25 Kasım 2009 Çarşamba

EVERT JAN DERKS

Habere rastlamayanlar için söyleyelim Galatasaray futbol akademisi koordinatörlüğüne 60 yaşındaki Hollandalı Evert Jan Derks'i getirdi. Bu görev aslında altyapı sorumlusu demek en kabasından. İlginç bir atama bu. Galatasaray ciddi şekilde Hollandalı bir kadrolaşma içerisine girmiş durumda. Öncelikle kafamda bu konuda halen soru işaretleri olduğunu belirtmem gerekiyor. Frank Rijkaard ve Johann Neeskens ikilisinin 1 seneden daha fazla takımda kalmaları halinde önem kazanacak bir uygulama bu. Zira bu ikili, önceden de tanıdıkları Derks ile uzun süreli bir planı uygulamaya koyacaklarsa bunun meyvesini vermesi en az 4-5 yılı alacaktır. Türkiye şartlarında bu tür uzun planlara pek prim verilmez, altyapıda işleyen bir sistemi kurmak yerine, bir başka kulübün altyapısına para harcamayı daha çok seviyor İstanbul'un büyükleri. Yıllardır bir plan dahilinde eyleme geçmenin öneminden bahsettik, zira bu planın temellerini oturtmak için bir süre bekliyorsunuz ama oturduğunda çark kendiliğinden işleyen bir mekanizmaya dönüşüyor. Futbolcu sayısı bakımından Türkiye ile kıyaslanmayacak derecede az kaynağa sahip Hollanda bu sistem sayesinde yıllardır çıkarıyor gönderiyor, çıkarıyor gönderiyor. Bunu Florya'da kurabilecekler mi, dediğim gibi şüphelerim var. Benzer bir deneme Fenerbahçe'de oldu biliyorsunuz yıllar önce. Yine bir Hollandalı Joop Lensen, Fenerbahçe altyapısının başına getirilmiş, Lensen Fenerbahçe'ye yetenekler kazandıracak futbol okulları açma planlarıyla Türkiye'ye gelmiş ama 1 sene sonra hala kimsenin sebebini anlayamadığı şekilde ve açıklama yapılmadan görevine son verilmişti. Lensen'in Türk hocalar ile koordinasyon problemi yaşadığı ileri sürüldü ve yerine Şenol Çorlu getirildi. Dolayısıyla daha 3 sene önce önümüzde tatsız bitmiş bir Fenerbahçe örneği var, bunun da kafamda kuşku yaratması kaçınılmaz.

Jan Derks futbol kariyerine büyüdüğü kent olan Zupthen takımında başlamış ve orada sürdürmüş bir isim. Daha 15 yaşında iken ona Hollanda'nın büyük kulüplerinden teklifler gelmişti ancak ailesi onun Zupthen'in dışına çıkmasına izin vermedi. Zira babası kulüp yönetimindeydi, amcası ve dedesi de kulübün onursal üyeleri arasındaydı. Yani sadece şehrinin değil, ailesinin de yönettiği kulüpte forma giyiyordu. Ailesinden ona gelen "oy verme yaşına gelene kadar şehrinden çıkmayacaksın" baskısı, bugünkü mesleğine karar vermesinde büyük etki yaptı. ve Hollanda Futbol Federasyonu'nun gençlik projelerine büyük katkı yapmış bir adam Jan Derks. "Dünya futbolunda Hollanda gibi organize olmuş bir ülke yoktur" sözü onun ağzından çıkma. Kariyerinin ilk yıllarında, o sıralarda Hollanda amatör liginde mücadele eden, aile yadigarı, Zupthen şehrinin takımı ZVV Be Quick'te çalışmışlığı var. Hollanda futbol federasyonuna 1990'ların ortasına kadar hizmet verdiği dönemde Rinus Michels ve Dick Advocaat için, milli takımın karşılaşacağı rakiplerle ilgili raporlar hazırlıyor ve milli takım alt yaş gruplarının koordiantörlüğünü yapıyordu. Ardından Deventer kulübü Go Ahead Eagles'da altyapının başına getirildi. Bugün Hollanda futbolunun en önemli orta saha oyuncularından Demy De Zeeuw, Jan Kromkamp ve Kasımpaşa forması giyen Uğur Yıldırım gibi isimleri burada keşfetti. 2000'li yılların başında Glasgow Rangers kulübü bu sefer onun yeteneklerinden faydalanmak istedi. Glasgow'da bulunduğu süre zarfında sadece İskoç kulübü ile değil İskoç futbol federasyonu ile birlikte çalıştı. Daha sonra yolu Bulgaristan'a düştü. İki yıl boyunca altyapı sorumlusu olarak görev yaptığı Levski kulübünde, genç takım 16 yıl sonra liginde şampiyon oldu ve bu takımdan 3 oyuncu Levski A takımına kazandırıldı. Litex Lovech onun altyapıda imza attığı bu işlerden sonra onu transfer etti. Ancak Derks'in buradaki ömrü kısa oldu. Zira kendi deyimiyle "Bulgaristan'daki kulüpler tek bir adamın himayesindeydi ve bu (kulüp başkanı) adam başarının hemen ellerine gelmesini istiyor, bu yüzden altyapıya yatırım yapmak yerine Brezilya'dan oyuncu transfer etmeyi tercih ediyordu". Ayrıca bazı futbolcuların babaları, oğluna torpil geçmesi için ona para önermişti. 1 sene sonra Litex'den ayrıldı.

