16 Eylül 2008 Salı

TÜRK FUTBOLUNUN EFSANE KADROLARI 9/10: TRABZONSPOR 1994-97


















Aslında Trabzonspor'un efsane kadroları ile ilgili bir yazı yazmaya oturduğumda hangi kadro ile ilgili yazmam gerektiğine tam karar veremedim. Zira 70'lerin sonu 80'lerin başında fırtına gibi esip şampiyonluklar çıkaran Trabzonspor'u mu yoksa 90'ların ortasındaki Trabzonspor'u mu yazmak konusunda kararsız kaldığımı söylemeliyim. En sonunda her ikisini de yazmaya karar verdim. Sebebi de hiçbir şampiyonluk kazanamamış ikinci kadronun da aslında en az birincisi kadar kaliteli ve Türk futbol tarihinin en seçkin kadrolarından birisi olmasıydı.

Aslında Trabzonspor 90'ların ilk yarısında sürekli iyi kadroların takımı oldu. Danimarkalı Olsen, Petranovic, Hamdi, Lemi, Şeyhmus gibi isimler aslında bugün çok iyi futbolcu sınıfına koymadığımız ama o yıllarda Avrupa'da çok iyi işler başaran Trabzonspor kadrolarının bir devamı olan 1995-96 sezonu kadrosu 12 yıllık bir şampiyonluk hasretini bitirmeye en çok yaklaşmış kadroydu. Aslında o sezonun 33. haftasına kadar da bunu başarmaya çok yaklaştılar. Şöyle bir an düşünün. Kendi evinizde şampiyonluk için size beraberliğin yettiği bir maçta ilk yarıyı önde kapatıyorsunuz. Bu maçı kaybedebileceğinize n kadar ihtimal verirsiniz ki. 5 Mayıs 1996 tarihinde Avni Aker Stadyumu'ndaki kadro eğer 55. dakikada Oğuz Çetin'in kullandığı endirekt serbest vuruş kimseye çarpmadan ağlarla buluşsa ya da maçın bitimine kadar 7 dakika daha sabretse bunu başaracaktı. Olmadı. Parreira'nın sahaya elele tutuşarak çıkan Brezilyavari takımı (bir takımı Brezilya gibi oynatmak için takıma Brezilyalı doldurmanın şart olmadığını gösteren) 83. dakikada Aykut Kocaman'ın golüne yenik düştü. Kocaman'ın maç sonu tüm Türkiye'nin gözünde daha da kocamanlaşmasına sahne olan açıklamaları ise Trabzonspor'un durumunu çizer gibiydi. Söz konusu kadro o yıllarda Avrupa sahnesinde Galatasaray'dan sonra en başarılı takımdı ve Lyon, Barcelona, Aston Villa gibi üst düzey takımlarla başa baş mücadele edebilen bir kadroydu. Kalede Sarıyer'de parlayarak müslümanlığa geçen eski Müller ismiyle Metin Mert, defansta Abdullah, Ogün, İskender, Cengiz orta sahada Tolunay, Hami, Ünal, Lemi ve forvette Erman Toroğlu'nun yaşamı boyunca Türk futboluna yaptığı en büyük hizmet Şota ile Arçil Arveladze kardeşler. Bu isimlerin yanına zaman zaman genç Fatih Tekke, Orhan, Hasan Özer ve Soner gibi isimler ekleniyordu. Şenol Güneş o kadroyu eğer şampiyon yapsa idi 2002'deki Dünya Kupaıs derecesini ondan başka herkese mal etmek isteyenler biraz daha ılımlı olacaktı belki de. Özellikle Abdullah gibi sol kanadın hem hücum hem savunma tarafında bu kadar iyi gidip gelebilen, Hami gibi güçlü, öldürücü vuruşları olan ve hücuma destek verebilen, Ünal gibi hem bozucu hem sonuca gidebilen, Şota ve Arçil gibi gol bölgelerinde bu kadar etkili isimlerin varolduğu bir takım nasıl o dönem tek bir şampiyonluk bile kazanamamıştır şaşarım. Bugün Ünal Karaman ve Hami gibi oyuncuları dünya futbolunda bile bulmak kolay olmuyor. Orta sahanın her bölgesine gidebilen defans da çoğu zaman yardımcı olan gösterişten uzak, etkili görev adamları.

2009'un Mayıs ayında bu sezon sona erdiğinde Trabzonspor şampiyon olmadan 25 yıl geçirmiş olacak. Tabi Ersun Yanal'ın ekibi ipi göğüslemezse. Böyle bir ihtimal var mı? Sıfırdan kurulmuş bir kadro ve yeni bir stad. Yeni bir heyecan demek bu. Önemli olan Trabzon şehrinin yıllardır yapamadığını yapıp hedefe odaklanması ve kayıtsız şartsız takımına destek olması. Yoksa 25 yıl önce gelen şampiyonluk kulübün müzesindeki son şampiyonluk olarak kalacak uzun bir süre.

