/s400/2.jpg" style="cursor: pointer; float: left; height: 400px; margin: 0pt 10px 10px 0pt; width: 257px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uruguaylı Dario Silva 90'ların sonu ve 2000'lerin başının en gözde forvetlerinden birisiydi. Özellikle Malaga takımında Dely Valdes ile oluşturduğu ikili, kulübün tarihindeki en iyi dereceleri elde etmesini sağlamış ve Silva da bu dönemde Uruguay'ın Dünya Kupası kadrosuna girmişti. Gol atamamasına rağmen takımının kupadaki 3 maçında da ilk onbirdeydi. Malaga'daki bu parlak performansı onun Sevilla'ya transferini getirdi. Orada Malaga'daki kadar başarılı olamadı ve 33 yaşında Portsmouth'a gitti. Ancak 2006 şubatında serbest bırakıldı. 2006'da ülkesinde bir trafik kazası geçirdi ve sağ bacağı ayak bileğinin bulunduğu yerden kesildi, aksi halde ölüm tehlikesi bulunuyordu. Önemli bir psikolojik tramva geçirdi ancak bunu atlatarak, bacağına takılan protez yardımıyla sahalara döndü. Yardım maçlarında forma giydi. Hatta MLS takımlarında forma giyeceği söyleniyordu ama gerçekleşmedi. Bugün 39 yaşında ve her ne kadar bir ayağını kaybetse de bunun kariyerinin sonunda başına gelmesine de şükrediyordur belki de. Zira her trafik kazasından onun gibi kurtulanlar yok tarihte...&lt;b&gt;Ukrayna asıllı Sovyet futbolcu Serhiy Scherbakov&lt;/b&gt; gibi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte o Dario Silva'nın da ilk kez adını duyurduğu turnuva olan, 1991 yılında Portekiz'de düzenlenen FIFA Dünya Gençler Şampiyonası birçok yıldızı dünyaya tanıtmıştı. Turnuvanın şampiyonluğunu kazanan Portekiz milli takımında, tümü 19 yaşın altında olan Figo, Rui Costa, Jorge Costa, Abel Xavier, Rui Bento, Capucho, Joao Pinto gibi oyuncular bulunuyordu. Final oynayan Brezilya kadrosunda ise Roberto Carlos ve Elber gibi isimleri sayabiliriz. Juan Esnaider, Magnus Hedman, Patrik Andersson, Mark Bosnich, Zeljko Kalac, Tony Popovic, Dwight Yorke, Scott Minto, Chris Bart-Williams, Alfonso, Ismael Urzaiz, Paolo Montero ve Silva bu turnuvadan geçmiş isimlerdi. Bir isim daha vardı onların arasında. &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Turnuvanın gol kralı olan 19 yaşındaki Scherbakov&lt;/span&gt;.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1971 yılında Sovyetler Birliği'nin Donetsk kentinde doğmuş ve kentin takımı Shakhtar Donetsk'de futbol hayatına başlamıştı Scherbakov. 1991 yılında Sovyetler Birliği genç takımına seçildi ve takımla beraber Portekiz'deki turnuvaya katıldı. Grubun ilk maçında Mısır'ı onun golüyle 1-0 mağlup etti Sovyetler. Sonraki maçta Avustralya'ya mağlup oldular. Son maçta Trinidad&amp;amp;Tobago'yu 4-0'la geçerlerken yine 1 golün altında imzası vardı. Çeyrek finalde İspanya karşısına dikildiler. Daha sonranın Bilbao efsanesi olacak Urzaiz İspanyolların tek golünü attı. 3-1 kazandılar. Gollerden ikisi yine Donetsk'li gence aitti. Yarı finalde Brezilya'ya 3-0 mağlup oldular ve üçüncülük maçında Avustralya karşısına çıktılar. Normal süresi 1-1 bitti maçın. Scherbakov yine golü atan isimdi. Penaltılarla bronz madalyayı kazandılar. Scherbakov 5 golle, Urzaiz, Pineda ve Elber gibi isimleri geride bırakıp turnuvanın gol kralı oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_o3Pu7je179A/TAFcSrVHfGI/AAAAAAAASYQ/dr-XjxsdvJw/s1600/3.jpg"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5476760097797930082" src="http://1.bp.blogspot.com/_o3Pu7je179A/TAFcSrVHfGI/AAAAAAAASYQ/dr-XjxsdvJw/s400/3.jpg" style="cursor: pointer; float: left; height: 349px; margin: 0pt 10px 10px 0pt; width: 350px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1992 yılında Portekiz takımı Benfica'nın başına geçen Bobby Robson, 1 sene önce ülkede yapılan turnuvada tüm dikkatleri üzerine çeken Scherbakov'u transfer etmek için hareket geçti. 21 yaşında Donetsk'ten kalkıp Lizbon'a geldi Scherbakov. 1992-93 sezonunda 17 maçta 4 gol attı. Ancak işler tahmin ettiği gibi gitmedi. Zira onu kulübe getiren Bobby Robson, 1993 aralık ayında, UEFA Kupası'nda Casino Salzburg'a elenilmesi sebebiyle, takım lider olmasına rağmen kovuldu. O sıralarda Jose Mourinho Robson'ın tercümanlığını yapıyordu ve Scherbakov onunla da tanışma imkanı buldu. Futbolcular bu büyük teknik adama saygı amacıyla bir veda yemeği düzenlediler. Robson Scherbakov'a yemek sırasında, yeni takımında göreve başlar başlamaz onu transfer edeceğini söylemiştir laf arasında. Ancak bu hiçbir zaman gerçekleşmez, bu yemeğin dönüş yolculuğu bir kabusa dönüşür zira. Scherbakov'un kullandığı araba bir trafik kazası geçirdi. &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Omuriliğinde tam 3 yerden çatlak tespit edildi&lt;/span&gt;. Alkollü olan ve kırmızı ışıkta geçtiği saptanan genç Ukraynalı'nın &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;boynundan aşağı felç oldu&lt;/span&gt;. Bir dolu rehabilite programına tabi tutuldu. Bir gün Sporting formasını tekrar giyeceği umuluyordu ama hiçbir zaman yürüyemedi bile. Kaza sonrası Bobby Robson, felç olmasa, Scherbakov'un Avrupanın en önemli futbolcularından birisi olabileceğini söylemiştir. Daha 1 yıl önce gol krallığında geride bıraktığı isimlere ve yaşına bakılırsa hiç de haksız sayılmazdı. 1994 yılında kulüp onun kontratını feshetti. 1997'de Moskova'ya döndü ve orada rehabilitasyonunu devam ettirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_o3Pu7je179A/TAFcSIp772I/AAAAAAAASYA/h2BafKpr3H4/s1600/1.jpg"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5476760088490012514" src="http://3.bp.blogspot.com/_o3Pu7je179A/TAFcSIp772I/AAAAAAAASYA/h2BafKpr3H4/s400/1.jpg" style="cursor: pointer; float: left; height: 320px; margin: 0pt 10px 10px 0pt; width: 400px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugün 40 yaşında Scherbakov. Moskova'da yaşıyor ve hala tekerlekli sandalyede hayatını sürdürüyor. Sporting Lizbon'un özel organizasyonlarına katılıyor. Halen onu hatırlayanlar var. Bobby Robson sağlığının kötüleştiği yıllara kadar onunla bağlantıda kalmıştır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1317836566512638841-3146426985782333174?l=vliegendenederlander.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/feeds/3146426985782333174/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1317836566512638841&amp;postID=3146426985782333174&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/3146426985782333174'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/3146426985782333174'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/2012/01/parlamadan-sonmus-bir-yildiz-serhiy.html' title='PARLAMADAN SÖNMÜŞ BİR YILDIZ SERHIY SHERBAKOV'/><author><name>Flying Dutchman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02374702096591718850</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://www.hall9000.de/rubriken/spiele/rezensionen/kritiken/totalfootball_spiel4.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_o3Pu7je179A/TAFcSY0NqWI/AAAAAAAASYI/oA29bBVeEMw/s72-c/2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1317836566512638841.post-995016678244959313</id><published>2012-01-11T22:29:00.000+01:00</published><updated>2012-01-11T22:30:40.202+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>SENİN GİBİ BABANIN....</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-rAoNVFUF3Go/Tw3--5q_BuI/AAAAAAAAWW4/Uizel9gzx64/s1600/1.jpg" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://3.bp.blogspot.com/-rAoNVFUF3Go/Tw3--5q_BuI/AAAAAAAAWW4/Uizel9gzx64/s1600/1.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocukluğum Ümraniye'de geçti. Ümraniye, bugünkü halinden çok daha farklıyken, yabancı bir kaset bulmak için uzun uğraşlar sonucu hiçbir şey elde edemeyip Altunizade Capitol'a gittiğimiz zamanlar. O zamanlar her boş alan her arabanın geçmediği alan bir futbol sahasıydı. Örneğin bizim en az 4-5 tane farklı sahamız vardı. Tabii saha dediğimiz boş alan yoksa kale file ne gezer (ha kendi ellerimizle yaptığımız kale ve filenin hikayesini sonra anlatacağım), mahalle maçları için büyük saha, kendi aramızdaki maçlar için bir saha, tek kale maçlar için bir saha, 9 aylık ve 21 için bir sahamız vardı. Tabii her mahallenin futbol düşmanı teyzesi, amcası, dayısı, abisi bizde de mevcuttu. Bununla ilgili zamanında &lt;b&gt;&lt;a href="http://vliegendenederlander.blogspot.com/2008/05/futbol-katilleri.html"&gt;Futbol Katilleri &lt;/a&gt;&lt;/b&gt;adında bir de yazı yazmıştık zamanında. Bizim mahallenin futbol katili, sadece katilliğini yeşil sahalara futbolcu olarak yetişeceklerin önüne taş koyan tipten değildi, bildiğin "katil"di. Bizimkiler'deki Yavuz Bey cinsinden. Ama onun gibi komik, onun gibi hikaye dolu değildi. Önünde top oynadığımız binanın 5. katında oturur, her akşam arabayla bizim top oynadığımız alanın yakınından geçer, bilerek topun üzerine sürer, Ford Taunus'unu apartmanın önüne terkettikten sonra tüm akşam bizi panjurlu balkonundan izler, arabaya kazara top gelirse küfürler savurur bunun üzerine bizim tayfa arasında "adamın tabancası varmış oğlum" diye söylenti dolaşırdı. Yıllar geçti, ne tabancayı gördük, ne katilliğini. Bunun yalan olduğunu öğrenene kadar zaten yoldan asfalt geçmiş bizim de oyun alanı başkasına kaymıştı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-rAoNVFUF3Go/Tw3--5q_BuI/AAAAAAAAWW4/Uizel9gzx64/s1600/1.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;b&gt;İsveç'teki hikaye&lt;/b&gt;yi okuyunca o yıllara gitti aklım. Cumartesi günü İsveç'in doğusundaki Uppsala şehrinde bulunan Fyrishov Arena'ya, maç sonrası eşyalarını bırakmak için gelen, kentin Sirius adındaki Florbol takımının antrenörü Conny Eriksson, salon kapısının önünde tişört ve şortuyla bekleyen bir çocuk görüyor. Sıcaklık -8 derece. 10 dakika sonra salondan çıktığında ufaklığı orada soğuktan donarken görüyor. Soruyor "&lt;i&gt;ne yapıyorsun burada?&lt;/i&gt;" diye. &lt;b&gt;Zavallının babası tarafından, minikler maçında kötü oynadığı için, bilerek orada soğukta bırakıldığı ve babanın 70 kilometrelik yolu tek başına döndüğünü öğreniyor&lt;/b&gt;. Arıyor babayı bir hışımla, aldığı cevap "&lt;i&gt;bu senin işin değil, bugün berbat oynadı, o yolu geriye yürüyebilir&lt;/i&gt;" oluyor. 10 yaşındaki çocuğu takım arkadaşlarından birisi stadyumdan alarak evine götürüyor. Baba ise Stockholm'de evinde keyif çatıyor tabii. Konuyla ilgili takım yetkilileri çocuk istismarı yüzünden soruşturma açılmasını istediler. Tabii ufaklığın şanssızlığı öyle bir babadan doğmuş olması ve o eve dönecek olması...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1317836566512638841-995016678244959313?l=vliegendenederlander.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/feeds/995016678244959313/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1317836566512638841&amp;postID=995016678244959313&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/995016678244959313'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/995016678244959313'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/2012/01/senin-gibi-babanin.html' title='SENİN GİBİ BABANIN....'/><author><name>Flying Dutchman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02374702096591718850</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://www.hall9000.de/rubriken/spiele/rezensionen/kritiken/totalfootball_spiel4.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-rAoNVFUF3Go/Tw3--5q_BuI/AAAAAAAAWW4/Uizel9gzx64/s72-c/1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1317836566512638841.post-3209839282776588861</id><published>2012-01-10T23:02:00.000+01:00</published><updated>2012-01-10T23:02:11.595+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Genç Yetenekler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>KÜÇÜK BESLEME</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-zhgU_PMYZKo/Twy1KWyasWI/AAAAAAAAWWw/zoeqX3K0Od8/s1600/2.jpg" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://2.bp.blogspot.com/-zhgU_PMYZKo/Twy1KWyasWI/AAAAAAAAWWw/zoeqX3K0Od8/s1600/2.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşağıda 12 yaşındaki çocukların muhtemel tribün macerasından bahsettik. İşte hayat böyle, kimisi 12 yaşında tribünlere girdim iye seviniyor, kimisi 1 sene sonra Bundesliga'da imza atıyor. &lt;b&gt;13 yaşındaki Nico Franke&lt;/b&gt;, Hoffenheim tarafından, Bayern Munich, Hamburg ve Werder Bremen'in de kendisine talip olduğu ortamda tek bir kuruş ödemeden takıma kazandırıldı. Franke, Tennis Borussia Berlin forması giyiyordu (Almanya altıncı kademesinde mücadele eden takımın kadrosunda 8 Türk oyuncu bulunuyor). Gençyıldız adayı, Hoffenheim kentinde bir ailenin yanına yerleştirilecek, eğitimini tamamlarken Hoffenheim ile de futbol eğitimini alacak altyapıda. Bu arada tabii ki tüm yolculuk, yiyecek, giyecek ve benzer masrafları ödenecek. Kulüp, transfer sonrası kamuoyunda oluşan ve oyuncunun kendisi ile ailesini baskı altına aldıkları iddialarını yalanladı. Bundesliga liglerinden sorumlu DFL'nin (Deutsche Fußball Liga) Genel Direktörü Holger Hieronymus kulübü yetenek avcılığını abartmakla suçlamıştı. Hertha Berlin eski hocası Markus Babbel de, "&lt;i&gt;bu çocukları daha 15 yaşına gelmeden ailelerinden koparmak doğru değil&lt;/i&gt;" şeklinde görüş bildirdi. Muhtemelen coğrafya sözlüsü sırasında şöyle bir muhabbet geçecek olabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Evladım niye çalışmadın&lt;br /&gt;-Hoffenheim'la antrenmanım vardı hocam&lt;br /&gt;-Velin gelsin, velin...&amp;nbsp; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-zhgU_PMYZKo/Twy1KWyasWI/AAAAAAAAWWw/zoeqX3K0Od8/s1600/2.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1317836566512638841-3209839282776588861?l=vliegendenederlander.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/feeds/3209839282776588861/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1317836566512638841&amp;postID=3209839282776588861&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/3209839282776588861'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/3209839282776588861'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/2012/01/kucuk-besleme.html' title='KÜÇÜK BESLEME'/><author><name>Flying Dutchman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02374702096591718850</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://www.hall9000.de/rubriken/spiele/rezensionen/kritiken/totalfootball_spiel4.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-zhgU_PMYZKo/Twy1KWyasWI/AAAAAAAAWWw/zoeqX3K0Od8/s72-c/2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1317836566512638841.post-2840704719645281460</id><published>2012-01-10T20:55:00.004+01:00</published><updated>2012-01-10T20:56:54.168+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Tribün Grupları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>VELET ARENA</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-CxBl2FfgvoM/TwyXpKyLgKI/AAAAAAAAWWo/7D7FKKS_2hA/s1600/1.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="425" src="http://4.bp.blogspot.com/-CxBl2FfgvoM/TwyXpKyLgKI/AAAAAAAAWWo/7D7FKKS_2hA/s640/1.jpg" width="640" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Ajax-AZ&lt;/b&gt; maçının tribünleri için nihai karar verildi. Önce seyircisiz, sonra Fenerbahçe modeli derken, &lt;b&gt;19 Ocaktaki maç 12 yaş ve altı çocuklara&lt;/b&gt; ve adambaşı minimum 6 çocuğa velilik etmek şartıyla yetişkinlere açık olacak. Giriş bedava ve giriş sırasında çocuklara "stadyum güvenliği" adı altında bir kitapçık verilecek.Maç 0-0'dan ve 11'e karşı 11 olarak başlıyor. Fenerbahçe'nin kadın ve çocuklar modeli "seyircisiz oynamama cezası cinslere bağlı değildir ve kadın-erkek farketmez" felsefesi ile reddedildi. Ajax bunun üzerine federasyonun eğitim politikaları tarafına çalıştı ve en azından boş tribünlere oynamayacaklar. Maça girmek istemeyen veriller için Amsterdam Arena'nın lokasyonu gayet elverişli. Hemen yakında bir sinema kompleksi ve konser salonu var. Orada da zaman geçirmeleri mümkün.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1317836566512638841-2840704719645281460?l=vliegendenederlander.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/feeds/2840704719645281460/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1317836566512638841&amp;postID=2840704719645281460&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/2840704719645281460'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/2840704719645281460'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/2012/01/velet-arena.html' title='VELET ARENA'/><author><name>Flying Dutchman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02374702096591718850</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://www.hall9000.de/rubriken/spiele/rezensionen/kritiken/totalfootball_spiel4.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-CxBl2FfgvoM/TwyXpKyLgKI/AAAAAAAAWWo/7D7FKKS_2hA/s72-c/1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1317836566512638841.post-8863598637728276814</id><published>2012-01-09T22:44:00.000+01:00</published><updated>2012-01-09T22:51:08.345+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Müzik'/><title type='text'>ADELE - SET FIRE TO THE RAIN</title><content type='html'>&lt;br /&gt;&lt;iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="315" src="http://www.youtube.com/embed/FlsBObg-1BQ" width="560"&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://blackpearlscurse.blogspot.com/"&gt;Black Pearl&lt;/a&gt;'ün bir ara günde 15 kez şarkılarını arka arkaya çalmasından ötürü duyduğum rahatsızlık sebebiyle bu hanımefendiye bir önyargım yok değildi ama sesi var maşallah. Bir de zaten bu dönemde ortalık popüler müzk ucubelerinden geçilmezken bu işlere bulaşmadan yoluna devam eden isimlere sarılmak lazım. Bir de kardeşimizin Tottenham taraftarı olduğunu öğrenmemle sempatim daha da arttı (ayrıca bizzat Tottenham doğumludur, bizim mahallenin çocuğu anlayacağınız). Duyguklarım içinde en sevdiğim şarkısını ekliyorum kendisiyle barışmamızın şerefine. Henüz Adele uzmanı değilim, tahminim 2013 yılında 23 diye albüm gelir ama albüm isimlerinden şimdiden onu çaktım.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1317836566512638841-8863598637728276814?l=vliegendenederlander.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/feeds/8863598637728276814/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1317836566512638841&amp;postID=8863598637728276814&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/8863598637728276814'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/8863598637728276814'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/2012/01/adele-set-fire-to-rain.html' title='ADELE - SET FIRE TO THE RAIN'/><author><name>Flying Dutchman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02374702096591718850</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://www.hall9000.de/rubriken/spiele/rezensionen/kritiken/totalfootball_spiel4.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://img.youtube.com/vi/FlsBObg-1BQ/default.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1317836566512638841.post-6313069792440710573</id><published>2012-01-09T22:06:00.004+01:00</published><updated>2012-01-09T22:46:01.423+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>ZLATAN ÜRETİYOR</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-8Y8d2Hili_I/TwtWy6yZu6I/AAAAAAAAWWg/2KXSNWSyY04/s1600/1.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://3.bp.blogspot.com/-8Y8d2Hili_I/TwtWy6yZu6I/AAAAAAAAWWg/2KXSNWSyY04/s1600/1.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;Blogda defalarca okumuşsunuzdur Zlatan Ibrahimovic hakkındaki görüşlerimi. Bana göre futbol tarihinin, özellikle de modern futbolun en şişirilmiş adamlarından birisidir. Evet 2003 yılından itibaren oynadığı 4 farklı takımda 8 şampiyonluk elde etti sezon sektirmeden ve hatta 2001-02'den alırsak da 10 sezonda 9 şampiyonluk anlamına geliyor. Serie A'da 2 yılın futbolcusu olmak üzere sayısız ödül kazandı. Son 8 sezonda sadece 1 kez 10 gol barajının altına düştü. Bunların hepsini anlattığınızda elinizde büyük bir silah var gibi duruyor. Belki de öyle, belki de ben onun hakkındaki ön yargımı değiştiremiyorum ama benim için hala 2 sırt, 3 topuk pasıyla salyaları akıtan bir adam. Tabii bir de Juventus'ta kazandığı 2 şampiyonluğun Juventus'un elinden alındığı, Inter'de 3 kez üstüste şampiyon olurken ortada Inter dışında bir takım olmadığı ve Barcelona'da aslında başarısız bir Eto'o takasının sonunda şampiyonlukta büyük bir ilave katkısının olmadığı gibi yorumlarla da konuyu zorlayabiliriz ama adı üzerinde zorlama olur. Bizim yazının konusu ise (bu kadar salladıktan sonra) İsveçli'nin kariyerinin en iyi sezonunu geçirdiği üzerine.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Takımı Atalanta deplasmanında 2-0'lık galibiyetle dönerken 1 gol atıp 19 resmi maçta 17 gole yükseltti bu sezonki performansı. 1999'da Malmö'de başlayan kariyerinde bu derece üretken hiç olmamıştı. Bugüne kadar, 2007-08'de, Inter forması giyerken çıktığı 34 resmi maçta attığı 22 gol, 0,65 ortalama ile onun en iyi sezon performansı olmuştu. Ibrahimovic'in Milan ile çıktığı son 10 resmi maçta 11 golü var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1317836566512638841-6313069792440710573?l=vliegendenederlander.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/feeds/6313069792440710573/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1317836566512638841&amp;postID=6313069792440710573&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/6313069792440710573'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/6313069792440710573'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/2012/01/zlatan-uretiyor.html' title='ZLATAN ÜRETİYOR'/><author><name>Flying Dutchman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02374702096591718850</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://www.hall9000.de/rubriken/spiele/rezensionen/kritiken/totalfootball_spiel4.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-8Y8d2Hili_I/TwtWy6yZu6I/AAAAAAAAWWg/2KXSNWSyY04/s72-c/1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1317836566512638841.post-7369649571901357006</id><published>2012-01-09T21:52:00.000+01:00</published><updated>2012-01-09T22:46:01.429+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>2011 FIFA YILIN FUTBOLCUSU...</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-3CgAikLbVRo/TwtTMezM-VI/AAAAAAAAWWA/dsp01UZrTFI/s1600/2.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://1.bp.blogspot.com/-3CgAikLbVRo/TwtTMezM-VI/AAAAAAAAWWA/dsp01UZrTFI/s1600/2.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu konuyu çok uzatmayacağım. Messi geldi FIFA Yılın Futbolcusu Ödülü'nü aldı gitti. Xavi de 3 kez aday olup alamayarak Bernd Schuster'in France Football zamanlarından kalma unvanına ortak oldu. 1991'den itibaren FIFA'nın devraldığı ödülü bugüne dek Zinedine Zidane ve Ronaldo (Brezilyalı kel) 3'er kez kazanmıştı. Messi onların rekorunu egale etti. Bu arada ödülü dokuzuncu kez bir Barcelonalı kazanıyor. Ronaldinho (2 kez), Ronaldo (2 kez), Rivaldo ve Romario (1'er kez) kazanmıştı daha önce. 2007'de ve 2008'de sırasıyla Kaká ve Cristiano Ronaldo'nun arkasında kalan Arjantinli ödülü kimseye bırakmıyor son 3 senede. Aşağıda ödülü kazanan futbolcuların 1991'den itibaren listesi var. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-aEt_dd4UC4o/TwtTNoMfNvI/AAAAAAAAWWQ/vzJ3HQihbX4/s1600/1.jpg" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://4.bp.blogspot.com/-aEt_dd4UC4o/TwtTNoMfNvI/AAAAAAAAWWQ/vzJ3HQihbX4/s1600/1.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1317836566512638841-7369649571901357006?l=vliegendenederlander.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/feeds/7369649571901357006/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1317836566512638841&amp;postID=7369649571901357006&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/7369649571901357006'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/7369649571901357006'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/2012/01/2011-fifa-yilin-futbolcusu.html' title='2011 FIFA YILIN FUTBOLCUSU...'/><author><name>Flying Dutchman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02374702096591718850</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://www.hall9000.de/rubriken/spiele/rezensionen/kritiken/totalfootball_spiel4.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-3CgAikLbVRo/TwtTMezM-VI/AAAAAAAAWWA/dsp01UZrTFI/s72-c/2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1317836566512638841.post-4728284398730971241</id><published>2012-01-09T21:33:00.001+01:00</published><updated>2012-01-09T22:46:01.417+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>DEPLASMAN FAKİRİ BARCA</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-estoJMamdcY/TwtOlGLREQI/AAAAAAAAWV4/axy7fBsTqGY/s1600/3.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://4.bp.blogspot.com/-estoJMamdcY/TwtOlGLREQI/AAAAAAAAWV4/axy7fBsTqGY/s1600/3.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sanırım yıllar sonra blogda Barcelona'nın kötü performans üzerine bir yazı yazacağız. Gerçi kötü lafı Barcelona şartları için aslında mükemmelin biraz uzağı gibi değerlendirilebilir. Álvaro Vázquez'in, dün akşam, Barcelona derbisinin 86. dakikasında durumu 1-1'e getiren golü Katalanların bu sezon kötü giden deplasman karnelerine bir kırık notun daha eklenmesine sebep oldu. Gelinen 17 maç sonunda, Guardiola'nın ekini daha şimdiden geçtiğimiz sezon deplasmanda kaybedilen puanları kaybetmiş durumda.4 beraberlik ve 1 mağlubiyetleri var deplasmanda ve bu da onlara 11 puan kaybettirdi şu ana dek. Geçen sezonun sonunda bu rakama ulaşmışlardı. 