16 Ekim 2010 Cumartesi

3 KORNER 1 GOL



















FIFA baskani Sepp Blatter futbolu daha fazla izlenir kilmak, insanlari stadyuma oldugu kadar ekran basina cekmek ve bu yolla reklamgelirlerini artirmak icin gecerli olan tek yolun topun rakip kale onunde gorunmekten cok gol sayisini artirmak oldugunu biliyor. 1990 Dunya Kupasi'ndaki 2.21'lik gol ortalamasi kupa tarihinin en dusuk gol ortalamasi idi. 1994'te rakam 2.71'e cikti ama ondan sonra her yil geriledi ve son dunya kupasinda 2.27"ye kadar dustu. Ozellikle de FIFA'nin dogrudan kâr yapabilecegi tek organizasyon olan Dunya Kupalari sonrasi Blatter'in ilginc fikirleri basina yansir hep. FIFA 2010 Dunya Kupasi'ndan toplamnda 3 milyar dolarlik bir gelir elde etti. Gelecek yil dorduncu kez baskanlik koltuguna oturmak icin yarisacak olan Blatter'e ozgu bir davranis degil bu. Gorevi devraldigi Joao Havelange da maclari 4 devreye bolmekten, 18. yuzyilin ortalarindan beri nredeyse hic degisiklige ugramamis olan kale boyutunu buyutmekten, takimlari 10 kisiye dusurmekten ve uzatmalarda kademeli olarak oyuncu eksiltmekten bahsediyordu. Hatta bu sonuncusu gectigimiz yil Louis van Gaal tarafindan tekrar dile getirildi. Alman basini Blatter'in her sabah kalktiginda futbol kurallarinin degisikligi yonunda 50 yeni fikri oldugunu ve bunlardan 51'inin sacmalik oldugunu yazdi zamaninda.

Dunya Kupasi ile ilgili 1966 yilinda FIFA'nin yayinladigi raporda, takimlarin hucum etmekten cok geriye kapandigi, yenilgiden kacinmaya daha cok onem verdikleri seklinde ifadeler var. Gecen 44 yilda pek bir sey degismemis anlasilan. O yillarin futbolcularinin her birinin, her roportajda soz birligi etmiscesine gunumuz futbolunun sikiciligindan dem vurmasi ile FIFA raporlari pek uyusmuyor gibi. Ya da FIFA kendisine daha az para kazandiran her kupayi bu sekilde yorumluyor.

Blatter"in bugune kadarki tum "0-0"dusmani onerileri oyunun sonunda macin kaderini belirleyecek uygulamalar oldular. Altin gol, gumus gol ya da penalti uzerindeki dusunceleri. Altin gol takimlari hucuma yoneltmeyi birakin, tek 1 golle maci kazanacaklari dusuncesi sebebiyle daha da fazla geriye kapanmalarina ve kozlarini macin sonunda oynamaya yonelik bir felsefe uygulamalarina sebep oldu. Yani kisacasi beraberligi bozacak butun uygulamalarin macin sonunda yapilmasi gol sayisini artiracak bir etki vermedi dogal olarak. Ya peki bu tie-breaker'i macin basindan itibaren uygulamaya baslarsak ve takimlar macin sonunda olusacak skorun mahiyetini macin basindan itibaren kafalarinda bulundurmaya baslarsa. Ornegin golsuz beraberlige puan verilmemesi uygulamasi gibi. Bu konuda ortaya atilan son oneri, esitlik halinde galip tarafi belirlemek icin mac icinde atilan kornerlerin sayilmasi.

Uygulama tahmin edebileceginiz gibi daha 1.dakikadan etkisini gosteriyor yani macin sonunu beklemiyor. Takimlar kazandiklari ya da kaybettikleri her kornerin etkisini kafalarinda bulunduruyorlar. Ornegin ilk yarisi 0-0 biten bir macta kornerlerde 5-1 geride olan bir takimin ikinci yari daha fazla hucum edecegi muhakkak. Boylece en azindan her 2 takimin da ilk yaridaki gibi muhafazakar felsefeyle oynadigi maclarin ikinci yarilari farkli olacaktir.

Bu uygulamaya cesitli elestirilerde var elbet. Birincisi "takimlarin bu kural konulursa sadece korner yaratmak icin oynayacaklari". Ben bunda, bugunku durumu daha da kotulestirecek bir tehlike gormuyorum. Korner yaratmak icin yapmaniz gereken ilk sey rakip sahaya gitmek, dolayisiyla bu da yukarida bahsettigimiz sezle ortusuyor. Yani takimlarin mac sonu penalti vuruslarini kendi sahalarinda beklemek yerine, korner yaratmak icin rakip kale onune ve hatta cogu zaman kale cizgisine kadar gitmelerinde bir problem gormuyorum. Hem oyunun o bolgede oynanmasi demek her zaman rakip kaleye yakin olmasi demek ki, varsayalim amaci korner yaratmak olan bir takim o bolgeye gitti, pozisyon geregi korner yerine gol yaratmak sansini deneyecektir. Ayrica 2 takimin da korner yaratmak icin oynamasinin sakincasindan cok yarari olacagi acik.

Bu uygulamaya yapilan ikinci elestiri, hakemlerin uzerinde korner karari icin olusacak baskiyi artirmasi ki bu da pek gecerli degil, zira hakemlere bugun de bu karar icin itiraz ediliyor ve dahasi UEFA'nin uygulamaya koydugu ilave 2 cizgi hakemi uygulamasinin da katkisini hesaba katmak gerek.

