Black Pearl etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Black Pearl etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Eylül 2014 Pazar

SANAT TARİHİNDE GİZEMLİ YOLCULUK III: 18.YÜZYILDA PORNO

Tiziano - Venere di Urbino -1538 (Galleria degli Uffizi, Floransa)





















Antik Yunan döneminden beri çıplak kadın figürleri yapılır ve çizilir. Çıplak kadın veya erkek figürleri, eger figürler mitolojik tanrilar ise hiç bir zaman sorun olmazdı. Tanınmış veya sıradan bir insan çiplak çizildiğinde ise bu, insanlar tarafından çılgınca karşılanıyordu.

Gustave Manet – Olympia – 1863 (Musée d'Orsay, Paris )





















Édouard Manet 1863 de Olympia adlı eserine imza attığında büyük bir tepkiyle karşılaştı. Nedeni de bir hayat kadınını resmetmiş olmasıydı. Halbuki Manet, Tiziano’nun 1538 yılında çizdiği Urbino Venüsü’nun güncellenmiş versiyonunu yapmıştı.  Ama Tiziano’nun tablosu hiçbir tepki almamıştı, çünkü o, Tanrı Venüs'ü resmine yerleştirmişti. Halbuki Manet’in tablosundaki bir hayat kadınıydı ve üstüne üstlük o güne kadar alışılmadığı biçimde doğrudan tablodan dışarıya insanlara bakıyordu. Büyük bir rahatlıkla "benim de işim bu" der gibi.

18. yüzyılın ortasında bir diplomat bir kaç tane tablo yaptırır ve hali hazırda yapılmış olanlardan da bir kaç tane satın alır. Bunların arasında bir tane vardir ki, günümüzde dahi oldukça tartışmalı bir eserdir. Bu tablo 19. yüzyilda düpedüz pornografik bir anlayışla yapılmıştır. Tabloları yaptıran ve satın alan şahıs ise Osmanli Diplomatı Halil Paşa'dan başkası değildir.

Aşağıda Halil Paşa'nın edindiği tablolar yer alıyor. Yukarıda bahsettiğimiz olay yaratan pornografik esere ise izleyen linke tıklayarak ulaşılabilir. +18 olduğunu ısrarla belirtirim. Gustave Courbet'nin 1866'da yaptığı ve bugün Musée d'Orsay'da bulunabilecek  L'Origine du monde tablosu.

Jean Auguste Dominique  Ingres – Le Bain Turce – 1862 (Louvre, Paris)
Gustave Courbet - Les Dormeuses - 1866, (Petit Palais, Paris)
















































27 Ocak 2011 Perşembe

GURBETÇİNİN DAMAK TADI-3


Gürbet’te yasamanin guzel yanlarindan bir tanesi, Turkiyede yasamayip yine de bir cok cesit Türk ürününün yasadigin ülkende kolayca satin alinabilmesi. Ama gurbetteki Türk firma sahipleri olayi daha ileri götürerek bana gore Türkiyede satilan sucuklardan daha leziz sucuk üretmisler. Su üstte gördügunuz sucuk paketini actiginiz vakit kendinizi yememekten alikoyamiyorsunuz ve o paket bir kac dakika içinde bitiyor. Fiyat olarak diger onlarca markanin iki kati olmasinin yani sira tat olarakta diger markalardan kat kat daha iyi.


by 22 yillik gurbetci Black Pearl

3 Aralık 2010 Cuma

TURKISH TOURISTS























by Black Pearl

Hollanda da yasadigim surece epey Turkiyeden turist agirladim. Dikkatimi ceken bazi ortak noktalari vardi. Mesela yeni geldiklerinde su sekil cumleler kuruyorlar. "Ne guzel memlekette yasiyorsunuz, Dönme planlariniz varsa aklinizdan cikarin. Sakin dönmeyin sakin! Ah ben de bir kapagi atabilsem boyle bir ülkeye" derken ilerleyen cümlelerde laf Tayyip'e ve partisine baglaniyor genelde.

