28 Nisan 2010 Çarşamba

SPECIAL RUN

















Bizim Barad-dur'un SMS'i geldi 1. dakikada "bir yanda Guardiola, öbür yanda Mourinho, yorumcu Hikmet Karaman" diye keyifli başladık...Maç sonunda bir istatistik yansıdı ekrana. Barcelona'nın en fazla pas yapan adamı Xavi 108, Inter'in en çok pas yapan adamı Milito ise sadece 10 pas yapmıştı. Üstelik Xavi'yi takip eden diğer Barcelonalılar 70, 60, 50 şeklinde giderken Inter'de Milito dışında iki rakama ulaşan yoktu ve tüm takımın pas ortalaması 6 idi. Bunu çok iyi düşünmek lazım, Inter'de oyuncu başına sadece ve sadece 6 pas düşmüştü. 90 dakika boyunca 6 pas. Modern futbolda bazen bu 6 pası birçok futbolcu tek bir hücumda yapar. Bunda tabii Inter'in 10 kişi kalmasından çok ilk maçın 3-1 Inter lehine sonuçlanmasının büyük önemi vardı. Inter 2 gol atması gereken rakibinin üstüne gidebilirdi tabii, 10 kişi kalmış Inter hücum yapamayacak kadar güçsüz durumda değildi. Ama macera arayıp arkayı boşaltmak yerine Barcelona ilk golü atana kadar gömülmeyi tercih ettiler. O gol de maçın sonuna denk gelince zaten geriye tek seçenek kalmıştı.İkincisini önlemek. 5-2-2-1 gibi bir sistemle oynadı Inter Motta atılana kadar. 5'li defans, önlerinde Cambiasso ve Motta (önlerinde derken, cidden sadece 10 metre önlerinde), onların önünde Eto'o ve Sneijder, ileri uçta da Milito. Motta atılınca Milito, Muntari'nin girişine kadar orayı kapattı. Dakikalar ilerledikçe de Inter'in en ucundaki ve en gerisineki adamın mesafesi giderek azalmaya başladı ama bu 2 yönden sıkışma değil, en uçtaki adamın geriye doğru gömülmesi şeklinde ortaya çıktı. Maçın son 20 dakikası, herhalde abartmış olmayız, Inter yarı sahasının ortası ile penaltı noktası arasındaki 20-25 metrelik alanda oynandı. Bir ara pilot kamerada öyle komik görüntüler vardı ki bu mesafenin Inter'li tüm oyuncuların 5-4-0 şeklinde ve 5 ile 4'ün ceza sahası önünde birbirinden sadece 5 metre uzaklıkta dizildiğini gördük.

Bu tür maçların derin taktik analizini yapmak zordur, zira gerek de yoktur. Birisi gömüldü diğeri de kapandı maç boyunca zira ikisinin de pek fazla seçeneği yoktu. Mourinho skoru korumak için savunmacı, Guardiola da gol atmak için hücumcu gönderdi sahaya. Pique'nin golünde, en uzak noktadaki Muntari'nin ofsaytı bozduğunu düşünüyorum, bilmiyorum sizin görüşünüz ne yönde. Ama bir defans oyuncusunun, o kritik dakikada, gole inanılmaz ihtiyaç duydukları anda o soğukkanlılığı yapabilmesi takdire şayan. Uzatmalarda Keita'nın göğsüne çarpan ama Belçikalı hakemin elle oynama kararı verdiği pozisyon, geçtiğimiz yıl yarı finalde Ovrebo'dan büyük yardım alan Barcelona'dan futbol ilahlarının intikamı diyelim. Ya da Motta'nın suratını avuçlamasını dirsek yemeye çeviren ama yere düştükten sonra tek gözle de hakemi kesmeye devam eden Busquets'in oyununun karşılığı.

















Messi'nin bu gezegenden olmadığının iddia edildiği, Barcelona'nın insanüstü futbol oynadığının düşünüldüğü sezonda Katalanlar sadece 1 kupayla belki de onu da alamayarak elleri boş kapatacaklar sezonu. Öte yanda Bayern Munich de kabus gibi başlayan bir sezonda "üçleme"ye gidiyor. Guardiola'nın alması gereken bazı dersler var. Hemen her takım artık Messi'ye top aldırmamaya, bu yolla onu orta sahaya çıkmaya zorlamaya ve topu aldığında da ikili kademeyle savunmaya kalkıyor ve başarılı olunduğunda Barcelona'nın elinde tek bir seçenek kalıyor. Xavi'nin sonuca giden derin pasları. O da ancak 84'te işliyor bazı maçlarda. Barcelona maç içinde uzak şutları veya yan ortaları kullanmayı çok seven bir ekip değil. Zaten buna uygun olabilecek tek forvetleri şişirme yıldız Zlatan Ibrahimovic 180 dakikanın tartışmasız en kötü oyuncusuydu. Seneye bu tür sıkışık anlarda kullanabilecekler, fiziği güçlü ve hava toplarına hakim bir oyuncuya ihtiyaçları olacak. Yani bir Rooneyimsiye.

Dünya futbolunun, teknik direktörlük dehası bakımından, yaşayan belki de en büyük 5 ismi arasında yer alan hocalardan ikisi Bernabeu'da karşı karşıya gelecek. Bu yılın Avrupa kupalarının, teknik direktörlük yeteneklerini çalıştıran insanlara başarı göstermesi de sevindirici. Louis van Gaal, Jose Mourinho, Roy Hodgson...Special One 37 yıl sonra Inter'i Kupa 1'de finale götürüyor.

16 yorum:

90 + 3 dedi ki...

rooney tarzı bir adama ihtiyaçları olduğu çok doğru bencede. ne kadar yetenekli olursa olsun ibrahimovic tarzı adamları pek tutmuyorum ben. defans oyuncuları için savunması çok zor değil ibrayı. yakalarsa atıyor ama yakalatmıyorlar artık işte kolay kolay.
ofsayt için bende olmadığı fikrindeyim ama hakeme de bir şey söylenecek gibi bir pozisyon değil.
kendi maç yorumum http://doksanartiuc.blogspot.com/2010/04/barcelona-1-0-inter.html

bonaventure dedi ki...

pique türkiyede gs ve fb haricinde hemen hemen her takımda oyun kurucu olarak oynayabilir.

ömer bilcanlı dedi ki...

ibrahimovic-torres takası sahane olur..

Erdem Karakuş dedi ki...

Pique Türkiye'de her takımda, kaleci ve açık dışında dışında her mevkide oynayabilir.

can dedi ki...

Macin hemen sonunda inter sevinirken cimlerin sulanmaya baslanmasi cok komik bir goruntu olusturdu."Saplanti" gercekten var sanirim.

Adsız dedi ki...

ovrebo'suz buraya kadarmış

meinkissen dedi ki...

pas istatistigine aciklama getirme adina Jose'nin mac sonu röportajindan Ingilizce bir kesit:

----Mourinho claimed the key to success against Barcelona was relinquishing possession. "We didn't want the ball because when Barcelona press and win the ball back, we lose our position – I never want to lose position on the pitch so I didn't want us to have the ball, we gave it away," he said.

"I told my players that we could let the ball help us win and that we had to be compact, closing spaces."---

Adsız dedi ki...

Iniesta'nın eksikliğini ve Etoo'nun satışının hata olduğunun resmidir.

Cengiz GÖRAL dedi ki...

Guiza'yı satıp, Pique'yi forvet olarak alalım...Adam,Cesar ve Cordoba'yı stad dışındaki bakkala ekmek almaya gönderd resmen.

ahmet serdar dedi ki...

inter'in oyunu çok çirkindi. fener de gitse bu kadar defans yapardı. morinyo'nun şişirildiğini bu maçta daha çok anladım. şampiyonlar ligi yarı finali böyle mi olmalıydı ?
daha önce de 11 e 10 bir çok maç izledik. hiç böylesini izlediniz mi ?
tek kelimeyle berbattı. böylesine iki takımın maçında doğru düzgün pozisyon dahi görememek ne kadar mantıklı ?
morinyo'nun yaptığı futbola ihanettir bence.
bu arada hakem kötüydü bana göre.
keşke 11-11 devam ettirebilseydi maçı. belki daha olumlu bir futbol izleyebilirdik. Ayrıca interli'lerin kendilerini atmalarının hepsine faul verdi. yan hakemler de en az onun kadar kötüydü. autlar korner oldu. barcelona'nın 2. golünün iptali yanlıştı. sonuca direk etki etti.
bu seviyede bir hakem bile bunları yapıyorsa bizim hakemlere çok şey söylemeye gerek yok.
bir de @ meinkissen arkadaş türkçesini de yazsaydı şu röportajın biz de anlayabilirdik.

Ortega dedi ki...

Pique Türkiye'de benim düğünümde oynayabilir.

Bruskvilla dedi ki...

Pique Türkiye'de her takımda kalecilik dahil her mevkide rahatlıklar oynar bence, hatta düğünlerde bile oynar. Herif süper lanet olsun.

Flying Dutchman dedi ki...

Pique'nin kolbastı dışında her oyunu da oynayabildiği söyleniyor...

bonaventure dedi ki...

brezilyadan muhasebeci getir bank asyada kral olur.

onu diyen bunu da dedi.

alperensaylar dedi ki...

Pique Türkiye'de bence her türlü spor dalında oynayabilir. Hatta uzun eşşek, yakan top falan da oynayabilir.

İşin espirisi bir tarafa İnter'in defansif futbolunu eleştirenlere de pek bir anlam veremiyorum. Ne yapsaydı Mourinho Pandev-Milito-Eto'o 3 lüsüyle çıkıp orta sahada da Sulley "Selçuk Şahin" Muntari ve Cambiasso hatta savunmada da Materazzi ile mi oynasaydı. Barcelona'ya hücum edenlerin, oyun felsefesinden vazgeçmeden oynayanların sonunu 2 senedir görüyoruz. O yüzden Mourinho yapabileceği ve yapması gereken herşeyi yaptı yarı final için. Barcelona elendi diye rakip takıma hemen defansif oynadı, futbolu katletti diye bakılmamalı bence. Seyirci olarak beğenmiyor olabiliriz(ki evet ben de bu derece kapanan takımların maçlarından zevk almıyorum) ama futbol sadece taraftar veya seyirci için oynanmıyor. Bi de kendinizi Mourinho'nun yerine koyun, takımınız 40 yıl sonra final şansı yakalamış, daha iyi bir kadroyla yarı finalinden döndüğünüz turnuvada finale bu kadar yaklaşmışsınız ne yapardnız başka?

alperensaylar dedi ki...

Kendimi tekzip ediyorum evet Special One ilk maça 3 forvetle çıkmış....

Ama ben deplasman demek istemiştim ağğğbbiiii:)