Son 2 yılı, yine hiç bağlarını koparmadığı Hollanda federasyonunun projelerinde geçti Derks'in. Geçtiğimiz yıl haziran ayında Çin Ligi'nin kalitesini ve altyapıyı geliştirmek için bir süre Beijing'de bulundu ve 86 kişilik bir teknik direktör kadrosuna kurslar verdi. Okullardaki beden derslerinin saatlerinin düzenlenmesine kadar, futbol kulüplerinin altyapısını düzenleyen birkaç önlem aldıktan ve Hollanda'daki yapının benzerini Çin'de kurduktan Surinam, Güney Afrika gibi ülkelerdeki projelerde de çalıştı. Son olarak bu yılın mayıs ayında, Frank Rijkaard Galatasaray'ı başına geçmeden önce onunla birlikte Johannesburg'daydı. 6 gün süren bir kursta Güney Afrikalı futbolcu ve antrenörlere eğitim verdi. İkili ülkede birçok futbol okulunun açılışına katıldılar. Rijkaard o seminer sırasında, gelecekteki görevi ile ilgili Hollanda televizyonlarına verdiği röportajda "vizyonu ve amaçları kafamdakilere uyan bir takımla anlaşacağım" demişti.

6 ay sonra ikilinin yolu İstanbul'da buluştu. Galatasaray Rijkaard'ın vizyonundan ne kadar süreli yaranmayı düşünüyor bilmiyoruz ama Hollandalı sadece buzdağının üstünü değil altını da organize ediyor gördüğümüz kadarı ile. Galatasaray yönetimi bu konuda ne kadar onunla aynı yolda gider göreceğiz. Örneğin bu sezon sonunda şampiyonluğun elde edilmemesi ya da ona gelen başka bir teklifi kabul etmesi ile Rijkaard görevden ayrılırsa onun başlattığı projelerin akibeti ne olur bu merak edilen bir konu.

İşin olumlu tarafı Hollandalıların Florya'da, uzun süredir İstanbul'da görmediğimiz, uzun süreli bir plan çerçevesinde hareket ettiklerinin sinyallerini vermesi. Ama o planın sonuna ulaşır mıyız?...Umarım...

15 yorum:

Erdem Karakuş dedi ki...

Adnan Polat sene başında, Rijkaard takımı bu sene şampiyon yapmasa bile takımın başında kalacak demişti. Ki ben kendisine güveniyorum, gerçekten de sözünde duracaktır. Olur da ileride Rijkaard başka bir takıma gider, o zaman Neeskens takımın başına geçecek gibi geliyor. Oğlunu da aldı getirdi Türkiye'ye, Galatasaray'daki planları Rijkaard'dan daha uzun vadeli gibi sanki.

Türkiye'de belli bir altyapı modeli kurabilecek kültüre sahip ilk takım Galatasaray. Fenerbahçe örneğiyle kıyaslamak bu açıdan doğru sonuç vermez gibi. Ha zaten Galatasaray bile uzun vadeli bu çalışmaların hemen başarı getirmemesine tahammül edemezse Türkiye'de kimse yapamaz bunları.

meinkissen dedi ki...

belki de bu atama Rijkaard ve Neeskens'in uzun süre kalacagina isaret ediyordur Firat. En azindan ben öyle algilamak istiyorum. ;-)

Sade dedi ki...

Tabiki güzel bir düşünçe ancak aklıma takılan bazı sorular var?! Bilmiyorum cevabını verebilecek bir arkadaş olur mu? Olursa gerçekten çok sevinirim.

* Şuana kadar kağıt üstünde Alt yapı koordinatörü olarak çalışmış bir kişinin meydana getirdikleri nedir? (Demy De Zeeuw, Jan Kromkamp, U. Yıldırım ise sadece yandık diyorum.)

* Hangi kulübe ne katmıştır?

* Kısa vadede mi uzun vadede mi fayda sağlamıştır? Jan Derks ile kaç senelik anlaşma yapılmıştır?

* İskoçyadan neden ayrılmıştır? Ayrılma sebepleri Türkiye'de de karşısına çıkabilir mi? Veya farklı sebeplerden dolayı adaptasyon sorunu yaşayabilir mi?

Ek: Bulgaristan'dan ayrılış sebepleri Türkiye'de illa karşısına hafifletilmiş şekilde çıkacaktır. Buna karşı yönetim destek olabilecek mi?

* Peki futbolcu adayları adına ne gibi faydalarının olması bekleniyor?

* Taktik bilgi mi? Mantalite mi?

* Peki bunları ana dilini bilmediği futbolcu adaylarına nasıl anlatacak? Futbolcu adaylarının çogunun yabancı dili yok!

* Çevirmenleri kimler olacak? (Rijkaard'ın bile ingilizce çevirmeni var (yanlış bilmiyorsam) dikkat!) Bu iletişim adına çok önemli bir eksik olabilir mi?

* Peki araştırma / arama / tarama / scout sistemi kurulacak mı? Kurulacaksa yada var olan sistem Hollandalının isteğine uygun geliştirilecekse, coğrafi olarak sınırları ne olacak? Sadece Türkiye mi yoksa Afrika, G.Amerika, Orta Doğu neresi? Maddi olarak ne kadar desteklenecek? Desteklenebilecek mi?

gibi soruların cevaplarının da çok önemi olduğunu düşünüyorum...

Chao Grey dedi ki...

FD ne kadar endişelisin yahu böyle? Kulüp liselilerin eline geçmedikçe Hollanda ekolünden kimse ayıramaz bizi korkma sen. Vallahi yazını okudukça daraldım, ki genelde senin yazılarını okurken böyle şeyler hissetmem.

Faruk Alpaslan dedi ki...

Sade'nin yukarda sorduğu sorulara cevap veren kişi peygamberliğini ilan eder benden söylemesi :D

Vecchia Signora dedi ki...

**İskoçya’dan neden ayrılmıştır? Ayrılma sebepleri Türkiye'de de karşısına çıkabilir mi? Veya farklı sebeplerden dolayı adaptasyon sorunu yaşayabilir mi?

Rangers’tan Levski ve yerine göreve getirilecek olan isim dolayısıyla ayrılmıştır. Kaldı ki bu isim Alex Ferguson tarafından Glasgow ekibine önerildiğinden bu durumda Rangers’ın boynu kıldan inceydi. Biz gözlemci ve koordinatör olarak da yeni bir ülkede yeni yetenekler ve farklı oyun anlayışındaki gençlerle çalışma fırsatından güzel bir şey olamaz diye düşünüyorum? Yani İskoçya’dan ayrılma sebebi budur. Hatta Rangers’a yerine getirilen kişi de yanlış değilsen George Adams olmalı.

Bize de Ferguson’da yada Arsene Wenger’den bir tavsiye gelmediği sürece İskoçya’da yaşadığının benzerini yaşayacağını sanmıyorum. Kaldı ki adaptasyon sorunu yaşayacağına pek ihtimal vermiyorum.

**Peki futbolcu adayları adına ne gibi faydalarının olması bekleniyor?

Futbolcu adayları adına belli bir yaşa geldikten sonra saf yeteneğin yeterli olmayacağı ve bir futbol anlayışının, bir futbol zekasının şart olduğunu açıklaması beklenecektir. En azından benim için bu böyle. Kaldı ki zaten yeteneği olan bir grup gence doğru futbol zekasını, doğru futbol anlayışını yerleştirmektir beklenmesi gereken fayda. Ve tabii ki doğru fiziksel gelişim. Benim tahminimce Jan Derks’ten beklenmesi gereken başlıca şeyler bunlardır.

**Taktik bilgi mi? Mantalite mi? Peki bunları ana dilini bilmediği futbolcu adaylarına nasıl anlatacak? Futbolcu adaylarının çogunun yabancı dili yok!

Doğru futbol mantalitesi ve geniş taktik bilgisi. Sadece bir tanesi olunca gördüğümüz gibi U17’den A Milli’ye çıkan kimse olmuyor. Mesut Özil de Türk ama Alman ekolüyle yetişti taktik bilgisi ve mantalitesi.

Çevirmen en büyük problem olacaktır. Bi’ koçunuzla yüzyüze anlaşmak, gözünün içine bakıp kendi cümlelerinizle derdinizini anlatmak var bir de araya birisini sokarak sizin yerinize sizin cümlelerinizi bilmediğiniz bir şekilde koçunuza anlatması var. Bu konu problem olabilir. Ancak dünya çapında (Çin’de bile) eğitmenlik seminerleri verdiğini düşünürsek belki Galatasaray’da da teknik kadro için eğiteceği birileri olur.

**Peki daha da önemli sorun/soru:
Çevirmenleri kimler olacak? (Rijkaard'ın bile ingilizce çevirmeni var dikkat!) Bu iletişim adına çok önemli bir eksik olabilir mi?

**Peki araştırma / arama / tarama / scout sistemi kurulacak mı? Kurulacaksa yada var olan sistem Hollandalının isteğine uygun geliştirilecekse, coğrafi olarak sınırları ne olacak? Maddi olarak ne kadar desteklenecek?

Maddi olanaklar konusunda bir şey söylemek oldukça zor gözüküyor. Ama mutlaka Derks/Neskeens/Rijkaard üçlüsünün istekleri doğrultusunda belli bir düzenleme/planlama yapılacaktır araştırma ekibiyle ilgili.

Benim nacizane cevaplarım bunlar, umarım bir nebze de olsa yardımcı olabilmişimdir kafanıza takılan noktalar hakkında.

Vecchia Signora dedi ki...

**Evert Jan Derks kimdir?

Evert Jan Derks aile kulübünde futbol oynamanın kurbanı eski bir futbolcudur. Babası ve amcaları kulübün yöneticileri olduğundan kendisine başka bir yere gitmesi için izin vermemişlerdir. Bu yerel kulüpteki arkadaşları oyunculuk kariyeri için kendilerini geliştirirken kendi beden eğitimi ve koçluk için hazırlanmıştır ve büyük bir dürüstlükle “sıradan bir oyuncuydum, vaktimi ve tutkumu eğitmeye, koçluk yapmaya ayırmak istedim” diye dile getirmiştir.

Rinus Michels ve Advocaat gibi isimler için gözlem raporları hazırlamış, Go Ahead Eagles gibi başta Overmars olmak üzere pek çok uçan hollandalıyı dünyaya kazandırmış bir kulüp, kendisini alt yapı koordinatörü olarak almıştır. Hollanda Federasyonu az önce bahsettiğim gibi Michels ve Advocaat için maç gözlemleri yazması, eğitim ve yetenek keşfi konusunda çalışması için federasyona katmıştır.

Ayrıca Rangers döneminde Tommy McLean gibi Rangers tarihinin önemli isimlerinden birisiyle birlikte çalışmıştır. Resmi siteden yapılan ufak CV açıklamasından Stam, Seedorf gibi isimlerle çalıştığını görmek bile yeterlidir. Uğur Yıldırım’I ve De Zeuw’u bulup pişiren de kendisidir ki bunlar sadece iki isimdir.

**Şuana kadar kağıt üstünde altyapı koordinatörü olarak çalışmış bir kişinin meydana getirdikleri nedir?
Hangi kulübe ne katmıştır?

