18 Mayıs 2010 Salı

KUPA 1'İN DÜNYA KUPASI'NA ETKİSİ















Futbolda yabancı sınırı uygulamasının son 20 yılda geçirdiği büyük değişim, milli takımlara çeşitli yönlerden etki yaptı. Bir ülkenin ulusal ligindeki yabancı sayısının az ya da çok olmasının milli takım başarısı ile doğrudan ilişkisi olmadığını ve her iki görüşün de kendince haklı sebepleri olabileceğini daha önce yazdık birkaç kez. Bu yazıda ele alacağımız ise ülke futbolunun başarılı takımlarının kadrolarının milli takıma monte edilmesi ve bundan hareketle önümüzdeki Şampiyonlar Ligi finali-Dünya Kupası ilişkisi. 1970-73 yılları arasında 3 kez üstüste Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası'nı kazanan Ajax aynı zamanda 1974 ve 1978 Dünya Kupası'nda final oynayan Hollanda milli takımının da iskeletini oluşturmuştu. Aynı başarıyı 1973-76 arasında gösteren Bayern Munich de 1974 Dünya Kupası şampiyonu Almanya'nın temeltaşıydı. Bunun Türkiye'deki örneği 2000 UEFA Kupası'nı kazanan Galatasaray'ın Euro 2000 ve 2002 Dünya Kupası başarılarında kadronun büyük bir bölümünü oluşturması şeklinde karşımıza çıktı. Ancak bu ihtimal gün geçtikçe azalıyor. Zira takımlar tam bir çok uluslu oyuncu toplulukları haline geldiler ve üst düzey liglerin, zirveye oynayan takımları bünyelerinde zaman zaman hiç yerli oyuncu bulundurmayabiliyorlar. Şampiyonlar Ligi şampiyonu olma şansı olan Inter'in kadrosunda, şampiyonluğu ilan ettiği Siena maçında sadece 1 İtalyan Balotelli vardı. Bu artık tüm takım halinde değil mevki bazında ortaya çıkıyor. Barcelona'yı son yıllarda başarıya ulaştıran Xavi-Iniesta ikilisinin Euro 2008'deki İspanya'nın da temel taşı olması gibi.

Bu yazıda ise Dünya Kupası'nın oynandığı yıllarda, Şampiyonlar Ligi şampiyonu olan takımların kadrolarına ve birkaç ay sonra kupayı kaldıran milli takıma kaç oyuncu verdiklerine bakacağız. Kupa 1, 1956'dan beri düzenlendiği için 1958 Dünya Kupası başlangıcımız olacak.

1958 ve 1962 Dünya Kupası sahibi Brezilya'nın kadrosunda Avrupa'da forma giyen hiçbir futbolcu bulunmuyordu. Dolayısıyla bir karşılaştırma yapmak mümkün değil. 1966'da evinde yapılan kupayı kazanan İngiltere'nin kadrosundan hiçbir oyuncu o sene Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası'nda oynamamıştı zira kupa Real Madrid ile Partizan arasında oynanmış, 2 takımın da kadrosunda yabancı oyuncu yer almamıştı. 1970 yılında Brezilya yine tamamı kendi ülkesinde forma giyen isimlerle şampiyon oldu.

Geldik 1974'e. Kupayı kendi evinde kaldıran Batı Almanya'nın kadrosunda, o yılın Kupa 1 finalini oynamış tam 7 oyuncu bulunuyordu. Bu oyuncuların tümü kupayı Real Madrid'i 2 maç sonunda mağlup eden (ikincisi tekrar maçıydı) Bayern Munich oyuncularıydı. 1978'de şampiyon Arjantin'in kadrosunda yurt dışında oynayan sadece 2 isim vardı. Birmingham'lı Tarantini ve Valencia'da oynayan efsane Mario Kempes. Ancak ikisi de Liverpool-Club Brugge finalini televizyondan izlediler. 1982'de İtalyanlar zirvedeydi. Yine tüm oyuncular Serie A'da forma giyiyordu. Azzurriler bu şekilde dünya şampiyonu olmuş son milli takımdır (2006'da oldular). O sene Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası finalini ise Aston Villa ve Bayern Munich oynamıştı. 1986'da şampiyon Arjantin'in kadrosunda 8 isim yurt dışında oynuyordu ama bunların hiçbirisi aynı senenin Avrupa finali Steaua Bükreş-Barcelona maçında forma giymediler.

1990 Dünya Kupası pazarın genişlediği kupalardan birisi oldu. Milan kupadan 1 ay önce Avrupa şampiyonu olmuştu. Finalde Benfica'yı mağlup ederek. Ancak o finalde oynayan oyunculardan hiçbirisi dünya şampiyonu Batı Almanya'nın kadrosunda değildi. Geldik 1994'e. Fabio Capello'nun Milan'ı Cruijff'un Barcelona'sını sürklase etti finalde ve 4-0 kazandı. O finalde forma giyen sadece 1 oyuncu 1,5 ay sonraki Dünya Kupası finalinde sahadaydı. Barcelonalı Romario.

