25 Şubat 2010 Perşembe

GALATASARAY: 1 - 2: ATLETICO MADRID



















Rijkaard'ın taktiği yüzünden mi takım bu kadar düşük bir orta saha pas yüzdesi ile oynadı, yoksa orta sahadaki düşük pas yüzdesi sebebiyle mi Rijkaard'ın taktiği bu kadar cinnet geçirici göründü bilmiyorum. Bildiğim Galatasaraylı oyuncuların tümünün, Arda ve Keita dışında cesaretlerini soyunma odasında bırakmış olduklarıydı. Mustafa Sarp ve Mehmet Topal gibi zaten birebirde etkili olmayan 2 adam, bir de top ayaklarındayken hücum hattına bakmak yerine garantiyi oynamayı tercih edince Galatasaray'ın hücum etkinliği sıfırlandı. Elano'nun çıkışı da buna tuz biber ekti tabii. Daha doğrusu Elano'nun çıkıp Ayhan'ın girişi. Rijkaard'ın neden Barış'ı veya Giovani Dos Santos'u düşünmediğini bilmiyorum. Arda Elano'nun yerine çekilip, Dos Santos Keita ile birlikte serbest şekilde oynayabilirdi. Yapmadı Hollandalı, orta sahayı defansif gücü yüksek bir adamla doldurmak istedi. Ama sorun şuydu ki Ayhan da ayağına topu her aldığında baskıyı kaldıracak halde değildi. İspanya Ligi'nde küme düşme hattına 7 puan uzakta bir takım, Türkiye Ligi'nin liderini bu derece hapsetmemeli. Evet, kadrosunda ileriye dikecek bir adamı olmasa bile. Bu, en güçlü hattı ileri ucu olan Atletico Madrid'i küçümsediğim anlamına değil, Galatasaray'ın küçülmesine muhalif olduğum anlamına geliyor. Simao'nun golü, Galatasaray'ın şansı oldu adeta, çünkü sadece 3-4 dakika rakip sahaya çok adamla çıktıklarında neler olabileceğini gördüler. İlk maçı deplasmanda 1-1 berabere bitirdiyseniz içerde 0-0'a bağlamak ne kadar hataysa, 1-1 olunca da uzatmaya bağlamak o kadar hataydı. Derken Avrupalıyla Türkü ayıran şey çıktı sahneye. Oyun disiplini. Caner Erkin konsantrasyon kaybı ve tamamen kişisel kaprisinden kaynaklanan 2 net sarı kartlık faulle attırdı kendini. Penaltıya kızması beni zerre kadar ilgilendirmiyor. Penaltı penaltı mıydı? Evet. Ama Perea değil topu elle çelmiş olsun, topu alıp servisle içeri atsa dahi sen hücum hattında bu kadar zayıf olduğun bir maçta ve sana gol lazımken kendini bu derece basit attırıyorsan, başını önüne eğip gideceksin sahadan. Caner bunu yapmadı, çıkış tünelinin oralardan hakemin anne tarafı ile ilgili küfürler savurdu bunun yerine. İnsanlar onu "hakem penaltıyı vermedi diye morali bozuldu tabii" diye değil "arkadaşlarına ihanet etti" diye hatırlayacaklar. En azından ben öyle hatırlayacağım. Reyes de kendi lehine bir penaltı verilmediğini düşünüyordu. Neden sinirlenip gelene geçene çift dalmadığını düşünmek lazım.

Uğur Uçar, Mustafa Sarp, Servet Çetin gibi adamları bu derece kötüyken, Galatasaray halen turu geçebilirdi. Galatasaray orta sahadaki üçlüsünün arasında, Elano da dahil, dinamik, çabuk ve topu ayağından çabuk çıkarabilecek bir adamın sıkıntısını fena halde çekiyor. Linderoth bu sebeple transfer edilmişti zaten ama sonucu hüsran oldu. Garip gelebilir ama iyi bir Emre Belözoğlu şu andaki Galatasaray'ın o bölgedeki boşluğunu çok iyi kapatabilirdi (profil olarak örnek veriyorum). Ama transfer dönemi çok gerilerde kaldığına göre takımın içinden bir alternatif yaratmak zorundasınız. Gollerdeki yerleşme hataları (Uğur Uçar'ın ilk golde Simao'yu kaçırması, son golde Mustafa Sarp'ın gol öncesi pası kesmek için hamle yapmak yerine ortaya yönelmesi -bir futbolcu uzaktan atılacak şutu önlemek için yerinde kalacağına, aksiyonun olduğu yere gitmelidir hele ki böyle aksiyonun olduğu nokta da hiçbir arkadaşı kalmamışsa - ve Servet'in dün John Terry'nin Milito'dan yediği basit çalımın çok benzerini yemesi) konuşulabilir. Galatasaraylı oyuncuların orta sahadaki çok kolay vücut çalımlarıyla baş edemeyecek kadar oyundan düşmeleri de. Ama sezon başında, hücum hattında bu kadar üretken ve skorer bir takımın, bugünkü kadar muhafazakar bir oyun planını benimsemiş olmasının tek bahanesi, Milan Baros'un yokluğu olarak gösterilemez.

