26 Kasım 2009 Perşembe

KÜLTÜR ŞOKU



















Bir Bulgar, bir Endonezyalı, bir Bosnalı diye söze girsek ardından bir fıkra beklenir. Oysa bahsedeceğimiz bir müzik grubu. Üstelik üyesi müzisyenler bu ülkelerle sınırlı da değil. ABDlisi ve Kanadalısı da var. Bremen mızıkacılarının insan versiyonu ya da nam-ı diğer Kultur Shock. Şarkılarını ilk dinlediğinizde oluşacak psikolojik travma daha iyi özetlenemezdi sanırım: Kültür şoku. Horon havası ile rockın güzel bir karışımı ile yapılmış, aynı zamanda İstanbul’u anlatan bir şarkı hayal edin, edebilirseniz tabi. İşte böyle bir şey Kultur Shock.

20. yy’ın kutsal rock toprakları Seattle’dan çıkan Kultur Shock, Gypsy Punk dedikleri Çingene müziği ile punkın karışımı bir tarzla anılsa da aslında pek de ilgisi yok. Muhtemelen Seattle’dan çıkıp Doğu Avrupa müziğini batı müziği formlarından biriyle karıştıran ve bu tarzda en popüler olan grup Gogol Bordello olduğundan, Kultur Shock’a da gypsy punk deyip kolaya kaçmışlar. Oysa albümleri dinlediğinizde Doğu Avrupa Çingenelerinin tarzından (örneğin Goran Bregovic ya da bildiğimiz Trakya müziği) Anadolu türkülerine, Orta-Doğu’nun oryantaline kadar pek çok tarzı yine kendine özgü bir rock yorumu ile kaynaştığını görürsünüz. Bu anlamda yaptıkları müziğin özgün olduğunu iddia etmek yersiz olmaz.



1996 yılında Seattle’da, ecnebicede jam session dedikleri, çoğunlukla cazcı müzisyenlerin toplanıp doğaçlama yaptıkları müzik partilerinden birinde tesadüfen bir araya geliyor grubun birkaç üyesi. Ortaya çıkan şey hoşlarına gidiyor ve sonuçta Kultur Shock doğuyor. Kurulduktan kısa süre sonra da Joan Baez’in turunda alt grup olarak sahne alıyorlar. Bu arada Seattle’ın nimetlerinden de faydalanıyorlar. Bakın kimler keşfediyor ve bize kadar ulaştırıyor bu nadide grubu: Nirvana üyesi Krist Novoselic ve Dead Kenedys üyesi Jello Biafra Kultur Shock’u Faith No More üyesi Bill Gould’a tavsiye ediyorlar. O da plak şirketi KoolArrow Records’tan albüm çıkarmaları için teklifte bulunuyor gruba. Sonuçta ortaya FUCC the INS (2002), Kultura- Diktatura (2004) ve We Came to Take Your Jobs Away (2006) albümleri çıkıyor.

Albüm isminden bile anlaşıldığı üzere zengin kuzey-batı dünyasına göç edip yokolan doğululardan yeterince ders almış olmalı ki dünya halkları, kaybolmaktansa yumuşak bir geçişle hem o dünyanın olumlu toplumsal yönlerini alıp hem de kimliklerini yaşatıyorlar: We Came to Take Your Jobs Away (Mesleklerinizi elinizden almaya geldik). “Özgürlükler Ülkesi”nin tüm lağımcıları, hasta bakıcıları, garsonları, ispanikleri, siyahları! Birleşin!



















İşte Emigrant’s Song’dan bir kısım söz:
You know I am an imigrant and I would like to say hello(Bilirsin, ben bir göçmenim ve merhaba demek istiyorum)
To the black, to the white, to the straight and to gay and lesbians, to all!(Siyahlara, beyazlara, geylere ve lezbiyenlere)

look at me, I'm free, I'm dance (Bana bakın, özgürüm ve dansediyorum)
I'm Bosnian imigrant and I'm free (Bosnalı bir göçmenim ve özgürüm)
Can't touch me! (Bana dokunamazsınız)
Bite me! (Beni ısıramazsınız)


Bu kadar karma bir tarzda müzik yapıp da enstrümanların zayıf olması beklenemez sanırım. Eh, bir oda orkestrası kadar enstrüman kullanıyorlar. Ayrıca gruptaki ABDli ve Kanadalı müzisyenler, doğunun kıvrak ritmlerine şaşırtıcı derecede iyi adapte olmuşlar ve sanki bu topraklardanmış gibi çalıyorlar.

• Gino Yevdjevich (Bosnia) - vocals, trumpet, tarabuka
• Paris Hurley (Arizona, USA) - violin, vocal
• Guy Davis (Jakarta, Indonesia) - bass
• Val Kiossovski (Sofia, Bulgaria) - guitar, vocal
• Chris Stromquist (New York, USA) - drums
• Matty Noble (Seattle, USA) - violin
• Amy Denio (Detroit, Michigan) - clarinet, saxophone, vocal

Bir şarkılarında dedikleri gibi kendi müziğini yok eden tek grup 29 Kasım Pazar, saat 21:30’da Taksim Jolly Joker’de konser veriyor. Bol göbek atmalı bir konser olacağı kesin…

By Gand

4 yorum:

niko dedi ki...

tam da konser öncesi harika bi yazı olmuş (:

tubik dedi ki...

Okan Bayülgen'e çıktılar cumartesi günü. Deli mi bunlar dedik. Sonra saksafoncu hatunun kol ve boyun kaslarını görünce yer bu bizi diyip daha bir efendi oturduk.

O bitmek bilmeyen enerjileri ve enteresan müzikleri bize gayet hoş birkaç dakika geçirtti, konserine gidenler kim bilir ne kadar eğlenmişlerdir.

Gand dedi ki...

Kultur Shock konserindeki "ilk"ler ve "en"ler:
* Bir konserde ilk defa peşpeşe göbek atıp, horon oynayıp ardından da kafa salladım. Bir de tango var tabi..
* En çok enerji harcanan, tepinilen konser
* İzleyicisinin enerjisi en yüksek konser
* Grubun enerjisi en yüksek konser
* Bıraktığı mutluluk hissi en uzun dayanan konser

sonu gelmeyecek bu listenin :)
anlatılmaz, yaşanır...

Burak Pilavcı dedi ki...

Yunanistanli bir muzisyen arkadasim Istanbul sarkilarini dinletti hayran oldum 1 haftadir surekli dinliyorum.

Yalniz ceviride ufak bir hata var nacizane soylemek istedim.

Bite me! f**k off demenin kibarcasidir. Turkceye artik nasil cevirilir bilmiyorum ama, hadi ordan falan olabilir belki tam emin degilim.