21 Şubat 2008 Perşembe

TOPU ORTAYA ATIN YETER



Şampiyonlar Ligi'ni ilk düzenlendiği yıldan beri izliyoruz. Yan toplarda bu kadar zayıf bir takım gördüğümüzü hatırlamıyorum. Fenerbahçe'nin ilk yarıda ve ikinci yarının başında ceza sahasına attığı neredeyse her top kendi takım arkadaşlarıyla buluştu. Tabi bu rövanş içinde bir ipucu veriyor. Sarı-lacivertlilerin rövanşta tipik bir Alman takımı gibi oynaması gerektiğinin altını çizelim. Oyunu mümkün olduğunca öldürme. Rakip alanda Sevilla'nın çok önemli silahı olan hızlı atağa çıkma yolllarını kapayacak önemsiz, kart gerektirmeyecek ama taktik fauller yapma ve kazanılan serbest vuruşlardan doğan yan topları da ilk maçtaki gibi kullanabilme. Sonuncusunun oldukça kolay olduğunu dün akşam gördük. Bu faktör saha ve seyirci avantajı ile değişebilen bir faktör de değil. Dolayısı ile Fenerbahçe'nin son iki senenin UEFA Şampiyonu'nu eleme ihtimali hiç de az değil. Lugano dün sahanın en iyilerindendi, Uğur Boral'ın da gayet iyi bir maç çıkardığını söyleyebiliriz. Fenerbahçe'nin tek dezavantajı, rövanşta oyunu soğutma dakikalarında bunu çok iyi yapabilecek tecrübedeki Roberto Carlos'un olmayacak sahada olamama ihtimali.

3 maç daha vardı tabi. Celtic kendi evinde 2 kez öne geçtiği maçta Messi faktörüne boyun eğdi. Tabi Barcelona durumu 2-2'ye getirirken Henry'nin attığı golü de bir kaç kez izlemek gerekiyor. Enfes bir vuruş tekniği var golde. Lyon kentinde Manchester 87. dakikada Tevez'le paçayı kurtardı. Yoksa Ferguson'un bir süredir peşine düştüğü Karim Benzema'nın golü ile sıkıntılı bir şekilde Old Trafford'a döneceklerdi. Emirates'de ise son şampiyon Premier Lig liderine geçit vermedi. İnsan maç devam ederken ara sıra aklına gelince şaşırıyor. Paolo Maldini hala oynuyor. Bu tür üst düzey maçlarda hata yapmadan hem de.

Hiç yorum yok: