27 Eylül 2010 Pazartesi

YESIL MELEKLERIN DONUSU
















Bundan 6 ay önce Fransa Futbol tarihinin en çok şampiyonluk kazanan takımına baktığınızda zirvede tek bir takım oturuyordu. 10 şampiyonluk kazanmış olan St. Etienne. Ancak son şampiyonluğunu 1990’da elde etmesi sebebiyle, İngiliz futbol tarihinin en çok şampiyonluk kazanan takımı unvanını, Manchester United’la paylaşmak zorunda kalan 18 şampiyonluk sahibi Liverpool gibi, Marsilya’nın kazandığı 10. şampiyonluğu izlemek zorunda kaldılar. Zira, Fransa’nın orta kesimlerinde, Lyon’un komşusu olan Saint-Etienne şehrinin sakinleri son kez şampiyonluk gördüklerinde yıl 1981’di ve Michel Platini yeşil-beyazlıların formasını giyiyordu. O günden bu yana şampiyonluk görmeyi bırakın zirveye dahi yaklaşamadılar doğru dürüst. 10 gun once cumartesi günü Montpellier’i kendi evlerinde 3-0 mağlup edip günü lider kapattılar ve tam 28 yıl sonra Fransa Ligi’nde liderliğe oturdular. Ülke tarihinin en parıltılı takımının sevenleri için buruk bir sevinç olsa gerek. Cumartesi aksami da ezeli rakip Lyon'u deplasmanda 1-0 maglup edip geri donusu percinlediler.

St. Etienne’i Fransa’nın zirvesine oturtan dönem 1960’ların sonlarına rastlar. 1957’de, 1. lige yükseldikten 19 yıl sonra gelen şampiyonluk kulüp tarihinin ilk başarısıydı. 1961’de kulübün efsaneleri arasına adını yazdıran Roger Rocher’in başkanlık koltuğuna oturması bir başarı hikayesinin de başlangıcıydı. Takım 1 sene sonra 2. lige düşse de 1963’te geri döndü ve 1964’te de sürpriz bir şekilde Monaco’nun 3 puan önünde şampiyon oldu. Ardından 1967-70 arasında üstüste kazandıkları 4 şampiyonluk onları Fransa’nın yenilmez armadası haline getirdi. Ardından 70’lerde gelen 3 şampiyonluk ve Fransa kupalarının finali 1981’deki şampiyonlukla yapıldı. Takım 1962-81 yılları arasında 20 sezonda 10 şampiyonluk ve 6 Fransa Kupası kazanmıştı, dahası bu 20 sezonun 13’ünde en az 1 kupa kaldırmışlardı. Bu donemde, sonradan Fransa milli takımını çalıştıracak olan 2 isim Aime Jacquet ve Jacques Santini sırasıyla St. Etienne formasıyla büyük başarılar kazandılar. Ancak Jacquet’nin bu dönemin sonunda ezeli rakip O. Lyon’a gitmesi bugün dahi hala taraftarlar arasında isminin pek iyi anılarla hatırlanmamasına sebep olmuştur.

Tepeden iniş 1982 yılında başladı St. Etienne için. 20 yıl içinde orta karar bir takımı “süper güç” haline getiren başkan Rocher’in yaşadığı maddi sıkıntılar sonucu önce koltuğu bırakması sonra da soluğu hapiste alması kulübü tepetaklak etti. 1983’te gelen 14.lüğü 1984’teki küme düşüş takip etti. 2 yıl önce şampiyonluk turu atan kulübün bir alt lige düşüşü ve 20 yılda kurulan hegemonyanın 2 sezonda çöküşü kulübün aşağı inişini hızlandırdı. Bunu 1999’da futbolcuların ve kulüp yetkililerinin karıştığı pasaport skandalları ve küme düşürülüşler izledi. 2004’te Ligue 1’e döndüklerinden beri küme düşmediler. 2007-08 sezonunda 27 yıl sonra Avrupa kupalarına katılma hakkı elde ettiler. Geçtiğimiz sezon son maçta ligde kalmayı garantilemeleri geri dönüşün kısa süreceği sinyallerini vermişti ama bu sezona müthiş başladılar. 7 maçta 16 puan topladılar. Kariyerinin en iyi sezonunu geçiren 23 yaşındaki Dimitri Payet 7 golle krallık yarışında başta gidiyor. Kendi evlerinde oynadıkları 3 maçta da rakip kalelere 3 gol gönderdiler. 34 yaşında, geçen sezon küme düşen Grenoble’dan transfer edilen Laurent Batlles 10 numaralı formasıyla orta sahayı organize ediyor. Yanında yaş ortalaması 22 olan bir ekip var. Bunların arasında Laurent Blanc’ın milli takıma çağırdığı 23 yaşındaki Blaise Matuidi de var. Takımın uluslararası alanda en tanınmış ismi ise 31 yaşındaki Birleşik Amerikalı Carlos Bocanegra. Bocanegra takımın kadrosunda bulunan ve son dünya kupasında forma giymiş tek isim.

St. Etienne deyince, coğrafı açıdan da komşuları oldukları Olympique Lyon’la olan rekabetlerine de değinmek lazım. Bu 2 takım oldukça köklü bir rekabetin içindeler. Özellikle 2002 yılından bugüne kadar, Lyon’un kazandığı 7 şampiyonluk ve bu yıllarda St. Etienne’in iki lig arasında asansör takım hüviyetine bürünmesi çekişmeyi daha da kızıştırdı. 2006 yılında L’Equipe gazetesi St. Etienne’in 1967-70 yılları arasındaki performansını bir Fransız takımının futbol tarihindeki en parlak performans olarak nitelendirmişti. O tarihten sonra Lyon 2 şampiyonluk daha kazandı ve Şampiyonlar Ligi’nde yarı final oynadı. Dolayısıyla parlak performans konusunda ezeli rakibiyle çekişir duruma geldi. 2 takımın oynadığı maçlar büyük bir çekişmeye sahne alıyor. St. Etienne’in stadyumu Stade Geoffroy-Guichard ya da taraftarların taktığı lakapla “l'enfer vert” (Yeşil Cehennem), hem takımın formasını giymiş hem de 60’larda 3 şampiyonlukta teknik adam olarak görev yapmış Jean Snella’nın adının verildiği tribünlerde Green Angels (Yeşil Melekler) isimli taraftar grubuna ev sahipliği yapıyor. Green Angels ve kulübün bir başka baskın taraftar grubu Magic Fans, apolitik bir yapıya sahip olduklarından hem sağ görüşün yaygın olduğu PSG’nin Boulogne Boys hem de sol görüşün ağırlıkta olduğu Marsilya'nın Ultras Marseille taraftar grubuyla da çekişiyorlar. Ama asıl rakipleri Lyon’un taraftar grupları Bad Gones 1987 ve Lugdunum’s Lions. Bu taraftar gruplarının tümü 90’ların başında faaliyete geçtiler. Ama burada oldukça ilginç bir görüntü var. St. Etienne 10 yıldır Lyon’u ligde mağlup edemiyor. 14 Nisan 2000’de 0-0 biten maçtan beri yeşil- beyazlılar 4 beraberlik ve 7 mağlubiyet aldılar.

Kapatırken ligin bu seneki sürprizlerinden, 2.ligden gelmiş Caen’e de değinelim. İlk 7 haftada Auxerre, O.Lyon, Bordeaux, Marsilya ve Montpellier gibi ligin kalbur üstü ekipleriyle oynayan Caen sadece 1 mağlubiyet aldı ve zirve yarışına şimdilik dahil durumda.

3 yorum:

bayA dedi ki...

Geri dönmelerine en çok sevinenlerden biriyim. Yıllarıd düşmekten son anda kurtuluyorlar. Bu sene çok iyi girdiler. 1-2 tane genç oyuncusunu satsada hala iyi bir kadrosu var. Payet çok fazla gelecek vaat eden bir oyuncu. Şampiyon olacaklarını sanmıyorum ama Marsilya'nında onları geçebileceğini sanmıyorum.
Bu genç kadroda Bocanegra gibi deneyimli isimler, Bergessio gibi Latinler ve Payet gibi genç yeteneklerle birşeyleri kovalayacakları kesin.

Manu dedi ki...

Kadroda dikkat çeken diger isimler;
Efsane kaleci,örümcek adam Jeremie Janot-yazmazsak olmaz.-
şahsen toulouse zamanlarından pek tanımadıgım ama hem gücü ve pozisyon bilgisi ile defansta, hem de ileri çıkışlardaki ofansif katkısı ile sag bek ebondo.
ve de c.tevez tarzı gezgin,savaşçı kanatlara da açılıp son ana kadar hücum pres yapabilen ancak bitiricilik de sıkıntı yaşayan emmanuel riviere.20 yaşında olan bu arkadaşımız,Fransa Milli Takımının 21'e kadar her yaş kategorisinde oynamıştır.Lakabı da Manu oldugu için Janot ile favorimdir kadroda. :D

Allez Les Verts!

Mafalda dedi ki...

Marsilya gecen sezon da bu donemde 4. ya da 5. idi sanirim. Saint-etienne bu sezon daha iyi basladi ama iyi bir takim degil. bu hafta biter bu ruya :)