Son tahlilde tekrarlamak lazım. Hep söylediğimiz gibi. Bir adama "futbolu bilmiyor" demekle, "bu adam da eleştiriliyor ya daha ne diyelim" arasında gri alanlar da vardır. Frank Rijkaard'ın bugünkü 90 dakikalık 0-0 planına da böyle bakmak gerekiyor, tabii oyuncu eleştirilerini de işin içine katarak, orta sahasındaki elemanların top tekniği konusunda bu kadar zayıf olduğunu bilerek o bölgeyi maç içinde daha fazla kısır elemanlarla doldurmanın mantığı üzerine de düşünerek ve 10 yıl önce UEFA Kupası finalinde karşısında Arsenal gibi bir ekip varken, Gheorghe Hagi gibi bir adamın atıldığı takım maça daha da bağlanırken bugün verilmeyen bir penaltı yüzünde oyundan düşen takımın, saha içi disiplini de hesaba katılarak.

Yazıya aklımıza geldikçe eklemeler yaparız, nihayetinde unuttuğumuz yerler olabilir, üzgünlüğümüze verin.

30 yorum:

aksilaz dedi ki...

Rijkaard'ı sihirbaz zannedenlere iyi bir kapak bu maç. Elano değişikliğini anlayan beri gelsin. Bu akşam turu geçmemek için sahadaki herkes(hakem, futbolcular) elinden geleni yaptı.

ugur senel dedi ki...

şimdi günah keçisi cener olacak herkesin gözünde, ama zavallı orada tek başına tırmalayıp duruyordu ,hele bizim gol öncesi aralarda iş yapmaya calışırken kazandığı tac sonrası gelen golü kimse görmeyecek yada gol gelmese hemen yerine girecek dos santos hiç bir şey yapmadan macı bitireceğini görmeyecek yada taraftarın gözbebeği vede bu yılki şapkadan cıkan tavşan olan meşhur önliberomuz mustafa sarpın mac boyunca bir defa olsun rakibe basmayıp eli belinde gezdiğini görmeyecek dahası rijkardın mustafa sarp komedisini izlerken elanonun yerine aldığı ayhan değişikliğindeki fiyaskoyu görmeyecek ama caner suclu ilan edilecek.. yok kardeşim bu akşam bu macı vede turu hak etmedik ,aldığı sacma kırmızı karta rağmen sahadaki en iyi oyuncularımızdab birisi canerdi vede bu akşamın fiyaskosuda mustafa sarpla birlikde meşhur hocamız rijkarddı..

Confeng dedi ki...

Atletico'yu neden küçümsemiyoruz peki? Kimdir Atletico? İcraati nedir? Agüero bilmem kaç milyon Euro, Forlan bilmem kaç, Simao Reyes bilmem kaç. Kim almış abi bunları? Sadece üstünde milyon dolarlık etiket bulunan futbolcular.

Keşke küçümseseydik Atletico'yu. Hiç olmazsa her Anadolu takımıyla yaptığımız maçta olduğu gibi bir gol yer kendimiz gelir, ezer geçerdik. Biz gol atınca bile 2.yi yemekten korktuk, ne sebepten? Atletico'yu küçümseyemediğimizden!

Madem Caner bugün arkadaşlarına ihanet etti, o zaman Hagi de kalleş. Hagi de o ihaneti yaptı zamanında. Emre'den bahsetmiyorum bile. Uğur sağ bekte Simao'dan kaçarken, sorumluluk almazken inadına aptalca 2 sarı kart görüp takımını 10 kişi bırakan Caner, hırsıyla, arzusuyla Uğur'dan daha adamdır benim gözümde. Hem de zamanında Fenerbahçe taraftarı olduğunu söylediği halde. Keşke küçümseseydi Caner Atletico'yu. Keşke penaltıdan sonra "nasılsa atarız" deyip geçseydi.

Pardaillan dedi ki...

@ aksilaz

Elano kendisi değiştir dedi, sakatlandı çünkü.. 47. dakikada birşey oldu ve sekmeye başladı, topu sağa sola açan adam Arda topu kendine verdiğinde direk geldiği yere geri yolladı. Keyfinden çıkarmadı Rijkaard Elano'yu...

Ferhat dedi ki...

Uğur o göbekle kaptanlığı sonuna kadar hakediyor.Bir insan o bölgede altrnatifsizim diye bu kadar göbek yapar mı yahu.

Caner de keşke kendini attırmak için bu kadar beklemeseydi.Reyes'in de verilmeyen bir penaltısı vardı.O zaman Reyes için hakeme isyan edip keşke erkenden attırsaydı kendini.Ne gerek vardı o kadar kendini yormaya.

Hatta bence bu tafralanma Caner'i kesmez hemen gidip hakeme küsmeli.Al mektuplarını ver mektuplarımı yapmalı hakeme.