1998'e geldik. O sezonun Şampiyonlar Ligi finalini oynayan Real Madrid'den Christian Karembeu, Juventus'tan da Didier Deschamps ve Zinedine Zidane St. Denis'de dünya şampiyonu oldular. 2002 Dünya Kupası'nın şampiyonu Brezilya, 24 mayıstaki Şampiyonlar Ligi finalinde 2 oyuncusunu bulundurmuştu sadece. Bayer Leverkusen'li Lucio ve Real Madrid'li Roberto Carlos. Son olarak 2006 Dünya Kupası'na gelelim. İtalyanlar şampiyon oldu ve şampiyon takımın hiçbir oyuncusu 2005-05 Şampiyonlar Ligi finali Barcelona-Arsenal maçında sahada yoktu.

Dolayısıyla bugüne kadar Dünya Kupası şampiyonu olan takımın kadrosunda, o yılın Avrupa Şampiyonlar Ligi finalini oynamış oyuncu bulundurma hadisesi sadece 4 kupada yaşandı. 1974, 1994, 1998, 2002. Sırasıyla 7, 1, 3 ve 2 oyuncu.

Peki 2010 ile ilgili ne söyleyebiliriz. Finali oynayacak Bayern Munich ve Inter Dünya Kupası'na toplam Bayern Munich 1 Arjantinli De Michelis, 7 Alman Butt, Lahm, Badstuber, Schweinsteiger, Klose, Gomez ve Müller, 2 Hollandalı Vam Bommel ve Robben; Inter ise 3 Brezilyalı Julio Cesar, Maicon ve Lucio, 1 Hollandalı Sneijder, 1 Kamerunlu Eto'o, 1 Ganalı Sulely Muntari, 1 Sırp Dejan Stankovic, 2 Arjantinli Samuel ve Milito olmak üzere toplam 19 oyuncu veriyorlar.

Yıl 1974, aralarında Müller isimli bir futbolcunun da bulunduğu Avrupa şampiyonu Bayern Munich'in 7 oyuncusu Alman milli takımına seçilmiş ve takımı şampiyon yapmıştı. Bugün yine kupa finalini oynayacak ve arasında Müller isimli bir adamın bulunduğu 7 adam milli takıma davet edildiler....Deja-vu...

9 yorum:

Adsız dedi ki...

materazzi de oynamıştı siena maçında...

Bruskvilla dedi ki...

Güzel yazı tebrikler.
Ayrıca oynayan oyuncu dışında ülke futboluna getirdiği pozitif bir sinerji-moral-özgüven var. Özellikle bizim gibi ülkelerde daha fazla bu görülüyor. Fenerbahçe şampiyonlar liginde çeyrek final oynadıktan sonra aynı yıl EURO 2008 de yarı final oynadık. Fenerbahçe turnuvada birçok maçta geriye düştükten sonra maçı kazanmayı bildi dev kulüpler karşısında. Tükiye de EURO 2008 de benzer şekilde geriye düşmesine rağmen umutları yitirmeden bitiş düdüğüne kadar geri dönmeyi başardı. Semih'in Sevilla'ya son dakikalara doğru attığı gol ile Hırvatistan'a attığı gol gibi. Yani bir paralellik var bence. Yine Cimbom'un başarısı ve ardından gelen milli takım başarısı gibi.

Flying Dutchman dedi ki...

Materazzi milli takım kadrosunda yok

Can dedi ki...

Bu yüzden İngiltere alacak zaten kupayı :)

sukullaci dedi ki...

illaki iddaa oynattıracaksın almanya kupayı alır diye

ilquer dedi ki...

Barcelona'yı son yıllarda başarıya ulaştıran Xavi-Iniesta ikilisinin Euro 2008'deki Barcelona'nın da temel taşı olması gibi.

Sanırım Euro 2008'deki "İspanya" olacaktı.

Flying Dutchman dedi ki...

sanmayınız emin olunuz, Barcanın Euro 2008'de işi ne :)

marlonbarando dedi ki...

Kendimi çok kötü hissediyorsam ve birisi nasılsın diye sorarsa "2002 yılındaki Ballack gibiyim" derim. O sene Ballack dört kez "runner-up" (ikinci) oldu. Almanya kupası, Bundesliga, Şampiyonlar ligi ve Dünya kupası. Ama dünya kupası finalinde oynamadığını bilmiyordum, olsun kadrodayıd ve kaybetti. Toplamdaki "runner-up" olma sayısı Daum ile yarışır düzeyde.

hebenneka dedi ki...

Okurken gözüme takıldı, belirteyim :

74 finalinde Bayern'in rakibi Real değil Atletico olacak.

82 ile ilgili olarak da Paolo Rossi hariç diyebiliriz rahatlıkla... Başka bir yerde oynamıyordu ama İtalya'da da oynayamıyordu. Şike cezası nedeni ile ligde çıktığı maç sayısı bir elin parmaklarını bulmamıştı :)