2007-08 sezonundan beri en kötü deplasman performansına imza atıyorlar. O sezon Frank Rijkaard'ın başında olduğu takım 6 maç kaybetmiş ve 8 kez de berabere kalmıştı. Sezon sonu Hollandalı'nın takımı deplasman maçları baz alınan puan durumunda sekizinci sıradaydı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-2MMVvTrCu20/TwtOijcZXMI/AAAAAAAAWVo/54-zfIO9muY/s1600/1.gif" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://3.bp.blogspot.com/-2MMVvTrCu20/TwtOijcZXMI/AAAAAAAAWVo/54-zfIO9muY/s1600/1.gif" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yukarıdaki Guardiola dönemi Barca'nın sezonluk deplasman performansı ve kaybettiği puanları gösteriyor. Real Madrid bu sezon Bernabéu'dan uzakta sadece 1 kez mağlup olup 1 kez berabere kaldı. 22 puan topladılar. Hatta Valencia bile bu sezon Barcelona'dan fazla deplasman puanı topladı. 8 maçta 14 puan. Pep'in takımının bu sezonki deplasman maçları aşağıda.Son sütun kaybettiği puanlara ayrılmış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-L2cgE757cxs/TwtOjd9yQ0I/AAAAAAAAWVw/dJmofvyRagk/s1600/2.jpg" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://1.bp.blogspot.com/-L2cgE757cxs/TwtOjd9yQ0I/AAAAAAAAWVw/dJmofvyRagk/s1600/2.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1317836566512638841-4728284398730971241?l=vliegendenederlander.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/feeds/4728284398730971241/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1317836566512638841&amp;postID=4728284398730971241&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/4728284398730971241'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/4728284398730971241'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/2012/01/deplasman-fakiri-barca.html' title='DEPLASMAN FAKİRİ BARCA'/><author><name>Flying Dutchman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02374702096591718850</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://www.hall9000.de/rubriken/spiele/rezensionen/kritiken/totalfootball_spiel4.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-estoJMamdcY/TwtOlGLREQI/AAAAAAAAWV4/axy7fBsTqGY/s72-c/3.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1317836566512638841.post-3528470299855335368</id><published>2012-01-08T14:59:00.004+01:00</published><updated>2012-01-09T22:45:45.275+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>BEYAZ ŞİMŞEKLERİN ÜÇ SİLAHŞÖRÜ</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-hTwx7HkePc4/TwmhIRttg2I/AAAAAAAAWVg/oKHD7Ixi2aE/s1600/2.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://1.bp.blogspot.com/-hTwx7HkePc4/TwmhIRttg2I/AAAAAAAAWVg/oKHD7Ixi2aE/s1600/2.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Barcelona'dan bahsettik, Real'den de bahsedelim. Sonra Real sevdalıları "&lt;i&gt;6 puanla öndeyiz hala Barca da Barca, çakma Katalan mısın FD?&lt;/i&gt;" demesin. Dün akşam 5-1 kazandı Real, Granada önünde. Ronaldo attığı golle 21 gole ulaştı ve İspanya Ligi tarihinde daha önce hiçbir oyuncu 17 maç sonunda 21 gole ulaşmamıştı. Daha ligin yarısı olmadan bu gole ulaştı Portekizli. Lig sonunda 45 gol barajını gösteriyor bu. Geçtiğimiz yıl 40 golle gol kralı olan ve La Liga rekoruna imza atan Ronaldo, 17 maçta 19 gol atmıştı. Şimdi 1 gol geliştirdi kendini. Bu sezon çıktıkları &lt;b&gt;28 resmi maçta 94 gol attı Real Madrid ve bu gollerin % 28'i Ronaldo'ya ait&lt;/b&gt;. &lt;b&gt;Benzema ve Higuain'i de kattığınızda bu 94 golün 58'i üçlüye ait oluyor&lt;/b&gt;. Yani gollerin % 62'si. Ronaldo 26 gol attı, Benzema ve Higuain ise 16'şar. Bu gollerin kupalara göre dağılımı da yukarıda. İsimlerinin altında çıktıkları maç sayısı var. (Beker = Copa del Rey)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1317836566512638841-3528470299855335368?l=vliegendenederlander.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/feeds/3528470299855335368/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1317836566512638841&amp;postID=3528470299855335368&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/3528470299855335368'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/3528470299855335368'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/2012/01/beyaz-simseklerin-uc-silahsoru.html' title='BEYAZ ŞİMŞEKLERİN ÜÇ SİLAHŞÖRÜ'/><author><name>Flying Dutchman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02374702096591718850</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://www.hall9000.de/rubriken/spiele/rezensionen/kritiken/totalfootball_spiel4.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-hTwx7HkePc4/TwmhIRttg2I/AAAAAAAAWVg/oKHD7Ixi2aE/s72-c/2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1317836566512638841.post-1897197206812810540</id><published>2012-01-08T14:18:00.001+01:00</published><updated>2012-01-09T22:45:30.534+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>GUARDIOLA'DAN GALİBİYET DALYASI</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-d3yHfBYW_KE/TwmXgRlsbzI/AAAAAAAAWVQ/uvtkPxZaDqM/s1600/1.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://3.bp.blogspot.com/-d3yHfBYW_KE/TwmXgRlsbzI/AAAAAAAAWVQ/uvtkPxZaDqM/s1600/1.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Hocalığı hala tartışılıyor Guardiola'nınki son derece normal. O göreve gelmeden önce de Avrupa'nın en iyi 5 kadrosundan birisi olarak anılan ve sadece 2 sezon önce Frank Rijkaard yönetiminde Şampiyonlar Ligi şampiyonu olmuş bir takımı almıştı. 3 grupta toplayabiliriz görüşleri. Birincisi "&lt;i&gt;yeni bir takıma gidip başarılı olmadan ona iyi hoca demem&lt;/i&gt;" diyenler ki bu grubun Jose Mourinho hayranlarını da alt küme olarak barındırması sürpriz değil. "&lt;i&gt;İyi teknik adam ama yine de büyük bir hoca olduğunu kariyerinin ilerleyen dönemlerinde görürüz&lt;/i&gt;" diyenler (ki ben bu gruptayım) ve kendisini şimdiden Mourinho ve Sir Alex'le aynı kefeye koyanlar. Bir kere kabul edelim, Gary Lineker Almanlara ithafen futbolun kolay bir oyun olduğunu söylemiştir ama kariyerinde hiçbir zaman teknik adamlık yapmayan efsane bunu futbolculuğunda söylemiştir. Jupp Derwall "Futbol Asla Basit Bir Oyun Değildir" isimli otobiyografi başlığını uzun teknik adamlık dönemlerinden sonra atmıştır. Bu zor oyunu kolaylaştıran bir adamdır Guardiola. &lt;b&gt;Sırf elindeki materyali fazla kurcalamaması benim için takdir edilesidir&lt;/b&gt;. Bazıları onun içinCruijff'un mirasını yemekle suçluyor ama biz dünya tarihinde mirası batıran çok teknik adam gördük. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2009 yılında kazandığı Şampiyonlar Ligi finalinden sonra onun için "&lt;i&gt;bazen futbolda doğru oyuncuları doğru yerde oynatmak bile size başarıyı getirebilir&lt;/i&gt;" diye yazmış ve Katalan'ın hakkını vermiştim. Bu, Barcelona'da onun sayesinde çok kolay olduğu için belki göze çarpmıyor. Ama örneğin aynı İspanya 2 uluslararası kupayı aynı rahatlıkta kazanamadı ve Barcelona'nın altın çocuğu henüz milli takımda İspanya'daki performansının yarısına dahi yaklaşmadı, özellikle de 2010 Dünya Kupası ve 2011 Copa America'da. Dolayısıyla &lt;b&gt;Guardiola'nın bir şeyi iyi yapıyor olması, o işin değerini azaltmıyor veya olağan hale getirmiyor&lt;/b&gt;. Örneğin Rijkaard bu çizgiyi 2 sene sürdürmüş, üçüncüsünde tahtı Real'e devretmişti. Guardiola 3 senede 2 kez Avrupa'nın zirvesine çıktı ve dördüncü senede de Real'den iyi olduğunu bizzat El Clasico'da kanıtladı. Mourinho'nun "&lt;i&gt;La liga benim için Şampiyonlar Ligi'nden daha önemli&lt;/i&gt;" demesi boşuna değil. Aynı Mourinho, Inter ile 2010 yılında Şampiyonlar Ligi finaline giderken "&lt;i&gt;Porto ile 1 tane kazanmıştım, 1 tane dah kazanırsam fena olmaz&lt;/i&gt;" diyordu, çünkü zaten Serie A'yı fethetmişti. Ama Real Madrid'de lig şampiyonu olamazsa, her gittiği ligde şampiyon olan hoca unvanını bırakacak ve bunu hiç mi hiç istemiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Bu akşam Barcelona'nın başında 100. lig galibiyetini arayacak&lt;/b&gt; &lt;b&gt;Pep&lt;/b&gt;. 130 lig maçına çıktı. 99 galibiyet 22 beraberlik ve 9 mağlubiyet gibi harika bir performansı var. 100 galibiyet barajını geçen Barcelona tarihinde 2 adam var. Johan Cruijff (155) ve Frank Rijkaard (112). Girişteki resmin altında, Barcelona'nın bugüne kadar kazandığı lig maçlarının, rakibe attığı fark açısından sınıflandırması var. Tam 4 kez 6 ve daha üstü farkla kazandılar. 2008'de Real Valladolid'e, 2009'da Malaga'ya karşı 6-0, 2010'da Almeria deplasmanında, 2011'de Osasuna ile kendi evlerinde 8-0.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1317836566512638841-1897197206812810540?l=vliegendenederlander.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/feeds/1897197206812810540/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1317836566512638841&amp;postID=1897197206812810540&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/1897197206812810540'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/1897197206812810540'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/2012/01/guardioladan-galibiyet-dalyasi.html' title='GUARDIOLA&apos;DAN GALİBİYET DALYASI'/><author><name>Flying Dutchman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02374702096591718850</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://www.hall9000.de/rubriken/spiele/rezensionen/kritiken/totalfootball_spiel4.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-d3yHfBYW_KE/TwmXgRlsbzI/AAAAAAAAWVQ/uvtkPxZaDqM/s72-c/1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1317836566512638841.post-1591737516603462518</id><published>2012-01-08T09:29:00.003+01:00</published><updated>2012-01-28T14:27:15.476+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Damak Tadı'/><title type='text'>BİRA GEÇİDİ vol.6: BITBURGER</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-4nf1JUDF7is/TwlYm4__srI/AAAAAAAAWU8/-4Lmb137Srw/s1600/1.jpg"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5695180628945777330" src="http://2.bp.blogspot.com/-4nf1JUDF7is/TwlYm4__srI/AAAAAAAAWU8/-4Lmb137Srw/s400/1.jpg" style="cursor: hand; cursor: pointer; float: left; height: 400px; margin: 0 10px 10px 0; width: 400px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünya Kupası ve Avrupa Şampiyonası zamanları biliyorsunuz bizim gazetelere maç haberlerini takımların lakapları ile verirler yıllardır. Makarnacılar, panzerler, portakallar, matadorlar, vikingler vesaire...Almanlar konusunda basın ikiye ayrılmış durumdadır. Panzerler ve Biracılar. Aslında uluslararası basında bunların ikisi de kullanılmaz. Bu adamların literatürdeki adı "&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Die Mannschaft&lt;/span&gt;"dır. Örneğin Hollanda basını bu kelime Hollandaca olmasa bile haberi bu şekilde verir. Tabii bizim basın "Die Mannschaft" finalde dese bir anlaşmazlık olabilir o yüzden panzer veya bira demek daha kolay oluyor. Bu serinin altıncı maddesinde artık biracılara girelim ve gayet yaygın bir bira ile başlayalım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bitburger öncelikle Almanya'da her cumartesi ARD kanalında yayınlanan ve maç özetlerini gösteren Sportschau programının sponsorudur. Özellikle bu sponsoru anons eden abimiz öyle bir Bitburger der ki bir anda markete gidip 3 kasa alanız gelir (Bitbogeaaaa). Bitburger fiyat/kalite açısından Alman topraklarından çıkmış en ilginç biralardan bir tanesidir. Zira Almanların ünlü ucuzluk market zinciri LIDL'da satılır.LIDL'ın Veltins'le beraber bir diğer zincir ALDI'ya kurduğu büyük üstünlüklerden bir tanesidir. Gerçekten de ALDI artık kalitenin iyice yerlere düştüğü (yine de bazı malları iyidir bak, tuvalet kağıdı misal) bir marketken LIDL onun 1 gömlek üstüdür. Bira konusunda ise ALDI resmen teslim bayrağını çekmiş ve Schultenbräu isimli ucubeyi ortaya sürmüştür. Skol birasına bile 100 yıllık şarap muamelesi yaptıracak bu arkadaşa ayrıca değiniriz. LIDL ise Veltins ve Bitburger ile bir adım öndedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-zNWxe-Ym_7Y/TwlYnM_C7GI/AAAAAAAAWVE/cRGBkz5mOLc/s1600/2.jpg"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5695180634310503522" src="http://2.bp.blogspot.com/-zNWxe-Ym_7Y/TwlYnM_C7GI/AAAAAAAAWVE/cRGBkz5mOLc/s400/2.jpg" style="cursor: hand; cursor: pointer; float: left; height: 300px; margin: 0 10px 10px 0; width: 300px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bitburger bira fabrikası 1817 yılında, Lüksemburg-Almanya sınırındaki Bitburg kasabasında Johann Peter Wallenborn tarafından kuruldu. 1839'da Ludwig Bertrand Simon, aileden bir kadınla evlenip bir anda fabrikanın üstüne oturdu ve adını da Simonbrau'ya döndürdü. Tarih boyunca "&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Bitte, ein Bit&lt;/span&gt;" (Lütfen bir yudum) ve "&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Abends Bit, morgens fit&lt;/span&gt;" (Akşam bir fırt, sabah ortamı yırt-anca bu kadar kafiyeli oluyor) olan bira özellikle Düsseldorf ve Köln şehirlerinde fazlasıyla tercih ediliyor.  Biranın Bit Sun (hafif bira), Cola Libre (kola-bira-limon karışımı), Bitburger Alkoholfrei (alkolsüz bira) gibi çeşitleri de var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Klasik bir Alman birasıdır Bitburger. Adeta &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;bira aleminin bir Stefan Reuter'i, Jurgen Kohler'idir&lt;/span&gt;. Sağlamdır, görev adamıdır, kendisinden çok şey beklememek lazımdır ama günün sonunda her zaman başınız sıkıştığında güvenilecek isimdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Alkol oranı: % 4,8&lt;br /&gt;Tür: Pilsner&lt;br /&gt;Uyruk: Almanya&lt;br /&gt;Standart Ambalaj: Kutu (50cl), Şişe (33 cl)&lt;br /&gt;FD'nin Notu: 3,6/5&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: 130%; font-weight: bold;"&gt;&lt;a href="http://vliegendenederlander.blogspot.com/search?q=B%C4%B0RA+GE%C3%87%C4%B0D%C4%B0"&gt;Bira Geçidi&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1317836566512638841-1591737516603462518?l=vliegendenederlander.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/feeds/1591737516603462518/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1317836566512638841&amp;postID=1591737516603462518&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/1591737516603462518'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/1591737516603462518'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/2012/01/bira-gecidi-vol6-bitburger.html' title='BİRA GEÇİDİ vol.6: BITBURGER'/><author><name>Flying Dutchman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02374702096591718850</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://www.hall9000.de/rubriken/spiele/rezensionen/kritiken/totalfootball_spiel4.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-4nf1JUDF7is/TwlYm4__srI/AAAAAAAAWU8/-4Lmb137Srw/s72-c/1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1317836566512638841.post-858075928661431524</id><published>2012-01-07T17:36:00.007+01:00</published><updated>2012-01-07T19:04:21.583+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Nostalji'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>EFSANE SEZON 4: 1991-92 &amp; 1992-93 İSPANYA</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-uWeNCJNewdU/TwhxZQp3PAI/AAAAAAAAWUA/mL-KrgLkLn0/s1600/2.jpg" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img src="http://3.bp.blogspot.com/-uWeNCJNewdU/TwhxZQp3PAI/AAAAAAAAWUA/mL-KrgLkLn0/s1600/2.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;Bizim iş yerindeki David, bir Real Madrid taraftarıydı ve Tenerife doğumluydu. Şimdi başka bir firmaya geçti kulakları çınlasın "&lt;i&gt;ömrümde bu Katalanlar kadar burnu havada, kendini beğenmiş, yaptıkları hatayı kabul etmeyen bir millet görmedim&lt;/i&gt;" derdi. Tenerife'li bir Real Madrid taraftarı olarak tabii ki kötü anıları vardı, babası 70'lerde Tenerife'de birkaç kez top oynamış sonra da köşeye çekilmiş. Zaten takım o sıralarda Tercera ve Segunda arasında gidip geliyor. Tabii bunlar iyi anılar. Kötü anıları ise az sonra aşağıda anlatacağımız, 1991-92 ve 1992-93 sezonları. Neden? Çünkü bu sezonların her ikisinde de taraftarı olduğu Real Madrid son haftaya lider girmiştir, her ikisinde de Tenerife deplasmanına gitmiştir ve her ikisinin de sonu aynı olmuştur. Aslında biraz spoiler verdik ama ayrıntısı için serinin 4. halkasına buyurun. Hem de bu sefer "deja vu" sezonlarını anlatıyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b&gt;1991-92 sezonu &lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;1991-92 sezonunda Real Madrid son 5 sezonda şampiyon olmuş ve İspanya futbolunda "&lt;b&gt;Quinta del Buitre&lt;/b&gt;" olarak bilinen (aşağıda), Real Madrid altyapısından gelme 5 oyuncunun önderliğinde (Miguel Pardeza 1986 yılında Real Zaragoza'ya transfer olmuştur ama bu 5 oyuncunun tümü 1990 Dünya Kupası'nda İspanya kadrosunda yer almıştır) ligin tozunu atmaktadır. Önce Luis Molowny ile bir şampiyonluk kazanılmış, ardından Hollandalı &lt;b&gt;Leo Beenhakker&lt;/b&gt; arka arkaya 3 kez turu attırmış son olarak da &lt;b&gt;John Benjamin Toshack&lt;/b&gt; kupayı kaldırmıştır.Ancak 1988 mayıs ayında göreve başlayan Barcelona efsanesi &lt;b&gt;Johan Cruijff &lt;/b&gt;1990-91 sezonunda bı gidişe dur der ve 10 puan farkla şampiyonluğu kazanır. O sezon aynı zamanda Alfredo di Stefano'nun, mart 1991'de kovulmasına ve yerine Radomir Antic'in getirilmesine yol açar. Bu girişten sonra hikayeye devam edelim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-FA-Y3ojL68k/TwhxeTPzZII/AAAAAAAAWUY/fhazXdwMeXg/s1600/5.jpg" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img src="http://4.bp.blogspot.com/-FA-Y3ojL68k/TwhxeTPzZII/AAAAAAAAWUY/fhazXdwMeXg/s1600/5.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Antic, bir önceki sezon mart ayında göreve geldiğinde takım 7.dir. İlk başlarda performans düzelmemiş ve takım 10.luğa kadar düşmüştür ama seri bir galibiyet zinciri ile ligi 3. sırada bitirirler ve UEFA Kupası vizesi alırlar. Antic 1991-92 sezonuna da çok iyi başlar. Takım yedinci haftada liderlik koltuğuna oturur (bu koltuğu 20 hafta boyunca tutacaklardır). &lt;b&gt;13 maçta 12 galibiyet&lt;/b&gt; alarak korkunç bir seriye imza atarlar. Berabere kaldıkları tek maç Bernabeu'daki Barcelona maçıdır (1-1). UEFA Kupası'nda da dolu dizgin giden takım çeyrek finale kadar yükselmiştir. Son şampiyon, Cruijff'un takımı ise bu sefer lige iyi başlayamamış ve üstüste mağlubiyetlerle 13 hafta sonunda Real'in 8 puan gerisine düşmüştür ki o zamanlar, galibiyete henüz 2 puanın verildiği zamanlardır. Antic devre arasına doğru tökezlese de (kalan 6 maçta 2'şer galibiyet, beraberlik ve mağlubiyet) lider girmeyi başarır. Üzerine bir de Robert Prosinecki ve Luis Enrique takıma katılır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-bGdd-wGoOnI/TwhxWle4jRI/AAAAAAAAWT4/wAtk6PXWjIk/s1600/1.jpg" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img src="http://4.bp.blogspot.com/-bGdd-wGoOnI/TwhxWle4jRI/AAAAAAAAWT4/wAtk6PXWjIk/s1600/1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Ocak ayı gelip çattığında, 1985 yılında&lt;b&gt; Real Madrid başkanı seçilen Ramon Mendoza büyük bir stratejik hata yapar&lt;/b&gt;. Yine onun başkanlığı döneminde takıma 3 şampiyonluk kazandıran, daha sonra da Hollanda'ya dönüp 1989-90 sezonunda Ajax ile Eredivisie şampiyonu olan Leo Beenhakker Sportif direktörlüğe getirilir. Birkaç hafta sonra da ocak ortasında Antic kovulur ve yerine Beenhakker getirilir. Yugoslav hoca görevi bıraktığında takım en yakın rakibinin 7 puan önünde liderdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;1992 yılına Madrid çok kötü başlar ve 28 marta kadar 2 maç üstüste kazanamaz. Barcelona ise aynı dönemde oynadığı 12 maçta 8 galibiyet alarak farkı kapatmaya başlamıştır. 7 marttaki El Clasico rövanşı da ilk yarıdaki gibi 1-1 biter. Golleri 2 defansif kökenli oyuncu Ronald Koeman ve Fernando Hierro atar (Hierro o sezon Antic tarafından orta sahaya kaydırılmıştır) Bütün bunlara rağmen Real Madrid halen liderdir. İzleyen 7 maçta 5 galibiyet  2 beraberlik alırlar ve Barcelona ile farkı tekrar açarlar. Son 5 haftaya girilirken Real 49 puanla zirvededir ve Barcelona 45 puanla üçüncüdür. Bu 2 takımın arasında Atletico Madrid ikinci sırada bulunmaktadır. 2 puanlık sistemde kalan 5 haftada 4 puanlık fark büyük bir avantajdır. &lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;9 mayısta Real Oviedo, kendi evinde Real Madrid'i 1-0 mağlup eder. &lt;b&gt;Gheorghe Hagi&lt;/b&gt;'nin Madrid formasıyla 90 dakika forma giydiği bu maçta, golü Hagi'nin Romen milli takımından arkadaşı, Galatasaray'ın bir dönem uzun süre peşinde koştuğu &lt;b&gt;Marius Lacatus&lt;/b&gt;, 89. da kaydeder. Aynı gün Barcelona, Cadiz deplasmanında Hristo Stoichkov ve Michael Laudrup'un golleriyle 2-0 kazanır ve puan farkını 2'ye indirir. 16 mayısta, Madrid derbisinde Real, bir ara 2-1 yenik duruma düştüğü maçı 3-2 kazanır ve Barcelona kendi evinde Mallorca'yı 3-0 ile geçip Beyaz Şimşekler'in ensesine yerleşir. Artık geriye sadece 3 maç kalmıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-V5KVBXLhxUw/Twhxfj09q4I/AAAAAAAAWUk/UYMr8XNRv_s/s1600/7.jpg" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img src="http://1.bp.blogspot.com/-V5KVBXLhxUw/Twhxfj09q4I/AAAAAAAAWUk/UYMr8XNRv_s/s1600/7.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;20 Mayısta, Barcelona, Wembley'de, Sampdoria'yı Ronald Koeman'ın, 111. dakikadaki füzesiyle 1-0 mağlup eder ve Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası'nı kazanır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;23 Mayısta Osasuna deplasmanına gider Real. Ender gelişen bir Osasuna atağında Larrainzar takımını 1-0 öne geçirir. Butragueno 86'da beraberliği ve liderlik koltuğunu kurtarır. Ancak Barcelona aynı gün Valladolid'i deplasmanda 6-0 mağlup etmiştir (Valladolid sezon sonunda küme düşecektir).  Stoichkov, Nadal ve Koeman 2'şer gol atmıştır. Artık aradaki puan farkı 1'dir. 31 mayısta Real, ecel terleri dökerek Valencia'yı kendi evinde 2-1 mağlup eder. Barcelona, Barcelona derbisinde Espanyol'u 4-0 ile ezer geçer. Ve son hafta gelip çatmıştır. Real Madrid Kanarya Adaları'na, Tenerife'e, 1 puanlık avantaj ile giderken, Barcelona kendi evinde Athletic Bilbao'yu konuk etmektedir. Barcelona'nın +47'e karşı +49'luk bir averaj üstünlüğü vardır yani, Barcelona kazanırsa, Real mutlaka deplasmandan galibiyet çıkarmak zorundadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;7 Haziran 1992&lt;/span&gt; tarihinde, takımlar, Tenerife'in, Heliodoro Rodriguez Lopez Stadyumu'na çıkarlar. Ev sahibinin başında Real Madrid'de futbol oynamış, Arjantinli efsane &lt;b&gt;Jorge Valdano&lt;/b&gt; bulunmaktadır. 30 hafta aralıksız liderliği elinde bulundurmuş olan Real Madrid, maçın 8. dakikasında Hagi'nin sağdan ortaladığı topa kafayı vurarak takımını 1-0 öne geçirir. Maçın 24. dakikasında Tenerife kalecisi Agustin sakatlanarak yerini Manolo'ya bırakır. Gheorghe Hagi, henüz oyuna ısınmamış Manolo'yu 4 dakika sonra müthiş bir frikikle avlar ve takımını 2-0 öne geçirir. Barcelona Nou Camp'ta Stoichkov'un golü ile 1-0 öne geçmiştir ama Atlas Okyanusu'ndan gelen haberler pek iyi değildir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-rZ6JoCNhLmU/TwhxfN3WQSI/AAAAAAAAWUc/xqmIYRotrEU/s1600/6.jpg" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img src="http://1.bp.blogspot.com/-rZ6JoCNhLmU/TwhxfN3WQSI/AAAAAAAAWUc/xqmIYRotrEU/s1600/6.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;36. dakika Beenhakker'ın şansının döndüğü dakika olur. Quique Estebaranz, sağ kanattan aldığı topla Real Madrid yarı sahasında birçok oyuncuyu ekarte eder ve Buyo'yu ceza sahası dışından attığı şutla yakın köşeden avlar. 1-2...Real Madrid hala avantajı korumaktadır ama artık rahat değildir. İkinci yarı başlar. Son 15 dakikaya girildiğinde Real Madrid hala şampiyondur. Ancak dünya, Tenerife'de başlarına yıkılmak üzeredir. Brezilyalı defans oyuncusu Ricardo Rocha ceza sahası içindeki karambolde topu kendi ağlarına şutlar. 2-2...Barcelona liderliğe yükselmiş ve Real Madrid yıkılmıştır. Golden hemen sonra santrayı yapıp rakip sahaya yüklenirler, Tenerife defansı topu uzaklaştırır ve top sağ kanatta Real defansından Chendo'ya gelir. Chendo üzerine yapılan yapılan baskı üzerine orta sahadan kendi kalecisine havadan sert ve bombeli bir vuruş yapar. Buyo (o yıllarda ayakla yapılan geri pasları elle kontrol etmek serbesttir), muhtemelen kornere gidecek topu engellemek için  çift elle plonjon yapar ve topu tokatlar ama onun şiddetiyle kendisi saha dışına savurlmuş top kale sahası önünde sahipsiz kalmıştır. Bunu çok önceden sezen Tenerife'li &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Pier Luigi Cherubino&lt;/span&gt;, mükemmel bir fırsatçılıkla topa yetişip, Buyo'nun çabasına rağmen topu içeri atar....