Turkiyeden gelen bazi turistler ise Hollanda da ikinci sinif muamelesi gören magazalara (H&M, güzel ama kalitesiz yani bir sezonluk kiyafet satan magaza) Louis Vuitton sanip ballandira ballandira anlatma ve deli gibi alisveris yapmakla geciriyor. Üstelik bu magazanin mallarinin yarisi Türkiyede yapiliyor. Her ziyaretci ile daha once defalarca gittigim yerleri gezerken de etrafi seyretmek yerine her saniye resim cekmekle mesgul ve sokak lambasinin altinda daha resim cekmek isteyenler de var. Her heykel'e tarihi eser muamelesi yapmasi da cabasi. Bu insanlar Roma'yi gorseler resim çekerken parmaklari felç olur herhalde asiri resim çekmekten.

Bir de Turkiye sanki üçüncü dünya ülkesiymis gibi konusanlar var. Hollanda'yi ise super gelismis ve modern bir ulke saniyor bu kisi. Zaman makinesine binip 3000'li yillarin Hollandasina gitmis sanki, simdiki Hollanda da modern olmayan seyleri gorunce abartarak saskin bir tepki veriyor.

"Hollanda da hic elektrik kesiliyor mu?" "Trenler falan hep saatinde geliyordur ya burada?"
Benim de cevabim bazen raylara sonbaharda çok yaprak dustu mu trenlerde gecikme oluyor ve de iki sehir arasinda bir aksama oldu mu aninda butun ulkeyi etkiliyor bu (saka degil). "Nasi yaaa Hollanda da mi trenler de aksaklik oluyor yani?" Bazen ben trafik cok sikisik dedigim zaman hemen gecikmeyen laf, "bu da trafik mi, sen bi de köprü trafigini gör"

Genelde bu turistler gider ayak su cumleleri kuruyorlar. "Yaa bu Hollandayi sevmedim ben, çok düz tepsi gibi" "Havasi da bi acaip, yagmur yagiyordu simdi gunes acti" "Turkiye en iyisi ya ben Turkiyeden baska bir yerde yasamam...

by Black Pearl

15 Kasım 2010 Pazartesi

KESKE GALATASARAY'IN DA CRUIJFF'U OLSAYDI / CRUIJFF MAKALESI


















Bu sabah de Telegraaf gazetesinin spor sayfasinda soyle baslikli bir makale yazdi Cruijff: "Tüm Ajaxlilara cagri"

Makalesinde Cruijff Ajaxlilari kadife devrime davet ediyor. "Butun Ajax'lilar bir araya gelmeli ve yeniden uyelik secimleri yapilmali" diyor. 30 Kasimda yeni uyelik icin adaylar belli oluyor ve 14 aralikta ise 24 uyelerden 8'i yeniden secilebiliyor. Asagida cevirdigim makalede Cruiff su isimleri soyluyor: Marc Overmars, Tscheu La Ling, Edo Ophof, Peter Boeve, Keje Molenaar. Takimin yönetim kurulunda hic bir eski futbolcu olmamasi Cruiff'u cok rahatsiz ediyor. Bu cagri ile kademeli olarak eski futbolculari kulübe sokmaya calisiyor.


Galatasaray'in icler acisi su durumunda keske Cruijff bu cagriyi Galatasaray'a yapsa diye dusundum. Eski ve cok seyler basarmis futbolcular kulubu desteklese ve kostek olmasalar keske. Herkes Galatasaray'in menfaati ve ilerlemesi icin calissa. O ihtiyar yonetim kuruluna genc beyinler de girse keske. Cruijff'un dedigi gibi eski futbolcular uye olsa yani Galatasaray ile baglarini koparmasalar ve kulup icin hala birseyler yapsalar fena olmazdi.


Asagida Cruijff'un yazdiklarini umarim bir sekilde Galatasaray yönetim kurulu da okur ve birseyler ogrenirler adamin yazdiklarindan.


------------------------------------------------------------------


Tüm Ajaxlilara çagri









Bazı insanlar var benim Ajax’i yok etmek ile meşgul olduğumu söylüyorlar. Onlarin anlamadigi acik ortada. Bu kulübe zarar vermek değil, kulübün zarar görmesini önlemektir asil mesele. Sicaklik yayan bir kulup olmak yerine çelişkilerle dolu ve içinde dusmanlari olan bir kulup haline geldik .