Sadece kulüp bazında bakmamak lazım Derks’in işlerine. Hollanda Federasyonu’nda ve çok önemli isimlerle birlikte çalışmış bir insan. Ayrıca sadece kulüp altyapılarında oyuncu temelli değil, koçluk/eğitmenlik temelinde de eğitimlerde bulunmuş birisidir. Yani taç çizgisinin iki yanına da katkıda bulunmuştur. Levski’de geçirdiği dönemde altyapıyı kendi liginde şampiyonluğa taşımıştır. Ayrıca altyapıdan A takıma taşıdığı pek çok kişi de var. Litex’e geçmesi tamamen Litex’in de benzer bir oyuncu fabrikası istemesinden. Ancak Litexli yöneticiler tıpkı bizde olduğu gibi anında görüntü isteyen anlayıştaydılar.

**Kısa vadede mi uzun vadede mi fayda sağlamıştır?

Hem Litex’teki sabırsızlık hem de adı üstünde “altyapı koordinatörlüğü ve eğitmenliği” sıfatı olan bir insandan elbetteki uzun vadede meyva toplanacaktır. Daha tarla nadasa yatırılacak ki yeni tohumlar ekilsin ve büyüsün. Bahsedildiği gibi 2013-2014 yıllarına yönelik gelişmeler beklenmelidir ki bu da ülkemizde alışmadığı kadar uzun vadelidir ve faydaları da çok yüksek olacaktır. Gerek Derks’in kendi bağlantıları gerekse de Hollanda ve çevresindeki Türk gençlerinin çokluğu da bu altyapıya muazzam bir havuz sağlayacaktır.

Ku.Ba dedi ki...

Sade, Demy de Zeeuw'in nesi var, onu anlamadim..? Ajax'ta sakir sakir top oynuyor su an. AZ onun ayrilmasiyla cok sey kaybetti de diyebiliriz.

(AZ demisken, dünki AZ - Olympiakos maci birkez daha gösterdi ki, Elano yerine Dembélé Galatasaray'a ilac gibi gelir.)

Faruk Alpaslan dedi ki...

Rakipleri çok iyi analize ettiği için kendisine, hollandanın casusu derler

Sade dedi ki...

Bu kısımda da en büyük endişem iletişim, kültür çatışması. Futbolun dili yoktur muhabbetine girmek istemem. Altyapıda muhakkak iyi bir eğitim verilmek isteniyorsa bunun için zihinlerin bunu algılayabilmesi gerekir. Bunu Türkçe bilmeyen yada İngilizce anlamayanlar ile yapmak zor değil mi?

İçinde tereddüt, merak, birazda karamsarlık içeren bir çok soru sorulabilir esasında. Umarım altyapı konusunda rol model olabilir. Bunun içinde taraftar ve özellikle de yönetimin bu göreve getirdiği kişilere sahip çıkması, destek olması ve uzun vadede planlamalar yapması ve kısa vadedeki olumsuzlukları müsamaha ile karşılaması gerekir. Ülkemizde, Rijkaard gibi kariyerinde şampiyonlar ligi apoleti olan ve Barcelona’da oynattığı futbolla ağzımızın suyunu akıtan bir teknik direktöre bile bu kadar kısa süre sonra futbol cahili muamelesi yapılabiliyorsa Jan Derks’a kim sahip çıkar ki? Çıksa dahi Jan Derks farklı bir ülkede ne yapabilir?

Sade dedi ki...

