16 Mart 2010 Salı

NIGHTS FROM THE ALHAMBRA

























İlk aldığım ve dinlediğim new-age albümü Lorrena McKennit'tan The Mask and Mirror mı, yoksa Deep Forest'ten Boheme mi tam hatırlamıyorum. Ama ilk satın aldığım yabancı albüm Phil Collins'den But Seriously idi bak onu hatırlarım. Yıl 1995 falan olması lazım. Altunizade Capitol'deki Ada Müzik'ten almıştım. O zamanlar Akmar'da sadece "jın jın jın distorşın" müziklerinin çekme kasetleri satıldığından, bu kasetlerin orijinalini almak zorunda kalırdık. Walkmanin pili bitmesin diye gövdesi altıgen şeklinde olan kalemlerle kasetleri ileri sardığımız yıllar ey gidi ey. Sonra şarjlı pil çıktı mertlik bozuldu. O zamanlar daha iyiydi. Misal Akmar'daki Atlantis'e gidip, kardeş bana Blind Guardian'dan Somewhere Far Beyond'u çeksene dediğin zaman, "bu kaset 90'lık, istersen sonuna Running Wild'dan da bir şeyler atarım" cevabını alır böylece potpori albüme sahip olurdunuz. Neyse ben new age'e döneyim. Loreena McKennit'ın Türkiye'de patlaması o yıllara denk gelir. Hemen hemen her reklamda her program jeneriğinde müzikleri kullanılmıştır. Hatta hiç unutmam bir inşaat firması, reklamında tepeden çektiği apartmanlarının arkasına Loreena McKennit'ın seslendirdiği İrlanda halk şarkısı Coventry Carol'ı koymuştu. Sanırsın Ağaoğlu İngiltere Coventry'de anahtar teslim daire yapıyor. McKennit bu gazla Türkiye'ye her sene gelmeye başladı. Hatta İstanbul'la kalmadı İzmir, Muğla, Ankara dolaştı.


















Kanadalı'nın en iyi albümü kannımca The Visit'tir ki All Souls Night, Bonny Portmore, The Lady of Shaloot, Greensleeves, Tango to Evora gibi nice klasik bu albümdedir. Severim McKennitt'ı. Özellikle "dünya müziği" lafını birebir karşılaması çok hoşuma gider. Uzakdoğu, ortadoğu, Batı Avrupa, İskandinavya, Latin Amerika, Okyanusya'ya ait tü yerel enstrümanları kullandığı gibi elektro gitar, piyano, arp gibi evrenselleşmiş enstrümanları da kata işin içine. E sesi de müthiştir kabul edelim. 1999'da Toronto'da verdiği konserin kayıtlarından oluşan albümde bende mevcuttur ama kannımca 2007 çıkışlı Nights From Alhambra daha bir güzeldir. Türkiye'den bir dolu tat barındıran sondan ikinci albümü An Ancient Muse'dan sonra İspanya'da verilen bu konser albümünde birbirinden güzel 18 şarkı var. McKennit minimalist birisi. Örneğin konseri Alhambra Sarayı'nda vermesi sebebi ataları olan Keltlerin bir dönem Galiçya'da yaşamış olduğunu öğrenmesi üzerine İspanyol tarihine eğilmiş olması. Aşağıda bu konserin görüntüleri var. Konser salonunu da müthiş bulduğumu belirtmeliyim. Dinlenes, doğum günlerinde hediye olarak götürülesi...

7 yorum:

Mafalda dedi ki...

Dogum gunumde isterim artik. Yanni cdsinin yanina koyarim.

cino dedi ki...

tapılası kadın, geçen yıl cemil topuzlu'da muhteşem bir konser vermişti...

varol döken dedi ki...

bunun diğer versiyonu da brenna maccrimmon, kadın kanada tv'sinde türkü söylüyor, türküyü ben bile bilmiyorum...

http://alkislarlayasiyorum.com/icerik/20509/brenna-maccrimmon---yagmur-yagar-tas-ustune

yanni'ye gelince... yanni ne ya!

Brain Damage dedi ki...

bu ablamızın ne müziği kadar nev-age yakındır tartışılır daha çok irlanda, iskoçya halk ezgileri tadında, türüne kelt müziği deniyo sanırım, nev-age diyince akla bi kitaro olsun yanni, vangelis olsun bunlar geliyor benim nazarımda.

hee Lorrena McKennit'de nev age sınıfına giriyorsa onu bilemiyeceğim boş kouşmuş olmayayım.

saygılar....

Bruskvilla dedi ki...

Çok beğenirim ben de, The Gates of Istanbul süper bence.

Dreamtime dedi ki...

Geçen sene izlemeyi çok istediğim fakat aynı gün Jon Oliva's Pain konseri olduğu için tercihimi bu yandan kullanarak izleyemediğim kadındır.Bir dahaki gelişinde asla kaçırmamaya and içtim.Büyüleyici sesi ve mütevazi kişiliğiyle gönüllerimizde taht kurmuştur.

ilnevyA dedi ki...

Gecelerin vazgeçilmezi. Yaptığı müziği bugün de 70 yaşındayken de dinleyeceğim eminim ki..