
Türk futbolunda, özellikle zirveye yaklaşan, hatta zaman zaman zirveye kurulan Anadolu takımlarının sıkça kullandığı bir laf var "
şampiyonluk adayı değiliz". 2 hafta önce Spor Servisi programına Bursa'dan bir yerel gazeteci bağlandı. "
Bursa'da şampiyonluk lafı zikredilmiyor, biz önümüzdeki maçları kazanalım, sonucunu görürüz şeklinde bir düşünce var, geçtiğimiz yıl Sivasspor'un başına gelenleri gördükten sonra Bursalılar olaya temkinli yaklaşıyor" dedikten sonra Sivasspor'un geçtiğimiz yıl aleyhine yapılan hakem hatalarından bahsederek, Anadolu takımlarının önünün kesilme ihtimalinden korktuklarını belirtti. Şimdi burada birkaç katılmadığım düşünce var. Birincisi şu kulüp içi atmosfer meselesi. Eğer ikinci ligden çıkmış, kadrosunda üst düzey oyuncular olmayan, örneğin geçtiğimiz yıl Portekiz'de mücadele eden Leixoes gibi bir takımsanız, zirveye otursanız dahi olaya temkinli yaklaşmak mümkündür. Zira ilk 10 hafta sonunda, zirveye yakınlaşma üzerine, şampiyonlukla ilgili çok fazla şey söylenmeye başlanırsa bu kulüp içi beklentiyi gereksiz yükseltebilir ve bu atmosferi kaldıramayacak oyunculara ekstra bir yük bindirebilir. Tabii ters anlamda oyuncuların kendilerine gerekenden fazla önem vermelerine de sebep olabilir. Ama iyi bir kadronuz varsa ve ligdeki diğer takımlardan daha kötü futbol oynamıyorsanız, Yunanistan'daki PAOK, Portekiz'deki Braga veya Hollanda'daki FC Twente gibi, şampiyonluk sözünden bahsetmek, o takımı bir hedef etrafında toplayıp, daha üst düzey konsantrasyona yol açabilir. Anadolu takımları, bir hedef koyduklarında, bu hedefin onları maç kazanmaktan alıkoyacağını düşünüyor.
İlk olarak, belirttikleri meşhur "ön kesme" operasyonunun hayata geçmesi için, Bursaspor'un "hedefimiz şampiyonluk" sözünü zikretmesine veya Türkiye'de şampiyonluk yolunda ilerleyen bir Anadolu kulübünü engellemek için, o kulübün iddialı açıklamalar yapmasına gerek yok. Puan durumuna bakan bir kişi zaten hedef alınacak kulübü rahatlıkla anlayacaktır. Tabii, tekrarlıyorum, bunların, belirtildiği gibi Futbol Federasyonu ve MHK'nin bir araya gelip (örneğin bu sezon için) "Bursaspor'u nasıl engelleyeceğiz?" konulu toplantılar yaptığı veya yapma ihtimalinin olduğu yönündeki teorilerin varlığını kabul ederek söylüyorum. Peki gerçekten öyle mi? Bülent Uygun geçtiğimiz yıl takımının kritik maçlardaki puan kaybına bakmak yerine Sivas'ın önünün kesildiğinden bahsetti.Bunu söyleyen Uygun, 10 yıl önce Kocaelispor'un, şampiyonluğa giderken bir anda hedeften sapmasını "
birçok büyük takımla izleyen sezon için anlaşan biz, ikinci yarı sakatlanmayalım diye kendimizi çok sıkmamıştık" diye açıklayan bir adam (Türkiye'de bunu söyleyen bir adama hala futbol dünyasında görev verilmesi çok acıdır ya). Takımın üzerine üretilen komplo teorileri yerine somut gerçeklere bakmak lazım. Oyuncu kalitesi, oyun planları, alınan sonuçlar ve evet Türkiye'de 1-2 takım başarısız oldu diye çöpe atılmaya hazır hale getirilen fikstür avantajına.
Bu Bursa'ya özgü bir durum değil.