Bunları ** Şuana kadar kâğıt üstünde altyapı koordinatörü olarak çalışmış bir kişinin meydana getirdikleri nedir? Hangi kulübe ne katmıştır? ** sorumu neden sorduğumu açıklamak için anlattım; kariyerini yıl olarak incelediğimizde 1989/95 Hollanda Futbol Federasyonu Antrenörü ve 1995/99 Go Ahead Eagles Futbol Akademisi Direktörü görevleri haricinde uzun vade denilebilecek bir kariyeri yok. Bu konuşulan yılların üzerinde de 10 senelik bir süre geçmiş. Son senelerinde ise 1 Sene 2006/07 PFC Litex Lovech Futbol Akademisi Direktörü, 2 sene 2004/06 PFC Levski Sofya Futbol Akademisi Direktörü, 1 sene 2004 Hollanda Futbol Federasyonu (KNVB) Akademisi Uluslarası Eğitmeni, 3 sene de 2000/03 Glasgow Rangers Futbol Akademisi Direktörü görevlerini üstlenmiş. Sanki bir gerileme süresi gibi. Uzun vadede çalışma konusunda çok karamsar olmak istemem zira alt yapı konusunda bilgi, birikim, deneyim yıllanmış şarap gibi karşımıza da çıkabilir. Esas gözden kaçırılmamasını istediğim konu şu; Bulgaristan serüveni 3 sene (2 farklı takım), 1 sene Hollanda, 3 sene İskoçya. Dertler hemen hemen benzer. Özellikle Bulgaristan’da istediklerini vücuda geçirmeye yetecek zamanı bulamaması normal. Futbola bakış açısı olarak Türkiye’nin de sabır konusundaki tutumu, futbol bilgisine bakış açısı malum. Hepimiz teknik direktör olduğumuz için ekstrem bir adam arayışı içindeyiz. Peki Glasgow Rangers 2000-2003 sezonlarında altyapısının başında Jan Derks’a görev vererek gelecek adına ne kazanmıştır? Rangers’ın 2003 yılından sonraki başarıları nedir? Altyapısından yetiştirdiği oyuncuların satışlarından ne kadarlık bir kazanç elde etmiştir? 2000 yılından önceki altyapıdan A takıma çıkma oranında bir değişim gözlenmiş midir? Aynı soruları Litex ve Levski içinde sormak mümkün! Ama daha çok uzun vadeden bahsedebilmek için ve Glasgow takımı hakkında veri toplanabilmesi diğerlerine göre daha kolay olduğu için daha uygundur diye düşünüyorum.

Peki, birde şunu hatırlatmak istiyorum, Galatasaray takımı son yıllarda alt yapıda diğer takımlara göre biraz daha öndeydi ta ki pek ümit vaat etmeyen son jenerasyona kadar. Ve bu altyapı düzeni içerisinden zaten A takıma oyuncular adapte edildi, halen azalan eğri gibi olsa da en çok altyapıdan oyuncu oynatan kalburüstü takımlardan biridir ligimizde. Demek istediğim şudur; zaten kurulu bir düzen var ve konu A takıma oyuncu çıkarmaksa evet bizim zaten altyapımızda oyuncu çıkartıyor. Jan Derks gelince bu adamlar Overmars’a mı dönüşecek? Benim ilgilendiğim süper yetenekli tsubasa kıvamındaki oyuncular da değil. Alt yapıya futbol kültürünü aşılanmasıdır. Oyuncu çıkarmaktan ziyade altyapıdaki oyuncuların futbola bakış açılarını iyileştirebilecek midir? Futbola bakış açılarını değiştirmesi en büyük görevi olmalı. Modern futbolun sadece top sektirme ve çift kale maçtan ibaret olmadığı, 3 puanı almak için sahaya çıkıldığında oyun kuralları dâhilinde ve verilen görevlere itaati öğretebilmelidir. Ve daha birçok basit gibi görünen ancak temel mevzular yani. Hadi sadece oyuncu yetiştirsin, yeteneği törpülesin, güzelleştirsin; Hollanda Federasyonunda çalıştığı değerli insanlar yanında yokken sadece kontratı 2 senelik olan bir Rijkaard kendisine yeteri kadar destek olabilecek mi? Unutma anında görüntü de istiyoruz!

Sade dedi ki...

Vecchia Signora sorularıma zaman ayırıp cevap verdiğin için teşekkürler. Bazen soru sormak konunun direk kabul edilmesinden daha iyidir. Düşünmek, sorgulamak gerekir ki akıl ve mantık kabule karşı çıkmasın.

Konu derinleşsin istedim insanlar sadece Hollandalı altyapıda işe başlamış diye bilip geçiştirilmesin istedim. Umarım blog sahipleride bu konuya gereğin kadar eğilir ve konu hakkında bir ön bilinçlenme sağlanabilir.