Ayhan artık malulen emekli edilsin.Sürekli geriye, sağa-sola ve rakibe pas çıkarıcak bizi deli edecek verem edecek genç ve gelecek vadeden bir baş belası bulalım bulalım yerine.

Elano dışında göbekte adam gibi oynayan bir tane daha adam yok.O çıktıktan sonra belli etti zaten ota saha kalitesizliği kendini.

Sarp,Topal,Barış ve Ayhan'la olmayacak bu iş.Çift yönlü birini bulun artık.

Frank Rijkaard'a güvenim sonsuz.Zaten güvenmesem de teknik direktör değişikliğine karşıyım.Artık yeter.Don gömlek değiştirir gibi teknik direktör değiştirmek yüzünden bir halt olmaz bu takımdan.Zaten bana göre onda bir hata yok.Hata yerli oyuncuların sahip olduğu arabesk mantalitede.Caner Mustafa Sarp gibi formayı ikiye ayırır mı diye de baktım çünkü yaptığı saçmalığın haklı olduğunu o kadar inanmış ki bu kafayla olmaz bu işler dedim kendimce.

Ama bu kötü oldu.Zaten o kadar sakattan sonra işimiz zordu kupaya inancım pek yoktu ama bu Martta pusuya yatan çakalların işine yarayacak.

Marttaki seçimden sonra Haldun Üstünel, Yiğit Şardan dışında kimseyi görmek istemiyorum yeni yönetimde.Bir tek bu adamlar olsun da gerisi teferruat.Bir de ne pahasına olursa olsun Frank Rijkaard ve Johan Neeskens'le devam edilsin.

UyAha dedi ki...

caner'in ilk sarı kartından sonra oyundan alınıp kırmızı görmesi engellenebilirdi.

thezehir dedi ki...

elano degisikligini anlamayan da bi zahmet mac izlemesin.
mac rijkaard,hakem,caner basrolleri, servet,ayhan ve zip zip biraderler(mustafa-mehmet) yardimci rolleri ile icine edilmistir.
o degilde gecen sene guerrero bu sene reyes.rakip top oynamiyor ama bir adam bizi mahvedip gidiyor su sami yenden.cildirmamak elde degil.

Ku.Ba dedi ki...

Nerden başlasam...

Başından beri bir Rijkaard destekçisi olarak (ki, hala öyleyim) Elano'nun sakatlanıp çıktığına inanmak istiyorum. Yoksa çok sinir bozucu bir alışkanlık halini almaya başlıyor bu olay. Geçen sezon Lincoln'ün küstürülmesi de bu şekil başlamıştı.

Rijkaard'dan beklemediğim taktikler (mesela 0-0'a yatmak) izliyoruz diyeceğim, ama haksızlık etmiş olmaktan korkuyorum. Adamın elinde santrfor yok bi kere. Daha önemlisi: birçok oyuncuda "akıl" yok, ki yanılmıyorsam imzayı attığı dönem "Türk futbolu hakkında ne düşünüyorsun?" sorusuna buna benzer bir cevap vermişti Rijkaard. Burada elbette sırf Caner'in ahmaklığını kastetmiyorum (ayrıca kimse "penaltısı verilmedi" bahanesiyle gelmesin; hadi 1 kere sinirine yenik düştün, kabul, 3 dakika geçmeden aynı hatayı nasıl tekrarlarsın be adam?), maç boyunca, fena oynamayan Arda dahil, tüm Türk oyuncuları akılalmaz, gereksiz hatalara imza atarak ömrümden birkaç yıl eksilttiler yeminle. Keita da artık daha az bencil oynasa desem katılır mısınız bilmem...

Bir de, kutsala küfretmek gibi olacak ama inanın sadece meraktan soruyorum: Adnan Polat yönetimi yaptığı transferlerden ne zaman ve nasıl bir sonuç almayı düşünüyor? Bakın harbiden meraktan soruyorum, sabırlı taraftarımdır, beklerim ben, hele ki başımızda Rijkaard olduktan sonra...

Ku.Ba dedi ki...

@ugur senel,

Caner'in tekniğini, çabasını kimse inkar edemez, ama futbol onunla da sınırlı değil işte be dostum. Akıl akıl akıl diyorum, başka bir şey demiyorum. Artık Florya'ya bir felsefe kürsüsü mü açılır, her antremandan sonra oyunculara sudoku falan mı çözdürürler, yoga mı yaptırırlar bilemicem, ama kalp hastalıklarının azalması için bu ahmaklıklara kesinlikle bir çözüm bulmalı Türk futbolu.

Bu arada, Cem Uzan'ı gördüm yukarıda sanki. Manyak mıyım neyim.

VodviL dedi ki...

bu maçı izleyen birisi turu geçse bile sevinmemeli galatasaray için, orta sahada 3 pas yapamayan takımdan bir halt olmaz.

Can dedi ki...

Aklımdayken belirteyim; şu an Galatasaray'a lazım adam Emre tipinde bir adam. Sonuna kadar doğru tespit.

Rijkaard'ın maçı 0-0 a bağlamak istediğini zannetmiyorum ama, cesaretlerini soyunma odasında bıraktıkları bir gerçek. Rakibin sertleştiği ikinci yarının ilk 20 dakikasında aynı yumuşaklıkla karşıladı bizimkiler. Topu tutayım diye Ayhan'ı aldı Rijkaard ama, Galatasaray'ın topu tutmaktan ziyade ısırmaya ihtiyacı vardı. Maçın ilk dakikasından itibaren 18'in önüne kadar geldi çünkü top rahat rahat. Hiç tutmam ama oyun kurgusunu bozmadan devam etmek istiyorsa Rijkaard Barış'ı tercih etmeliydi. Dos Santos-Caner değişikliğini gol engelledi. Çok enteresan gerçekten.

Nonda'yı bende eleştirdim blogumda ama son transfer yapılırken Nonda'nın olmayışının nelere mal olabileceğini hep beraber konuştuk. Forvetsiz Galatasaray'ın oynayabileceği bu kadardı. Bir Baros keyifle maç seyrettirirdi bize.

Kötü oldu tabi. Sonrasına bakmak lazım. Ben hayatımda Galatasaray'ı Sami Yen'de böyle çekingen oynarken görmedim. Beni tek üzen bu oldu. Ne Atletico'ymuş arkadaş.

mre dedi ki...

orta sahada benim dilim emre demeye varmadığı için şöyle appiah tarzı bir adam alınması taraftarıydım. ama maalesef emre oradaki boşluğa daha iyi uyuyor. öyle bir adam alınmadığı gibi santrfor da alınmadı. açıkçası mustafa pektemek benim forvet adayımdı hem yerli, hem genç, hem de çok yönlü. o da olmadı.
size katılmadığım bir nokta satfor olsaydı hatta iddia ediyorum veysel cihan gibi biri bile olsa, olmadı özgürcan gibi biri bile olsa turu atlardık. arda'yı oraya koymakla hem Onu kaybettik hem de ileride etkisiz olduk. defansı bu kadar sallanan bir rakibe karşı bu kadar etkisiz kalmanın tek sebebi budur bence.
bir de sarp ile topal aynı kefeye konulacak oyuncular kesinlikle değiller. sarp top bizdeyken sürekli saklanan, savunma görevlerinde de çokça kaçak dövüşen bir oyuncu ki takım oyunundaki görevi topal'ınkinden daha ofansifti. topal savunma görevlerini yeterince gerçekleştirdi özellikle ilk yarıda çok top çaldı boşluk doldurdu.
son olarak elano'yu niye çıkardı diyenler başka maçı izlemişler. adam ilk yarı sakatlandı zaten büyük ihtimalle 2. yarı kendini denedi. zaten rijkaard deli değil herhalde. değiştirecek olsa devre arasında çıkarırdı.

kamarot dedi ki...

Maç boyu Atleticonun gol atmasını bekledik resmen. Nerelerde kaldı Kewel stoper oynarken bile sağlı sollu saldıran takım. Maç başlıyor orta sınıf bir İtalyan takımı gibi geriye çekilip, bekler çapraz top atmayı deniyor. Koşan, hava topuna çıkan da en kısa Atletico bekiyle arasında 20cm fark olan Arda.

Adamlar baskı kuruyor gol yok derken, sağ olsun Franco kale vuruşunu orta sahadan taça atıyor. Taçtan Uğur adamını kaçırıyor gol yiyoruz. Bizim takımın gol atacak hali yok derken Arda çıkıyor adrese teslim orta kafa vuruşları facia olan Keita köşeye bırakıyor topu. Ama o golden sonra bile kaç kişi umutlandı? Taraftar bile inanmadı maçın döneceğine.

Caner atılmasa da maçın döneceği yoktu. Yaptığı hatayı örtmese de bu böyle.

Arda'ya da yazık oluyor. Önümüzdeki sene gitse de İngiltereye İspanyaya oralarda izleyip gurur duysak Galatasaray Türkiye liginde Mustafa Sarpla Mehmet Topalla da şampiyonluğa oynar..

Yine elenseydik de hiç olmazsa sağlı sollu üzerlerine giderek yapsaydık bunu. Bu takım bugün Türkiye'de adları hatılanmayan futbolcuları ile ne şerefli mağlubiyetler aldık biz Ali Sami Yen'de. Yazık vallahi yazık..

Barakuda dedi ki...