&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;3-2&lt;/span&gt;...Real yıkılmıştır. Beenhakker sahaya boş gözlerle bakar. Kalan 13 dakika gol getirmez ve Bilbao'ya 1 gol daha atan Barcelona şampiyon olur. O sezon Katalanlar sadece son hafta liderlik koltuğuna oturmuştur ve zaten de bu önemlidir. O gün yaşananlar için videoya buyurun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;object width="320" height="266" class="BLOG_video_class" id="BLOG_video-9471df0b94118fe" classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11cf-96B8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/get_player"&gt;&lt;param name="bgcolor" value="#FFFFFF"&gt;&lt;param name="allowfullscreen" value="true"&gt;&lt;param name="flashvars" value="flvurl=http://v20.nonxt5.googlevideo.com/videoplayback?id%3D09471df0b94118fe%26itag%3D5%26app%3Dblogger%26ip%3D0.0.0.0%26ipbits%3D0%26expire%3D1331838225%26sparams%3Did,itag,ip,ipbits,expire%26signature%3D5EB26C345F8F884C41E314E53E1EDF4EBBBAF046.4A3D044CCFC285A6CA036B4F3CCC4B063577C328%26key%3Dck1&amp;amp;iurl=http://video.google.com/ThumbnailServer2?app%3Dblogger%26contentid%3D9471df0b94118fe%26offsetms%3D5000%26itag%3Dw160%26sigh%3DHeFKwFbeX30yoQDEX9i3a9QAwQE&amp;amp;autoplay=0&amp;amp;ps=blogger"&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/get_player" type="application/x-shockwave-flash"width="320" height="266" bgcolor="#FFFFFF"flashvars="flvurl=http://v20.nonxt5.googlevideo.com/videoplayback?id%3D09471df0b94118fe%26itag%3D5%26app%3Dblogger%26ip%3D0.0.0.0%26ipbits%3D0%26expire%3D1331838225%26sparams%3Did,itag,ip,ipbits,expire%26signature%3D5EB26C345F8F884C41E314E53E1EDF4EBBBAF046.4A3D044CCFC285A6CA036B4F3CCC4B063577C328%26key%3Dck1&amp;iurl=http://video.google.com/ThumbnailServer2?app%3Dblogger%26contentid%3D9471df0b94118fe%26offsetms%3D5000%26itag%3Dw160%26sigh%3DHeFKwFbeX30yoQDEX9i3a9QAwQE&amp;autoplay=0&amp;ps=blogger"allowFullScreen="true" /&gt;&lt;/object&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Barcelona üstüste ikinci kez şampiyonluğunu ilan eder. Leo Beenhakker bu hüsran sonucu Mendoza tarafından kovulur. Gheorghe Hagi, Brescia'ya satılır. Ömründe Romanya dışında bir şampiyonluk yaşamak için, 5 yıl daha, beklemek zorunda kalacaktır.   Fernando Hierro sezonu 21 golle tamamlar, bir defans oyuncusu olan Ronald Koeman, frikik ve penaltıların desteğiyle 16 gol (!) atar. Gol kralı Atletico Madrid'den Manolo olur 27 golle. Barcelona sezonu Avrupa'nın hakimi unvanıyla kapatmıştır. Mendoza'nın ocak ayında her şey iyi giderken yaptığı Beenhakker hamlesi elinde patlamış, sezon sonunda günah keçisi bizzat Beenhakker'ın kendisi olmuştur. Albacete'yi lig yedinciliğine taşıyan &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Benito Floro&lt;/span&gt;, teknik adamlık görevini devralır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b&gt;1992-93 sezonu&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Sezon başındaki en sansasyonel transfer Sevilla'nın Şilili golcüsü &lt;b&gt;Ivan Zamorano&lt;/b&gt;'nun Real Madrid'e transferidir. Ancak daha da heyecan verici olan, El Clasico'nun, ligin ilk haftasnda oynanacağıdır. Tabii bununla beraber Real Madrid, ligin son haftasında yine Tenerife deplasmanına gideceğini de göz önünde bulunduruyordur.  Jose Mari Bakero ve Hristo Stoichkov'un golleri ile Barcelona 2-1 kazanır ve sezona iyi bir başlangıç yapar. Bu sefer işi baştan sıkı tutarlar. Real Madrid ilk 5 haftada sadece 2 galibiyet alabilir ve dokuzuncu sırada kendisine yer bulur. Barcelona 3 galibiyet 2 beraberlik alır. Deportivo ise Arsenio Iglesias yönetiminde liderlik koltuğuna oturmuştur. Brezilyalı &lt;b&gt;Bebeto&lt;/b&gt; attığı gollerle takımı taşımaktadır. 3 Ekimde Real Madrid'i 3-2 mağlup ettikleri maçta 2 gol atar.  Ligin 11. haftasında Barcelona, Zaragoza deplasmanında aldığı 6-1'lik galibiyetle liderliğe yükselir. Ligin ilk yarısının sonuna kadar sıralama, Barcelona-Real Madrid-Deportivo şeklinde devam eder. Devrenin son maçında Real Madrid kendi evinde Tenerife'i 3-0 mağlup ederek bir nevi önceki senenin intikamını alır, ya da aldığını zanneder.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;İkinci devrenin açılışında Real Madrid Barcelona'yı Zamorano ve Michel'in golleriyle 2-1 devirir. Bu galibiyetten yararlanan Deportivo liderliğe yükselir. Ancak 24. haftada Real Madrid, Deportivo'yu 2-1 mağlup eder ve Sporting Gijon'u 7-2 mağlup eden  Barcelona tekrar koltuğu devralır. Real de üçüncü sıraya yükselmiştir. O haftadan sonra Deportivo bir daha ilk 2 sırayı göremeyecek ve ligi üçüncü sırada bitirecektir. Barcelona liderdir ama Real Madrid'in de formu dikkat çekicidir. Takım 15. haftada Sevilla'ya mağlup olduğundan beri kaybetmiyordur. Barcelona da maç kaybetmez uzun süre. 35. hafta ise kırılma noktası gerçekleşir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-bFwqizzYLcQ/TwhxdEMroBI/AAAAAAAAWUQ/yhRypMZQiag/s1600/4.jpg" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img src="http://1.bp.blogspot.com/-bFwqizzYLcQ/TwhxdEMroBI/AAAAAAAAWUQ/yhRypMZQiag/s640/4.jpg" border="0" height="426" width="640" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;30 Mayıs 1993 tarihinde son 4 haftaya girilirken Real Madrid 52 puanda ikinci sıradadır. Barcelona ise 54 puanla liderdir. Celta Vigo deplasmanında Katalanlar 3-2 kaybeder. Real lideri yakalama şansını teper ve Osasuna deplasmanında 0-0 berabere kalır. Osasuna yine onlara, geçtiğimiz sezon gibi ligin sonuna doğru çelme takmıştır. Ama bir önceki sezonla tek benzerlik bu olmayacaktır. İzleyen hafta 2 takım da kazanır ve son haftaya girilirken 56 ve 55 puanda sıralanırlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;12 haziranda ligin zirvesi bitime 1 hafta kala değişi&lt;/span&gt;r. Madrid derbisinde Hierro'nun tek golü maçı Real'e kazandırır. Barcelona ise, 2 hafta önce Real Madrid'i çelmeleyen Osasuna deplasmanında 3-2 ile beklenmeyen bir mağlubiyet alır. Benito Floro'nun takımı 57 puanla zirveye fırlar. Barcelona 56 puanla ikinci sıraya iner. Son haft Barcelona evinde Real Sociedad'ı ağırlayacakken Real Madrid bir yıl önce şampiyonluğu bıraktığı, birçok insan için bir tatil cenneti, onlar içinse bir Elm Sokağı havasında olan Kanarya Adalarına gidecektir. Tenerife'e. Halen Valdano tarafından çalıştırılan Tenerife'e. Üstelik bu sefer işi daha da zordur. Zira Tenerife UEFA Kupası vizesi kovalamaktadır ve maçını kazanmak zorundadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;20 haziran 1993&lt;/span&gt; tarihinde ligin son haftası oynanır. Her şey aynıdır 1 sezon önceye göre. Camp Nou'daki onbinler Tenerife'den gelecek gol haberini beklemektedir. Haber gecikmez. 11. dakikada, Arjantinli Oscar Dertycia'da sol kanattan gelişen atakta kafayı vurur ve Buyo'nun ağlarını sarsar. 1-0. 2 dakika sonra Camp Nou'da Hristo Stoichkov 13. dakikada takımını 1-0 öne geçirir. Tarih tekerrür etmektedir. 42. dakikada Real'in ipi çekilir. Chano yine sol kanattan yapılan bir ortaya kafayı vurur ve top aynı köşesen aynı şekilde Madrid ağlarıyla buluşur. Beyaz Şimşekler deja vuların kurbanı olmuştur. Camp Nou'da kimse ikinci yarıda kendi stadyumundaki maçı takip etmez. Maçların bitiş düdüğü çaldığında Barcelona, üstüste ikinci sezon, Tenerife'in yardımıyla, son haftada liderlik koltuğunu devralarak şampiyonluk turu atmıştır.O günün hikayesi de aşağıdan izlenebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;object width="320" height="266" class="BLOG_video_class" id="BLOG_video-a353f714fbf86f5d" classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11cf-96B8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/get_player"&gt;&lt;param name="bgcolor" value="#FFFFFF"&gt;&lt;param name="allowfullscreen" value="true"&gt;&lt;param name="flashvars" value="flvurl=http://v20.nonxt6.googlevideo.com/videoplayback?id%3Da353f714fbf86f5d%26itag%3D5%26app%3Dblogger%26ip%3D0.0.0.0%26ipbits%3D0%26expire%3D1331838225%26sparams%3Did,itag,ip,ipbits,expire%26signature%3D494A86A66FA8619D06AE620F1D1AF44979F48406.42A8DDEC552E9023C0019A7C7F2D01549818BF12%26key%3Dck1&amp;amp;iurl=http://video.google.com/ThumbnailServer2?app%3Dblogger%26contentid%3Da353f714fbf86f5d%26offsetms%3D5000%26itag%3Dw160%26sigh%3D1keDuvCXy6fgM2DCeZ3oVuZRqrI&amp;amp;autoplay=0&amp;amp;ps=blogger"&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/get_player" type="application/x-shockwave-flash"width="320" height="266" bgcolor="#FFFFFF"flashvars="flvurl=http://v20.nonxt6.googlevideo.com/videoplayback?id%3Da353f714fbf86f5d%26itag%3D5%26app%3Dblogger%26ip%3D0.0.0.0%26ipbits%3D0%26expire%3D1331838225%26sparams%3Did,itag,ip,ipbits,expire%26signature%3D494A86A66FA8619D06AE620F1D1AF44979F48406.42A8DDEC552E9023C0019A7C7F2D01549818BF12%26key%3Dck1&amp;iurl=http://video.google.com/ThumbnailServer2?app%3Dblogger%26contentid%3Da353f714fbf86f5d%26offsetms%3D5000%26itag%3Dw160%26sigh%3D1keDuvCXy6fgM2DCeZ3oVuZRqrI&amp;autoplay=0&amp;ps=blogger"allowFullScreen="true" /&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Bebeto 29 golle gol kralı olurken, Zamorano onu 26 golle izler. Stoichkov da 20 gol atmıştır. Barcelona tarihinde ilk kez 3 sene üstüste şampiyon olmuştur. İzleyen sene Barcelona bir kez daha şampiyon olur. O hikaye aslında bir başka dramatik hikayedir, Deportivo'lu Miroslav Djukic'in hikayesi. O başka bir yazının konusu. Kısacası Cruijff Barcelonasının neredeyse her şampiyonluğu birer heyecan kasırgası olmuştur. 1993-94 sezonunda Real Madrid ancak dördüncü olabilir. Katalanlar ise üstüste 4 şampiyonluk kazanırlar. Onların bu gidişini Real 1994-95 sezonunda durdurur. Bunu yaparken başlarında, kendi hayatlarını 2 sezon boyunca zindana çeviren Jorge Valdano (aşağıda) bulunmaktadır. &lt;b&gt;2 sezon üstüste, futbol oynadığı takımın Barcanın hegemonyasını kırmasına izin vermeyen adam, bizzat kendi eliyle gidip Cruijff'a dur der&lt;/b&gt;. Futbol böyle hoş hikayelerin oyunudur işte...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-cRgBRo1v4Rc/TwhxgdDDTGI/AAAAAAAAWUs/Fs1ESZJ4NKs/s1600/8.jpg" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img src="http://3.bp.blogspot.com/-cRgBRo1v4Rc/TwhxgdDDTGI/AAAAAAAAWUs/Fs1ESZJ4NKs/s640/8.jpg" border="0" height="396" width="640" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Ramon Mendoza, 1995 yılında, kulübün 14 milyon pezata borcunun olmasından hareketle istifa eder ve yerine, son döneminde ikinci başkanlığını üstlenen &lt;b&gt;Lorenzo Sanz &lt;/b&gt;oturur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=" font-weight: bold;font-size:130%;" &gt;&lt;a href="http://vliegendenederlander.blogspot.com/2011/09/efsane-sezon-1-1988-89-ingiltere.html"&gt;Efsane Sezon 1: 1988-89 İngiltere&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://vliegendenederlander.blogspot.com/2011/09/efsane-sezon-2-1998-99-almanya.html"&gt;Efsane Sezon 2: 1998-99 Almanya&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=" font-weight: bold;font-size:100%;" &gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;a href="http://vliegendenederlander.blogspot.com/2011/12/efsane-sezon-3-2005-japonya.html"&gt;Efsane Sezon 3: 2005 Japonya&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://vliegendenederlander.blogspot.com/2011/12/efsane-sezon-3-2005-japonya.html"&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1317836566512638841-858075928661431524?l=vliegendenederlander.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/feeds/858075928661431524/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1317836566512638841&amp;postID=858075928661431524&amp;isPopup=true' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/858075928661431524'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/858075928661431524'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/2012/01/efsane-sezon-4-1991-92-1992-93-ispanya_07.html' title='EFSANE SEZON 4: 1991-92 &amp; 1992-93 İSPANYA'/><author><name>Flying Dutchman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02374702096591718850</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://www.hall9000.de/rubriken/spiele/rezensionen/kritiken/totalfootball_spiel4.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-uWeNCJNewdU/TwhxZQp3PAI/AAAAAAAAWUA/mL-KrgLkLn0/s72-c/2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1317836566512638841.post-173524964396861129</id><published>2012-01-07T13:07:00.001+01:00</published><updated>2012-01-07T17:32:30.104+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>EREDIVISIE GOL DENEMESİ/GOL ORTALAMALARI</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-edL3C0VRtpQ/Twg1YL3G0yI/AAAAAAAAWTw/Q48DfZVEo-U/s1600/2.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img src="http://4.bp.blogspot.com/-edL3C0VRtpQ/Twg1YL3G0yI/AAAAAAAAWTw/Q48DfZVEo-U/s640/2.jpg" border="0" height="426" width="640" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşağıda Eredivisie'de ilk yarının takım bazında, gol denemesi ile gol sayısı ve oluşan yüzde var. PSV 290 gol denemesiyle alanında lider ama yüzde açısından Ajax tepede. PSV 290 gol denemesi sonucunda 48 golün altına imza koyarken Ajax 54 denemede 46 gol kaydetti. İlginç şekilde gol denemesi sayısında Feyenoord PSV'yi takip ediyor. De Graafschap 127 gol denemesiyle bu alanda en fakir takım. Birkaç ilginç istastisik daha var. NEC, ilk yarıdaki maçların hiçbirinde ilk 15 dakikada gol yemedi ve bu sürede 6 gol attılar. Maçlara en iyi başlayan ekip diyebiliriz. Ancak onların da kötü bir karnesi var. İlk 17 maç sonunda ilk yarılar baz alındığında takımın averajı +2 ama ikinci yarılar baz alındığında -12. Bu da neden -10 averajla 15. sırada olduğunu açıklıyor. Aşağıda yüzde sıralamasına göre gol denemeleri ve gol sayısı var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-IoNDufsJmmg/Twg1VybUXNI/AAAAAAAAWTo/iXsAG0OVa4A/s1600/1.jpg" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img src="http://3.bp.blogspot.com/-IoNDufsJmmg/Twg1VybUXNI/AAAAAAAAWTo/iXsAG0OVa4A/s1600/1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1317836566512638841-173524964396861129?l=vliegendenederlander.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/feeds/173524964396861129/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1317836566512638841&amp;postID=173524964396861129&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/173524964396861129'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/173524964396861129'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/2012/01/eredivisie-gol-denemesigol-ortalamalari.html' title='EREDIVISIE GOL DENEMESİ/GOL ORTALAMALARI'/><author><name>Flying Dutchman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02374702096591718850</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://www.hall9000.de/rubriken/spiele/rezensionen/kritiken/totalfootball_spiel4.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-edL3C0VRtpQ/Twg1YL3G0yI/AAAAAAAAWTw/Q48DfZVEo-U/s72-c/2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1317836566512638841.post-9109373060763963027</id><published>2012-01-05T22:13:00.001+01:00</published><updated>2012-01-07T17:32:15.936+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>BEN DE PAŞAYIM SEN DE PAŞASIN HEPİMİZ PAŞAYIZ...</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-cPHzAuUMI-U/TwYSIg6v1sI/AAAAAAAAWTY/S53oAXy89a0/s1600/1.jpg" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img src="http://3.bp.blogspot.com/-cPHzAuUMI-U/TwYSIg6v1sI/AAAAAAAAWTY/S53oAXy89a0/s1600/1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Efsane demenin bile hakaret olabileceği (Friends'e de efsane deniyor bu alemde çünkü) Seinfeld'in iş hayatı ile ilgili 3 tane enfes bölümü vardır. George Costanza'nın bir sinirle patronun odasına dalıp bağırıp çağırarak istifayı bastığı ancak sonra pişman olup ne halt yiyeceğim diye kara kara düşünürken, "&lt;i&gt;en iyisi hiç bir şey olmamış gibi yarın işe gideyim&lt;/i&gt;" dediği The Revenge, yine George'un iş görüşmesi sırasında tam patronu kararını açıklayacakken gelen telefon sonrası görüşmenin sonucunu tam olarak anlayamadığı ama bunu koz olarak kullanıp işi almış gibi işe gittiği The Barber ve tabii ki akıllara zarar, Cosmo Kramer'in çalışmadığı iş yerinden kovulduğu The Bizarro Jerry. Arjantin'in Banfield kulübünde olanlardan da bir Seinfeld bölümü çıkarmış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Club Atletico Banfield, Primera'da 2011-12 Apertura Ligi'ni son sırada tamamladı. Clausura'ya hazırlanırken kulüp yönetimi 1978'de Dünya Kupası'nı kazanan Arjantin'de yedek kaleci olarak kadroda bulunan, kıtanın renkli simalarından Ricardo La Volpe'yi görevden aldı. Ama şöyle bir sorun var ki, bunu La Volpe'ye söylemeyi unuttu. Bunun üzerine çarşamba günü ülkesinde bir radyo programına katılan La Volpe "&lt;i&gt;valla ben resmi bir bildirim almadım, yarın antrenmana çıkarım&lt;/i&gt;" dedi. Yeni teknik direktör Jorgde da Silva'ya da "benim kontratımın devam ettiğini bile bile imza attıysa etik hareket etmemiş" diyerek sallamayı ihmal etmedi. Anlayacağınız Banfield Clausura hazırlıklarına 2 hocayla başladı ama tabii fiiliyatta La Volpe ortadan çekilecek. Kıta futbolunda absürd kişiliği ile tanınan bir adamdı, repertuara yeni bir işi daha ekledi.Aşağıdaki fotoğraf eski günlerinden.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-eXvXw18CWug/TwYSJih2qnI/AAAAAAAAWTg/IGCbNsMguH4/s1600/2.jpg" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img src="http://3.bp.blogspot.com/-eXvXw18CWug/TwYSJih2qnI/AAAAAAAAWTg/IGCbNsMguH4/s1600/2.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1317836566512638841-9109373060763963027?l=vliegendenederlander.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/feeds/9109373060763963027/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1317836566512638841&amp;postID=9109373060763963027&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/9109373060763963027'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/9109373060763963027'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/2012/01/ben-de-pasayim-sen-de-pasasin-hepimiz.html' title='BEN DE PAŞAYIM SEN DE PAŞASIN HEPİMİZ PAŞAYIZ...'/><author><name>Flying Dutchman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02374702096591718850</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://www.hall9000.de/rubriken/spiele/rezensionen/kritiken/totalfootball_spiel4.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-cPHzAuUMI-U/TwYSIg6v1sI/AAAAAAAAWTY/S53oAXy89a0/s72-c/1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1317836566512638841.post-2710299842999259536</id><published>2012-01-05T21:40:00.002+01:00</published><updated>2012-01-07T17:32:14.166+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>MARCO REUS TRANSFERİ</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-M_g9ftW5Ce4/TwYKgCC-ZOI/AAAAAAAAWTM/u1eO1OozIrI/s1600/1.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img src="http://4.bp.blogspot.com/-M_g9ftW5Ce4/TwYKgCC-ZOI/AAAAAAAAWTM/u1eO1OozIrI/s1600/1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Lucien Favre'nin oluşturduğu takıma lafımız yok ama gerek TV'den gerekse de çıplak gözle izlediğimiz Borussia Mönchengladbach onun yokluğunda çok büyük güç kaybedecek ve bunu nasıl geri çevireceklerini göreceğiz. Marco Reus'un 17,5 milyon euro karşılığında Borussia Dortmund'a geçişinden bahsediyoruz elbet. Nuri Şahin'in bıraktığı boşluğu doldurmakta büyük zorluk çeken Jürgen Klopp, Reus'u alarak sadece kendi takımına güç katmakla kalmadı şampiyonluk yarışındaki rakiplerinden birisine de önemli bir darbe vurmuş oldu. Reus aynı zamanda Bundesliga tarihinin en pahalı 10 transferi listesine girerken, Almanya içi transferlerde de 3. sırada yer aldı. Aşağıda Bundesliga tarihinin en pahalı 10 transferi var. Reus, Mario Gomez ve Manuel Neuer'den sonra iç transferin en pahalı ismi. Aynı zamanda Amoroso'dan sonra Westfalen'in sarı-siyahlı ekibinin tarihteki en pahalı ikinci transferi. Tabii ilk 4 sıradaki transferlerin Bayern Munih tarafından yapıldığı da dikkat çekiyor. Tabii ki rakamlar milyon euro cinsinden.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;table border="0"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;&lt;td class="normal" valign="top"&gt;&lt;b&gt;Sezon&lt;/b&gt;&lt;/td&gt;      &lt;td class="normal" valign="top"&gt;&lt;b&gt;Oyuncu&lt;/b&gt;&lt;/td&gt;      &lt;td class="normal" valign="top"&gt;&lt;b&gt;Satan&lt;/b&gt;&lt;/td&gt;      &lt;td class="normal" valign="top"&gt;&lt;b&gt;Satın alan&lt;/b&gt;&lt;/td&gt;      &lt;td class="normal" valign="top"&gt;&lt;b&gt;Bonservis&lt;/b&gt;&lt;/td&gt;      &lt;td class="normal" valign="top"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;    &lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;      &lt;td class="normal" valign="top"&gt;2009/10 &lt;/td&gt;      &lt;td class="normal" valign="top"&gt;Mario Gomez &lt;/td&gt;      &lt;td class="normal" valign="top"&gt;VfB Stuttgart&lt;/td&gt;      &lt;td class="normal" valign="top"&gt;Bayern München&lt;/td&gt;      &lt;td class="normal" valign="top"&gt;35&lt;/td&gt;      &lt;td class="normal" valign="top"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;    &lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;      &lt;td class="normal" valign="top"&gt;2007/08 &lt;/td&gt;      &lt;td class="normal" valign="top"&gt;Franck Ribéry&lt;/td&gt;      &lt;td class="normal" valign="top"&gt;Olympique Marseille (Fra)&lt;/td&gt;      &lt;td class="normal" valign="top"&gt;Bayern München&lt;/td&gt;      &lt;td class="normal" valign="top"&gt;25&lt;/td&gt;      &lt;td class="normal" valign="top"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;    &lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;      &lt;td class="normal" valign="top"&gt;2009/10 &lt;/td&gt;      &lt;td class="normal" valign="top"&gt;Arjen Robben&lt;/td&gt;      &lt;td class="normal" valign="top"&gt;Real Madrid (Spa)&lt;/td&gt;      &lt;td class="normal" valign="top"&gt;Bayern München&lt;/td&gt;      &lt;td class="normal" valign="top"&gt;24&lt;/td&gt;      &lt;td class="normal" valign="top"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;    &lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;      &lt;td class="normal" valign="top"&gt;2011/12 &lt;/td&gt;      &lt;td class="normal" valign="top"&gt;Manuel Neuer &lt;/td&gt;      &lt;td class="normal" valign="top"&gt;Schalke 04&lt;/td&gt;      &lt;td class="normal" valign="top"&gt;Bayern München&lt;/td&gt;      &lt;td class="normal" valign="top"&gt;22&lt;/td&gt;      &lt;td class="normal" valign="top"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;    &lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;      &lt;td class="normal" valign="top"&gt;2001/02&lt;/td&gt;      &lt;td class="normal" valign="top"&gt;Marcio Amoroso&lt;/td&gt;      &lt;td class="normal" valign="top"&gt;Parma (Ita)&lt;/td&gt;      &lt;td class="normal" valign="top"&gt;Borussia Dortmund&lt;/td&gt;      &lt;td class="normal" valign="top"&gt;22&lt;/td&gt;      &lt;td class="normal" valign="top"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;    &lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;      &lt;td class="normal" valign="top"&gt;2003/04&lt;/td&gt;      &lt;td class="normal" valign="top"&gt;Roy Makaay &lt;/td&gt;      &lt;td class="normal" valign="top"&gt;Deportivo La Coruña (Spa)&lt;/td&gt;      &lt;td class="normal" valign="top"&gt;Bayern München&lt;/td&gt;      &lt;td class="normal" valign="top"&gt;18,75&lt;/td&gt;      &lt;td class="normal" valign="top"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;    &lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;      &lt;td class="normal" valign="top"&gt;&lt;b&gt;2012/13&lt;/b&gt;&lt;/td&gt;      &lt;td class="normal" valign="top"&gt;&lt;b&gt;Marco Reus&lt;/b&gt;&lt;/td&gt;      &lt;td class="normal" valign="top"&gt;&lt;b&gt;Borussia Mönchengladbach&lt;/b&gt;&lt;/td&gt;      &lt;td class="normal" valign="top"&gt;&lt;b&gt;Borussia Dortmund&lt;/b&gt;&lt;/td&gt;      &lt;td class="normal" valign="top"&gt;&lt;b&gt;17,5&lt;/b&gt;&lt;/td&gt;      &lt;td class="normal" valign="top"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;    &lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;      &lt;td class="normal" valign="top"&gt;januari 2011&lt;/td&gt;      &lt;td class="normal" valign="top"&gt;Luiz Gustavo&lt;/td&gt;      &lt;td class="normal" valign="top"&gt;1899 Hoffenheim&lt;/td&gt;      &lt;td class="normal" valign="top"&gt;Bayern München&lt;/td&gt;      &lt;td class="normal" valign="top"&gt;17&lt;/td&gt;      &lt;td class="normal" valign="top"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;    &lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;      &lt;td class="normal" valign="top"&gt;2010/11&lt;/td&gt;      &lt;td class="normal" valign="top"&gt;Diego&lt;/td&gt;      &lt;td class="normal" valign="top"&gt;Juventus (Ita)&lt;/td&gt;      &lt;td class="normal" valign="top"&gt;VfL Wolfsburg&lt;/td&gt;      &lt;td class="normal" valign="top"&gt;15&lt;/td&gt;      &lt;td class="normal" valign="top"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;    &lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;      &lt;td class="normal" valign="top"&gt;januari 2001&lt;/td&gt;      &lt;td class="normal" valign="top"&gt;Tomás Rosicky&lt;/td&gt;      &lt;td class="normal" valign="top"&gt;Sparta Praag (Tsj)&lt;/td&gt;      &lt;td class="normal" valign="top"&gt;Borussia Dortmund&lt;/td&gt;      &lt;td class="normal" valign="top"&gt;14,5&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1317836566512638841-2710299842999259536?l=vliegendenederlander.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/feeds/2710299842999259536/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1317836566512638841&amp;postID=2710299842999259536&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/2710299842999259536'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/2710299842999259536'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/2012/01/marco-reus-transferi.html' title='MARCO REUS TRANSFERİ'/><author><name>Flying Dutchman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02374702096591718850</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://www.hall9000.de/rubriken/spiele/rezensionen/kritiken/totalfootball_spiel4.