11 Kasım 2009 Çarşamba

SAKIZ UĞRUNA HARAKİRİ



















Üniversitede bir ara sürekli kulağımda walkman, ağzımda sakızla fakülteye girer sınıfa da öyle girerdim. Tam hatırlamıyorum ama sanırım derslerde de çıkarmazdım. Bir gün Beytepe durağında Kazan Servislerini bekliyorum (Beytepeliler bilir) durağın camekanından kendime takıldı gözüm. Ulan bu ne zirzop görüntü dedim. Kulakta kulaklık, üzerinde Blind Guardian t-shirtü ağızda sakız. Yolda karşıdan yürüreyerek kendim gelse ağız burun dalarım. Çıkardım sakızı attım çöp kutusuna. O günden sonra da bir daha çok fazla soğan veya sarımsak yediğim anlar dışında ağzıma sakız atmadım. Çiğneyen çiğesin tabii de ne bileyim hazetmiyorum insanın ağzının aldığı görüntüden. Bir de 15 yıllık banka memuru, hala yemeğini işe getiren Hasanabinin, şubenin çok yoğun olduğu bir gün sonrası, "hadi bana da verin bakalım gençler" diye ağzına attığı sakızın yarattığı görüntü var ki aman aman, asıl uzaklaştırma darbesi o olmuştur bana. İlkokul-lise arası öğretim döneminde de yasaktır biliyorsunuz. Yanında çiğnendiğinde afaganlar basan tiplerden değilim ama işte çok tercih etmiyorum. Bir de şu "puuu" diye değil de dişlerinin arasından "sstrrssz"diye tüküren adamlarla ilgili bir şey diyecektim de başka yazıya.

Şimdi efendim biliyorsunuz bu Japonlar gururlu insanlar, saygılı insanlar. Kantinde paranın üstünü 10 yen eksik verince, depoya geçip kılıcı saplıyorlar işkembelerine. Abarttık tabii de işte gururlu insanlar. 3 Kasımda Japon Lig Kupası, Nabisco Cup finalinde FC Tokyo ve Kawasaki Frontale karşı karşıya geldi. Tokyo Olimpiyat Stadyumu'ndaki maçı Tokyo 2-0 kazandı. Maç sonu serenomisine geçildi. Frontale'li oyuncular ikincilik madalyalarını almaya çıktıklarında bazıları sakız çiğniyormuş görünüşe göre. Bir çoğu madalyasını alır almaz boynundan çıkarmış ve bazı protokol isimlerinin ellerini sıkmamışlar. Böyle olunca bu tür konularda son derece hassas olan Japonya ayağa kalkmış tabii. Federasyon başkanı Saburo Kawabuchi "bu ne laubalilik hülleciiiii" diye kınamış kulübü. Defans oyuncusu Yusuke Mori, seremonide sakız çiğnediği için en az 1 maç cezaya çarptırıldı. Kulüp başkanı Shimpei Takeda'nın kulüpten elde ettiği gelirlere de 3 ay boyunca % 10 kesinti uygulandı.



Bir yandan federasyon yetkilileri bir yandan ülke halkı böyle yüklenince kulüp yetkilileri de inanılmaz utanmış tabii. Neyse harakiri olayına girmemişler. Geçtiğimiz cumartesi kendi evlerinde oynadıkları ve 3-2 kazandıkları JEF United maçı sonrası Todoroki Stadyumu'nda saha kenarına dizilmişler takım elbiselerle. Uzun bir özür dileme merasimi gerçekleşmiş. Hatta videoda göreceğiniz gibi bir oyuncu tören boyunca başı öne eğik pozisyonda duruyor. Ceza alan Mori olabilir. Kulüp bir de kupa finalisti olduğu için aldığı 5.5 milyon euroluk ödülü de geri verelim bitsin bu utanç demiş ama federasyon yetkilileri "tamam lan ağlamayın hamam parası olsun" deyip reddetmiş bu teklifi. Bunun yerine paranın kulübün altyapısına harcanması şartkı koşmuşlar, bu da denetim altında tutulacak.

Hattori Hanzo'ya ve Skinoski Sama'ya saygılar.

9 yorum:

varol döken dedi ki...

esekun skinoski!

varol döken dedi ki...

japonlar bu kadar gururluysa bukkake filmleri nereden çıkıyor?

Flying Dutchman dedi ki...

o kelimenin anlamı nedir varol, ben bilmiyorum.

varol döken dedi ki...

hangisi?

esekun skinoski ise eşeğin zükünün japoncası çünkü ben bu japonlara inanmıyorum abicim... sürekli bir biz gururluyuz biz şöyleyiz biz böyleyiz... bu sevgilisini dilim dilim yiyen adam da bunlardan çıkıyor daha bir sürü deli dolu iş de... ayrıca bunların gençliğinin ne menem bir amerikan delisi olduğunu biliyoruz duyuyoruz görüyoruz... o kadar gururlaysanız ne oynuyonuz lan beyzbol diye beyzbol sopasıyla girişesim geliyor...

bukkakeyse, internete bak görürsün, buraları çoluk çocuk da okuyor, yazmayalım:)

Northx dedi ki...

sakız çiğnemezsem istem dışı bir şekilde dişlerimi sıkıyorum. ama yine de dediğin gibi çok çirkin gözüktüğü için sakız çiğnemeyi minimuma indirdim. boksör ağızlığı alıcam sonunda, onu da farketmeden jameer nelson gibi yarısını ısıra ısıra yürürsem sokakta o da hoş olmayacak diye çekiniyorum. en iyisi yine sakız. pembo.

PENNEARABIATA dedi ki...

süper hikayeymiş, kültür işte, neyi ne zaman gurur yapacakları da belli olmuyor.

Roman Iazaroff dedi ki...

uzaktan bakıp da ucuz espriler yapmak kolay, işkembe de bol kübra da.

japon kültürünün dünya kültüründen en büyük farklarından birisi mimiklerin kullanımıdır, sinirli bir şekilde konuşan bir japon gördüğünüzde "ana avrat yedi sülale dümdüz gidiyor heralde" diyebilirsiniz japonca bilmiyorsanız ama en fazla "bu onursuzluğu sana yakıştıramadım." diyordur.

gurur meselesi de öyle gerzekçe "bana selam vermedi gidip kendi dalağımı deşeyim" aptallığında değil elbette, kültürü yaşamak lazım.

mesela bir de şey vardır. delikanlılığımıza toz kondurmayan bizlerin(türk erkeği?) yanak yanağa öpüşmesini ibnelik olarak görür elin evropalısı amerikalısı. nasıl oluyormuş? :)

Roman Iazaroff dedi ki...

bir de, bukkake'tir beyzbol sevdasıdır bunlar japonyanın "batıya görünen yüzü".

yine ülkemizden örnek vereyim. dış basında sürekli çıkan kan davası, töre cinayetleri olaylarına bakıp da "ne misafirperveri ulan bunların hepsi psikopat" derlerse ne hissedersiniz :)

Flying Dutchman dedi ki...

bir de o türklerden ahmet haşim'in "melali anlamayan nesle aşina değilim" lafı vardır...

yazdıklarımızın ciddi değil espri olduğu anlaşılmıştır umarım ki son derece açık...