4 Mayıs 2010 Salı

BİR ŞAMPİYONLUK HİKAYESİ Bölüm IV














Dün perde arkasındaki kahramanları yazmıştık Twente'nin şampiyonluğunda. 70.000 kişi geldi dün Enschede'deki kutlamalara. Hollanda ikinci kez şampiyonluk üstüste 2 yıl 3 büyüklerin dışındaki takımlara gitti. Tam 51 yıl sonra. 1958'de DOS (bugünkü FC Utrecht) 1959'da da Sparta mutlu sona ulaşmışlardı. 2009 AZ zaferinin ardından 2010 Twente şampiyonluğunun tarihe geçtiği bir dolu andan birisi bu. Bu tabloyu yaratan sahadaki adamlara bakalım.

















Bryan Ruiz

Diş teli takan kaç tane futbolcu biliyoruz ki şu futbol dünyasında. Ruiz onların en çarpıcı performans gösterenidir herhalde. "Dünya futboluna patlama yaparak girmeden önce önce tipimi düzelteyim" mi dedi bilemiyorum ama 24 yaşındaki Kosta Rikalı, Twente tarihinin en büyük transfer hamlelerinden birisi olan, 5 milyon euroluk bonservis bedeliyle Belçika'nın Gent kentinden geldiğinde hemen hemen herkesin kafasında sour işareti vardı. O soru işaretlerinin tümünü zihinlerin en karanlık yerine gömdü Ruiz. Müthiş bir performans gösterdi. Burada belirtmemiz gereken şudur. Ruiz tipik "Hollanda'da coşan, yurt dışında balonlaşan" forvetlerden birisi olmayacak. Örneğin bu sezon 47 resmi maçta 47 gol atan Suarez'in o kadere razı olması daha yüksek ihtimaldir. Ruiz iyi bir oyuncu başlı başına. Sadece son vuruşlardaki ustalığı onu iyi yapan özelikler değil. Vizyonu geniş, sorumluluk alan, ceza sahası içinde pozisyon almayı çok çok iyi bilen, fırsatçı, pas yollarını müthiş gören, ayağına hakim, gereğinde atmaktan ziyade attıran (bu lafı da Hakan Şükür soktu ya literatüre neyse) bir adam. Attığı 24 golün tümü çok kritik anlarda atılmış gollerdi. Kosta Rikalı aynı zamanda bu 24 golle, Twente tarihinin bir sezonda en çok gol atan oyuncusu oldu. Örneğin 114 golle kulüp tarihinin en çok gol atan oyuncusu Blaise Nkufo'nun kariyer zirvesi 2006-07 ve 2007-08 sezonlarında attığı 22 gol. Milli takımı Uruguay'ı baraj maçında geçip Güney Afrika'ya gidebilseydi, Twente bu oyuncudan 20 milyon euronun üstünde gelir elde edebilirdi. Ama şimdi de çok iyi para kazanacaklar. Onu 10 milyondan aşağıya göndermeyecekleri kesin. Ödedikleri 5 milyonun hiçbir kuruşu da boşa gitmediğine göre sorun yok gibi görünüyor.


















Blaise Nkufo

Pazar günü son maçına çıktı Twente formasıyla. Bu ayın 25'inde 35 yaşına girecek olan Kinshasa doğumlu, İsviçre vatandaşı futbolcu Dünya Kupası kadrosunda yer alabilir. Turnuva sonrası yaşamayı hayal ettiği Kanada'nın Vancouver kentine yerleşecek ve MLS takımlarından Seattle Sounders formasını giymeye başlayacak. Ailesi ve çocukları çoktan oraya yerleştiler. Lozan'da başladığı kariyeri 7 yıldır Hollanda'da devam eden Nkufo kariyerinin ilk şampiyonluğunu yaşadı. Büyük ihtimal de tek şampiyonluğu olarak kalacak. Futbolculuk hayatında hep orta karar takımların adamı olan Kongolu 12 goll katkıda bulundu bu seneki şampiyonluğa.


















Kenneth Perez

35'te kariyerinin ilk şampiyonluğna ulaşmış bir başka adam. Annesi İspanyol olan bir Danimarkalı. Adına bakmayın kendisi Kopenhag doğumlu ve kariyerine de Danimarka'da başladı. 1997'den beri Eredivisie'de mücadele ediyor. Bir futbolcunun hem Ajax hem de PSV'de forma giyip şampiyonluk yaşamaması ufak bir ihtimaldir. Perez bu unvana sahipti. 2000-06 arasında AZ forması giydikten sonra Hollanda'nın 2 büyük takımında oynadı ama yaşlılığı onu bu takımların hocalarının gözünde ikinci plana düşürdü. Temmuz 2008'de Steve McClaren kulüpsüz futbolcuyu renklerine bağladı. 2 sene boyunca örnek bir oyuncu yönetimiyle onu takımın önemli oyuncularından birisi haline getirdi. Bu sezon 31 maçta sahadaydı Perez. NAC Breda maçı sonrası gözyaşlarına hakim olamadı o da. Upuzun bir kariyer sonrası gelen ilk lig şampiyonluğu. Perez bu sezon Eredivisie tarihinin en çok asist yapan oyuncuları listesinde de ikincilik koltuğuna yerleşti. Önünde ligden ayrılmış olan Dirk Kuijt var.



















Miroslav Stoch

2008-09 sezonunun en sansasyonel oyuncusu, Twente'den Eljero Elia Hamburg'un yolunu tuttuğunda herkes geride doldurulamayacak bir boşluk bıraktığını düşünüyordu. Steve McClaren, anavatanı İngiltere'de, Chelsea kadrosunda bulunan, 3 sene önce transfer edilmiş ama topu topu 4 maç oynamış, 20 yaşındaki bir Slovakı kiralamaya karar verdi. Sezon öncesinde takımların konuşulduğu programlarda adı bile geçmiyordu. Ama sahaya ilk çıktığı andan itibaren Pandora'nın kutusundan bomba gibi fırladı. 10 golü ve sayısız asisti var bu sezon. Pazar günü şampoiyonluğun geldiği maçta işi bitiren ikinci golü atan adamdı. Sol kanat akınlrı bütün sezon boyunca rakiplerin başbelası oldu. Fenerbahçe ile oynadıkları 2 Avrupa Ligi maçında da Gökhan Gönül'ün düştüğü zor durumu hatırlayacaksınız. Twente onu elinde tutamayacak, en azından bu yaz döneminde ülkesine dönecek. Gelecek yıl kadroya girebilmesi için Zhirkov ve Malouda'yı yedek bırakması gerekiyor. İşi zor. Büyük ihtimal tekrar kiralanacak. Twente sözleşmeyi uzatırsa büyük iş yapmış olur. Bonservisiyle almak için ise önemli para ödemeleri gerekecek. Zira Slovakların Dünya Kupası'na katılması ve Stoch'un en önemli kozlardan birisi olması fiyatını artıracaktır.




















Ronnie Stam

İsmi Galatasaray'la anılıyordu devre arasında. 2008-09 yaz transfer döneminin son gününde 2,5 milyon euro ödedi Twente onun için NAC Breda'ya. Geçtiğimiz yıl onun onun alışma devresi oldu ama bu sezon takımın en istikrarlı isimlerindendi. Tam bir görev adamı. Bu sezon Galatasaraylılar tarafından oldukça eleştirilen Mehmet Topal ve Mustafa Sarp'ın mevkisinde oynuyor. Teknik kapasitesinin onlardan çok çok üstün olmadığını söyleyebilirim ama onlardan çok daha çabuk olduğu kesin. Hollanda'nın 3 büyükleri iyi bir teklifle onların kapısını çalabilirler. Galatasaray da çalar mı bilemem. Ama cepten 3-4 milyonu çıkarmak zorunda kalır onu biliyorum.














Sander Boschker

Ekim ayında 40 olacak o da. Onun da ilk şampiyonluğu diyeceğim. Aslında 2003-04 sezonunda, Ajax'ın son şampiyonluğunda kadrodaydı ama yedek kulübesinin tozunu alıyordu. 14 sezon boyunca Twente'de oynadıktan sonra Ajax onu 33 yaşında transfer etti ama Maarten Stekelenburg'un ardında tek bir maç bile oynayamadı. Şampiyonluk kutlamalarında eşofman giyiyordu. Sezon sonu da evine döndü. İyi de yaptı. 20 yılı aşan kariyerinde ilk kez şampiyonluk kazanan Twenteliler listesine onu da ekleyin. Hiçbir zaman Hollanda milli takım formasını giymedi ama Bert van Marwijk onu 2010 Dünya Kupası için seçtiği ön kadroya dahil etti. Uzun kariyerinin sonundaki şampiyonluğun yanına bir de Dünya Kupası yolculuğu ekleyip zirvede bırakabilir.

Ayrıntılı incelemesek de Stam'ın orta sahadaki partnerlerinden Theo Janssen ile Wout Brama, defansta Peter Wisgerhof ve sezon ortasında bonservissiz transfer edilmesine rağmen müthiş bir performans gösteren Dwight Tiendalli'yi de atlamamak lazım.

6 yorum:

Erdem Karakuş dedi ki...

Perez dediğin adam Mustafa Sarp'ın yıllar önce kaybettiği ikiz kardeşi heralde. Acayip benziyor. Daha iyi giyimli sadece.

Adsız dedi ki...

Bryan Ruiz gerçekten çok kaliteli oyuncu Fenerbahçe maçlarında gördüğüm kadarı ile forvetin sağında oynuyor. Genelde maç özetleri izlerken rastladığım güzel gollerin sahibi.

muyek dedi ki...

Hey masallah kaleci 40, nkufo ve perez 35 yasinda ve Twente sampiyon, helal olsun sadece. Nkufo Tr'ye gelse Pascal Nouma etkisi yaratirdi ama cok gec artik sanirim , cokta severdim kendisini dunya kupasinda izleriz artik..

hasan dedi ki...

Miroslav Stoch'ı karambole kiralasak ne manyak olurdu.

Adsız dedi ki...

bu nkufo ağzının tadını biliyomuş çok doğru tercihler yapmış yaşanacak yer bakımından kendisi tam bir sefa tutkunu büyük ihtimalle

darktranquility dedi ki...

Stoch için sayısız asist yazmışsın ama transfermarkt sitesinde görünen 4 asisti var. Hangisi doğru? Galatasaray ile adı geçmekte Gio ile kıyaslanırsa artı ve eksileri nelerdir?