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-M_g9ftW5Ce4/TwYKgCC-ZOI/AAAAAAAAWTM/u1eO1OozIrI/s72-c/1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1317836566512638841.post-755435119596656932</id><published>2012-01-04T20:20:00.001+01:00</published><updated>2012-01-07T17:32:31.571+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Tribün Grupları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>BUYURUN FORMASIZ ŞİDDETE</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-3voL33TX8WM/TwSmJozskdI/AAAAAAAAWTA/MuO0opo6XTQ/s1600/2.jpg" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img src="http://2.bp.blogspot.com/-3voL33TX8WM/TwSmJozskdI/AAAAAAAAWTA/MuO0opo6XTQ/s400/2.jpg" border="0" height="275" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beyoğlu Kaymakamlığı İlçe Emniyet Müdürlüğü'nün 30.11.2011 tarihli bilgilendirme talebi cevabıyla ilgili haberler basında etraflıca yer buldu. Özetle, özellikle futbol maçlarının olduğu günlerde, Nevizade'de toplu olarak dolaşan taraftarların, çevredeki restoran ve barlarda, ekseriyetle de bu mekanların önüne kurulmuş masalarda zaman geçiren insanlara "bulaşmaları" sebebi ile mekan sahiplerinden gelen talep sonrası, grup halinde (buraya dikkat) üzerinde forma olan taraftarların Nevizade ve Balık Pazarı'na girmeleri yasaklanmıştı. Temel insan haklarından birisinin ihlali üzerine de bu taraftarlardan birisinin, kendisini girmek istediği mekanın kapısından çevrilmesinden hareketle yaptığı başvuruya, emniyet müdürlüğünün verdiği cevap aşağıda.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Acaip bir açıklama bu, neresinden tutsanız elinizde kalacağı şekilde. Öncelikle mektubun genelindeki "valla bizim suçumuz yok" havasına takıldığımı belirtmeliyim. Beyoğlu Emniyet Müdürlüğü, resmi ağızdan, &lt;b&gt;bu uygulamayı yapanların kendileri değil mekan sahipleri olduğu&lt;/b&gt;nu söyleyerek kendisini işin içinden sıyırmaya çalışıyor. Ama hepimiz biliyoruz ki, 9-10 kişilik bir grup, kendilerini mekana almayan bir şahsa karşı çıkara içeri girip bir masaya otursa, gerekçe gösterilen şiddet içeren davranışları gösterseler de göstermeseler de kısa bir süre sonra emniyet kuvvetleri mekana akın edecekler. O yüzden bu "&lt;i&gt;biz emniyet güçleriyiz, ama mekan sahibi kalemi kırmışsa boynumuz kıldan incedir&lt;/i&gt;" açıklamasının çok yapay durduğunu söylemek lazım. Zaten mekan sahipleri de kararın emniyet müdürlüğü tarafından alındığını ileri sürüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-uKbLm8VGl3k/TwSmH2b7wlI/AAAAAAAAWS4/fHCkucXSQbk/s1600/1.jpg" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img src="http://1.bp.blogspot.com/-uKbLm8VGl3k/TwSmH2b7wlI/AAAAAAAAWS4/fHCkucXSQbk/s320/1.jpg" border="0" height="320" width="289" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İkincisi her zamanki &lt;b&gt;kurunun yanında yanan yaş&lt;/b&gt; meselesi. Maç günlerinde o sokağa alkollü şeklinde giren insanlar var elbet.  Sırf sokaktan gayet anormal bir biçimde geçerken kafasını çevirip kendisine bakan insanlara "&lt;i&gt;nereye bakıyorsun aslanım&lt;/i&gt;" ile başlayıp masaya salça olmasıyla devam eden eylemleri gerçekleştiren 2 ayaklılar yok değil. Ama bu benim, üzerimde formamla, stadyumdaki maçtan zevk almam üzerine kurulmuş bir günde, yanımda arkadaşım, eşim dostumla zevk almamı neden engelliyor anlamış değilim. İngilizler yıllar önce barlarda toplanıp maça akmayı bir gelenek haline getirmişlerdi. Bugün Almanya'da oturmuş maç günü kültürünün en önemli parçaları bu maç öncesi ve sonrası akın edilen restoran ve publar. Sokağa, oradan sırf transit geçmek maksadıyla dahi girememek  traji komik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir de işin tabii "&lt;b&gt;hangi forma?&lt;/b&gt;" sorusuna henüz verilmeyen cevapla ilgili kısmı var. Bu karar Galatasaraylı taraftarların davranışlarından yola çıkılarak yapılan bir genelleme sonucu alınmış. Peki bu diğer takım taraftarları için geçerli olacak mı? Peki daha da ileri götüreyim. 6 ay sonrası Euro 2012 sırasında, Nevizade'de (her uluslararası fubol turnuvasında olduğu üzere), takımlarının maçlarını izleyecek yabancı topluluklara da aynı şey uygulanacak mı, yoksa orada yelkenler suya mı indirilecek. Örneğin 9-10 kişilik, sırtında İngiltere ve İrlanda forması olan insan grupları sokağa ya da restoranlara aynı gerekçe ile alınmayacak mı? Yoksa konu turist olunca genel ülke insanı davranışı gereği taviz mi verilecek.Bu da açıkça bir çifte standart olacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne gerekçesi, ne uygulaması ne de bir dolu defosuyla bir utanç kaynağı olan bu uygulamanın, mümkünse acilen durdurulmasını talep ediyoruz.&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-uKbLm8VGl3k/TwSmH2b7wlI/AAAAAAAAWS4/fHCkucXSQbk/s1600/1.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1317836566512638841-755435119596656932?l=vliegendenederlander.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/feeds/755435119596656932/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1317836566512638841&amp;postID=755435119596656932&amp;isPopup=true' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/755435119596656932'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/755435119596656932'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/2012/01/buyurun-formasiz-siddete.html' title='BUYURUN FORMASIZ ŞİDDETE'/><author><name>Flying Dutchman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02374702096591718850</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://www.hall9000.de/rubriken/spiele/rezensionen/kritiken/totalfootball_spiel4.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-3voL33TX8WM/TwSmJozskdI/AAAAAAAAWTA/MuO0opo6XTQ/s72-c/2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1317836566512638841.post-8008140014699805306</id><published>2012-01-03T22:55:00.003+01:00</published><updated>2012-01-07T17:31:57.082+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Müzik'/><title type='text'>TARJA TURUNEN - WALKING IN THE AIR</title><content type='html'>&lt;iframe allowfullscreen="" src="http://www.youtube.com/embed/VOQNgUtJkKs" frameborder="0" height="315" width="560"&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nightwish'in yeni albümü çıktı, dinledik, ayrıntılı yazacağız, Holopainen efendi güzel melodiler yazmış can-ı gönülden kutlarım. Ama üzerinden değil 6, 10 yıl geçse de o Tarja golünü çıkaramayacağını kabul etsin artık.Annette Olzon'un azılı fanları ve "kaç yıl oldu herkes kendi yoluna gitti bırakın artık"cıları bir kenara bırakırsanız bu işin müzik tarihinin en kötü manevralarından birisi olduğunu kabul edelim. Bakın ben yediremiyorum misal kendime...Bir de Fish'in "&lt;i&gt;böyle gidersek hepimiz bir gün kusmuğumuzda boğulup öleceğiz&lt;/i&gt;" diyerek gruptan ayrılmasına göz yuman Marillion üyeleri var ki onlar ayrıca bir dayaklık.  Tarja'nın albüm ve DVD olarak piyasaya çıkan Tarja &amp;amp; Harus  projesinden geliyor. Nightwish döneminden bir şarkı özleyenler için. Walking In The Air...Bir şu sese bak...Bir de şimdi Nightwish'in geldiği hale bak...Fin hamamlarında tellak olasın Tuomas...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1317836566512638841-8008140014699805306?l=vliegendenederlander.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/feeds/8008140014699805306/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1317836566512638841&amp;postID=8008140014699805306&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/8008140014699805306'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/8008140014699805306'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/2012/01/nightwishin-yeni-albumu-ckt-dinledik.html' title='TARJA TURUNEN - WALKING IN THE AIR'/><author><name>Flying Dutchman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02374702096591718850</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://www.hall9000.de/rubriken/spiele/rezensionen/kritiken/totalfootball_spiel4.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://img.youtube.com/vi/VOQNgUtJkKs/default.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1317836566512638841.post-7314907140760581877</id><published>2012-01-03T22:39:00.000+01:00</published><updated>2012-01-03T22:39:52.114+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Tribün Grupları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>1974 NEWCASTLE UNİTED'IN NOTTINGHAM SEFERİ</title><content type='html'>&lt;br /&gt;&lt;object width="320" height="266" class="BLOG_video_class" id="BLOG_video-88d88fe2089d7fbb" classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11cf-96B8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/get_player"&gt;&lt;param name="bgcolor" value="#FFFFFF"&gt;&lt;param name="allowfullscreen" value="true"&gt;&lt;param name="flashvars" value="flvurl=http://v8.nonxt3.googlevideo.com/videoplayback?id%3D88d88fe2089d7fbb%26itag%3D5%26app%3Dblogger%26ip%3D0.0.0.0%26ipbits%3D0%26expire%3D1331838225%26sparams%3Did,itag,ip,ipbits,expire%26signature%3D3C64B98156755D9EB1AF106E4FC35D2B244BCA.463C5871D2306C51AF7BCBCD3D1EB2C06D62F49B%26key%3Dck1&amp;amp;iurl=http://video.google.com/ThumbnailServer2?app%3Dblogger%26contentid%3D88d88fe2089d7fbb%26offsetms%3D5000%26itag%3Dw160%26sigh%3DRXjepwU8bFDTBV-CcjAhpWnXpy0&amp;amp;autoplay=0&amp;amp;ps=blogger"&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/get_player" type="application/x-shockwave-flash"width="320" height="266" bgcolor="#FFFFFF"flashvars="flvurl=http://v8.nonxt3.googlevideo.com/videoplayback?id%3D88d88fe2089d7fbb%26itag%3D5%26app%3Dblogger%26ip%3D0.0.0.0%26ipbits%3D0%26expire%3D1331838225%26sparams%3Did,itag,ip,ipbits,expire%26signature%3D3C64B98156755D9EB1AF106E4FC35D2B244BCA.463C5871D2306C51AF7BCBCD3D1EB2C06D62F49B%26key%3Dck1&amp;iurl=http://video.google.com/ThumbnailServer2?app%3Dblogger%26contentid%3D88d88fe2089d7fbb%26offsetms%3D5000%26itag%3Dw160%26sigh%3DRXjepwU8bFDTBV-CcjAhpWnXpy0&amp;autoplay=0&amp;ps=blogger"allowFullScreen="true" /&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şu görüntünün üzerine "yine de şahlanıyor aaaaman" melodisi anca oturur. 12 Ağustos 2007 tarihinde, Trabzonspor'un Sivasspor'la oynadığı lig maçının 92. dakikasında sahaya bir taraftar dalmış ve maçın hakem tarafından tatil edilmesine yol açmıştı. Maç Avni Aker'deydi, Trabzonspor 1-0 öndeydi ve muhtemelen 1-2 dakika sonra galibiyet uzanacaktı. Bu şartlarda bir Trabzon taraftarı neden sahaya dalar bugün bile hala çözememişimdir. Maçın skoru 3-0 Sivasspor'un lehine tayin edildi. Dolayısıyla o, takımı yakan bir saha istilasıydı. Yukarıdaki ise takımı ihya eden bir istila.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tarih 9 Mart 1974. FA Cup çeyrek finalinde Newcastle United St. James' Park'ta Nottingham Forest'i konuk eder. İkinci devrenin başında, durum konuk ekip lehine 2-1 iken (golleri Ian Bowyer ve Liam O'Kane atmıştır) maçın hakemi Gordon Kew, Forest lehine bir penaltı çalar. David Craig, Duncan McKenzie'yi indirir. Ancak bu karara uzun süre itiraz eden Newcastle'lı defans oyuncusu Pat Howard kırmızı kartla oyun dışı kalır. George Lyall topu ağlara gönderir. Dakikalar 55'tir. Newcastle 3-1 mağlup durumdadır, sahada da 1 kişi eksiktir. Maçı çevirmek için bir mucizeye ihtiyaçları vardır. O mucize tribünlerden gelir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugünkü Sir John Hall tribününün bulunduğu bölgeden (polis raporuna göre) 300-500 arası taraftar sahaya iner ve Nottinghamlıların bulunduğu tribüne doğru koşmaya başlar. Yine polis raporuna göre 2 Nottingham'lı oyuncu saldırıya uğrar. 2'si kafatasından yaralanan 23 kişi hastaneye kaldırılır. 103 kişi kısa bir tedavi görür ve polis toplamda 39 kişiyi tutuklanır. Hakem soyunma odasına iner.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Takımlar sahaya döndüğünde işler değişmiştir. &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;54.000 kişinin desteğini arkasına alan ve sahanın istilası sebebiyle abondone olmuş Nottingham takımını&lt;/span&gt; yakalayan Newcastle son 20 dakikada maçı çevirir. İlk Önce Terry McDermott penaltıdan farkı 2'ye indirir. Ardından da yukarıda göreceğiniz goller gelir. John Tudor'un uçan kafası ve Bobby Moncur'un golüyle Newcastle son 20 dakikada 3 gol atıp 4-3 öne geçer. Moncur'un golü ofsayt kokmaktadır ama efsaneye göre yardımcı hakem o istiladan sonra bayrağı kaldırmaya cesaret edemez. Newcastle maçı kazanıp, yarı finalde Burnley'in rakibi olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ancak, federasyon sonucu iptal eder. Maçın tekrar, tarafsız bir sahada oynanmasına karar verilir. 18 Martta Goodison Park'a çıkar takımlar. Maç 0-0 biter. Bir maç daha gerekir. 21 Martta yine Goodison'da Malcolm MacDonald'ın golü Newcastle'ı yarı finale götürür. Magpies Burnley'i de geçip finale yükselir ama Liverpool'a boyun eğer.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1317836566512638841-7314907140760581877?l=vliegendenederlander.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/feeds/7314907140760581877/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1317836566512638841&amp;postID=7314907140760581877&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/7314907140760581877'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/7314907140760581877'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/2012/01/1974-newcastle-unitedin-nottingham.html' title='1974 NEWCASTLE UNİTED&apos;IN NOTTINGHAM SEFERİ'/><author><name>Flying Dutchman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02374702096591718850</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://www.hall9000.de/rubriken/spiele/rezensionen/kritiken/totalfootball_spiel4.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1317836566512638841.post-5492477947732341188</id><published>2012-01-03T18:32:00.003+01:00</published><updated>2012-01-07T22:44:35.774+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>SIRIK 100'Ü BULDU</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-o9qO-4YZu4Q/TwM7lNvebpI/AAAAAAAAWSo/-QZH_ex2c40/s1600/2.jpg" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img src="http://3.bp.blogspot.com/-o9qO-4YZu4Q/TwM7lNvebpI/AAAAAAAAWSo/-QZH_ex2c40/s640/2.jpg" border="0" height="322" width="640" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bizim ortaokul sınıfında bir Mehmet Kurt vardı. Aslında sınıfta 1 tane değil 4 tane Mehmet vardı ve sınıf mevcudu da 67 kişiydi. Kısacası her 17 kişiye 1 Mehmet düşüyordu. Tabii bu geniş kadronun içinde 30'a yakın erkek nüfusu olunca, ders düştüğünde, bedenci serbest bıraktığında veya öğle tatilinde kafayı sıyırmış birisi top getirdiğinde okul bahçesi sezon öncesi hazırlık kampındaki futbol takımları gibi oluyor, adam alışma sırasında olay çıkıyor, hiç kimsenin almadığı 10-15 tane adam "&lt;b&gt;&lt;i&gt;top getirmedik diye ne karılık yapıyonuz lan&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;" diye kendi arasında kutu kolayla maça başlıyordu. Ne diyorduk Mehmet Kurt. Bu arkadaşın boyu o kadar uzundu ki, doğal olarak en arkaya sıraya otururdu ama elbette arka sıraya oturmasının sebebi sadece boy uzunluğu değil, ders notlarının boyuyla ters orantılı olması ve bu nedenle oradaki yerini perçinlemesiydi. 80'lerin başında  doğmuş olanlar bilirler o yıllarda "mont-kaban-gocuk" asma yeri sınıfların arka duvarında olur, dolayısıyla da bazen en arka sırada oturan ve duvarla bitişik sırada oturan çocuk, kış aylarında askılığa asılmış onca kabanın arasında kaybolurdu. İşte bizim Mehmet Kurt da bir gün bu kabanların arasında kaybolmuş, hocanın yoklama sırasında "Mehmet Kurt!!!" diye inlemesi üzerine kabanların arasından yükselerek hocanın ödüne Ramazan topu muamelesi yapmıştı. Bu arkadaş hakkında benim sınıfta olmadığım bir gün hocanın "&lt;i&gt;otur oğlum tamam&lt;/i&gt;" lafı üzerine "&lt;i&gt;hocam ben zaten oturuyorum&lt;/i&gt;" dediği de rivayet edilir ama ben olay anında, okuldan kaytarmak için bilerek tebeşir yutttuğumdan evde İlk Öpücük'ü izliyordum....neyse....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peter Crouch'un dün dalya demesi de bana Mehmet Kurt'u hatırlattı. Dün Blackburn deplasmanında attığı 2 golle Crouch 100'ler kulübüne üye oldu. The Sun, hala toplardan 100 rakamı yapıp nasıl önünde bunun fotoğrafını çekmemiş şaşıyorum. 2001-02 sezonunda QPR firmasıyla, bugünkü Championship Ligi'nde kariyerine başladı ve 10 gol attı orada. Bunu Premier Lig'de, son 2'si dün akşam olmak üzere attığı 2 gol izledi ve toplamda 101'e ulaştı. Aşağıda gollerinin takıma göre dağılması var. Bir süredir robot dansını yapmıyor biliyorsunuz. Bu adamdan röveşata golü yemiş bir takımın taraftarı olarak da utancımı sergiler aranızdan çekilirim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-UxpA7Bvyo6U/TwM7kaNjdrI/AAAAAAAAWSk/_W7XtMz86iU/s1600/1.jpg" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img src="http://2.bp.blogspot.com/-UxpA7Bvyo6U/TwM7kaNjdrI/AAAAAAAAWSk/_W7XtMz86iU/s400/1.jpg" border="0" height="240" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1317836566512638841-5492477947732341188?l=vliegendenederlander.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/feeds/5492477947732341188/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1317836566512638841&amp;postID=5492477947732341188&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/5492477947732341188'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/5492477947732341188'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/2012/01/sirik-100u-buldu.html' title='SIRIK 100&apos;Ü BULDU'/><author><name>Flying Dutchman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02374702096591718850</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://www.hall9000.de/rubriken/spiele/rezensionen/kritiken/totalfootball_spiel4.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-o9qO-4YZu4Q/TwM7lNvebpI/AAAAAAAAWSo/-QZH_ex2c40/s72-c/2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1317836566512638841.post-649672266044861524</id><published>2012-01-01T10:21:00.003+01:00</published><updated>2012-01-01T10:24:42.593+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>LINEKER-SHEARER</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/-s0AWRQOgkEs/TwAmH2bR3gI/AAAAAAAAWRE/Mbydv0wk2KY/s1600/1.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 282px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-s0AWRQOgkEs/TwAmH2bR3gI/AAAAAAAAWRE/Mbydv0wk2KY/s400/1.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5692591845307178498" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dün akşamki Match of the Day programı. Robin van Persie'nin bir takvim yılında en çok gol atan oyuncu rekorunda 35 golde kalıp, 36 gollü Alan Sherarer'ı geçememesi üzerine.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Gary Lineker&lt;/span&gt;: Alan, Bütün gün koridorlarda bir ileri bir geri volta atıyordun, terliyordun, başın ellerinin arasındaydı, şimdi rahatladın herhalde...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Alan Sheraer&lt;/span&gt;: Valla ben rekorun bende olduğunu 2-3 hafta önce öğrendim, o 36 gol 1 takvim yılında değil sezonluk sanıyordum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Güzel adamlar...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1317836566512638841-649672266044861524?l=vliegendenederlander.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/feeds/649672266044861524/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1317836566512638841&amp;postID=649672266044861524&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/649672266044861524'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/649672266044861524'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/2012/01/lineker-shearer.html' title='LINEKER-SHEARER'/><author><name>Flying Dutchman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02374702096591718850</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://www.hall9000.de/rubriken/spiele/rezensionen/kritiken/totalfootball_spiel4.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-s0AWRQOgkEs/TwAmH2bR3gI/AAAAAAAAWRE/Mbydv0wk2KY/s72-c/1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1317836566512638841.post-5550361682643742140</id><published>2011-12-31T11:03:00.002+01:00</published><updated>2011-12-31T11:06:52.965+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Müzik'/><title type='text'>IAN ANDERSON+BRUCE DICKINSON: JERUSALEM</title><content type='html'>&lt;iframe width="560" height="315" src="http://www.youtube.com/embed/BfN-woMpD04" frameborder="0" allowfullscreen=""&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Muzik tarihinin en buyuk yetenek birlesimi anlarindan birisi...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1317836566512638841-5550361682643742140?l=vliegendenederlander.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/feeds/5550361682643742140/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1317836566512638841&amp;postID=5550361682643742140&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/5550361682643742140'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/5550361682643742140'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/2011/12/ian-andersonbruce-dickinson-jerusalem.html' title='IAN ANDERSON+BRUCE DICKINSON: JERUSALEM'/><author><name>Flying Dutchman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02374702096591718850</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://www.hall9000.de/rubriken/spiele/rezensionen/kritiken/totalfootball_spiel4.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://img.youtube.com/vi/BfN-woMpD04/default.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1317836566512638841.post-5864358968906559838</id><published>2011-12-30T23:48:00.000+01:00</published><updated>2011-12-30T23:48:56.785+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>BACAK ARASI YAYINCILIĞI</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-6c5WJEbFfu4/Tv4_fXLcIYI/AAAAAAAAWQ4/KQycIZ5f-7k/s1600/4.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 378px; height: 400px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-6c5WJEbFfu4/Tv4_fXLcIYI/AAAAAAAAWQ4/KQycIZ5f-7k/s400/4.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5692056787073376642" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ekonomi, dünya politikası, sosyal yaşam üzerine haberlerin ardında patlayan Kim Kardashian haberleri, internet ana sayfalarındaki "seksi resimlerine tıklayınız" mastürbasyon malzemeleri zaten Türkiye'deki büyük gazetelerin resmi internet sayfalarında artık alıştığımız yayın politikalarının sonucu, bunları sorgulamak artık bizim boyumuzu aştı. Sansasyon gazeteciliği ve sırf bir haberi ya da gelişmeyi önce vermenin, o haber kaynağını yücelttiği abuk düşüncesi de sadece bize özgü değil ama bizde gördüğü saygı had safhalarda dolaşıyor. Türkiye 3 Temmuzda patlayan şike soruşturmasında basında öyle yayın politikaları gördü ki bunları ayrıntılı hatırlatmaya gerek yok. Savcılık soruşturmasının ayrıntılarını savcıdan önce bilenler, savcılık binasının önünde minibüsten çıkarılan klasörlere zoom yaparak içeriği hakkında ahkam kesenler ve halkı yönlendirenler ve tabii bu soruşturmanın meşhur ettiği bazı adamlar. Bunların hepsi "vay be bu da oldu" dedirtecek kadar bizi şaşırmamıştı çünkü beklemediğimiz şey değildi. Ama benim takıldığım geçtiğimiz hafta içinde &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Sabah gazetesinin resmi internet sayfasından verilen şike ek klasörleri&lt;/span&gt;.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nereden elde edildiği ya da nasıl elde edildiği beni ilgilendirmiyor, gazetecilik açısından bu belgelerin kamuoyuna sunulması benim açımdan sakıncalı değildir. Dolayısıyla şekil şartlarında bir problem yok bana göre. Benim kafamdaki soru işareti bu belgelerin kamuyouna sunumu sırasında, Sabah gazetesi kadrosundan herhangi birisinin belgeleri okuma olanağının bulunup bulunmadığı ya da böyle bir görev bölümü yapılmadığı. Belge sayısı oldukça fazla ve klasör başına 500 sayfaya yaklaşan telefon konuşmaları var. Elbette bu belgelerin yayınından önce kontrol edilmesi önemli bir iş yükü oluşturuyor ama aynı zamanda bunun bir sorumluluk olduğunu da düşünüyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlgili ek klasörlerin 13.sünde, İstanbul Büyükşehir Belediyespor forması giyen &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Can Arat&lt;/span&gt;'ın, belirtilen tarihteki telefon konuşmalarının kayıtları yayınlanıyor. Bu kayıtlar son 1 haftada internete linkten linke dolaşıyor. İçlerinden birisi Arat'ın o tarihteki kız arkadaşıyla yaptığı diyalogları da içeriyor. Zaten işin kopma noktası da burası. Bize sunulan belgelerde bir adamın bugün hemen herkesin kız arkadaşıyla yapabileceği ama kesinlikle özel olarak kalması gereken şakayla karışık yoğun bir cinsel muhabbeti görüyoruz. Ama özellik çoktan ortadan kalkmış. Bu 2 gencin tüm fantazi dünyaları artık milyonlarca insan tarafından biliniyor, üzerine dalga geçiliyor ve konuşuluyor. Belirtelim, son 1 hafta bu konuşmadan aktarılan bölümler diyalogun tümü değil. Arat ve sevgilisi belge içinde 5-6 sayfayı bulan diyaloglarının bir bölümünde futbol ve futbolcunun kariyeri hakkında da konuşuyorlar, buradan bakıldığında soruşturmayla görevli personelin, raporun içerisine dinleme kaydının tümünü aktarmasını bir nebze anlayışla karşılayabilirsiniz ya da en azından tartışabilirsiniz ama bu raporu yayınlayan kurumun, en azından bu sayfaları kontrol etmemesini anlayamıyorum. Zira ne bu kısmın makaslanmasının kendilerinin prestijine bir zararı var ne de insanların soruşturma ile ilgili fikirlerine. Zaten söz konusu diyalogların yayınlanması insanlardan tepki görmedikleri zamanda iğrenç ilkokul esprilerine konu oldular.