Kimsenin bana sorunun cözümünün ne kadar karmaşık oldugunu söylemesi gerekmiyor. O kadar zor olmasa da aslinda. Kulubun hedeflerine bir baktiginizda, futbolun içinde eksik olduğunu görürsünüz.

Tüm kulüp yönetimi, üyeler ve herkes ne demek istediğimi anlamistir. Eski bir takım oyuncusu yok. Bir tane bile yok!

Bu yüzden bir sonraki uyelik seçimlerinde adaylari seçmek ve hızlı bir şekilde bir araya gelmek için tüm Ajax’lilari çağırıyorum. 14 Aralık günü 24 üyeden 8’i tekrar ve 30 Kasım'a kadar yeni adaylar kendilerini yazdirabilir. Bu önemli bir ilk adım olabilir eger Marc Overmars, Tscheu La Ling, Edo Ophof, Peter Boeve, Keje Molenaar gibi Ajaxlilar o yerlere gelirlerse. Ben bilerek bu futbolcu isimlerini soyluyorum, bazılarinin sık sık kasıtlı olarak iddia ettiği gibi futbolcularin aptal olmadigini göstermek için.

Overmars gibi biri Go Ahead Eagles kulübünün KNVB’e (Hollanda futbol federasyonu) göre finansal olarak Hollanda'nin en saglikli üç profesyonel kulüplerinden biri olmasinda yardimi olmuştur. Mesela Ling, Slovakya’da eski Ajax fikrine göre bir takimi organize etmesi. Ayrıca Ophof, Boeve ve Molenaar sosyal açidan mükemmel işler yaptilar ve hala saymadiklarim da vardır.

Açik olmam gerekirse, benim niyetim sadece eski futbolculari yönetime getirmek degildir. Eski futbolcular, finansal konuda uzmanlar, marketing, PR arasindaki orani dengelemek cok iyi bir adim olur.

Şimdi tuhaf bir durum karşısındayiz, komisyon kurulunda ve yönetimde hic kimsenin futbol geçmisi yok, buna ragmen bu insanlar kimin teknik direktor olmasi konusunda kararlar vermek zorundalar. Özellikle böyle bir durumda üyelerin yönetime tavsiyler vermesi lazim. Su anda bunun önemi yok çünkü üyeler arasinda üst futbol kafasına sahip birisi yok.

Üyeler meclisine daha fazla "futbol" getirerek başlarsak, kısa zamanda tüm Ajax bundan yararlanir. Her boşalan pozisyona ilk olarak portföyüyle alakali özel bilgilere sahip eski bir futbolcu getirilmeye çalisilmali. Bu pozisyona uygun eski futbolcu yok ise o zaman tabiki bir uzman atanabilir.

Benim için önemli olan Ajax içinde dogru oranlarin bulunmasidir. Bazi insanlar benim söylediklerim yüzünden uyuyamiyorsa, bu beni çok etkilemiyor. Elestirilerin nedeni daha iyi olunması içindir. Üst düzey sporda bu boyledir ve üst düzey takimlarda da bu böyle olmalidir.

by Black Pearl

Ceviri: Black Pearl
Kaynak: De Telegraaf
Yazinin orjinali için tiklayin


8 Kasım 2010 Pazartesi

TARIHTE DUN JOHANN CRUIJFF"A NE OLMUSTU?


















Tarih 7 kasim 1978, Cruijff'un futbolu birakmadan önceki son maci. Ajax ile Bayern Munchen'e karsi son macina cikacak Cruijff. Ajax zevkli ve güzel bir gece olmasini planlar Cruijff için, ama iyi konsantre olmus ve yenmek için savasan Bayern futbolculari onlari epey sasirtir. Tika basa dolu olan stadyumda ve televizyonlardan izleyen o kadar insanin önunde maci Ajax 8-0 kaybeder. Söylentilere gore hakem Charles Corver kasitli olarak Bayern'in atilan 3 golunu saymaz skandalin boyutunu daha da buyutmemek icin.