Alt yapının kısa vadede pek getirisi olmayacağı çok aşikâr. Uzun vadede sabır, koordinasyon,… gibi pek Türk futbolunda olmamışı ümit etmektir. Riskli bir yatırımdır. Getirisini uzun vadede görebileceğiniz ve o an gelinceye kadar çokta ciddi testini yapamayacağınız bir konudur. Bunun için tabiî ki deneyim, tecrübe çok önemli ve Evert Jan Derks çalıştığı konum itibari ile yıllarını bu işe vermiş bir kişi olarak bu konuda doğru bir seçim gibi görülebilir. Ancak sözünü ettiğimiz ülke zaten Hollanda. Yani altyapı kültürü olan bir ülke. Jan Derks’in İskoçya’da ve Bulgaristan’da ki deneyimlerinde ise serüveninin kısa sürmesi (Rijkaard’ın da sözleşmesinin 2 senelik olduğu bir ortamda) beni hayalden hayale sürüklemeye yetmiyor. Hollanda gibi bir ülkenin altyapıya verdiği önem az çok bilinen bir gerçek, buna karşın Türkiye’de Galatasaray’dan (o da kısa vadedir, gerisi gelememiştir) başka bu konunun üzerine gitmeye çalışan bir kulüp maalesef pek yok. Farklı kulüplerin farklı denemeleri olmuştur ancak kısa vadede olumlu tepkiler beklendiği için başarısızlığa mahkûm kalınmıştır. Kısa vadede getiri beklemeyen bir kulüp eğer konuya detaylı bir çalışma ile destek olmazsa da zaten çarklar tam manasıyla dönmeyecek ve yıllar boşa geçirilmiş olacaktır.

Sade dedi ki...

@Kuba: Demy de Zeeuw'un birşeyi yok! kişilere takılmak yersiz. Kariyerine 1989'da başlamış bir altyapı direktörünün yaptıkları ve yapabilecekleri bundan daha farklı olmalı, demek istediğim budur. Olayın özü sadece A takıma oyuncu çıkarmak değil. Olmamalı...

Sade dedi ki...

Yorumların sıralaması tersten olmuş biraz. Okursanız diye söylemek sitedim. Tersten başlayın 3e bölünce sorun oldu.

Vecchia Signora dedi ki...

Rica ederim, sorular aslında incelenmesi gereken başlıkları içeriyordu Jan Derks'e yönelik beklentiler için.

Yaptığı işe fazla ticari bakmamak lazım, alt yapı oyuncularının pazarlanması açısından. Büyük ihtimalle ilerleyen senelerde Avrupa civarından kulüplerin teknik yönetimine katılacak isimlerin büyük bir kısmı Derks'in seminerlerinde yer almış isimler olacaktır.

Kaldı ki Rinus Michels ve Dick Advocaat gibi isimlere rakip analizi ve gözlem raporları hazırlaması için Hollanda Federasyonu tarafından görev verilmiş birinin değerlendirme yeteneklerinden şüphe etmek yada iyice irdelemek biraz yersiz geliyor bana.

Çok doğru söylemişsiniz, futbolun top sektirmekten yada aylıkta kaleye geçmemekten ibaret olmadığını öğretmesi beklenecektir. Bu aşamada dil ve kültür biraz daha az problem yaratacaktır.

Ama iş futbol anlayışı oturtmaya ve bir ekol oluşturmaya gelince problem büyüyecektir.

Ama dediğim, ben Derks'in sadece futbolcularla çalışacağını yada planlarının sadece oyuncu temelli olduğunu sanmıyorum. İlerleyen yıllarda yönetim ve eğitim kadrosuna katkılarda bulunacak yeni koçlar ve eğitmenler yetiştirme konusunda da kulüp içinde çalışmalar yapılacaktır.

En azından eğer bu Hollandalı akımı uzun vadeli olacak ve gereken sabır gösterilecekse, Derks'ten de sadece oyuncuya yönelik çalışması beklenmemelidir. Yeni koçlar, eğitmenler de yetiştirmelidir.

Ve eğer gereken sabır, imkan ve olanak sağlanıcak olursa ben Derks'in alt yapıya büyük şeyler katabileceğine inanıyorum.

Evet Sade'in bahsettiği gibi kulüp kariyerleri çok uzun vadeli değil altyapı açısından baktığımızda. Ancak eğer o kulüpler kendisinden doğru yönde faydalandıysa eminimki işleyiş ve anlayış açısından belli kademeler atlanmıştır diye düşünüyorum.