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir internet sitesinde, bahsi geçen ve kullanıcılara doğrudan bilgisayarlarına indirilebileceği vaadi verilen şike soruşturma dosyasının içinde, 2 gencin, cep telefonu numaraları ve yatak odasında kalması gereken sözleri yer alıyor ve Türkiye'nin en büyük gazetelerinden birisinin internet sitesi bu insanları, bu kayıtları okuma ihtimali olan arkadaşlarına, akrabalarına ve o genç kızın ailesine karşı zor durumda bırakıyor. Hem de bu derece namus kavramının ebeveynlere kızları hakkında aşırı baskıcı bir misyon yüklediği bir toplumda. Üstelik yukarıda belirttiğimiz gibi evrakların yayınlanmadan önce kontrol edilmediğini affetsek bile, 24 saat içinde ortaya dökülen tepkiler sonrası, söz konusu bölümün kaldırılmasını bekliyorsunuz ama hayır, yapılanın bacak arası yayıncılığına dönüştüğü net bir biçimde iletilmesine rağmen hiçbir aksiyon alınmıyor. Konuşmaları hala Sabah gazetesi internet sitesinden indirebiliyorsunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şike soruşturması ülkedeki hemen herkesin futbolu yorumlama eyleminde önemli defolara yol açtı. Soruşturmayı gazetelerdeki spekülasyonları okuyarak takip eden adamdan, federasyon başkanına kadar giden geniş bir yelpazede hemen herkes 6 aya yaklaşan süreçte bir haber bombardımanına tutuldular. Bu bombardıman ayrıntılarda gizli bazı ilkelerin ayaklar altına alınacağı anlamına gelmemeli. Ya da içinde bulunduğumuz ortama bakarsak hepsinin alınacağı anlamına...Sabah gazetesinin ilgili kısımları ve bunun yolunu bulamıyorlarsa tüm klasörü internet sitesinden kaldırmasını diliyoruz...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1317836566512638841-5864358968906559838?l=vliegendenederlander.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/feeds/5864358968906559838/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1317836566512638841&amp;postID=5864358968906559838&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/5864358968906559838'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/5864358968906559838'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/2011/12/bacak-arasi-yayinciligi.html' title='BACAK ARASI YAYINCILIĞI'/><author><name>Flying Dutchman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02374702096591718850</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://www.hall9000.de/rubriken/spiele/rezensionen/kritiken/totalfootball_spiel4.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-6c5WJEbFfu4/Tv4_fXLcIYI/AAAAAAAAWQ4/KQycIZ5f-7k/s72-c/4.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1317836566512638841.post-7661577717937631401</id><published>2011-12-30T18:31:00.004+01:00</published><updated>2011-12-30T18:44:24.640+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>KAREN REİS KENDİMİZİ KESERİZ</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/-k9oRdLZqY-k/Tv34YkeOrMI/AAAAAAAAWQs/4U7Um-mV28Q/s1600/2.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 387px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-k9oRdLZqY-k/Tv34YkeOrMI/AAAAAAAAWQs/4U7Um-mV28Q/s400/2.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5691978605057191106" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha önce blogda, hamile haliyle Portsmouth ile oynanacak kupa maçı için bilet kuyruğuna giren ve savcılar başlayınca biletler kaçmasın diye kocasını kuyrukta bırakıp tek başına hastaneye koşan ve yolda telefonla kuyruk ve bilet konusunda bilgi alan &lt;a style="font-weight: bold;" href="http://vliegendenederlander.blogspot.com/2010/02/rebecca-reis-kendimizi-keseriz.html"&gt;Rebecca Reis&lt;/a&gt;'in hikayesine yer vermiştik. Rebecca Reis'ten Karen Reis'e geçiyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;38 yaşındaki Bury'li bayan Karen Bell, kocası Simon'la evlilik hazırlığı yapmaya başladığından beri aklında bir tek şey varmış. &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Gelinliğini, kocasının eski Manchester City formalarından &lt;/span&gt;tasarlamak için haftanın 6 günü dikiş makinesinin başında geçirmiş ömrünü. Sonuç yukarıda. Simon elbiseyi görünce dibi düşmüş tabii. Çift Chester'da geçen hafta evlendikten sonra balayını nerede yapmış. Elbette Etihad Stadyumu'nda. Stoke City ile oynanan maça gidip 3-0'lık galibiyeti görmüşler. Manchester City kulübü bu hadiseyi resmi internet sayfasından duyurdu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;a style="font-weight: bold;" href="http://vliegendenederlander.blogspot.com/2010/02/rebecca-reis-kendimizi-keseriz.html"&gt;Rebecca Reis Kendimizi Keseriz&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1317836566512638841-7661577717937631401?l=vliegendenederlander.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/feeds/7661577717937631401/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1317836566512638841&amp;postID=7661577717937631401&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/7661577717937631401'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/7661577717937631401'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/2011/12/karen-reis-kendimizi-keseriz.html' title='KAREN REİS KENDİMİZİ KESERİZ'/><author><name>Flying Dutchman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02374702096591718850</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://www.hall9000.de/rubriken/spiele/rezensionen/kritiken/totalfootball_spiel4.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-k9oRdLZqY-k/Tv34YkeOrMI/AAAAAAAAWQs/4U7Um-mV28Q/s72-c/2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1317836566512638841.post-8425582652758881819</id><published>2011-12-27T14:28:00.001+01:00</published><updated>2011-12-27T14:32:04.579+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Nostalji'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>TERİM'İN MAAŞI</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/-h9ImdwwwpTc/TvnIvErDEYI/AAAAAAAAWQU/07p3kJh0Vmc/s1600/terim%2Baltin.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 193px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-h9ImdwwwpTc/TvnIvErDEYI/AAAAAAAAWQU/07p3kJh0Vmc/s400/terim%2Baltin.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5690800315193037186" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her zaman konuşuluyormuş demek ki...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaynak: Milliyet arşiv&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1317836566512638841-8425582652758881819?l=vliegendenederlander.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/feeds/8425582652758881819/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1317836566512638841&amp;postID=8425582652758881819&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/8425582652758881819'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/8425582652758881819'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/2011/12/terimin-maasi.html' title='TERİM&apos;İN MAAŞI'/><author><name>Flying Dutchman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02374702096591718850</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://www.hall9000.de/rubriken/spiele/rezensionen/kritiken/totalfootball_spiel4.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-h9ImdwwwpTc/TvnIvErDEYI/AAAAAAAAWQU/07p3kJh0Vmc/s72-c/terim%2Baltin.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1317836566512638841.post-8118956264013685332</id><published>2011-12-27T14:09:00.005+01:00</published><updated>2011-12-27T14:23:55.967+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>MARCA-YILIN KEŞİFLERİ</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/-tyVLAj-Tgg8/TvnFuAZMPbI/AAAAAAAAWQI/7o6l9A4jMp0/s1600/1.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 227px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-tyVLAj-Tgg8/TvnFuAZMPbI/AAAAAAAAWQI/7o6l9A4jMp0/s400/1.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5690796998329646514" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Marca'nın her yıl sene biterken yayınladığı, o yıl çıkış yapan isimler listesi. 20 kişilik bir liste var. La Liga dışındaki 4 büyük ligden 4'er isim seçip (Fransa'dan 3 isim seçilmiş), diğer Avrupa ligler,ne 5 kontenjan ayırmışlar. 3 Hollandalı var. &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Michel Vorm&lt;/span&gt; oraya girmese ayıp olurdu. Adam Maher ve Dries Mertens'i gerek buraya gerek &lt;a href="http://www.hayatimfutbol.com/"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Hayatım Futbol&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;'a geniş olarak yazdık. Ben hakkaniyetli bir liste olduğunu düşünüyorum.&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;u style="font-weight: bold;"&gt;Premier League:&lt;/u&gt;&lt;br /&gt;Daniel Sturridge (Chelsea)&lt;br /&gt;Charlie Adam (Liverpool)&lt;br /&gt;Yohan Cabaye (Newcastle United)&lt;br /&gt;Michel Vorm (Swansea City)&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;u style="font-weight: bold;"&gt;Bundesliga:&lt;/u&gt;&lt;br /&gt;Marco Reus (Borussia Mönchengladbach)&lt;br /&gt;Toni Kroos (Bayern München)&lt;br /&gt;Mohammed Abdellaoue (Hannover 96)&lt;br /&gt;Robert Lewandowski (Borussia Dortmund)&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;u style="font-weight: bold;"&gt;Serie A:&lt;/u&gt;&lt;br /&gt;German Denis (Atalanta)&lt;br /&gt;Claudio Marchisio (Juventus)&lt;br /&gt;Kevin Prince Boateng (AC Milan)&lt;br /&gt;Sebastian Giovinco (Parma)&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;u style="font-weight: bold;"&gt;Ligue 1:&lt;/u&gt;&lt;br /&gt;Olivier Giroud (Montpellier)&lt;br /&gt;Yoan Gouffran (Girondins Bordeaux)&lt;br /&gt;Maxime Gonalons (Olympique Lyon)&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;u style="font-weight: bold;"&gt;Diğer Ligler:&lt;/u&gt;&lt;br /&gt;Seydou Doumbia (CSKA Moskou)&lt;br /&gt;Dries Mertens (PSV)&lt;br /&gt;James Rodriguez (FC Porto)&lt;br /&gt;Matias Suarez (Anderlecht)&lt;br /&gt;Adam Maher (AZ)&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1317836566512638841-8118956264013685332?l=vliegendenederlander.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/feeds/8118956264013685332/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1317836566512638841&amp;postID=8118956264013685332&amp;isPopup=true' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/8118956264013685332'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/8118956264013685332'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/2011/12/marca-yilin-kesifleri.html' title='MARCA-YILIN KEŞİFLERİ'/><author><name>Flying Dutchman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02374702096591718850</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://www.hall9000.de/rubriken/spiele/rezensionen/kritiken/totalfootball_spiel4.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-tyVLAj-Tgg8/TvnFuAZMPbI/AAAAAAAAWQI/7o6l9A4jMp0/s72-c/1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1317836566512638841.post-6055690384943535616</id><published>2011-12-27T13:36:00.005+01:00</published><updated>2011-12-27T14:04:16.417+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Damak Tadı'/><title type='text'>BİRA GEÇİDİ vol.5: SATAN/OMER</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-o5AIr94C8wA/TvnBu15rRgI/AAAAAAAAWQA/Bv9u0nl41h0/s1600/5.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 300px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-o5AIr94C8wA/TvnBu15rRgI/AAAAAAAAWQA/Bv9u0nl41h0/s400/5.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5690792614646466050" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Efendim 4 gündür ortalıkta yoktu farketmişsinizdir. Sebebi, her hafta sonu yaptığımız bira geçidi serisine malzeme bulmak için (yerse!), biranın cenneti Belçika diyarına kaçışımızdı Noel'den de gazı alarak. Tamam asıl motivasyonumuz o değildi ama Brüksel'i ikinci ziyaretimizde &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Delirium&lt;/span&gt; isimli, dünya üzerindeki her biraseverin "Hacı" olacağı, &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;2004 farklı markadaki biranın satıldığı&lt;/span&gt; mekana ayak basmasak olmazdı. Bu yolculukta tanıştığımız biraları bir süre size aktaracağız ama önce Delirium'dan bahsedelim. Brüksel'in restoranlar sokağının içinde yer alan ve merkez istasyonuna 10 dakikalık bir yürümeyle ulaşabileceğiniz bu mekan, gerek iç tasarımı, gerek garsonları, gerekse de size sunduğu geniş (çok geniş) bira seçenekleriyle harika bir ortam. En önemlisi fiyatlarda aşırıya kaçmayan (en azından Hollanda'ya kıyasla) uygulamaları. Delirium 3 kata yayılmış ve her katında farklı biraların satıldığı, esas olarak en fazla çeşitin bodrum katında bulunduğu bir bar. Barmenlerin yanına gittiğinizde size üzerinde 100 çeşit markanın bulunduğu (benim hacıladığım) bir menü bulunuyor. Bu yetmiyor, ayrıca 5 euroya satın alabileceğiniz, bu biraları ayrıntılı olarak tanıtan, 100 sayfalık bir "kitap" da (ona kitapçık denemez) masalarda sizleri bekliyor. Biranın tüm ayrıntılarını, tadını, türünü okuyup seçiyorsunuz ve barmen siz birayı istediğinizde hiçbir şekilde "&lt;span style="font-style: italic;"&gt;kalmadı&lt;/span&gt;", "&lt;span style="font-style: italic;"&gt;o artık elimizde yok&lt;/span&gt;" demeden, gidiyor, depodan bulup getiriyor ve o bira için özel üretilmiş bardağa özenle dolduruyor. 2 ayrı günde ziyaret ettiğimiz mekanda toplamda 7-8 farklı birayı deneme imkanı bulduk ve hiçbir zaman aynı birayı 2 kez içmeme ilkesine bağlı kaldık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-hYxiEYm3wMU/TvnBuTDIm-I/AAAAAAAAWPk/EVa7iberWMk/s1600/3.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 300px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-hYxiEYm3wMU/TvnBuTDIm-I/AAAAAAAAWPk/EVa7iberWMk/s400/3.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5690792605290896354" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk günkü seçimlerimizden ikisi, Brugge'daki &lt;a href="http://vliegendenederlander.blogspot.com/2011/01/bira-duvari.html"&gt;Bira Duvarı&lt;/a&gt;'nda camın arkasından gördüğümüz 2 bira, &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Satan&lt;/span&gt; ve &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Omer&lt;/span&gt;'di. Omer Belçika'da bazı marketlerde de bulunuyor, Satan'ın ise Gold ve Red olmak üzere 2 çeşiti var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Omer 2010 yılında Dünya Bira Kupası'nı kazanmış, Gold Ale türünde bir bira. % 8 alkol oranıyla safını belli eden bu arkadaşımız 1892 yılında, Belçikalı Omer Vander Ghinste'nin kurduğu bira fabrikası çıkışlı. İçimi kolay ama alkol oranı yüksek, bu nedenla Duvel ekolünden gelen, Belçika klasiklerinden bir tanesi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Satan ise Belçikalı Louis De Block'un 1887'de kurduğu De Block Bira Fabrikası'nın ürünü. Aslında De Block'un kendisi bir çiftçi olmasına rağmen, aşık olduğu kız ülkenin Baardegem bölgesindeki bir biracının kızı olunca kendisi de sektöre girmiş ve giriş o giriş. Aynen Omer gibi % 8 alkol oranına sahip, Red ve Gold gibi 2 farklı renk ve aromada çeşiti bulunan bira macera aramak isteyenler için birebir.Satan ve Gold'un her ikisinin de alkol oranı değişmiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-qIxkTdV2nA0/TvnBun7p_tI/AAAAAAAAWPw/naT31nHhZIM/s1600/4.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 300px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-qIxkTdV2nA0/TvnBun7p_tI/AAAAAAAAWPw/naT31nHhZIM/s400/4.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5690792610896674514" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hem Satan hem de Omer kırmızı etle beraber tüketilmesi tavsiye edilen biralar. Bu köşede Delirium'un nimetlerinden bahsedeceğiz diyor ve yazıyı, yurt dışına gitmiş ekşi sözlük ergeninin geri dönüşündeki coşku dolu mesajıyla bitiriyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"&lt;span style="font-style: italic;"&gt;İstasyonda inin, çarşıyı gezin, waffle almayı unutmayın, sonra restoranlar sokağında midye yiyin, ardından hemen köşedeki Delirium'da Satan ve Omer'i tüketmeden Brüksel'e gittim demeyin&lt;/span&gt;" (yok ya, demeyeceğiz he mi, sanki Brüksel ondan soruluyor pezevenk)....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Omer&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Alkol oranı: % 8&lt;br /&gt;Tür: Gold Ale&lt;br /&gt;Uyruk: Belçika&lt;br /&gt;Standart Ambalaj: Şişe (33 cl, 75 cl)&lt;br /&gt;FD'nin Notu: 3,9/5&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Satan &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Alkol oranı: % 8&lt;br /&gt;Tür: Gold / Red&lt;br /&gt;Uyruk: Belçika&lt;br /&gt;Standart Ambalaj: Şişe (33 cl, 75 cl)&lt;br /&gt;FD'nin Notu: 3,8/5&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;a style="font-weight: bold;" href="http://vliegendenederlander.blogspot.com/search?q=B%C4%B0RA+GE%C3%87%C4%B0D%C4%B0"&gt;Bira Geçidi&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1317836566512638841-6055690384943535616?l=vliegendenederlander.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/feeds/6055690384943535616/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1317836566512638841&amp;postID=6055690384943535616&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/6055690384943535616'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/6055690384943535616'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/2011/12/bira-gecidi-vol5-satanomer.html' title='BİRA GEÇİDİ vol.5: SATAN/OMER'/><author><name>Flying Dutchman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02374702096591718850</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://www.hall9000.de/rubriken/spiele/rezensionen/kritiken/totalfootball_spiel4.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-o5AIr94C8wA/TvnBu15rRgI/AAAAAAAAWQA/Bv9u0nl41h0/s72-c/5.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1317836566512638841.post-6758422563839668540</id><published>2011-12-27T13:13:00.003+01:00</published><updated>2011-12-27T13:27:12.165+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>MÜNİH SANA YAKIŞIYOR</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/-jzjgrw2m4XI/Tvm5gqsqTdI/AAAAAAAAWPM/X8v2WGB4yxM/s1600/1.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 217px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-jzjgrw2m4XI/Tvm5gqsqTdI/AAAAAAAAWPM/X8v2WGB4yxM/s400/1.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5690783575027895762" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bert van Marwijk geçtiğimiz hafta kontratını 2016 Avrupa Şampiyonası'nın sonuna kadar uzattı. Hollanda halkının neredeyse tümü ondan son derece memnun. Bugüne kadar basınla ilişkileri belli bir seviyede tutması, takım içindeki anlaşmazlıkları asla dışarıya taşımaması, oyuncularını basın önünde sürekli basın önünde savunması, &lt;a href="http://vliegendenederlander.blogspot.com/2009/12/jokkebrok.html"&gt;frikikleri kimin atacağı üzerine, hem de maç içinde kavgaya tutuşacak kadar çocuklaşabilen oyuncuları yönetmesi&lt;/a&gt;, Nigel de Jong'a zaptedilemeyen günlerinde mesaj yollar şekilde onu bir süre milli takıma almaması ve net bir uyarı vermesi ve her şeyden önemlisi geldiği ilk günden beri "&lt;span style="font-style: italic; font-weight: bold;"&gt;göze hoş gelen futbolla artık şampiyonluklar kazanılmıyor, ben Total Futbol değil kazanan futbolu oynamak istiyorum&lt;/span&gt;" felsefesini aşılamaya çalışması (Robin van Persie 2 hafta önce "&lt;span style="font-style: italic;"&gt;kazanmak için estetik oynamak zorunda değilsiniz&lt;/span&gt;" şeklinde bir demeç verdi) ve tabii dönemi boyunca Hollanda'nın elemelerde müthiş bir performans göstermesinin üzerine bir de Dünya Kupası finali oynaması onun karnesine yazdığı iyi notlardı. Bütün bunlar bir araya gelince, sürekli mantıklı olanı yapmayı düşünen ketum adam herkesin kalbini kazanmayı başardı (şahsıma göre tek belirgin hatası Dünya Kupası finalinde, 105. dakikada yaptığı Van Bronckhorst-Edson Braafheid değişikliği yerine pili bitmiş olan Arjen Robben'i çıkarıp Ibrahim Afellay'ı almamasıydı,maçtaki genel felsefesine uyacak şekilde defansif güvenceyi tercih etti).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Van Marwijk'ın yeni kontratında "&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;eğer Avrupa'nın üst düzey bir kulübünden teklif gelmesi halinde sözleşmeyi feshedebilir&lt;/span&gt;" şeklinde bir madde var. Bunun üzerine Hollanda'da 11.299 kişinin katıldığı bir anket düzenlendi ve hocanın hangi kulübe uyabileceği yönünde bir sıralama çıktı. Bayern Munich 2.164 oyla tepede. Ardından 4 İngiliz kulübü geliyor. Bizzat Van Marwijk'ın teklif geldiğini itiraf ettiği Valencia listede yok. Oylamanın sonucu aşağıda.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;table border="0" width="100%"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;&lt;td class="normal" valign="top"&gt;&lt;b&gt;Kulüp&lt;/b&gt;&lt;/td&gt;       &lt;td class="normal" valign="top"&gt;&lt;b&gt;Oy&lt;/b&gt;&lt;/td&gt;     &lt;/tr&gt;     &lt;tr&gt;       &lt;td class="normal" valign="top"&gt;Bayern München&lt;/td&gt;       &lt;td class="normal" valign="top"&gt;2.164&lt;/td&gt;     &lt;/tr&gt;     &lt;tr&gt;       &lt;td class="normal" valign="top"&gt;Liverpool&lt;/td&gt;       &lt;td class="normal" valign="top"&gt;1.795&lt;/td&gt;     &lt;/tr&gt;     &lt;tr&gt;       &lt;td class="normal" valign="top"&gt;Arsenal&lt;/td&gt;       &lt;td class="normal" valign="top"&gt;1.410&lt;/td&gt;     &lt;/tr&gt;     &lt;tr&gt;       &lt;td class="normal" valign="top"&gt;Manchester United&lt;/td&gt;       &lt;td class="normal" valign="top"&gt;1.331&lt;/td&gt;     &lt;/tr&gt;     &lt;tr&gt;       &lt;td class="normal" valign="top"&gt;Tottenham Hotspur&lt;/td&gt;       &lt;td class="normal" valign="top"&gt;886&lt;/td&gt;     &lt;/tr&gt;     &lt;tr&gt;       &lt;td class="normal" valign="top"&gt;Barcelona&lt;/td&gt;       &lt;td class="normal" valign="top"&gt;488&lt;/td&gt;     &lt;/tr&gt;     &lt;tr&gt;       &lt;td class="normal" valign="top"&gt;Chelsea&lt;/td&gt;       &lt;td class="normal" valign="top"&gt;394&lt;/td&gt;     &lt;/tr&gt;     &lt;tr&gt;       &lt;td class="normal" valign="top"&gt;Internazionale&lt;/td&gt;       &lt;td class="normal" valign="top"&gt;373&lt;/td&gt;     &lt;/tr&gt;     &lt;tr&gt;       &lt;td class="normal" valign="top"&gt;Manchester City&lt;/td&gt;       &lt;td class="normal" valign="top"&gt;286&lt;/td&gt;     &lt;/tr&gt;     &lt;tr&gt;       &lt;td class="normal" valign="top"&gt;Real Madrid&lt;/td&gt;       &lt;td class="normal" valign="top"&gt;253&lt;/td&gt;     &lt;/tr&gt;     &lt;tr&gt;       &lt;td class="normal" valign="top"&gt;Juventus&lt;/td&gt;       &lt;td class="normal" valign="top"&gt;207&lt;/td&gt;     &lt;/tr&gt;     &lt;tr&gt;       &lt;td class="normal" valign="top"&gt;Diğer: (örn: AC Milan, PSG)&lt;/td&gt;       &lt;td class="normal" valign="top"&gt;1.333&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;a style="font-weight: bold;" href="http://vliegendenederlander.blogspot.com/2009/12/jokkebrok.html"&gt;Jokkebrok&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1317836566512638841-6758422563839668540?l=vliegendenederlander.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/feeds/6758422563839668540/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1317836566512638841&amp;postID=6758422563839668540&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/6758422563839668540'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/6758422563839668540'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/2011/12/munih-sana-yakisiyor.html' title='MÜNİH SANA YAKIŞIYOR'/><author><name>Flying Dutchman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02374702096591718850</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://www.hall9000.de/rubriken/spiele/rezensionen/kritiken/totalfootball_spiel4.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-jzjgrw2m4XI/Tvm5gqsqTdI/AAAAAAAAWPM/X8v2WGB4yxM/s72-c/1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1317836566512638841.post-5137881492803292847</id><published>2011-12-27T13:00:00.003+01:00</published><updated>2011-12-27T13:12:22.105+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>KARTALLARIN YÜKSELİŞİ</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/-5oeonRfI7Hk/Tvm2CmSmp8I/AAAAAAAAWPA/Pw7yvhemqpc/s1600/2.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 249px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-5oeonRfI7Hk/Tvm2CmSmp8I/AAAAAAAAWPA/Pw7yvhemqpc/s400/2.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5690779759913904066" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eredivisie'nin ilk yarısı bitti. Sonrasındaki Ajax-AZ kupa maçındaki hadise elbette gündeme düştü ama bu son 5 yılın en çekişmeli lig mücadelesinin içinde olduğumuzu görmemizi engelemesin. Hayatım Futbol'un yılbaşı özel sayısında (14. sayı), ligin genel bir değerlendirmesini göreceksiniz. Aşağıda 2010-11 sezonunun ilk yarı performansı ile bu sezonki ilk yarının karşılaştırılması var.