Almanlar'in bu maci 8 gol ile kazanmalarinin sebebi bir çok nedenle aciklanmistir

1. neden: 1972'de Munchen'de 0-5 ve 1973'de deplasmanda 4-0 kaybetmelerinin acisini cikartmak.

2. neden: Schiphol hava alaninda Ajax yönetiminden kimsenin Bayern'i karsilamamasi ve de 2. sinif otelde kalmak zorunda olduklari.

3. neden: Tribunlerden Ajax taraftarlarinin Bayerni yuhlamalari

2006 yilinin mayis ayinda bazi Bayern eski futbolculari bu skor için özur dilediler Cruijff'dan.

Bence yazdigim sebeplerde Bayern hakli ya da haksiz olsa da bir futbolcunun son macinda bu yapilmamali. Adam ömrü boyunca o maç ile alakali aklina güzel seyler getiremeyecek. Almanlar, hirslarina yenik dustukleri için guzel ve konsantre futbollariyla o gün kendilerini rezil eden taraf oldular.

by Black Pearl

28 Ekim 2010 Perşembe

MALI GÖTÜRENLER



Her sene Quote 500 business dergisi, 500 en zengin Hollandaliyi açiklar. Bu defa listeye 40 yasindan genc 25 (eski) futbolculari da almislar. Ben sadece top 10’u sizlerle paylasmak istedim. Iste Hollandanin en zengin futbolculari.

1- Ruud van Nistelrooij - 53 milyon euro
Listenin basinda Ruud’u görünce epey sasirdim. Ama sonra dusununce, adam Hollanda, Ingiltere, Ispanya ve de Almanyada top kosturdu. HSV’da sadece bir sene için 6,5 milyon euroluk anlasmasi vardi. Benim sasirmamin nedeni de tabiki son dünya kupasinda olmayisindan dolayi. Gözler seni aradi be Ruud.

2- Clarence Seedorf - 43 milyon euro
Hollanda da degeri bilinmeyen bir futbolcu. 1992’de 16 yasinda Ajax’da baslamisti. Simdi 8 sezondur AC Milanda oynuyor ve senede 4 milyon euro kazaniyor.

3- Edwin van der Sar -33 milyon euro
29 ekimde (yani yarin) 40 yasina girecek kendisi. Neredeyse futbol kariyeri bitecek diyebiliriz. Kendisi 2005’den beri oynadigi Manchesterda bir sene daha oynamak istedigini acikladi. Yasi 40 olmus ama Edwinin isi bitmemis (genç Van der Sar). Keske bi 5 sene falan oynasa daha.

4- Marc Overmars - 30 milyon euro
Son bir kac yildir habelerde cok fazla rastlamasak da Overmars futbolu birakali sadece 1 yil oldu. Sakatlaninca mecburen birakmak zorunda kaldi. 37 yasina girdi artik daha kac yasina kadar devam edebilirdi ki bizim nami deger hizli tren (takma adi TGV yani Train à Grande Vitesse). Ajax’dan sonra Arsenal ve Barcelona’da oynadi. Barcelona 1999 yilinda 40 milyon euroya transfer etmisti. Yani hala Hollanda futbol tarihinin en pahali transferidir! Edindigi servetini gayri menkule yatiriyormus aldigim bilgilere gore.

5- Philip Cocu - 26 milyon euro
En son sezonunu (2007-2008) Al Jazira’da oynadi Cocu (türkçe okunusu Kokü). Burada sadece bir kac ayda milyonlar biriktirdi. Al Jazira'dan önce Barcelona ve PSV’de oynadi. Simdi de antroner asistani olarak gorev yapiyor Hollanda Milli takiminda. Arnhemde bir restoran/kafe’si (eetcafe XO) var Cocu’nun.

6- Arjen Robben - 26 milyon euro
Bu cocuk da Groningen, PSV, Chelsea ve Real Madrid’de top kosturarak milyonlari biriktirdi. Su an Bayern München’de oynuyor , daha dogrusu koltukta oturuyor sakatligi yuzunden, ve senede 5.5 milyon euro kazaniyormus.

