Düşüncelerini klavyeye dökerken, bu blogun yazarlarının da etten kemikten insanlar olduğunu, beğenileri ve eleştirdikleri olduğunu, blog denen şeyin kişisel bir fikir teatisinden başka bir şey olmadığını, kimsenin sizinle aynı şekilde düşünmek zorunda olmadığını aksi halde dünyanın çok sıkıcı bir yer olacağını, saygı çerçevesinden çıkmamayı ve kendini adsızlığa mahkum etmezsen herkesin sevineceğini unutma...
stadyum olarak inşa edilmemiş zaten.yani başlangıçta düşündükleri başka bir yapıymış sonradan stadyuma karar verilince tribün olmuş.
YanıtlaSiladliye sarayı olarak mı düşünmüşler en başta;)
YanıtlaSil