5 Şubat 2010 Cuma

GELİYORUM EMİNEEE

















Köyden İndim Şehire'deki Kemal Sunal geldi aklıma, şu fotoğrafı görünce.

Askerde bize girişte verilen malzemeler arasından terhis olurken en fazla eve götürmeye çalıştığım şey "içlik" denen ve asker gömleğinin içine giyilen kazağımsı giysiydi. Zira -20'lerin altına düşen Erzincan soğuğunda dahi onu içinize giydiniz mi, havayı dışarıdan içeriye geçirmez ve çelik yeleğe benzer bir görev görürdü. Son gün çantayı kontrol ederken başçavuşa, "komutanım askeri disiplini normal hayatta sürdürmek için birkaç şey lazım, içliği alıyorum ben" diye ayar çekmiş, başçavuş da "hasktir lan ayakların kıçına vura vura kaçarsın kışladan çıkışta....hadi al al" diye şu fakiri sevindirmişti. Bak 5 yıl oldu hala o içliği kullanıyorum. Yalnız nerede bulamıyorum, o yüzden Köln yazısında okumuşsunuzdur ayı gibi soğuğu göğsümüze yedik geldik.

Arjen Robben ligde son oynadıkları iki maç olan Bremen deplasmanı ve içerdeki Mainz maçlarında, kaslarını sıcak tutmak için şortun altına, Kemal Sunal'ın Köyden İndim Şehire filminde giydiği gibi uzun, gri bir içlik giyiyor. Alman basını, özellikle de Bild konuyu sıkça gündeme getirince, Alman Futbol Federasyonu DFL de bir açıklama yaptı ve şortun altına giyilen bu tür giysilerin mutlaka şort ve çorapla aynı renk olması veya formanın geneli ile uyum sağlaması gerektiğini açıkladı. Federasyon tüm kulüplere bu kuralı hatırlatan bir mektup göndermiş ama hedef belli tabii. Bayern'in eski futbolcusu, şimdiki direktörü Christian Nerlinger de "milletin konuşacak şeyi kalmadı, sıra buna geldi" diye basına sallamış. Federasyonun 2. BaşkanıHolger Hieronymus'un "yarın bir gün birileri çıkıp ben de yeşil veya sarı içlik giyiyorum arkadaş" derse kaos olur açıklamasından zaten olayın hafif büyütüldüğü belli. Yalnız Robben'inki de müthiş kreasyon. Bu kesin maç öncesinde de giyinirken vakit kaybetmemek için şortun üstüne kot pantolonu çekip öyle maça geliyordur. Vezirspor tesisleri ekolü...

12 yorum:

Semih dedi ki...

Yazmış olduğunuz bu yazıyı facebook'da paylaştım. Paylaşmam bir sorun yaratmaz di mi? Müsadenizi almadan böyle bi' şey yaptığım için kusura bakmayın bu arada.

Can dedi ki...

Abi yardın sabah sabah.O başlık, o giriş cümlesi nedir öyle.Cuk oturmuş. Vezirspor... hahaha...

Flying Dutchman dedi ki...

Semih bir daha olmasın :))

paylaşın yahu, alttaki facebookta paylaş butonu ondan var zaten :))

Mafalda dedi ki...

Sen askerligi internet kafede yaptin diye hatirliyorum..

Redingot dedi ki...

Bu askeri malzemeler Ankara'daki Tandoğan yeraltı çarşısında rahat bulunuyor ama İstanbul'da onun muadili yer neresidir onu bilmiyorum ve bilmeye ihtiyaç duyuyorum...
(Bir de o çarşıda satılan malzemelerle esas kışlada dağıtılan malzemeler arasında kalite farkı vardır diye tahmin ediyorum.)

berthelemy dedi ki...

ahahah başlık süper. robben'i öyle düşününce daha bi kopuyor insan.

Canarino dedi ki...

Kolpa yapma FD. Biz de nöbette giydik o içliği. Öyle kurşun geçirmez gibi soğuk geçirmez etkisi yapmadı :)

AFO dedi ki...

Aceto'da da yapmıştım aynı yorumu ama tekrar yazmadan geçemeyeceğim:

Kız gibi adammış(!) bu Robben de ya. :)) Erkek adam dediğin dayanıklı olur biraz. Ben Ankara'nın -10 derece soğuğunda altta şort, üstte hiçbir şey olmadan halısaha yaptığımı bilirim. Kaç derecede oynuyor bunlar ya? Duyan da Moskova'da oynadıklarını sanır.

Mete dedi ki...

vaay vezirspor ha? türkiyeye geldiğinde haber et de maç alalım ağaçlı sahada 4 e 4

futbolperest dedi ki...

vezirspor hangisi ya? ben köymenler hakanlar sporyum... ekolündenim.çocukluğumuzda bedava oynamak için saat 12 de güneşin altında giderdik oynatmazdı şerefsizler.şimdi büyüdük biz gitmez olduk.

Eddie dedi ki...

Vezirspor ekoldür hakikaten. Özellikle de ağaçlı minyatür saha! Ama tabi o kotun altına şort giyip hazır gelme mevzusu bizim gibi tesise yakın insanlar için çok da geçerli olmuyordu. Biz gayet forma-şort şeklinde gelirdik.

Bu arada ben askeri moda istihkakı arasında en çok omuzları ve dirsekleri yamalı gibi duran bisiklet yaka kazağı sevmiştim. Hala giyerim :)

insivible dedi ki...

vezirspor da cocuklugum gecti ya, o agacli sahada minyatur oynayanlara acirdim, bana cok yalniz gelirlerdi kaleci falan da yok karanlik bi saha. biz yan sahada buyuklerle, tek cocuk ben olarak, guzel guzel oynardik 7 ye 8. hatta komik olan 17 yasima kadar 7 ye 8 oynadik ama sonra rakip adam askerlik cagina geldi hala cocuk kontejnanindan oynuyo demeye basladi ben de arada yedek olmaya basladim. bu arada cok guzel yarim ekmek tost yapiyolardi, tahsin abi miydi ordaki?