7- Edgar Davids - 25 milyon euro
Eski futbolcu Davids oynadigi Ajax, AC Milan, FC Barcelona, Juventus, Internazionale ve Tottenham Hotspur’dan sonra su an Crystal Palace'da forma giyiyor. Ayni zamanda modaci sevgilisi Olcay Gülsen’in ürettigi giysi markasi Supertrash’de de yardimci oluyormus (parasal olarak herhalde). Olcay Gülsen (evet Hollanda da dogmus Türk) meshur Bavaria-dress'i dizayn etmis modacidir.



8- Giovanni van Bronckhorst - 23 milyon euro
1993’de Feyenoordun orta sahasinda goreve basladi Gio. Daha sonra Glasgow Rangers, Arsenal ve FC Barcelona’dan sonra yine Feyenoord’a döndü. Futbol kariyerini bitirmeden önce Feyenoord'dan senede 3,5 milyon euro aliyordu. Futbolu iyi ki vaktinde birakip 10-0 kaybedenlerin arasinda olmamasi cok iyi olmus.

9- Rafael van der Vaart - 23 milyon euro
Hamburger SV transfer olarak Van der Vaart altin dönemini baslatti. 2008’de Real Madrid 13 milyon euro’ya transfer edildi. Ve burada yine yedek kulubesinde oturarak kazandigi milyonlari gayri menkule yatirmis. Simdi de 11 milyon euro’ya Tottenham Hotspur’a transfer edildi. Esi Silvie van der Vaart önce Alman televizyonlarini simdi de Ingliz televizyonlarini sunucu olarak feth edecege benziyor.

10- Jaap Stam - 22 milyon euro
Eski futbolcu Stam, PSV, Manchester, Lazio ve Milan'da oynadiktan sonra simdi FC Zwolle’yi calistiriyor antenör asistani olarak. Arada sirada televizyon programlarina katilarak analist görevini de üsteliniyor unutamadigimiz defans oyuncusu.


by Black Pearl

Yazinin asli icin

22 Ekim 2010 Cuma

MEMUR YURİ



Yuri Cornelisse 2007’den itibaren ADO Den Haag’da top kosturuyordu. Geçtigimiz sezon kontrati uzatilmayinca kendisine yeni takim aramaya kalkismadi. “Bundan sonra hayatima bir futbolcu olarak degil bir polis olarak devam edecegim” diyerek polis egitimine yazildi. FC Utrecht'te top kosturan Tim Cornelisse'nin abisi olan Yuri, gelecek ay baslayacak olan polis egitimini profosyonel futbolculuk ile bir arada yurutemeyecegi icin futbolu tamamen birakacagini yazdi ADO Den Haag’in websitesinde. 35 yasinda olan Yuri herhalde bundan sonra sahalarda bana aksiyon az geliyor en iyisi polislige atilayim diye dusunmus olsa gerek.

Kendisini ADO Den Haag maçlarinda yine gormemiz mümkün, çunku ADO taraftarları Hollandanın en azılı taraftarlarından. Her maçta atlı polislerden tut motorlu polislere kadar stad’in etrafi epey kalabalık oluyor.

Yuri'yi bundan sonra da tabiki sahalarda görecegiz, o da departmanlar arasi halı saha maçlarinda.



by Black Pearl

17 Ekim 2010 Pazar

HEPIMIZ NIGEL'IZ


















Nigel de Jong tek basina Hatem Ben Arfa bacagini kirmadi. Onu biz hep birlikte yaptık.

Bu gece Moldova'ya karsi sahada onbir turuncu erkek olacak. Nigel aralarinda olmayacak. Nigel, Manchesterdaki villasinda kanepede oturacak ve maci izleyecek.

Bir kaç yüz kilometre uzakta Hatem Ben Afra oturuyor. Bir tekerlekli sandalye. Herhalde o sandalyede daha bir kac ay kalir cunku Nigel bacağını tekmeyle ikiye ayirdi.

Ben Nigel de Jong'u kötülemek icin 400 kelime yazabilirim yani diger kurtlarla birlikte aglamak icin. Nigel’in spor’un yuz karasi oldugunu yazabilirim ve futbol sahasında ait olmadığını. Ama yapamiyorum iste.

Sadece bir Nigel yoktur. Daha cok Nigellar vardır.

Hafta sonu herhangi bir futbol macini izleyin herhangi bir ligden. Goreceksiniz hep Nigellarin tekme attigini. Fanatizmden dolayi kör olmuscasina saldirganlasiyorlar karsi takimin oyuncularinin bedenlerine. En cok adelelerine ve dusmanin ayaklarina saldiriyorlar. Bazen bilinçli ve genelde sigligin en agresif haliyle.

Sadece suç oyuncularda degildir. Teknik direktorler de mactan once soyunma odasinda gozleri kanli bir sekilde oyuncularina kukrerken daha cok ucmalarini soylemiyorlar mi? Ve Baskanlar, onlar da çaktirmadan belirtmiyorlar mi eger kazanilmazsa kellelerin ucacagini? Ve hakemler... onlar da sadece parmaklariyla uyarmalari ve sadece sari kart vermelerine ne demeli? Ve biz seyirciler, bizim sucumuz yok mu?

Milyonlar olarak futbol izliyoruz. Kendi kulübü için bagiriyoruz, guzel sonuçlar talep ediyoruz, hakemlere bir hastalık diliyoruz takimimizin aleyhine duduk otturunce ve takimin en iyi oyuncusunun sakatlanip oyundan cikmasini diliyoruz.

Butun ulkede haftalarca nefesler tutulmadi mi Turuncu (oranje) basta giderken, en önde Nigel ile dünya kupasinin finaline dogru giderken? Biz Nigel’in bir tank gibi düellolara girmesini istemedik mi? Bacagini asla sakinmasini istemedik. Yumusak futbol yerine sert futbolu tercih ettik. Biz hep birlikte futbol dunyasindaki Nigellarin, Hatemlerin bacaklarini ortadan ikiye ayirmasinda kendimiz sorumluyuz. Hepimiz Nigel’iz.

Ben suçlu olduğumu söylemeye cesaret ediyorum. Ben Dünya Kupası baslamadan önce
onbir balerinlerle dunya kupasinin kazanilmayacagini yazdim. Dunya kupasi maclarinda en az yüz defa "Go Nigel!" diye bagirdim, karsi takim oyuncusuyla mucadele ederken gordugum zaman. Evet itiraf ediyorum final maçinda Xabi Alonso salaginin oyle tehlikeli bir sekilde gogsuyle Nigelin sag ayagina yaklasmamasi gerektigini. Isterseniz delirmis deyin, isterseniz fanatizm, isterseniz de spor deyin.

Bu aksam Nigel cezasi geregi son yaptigiyla alakali pisman olarak koltukta oturuyor. Haklı olarak. Ama belki bizim hepimizin yapmasi gerekir bunu.

Işte bunlar:
Üzgünüm, Hatem.

Yazar Thijs Zonneveld'in makalesidir.
Ceviri: Black Pearl
Kaynak: Nu.nl

Ceviren yani benim soyleceklerim:

Alpay Ozalan, Hirvatistan - Turkiye macinda Hırvatların yakaladığı bir kontra atakta, forvet Goran Vlaovic'e faul yapmamış ve bu atakta Goran Vlaovic topu Türkiye ağlarına göndermişti. Bu golden sonra biz hepimiz Alpay'in hareketini salakça bulmadik mi? O forveti dusurmeliydi. Top gececek adam gecmeyecekti. Bu centilmence hareketinden ötürü UEFA tarafından Fair Play ödülüne layık görülmüştü kendisi ve bize gore ödüllük degil de utanilacak bir aksiyon degil miydi onunkisi? Rakibimizin oyunculari yerde kivrandiginda tribunlerce "oh oh "ceken biz degil miyiz?
Hatta ve hatta Rinus Michels, futbol savastir dememis mi?

by Black Pearl



BABA-KIZ AMSTERDAM GEZISI

























Bu resimleri gorenler Rijkaard ve yeni evlendigi esi zannedebilirler ama Rijkaard'in yanindaki bayan, buyuk kizi Lindsay.

by Black Pearl