&lt;span style="font-weight: bold;"&gt; Feyenoord ve Vitesse geçtiğimiz sezona oranla en büyük atlamayı gerçekleştirenler&lt;/span&gt;. Tabii Feyenoord dibe vurduğu için ne yapsa onlar için bir kazanç olacaktı ama geçen yıl ilk devre bittiğinde 14. sırada iken bu sezon devreyi 5. sırada bitirdiler. 17 puan toplamışlardı, bu sezon 31 puan topladılar. 12 gol daha fazla atıp, 11 gol daha az yediler. Toplamda +14 puan ve +23 gol averajı ile en büyük aşama kaydeden takım oldular. Geçtiğimiz sezonun ilk yarısı sonunda hemen arkalarında olan Vitesse, şimdi de arkalarında ve dolayısıyla Rotterdamlılardan sonra en çok aşama kaydeden ekip. John van den Brom'un (resimde sağda) takımı, lider AZ'den sonra ligin en az gol yiyen takımı (16 gol yediler). PSV geçtiğimiz yıla oranla en az oynama olan ekip. Aynı puanı toplamışlar. FC Utrecht geçtiğimiz yıla oranla en kötü performans gösteren takım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşağıdaki sıralama ligin şu andaki sıralaması. Sırasıyla parantez içindeki rakamlar geçtiğimiz sezonun ilk devre sonundaki sıra, sıralamadaki yükseliş veya düşüş, toplanan puandaki fark, atılan ve yenilen goldeki fark ve averajdaki değişim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-9tdFX9T8I5A/Tvm1v7dHA7I/AAAAAAAAWO0/1amEauhibr4/s1600/1.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 345px; height: 400px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-9tdFX9T8I5A/Tvm1v7dHA7I/AAAAAAAAWO0/1amEauhibr4/s400/1.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5690779439177597874" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1317836566512638841-5137881492803292847?l=vliegendenederlander.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/feeds/5137881492803292847/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1317836566512638841&amp;postID=5137881492803292847&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/5137881492803292847'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/5137881492803292847'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/2011/12/kartallarin-yukselisi.html' title='KARTALLARIN YÜKSELİŞİ'/><author><name>Flying Dutchman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02374702096591718850</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://www.hall9000.de/rubriken/spiele/rezensionen/kritiken/totalfootball_spiel4.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-5oeonRfI7Hk/Tvm2CmSmp8I/AAAAAAAAWPA/Pw7yvhemqpc/s72-c/2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1317836566512638841.post-1560176879484976288</id><published>2011-12-22T20:49:00.006+01:00</published><updated>2011-12-22T21:57:27.839+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sinema'/><title type='text'>SHERLOCK HOLMES vs. SHERLOCK</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/-K4LJcFT4sTk/TvOY_FPq0_I/AAAAAAAAWOo/pFi6Hks_wf0/s1600/1.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 300px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-K4LJcFT4sTk/TvOY_FPq0_I/AAAAAAAAWOo/pFi6Hks_wf0/s400/1.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5689058963806147570" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir işin içinde Steven Moffat varsa o ortaya çıkan esere mutlaka göz atmak gerekiyor. Moffat, Coupling gibi, aslında temel konusu erkek-kadın cinselliği üzerine kurulmuş bir diziden müthiş karakterler, TV tarihine şimdiden geçmiş bir efsane karakter ve harika 3 sezon çıkardı (Jeff'siz Coupling, Tarjasız Nightwish, Bruce Dickinsonsız Iron Maiden...bu böyle gider)...Ardından Dr Jeykll ve bu sezon sinemalara gelen Steven Spielberg yönetimindeki Tintin'in senaryosundaki rolü. Ama araya öyle bir eğlencelik koydu ki (gerçi eğlencelik demek yanlış olur), bizi ekrana bağladı. BBC'nin şu ana kadar sadece 3 bölümden oluşan ilk sezonu yayınlanmış, ikinci sezonunun ilk bölümü, resmen bir yılbaşı hediyesi gibi 1 Ocak 2012'de yayınlanacak olan dizisi Sherlock, neredeyse bugüne kadar tüm örnekleri batmış, modern uyarlama çalışmalarının zirvesine oturmuş bir dizi. Moffat Sherlock Holmes'un eline blog, cep telefonu, mikroskop vb. 21. yüzyıl teknolojik nimetlerini verirken ayrıca Robert Downey Jr.lı sinema versiyonundan farklı olarak Holmes'un kafasında dönen tilkileri bize gösteriyor. Guy Ritchie versiyonu elbette Hollywood etkisini rahatlıkla hissedebileceğiniz bir film. The Game of Shadows, ilk filmin daha üzerine çıkan bir yapım ama (burası şahsi bir görüştür) "Husky suratlı adam" Benedict Cumberbacth-Martin Freeman ikilisinin Sherlock'unu gördükten sonra insan sürekli bir eksiklik hissediyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3 tane kapı gibi 90 dakikalık bölümden sonra bu sezon da Paul McGuigan 2 bölüm yönetecek ve Moffat Sherlock Holmes hikayelerinin en bilinenlerine geçiş yapacak. A Scandal in Bohemia, The Hounds of Baskervilles gibi..&lt;span style="display: block;" id="formatbar_Buttons"&gt;&lt;span class=" down" style="display: block;" id="formatbar_CreateLink" title="Bağlantı" onmouseover="ButtonHoverOn(this);" onmouseout="ButtonHoverOff(this);" onmouseup="" onmousedown="CheckFormatting(event);FormatbarButton('richeditorframe', this, 8);ButtonMouseDown(this);"&gt;&lt;img src="img/blank.gif" alt="Bağlantı" class="gl_link" border="0" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;.Ayrıca bu sezon Moriarty ve Irene Adler'i daha fazla göreceğiz (zaten Adler'i hiç görmedik).  1 Ocakta randevuları iptal edin. BBC dizilerinin bir güzel özelliği de gece yarısı yayınlanan ABD dizileri gibi sabahı ve altyazıları beklemek zorunda olmayışımız ve TV'nin karşısına geçip izleme olanağımız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cumberbatch ve Freeman'ın, Aralık 2012'ye kadar bize tespit çektirecek &lt;a href="http://vliegendenederlander.blogspot.com/2011/12/hobbit-unexpected-journey.html"&gt;The Hobbit: An Unexpected Journey&lt;/a&gt;'de rol alacak olması da (Cumberbatch seslendirme ekibinde, Freeman ise Bilbo Baggins) ilginç bir tesadüf. Ayrıca dizi sonrası Cumberbatch'in giydiği paltoda da önemli bir talep artışı olmuş.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1317836566512638841-1560176879484976288?l=vliegendenederlander.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/feeds/1560176879484976288/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1317836566512638841&amp;postID=1560176879484976288&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/1560176879484976288'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/1560176879484976288'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/2011/12/sherlock-holmes-vs-sherlock.html' title='SHERLOCK HOLMES vs. SHERLOCK'/><author><name>Flying Dutchman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02374702096591718850</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://www.hall9000.de/rubriken/spiele/rezensionen/kritiken/totalfootball_spiel4.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-K4LJcFT4sTk/TvOY_FPq0_I/AAAAAAAAWOo/pFi6Hks_wf0/s72-c/1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1317836566512638841.post-1996632807716967047</id><published>2011-12-22T20:49:00.001+01:00</published><updated>2011-12-22T20:51:07.346+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Mizah'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>ONCE A HOOLIGAN JUMPS TO THE ARENA...CHUCK NORRIS....</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/-ETEjLdoQ7SE/TvOKGXIgyhI/AAAAAAAAWOc/_g2ro48_EJA/s1600/1.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 284px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-ETEjLdoQ7SE/TvOKGXIgyhI/AAAAAAAAWOc/_g2ro48_EJA/s400/1.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5689042596192635410" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1317836566512638841-1996632807716967047?l=vliegendenederlander.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/feeds/1996632807716967047/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1317836566512638841&amp;postID=1996632807716967047&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/1996632807716967047'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/1996632807716967047'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/2011/12/once-hooligan-jumps-to-arenachuck.html' title='ONCE A HOOLIGAN JUMPS TO THE ARENA...CHUCK NORRIS....'/><author><name>Flying Dutchman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02374702096591718850</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://www.hall9000.de/rubriken/spiele/rezensionen/kritiken/totalfootball_spiel4.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-ETEjLdoQ7SE/TvOKGXIgyhI/AAAAAAAAWOc/_g2ro48_EJA/s72-c/1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1317836566512638841.post-1713830987367596266</id><published>2011-12-22T19:21:00.005+01:00</published><updated>2011-12-22T20:46:52.516+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>YUVADAN UÇACAK İLK 11</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/-SdqubIXNr5w/TvOI1XBFH2I/AAAAAAAAWOQ/qWcH3mk9304/s1600/2.JPG"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 300px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-SdqubIXNr5w/TvOI1XBFH2I/AAAAAAAAWOQ/qWcH3mk9304/s400/2.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5689041204592058210" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kış transfer dönemi başladığında Eredivisie'de oynayan birçok oyuncuya talipler olacak ve elbette transferler de yapılacak. Hollanda artık bir basamak lig olarak görüldüğünden transfer dönemleri kıvama gelmiş oyuncular için bir çıkış kapısı durumunda. Zaten bazı oyuncularla çoktan bağlantıya geçen kulüpler var hatta bir tanesinin transferinin resmiyet kazanması an meselesi. Aşağıda göreceksiniz. Hollanda'da devre arasında takımlarından ayrılabilecek oyunculardan bir maç kadrosu.Diziliş 4-2-3-1&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;1-Remko Pasveer &lt;/span&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;(Kaleci-Heracles)&lt;/span&gt;: Bu adam Türkiye;'de forma giyse soyadından üretilecek espri sayısını düşünemiyorum. Neyse ki kaleci olduğundan belki kurtarabilirdi. Fulham David Stocdale'i kiradan geri çağırınca, Ipswich Town onu mercek altına aldı. Menajer Paul Jewell onu bizzat tribünden izledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;2-Simon Poulsen (Sol bek-AZ)&lt;/span&gt;: Aston Villa'nın scoutu, Hollandalı Artur Numan Danimarkalıyı birçok kez tribünden izledi. Poulsen'in de Premier Lig'de oynama hayali var. AZ'in zirvede olmasında büyük payı var ama yuvdan uçma zamanı gelmiş olabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;3-Jan Vertonghen (Stoper-Ajax)&lt;/span&gt;: Stoperdeki partneri Vermaelen'den 1 yıl sonra o da Arsenal'in yolunu tutacak diye düşünüyordum ama o Amsterdam'da kaldı ve kaptanlık pazubandını taktı. Manchester City, Napoli, Aston Villa ve Newcastle United peşinde. Ben sezonu bitirip sonra da bana müsaade diyeceğini düşünüyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;4-Douglas (Stoper-Twente)&lt;/span&gt;: Hollanda vatandaşlığına geçen ve Bert van Marwijk'tan forma bekleyen Brezilyalı da Newcastle'ın kıskacında. QPR da sırada bekleyenlerden.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;5-Gregory van der Wiel (Sağ bek-Ajax)&lt;/span&gt;: İşte Valencia transferinin açıklanmasına geri sayım yapan oyuncu. Devre arasında bavullarını toplayacak ve Akdeniz'e uçacak. Taraflar anlaştı gibi ve ufak pürüzler kaldı. O kulüple çoktan anlaştı ve 5 yıllık kontrat bekliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;6-Kevin Strootman (Sol haf-PSV)&lt;/span&gt;: PSV onu daha bu sezon Dries Mertens'le beraber transfer tti ama şimdiden talipleri sırada. Bu sene ilk milli maçında golle buluştu. Wesley Sneijder onu Inter'e önerdi ve Liverpool'ın da Lucas Leiva'nın sezonu kapatması sebebiyle onu alternatif olarak düşündüğü söyleniyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;7-Giorginio Wijnaldum (Orta Saha-PSV)&lt;/span&gt;: PSV onu bu sezon Feyenoord'dan transfer etti. Yine Liverpool'ın sırada olduğu gelen dedikodular arasında.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;8-Willie Overtoom (Sağ haf-Heracles)&lt;/span&gt;: Hollanda 16,17,18 ve 19 yaş altı takımlarının formalarını giydikten sonra kendisine milli takımda yer edinmesinin çok zor olacağını anlayınca, anne tarafını kullanıp Kamerun'u seçen oyuncu listede Bundesliga'ya yakın olan isimlerden. Wolfsburg ve Werder bremen'in peşinde olduğu biliniyor. Bremen kulübü oyuncunun menajeriyle de resmi bir görüşme gerçekleştirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;9-Brett Holman (Sol açık-AZ)&lt;/span&gt;: AZ'in bu sezon en büyük form patlaması yapan adamlarından birisi (üstte). 2010 Dünya Kupası'ndan beri yükselişini sürdürüyor. Borussia Mönchengladbach onunla ciddi olarak ilgileniyor.Sezon sonu biten kontratını uzatmıyor ve bu da gidişini kolaylaştıracak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;10-Marc Janko (Forvet-Twente)&lt;/span&gt;: 25 maçta attığı 17 gol ve sonunda bekleneni vermeye başlaması taliplerini de artıracak. Yaz aylarındaBlgona peindeydi ama onun zamanında Red Bull Salzburg formasıyla gollerini sıraladığı Co Adriaanse Twente'nin başına geçince Twente'de kaldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;11-Zakaria Labyad (Sağ açık-PSV)&lt;/span&gt;: PSV'nin bu sezon çıkarttığı tüm adamlar nerede ise pazarda. PSV sözleşmesindei opsiyonu kullanmak ve 2016'ya kadar imza attırmak istiyor ama Sporting Lizbon'dan gelen teklifler genç Faslının aklını çelmiyor deil. Üstelik Lizbon'da kendisini 2 Hollandalı Van Wolfswinkel ve Schaars bekliyor olacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-6n3eySgrfhk/TvOI1H7xa6I/AAAAAAAAWOE/EQYG3myFx8M/s1600/1.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 266px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-6n3eySgrfhk/TvOI1H7xa6I/AAAAAAAAWOE/EQYG3myFx8M/s400/1.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5689041200543263650" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yedekler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Andreas Isaksson (Kaleci-PSV)&lt;br /&gt;Niklas Moisander (Stoper-AZ)&lt;br /&gt;Dusan Tadic (Orta Saha-Groningen)&lt;br /&gt;Karim El Ahmadi (Orta Saha-Feyenoord)&lt;br /&gt;Luciano Narsingh (Forvet-Heerenveen)&lt;br /&gt;Oussama Aissaidi (Forvet-Heerenveen) (üstteki resim)&lt;br /&gt;Ahmed Musa (Forvet-VVV Vnelo)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Teknik direktör: Fred Rutten (PSV)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1317836566512638841-1713830987367596266?l=vliegendenederlander.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/feeds/1713830987367596266/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1317836566512638841&amp;postID=1713830987367596266&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/1713830987367596266'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/1713830987367596266'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/2011/12/yuvadan-ucacak-ilk-11.html' title='YUVADAN UÇACAK İLK 11'/><author><name>Flying Dutchman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02374702096591718850</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://www.hall9000.de/rubriken/spiele/rezensionen/kritiken/totalfootball_spiel4.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-SdqubIXNr5w/TvOI1XBFH2I/AAAAAAAAWOQ/qWcH3mk9304/s72-c/2.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1317836566512638841.post-8034030250575677459</id><published>2011-12-22T18:16:00.004+01:00</published><updated>2011-12-22T19:14:08.828+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>AMSTERDAM'DA İSTİLA-2</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/-y3h1avdsPO4/TvNzScN8lZI/AAAAAAAAWNg/gMZp2M2Or64/s1600/1.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 266px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-y3h1avdsPO4/TvNzScN8lZI/AAAAAAAAWNg/gMZp2M2Or64/s400/1.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5689017514948597138" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;24 saat geçti aşağı yukarı Arena Stadyumu'daki hadieseden sonra. Hollanda basını "Hollanda Futbolunun Dip Noktası" olarak taşıdı manşetlere olayı. Genel olarak 2 kutup var. Alvarado'nu atılmasını haklı bulanlar ve karşıt görüştekiler. Verbeek'in takımı sahadan çekmesine kimse tepki göstermedi ve bunun anlaşılır bir hareket olduğunu belirttiler. Genel Direktör (bu görevi geçici olarak sürdürüyor) Danny Blind "Verbeek'in ve Esteban'ın yaptıklarını anlayabiliyorum, olanlar utanç vericiydi" diyerek onlara destek oldu. Sahaya atlayan 19 yaşındaki cengaverin de ayrıntıları yavaş yavaş ortaya çıkıyor. İsmi açıklanmıyor tabii ki. Ama ömür boyu stadyuma girme yasağı alacak. Bunun yanında sezon başında güvenlik görevlileriyle yaşadığı tartışmadan ötürü&lt;span style="font-weight: bold;"&gt; zaten Arena'ya girme yasağının bulunduğu ve kulüp kartı olan bir arkadaşının sayesinde o gün maça girdiği söyleniyor&lt;/span&gt; (Hollanda'da kulüpler, birçok önemli maçta biletlerin sadece kulüp kartına sahip olanlar tarafından alınacağını şart koşarlar, bu kart çok büyük masrafı olan bir kart değildir ve sahip olmanız halinde kartı olmayan 3-4 kişi adına da bilet almanız mümkündür). Geceyi karakolda hücrede geçirdi. Saldırı suçundan tutuklandı. Alınan ifadesinde Amsterdam Arena'nın engelliler için ayrılan kısmına gizlice sızdığı ve oradan da bir maniyle karşılaşmadan sahaya atladığı öğrenildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-aHz7pAfk8Gs/TvNzTNET1cI/AAAAAAAAWN4/j6rwSvCuGbc/s1600/3.JPG"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 400px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-aHz7pAfk8Gs/TvNzTNET1cI/AAAAAAAAWN4/j6rwSvCuGbc/s400/3.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5689017528061515202" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Federasyon dosyayı Noel'den önce görüşecek. Federasyon Genel Direktörü &lt;b&gt; &lt;/b&gt;Bert van Oostveen önlerinde 3 alternatif olduğunu belirtti. &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Maç tekrar oynanacak, maç kaldığı yerden devam edecek ya da yarıda kaldığı andaki skor maç sonucu olarak tayin edilecek&lt;/span&gt;. Yani Ajax'a hükmen mağlubiyet gibi bir ceza gelmesi söz konusu değil. Ortada her ne kadar manevi olarak haklı sebeplerle de olsa sahadan çekilmiş bir takım var ama Gertjan Verbeek bunun sonuçlarını göze aldı elbette. Benim tahminim maçın kaldığı yerden devam ettirileceği yönünde. Ama gğn boyunca merak edilen bir durum vardı. Maç kaldığı yerden devam ederse Alvarado sahada mı olacak yoksa kırmızı kart geçerli mi sayılacaktı? AZ Genel Direktörü Toon Gerbrands, maçın kaldığı yerden devam etmesi halinde AZ'in mutlaka sahada 11 kişiyle yer alması gerektiğini belirtti, bugün katıldığı bir radyo programında. Ajax tarafında buna pek bir itiraz olmadı ama maçın mutlaka kaldığı yerden devam etmesini istiyorlar. &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Sonuçta federasyon ceza kurulu Alvarado'nun cezasını kaldırdı&lt;/span&gt;. Bu da maçın kaldığı yerden 11'e 11 devam edeceği izlenimini veriyor. Gerekçede "&lt;span style="font-style: italic;"&gt;her ne kadar Bas Nijhuis kuralları uygulamışsa da Alvarado'nun o anki saldırı ve duygusal anında kendini savunduğunu düşünüyoruz&lt;/span&gt;" ifadesine yer verildi. Yine de son karar ayın 28'inde verilecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-MgvnJ9nrouI/TvNzSiCSYqI/AAAAAAAAWNs/4Xe0pZMW_ms/s1600/2.JPG"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 266px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-MgvnJ9nrouI/TvNzSiCSYqI/AAAAAAAAWNs/4Xe0pZMW_ms/s400/2.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5689017516510306978" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Futbolcular sendikası başkanı Danny Hesp yaptığı açıklamada stadyum güvenliğini sağlamadıkları gerekçesiyle Esteban Alvarado'nun tarafında yer aldı.&lt;b&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/b&gt;Ajax kulübünden de şu ana kadar hiçbir yönetici, futbolcu ya da teknik görevli AZ'in eylemini eleştiren açıklamalar yapmadılar. Kosta Rika'lı kaleci maç sonrası bir ifade vererek Ajax taraftarından şikayetçi oldu ve ardından da uçağa atlayıp 10 günlük tatil için ülkesine gitti. Hollanda futbolunun efsane isimlerinden Hans Van Breukelen, Albarado'ya gösterilen kırmızı kartın her ne kadar kurallara uygun olsa da insani duygular gereği haksız olduğunu ileri sürdü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ajax yönetimi önümüzdeki maçlarda güvenlik artırıcı özel bir önlem alınmayacağını, o gün stadyumda kontrollerin normal yapıldığını ancak 41.000 kişi içinden çıkan bir "aptalın" tüm kulübün politikasını etkilemeyeceğini belirtti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gelişmeleri aktarmaya devam edeceğiz efendim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1317836566512638841-8034030250575677459?l=vliegendenederlander.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/feeds/8034030250575677459/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1317836566512638841&amp;postID=8034030250575677459&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/8034030250575677459'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/8034030250575677459'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/2011/12/amsterdamda-istila-2.html' title='AMSTERDAM&apos;DA İSTİLA-2'/><author><name>Flying Dutchman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02374702096591718850</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://www.hall9000.de/rubriken/spiele/rezensionen/kritiken/totalfootball_spiel4.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-y3h1avdsPO4/TvNzScN8lZI/AAAAAAAAWNg/gMZp2M2Or64/s72-c/1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1317836566512638841.post-4519932954699516380</id><published>2011-12-21T19:04:00.002+01:00</published><updated>2011-12-21T22:21:35.914+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>AMSTERDAM'DA İSTİLA</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/-XG5bjR2njwE/TvJNr2YFMSI/AAAAAAAAWNU/mI_9GQpuAyo/s1600/2.JPG"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 266px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-XG5bjR2njwE/TvJNr2YFMSI/AAAAAAAAWNU/mI_9GQpuAyo/s400/2.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5688694695048589602" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Az önce meydana geldi olay. Ajax-AZ maçı. Hollanda Kupası çeyrek finale kalma mücadelesi. Ajax 1-0 önde. Arena tribünlerinden bir taraftar sahaya iniyor, AZ kalecisi Esteban Alvarado'ya hücuma kalkıyor, Alvarado son anda bunu görüyor ve uçan tekmeler havada çarpışıyor. Kosta Rika'lı kaleci yere düşen taraftara 2 tekme daha sallıyor ve o sırada güvenlik yetişiyor. Maçın hakemi Bas Nijhuis, AZ'li oyuncuların delirmeleri eşliğinde kırmızı kartını Alvarado'ya çıkartıyor ve hoca Gertjan Verbeek takımı sahadan çekiyor...&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;a style="font-weight: bold;" href="http://eredivisielive.nl/video/35452-ajax-az-tijdelijk-gestaakt-wegens-incident-met-supporter.html"&gt;Görüntüleri şuradan izlemek mümkün&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Olay daha çok sıcak ve üzerinen 1 saat ancak geçti. Ne olacağını göreceğiz. AZ'in sahadan çekilmesi masaya gelecektir ama o taraftarın elinde bir bıçak olabileceği gerçeği de göz ardı edilmemeli. Gelişmeleri aktaracağız.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1317836566512638841-4519932954699516380?l=vliegendenederlander.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/feeds/4519932954699516380/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1317836566512638841&amp;postID=4519932954699516380&amp;isPopup=true' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/4519932954699516380'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/4519932954699516380'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/2011/12/amsterdamda-istila.html' title='AMSTERDAM&apos;DA İSTİLA'/><author><name>Flying Dutchman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02374702096591718850</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://www.hall9000.de/rubriken/spiele/rezensionen/kritiken/totalfootball_spiel4.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-XG5bjR2njwE/TvJNr2YFMSI/AAAAAAAAWNU/mI_9GQpuAyo/s72-c/2.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1317836566512638841.post-5319033586512327921</id><published>2011-12-21T17:53:00.001+01:00</published><updated>2011-12-21T19:04:37.318+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sinema'/><title type='text'>THE HOBBIT: AN UNEXPECTED JOURNEY</title><content type='html'>&lt;iframe src="http://www.youtube.com/embed/ZEOM13UyZ0A" allowfullscreen="" frameborder="0" height="315" width="560"&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet çocuklar alınsın...hep beraber....&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1317836566512638841-5319033586512327921?l=vliegendenederlander.