18 Mayıs 2009 Pazartesi

MODERN FUTBOLUN KRİTİK TEKNİK DİREKTÖR HAMLELERİ 5/10: STEVE McCLAREN



FC Twente ile bu sezon yaptığı işlerle beğenimizi kazanan (hatta İngiltere basınındaki bazı isimlerce bu sezonun en başarılı İngiliz hocası olarak gösterilen) Steve McClaren neden İngiltere Milli Takımı’nın son 60 yıllık tarihinde Kevin Keegan ile birlikte en az süre ile görev yapan teknik direktör olduğunu acaba sorguluyor mudur? Görev süresi sadece 2 yıl sürdü. Hatta 2 yıl bile denemez. Takımı 2006 yılı yaz döneminde aldı ve 2007 sonbaharında bıraktı. Neredeyse 1 yıl. 1 yıl, teknik direktör değiştirmeyi pek sevmeyen adalılara yetti. Çünkü McClaren neresinden tutsan elinde kalacak bir dizi kararla Slaven Bilic’in Hırvatistanına ve Hiddink’in Rusyasına yenik düştü.

Bunlardan en önemlisi David Beckham’ın takımdan uzaklaştırılmasıydı. Beckham belki bir popüler kültür sembolüydü ama aynı zamanda iyi bir sağ kanat oyuncusuydu. Joe Cole-Lampard-Gerrard-Beckham dörtlüsünün önemli zincirini ve kaptanını keserek McClaren büyük bir hata yaptı. David Beckham kararı onun en büyük hatası kesinlikle. Çünkü bu hata Lampard-Gerrard ikilisinin de yeterli performansı gösterememesine sebep oldu. Eriksson döneminde oluşan bu dörtlü, belki de dünyanın en iyi orta saha dörtlüsüydü. Ama McClaren 1 yılda bu orta sahayı çökertti.

McClaren’ın en büyük hatalarından birinin de Terry Venables’la beraber çalışması olduğu söyleniyor. Terry Venables’ın etliye sütlüye pek karışmayan ve daha çok yılların İngiliz futboluna verdiği hizmetlerinin karşılığında bir hediye olarak aldığı koltukta McClaren’la hiç bir zaman diyaloğa girememesi de onun için çok büyük bir eksi oldu.

İngiliz basını Hırvatistan maçında takım yenik durumdayken saha kenarındaki şemsiyeli halini “Singin’ In The Rain”deki Gene Kelly’e benzetti ve takıma kenardan destek olması gerekirken takındığı bu davranışın da onu oldukça küçük düşürdüğü ve görevden alınmasında büyük etkisi olduğu konusunda birleşmişti.

McClaren Middlesborough takımıyla aldığı UEFA Kupası finali vizesinin gazıyla milli takımın başına geldiğinde aslında çok şey bekleniyordu. Sir Alex Ferguson’un 1999 yılındaki müthiş sezonunda kulübedeki yardımcısı olması ve bir İsveçliden sonra ülkenin kendi vatandaşının göreve gelmesi büyük heyecan yaratmıştı ama, öyle bir tat bıraktı ki Futbol Federasyonu McClaren’ın yarattığı enkazın ancak Capello gibi bir hocayla döndürülebileceğini düşündüler. Bıraktığı zararı siz düşünün. “Ancak Capello kurtarır” tarzı.

Hiç yorum yok: