20 Aralık 2009 Pazar

OFSAYT FRANK

















Çok uzun yazmayacağım ufak bir pazar notu düşeyim. 3-2 Galatasaray'ın üstünlüğüyle biten Antalyaspor-Galatasaray maçının sonrası. Frank Rijkaard'ın, Galatasaray'ın rakipten yediği ikinci gol ve verdiği pozisyonlarda görülen başarısız ofsayt taktiği üzerine görüşü soruluyor. Şöyle cevap veriyor:

"Hollandalı çalıştırıcı, Orhan Ak’ın attığı ilk golde takımının uyguladığı ofsayt taktiğini ise futbolcularının bir anda karar vererek uyguladığını belirterek, “O pozisyonda golü yedik ancak futbolcularım bunun haricinde maç boyunca doğru pozisyon aldılar” dedi."

Aradan 1 hafta geçiyor. Galatasaray maç 0-0 iken 1 dakika arayla aynı başarısız taktiği uygulayarak 2 çok net pozisyon veriyor rakibe. Şimdi burada bir problem var, hatta birden fazla. Sizi bilmem ama çözümü çok net olan bir problem. Fatih Terim'in UEFA Finali öncesi, takım sahaya çıkmadan önce yaptığı konuşmayı izlediyseniz şöyle diyor hatırlarsınız. "Ne olursa olsun, ofsayt taktiği diye bir şey yok!!!". Üstüne basa basa söylüyor bunu. Takım da doğal olarak hiç kalkışmıyor buna.

Şimdi bir hafta önce takım, sizin vermediğiniz bir taktiği kendi kafasına göre uygulayıp, rakibe pozisyonlar verip, bir de gol yiyorsa, yapacağınız şey çok basit şekilde, bu taktiğin uygulanmamasını istemektir. Zira ofsayt taktiği bir anda oturtulacak bir sistem değildir ve uzun hazırlık dönemleri gerektirir. Eğer bu taktiğin nasıl facia sonuçlar doğurduğunu görüp bu uyarıyı yapmadıysa bir problem, uyarıyı yapmasına rağmen futbolcular hala burunlarının dikine gittiyse başka bir problem, dün akşam Kahe'nin ilk pozisyonu sonrası kulübesinden çıkıp, "şu ofsayt taktiğini kesin" demediyse bambaşka bir problem, demesine rağmen Kahe'nin ikinci pozisyonundaki facia çıkış yine futbolcuların kendi kafasına göre yaptığı bir hareketse bambaşka bir problem. Burada, Galatasaray'ın, son 2 haftada rakibe, birisi gol olan sayısız pozisyon vermesinin tek sorumlusu bana göre Rijkaard'dır. Bunun başka bir açıklaması olamaz, futbolcuların hocayı dinlemeyip burnunun dikine gitmesi gibi bir durum varsa zaten film kopmuş demektir, onu ihtimal olarak görenler, otorite denen şeyi de konuşmaya başlamalılar.

Bir de tabii, yine Rijkaard'ın, "1 farklı öne geçmesine rağmen, takım maçı kopartamıyor ve geri çekiliyor, buna çare bulmalıyız" uyarısına rağmen her maç son 10 dakikadaki tek farkın üzerine yatışın devam etmesi var ama o daha uzun planda tartışılacak bir konu. Sonraya bırakalım. Sadece not düşelim, takım son kez iki farklı kazandığında tarih 1 Kasımdı ve 8 maç önceydi.

17 yorum:

scugnizzi dedi ki...

ben de birebir aynı görüşteyim.

benjcev dedi ki...

dediğiniz gibi, bir dakika arayla olmuş iki pozisyondu. ard arda gelen o pozisyonlar dışında, galatasaray defansı ne öncesinde, ne de sonrasında bir daha kalkışmadı. yalnız, defans oyuncularının birbiriyle uyumu da göz önünde bulundurulmalı. servet dışında hiç biri sürekli oynayan futbolcular değildi.

galatasaray'ın son 3 haftada maçı koparamamasına rağmen belirli aralıklarla oynadığı futbolu da göz önünde bulundurmak lazım. madem otorite sorunu olduğunu söylüyorsunuz, o boğucu hücumu yapan ve rijkaard'ın istediği futbolu oynayan da galatasaray olduğunu unutmamak lazım. haa pardon ilerideki ucun kişisel becerlileriydi değil mi onlar. unutmuşum.

eğer lig tv'nin gençlerli oyuncunun bacak arasından ofsyat çizgisini çekerek ofsayt ilan ettiği gol, ve orta sahada onlarcası verilmeyen arda'nın kol-omuz arası ile attığı gol, ve iki dakika sonra orta sahada aynısı faul verilen fakat galatasaray'a verilmeyen penaltı pozisyonu, kaçırılan en 4 net pozisyonu gol olsaydı, üstüne yatıştan bahsedemeyecektik.

80'de gelen golden sonra veya 2-0'dan sonra geri dönen maç için, maçı koparmak zor olsa gerek. evet, manisa maçı'nda ve hakem hatalarıyla birlikte panik yapan defansın olduğu ibb maçında yatmaktan söz edilebilir. zaten rijkaard da manisa ve ibb maçlarını kastederek söylemişti.

yatma mevzusunu bir genel kural gibi bahsetmektense, maçların iç dinamikleri de konuşmak gerekir diye düşünüyorum.

handan dedi ki...

ya siz eskiden yemek-tatlı resimleri koyar ezeli rekabet yapardınız, güzeldi

10 farklı tipleme yazardınız işte sınavdaki öğrenci tipleri gibi vs o da güzeldi

gezi yazıları yazardınız içinde futbol sahası da olsa okurdum ben

şimdi yok onlar

niyeeeeeee

Flying Dutchman dedi ki...

e var yine..:))
her dakika da gezemeyiz ki...:)

Can dedi ki...

Dünkü pozisyonlarda yanlış yorumlanan bişeyler var bana göre.

Dün verilen pozisyonların ikisi de kornerden gelmiştir.Bunun ofsayt taktiği ile alakası yoktur önceki maçtakinin aksine; kornerden sonra defansın öne çıkması zaten yapılması gereken bir aksiyondur. Pozisyonların sorumlusu arka direği alan Caner'dir; geç kalmıştır çıkmakta. Bana göre teknik adamın eleştirilecek bir durumu yoktur bu durumda.

Flying Dutchman dedi ki...

@Can

sence her korner yiyen takım, top ceza sahası dışına açılınca böyle mi çıkmalıdır. Korner sonrası top senin adamına geldiyse ve atağa kalkarsan öne çıkarsın da, top rakibe geldiğinde öne çıkmak niye yapılması gereken bir aksiyon olsun ki. Hem de burada defans öne çıkmıyor, defans ceza sahasının dışına çıkıyor :))Her takım dünya üzerinde uzak veya yakın direğe bir adam koyuyor ama böyle saçma sapan çıkan takım çok az görüyoruz. Eğer hep geride bir adam bırakıyorsan yerinde kalırsın olur biter...Top zaten öbür kaleye gitmemiş ki, zaten kendi kalesinin önünde...

Çok açık söyleyeyim, böyle giderse bir gün (mesela Atletico Madrid) gelir o topların 2'sini de çakar, sonra bakakalırız...

Rijkaard eleştirilecek bir durumu olmaması bir yana bana göre tek ve tek sorumludur...

benjcev dedi ki...

umarım atletico madrid dediğini gibi yapar da haklı çıkarsın uçan hollandalı.

nasıl olsa galatasaray top oynayan bir takım değil.

extensor dedi ki...

Hocam Fatih Terim'in kesinlikle ofsayt taktiği yok demesi bambaşka bir olay bence. Rakip hücumcuları, (Henry, Overmars, Pires) onların süratlerini biliyor. Savunmanın ileri çıkmasını istemiyor.
Belki Bülent çabukluğuyla geri döner ama Popescu'nun ağırlaştığını geri dönüşlerde zorluk yaşayacağını biliyor.

Ve fakat Fatih Terim bunu her maç öncesinde söyler mi?

Fazla taktik vermek, her şeyi nasıl yapacaksın diye oyuncuya söylemek oyuncuyu baskı altına da alır. Doğru düşünememesini de sağlar.
Ve hatta şunu bile diyebiliriz.
Rijkaard oyuncularının bu gibi pozisyon alma konularını yaşayarak öğrenmesini istiyor olabilir. Yaşayarak öğrenen insan daha çabuk öğrenir malum.

Şimdi mesela sürekli taktik hocaları var. Yılmaz Vural, Terim gibi. Robot gibi oyuncuları disipline ediyor, oyuncularını serbest bırakmıyor vs.
Ama o takımlar her ne kadar fizik gücü olarak güçlü, sağlam basan takımlar olsalar da, yaratıcılıktan da bir o kadar uzaklaşıyorlar.
Sürekli taktik, emir, taktik, emir... sizi bir yerden sonra geri iter.

Ve sürekli taktik o 2 saniyede 3 pasla yapılan golün gelmesini engeller.

Rijkaard oyuncularını daha bir özgür bırakan hoca.
Oyuncularının yaratıcılıklarını kullandıran bir hoca. Fazla disiplini sevmeyen, oyuncuların diziliş olarak sürekli yer değiştirmesini isteyen ve bu sayede günün durdurulamaz sistemini de yaratan adam.

Onun saha içi verdiği bu özgürlükler olmasa, takımlarının bu kadar gol atma, pozisyona girme imkanı da olmaz.

barış dedi ki...

bir de benim anlamadığım şu servetin uzun pas atmasına çalım atmasına falan laf söylemiyor mu bu adam? ya da yıllardır her td söylüyor da servet mi dinlemiyor?

ayrıca takım hiç ortadan kurmuyor oyunu, bariz bir şekilde ardaya ve keitaya bağımlılıktan bu. bu konuda da uyarması lazım topalla sarpı özellikle.

Can dedi ki...

@Dutchman

Şöyle söyleyeyim. Burada eleştirilmesi gereken nokta nasıl çıktıkları. Böyle kopuk çıkarlarsa oturur konuşuruz.

Topun düştüğü bölge ile alakalıdır bu durum. Ceza sahasına düşerse top normal olarak çıkmazsın. Ancak dışarı atıyorsan çıkmak zorundasın. Ama nasıl bir çıkmak? Bunu tartışmalıyız bana göre. Kontrollü çıkmazsan bu pozisyonları yersin normal olarak. Herkesin ayak uydurması doğru pozisyonda olması gerekir.

Tandem oynamanın doğasında vardır ofsayt. Rakibi 15 defa ofsayata düşürürsün ama ofsayt taktiği değildir bunun adı. Olması gerekendir. Defans yapısı bir bütündür ve defansın lideri yapılacak olana karar verir.

Yanlış anlama; polemik yaratmak değil derdim. Sadece 7 sene sağ bek oynadım; altyapısı tartışılır belki ülkenin ama bana ilk söylenen şey "sakın geride kalma" idi. Ben bildiğimi aşina olduğumu ve gördüğümü söylüyorum. Rijkaard ın bir önceki maçtaki yorumları da bunu destekler nitelikte.

Kadir dedi ki...

Dutchman'a katılıyorum. Ama verilen pozisyonlarla ilgili sezon arasında mutlaka bir kaç kelime edilir futbolculara. Rijkaard etmese Neeskens eder. O etmese maç sonunda Derks'in raporunda bile bişeyler yazar.