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/feeds/5319033586512327921/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1317836566512638841&amp;postID=5319033586512327921&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/5319033586512327921'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/5319033586512327921'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/2011/12/hobbit-unexpected-journey.html' title='THE HOBBIT: AN UNEXPECTED JOURNEY'/><author><name>Flying Dutchman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02374702096591718850</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://www.hall9000.de/rubriken/spiele/rezensionen/kritiken/totalfootball_spiel4.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://img.youtube.com/vi/ZEOM13UyZ0A/default.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1317836566512638841.post-4300706621385792539</id><published>2011-12-20T22:06:00.003+01:00</published><updated>2011-12-20T23:37:31.647+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>ASTRONOT ERCAN GÜVEN STRIKES AGAIN</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/-e5uDjqd8zpk/TvD_y7OxmTI/AAAAAAAAWNI/LfRad2oFH9c/s1600/1.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 366px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-e5uDjqd8zpk/TvD_y7OxmTI/AAAAAAAAWNI/LfRad2oFH9c/s400/1.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5688327579727141170" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendisini tanımayan varsa hala çok şey kaybediyor. Bir Temmuz günü çıktı uzaya yükselmeye. Bir gün inecek diye bekliyoruz, hala oralarda. Türk basınının usta kalemi Ercan Güven. Onunla ilgili "astronot" serisinin diğer halkalarını yazının sonuna aldım. Her sene bir hikayesini piyasaya sürüyoruz, o da bizi üzmüyor malzemeyi veriyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugün Aykut Kocaman ile ilgili bana gönderilen bir linkten sonra sayfanın sonunu okuduğumda zaten içime bir kurt düşmüştü, kim bu çıkışı yapabilir diye. Meğer içime kurt değil astronot düşmüş. Ercan Güven geçtiğimiz hafta sonu Gökhan Gönül'ün Fenerbahçe-Trabzonspor maçında Aykut'un müdahalesine maruz kaldıktan sonra rakibinin göreceği (ikinci) sartı kartı engellemeye çalışmıştı. Kararın doğruluğu yanlışlığı ayrı tartışma konusu ama Gökhan'ın yaptığı saygı duyulacak bir hareketti. Herkesin saha içindeki karakterini beğendiği adam kendisine duyulan sempatiyi daha da artırdı. Peki bizim fezacı kalemimiz ne yazdı bugün?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"&lt;span style="font-style: italic;"&gt;.....Gökhan göklere çıkarılabilir elbet...Ama sonuçları açısından berbat bir girişimdir. Çünkü cehennemin yolları iyi niyet taşlarıyla döşenmiştir. Bir kere hakemi darağacına göndermiştir Gökhan.İkincisi, oyun kurallarını dejenere etmiştir!..Gökhan’ı yaptığı doğruysa, ne olmalı bundan sonra?..Hakem  kartını çıkarmadan evvel tarafların bilgisine başvuracak, olaya şahit  olan takım arkadaşlarından ifade alacak, sahanın ortasında mini celseden  sonra kart ya çıkacak ya cepte kalacak!..Böyle saçmalık var mı?Sahada yetkili hakemdir. Gördüğüne inanıyorsa yanlış olsa da sineye çekilir.  Ancak sorarsa doğruyu söylemek gerekir....&lt;/span&gt;"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu irak yeteneğindeki büyük gedikler kendisinin Frank Rijkaard'la ilgili yaptığı "bağcı meydan dayağı şenliklerine hoşgeldiniz" temalı yazılarında çok fazla vardı ama bu seferki neresinden tutsanız elinde kalıyor. Bir kere kendi takımının lehine yanlış karar verildiğini düşünen bir futbolcu, olayın direk muhattabı ise hakeme müdahale edebilir ve kararını değiştirtebilir. Bu kendisinin belirttiği gibi hakemi darağacına göndermez aksine onu darağacından alır. Bu pozisyon maçın 90. dakikasında skoru etkileyen bir yerde de gerçekleşebilirdi. 2001 yılında oynanan Lazio-Fiorentina mücadelesinde &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Pavel Nedved&lt;/span&gt; dünyaca ünlü hakem Pieluigi Collina'nın kendisinin yerde kalması sonucu verdiği penaltıdan sonra yanına giderek, pozisyonun penaltı olmadığını söyledi. Collina kararını değiştirdi ve Nedved'e teşekkür ederek elini sıktı. Ne darağacına çıktı ne de kariyeri sarsıldı. Geçtiğimiz yıl oynanan Almanya Kupası mücadelesinde &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Bastian Schweinsteiger&lt;/span&gt;, Khalid Boulahrouz'un kendisine yaptığı hareket sonucu yerde kaldı ve hakem Florian Meyer Hollandalı oyuncuyu soyunma odasına yolladı. &lt;a href="http://www.youtube.com/watch?v=J6L66rnXedw"&gt;Alman oyuncu kararı değiştirmek için dil dökse de başarılı olamadı&lt;/a&gt;. 2006 yılında Romalı &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Daniele De Rossi&lt;/span&gt;, Messina karşısında elle attığı golden sonra kendisini hakeme ihbar etti ve gol geçerlik kazanmadı. Dolayısıyla Gökhan Gönül'ün yaptığı türünün ilk örneği olmadığı gibi, benzerleri de hakemlerin kariyerlerine olumsuzdan çok olumlu etki yaptılar. Ve hiçbirisinde orta sahaya bir mahkeme kurulmadı, tanıklar dinlenmedi, hakem yine yetkili olarak kaldı ama bir yanlıştan dönmüş oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peki o sondaki cümleye ne demeli! &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Futbolcu karar haksız olsa da sessiz kalmalı ama hakem sorarsa söylemeliymiş&lt;/span&gt;. Bu daha vahim değil mi? Futbolcunun önceden gidip kararın haksız olduğunu söylemesi mi daha kötü, yoksa hakemlerin verdikleri karardan şüphe duydukları anda gidip futbolculara "hacı doğru mu verdim bak hele?" diye sorması mı? Aradaki fark çok net. İlki futbolculara gereğinden fazla bir dürüstlük sınavı yüklüyor, diğerinde ise bir gönüllülük var. Bunun neresinde kural dejenerasyonu var anlayan beri gelsin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ercan Güven uzaya çıktığı günden beri her hafta ülkenin en çok okunan gazetelerinden birisinde yazıyor.  Obi-Wan Kenobi'nin 3D'si bugünlerde sinemalara geliyor. Bizim Kenobi'nin 2D'sibile çekilmiyor maalesef...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;a style="font-weight: bold;" href="http://vliegendenederlander.blogspot.com/2009/07/astronot-ercan-guven.html"&gt;Astronot Ercan Güven&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a style="font-weight: bold;" href="http://vliegendenederlander.blogspot.com/2010/09/astronot-ercan-guvenin-maceralari.html"&gt;Astronot Ercan Güven'in Maceraları Sürüyor&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a style="font-weight: bold;" href="http://vliegendenederlander.blogspot.com/2010/11/astronot-ercan-guvene-selam-olsun.html"&gt;Astronot Ercan Güven'e Selam Olsun&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1317836566512638841-4300706621385792539?l=vliegendenederlander.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/feeds/4300706621385792539/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1317836566512638841&amp;postID=4300706621385792539&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/4300706621385792539'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/4300706621385792539'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/2011/12/astronot-ercan-guven-strikes-again.html' title='ASTRONOT ERCAN GÜVEN STRIKES AGAIN'/><author><name>Flying Dutchman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02374702096591718850</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://www.hall9000.de/rubriken/spiele/rezensionen/kritiken/totalfootball_spiel4.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-e5uDjqd8zpk/TvD_y7OxmTI/AAAAAAAAWNI/LfRad2oFH9c/s72-c/1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1317836566512638841.post-8596116008309059744</id><published>2011-12-20T19:44:00.003+01:00</published><updated>2011-12-20T20:15:38.916+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Tribün Grupları'/><title type='text'>EREDIVISIE İLK YARI SEYİRCİ ORTALAMALARI</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-V_T1nbQrUKg/TvDebVVaeoI/AAAAAAAAWM8/UqlyBsSWpDc/s1600/1.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 179px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-V_T1nbQrUKg/TvDebVVaeoI/AAAAAAAAWM8/UqlyBsSWpDc/s400/1.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5688290890533730946" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk yarısının son haftasına ait analizi, bugün piyasaya çıkan &lt;a style="font-weight: bold;" href="http://www.hayatimfutbol.com/sayi_12/index.html"&gt;Hayatım Futbol'un 12. sayısı&lt;/a&gt;nda okuyabileceğiniz Eredivisie'nin ilk yarı seyirci ortalamaları ve toplam yüzdeler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0" width="465"&gt;&lt;colgroup&gt;&lt;col style="mso-width-source:userset;mso-width-alt:8850;width:182pt" width="242"&gt;  &lt;col style="mso-width-source:userset;mso-width-alt:4205;width:86pt" width="115"&gt;  &lt;col style="mso-width-source:userset;mso-width-alt:2267;width:47pt" width="62"&gt;  &lt;col style="mso-width-source:userset;mso-width-alt:1682;width:35pt" width="46"&gt;  &lt;/colgroup&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr style="height:12.75pt" height="17"&gt;   &lt;td class="xl22" style="height: 12.75pt; width: 182pt; font-weight: bold;" height="17" width="242"&gt;Takım&lt;/td&gt;   &lt;td class="xl22" style="border-left: medium none; width: 86pt; font-weight: bold;" width="115"&gt;     Ort Seyirci&lt;/td&gt;   &lt;td class="xl22" style="border-left: medium none; width: 47pt; font-weight: bold;" width="62"&gt;Kapasite&lt;/td&gt;   &lt;td class="xl23" style="border-left: medium none; width: 35pt; font-weight: bold;" width="46"&gt;Yüzde&lt;/td&gt;  &lt;/tr&gt;  &lt;tr style="height:12.75pt" height="17"&gt;   &lt;td class="xl24" style="height:12.75pt;border-top:none" height="17"&gt;Ajax&lt;/td&gt;   &lt;td class="xl25" style="border-top:none;border-left:none" align="right"&gt;49,827&lt;/td&gt;   &lt;td class="xl25" style="border-top:none;border-left:none" align="right"&gt;52,960&lt;/td&gt;   &lt;td class="xl26" style="border-top:none;border-left:none" align="right"&gt;94&lt;/td&gt;  &lt;/tr&gt;  &lt;tr style="height:12.75pt" height="17"&gt;   &lt;td class="xl24" style="height:12.75pt;border-top:none" height="17"&gt;Feyenoord&lt;/td&gt;   &lt;td class="xl25" style="border-top:none;border-left:none" align="right"&gt;43,250&lt;/td&gt;   &lt;td class="xl25" style="border-top:none;border-left:none" align="right"&gt;51,580&lt;/td&gt;   &lt;td class="xl26" style="border-top:none;border-left:none" align="right"&gt;84&lt;/td&gt;  &lt;/tr&gt;  &lt;tr style="height:12.75pt" height="17"&gt;   &lt;td class="xl24" style="height:12.75pt;border-top:none" height="17"&gt;PSV&lt;/td&gt;   &lt;td class="xl25" style="border-top:none;border-left:none" align="right"&gt;33,113&lt;/td&gt;   &lt;td class="xl25" style="border-top:none;border-left:none" align="right"&gt;35,150&lt;/td&gt;   &lt;td class="xl26" style="border-top:none;border-left:none" align="right"&gt;94&lt;/td&gt;  &lt;/tr&gt;  &lt;tr style="height:12.75pt" height="17"&gt;   &lt;td class="xl24" style="height:12.75pt;border-top:none" height="17"&gt;Twente&lt;/td&gt;   &lt;td class="xl25" style="border-top:none;border-left:none" align="right"&gt;25,413&lt;/td&gt;   &lt;td class="xl25" style="border-top:none;border-left:none" align="right"&gt;30,014&lt;/td&gt;   &lt;td class="xl26" style="border-top:none;border-left:none" align="right"&gt;85&lt;/td&gt;  &lt;/tr&gt;  &lt;tr style="height:12.75pt" height="17"&gt;   &lt;td class="xl24" style="height:12.75pt;border-top:none" height="17"&gt;Heerenveen&lt;/td&gt;   &lt;td class="xl25" style="border-top:none;border-left:none" align="right"&gt;25,411&lt;/td&gt;   &lt;td class="xl25" style="border-top:none;border-left:none" align="right"&gt;26,100&lt;/td&gt;   &lt;td class="xl26" style="border-top:none;border-left:none" align="right"&gt;97&lt;/td&gt;  &lt;/tr&gt;  &lt;tr style="height:12.75pt" height="17"&gt;   &lt;td class="xl24" style="height:12.75pt;border-top:none" height="17"&gt;Groningen&lt;/td&gt;   &lt;td class="xl25" style="border-top:none;border-left:none" align="right"&gt;21,856&lt;/td&gt;   &lt;td class="xl25" style="border-top:none;border-left:none" align="right"&gt;22,550&lt;/td&gt;   &lt;td class="xl26" style="border-top:none;border-left:none" align="right"&gt;97&lt;/td&gt;  &lt;/tr&gt;  &lt;tr style="height:12.75pt" height="17"&gt;   &lt;td class="xl24" style="height:12.75pt;border-top:none" height="17"&gt;FC Utrecht&lt;/td&gt;   &lt;td class="xl25" style="border-top:none;border-left:none" align="right"&gt;19,669&lt;/td&gt;   &lt;td class="xl25" style="border-top:none;border-left:none" align="right"&gt;24,500&lt;/td&gt;   &lt;td class="xl26" style="border-top:none;border-left:none" align="right"&gt;80&lt;/td&gt;  &lt;/tr&gt;  &lt;tr style="height:12.75pt" height="17"&gt;   &lt;td class="xl24" style="height:12.75pt;border-top:none" height="17"&gt;NAC Breda&lt;/td&gt;   &lt;td class="xl25" style="border-top:none;border-left:none" align="right"&gt;17,557&lt;/td&gt;   &lt;td class="xl25" style="border-top:none;border-left:none" align="right"&gt;19,000&lt;/td&gt;   &lt;td class="xl26" style="border-top:none;border-left:none" align="right"&gt;92&lt;/td&gt;  &lt;/tr&gt;  &lt;tr style="height:12.75pt" height="17"&gt;   &lt;td class="xl24" style="height:12.75pt;border-top:none" height="17"&gt;Vitesse&lt;/td&gt;   &lt;td class="xl25" style="border-top:none;border-left:none" align="right"&gt;16,747&lt;/td&gt;   &lt;td class="xl25" style="border-top:none;border-left:none" align="right"&gt;25,000&lt;/td&gt;   &lt;td class="xl26" style="border-top:none;border-left:none" align="right"&gt;67&lt;/td&gt;  &lt;/tr&gt;  &lt;tr style="height:12.75pt" height="17"&gt;   &lt;td class="xl24" style="height:12.75pt;border-top:none" height="17"&gt;AZ&lt;/td&gt;   &lt;td class="xl25" style="border-top:none;border-left:none" align="right"&gt;16,288&lt;/td&gt;   &lt;td class="xl25" style="border-top:none;border-left:none" align="right"&gt;18,000&lt;/td&gt;   &lt;td class="xl26" style="border-top:none;border-left:none" align="right"&gt;90&lt;/td&gt;  &lt;/tr&gt;  &lt;tr style="height:12.75pt" height="17"&gt;   &lt;td class="xl24" style="height:12.75pt;border-top:none" height="17"&gt;Roda JC&lt;/td&gt;   &lt;td class="xl25" style="border-top:none;border-left:none" align="right"&gt;13,753&lt;/td&gt;   &lt;td class="xl25" style="border-top:none;border-left:none" align="right"&gt;19,979&lt;/td&gt;   &lt;td class="xl26" style="border-top:none;border-left:none" align="right"&gt;69&lt;/td&gt;  &lt;/tr&gt;  &lt;tr style="height:12.75pt" height="17"&gt;   &lt;td class="xl24" style="height:12.75pt;border-top:none" height="17"&gt;NEC&lt;/td&gt;   &lt;td class="xl25" style="border-top:none;border-left:none" align="right"&gt;12,122&lt;/td&gt;   &lt;td class="xl25" style="border-top:none;border-left:none" align="right"&gt;12,500&lt;/td&gt;   &lt;td class="xl26" style="border-top:none;border-left:none" align="right"&gt;97&lt;/td&gt;  &lt;/tr&gt;  &lt;tr style="height:12.75pt" height="17"&gt;   &lt;td class="xl24" style="height:12.75pt;border-top:none" height="17"&gt;De Graafschap&lt;/td&gt;   &lt;td class="xl25" style="border-top:none;border-left:none" align="right"&gt;11,951&lt;/td&gt;   &lt;td class="xl25" style="border-top:none;border-left:none" align="right"&gt;12,500&lt;/td&gt;   &lt;td class="xl26" style="border-top:none;border-left:none" align="right"&gt;96&lt;/td&gt;  &lt;/tr&gt;  &lt;tr style="height:12.75pt" height="17"&gt;   &lt;td class="xl24" style="height:12.75pt;border-top:none" height="17"&gt;ADO Den Haag&lt;/td&gt;   &lt;td class="xl25" style="border-top:none;border-left:none" align="right"&gt;11,890&lt;/td&gt;   &lt;td class="xl25" style="border-top:none;border-left:none" align="right"&gt;15,000&lt;/td&gt;   &lt;td class="xl26" style="border-top:none;border-left:none" align="right"&gt;79&lt;/td&gt;  &lt;/tr&gt;  &lt;tr style="height:12.75pt" height="17"&gt;   &lt;td class="xl24" style="height:12.75pt;border-top:none" height="17"&gt;Heracles&lt;/td&gt;   &lt;td class="xl25" style="border-top:none;border-left:none" align="right"&gt;8,207&lt;/td&gt;   &lt;td class="xl25" style="border-top:none;border-left:none" align="right"&gt;8,500&lt;/td&gt;   &lt;td class="xl26" style="border-top:none;border-left:none" align="right"&gt;97&lt;/td&gt;  &lt;/tr&gt;  &lt;tr style="height:12.75pt" height="17"&gt;   &lt;td class="xl24" style="height:12.75pt;border-top:none" height="17"&gt;VVV Venlo&lt;/td&gt;   &lt;td class="xl25" style="border-top:none;border-left:none" align="right"&gt;7,596&lt;/td&gt;   &lt;td class="xl25" style="border-top:none;border-left:none" align="right"&gt;8,500&lt;/td&gt;   &lt;td class="xl26" style="border-top:none;border-left:none" align="right"&gt;89&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;  &lt;/tr&gt;  &lt;tr style="height:12.75pt" height="17"&gt;   &lt;td class="xl24" style="height:12.75pt;border-top:none" height="17"&gt;RKC&lt;/td&gt;   &lt;td class="xl25" style="border-top:none;border-left:none" align="right"&gt;6,160&lt;/td&gt;   &lt;td class="xl25" style="border-top:none;border-left:none" align="right"&gt;7,500&lt;/td&gt;   &lt;td class="xl26" style="border-top:none;border-left:none" align="right"&gt;82&lt;/td&gt;  &lt;/tr&gt;  &lt;tr style="height:12.75pt" height="17"&gt;   &lt;td class="xl24" style="height:12.75pt;border-top:none" height="17"&gt;Excelsior&lt;/td&gt;   &lt;td class="xl25" style="border-top:none;border-left:none" align="right"&gt;3,230&lt;/td&gt;   &lt;td class="xl25" style="border-top:none;border-left:none" align="right"&gt;3,600&lt;/td&gt;   &lt;td class="xl26" style="border-top:none;border-left:none" align="right"&gt;90&lt;/td&gt;  &lt;/tr&gt;  &lt;tr style="height:12.75pt" height="17"&gt;   &lt;td class="xl22" style="height: 12.75pt; border-top: medium none; font-weight: bold;" height="17"&gt;Toplam&lt;/td&gt;   &lt;td class="xl27" style="border-top: medium none; border-left: medium none; font-weight: bold;" align="right"&gt;344,944&lt;/td&gt;   &lt;td class="xl27" style="border-top: medium none; border-left: medium none; font-weight: bold;" align="right"&gt;392,933&lt;/td&gt;   &lt;td class="xl28" style="border-top: medium none; border-left: medium none; font-weight: bold;" align="right"&gt;88&lt;/td&gt;  &lt;/tr&gt; &lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1317836566512638841-8596116008309059744?l=vliegendenederlander.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/feeds/8596116008309059744/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1317836566512638841&amp;postID=8596116008309059744&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/8596116008309059744'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/8596116008309059744'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/2011/12/eredivisie-ilk-yari-seyirci.html' title='EREDIVISIE İLK YARI SEYİRCİ ORTALAMALARI'/><author><name>Flying Dutchman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02374702096591718850</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://www.hall9000.de/rubriken/spiele/rezensionen/kritiken/totalfootball_spiel4.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-V_T1nbQrUKg/TvDebVVaeoI/AAAAAAAAWM8/UqlyBsSWpDc/s72-c/1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1317836566512638841.post-4691627003143495133</id><published>2011-12-19T18:41:00.005+01:00</published><updated>2011-12-19T18:50:33.576+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>HOLLANDA HAKEMLİĞİNİN GURURU SERDAR GÖZÜBÜYÜK-3</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/-228Sz1yJF28/Tu94hLDqzvI/AAAAAAAAWM0/KePF_432MYQ/s1600/2.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 300px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-228Sz1yJF28/Tu94hLDqzvI/AAAAAAAAWM0/KePF_432MYQ/s400/2.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5687897365691420402" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eredivisie'de ilk yarı sonundaki hakem karnesi. Serdar Gözübüyük'ün artık gelecek sezon FIFA kokartı takması kesin gibi. UEFA'nın sevdiği bir hakem türü ve her şeyden önemlisi daha 26 yaşında. İddia ediyorum bu çizgiyi devam ettirirse bir gün bir Avrupa kupası finalinde onu görebiliriz. Son olarak yönettiği Groningen-FC Utrecht maçında 6 puan aldı ama ortalamada halen zirvede. İçerideki hakemlerimizin de artık yavaş yavaş kıpırdadığını görüyoruz, artık kendisine tamamen güvenilen bir hakemimiz var gibi ve yurt dışında bir zirve hakemimiz var. Ha kendisiyle ilgili bu 15 gün önce, &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Feyenoord'lu Ron Vlaar ile poker partilerine katıldığı&lt;/span&gt; ve yüklü paralar kaybettiği yönünde federasyona gelen isimsiz mektuplar sebebiyle açılmış bir dosya olduğunu da eklemek lazım. Gözübüyük, bu açıklamaları "&lt;span style="font-style: italic;"&gt;beni kimin suçladığını cidden bilmek istiyorum, bu güne kadar hiçbir futbolcuyla poker masasına oturmadım&lt;/span&gt;" diyerek kendini savunmuştu...Yoksa bizim Wilders mı bu mektupları yazan...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-oxLpa_N5Vng/Tu94g9ZA0UI/AAAAAAAAWMk/lY_39_Pbo1Q/s1600/1.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 397px; height: 319px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-oxLpa_N5Vng/Tu94g9ZA0UI/AAAAAAAAWMk/lY_39_Pbo1Q/s400/1.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5687897362022846786" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1317836566512638841-4691627003143495133?l=vliegendenederlander.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/feeds/4691627003143495133/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1317836566512638841&amp;postID=4691627003143495133&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/4691627003143495133'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/4691627003143495133'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/2011/12/hollanda-hakemliginin-gururu-serdar.html' title='HOLLANDA HAKEMLİĞİNİN GURURU SERDAR GÖZÜBÜYÜK-3'/><author><name>Flying Dutchman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02374702096591718850</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://www.hall9000.de/rubriken/spiele/rezensionen/kritiken/totalfootball_spiel4.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-228Sz1yJF28/Tu94hLDqzvI/AAAAAAAAWM0/KePF_432MYQ/s72-c/2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1317836566512638841.post-740617308600178799</id><published>2011-12-19T18:21:00.004+01:00</published><updated>2011-12-19T18:39:59.812+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Genç Yetenekler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>BAS DOST</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-ZNyNZzn4ZDU/Tu921NDIc8I/AAAAAAAAWMY/UY0zJsjD2wE/s1600/2.png"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 240px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-ZNyNZzn4ZDU/Tu921NDIc8I/AAAAAAAAWMY/UY0zJsjD2wE/s400/2.png" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5687895510800167874" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Adına bakıncabir Türklük var mı diye düşünüyorsunuz ama hayır. Bas Dost Deventer doğumlu 1.96 boyunda bir Hollandalı. Zaten boyna bakınca Türk olup olmadığı konusunda bir fikre sahip oluyorsunuz aşağı yukarı. 2007'de Emmen'da başladı kariyeri. Kulübün eski Genel Direktörü Belçikalı Tom Saintfiet Finlandiya'nın RoPS takımında teknik direktörlük yaptığı sıralarda onu kadroya katmak istedi zira tipik bir İskandinavyalı forveti andırıyordu. Ancak Fin kulübü bu anlaşmadan vazgeçti. Bunun üzerine Heracles onu 300 bin euroya 2008 yaz aylarında kadrosuna kattı. Aynı yıl Hollanda 21 yaş altı milli takımında oynamaya başladı Dost ve gollerini sıralamaya başladı. Geçtiğimiz sezonun başında da Heerenveen, Ajax ve Twente'nin peşinde olduğu oyuncuyu renklerine bağladı. 10 Aralık 2011'de Excelsior'u 5-0 mağlup ettikleri maçta gollerin tümü ona aitti. Bu performans onu &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;2011 yılında Eredivisie'nin en çok gol atan adamı&lt;/span&gt; yaptı. Oynadığı 32 maçta 20 golü var. Onu FC Utrecht ile 6, PSV ile 13 gol atan, 19 gollü Dries Mertens izliyor. 17 gollü Miralem Sulejmani de üçüncü sırada. Tam liste aşağıda.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Listenin yüzde olarak en iyi performans olarak duran Feyenoord'un İsveçlisi John Guidetti hakkında, yarın 13. sayısı piyasaya sürülecek &lt;a style="font-weight: bold;" href="http://www.hayatimfutbol.com/"&gt;Hayatım Futbol&lt;/a&gt;'da bir inceleme bulabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-sQqt9BhA_7M/Tu9200n6mgI/AAAAAAAAWMM/_R1o7Gg4Xs0/s1600/1.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 397px; height: 369px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-sQqt9BhA_7M/Tu9200n6mgI/AAAAAAAAWMM/_R1o7Gg4Xs0/s400/1.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5687895504243563010" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1317836566512638841-740617308600178799?l=vliegendenederlander.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/feeds/740617308600178799/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1317836566512638841&amp;postID=740617308600178799&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/740617308600178799'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/740617308600178799'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/2011/12/bas-dost.html' title='BAS DOST'/><author><name>Flying Dutchman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02374702096591718850</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://www.hall9000.de/rubriken/spiele/rezensionen/kritiken/totalfootball_spiel4.