Galatasaray o muhafazakar oyun planıyla oynamasının kesinlikle en doğru oyun olanı olduğunu düşünüyorum.. oynamasının ama.. yani düşünülenin.. madrid(d) ve beşiktaş maçlarında büyük oranda başarıyla sağlanan oyun..

bugün bu planın başarısız olmasının başlıca sebebi -olayı kişilere indirgemekten kaçamayacağım maalesef- sarp ve topaldır.. bu ikilinin + ayhan'ın varlığı galatasaray'ın bu denli pasif bir futbol oynamak zorunda kalmasının başlıca nedenidir.. bu oyuncular bugün topn olduğu yerden bilerek uzaklaşmışlardır.. pres yapmamışlardır.. rakiplerin vücut çalımlarına yer değiştirmelerine refakatçi olarak eşlik etmişlerdir.. takımın geriye yaslanmasını kabul ederim, kalemizde sayısız gol pozisyonu görmemizi bile kabul ederim.. ama bu kadar sorumluluk almaktan uzak ve kaçak bir futbolu kesinlikle kabul edemem.. mehmet topal artık zurnanın zırt dediği yere gelmiştir ve bu futbolla değil everton, geldiği kulüpte bile zor oynar.. pas hatası yaparsın, top da kaptırırsın.. ama maç boyu bir kez bile yere yatmıyorsan, rakibe omuz koymuyorsan, ileriye tek bir pas bile yapmıyorsan suçlusun.. sarp ise 2 maçtır süregelen, yukarıda saydığım eylemsizliklere imza atan yapısıyla hakederek kazandığı krediyi benim gözümde bitirmiştir.. bu saatten sonra tek beklentim en azından eski agresifliğini kazanması, çünkü ihtiyacımız var lig için..

ilk yarıda oyunun yönünü kolaylıkla çeviren ve ileri çıkışlarda büyük kolaylık sağlayan elano faktörüyle beraber istediğimiz gibi gitti oyun.. fakat ikinci yarıda elano-ayhan değişikliği ve madrid'İn iki tane net pozisyonu maçın kırılma anıdır ve madrid'i havaya sokmuştur.. bu saatten sonra galatasaray sahada hem fiziksel hem psikolojik anlamda resmen dayak yedi.. bir kişiye 3-4 kişilik presler uygulandı ve golü de haketmişlerdi..

rijkaard'a bu noktadaki yegane eleştirim boşa kaçacak ve kendisine atılan toplarla defansımızı rahatlatabilecek olan giovani'yi ve defans gücüne çok ihtiyacımız olan barış'ı oyuna almamış olmasıdır.. ama dediğim gibi.. ufak bir eleştiri.. ben ona hala çok güveniyorum.. kendisi aptal değil yani görüyor sarp-topal-ayhan'ın kapasitesini.. uğur'un ağırlığını.. keita'nın bir türlü çizgiye inmemesini.. ama o da sabrediyor.. haliyle biz de..

caner'in bu denli linç edilmesine de şiddetle karşı çıkıyorum.. evet iki maçın da bu hale gelmesinde büyük katkısı var.. ancak nasıl arda bordeaux'da kafa attığında bunun üstesinden hep beraber gelindiyse, caner olayında da gelinir.. sakinleşmesini öğrenecek caner.. rijkaard gibi bir hocası varken.. kan kusup kızılcık şerbeti içmeyi çok iyi öğrenmiş arda varken(fb maçları hariç), yani hakan balta vs.. gelişir.. kızamıyorum çok.. hata yapa yapa yapmamayı öğrenecekler..

bir diğer üzüldüğüm nokta da hayatım boyunca gördüğüm en muhteşem ali sami yen atmosferinin boşa gitmiş olmasıydı..

Ferhat dedi ki...

Bazı görüşlere katılamıyacağım.Katılamadığım gibi de kendimi konuşmak zorunda hissediyorum

Öncelikle niye böyle defansif oynuyoruz ve geriye çekiliyoruz eleştirisini çok haksız buluyorum.

Karşındaki rakip Aletico Madrid'de olsa Bankasya takımı da olsa bu turlar para değeri taşıyor ve bu turu atlasaydık bir sonraki turda Kewell ve Baros döneceğinden eskisi gibi oynayabilirdik.Yani 0-0'ı korumak cengaverlik yapmaktan daha efektif bir çözümdü.

Yani köprüyü geçeseye kadar böyle uyduruk oynamak durumundaydık.

Yoksa koskoca Hollanda futbolu çıkışlı adamın birden bire italyanlar gibi takıma savunma yaptırmaya çalıştığı filan yok.

Top tutan, duvar olan bir santrafor yok.Bir de bu kadar eksikle anca bu olur.Ama şundan eminim turu geçseydik Kewell ve Baros döndükten sonra çok daha iyi bir oyun oynardık Avrupa Liginde.

Yani Rijkaard'ın Lucescu'nun oynattığı bayık ve korkak oyunu oynatmak gibi bir derdi yok.Şartlar bir kaç maçtır böyle gerektirdi diyelim.

Kayserispor maçından bu yana bu zorlu dönemeçte yoldan sapmamak adına hücum futbolundan ödün verdik.Ha hiç kimse bu durumu kabulleniyor değil.Ama şu da var ki Kalli ile Leverkusen'e madara olduğumuz maçtaki gibi darmadağın olmanın da bize bir prestij getirisi olmazdı diye düşünüyorum.

Yarın "Rijkaard adam falan değil!" ciler çıkıp zırvalamaya başlıyacak.Teknik adam olmadığını ve de korkak olduğunu duyacaz Telegol ahalisinden.Ama realiteyi bilin.Ona göre gaza gelin/veya gelmeyin.

David Moyes'in 6 yıldır Everton'la hukuğu devam ediyor.Bir sürü övgüler okudum bir blogdan bununla ilgili.Adam 6 yıldır her maçı istisnasız kazanıyor mu? Hayır. Hiç hata yapmıyor mu? Hayır.

E o zaman şu premier ligde özenerek baktığımız adamlara gösterilen sabrın bari yarısını bizimkilere gösterelim.Wenger ve Ferguson topraktan bitmedi.Ama kariyerlerinin başında bu ülkeye gelmiş olsalar ne adamlıkları kalırdı ne futbol bilgileri ne de korkaklıkları.

Birini İskoç köylüsü diyerini pedofili Fransız ilan eder gönderirdik.

Uzun oldu ama televizyonda gazetelerde Telegol ulemalarının gazına gelip sakın ha taşkınlık çıkarmayın maçlarda.Ha isterseniz çıkarın.Harcadığımız herhangibir büyük hoca daha olarak tarihe geçer ve de en fazla bundan sonra biz de bu "süper" ligde ne uzarız ne de kısalırız.

Rijkaard oyuna Ayhan'ı alarak hata etti.Barış daha uygun olurdu eleştirisine katılıyorum.Ama yarın futbol bilgisinden sual olunmaz Hıncal ve tayfası bu eleştirinin ötesinde ağızlarına geleni söyleyecek.Aman diyim gaza gelip istifa bandosu kurmayalım.

Adsız dedi ki...

galatasaray orta sahasına colman gibi bir adam lazım. hem koşacak mücadele edecek, hem de kazandığı topları akıllı kullanacak. sarpla topalla ne olur abi bildiğin kazma bu adamlar.

melih çoşkun dedi ki...

gs hücumlarının etkisiz olmasının bir nedeni de arda'nın - forvet oynamaya alışık olmamasından kaynaklanan- forvette çok kötü yer tutmasıydı. tüm kanat ataklarında kendini kanada atıp topu almak istedi ama tabi mevkisini boşaltınca da kanatlardan yapılan ortalar topu rakibe vermekten başka hiçbir işe yaramadı...

salva dedi ki...

1- Atletico Madrid'i kucumseyen bazi arkadaslar var saskinlikla izliyorum
2- Adamlar uzay takimini pata-kute dovduler, potansiyelleri var ve sanssizligimiz ise form grafikleri yukselirken oynadık.
3- Bu takimin ve taktiginin en kritik 2 adamı ve en guclu halkaları Baros ve Elano dur. Buna ragmen o duduk calınsa idi sansimiz %90 veya Caner oksijensiz kalmasa idi, şanslar hala %50 ser sayilirdi.
4- Olacak evet olacak biseyler, sabredecegiz!!! Sion veya Katowice ile oynamadık ... Turu son dakikada verdik. Uefa 2000 seruvenini hatırlamak lazim, 1996-97 senesinde ki PSG maclarini, deplasmanda ki 4-0 lik macta, tum takımın ve Hagi'nin caresizligini, bir de 2000 senesinde ki , o azmi...
Biraz sabir.

Marat dedi ki...

Galatasaray orta saha da kaptığı topları ileriye taşıyamadı, hü
cumda çoğalamadı. dolayısıyla mehmet topal ve diğerleri hep geriye oynamak zorunda kaldılar. bir çok pozisyonda caner ve keita orta çizgiyi geçmeden beklediler ki sanırım bu rijkaard ın öğüdüydü.

Barış Özbek'i hiç sevmem ama bu maçta Ayhan yerine düşünülebilirdi. Ya da Sabri girer Arda Elanonun yerine çekilir Keita forvette serbest oynayabilirdi.Olabilirdi de olabilirdi. Valhasıl geçmiş olsun diyelim.

Seyyid Ali dedi ki...

sanki her sene final oynarken bu sene erken elenmişiz gibi konuşuluyor ya.Bu takım ne zaman bir takım oyunu oynar hale geldiyse avrupda başarılı oldu; 88deki yarı finalde ,2000deki kupada 4 senenin tortusu vardı.Fatih terim hiç gruplardan çıkamadı, uefaya son dakikadaki penaltıyla gittik.O gün isteseler dünkü gibi görmezden gelebilirlerdi o penaltıyı, üstelik rakibin Milan.
O maçta Hagi oyundan alınmıştı, elenilse neler konuşulurdu ama bir düdük çok şeyi değiştirdi.
Artık şunu bilmek gerek, toplama yıldızlarla anlık başarılar olur; yeri gelir patlar lastik.Dün geçsek turu sonrasında nereye kadar gideceksin,gerideki 5 tane oyuna etkisi sıfır adamlarla.
Rijkaard yönetim ve taraftar için son şanstır bazı şeyleri görmek açısından.Sabredeceğiz 3-5 sene sonunda elbet birşyler olacak; 200den sonra 6 TD,100 oyuncu geldi elime ne geçti ki bundan sonra olsun.
Rijkaardın ötesinde kimi getirebilirsin; lucescu derseniz ki o da dün elendi.5 senedir elindeki sınırsız paraya rağmen tek UEFA kupası var.
Dolayısıyla Derwall ve Terim gibi sabıra hakkı var Rijkaard'ın.

Gadee dedi ki...

Rijkaard'ın bana göre tek hatası Barış Özbek yerine Ayhan'ı tercih etmesi oldu.

Asıl konuşulması gereken 2 senedir Avrupa'dan resmen burun ucuyla eleniyor oluşumuzdur.Bunun nedeni ise yönetimin devre arası transfer politikaları elbette.Geçen sene defansın ortasında oynatacak adamı kalmayan Galatasaray,birde üzerine Meira'yı 5 paraya satıp, Kewell ile işi götürmeye çalıştı Hamburg maçı ile patladık.Bu sene sözleşmesi dondurulması gereken isim kesinlikle Kewell'dı ama taraftar baskısı yüzünden Nonda gitti ve Arda ile işi kotarmaya çalıştılar o da olmadı...

İki senedir deplasman maçında avantaj yakalayıp kendi evimizde oynatacak futbolcu bulamadığımız için eleniyoruz,inanılır gibi değil.Bir büyük takım bu kadar devre arası hatalı transferi yapamaz.

Jo ve Dos Santos'un gelişi kesinlikle hatalıdır demiyorum,ikiside bonservisleri alınırsa bize çok yaralı olacaklar diye düşünüyorum hala ama gönderilmesi gereken adam Nonda değildi kesinlikle içinde bulunduğumuz koşullarda.Kewell ikna edilmeliydi sözleşmenin dondurulması için.birde geçen sene Bank Asya gibi tamamen fizik üzerine kurulu bir ligde 17 küsür gol atan, 1.90 boyundaki Özgürcan neden bu sene gönderildi anlamak mümkün değil.Takımında Nonda ve Baros dışında adam yok birde sen altyapından çıkmış 22 yaşında bir adamı gönderiyorsun.Şu kadroda Özgürcan olsa turu geçmemiz için bu kadar yaslanmak zorunda kalmazdık.


Neyse Rijkaard'a güvenimiz sonsuz, bu sene ŞL'ne kalalım gerisi önemli değil...

Flying Dutchman dedi ki...

Her teknik direktörün sabıra hakkı var bunu en çok biz savunuyoruz bu blogda da, sabır göstermek demek hatalara karşı 3 maymunu oynamak demek değildir...

bugün bir kaç yere de yazdım, Rijkaard'ın sonu Hıncal'dan, Rıdvan'dan şundan bundan değil, Rijkaard'ı ölümüne hiç eleştirelere izin vermeden savunanlardan olacak korkuyorum.Bir süre sonra en büyük ihaneti onlar yapacaklar çünkü.

Ferhat dedi ki...

@ Flying Dutchman

Usta merak etme biz de eleştiriyoruz Rijkaard'ı, yönetimi, oyuncuları.

Ama sorun şu.Bizim yaptığımız eleştiriyi kimse takmaz.Çünkü biz gibi gri alanlarda gördüğü yanlışı söyleyen minik bir azınlığız ama bir de olayı ya siyah ya da beyaz olarak gören var.

Hatta beyaz alan varla yok arası.Maç kazanılınca kimse çıkıp birşeyi eleştirme ihtiyacı hissetmiyo.Ama maç kaybedilince işte o zaman kızılca kıyamet kopuyo.Tribünden ıslıklar Florya'da protestolar.

Bunları da bilinçli olarak tarafttar yapmıyo bence.Bunu spor medyası yaptırıyo.Hani linç politikası gibi.Filmlerde olur ya bir çığırtkan çıkar meşaleyi alır ahaliyi doldurur ve kalabalık o gazla kurbanı linç eder.Aynen böyle durum.

Her eleştiriye saygı duyuyorum ama ama millet olarak sakin ve olayı muhakeme edip tepkisini adam gibi ortaya koyan bir topluluk değiliz.

Geçen yıl Hamburg maçından sonra Kocaelispor maçında çoğunu Taner Gülleri'nin attığı gollerle çok kötü bir şekilde yenildik.Ama o gün kimse sakin kafayla tepkisini ortaya koymadı.Adnan Polat erkenden teknik adam kovma refleksini devreye sokup Skibbe'yi de kolayca siliverdi.

Yani aslında sorun; biz sakin değiliz.Ve içimizde bazılarının Rijkaard'ı savunmaya yönelik refleks vermesinin sebebi de olası bir yenilgide linç hareketi doğarsa Skibbe gibi kolayca yönetimce Rijkaard'ın da silinmesinin önüne geçmek.

Örneğin bir Kasımpaşa maçında böyle bir tepki niye doğmasın.Oyuncular moralsiz.Yılmaz Vural en iyi üç büyüklere karşı şov yapıyor.Ve onun için en uygun zaman bu moralsiz hafta.Herşey olabilir.Hele Polat yönetimi ise söz konusu olan herşey olabilir.

matthias chevalier dedi ki...

