22 Ekim 2009 Perşembe

EMEKLİLİK

























Bizde adettendir bilirsiniz, Türk futbolcusu kazandığı parayla iş kurmak istediği zaman direk giyim mağazası açar, giyim mağazasının açılışına takım arkadaşlarını da davet eder, o açılışta genelde davet edilen takım arkadaşlarından birisi gömlek seçerken "hafta sonu yakalarsam çakarım" diye demeç verir, gazeteler bunu yazar. Bu arada açılışa gelmeyen takım arkadaşlarına mağaza sahibi hafta sonundaki maçta pas atmaz...bu böyle gider. Türk futbolcusunda böyle bir mağaza açma hastalığı var. Genelde futbolculuk sonrası da yorumculuk ve teknik direktörlük gelir. Acaip mesleklere girişeni pek görmedim. Ümit Davala, Mustafa Uğur ve Okocha futbolculukları sırasında albüm çıkarmışlardı onu biliyoruz. Kompela talk-show yaptı. İlhan Mansız ve Pascal Nouma oyunculuğa transfer oldu ve Vinnie Jones'un yolunu izlediler. Peki daha agzantrik işlere imza atanlar yok mu? Bakalım.

Tomas Brolin'le başlamak lazım. Brolin kariyerinin sonlarına doğru yaşadığı düşüşten sonra ülkesi İsveç'e geri döndüğünde ilk iş olarak en iyi dönemini geçirdiği Parma'da giydiği forma numarası olan "11" sayısının İtalyancası olan "UIndici" adında bir restoran açtı. Artık artan yemekleri mideye indirdiğinden mi bilinmez hızla kilo almaya başladı. Bu arada internet üzerinden satış yapan bir firma kurup elektrik süpürgesi satmaya başladı. Bir ara Dr. Alban'ın "Alla Vi" klibinde de oynadı. Boş zamanlarında poker turnuvalarına katıldı. 39 yaşında ve 90 kilo olarak hayatını sürdürüyor. Bir başka kısa boylu sarışınla devam edelim. Alman milli takımının harika çocuğu Thomas Hässler futbolu bıraktıktan sonra büyük bir hayranlık duyduğu rock müziğe hizmet yapmak amacı ile 1996 yılında MTM müziği kurdu (T harfi isminin baş harfini simgeliyor. Firma Alman müzik listelerine zaman zaman yüksekten giriş yapan albümler çıkarmayı başardı. Kuzeyden bir başka isim Ivan Nielsen'le devam edelim. 11 sene boyunca Holllanda'da top koşturan 80'lerde Danimarka milli takımının değişmez isimlerinden olan Ivan Nielsen futbolu bıraktıktan sonra musluk tamircisi olan bir isim. İsveçli orta saha oyuncusu, Bologna forması giyerken 1999'da Galatasaray'a karşı her iki maçta da forma giyen Klas Ingeson ise kereste sektöründe şansını deneyenlerden.

Stan Collymore şansını beyaz perdede deneyenlerden. Kariyeri bundan sonra nasıl devam eder bilemiyorum ama Collymore Temel İçgüdü 2 filminin ilk sahnesinde Sharon Stone'un maharetli ellerinin hünerlerinden yararlanan adam rolündeydi. Tabi ben gayet usturuplu anlattım. Video burada. Aktörlük yolundan devam edenlerin arasında Eric Cantona ve Paul Gascoigne de var tabi Cantona Elizabeth filminde Fransız prensinin yaveri rolünde Cate Blanchett ile karşı karşıya oynadı, Looking For Eric hadisesini zaten biliyorsunuz. Gascoigne bu sene içinde gösterime giren "Final Run" filminde rol aldı. Hollanda milli takımının 90'lardaki önemli isimlerinden Bryan Roy futbolu bıraktıktan sonra Ajax'ın altyapısındaki hocalık görevinin yanı sıra şort tasarımı işine girdi. Milli takımdan takım arkadaşı Hans Van Breukelen "Hotel Breukelen" otelinin hissedarlarından bir tanesi. Turizm işinde olan sadece kendisi değil. Sakatlığı sebebi ile futbola erken veda eden İngiliz oyuncu Andy Hunt şu anda Belize'de "Belize Jungle Dome" ve "Green Dragon Adventure Travel" isimlerinde 2 tatil şirketinin sahibi.






















Sadece ticaret ile uğraşanlar yok elbet. Örneğin Tottenham ve Watford forması ile 1996-2002 yıllarında Premier Lig'de forma giyen Norveçli kaleci Espen Baardsen şu anda uluslararası yatırım şirketi Eclectica Asset Management firmasında fon yönetiminde görev yapıyor. Sosyal ve Ekonomik Bilimler mezunu olan Baardsen tarım sektöründen gelen yatırımları değerlendiriyor. Buna benzer bir işi eski Fenerbahçeli futbolcu Mecnun Çolak da yapıyordu. Ancak onunki daha çok spekülatör olmaktan öteye geçemedi. Nitekim borsadaki kanuna aykırı faaliyetleri yüzünde SPK tarafından kendisine işlem yapma yasağı getirildi. Eski Tottenham oyuncusu, İsviçreli Ramon Vega da yatırım danışmanlığı şirketi "Duet Group"u kurduktan sonra ayrıca Doğu Londra'da bulunan Romford şehrinde bir de mücevher dükkanı açtı. Eski Chelsea'li oyuncu Greame Le Saux ise 2006 yılında ABN-Amro'nun özel bankacılık ekibine katılarak spor sektörü ile ilgili projelerde görev almaya başladı. Futbol oynadığı zamanlarda, oynaması dışında futbolu hiç sevmediğini belirten bir adamdı Le Saux. Bakalım ABN-Amro'da kariyeri nasıl gidecek. Futbolu sevmeyen bir adamın finans sektörünü sevmesi her ne kadar bana delilik gibi gelse de.

Eski İngiliz milli futbolcu ve Nottingham Forest'in unutulmaz isimlerinden Neil Webb futbolu bıraktıktan sonra en temelden işe başlayanlardan. Webb 1997 yılında futbolu bıraktıktan sonra postacı olarak işe başladı. Posta şirketi sahibi değil, doğrudan günde 10 saat çalışan haftada 220 pound alan bir postacı. Ta ki Kanada'dan yayın yapan spor kanalı "The Score Television Network" firmasının İngiliz ligiyle ilgili programlarını yapana dek. Sanırız eski futbolcular içinde en çok devlet memuru zihniyetiyle hareket eden kendisidir. İşe sefertası da götürüyor muydu bilemiyorum. Ama yalnız değil. Zira 1988 Avrupa Şampiyonası'nda Hollanda takımının değişmez isimlerinden Berry Van Aerle'de bugün Helmond şehrinde posta şirketindeki görevine devam ediyor. Kendisi aynı zamanda PSV'nin futbolcu avcılarından. Ama hizmet sektörü önce gelir.

Eski Liverpool'lı, Türkiye'de oynadığı yarım sezonda paketlenip geri gönderilmiş, Souness'ın sayısız yanlış transferlerinden olan Barry Venison ile devam edelim. Venison Güney Kalifroniya'da arsa ve müteahhitlik işine girişmiş durumda. Bir çok konut projesine imza atan Venison'ın Kaliforniya eyaletinin dörtte birine sahip olduğu bile söyleniyor. Liverpool'lı bir başka isim, takımda 11 yıl forma giyen Harry Redknapp'ın oğlu Jamie Redknapp ise televizyon yorumculuğunun yanında, daha sonra Tottenham'da beraber forma giydiği Tim Sherwood ile beraber "Icon Magazine" adında futboluların ve eşlerinin yaşamlarını inceleyen bir dergi çıkartıyor.

Daha futbolu bırakmadan emeklilik sonrası planlarını açıklayanlar da var. Wigan Athletic kalecisi Chris Kirkland eldivenlerini astıktan sonra itfaiyeci olmak istediğini belirtti örneğin. Ben Dennis Berkamp'ın da havayolu şirketi kurmasını bekliyorum.

6 yorum:

Figueres dedi ki...

Harika bi inceleme daha, bravo flyingdutchman. ozellikle Brolin ve Collymore'a inanamadim. Brolin naaptin sen ya?

serdark dedi ki...

ahah bergkamp hava yollari. buz gibii!

lembo dedi ki...

çok uzun yıllar önceydi.. hoca souness idi..yine kapalıda avazımız çıkana kadar bağırmıştık ama gençlerbirliğine 0-1 yenilmekten kurtulamamıştık.. yanımdaki arkadaşım can havliyle "bu venison da şarkıcı tipi var, futbolu bıraksın şarkıcı olsun " demişti.. Yazıyı okuyunca bu geldi aklıma.. Bizim arkdaşın önerisini ciddiye almamış demekki. ayrıca van brukelen ve van arle yi okuyunca aklıma, o 88 avrupa şampiyonu olan takımdan van tigelen geldi.. flying birader, o nerelerde acaba?

efe dedi ki...

elvir balic de kaset çıkarmıştı diye hatırlıyorum ülkesinde.

efe dedi ki...

hatta elvir baliç'in sesini merak edenler şurdan buyurabilir:

http://www.youtube.com/watch?v=OTeinuZOgL4

alberto dedi ki...

şimdi ben italyanca'da 11'in "undici" olması gerektiğini söylersem çok mu artistlik yapmış olurum? :)
yorumumu yayınlamayın, sadece söylemek istedim o kadar :)