Yazıyı o sezonki futbolcu kadrosu ve teknik kadro ile bitirelim.

Metin MERT, Metin AKTAŞ, Nihat TÜMKAYA, Hamdi ASLAN, Ogün TEMİZKANOĞLU, Cengiz ATİLLA, Mehmet İPEK, İskender EROĞLU, Osman ÖZKÖYLÜ, Soner BOZ, Tolunay KAFKAS, Abdullah ERCAN, Ünal KARAMAN, Hami MANDIRALI, Lemi ÇELİK,Orhan ÇIKRIK, Zafer HIZARCI, Erhan KOÇ, Akın SAĞLAM, Hasan ÖZER, Okan ÖZKE, Fatih TEKKE, Şota-Arçil ARVELADZE

Şenol GÜNEŞ (T. Direktör)
Turgay SEMERCİOĞLU (Antrenör)
Hüseyin TOK (Anterenör)
İhsan DERELİOĞLU (Kaleci Antrenörü)


Efsane Kadrolar

15 yorum:

bahadem dedi ki...

başlık göztepe yerine trabzon olması gerekmiyormuydu acaba.

le saux dedi ki...

Hocam başlığa Göz-göz çıkmış.


Selamlar.

Her Yol Roma dedi ki...

dutcman, başlıkta göztepe kalmış hocam..

Adsız dedi ki...

iyi de basliktaki Goztepe 1994-97 lafini benim kafam almadi. Bu yazinin arkasindan bir de GozGoz yazisi gelecek sanirim:)

masa bekleyen cocuk dedi ki...

o mac geldı gozumun onune. 9 ya$ındaydım. daha cocugum yani. mactan once yerel kanallarda gollerı kım atar macı kım alır gıbı anketler yapılıyordu. dogal olarak herkes trabzonspor dıyordu. 1-0 olsun bızım olsun dıyenler, 5lerız dıyenler ve benım gıbı 2-1 dıyenler. golleri de abdullah ve $ota ya kar$ılık aykut atar demı$tım aynı mactan 5 dk once dedeme dedıgım gıbı. olmadı 2-1 bız yenıldık. dedıgın gıbı efsane kadroydu. ondan sonra dagıldık zaten...

mactan sonra giresunlu 12 ya$ındakı mehmet in intiharı ve yazıdığı mektup ise futbolun asla ve asla sadece futbol olmadıgını gosterır nıtelıkteydı...

aklıma geldı yine garip bir hüzün çöktü üstüme dutchman..

Unknown dedi ki...

baslik pek olmamis sanki

GK dedi ki...

O sezonu katleden isim kaleci Nihat'tır.Vanspor maçından yoktan 2 gol var ederek takımın mağlubiyetine sebep olmuştur.Akabinde de malum FB maçı ve kaçan şampiyonluk.

Smyrna dedi ki...

yazı çok güzel olmuş ancak başlıkta bi hata var sanırım, saygılarımla...

Adsız dedi ki...

başlıkta yanlışlıkla göztepe yazmışsınız, trabzonspor olacak sanırım o. dalgınlığınıza gelmiş

Flying Dutchman dedi ki...

Gün içinde kontrol eden olmayınca böyle oluyor tabi.

Tabi ki başlık Trabzonspor olacakmış özür dileriz herkesten


Cem Alp...Göztepe yazısı gelmeyecek. Gledi :) Serinin bir önceki yazısına göndereyim sizi.

Uyarı için tekrar herkese teşekkürler

Adsız dedi ki...

ilk 11 dikkatimi çekti..

Şota-Ünal-Tekke-Hami

Hücum oynat Ziya hoca hücuuuuuuuuum.. :)

papaz dedi ki...

arcil 11 değildi genelde dutchman

hami forvet oynardı tolunay-unal orta sahada gobek

solda orhan sağda lemiydi genelde.

archil bonusuydu sotanın:)

Adem dedi ki...

O maçta, o malum maçta Şenol Güneş'in nasıl hatalı olduğunu kaç kişi hatırlıyor acaba?

80.dakikada kulübeden çıkıp Cengiz Atila'ya ileri! ileri! diye işaret yaptı. Cengiz 83. dakikada topla çıkarken topu birden kaybetti, ve yediğimiz kontradan golü yedik. Aklıma geldikçe kahroluyorum...

Roy Keane dedi ki...

Çok istiyorum TS'nin şampiyonluğunu bu sene şampiyon Anadolu'dan sloganına son kez bel bağlamış birisi olarak.

Yanal'ın şu anki kadrosu o yıllara yakın gibi. Anadolu'da puan kaybı yaşamaz ve İstanbulla maçlarda puan çıakrtırlarsa neden olmasın?

Adsız dedi ki...

Çok güzel bir açıklama olmuş.. bu yorumunuzdan ötürü size teşekkür ederim... Elbet bir gün o Kupayı kaldırırız...