4 Ocak 2010 Pazartesi

OLİMPİYAT EFSANELERİ vol.1
















Son kitap fuarında The Olympics adında Weidenfeld & Nicolson'ın piyasaya sürdüğü enfes bir kitabı attım koleksiyona. Fırsat buldukça bu kitapta yer alan müthiş hikayeleri sizlere aktarmaya çalışacağım. Öncelikle kitabın 360 sayfalık bir nadide eser olduğunu belirteyim. İçine girdikçe kayboluyorsunuz. Oyuncularla o zamanlar yapılan röportajlar, basın bültenleri ve bugüne kadar bilgimin olmadığı müthiş ayrıntılar. Başlangıç için 1900 olimpiyatlarından enfes bir hikaye seçtim. 1896Atina Olimpiyatları'ndan sonra Paris'te ikincisi düzenlenen oyunlardan.Hikayeyi anlatmadan evvel, olimpoiyatlardaki kürek yarışlarında yarışan sporculardan birisi içni kullanılan terimden ve görevinden bahsedelim. Kano yarışlarında, kürekçiler kaç kişi olursa olsun, "Coxswain" ya "cox" adı verilen ve kayığın ön tarafında, yüzü kürekçilere dönük halde oturan bir yarışmacı daha vardır (dümenci olarak adlandırılabilir). Bu şahıs, kayığın gidişine göre, hız, yön gibi ayarlamaları yaparak kürekçilere komut verir. Aynı zamanda kürekçilerin ritmini ve küreklere asılınırken sarfedilen gücü de ayarlar.

Bu kısa bilgiden sonra hadiseye gelelim. Yukarıda söylediğimiz gibi yıl 1900. Yer Paris. Kürek yarışmalarının yarı finalinde, çiftler kategorisinde Hollanda takımı, dümencisi Hermanus Brockmann'ı sakatlığı sebebiyle kaybeder. Bunun üzerine, finalde yarışacak François Brandt ve Roelof Klein çiftine dümencilik yapmak için bir Fransız çocuğu Hollanda takımına dahil edilir. Yaşı tam olarka bilinmese de 7-12 arasında olduğu tahmin edilen bu Fransız ufaklığın yönettiği Hollanda takımı ev sahibi Fransa ve İngiltere önünde yarışı kazanarak altın madalyaya ulaşır. Ufaklık madalya törenine de katılır. Madalya töreni sırasında çekilen fotoğraf Brand ve Klein çiftinin önünde, ufacık boyuyla duran bu küçük Fransızı da göstermektedir. Ancak üzerinden yıllar geçmesine rağmen, Hollandayı zirveye taşıyan bu Fransız kahramanın adı halen bilinemektedir. Ancak birçok otorite ve olimpiyat komitesi, onun gelmiş geçmiş en genç olimpiyat şampiyonu olduğu hususunda fikir birliğine varmıştır. Oyunlardan sonra Hollanda komitesi gence ulaşmaya çalışmış ancak bir türlü başarılı olamamıştır. Böylece Hollanda'ya ilk olimpiyat altınını kazandıran bu kahraman gerçek anlamda bir "isimsiz kahraman" olarak tarih sayfalarındaki yerini almıştır.

2 yorum:

varol döken dedi ki...

sakatlığı sebebiyle? ne olmuş kafasına kürek mi çarpmış!

senin bütün efsanelerini bizzat gidip yerinde inceleyerek bitircem daçmın bey!

publardan başladık, sandaldan çıkarız artık...

çubuk makarna dedi ki...

merhaba
bu yazınızı çok beğendiğim için ocak ayının en güzel blog yazıları listeme aldım.
bkz: http://cubukmakarna.blogspot.com/2010/02/ocak-aynn-en-guzel-blog-yazlar.html