Ayrıca şuda unutulmamalıdır ki, iki maçtır Galatasaray'ın geri dörtlüsü ideal oyunculardan kurulmamıştır. Caner de sol bekin adamı kesinlikle değildir. Sonuçta o kadar büyütülecek bir sorun yok.

moist dedi ki...

G.Zan'ın oynadığı maçlar dışında aynı savunma geçen sezon böyle şeylere fazla kalkışmıyordu. Ben içeriden verilen bir taktik olduğunu düşünüyorum "duran toplarda vaktiniz olursa ofsayt yapın" gibilerinden. Acilen kurtulmamız lazım bu işten. Yeni başlayan bir saçmalık da değil, taa ilk Sturm Graz maçında kalbime ağrılar girmeye başlamıştı bu ofsayt taktiği yüzünden. Bazen faydasını da görüyoruz ama benim ömrümden ömür gidiyor pozisyon verdikçe

Ha, zamanla bunu da oturtucam diyorsa Frank-Johan ustalar, orasını onlardan iyi bilecek halim yok. Mantıklı bir açıklamaları vardır muhakkak.

Mr.sandman dedi ki...

beter olsun daha beter :)

Spooky dedi ki...

burada xavi ve messi'nin yaptığı açıklamaları hatırlamak lazım. genel hatlarıyla, "rijkaard bize özgürlük verdi, kapasitemizi kullanmamız konusunda teşvik etti fakat biz bunları düzgün kullanamadık." demişler.

adam böyle bi adam demek ki...

sin dedi ki...

Ofsayt taktigi hatası son 2 haftadır var, peki bu servet nolucak?? her aldıgı topu kendıne gore sol capraza hemde hıc utanmadan 30 metre top atmak ne demek??? bu takımda elano dıe bı adam var bu konuda dunyanın sayılı ınsanlarından ama ona top atılmıyor,zaten bı tane atıldı o da gol pozısyonu oldu. FD ben yanılıyosam benı duzelt, arda, topal,ugur,servet elanoya PAS atmıyorlar ve cok acık. her pozısyon elano arda nın yanında ellerı bos ve vermıyo ınaılır gıbı dııl, Kaptanlık ve abilik anlayısı bır arada uygulanan bı klupte zor tabı, aferın arda cetecılıge devam

simon dedi ki...

bence de bu takımda ofsayt taktiğinden de önce konuşulması gereken şey topun servet tarafından kullanılması ve elanoya pas atılmaması. elano gerçekten bu oyunu beyniyle oynayan ender kişilerden ancak galatasaray ondan faydalanamıyor bir kaç kişinin egosu yüzünden. gençlerbiliği maçında gol pozisyonundaki pası geçiyorum ayağına gelen (oda son tercih olarak geldi hep) her topu olumlu kullandı. bazen tek pas bazen önündeki adamı eksilterek verdiği paslar muazzamdı. hele ki son saniyelerde kaptığı topu keitaya yolladığı uzun mesafeli çapraz pas var ki gözlerim bayram etti. sonuç olarak bu takımın ofsayt probleminden daha büyük sorunları var galiba servet gibi (extensorun blogunda ofsayt hakikatten başlığında yazdığı gibi)arda gibi elanoya pas atılmaması gibi. kişiler özelinde toplanan bu sorun üst başlığı zaten ofsayt taktiğinin oturmamasına da sebep olmakta. ancak bunu yönetim desteği olmadan f.r. çözebilirmi bilmiyorum. galiba galatasaray için en hayırlısı uygun bir fiyatla (astronomik değil ederleri kadar) devre arasında ardanın ve servetin elden çıkarılması gibi duruyor.

elmarte dedi ki...

Baros'un sakatlığı gol konusunda çok etkiledi Galatasaray'ı. Galatasaray biraz şanslı olsa bu haftayı 4 farklı kazanarak da geçebilirdi, 2 farklı yenilerek de.