Felix Magath sezon başından beri zirveyi takip etmelerine rağmen "
biz şampiyonluk adayı değiliz" diyor. Önündeki Bayern ile aralarında sadece 2 puan olmasına rağmen o "
arkamızdaki takımla farkımız az" diyor. Dün bir açıklama daha yaptı bu yönde. Amabu felsefenin arkasında başka bir dayanağı var onun. Fikstür. Schalke bu akşamdan başlamak üzere VfB Stuttgart, Hamburg (D), Bayern Munich (kupa maçı), Bayer Leverkusen (D) Bayern Munich (lig maçı) ile oynuyor. Yani üstüste çok zorlu 5 maç oynayacaklar. Magath'ın kafasında elindeki kadronun bu maçları kaldırıp kaldıramayacağı mevcut. FC Twente'nin teknik direktörü Steve McClaren da sezon başında zirvede olmalarına rağmen hep "
şampiyonluktan bahsetmiyorum, 25-26. haftalarda hala orada olursak bir şeyler konuşuruz" diyordu. Şimdi 26. hafta geldi ve
dünkü durumu yazdık. Ama hala şampiyonluk lafını çok fazla kullanmıyor. Bursaspor ve Ertuğrul Sağlam'ın durumu da böyle. Ankaraspor'dan alacakları 3 puanı bir kenara bırakırsak 9 maçları var. 11 nisandaki Gençlerbirliği maçına kadar çok zorlu maçlar oynamayacaklar. Son hafta şampiyonluk yarışındaki rakipleri Beşiktaş'ı konuk edecekler Bursa'da. İkili averajda Fenerbahçe'ye üstün duruma geldiler 3-2'lik galibiyetle. Beşiktaş ve Galatasaray'a karşı da aldıkları galibiyetler, benzer bir avantajı yaratabilir. Galatasaray'la İstanbul'da oynayacaklar ama
Bursaspor bu sezon İstanbul'da oynadığı 3 maçın 3'ünü de kazandı. Ve nihayetinde, bu maçları hakederek kazandılar ve yarıştaki rakiplerinden daha aşağıda futbol oynamıyorlar.
Bursaspor şampiyonluk lafını zikretmeli, hakemlerin önlerini kesmesi, şu bu gibi düşünceler bir kenara bırakılarak. Türkiye'de yıllardır söylenen "
Anadolu'dan şampiyon çıkmaz" lafı yıkılmak zorunda. Bunu, çözemediğim "
Galatasaray olamazsa Bursa olsun bari" türündeki saçma sapan görüşü desteklemek için söylemiyorum, o içi boş bir felsefe. Bursa'nın şampiyonluğunun şu önemi var. Mustafa Denizli Neuchatal Xamax'ı 5-0 yendikleri maç için "
bunu bir takımın yapması gerekiyodu, Avrupa'da 3-0 mağlup olunan bir maç sonrası, 'biz bu Avrupalıya 5 çekicez' deyip 5 çekmeliydi kafaların değişmesi için" der. Bursa'nın şampiyonluğunun da bu önemi var. Böyle bir şampiyonluk sonucu "
e diğer Anadolu takımları yattı tabii Bursa'ya" diye ortalıkta dolaşacak aklı evveller bir kenara bırakılırsa (hoş bu sezon böyle bir şeyin söyleneceğini düşünmüyorum, Bursaspor İstanbul'un 3 büyüğünü de mağlup etti ve gücünü gösterdi) diğer Anadolu takımlarının "
demek oluyormuş, biz de yapabiliriz" felsefesine ulaşması önemli.
Son tahlilde, benim pek umudum yok. 2 yıllık Sivas tecrübesi bu yoldaki takımların en kritik anda, puan kayıpları yapıp konsantrasyonu kaybettikleri ve dağıldıklarını gösterdi. Bursa'dan da kendi evindeki Manisaspor, Denizlispor veyahut Antalyaspor maçlarından beklenmedik puan kayıpları bekliyorum. Yanılıp yanılmadığımı göreceğiz. Zaten yanılırsam bu ülkede uzun süre konuşulacak bir futbol devrimi gerçekleşir onu da daha çok konuşuruz.
Bir de ufak notum var. Ertuğrul Sağlam kenardan gol kaçıran futbolcularına küfür sallamayı bıraksın. Beşiktaş'ta da yapıyordu, hoş durmuyor. İyi işler yapan bir teknik adam olduğu açık, antipatiden çok sempati toplamalı.