
Efsane kadrolar yazıları futbolla ilgili olduğu için bu kadroya yer veremedik. Ama veremeseydik bir tarafım şişerdi diyeyim. Basketboldan vereceğimiz kadro. 1996-98 arası Efes Pilsen'in hiçbir Avrupa maçını kaçırmamış bir basketbolsever olarak Petar Naumoski-Ufuk Sarıca-Volkan Aydın-Conrad McRae-Tamer Oyguç ilk beşini unutmak mümkün değil. Alabildiğine kontrollü 3 oyuncunun arasında zaman zaman oyun içinde parlayan bir shooting guard ile efsane bir power forvet yerleştiren Aydın Örs efsane bir ekibe imza atmıştı. Ama benim bugün anlatacağım kadro o değil. Fenerbahçe'nin 1998-99 sezonunun ilk yarısında oluşturduğu, bana göre Türk basketbol tarihinin ulusal takımlar ve kulüp takımları bazında en iyi kadrosu. Mahmoud Abdul Rauf-İbrahim Kutluay-Marko Milic-Conrad McRae-Zan Tabak. Tourette Sendromu olan (maç içinde de görülen periyodik olarak tekrarlanan tikler) Abdoul Rauf Fenerbahçe'ye NBA'in Vancouver Grizzlies takımından transfer edildiğinde % 90'lara varan bir serbest atış yüzdesi ve işi ciddiye aldığında Utah Jazz'a 50 sayının üstünde atacak kadar yetenekli bir adamdı. NBA'de ilk 5 oynayan bir oyuncu transferi çok rastlanılan bir durum değildi. 3 numara Marko Milic NBA draftında Phoenix Suns tarafından edilmiş ancak o seneki lokavt sebebi ile Avrupa'da kariyerine devam edecek bir takım arıyordu. Pivot Zan Tabak Fenerbahçe'ye geldiğinde 4 senelik bir NBA kariyerini geride bırakmıştı. Conrad McRae ise Türk basketbolseverlerinin çok yakından tanıdığı bir adamdı. Bu kadroyu efsane yapan maç da Euroleague'in ilk Abdi İpekçi'deki ilk maçıdır. Bir önceki yılın Avrupa Kupası şampiyonu Litvanya'nın en güçlü ekibi (o sezon Euroleague'i de kazanacak olan) ve kadrosunda Zukauskas, Jiri Zidek, Adomaitis, Stombergas, Maskoliunas ve Tyus Edney gibi isimleri bulunduran Zalgiris Kaunas ile karşılaşan Fenerbahçe rakibini maçın sonunda adeta şov yaptığı bir oyundan sonra 99-84 mağlup etmiş ve tüm Avrupa'ya Euroleague şampiyonluğu için mesaj yollamıştır. Daha sonra kendi evinde Cagiva Varese, Cibona Zagreb, Tau Ceramica gibi takımları da mağlup eden Fenerbahçe son 16'ya kalmayı başarmış ancak kendi seyircisi önünde oynadığı oyunun o sene Euroleague'deki hiçbir deplasman maçında sergileyemeyince Real Madrid'e 2 maç sonunda mağlup olarak elenmiştir. İspanya'da 85 - 74 kaybedilen o maç efsane kadronun da adeta son maçı olmuştur. Önce Milic ardından Abdul Rauf'un takımdan ayrılışları kadroyu sarsmış Fenerbahçe ve Türk basketbol bu derece spektaküler oyuncuların bir arada olduğu bi kadroyu asla görememiştir. Tabi bu noktada bu efsane beşliyi yönetmek için kenarda olan ismin Halil Üner gibi kapasitesi belli bir koç olmasının da etkisi yadsınamaz. Üner Real Madrid'le yapılan ve çeyrek final mücadelesi sırasında İstanbul'da 89-81 kaybedilen ilk maçta, sonlara doğru aldığı gereksiz teknik faul ile takımın ipini kenardan çekmiştir.




