@UyAha

İlk sarıdan sonra oyunun durduğu ilk an (65-70 saniye sonra) zaten ikinci sarının görüldüğü andı, yani istesen de Caner'i kurtaramazdın.

Sade dedi ki...

Futbol Mantalitesi zayıf olan oyuncular yüzünden istenen futbol oynanamıyor.

Yabancı oyuncular görevlerini ~%70 yaparken, yerlilerin çoğu ~%50'nin altında kaldı. Kim bunlar? Öncelikle; Sarp, Topal, Ayhan, Uğur, Servet, Caner...

Maç içinde iyi oynuyormuş gibi durup, bir hatasıyla bir çuval incirin üstüne pisleyen oyuncu istemiyorum.

CaRtMaNtR dedi ki...

Sarp-Topal-Elano üçlüsü yerine Colman-Selçuk-Elano üçlüsü tarzında bir üçlümüz olsa yada Selçuk ile Colman'dan birini trabzon'dan yazın alabilsek çok daha efektif bir takım olacağız gibi gözüküyor. Bu noktada gelecek sezon takıma katılacak olan Musa'nın nasıl bir rol ile takımda yer bulacağı önemli olacaktır herhalde.

Bu maça gelirsek maçın ilk yarısından sonra turu geçeriz demiştim ama Elano'nun sakatlığı sonrası işler çok kötü tersine döndü.

Yinede iyi şeyler var. Takımda lidelik yapmasını beklediğimiz Elano ve Neill takımı yönlendirme işini ufak ufak ele almaya başladı. Sakat Kewell ve Baros'un dönmesi ile Nisan sonu Mayıs başında ancak Rijkaard'ın planlarını sahaya yansıtabilen bir takım ortaya çıkacaktır.

O nedenle sezon sonuna kadar lig yarışı içinde kalınırsa şampiyonluk için en keskin virajda çok formda bir takım izleyebiliriz.

Ha takım şampiyon olmasada bence çok önemli değil kimlik kazanma ve sistem oturtma öyle ha denince olabilen şeyler değil.

Eleştiri yapmamak lazım derken şu anda eleştiri yapmamak yada bazı şeyleri devam eden bir sürecin parçası olarak değerlendirmek lazım.

Adsız dedi ki...

takımın başında fatih terim olsaydı turu geçerdik

Ku.Ba dedi ki...

^^ yorumu "adsiz" nick'iyle girmesinin bir nedeni var.

liquefied dedi ki...

Maçın en iyilerinden olan Uğur'a eleştiri mi gelmiş, ben mi yanlış görüyorum?

Elano ise yine "untouchable". Bir adam Ayhan'dan iyi diye, iyi futbolcu mudur?

hücum futbol dedi ki...

bu maçın kaybedilmesinde bir tek suçlu yok. herkes payına düşeni alacaktır. önce Rijkaard. hala tanıma ve deneme evresi geçiriyor. metodik bir hoca. elindeki malzeme yetersiz olunca deniyor. ama şans verdiği çoğu oyuncu onun güvenini boşaa çıkarıyor. sene başından beri aydın, ayhan, uğur, servet, sarp ..... sabri ve caner dışında futbolunu biraz ilerten kimse olmadı.

bu kadar kısır ve yetenek yoksunu bir orta sahaya rağmen bu turu geçebilirdik ama bu bize birşey kazandırmayacaktır. perşembe akşamı kendi saha ve seyircimiz önünde oynadığımız şey futbol değildi. galatasaray hiçbir zaman bir maçı kapanarak, kalesini koruyurak kazanmaz. bu tarihi ve genetik bir değişmezdir. illaki o golü yer.

bu takımın acil ihtiyacı yopu ayağından geciktirmeden çıkarak bir orta saha, beklerinden en az birinin hücuma destek verdiği bir bek, defansından topun hatasız ve çabuk şekilde çıkmasıdır.

servet, sarp, ayhan, barış, uğur bu takımın oyuncusu değil. devre arasında dos santos yerine böyle bir orta saha alınsaydı farklı olurdu. tabi ki sabri, baros ve kewellın olmaması çok önemli. ama rijkaard bu eksik dönemde uygun kadroları oynatamadı ve iki kupadan elendik.

hala eksikler var; rijkaardın artık yaptığı bu hatalardan vazgeçmesi gerek. uğur, sarp, topal, servet gibi takımın hızını kesen, sürekli top kaybeden, pas hatası yapan oyuncuların yerine, daha hızlı oynayan oyuncuları bulmasıı gerek.

emre çolak, caner, sabri, emre güngör, barış, keita, lucas, elano, arda, baros, kewell, jo, dos santos,hakan balta dışıda bir oyuncu bu takımda oynamamalı.

galatasarayın şu anda kaleciler hariç 14 tane tekniği, hızı ve oyun bilgisi iyi oyuncusu var. rotasyonu bunlar etrafında kurmalı rijkaard.