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-ZNyNZzn4ZDU/Tu921NDIc8I/AAAAAAAAWMY/UY0zJsjD2wE/s72-c/2.png' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1317836566512638841.post-9032463373947693368</id><published>2011-12-18T20:47:00.004+01:00</published><updated>2011-12-18T21:35:04.929+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>SAMURAYLAR GÖTÜRSÜN SİZİ</title><content type='html'>&lt;object width="320" height="266" class="BLOG_video_class" id="BLOG_video-a3f59fc356f5f088" classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11cf-96B8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/get_player"&gt;&lt;param name="bgcolor" value="#FFFFFF"&gt;&lt;param name="allowfullscreen" value="true"&gt;&lt;param name="flashvars" value="flvurl=http://v2.nonxt6.googlevideo.com/videoplayback?id%3Da3f59fc356f5f088%26itag%3D5%26app%3Dblogger%26ip%3D0.0.0.0%26ipbits%3D0%26expire%3D1331838225%26sparams%3Did,itag,ip,ipbits,expire%26signature%3D6BAE4293DBEBEE93C9A6982B4428CFB97EB54C51.4C979F49BE81AC3AA1F4E9E8960EBE3D2F5AF470%26key%3Dck1&amp;amp;iurl=http://video.google.com/ThumbnailServer2?app%3Dblogger%26contentid%3Da3f59fc356f5f088%26offsetms%3D5000%26itag%3Dw160%26sigh%3DwZ7_MOzJA3IY33I78Kvrk3dhhKE&amp;amp;autoplay=0&amp;amp;ps=blogger"&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/get_player" type="application/x-shockwave-flash"width="320" height="266" bgcolor="#FFFFFF"flashvars="flvurl=http://v2.nonxt6.googlevideo.com/videoplayback?id%3Da3f59fc356f5f088%26itag%3D5%26app%3Dblogger%26ip%3D0.0.0.0%26ipbits%3D0%26expire%3D1331838225%26sparams%3Did,itag,ip,ipbits,expire%26signature%3D6BAE4293DBEBEE93C9A6982B4428CFB97EB54C51.4C979F49BE81AC3AA1F4E9E8960EBE3D2F5AF470%26key%3Dck1&amp;iurl=http://video.google.com/ThumbnailServer2?app%3Dblogger%26contentid%3Da3f59fc356f5f088%26offsetms%3D5000%26itag%3Dw160%26sigh%3DwZ7_MOzJA3IY33I78Kvrk3dhhKE&amp;autoplay=0&amp;ps=blogger"allowFullScreen="true" /&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Messi FIFA Dünya Kulüpler Kupası madalyasını boynuna takar, maçın adamı seçilmiştir. Yetmez bir de Toyota anahtarı eline alır. Ama bir şeyi hesaba katmamıştır...Caponlar....Videoyu izlerken bir şey yemeyiniz...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yalnız bu acaip sesli arkadaş, Japonya'daki akıllara zarar yarışma programlarını düzenleyen arkadaşa benzemiyor değil. Yoksa o mu ulan?!!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1317836566512638841-9032463373947693368?l=vliegendenederlander.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/feeds/9032463373947693368/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1317836566512638841&amp;postID=9032463373947693368&amp;isPopup=true' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/9032463373947693368'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/9032463373947693368'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/2011/12/samuraylar-gotursun-sizi.html' title='SAMURAYLAR GÖTÜRSÜN SİZİ'/><author><name>Flying Dutchman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02374702096591718850</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://www.hall9000.de/rubriken/spiele/rezensionen/kritiken/totalfootball_spiel4.jpg'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1317836566512638841.post-3371229835926119895</id><published>2011-12-18T12:01:00.005+01:00</published><updated>2011-12-18T12:23:33.471+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Damak Tadı'/><title type='text'>BİRA GEÇİDİ vol.4: DUVEL</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/-KteeG7qe36k/Tu3M9eLCMrI/AAAAAAAAWL0/HN4LtG6-RWA/s1600/1.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 300px; height: 400px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-KteeG7qe36k/Tu3M9eLCMrI/AAAAAAAAWL0/HN4LtG6-RWA/s400/1.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5687427260882236082" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şu seriden 3 tane yazdın hala biranın cenneti Belçika'ya girmedin diyen arkadaşlar için buyurun perdeyi açıyorum. Aslında bir nevi girememe sebebim Belçika biralarını "Bira Geçidi" serisine değil, ayrı bir "Belçika Bira Geçidi" serisine yazma gerekliliği zira şurada türlerini anlatmaya kalksak akşamı yaparız. Blond ale, brown ale, Dubbel, Flemish Red, Bock, Lambic, Pils, Sason, Stout, Strong Ale, Tripel, White derken bunun sonu nereye varır bilinmez. Yine de bu köşede zaman geçtikçe en çok onlar yer tutacaklar. Brugge'da 780 adet biranın sergilendiği meşhur &lt;a href="http://vliegendenederlander.blogspot.com/2011/01/bira-duvari.html"&gt;Bira Duvarı&lt;/a&gt;'nı bloga aktarmıştık daha önce. Seriye başlayacağımız bira ise Blond Ale ekolünden "şeytan tohumu" Duvel.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öncelikle kısa ve öz konuşayım. &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Duvel benim ömrümde içtiğim en güzel biradır&lt;/span&gt;. Şahsen tat/içilme kolaylığı/kafa yapma/tasarım dengesi bu kadar üst düzeyde olan başka bir birayı tatmadım. Duvel'ın tadı ilginç şekilde limon aromalı olduğu havasını verir ama bu tat sizi rahatsız etmez çok hafiftir. Şişesinde basitlik ve vuruculuk vardır ki bardağı keza aynı şekildedir. Oranı yüksektir ama bu size asla içerken kendini hissettirmez. 2 şişe sonrası hafif kafanız dönmeye başladığınızda etkisini hissedersnizi. Bu anlamda ilginçtir rakıyı andırır, bu yüzden &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;tadına aldanıp hızla 2-3 şişeyi ardarda götürmeye gelmez, düpedüz insanı çarpar&lt;/span&gt;. İçmesi tecrübe isteyen bir biradır ve nice heyecanlı genci tuvaletlere dökmüştür...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1871 yılında Jan-Leonard Moortgat'ın Belçika'da kurduğu fabrikanın en bilindik birası 1. Dünya Savaşı sonrasında adını "Victory Ale" olarak değiştirir. Ancak 1920'lerde halkın bu birayı "nen echten duvel" (Hollandaca'nın Brabant eyaletinde konuşulan diyalektiğinde "hakiki şeytan" anlamına gelir) olarak adlandırması sebebiyle isim "Duvel" olarak değişir ve bugüne kadar gelir. Bu adlandırmanın arkasında aynen yukarıda belirttiğimiz gibi tat sebebiyle alkol oranının kendini hissettirmemesidir. Bu baharatlı tat kaynağını anavatanı Çek Cumhuriyeti olan "Saaz" kökü ve beyaz şekerden almaktadır. Bugün fabrika 3 bin nüfuslu Breendonk şehrindedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-H-ESjLZDPdU/Tu3M9rQ8DFI/AAAAAAAAWL8/BR-O3j2Prj0/s1600/2.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 300px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-H-ESjLZDPdU/Tu3M9rQ8DFI/AAAAAAAAWL8/BR-O3j2Prj0/s400/2.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5687427264396659794" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fazla uzatmayayım, yolunuz Belçika ya da herhangi bir Kuzeybatı Avrupa ülkesine düşerse denemeniz şart olan Duvel için &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;bira aleminin "Dennis Bergkamp'ı"&lt;/span&gt; desem yanlış yapmış olmam. Mesafeli durur, soğuk durur ama tecrübe ettiğinizde sürprizlerle doludur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Alkol oranı: % 8,5&lt;br /&gt;Tür: Golden Ale&lt;br /&gt;Uyruk: Belçika&lt;br /&gt;Standart Ambalaj: Şişe (33 cl)&lt;br /&gt;FD'nin Notu: 5/5&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;a style="font-weight: bold;" href="http://vliegendenederlander.blogspot.com/search?q=B%C4%B0RA+GE%C3%87%C4%B0D%C4%B0"&gt;Bira Geçidi&lt;/a&gt; &lt;a style="font-weight: bold;" href="http://vliegendenederlander.blogspot.com/2011/01/bira-duvari.html"&gt;Bira Duvarı&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1317836566512638841-3371229835926119895?l=vliegendenederlander.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/feeds/3371229835926119895/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1317836566512638841&amp;postID=3371229835926119895&amp;isPopup=true' title='7 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/3371229835926119895'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/3371229835926119895'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/2011/12/bira-gecidi-vol4-duvel.html' title='BİRA GEÇİDİ vol.4: DUVEL'/><author><name>Flying Dutchman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02374702096591718850</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://www.hall9000.de/rubriken/spiele/rezensionen/kritiken/totalfootball_spiel4.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-KteeG7qe36k/Tu3M9eLCMrI/AAAAAAAAWL0/HN4LtG6-RWA/s72-c/1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>7</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1317836566512638841.post-7203183075658274783</id><published>2011-12-17T23:32:00.003+01:00</published><updated>2011-12-17T23:39:39.024+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Siyaset'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>PREMİER LİGİ YEŞİL-SARI ATKILAR’DAN OKUMAK….</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/-Pq606EkbDO4/Tu0aEKd4CzI/AAAAAAAAWLo/OVoxcHNfKQ8/s1600/1.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 265px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-Pq606EkbDO4/Tu0aEKd4CzI/AAAAAAAAWLo/OVoxcHNfKQ8/s400/1.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5687230563270265650" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://vliegendenederlander.blogspot.com/2011/12/cass-pennant-ve-ferry.html"&gt;&lt;br /&gt;Aşağıda İngiliz tribünlerinin tarihinin, geçmişte kalmış bir hikayesine&lt;/a&gt; ve o dönemden fırlamış bir esere dokundurduk. Bloga yazılarıyla katkıda bulunan sevgili Osman Bulugil de bugünkü durumu, sosyo-politik açıdan ele almış. Kendisine tekrar teşekkür edip yayınlıyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;---------------------------------------------&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sarı-yeşil atkılar… Öncelikle bu renklerin, bugünkü Manchester United’ın renkleriyle bir alakası yok. Sarı-yeşil, Manchester United’ın 1902’de, bu adı almadan önceki Newton Heath takımının renkleri… Bu kulübün var eden işçi sınıfının futboldan ötekileştirilmesiyle (özellikle M.Thatcher ve sonrasında) artık, o renkleri eden insanlar Old Trafford’a gidebilme imkanına sahip değil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İngiltere’de neo-liberal dalganın M. Thatcher dönemiyle beraber daha da ağır görülmeye başlayan etkilerinden bağımsız değil bugünün Premier Ligi. &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;M. Thatcher’in iktidarıyla beraber işçi sınıfına açtığı savaşı biliyoruz&lt;/span&gt;. Futbola karşı yaklaşımı da bundan bağımsız bir gelişim göstermedi. Holiganizme savaş adı altında başlatılan çalışan sınıfların stattan dışlanması süreci başladı. Bir tarafıyla endüstriyel futbolun temelleri atılıyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1989 Hillsborough ve Hill statlarında yaşanan facia ve ölümler sonrası yayınlanan Taylor raporuyla beraber holiganizme karşı savaş yaftasıyla statların dönüşümü başlıyor ve bu aynı zamanda taraftar profilinin de dönüşümünü de içeriyordu. Sürecin başında daha çok yasaklamalarla başlayan iktidar pratikleri, özellikle 1990 sonrası (1992’de Premier Lig’in kurulmasını da içeriyor) futbol kulüplerinin, taraftarı üzerine stadyumların dönüşümüyle beraber daha farklı kılıflarla ortaya çıkıyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Statlarda ayakta maç izlemenin minimize edildiği, hafta sonu maçların oynandığı bir mekandan öte, içinde tüketimi&lt;/span&gt; (alışveriş merkezleri, otoparklar, bar vb.) barındıran, aynı zamanda bilet fiyatlarındaki artışlarla (son on yılda yüzde iki yüze yakın bir artış oldu) beraber artık taraftarın statlardan kopuşu netleşiyordu (Ken Loach’ın Looking for Eric filmindeki ‘otoparklar yalan söylemez’ sahnesini hatırlayabiliriz). Tabi bu süreç aynı zamanda futbolun medya yoluyla paketlenip satılan bir iş alanına dönüşmesini de içeriyordu. Evde maçı izlemenin yolu artık küresel medya devlerine ne kadar ödeme yaptığımızla ilgili.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Artık İngiliz işçi sınıfı artık işe dönüşen futbolda ofsaytta kalmıştı ve oyuna katılamadan da kırmızı kartla oyundan atılmıştı.Bugün, Old Trafford’taki “seyirci”ler bu yeşil-sarı atkılarla maça gelip, kendilerince “Glazer out” diyerek kendilerini üreten sistemi yeniden üretiyorlar. Yaptıklarındaki ironi de burada yatıyor: yeşil-sarı atkılar onları, statta seyirci olarak var eden sistemin dışladığı işçi sınıfının kulübünün simgesini oluşturuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu da endüstriyel futbolda, kapitalizmle mücadele içerisinde olan sınıfın nasıl sistemi yeniden üreten bir cılız tepkinin (tepki futbolun sermayeleşmesini onaylıyor, sadece Glazer ailesini istemiyor) parçası olarak karşımıza çıkartıldığını gösteriyor. Kulübün tarihini (ya da Premier Lig’in) bugünden, yani yeşil sarı atkılardan yazmak çok kolay aslında. Fakat bugünkü durum kulübün tarihinden, yani endüstriyel futbolun tekelleşen küplerinden biri olduğu gerçeğinden bağımsız değil. İngiltere’deki Amerikan veya Arap sermayesine karşı verilen tepkileri (Liverpool vb.) aslında bir milliyetçilik sorunsalı içinde değerlendirebiliriz. Bu tepkiler, kulüplerinin sermaye sınıfına ait olmasıyla ilgili değil, İngiliz olup olmamasıyla ilgili.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugün Premier Lig’de, modern taraftar olarak sundukları seyircileri de, bir tarafıyla, artık futbol turisti olarak nitelememiz çok doğal olsa gerek. Braudel’in bahsettiği kuzeyli turistin Akdeniz’i istilasını hatırlatıyor. Bugünün seyircileri de artık, işçi sınıfının elinden kayıp giden stadyumların istilacıları…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kuzeylilerin koşa koşa geldikleri Akdeniz’de, turizmlerinin/tüketimlerinin nesnesi olma tehlikesiyle karşı karşıya olan Akdeniz tarzı yaşama, bir gerçeğe katılır gibi katılmadıkları ve tatilleri biter bitmez düzenli bir biçimde döndükleri kuzeydeki (artık fosil haline gelmiş yaşamları ve parayla satın alınan yazların sahte yaşamı) yaşamları…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Futbol turistleri de, stadyumların istilacıları olarak var olmaya başladıklarından beri sahadaki oyun artık başka bir şeye karşılık geliyor: futbol turistinin fosil haline gelmiş yaşamlarında, oyuna -bir gerçeğe- katılmaktan öte, oyunun parayla satın alınmış sahte yaşamlarının bir parçası haline dönüşmesi…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;by Osman Bulugil&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1317836566512638841-7203183075658274783?l=vliegendenederlander.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/feeds/7203183075658274783/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1317836566512638841&amp;postID=7203183075658274783&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/7203183075658274783'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/7203183075658274783'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/2011/12/premier-ligi-yesil-sari-atkilardan.html' title='PREMİER LİGİ YEŞİL-SARI ATKILAR’DAN OKUMAK….'/><author><name>Flying Dutchman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02374702096591718850</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://www.hall9000.de/rubriken/spiele/rezensionen/kritiken/totalfootball_spiel4.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-Pq606EkbDO4/Tu0aEKd4CzI/AAAAAAAAWLo/OVoxcHNfKQ8/s72-c/1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1317836566512638841.post-5279372815547718745</id><published>2011-12-17T23:06:00.004+01:00</published><updated>2011-12-17T23:21:47.148+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Tribün Grupları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>CASS PENNANT VE FERRY</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/-skOa8FgcI-8/Tu0VWun7DmI/AAAAAAAAWLQ/KW65JNMAEGg/s1600/4.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 267px; height: 400px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-skOa8FgcI-8/Tu0VWun7DmI/AAAAAAAAWLQ/KW65JNMAEGg/s400/4.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5687225384655588962" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Avrupa Ligi'nde Manchester United - Ajax eşleşmesi karşımıza çıkınca akıllar iki takım arasındaki maçın kendisine değil, 1986 yılında Harwich limanından ayrılan Kraliçe Beatrix feribotunun üzerinde West Ham United ve Manchester United taraftarları arasındaki muharebeye gitti. Inter City Firm'ün önde gelen adamlarından ve daha sonra 1970 ve 80'lerdeki holiganizm maceralarını birçok kitapta derleyen Cass Pennant'ın yazdığı "Congratulations You Have Just Met The I.C.F." bu hadiseyi tüm detaylarıyla anlatır çünkü Pennant o gün, 150 kişilik Manchester United taraftarın karşı koyan 14 West Ham'lıdan bir tanesidir. O gün o feribota Groningen'de bir turnuvaya katılmak için Hollanda'ya giden takımlarını desteklemek isteyen West Ham ve Ajax'la Hollanda'da bir hazırlık maçı oynayacak Manchester United'ın taraftarları beraber binmiştir. Red Army ve ICF'nin kapışması da fazla uzun sürmez. Saatler boyu kendilerini bardak, tabak, yangın söndürme cihazı, tahta sopalar, masalar, sandalyeler ve tilt makinesi ile (&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;bir tilt makinesi doğrudan Manchester United taraftarlarının üzerine doğru merdivenden aşağı bırakılmıştır&lt;/span&gt;) savunan West Ham'lılar olaydan fazla yara almadan kurtulur ama feribottakiler toplam 50 yılı bulan hapis cezalarına çarptırılırlar. Üstelik bu olay, 1986'da, yani Heysel ve İngiliz kulüplerinin Avrupa kupalarından 5 yıl boyunca men cezasının üzerine gelmiş ve Maggie Thatcher çılgına dönmüştür. Bu hadise aynı zamanda Pennant ve arkadaşlarının resmi olmasa da fiilen Inter City Firm'ü bitirmeye iten olaylardan birisidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pennant'ın kitabını hala okumayan varsa, "mevzu kültürü nedir ne değildir?" öğrenmek istiyorsa, buyursun...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/--6Iccgl1-kg/Tu0VeZkC0JI/AAAAAAAAWLc/FFP8J0s5rLA/s1600/1.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 239px; height: 240px;" src="http://3.bp.blogspot.com/--6Iccgl1-kg/Tu0VeZkC0JI/AAAAAAAAWLc/FFP8J0s5rLA/s400/1.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5687225516441129106" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1317836566512638841-5279372815547718745?l=vliegendenederlander.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/feeds/5279372815547718745/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1317836566512638841&amp;postID=5279372815547718745&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/5279372815547718745'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/5279372815547718745'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/2011/12/cass-pennant-ve-ferry.html' title='CASS PENNANT VE FERRY'/><author><name>Flying Dutchman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02374702096591718850</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://www.hall9000.de/rubriken/spiele/rezensionen/kritiken/totalfootball_spiel4.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-skOa8FgcI-8/Tu0VWun7DmI/AAAAAAAAWLQ/KW65JNMAEGg/s72-c/4.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1317836566512638841.post-5761592191125999181</id><published>2011-12-17T19:00:00.000+01:00</published><updated>2011-12-17T19:00:00.320+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='En iyi 10&apos;lar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Müzik'/><title type='text'>FD'S TOP 5 ALBUMS OF 2011</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/-yJokm5j39NQ/TuzSGH01cLI/AAAAAAAAWLE/GxYzOdK2Ci0/s1600/1.png"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 399px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-yJokm5j39NQ/TuzSGH01cLI/AAAAAAAAWLE/GxYzOdK2Ci0/s400/1.png" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5687151432083796146" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yılı bitirirken geçen yıl gibi listelere başlayalım. Albümlerle başlıyoruz. Şahsi Top 10 listesi yapmak bir hayli zordur bilirsiniz zira unutulan ve liste bittikten sonra hatırlananlara hayıflanılır. Dolayısıyla aşağıda bir çırpıda aklıma gelen 2011'in en iyi 5 albümü var. Geçen seneden farklı olarak önem sırasına göre değil tamamen serbest dağılım. Her maddeye linklere tıklayarak ulaşabilirsiniz, 5 numaranın yazısı da yakında gelir. Geçen yıl 10 albüm varken bu sene 5 albüm olmasının sebebi cidden oraya sokacak sayıda iyi albüm dinlemememden kaynaklanıyor. Son not, Nightwish ne hale geldi yahu!!!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1-&lt;a href="http://vliegendenederlander.blogspot.com/2011/03/wt-unforgiving-album-kritigi.html"&gt;Within Temptation - The Unforgiving&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;2-&lt;a href="http://vliegendenederlander.blogspot.com/2011/06/white-lies.html"&gt;White Lies - Ritual&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;3-&lt;a href="http://vliegendenederlander.blogspot.com/2011/10/noel-gallaghers-high-flying-birds.html"&gt;Noel Gallagher's High Flying Birds&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;4-&lt;a href="http://vliegendenederlander.blogspot.com/2011/11/myrath.html"&gt;Myrath - Tales of the Sands&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;5-The Voyager - The Meaning of I&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;a style="font-weight: bold;" href="http://vliegendenederlander.blogspot.com/2010/12/fds-top-10-albums-of-2010.html"&gt;FD's Top 10 Albums of 2010&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1317836566512638841-5761592191125999181?l=vliegendenederlander.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/feeds/5761592191125999181/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1317836566512638841&amp;postID=5761592191125999181&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/5761592191125999181'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1317836566512638841/posts/default/5761592191125999181'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vliegendenederlander.blogspot.com/2011/12/fds-top-5-albums-of-2011.html' title='FD&apos;S TOP 5 ALBUMS OF 2011'/><author><name>Flying Dutchman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02374702096591718850</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://www.hall9000.de/rubriken/spiele/rezensionen/kritiken/totalfootball_spiel4.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-yJokm5j39NQ/TuzSGH01cLI/AAAAAAAAWLE/GxYzOdK2Ci0/s72-c/1.png' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1317836566512638841.post-8560883361396921526</id><published>2011-12-17T16:52:00.005+01:00</published><updated>2011-12-17T17:55:00.399+01:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Medya'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ekonomi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>DECODER'DE EL CEZİRE DEVRİ</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/-SP1KfMdjjwk/TuzJNyQPjyI/AAAAAAAAWKU/t9Mq6jg6o9k/s1600/1.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 260px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-SP1KfMdjjwk/TuzJNyQPjyI/AAAAAAAAWKU/t9Mq6jg6o9k/s400/1.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5687141668127477538" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2002 yılında, dünya üzerindeki erkek tenisçilerin sıralandığı ATP turun 995. sırasında bulunan &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Nasser Al-Khelaïfi&lt;/span&gt; (yukarıda sağda), Katar tarihinin n başarılı ikinci tenisçisi olmuş, ülkesinin Davis Kupası'nda temsil etmiş ve 2 kez katıldığı ATP turnuvalarında daha ilk turun sonunda veda etmiş bir isimdi. Tenis kariyerinde 16.201 dolar kazandı. Bugünkü serveti hesaba katıldığında bu onun yönetim kuruluna verdiği bir akşam yemeğini bile karşılamayabilir. Şu an Katar Tenis Federasyonu Başkanı ve Asya Tenis Konfederasyonu'nun da ikinci başkanı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaz aylarında &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Katar Yatırım Şirketi&lt;/span&gt;, PSG'nin % 70 hissesini satın aldığında, şirketin yönetim kurulu başkanı &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Tamim bin Hamad Al Thani&lt;/span&gt; onu kulübün başkanlığına getirdi. Al-Khelaïfi de yönetim kuruluna sunduğu 5 yıllık bir plan çerçevesinde PSG'yi önce Fransa'nın sonra da Avrupa'nın zirvesine yerleştirmeyi vaad etti. Javier Pastore, Diego Lugano, Salvatore Sirigu, Mohammed Sissoko, Blaise Matuidi, Jeremy Menez, Kevin Gameiro teker teke kulübün kapısından içeri girdiler ve Paris kulübü Manchester City'nin ardından 2011 yaz döneminin en çok para harcayan kulübü oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tabii Al-Khelaïfi'nin başkan seçilmesinin tek sebebi sunduğu 5 yıllık plan ya da tenis kabiliyetleri değil değil. Katar Yatırım Şirketi ile bir dolu bağlantısı var. Örneğin kendisi El Cezire Spor Kanalı'nın yöneticisi. Fransa Futbol Federasyonu, kanaldan gelen, 4 yıl boyunca Ligue 1 ve Şampiyonlar Ligi maçlarını yayınlama hakkı teklifini 
