10 Aralık 2009 Perşembe

LONDRA TRAFİĞİNİN VURDUĞU TAKIM

30 Aralık 1911 tarihinde Union Club'da oynanan bir Fenerbahçe-Galatasaray maçı var biliyorsunuz meşhur. Galatasaray'ın İstanbul'u etkisi altına alan lodos nedeniyle vapur seferlerinin yapılamaması sonucu Kadıköy'e tam kadro geçemediği ve 7 kişi çıktığı maçı 7-0 kazanması yıllardır anlatılır durur. Benim pek dilime doladığım bir şey değildir, 20. yüzyılın başında meydana gelip çok geride kalmasından değil. Misal ingilizler bu tür tarihi maçlara büyük önem verirler. Bırakın 20. yüzyılı 1800'lü yıllarda yapılanlara dahi. Ama bu maç maçlıktan çıkmıştır biraz. Fenerbahçe kalecisi Ali Said'in sakatlanması sonucu, kaleye futbolcuların sırayla geçmesi gibi bir mahalle usulüne döner, maça Galatasarayın hangi kadroyla çıktığı bugün bile türlü kaynaklarda farklı farklı gösterilmektedir falan filan. Dediğim gibi ezeli rekabetin o yıllarına da saygımız en az günümüzdekine duyduğumuz kadar fazla ama işte 2002'deki 6-0'a karşılık olarak gösterilmesine pek katılmam. Neyse bu maç Türk internet tarihinde 100 sayfayı bulan forum topiclerinde tartışıldı, benim vurgulamak istediğim şu lodos hadisesi.İngiltere'de 10 gün önce meydana gelen bir hadise 1911'deki meşhur olayı hatırlatan şekilde gelişti. Hava şartlarının deplasman takımını baltalaması açısından.

1 Aralık Salı günü League One mücadelesinde Leyton Orient Brisbane Road'da Gillingham'ı konuk etti. Gillingham hocası Mark Stimson, yönetimle görüşmüş ve masraftan kaçınmak için oyuncuların bir VIP otobüsü ile değil kendi imkanlarıyla münferit olarak stadyuma gelmesine izin vermiş. Leyton Orient bir doğu Londra takımı ve İngiltere'nin güneyindeki Gillingham şehrinin takımının oyuncularından bazıları Londra'nın bu bölgesinde stadyuma yakın oturuyorlar. Ancak Salı günü akşam saatlerinde Londra ve çevresinde öyle bir trafik olmuş ki 19:45'te başlayacak maç için saat 19:00'da sadece 7 Gillingham'lı ilk onbir oyuncusu stadyuma varabilmiş. Stimson bakmış soyunma odasına 9 tane adam oturuyor. İçlerinden ikisi de kaleci. Birisi as kaleci Simon Royce, diğeri satış listesinde olan reserve takım kalecisi Alan Julian. Simon Royce da stadyuma bisikletle gelebilmiş zaten. Stimson yedek kaleci Julian'ı çaresiz sağ açıkta oynatacakken soyunma odasının kapısı açılmış defans ikilisi Matt Fry ve Josh Gowling tam maç saatinde stadyuma ulaşmışlar. Onlar da arabayı bir sokakta kitleyip metroyla gelmişler Brisbane Road'a. Hatta futbolcularla aynı sıkıntıyı çeken bir taraftar, "metronun içinde maça nasıl yetişeceğimi düşünürken, kafamı bir çevirdim 2 tane oyuncumuz benle beraber metronun içnide koşuşturuyor, bir an rüyadayım sandım" diyor.

Maçın hakemi And D'urso Gillingham'ın bu haline rağmen, maçın başlamasını errtelemeyince takımın as oyuncuları, Manchester United'dan kiralık Febian Brandy, Chris Palmer ve Barry Fuller maç başladığında hala Londra trafiğinde boğuşuyorlardı. Bitti mi? Hayır. Daha beteri Gillingham'ın formaları da stadyuma ulaşmadı ve takım, ev sahibi Leyton Orient'in dış saha formasıyla mücadele edecekti ama neyse ki formalar son anda yetişti. Maçın çeşitli anlarında stadyuma gelen sadece 711 Gillingham'lı takımlarını desteklediler ama nafile. Zaten 9.200 kişilik Brisbane Road'a da trafik sebebi ile toplamda 3.183 seyirci ulaşabildi. Takımın medya sorumlusu Martin Weller da gelemedi stadyuma, böylece maç sırasında resmi sitedeki canlı anlatım da gerçekleşmedi. E bu şartlarda sonuç kaçınılmazdı. 3-1 mağlup oldular.

6 yorum:

varol döken dedi ki...

leyton orient değil fayton orient... bu ne biçim ingiliz ligi lan!

bky dedi ki...

1911 yılındaki maçta Fenerbahçe'nin 7 gol yemesi de çok "manidar" değildir zira o tarihe kadar yapılan tüm maçlarda Galatasaray'a yenilmiş hatta gol dahi atamamıştır.Hoş belki de "naif" olan ise Galatasaraylı futbolcuların lodos nedeniyle evlerine dönemeyip Fenerbahçeli futbolcularda kalmasidir :)

Adsız dedi ki...

Okuduğum eski bir kitapta, Fenerbahçe'nin kalecisinin de lodos nedeniyle Kadıköy'e geçemediği ve o dönemki kurallara göre kaleye başka kimse geçemediği için 90 dakika kalecisiz oynamıştır F.Bahçe...

Sarp dedi ki...

Ali Sami Yen nasıl kalede oynamış o maçta o zaman?

arancia meccanica dedi ki...

yine bir rivayete göre 1911de ki maçta fenerbahçe kalesi yokuş aşşağıda kalmıştır. ve ne gariptirki maç devresiz oynanmıştır..

Adsız dedi ki...

@Sarp
Ali Sami Yen Fenerbahçe'de mi oynuyordu?
@arancia meccanica
Araştırdım haklıymışsın,Papazın Çayırında eğim okul tarafına doğruymuş ve goller o kaleye daha çok olurmuş.Hatta o eğim günümüzde bile hala giderilememiş...