Buna ek olarak takimlar, korner organizasyonlarinda daha yaratici taktikler uretmek zorunda kalacaklar. Son Dunya Kupasi'nda atilan 627 kornerin sadece 10 tanesi golle sonuclandi. Yani her 63 kornerden sadece 1'i gol oldu.

Futbol kurallarinda hicbir degisiklige gerek olmayan, sadece bir direkt vurusun onemini artiran bu yeni oneriyi dikkate almak gerek. Sonucta kaleciye geri pasin kaldirilmasi, endirekt serbest vuruslarin degerini artirmamis miydi?

14 yorum:

Adsız dedi ki...

arkadaş bi şeyi de amerikanlaştırmayalım yav..istatistik tutmak diye bir şey yok futbolda..o maç esnasında verilen rakamların hiç ama hiç bir önemi yok. şimdi tutmuş maç esnasındaki korner sayısından maç kazanılsın diyolla. bi yürü git işine diyorum ben de onlara..

Flying Dutchman dedi ki...

Futbolda istatistik tutmak ile Amerikalanlaşmanın ne alakası olduğunu anlamadığım gibi, maç sırasında verilen rakamların nasıl hiçbir önemi olmadığı ayrıntılandırılırsa sevinirim...

çağrı dedi ki...

Korner fikri bence futbolda gelişmeyi sağlamaz. Maçın son dakikalarında topu köşeye getirip zaman yiyen oyuncuları düşünün. Kornerden ziyade, bence topla oynama oranına bakılmalı. Top için savaşmalı her iki taraf. Böylece, bütün maç kapanan rakibini ezip gol atmayı başaramayan takımların da hakkı yenmemiş olur.

Adsız dedi ki...

istatistik amerikalıların kullanmaya bayıldığı, sırf nassı analiz ama diye çıkardıkları, cafcaflı cümleler kurmak için kullandıkları safsata. adamları bıraksan bi maç için yüzbinlerce kırılacak rekor çıkarır, hatta hiç sıkılmamışlar bunu bilim yapmışlar üstüne bide mühendislikte dahi kullandırmaya kalkışmışlar. oysa gerçek metin türel'in sözlerinde saklı hagi otuz metreden kodumu ne istatistik kalır ne de tarih.

hemen bana bi tane herhangi bir takımla ilgili herhangi bir konuda tutulmuş istatistik örneği verin ve bunun yüzde yüz geçerli olduğunu kanıtlayın hem çok sevdiğiniz istatistik bilimi kazansın hem siz kazanın :)) yok yüzde yüz geçerli olan istatistik mi olur diyosanız ne işi var maç sonucunu tayin etmekte diyerek hemen 3.rounda geçelim :)

Flying Dutchman dedi ki...

ben şu 2 yazıyı koyayım...artık istatistiğin futboldaki rolü denildiği gibi tamamen önemsiz midir siz karar verin...

http://vliegendenederlander.blogspot.com/2010/07/istatistik-krali-xavi.html

http://vliegendenederlander.blogspot.com/2010/04/su-yalan-istatistikler.html

Adsız dedi ki...

e tam da bundan bahsediyoruz zaten. ne işe hizmet eder bir takımın yaptığı pas sayısı, bir futbolcunun girdiği pozisyon sayısı. 250 pas da yapsan 30 pas da, 100 pozisyona da girsen yarım pozisyona da futbolda hiç beklemediğin anda yersin bir kontra top hepsi yalan olur bi anda. 250 pas yapınca maçı kazandı denilmiyor ne yazık ki. ya da 30 şut çekince galip ilan edilmiyorsun. iş o topu kale direkleri arasından geçirmekte. xavi 600 küsur pas yapmış. banane yau? . bunu hangi yüzdeyle kullandığını merak eden insan kusura bakmayın ama futbolu değil başarıyı seviyordur anca.ben zaten görüyorum adamın iyi oynadığını ne zaman nerden attığı pasın nasıl tehlikeli olduğunu. keyifle izliyormuyum ben bu adamı ya da rakibimken sinir oluyor muyum. cevap evetse geçiniz rakamları adamı izleyin yeter. illa rakam mı lazım barcelona'nın dominant oyunun kanıtlamak için?

yunanistan gibi takım avrupa şampiyonu oldu yahu. hangi ofansif istatistikte ilk beşteydi acaba? futbol zaten bu yüzden seviliyor. şimdi sen tutup tek tek kornerleri sayacaksan nerde kaldı defans oyununun güzelliği nerde kaldı futbolun doğallığı. sırf top rakibinden dışarı çıktı diye puan mı verilir insana? neden nefret ediliyor bu defans oyunundan anlamıyorum. çok gol görmek isteyen salon futbolu seyretsin hem masa hakemiyle istatistik tutmak daha kolay olur.eğer illa rakamla anlarım derseniz maçlarındaki gol sayısı yeter de artar bile bir takımı tanımak için.istatistikleri bırakın nba nfl nhl'de tutsunlar. futbolda çok manasız.

tekrarlıyım ilk dediğimi istatistik zaten iyi olan koşulları anlayamamış olanlara vay be dedirtmek için kullanılır anca. ortalama bir amerikanı düşününce dediklerimi daha rahat oturtabiliriz belki yerine.

Flying Dutchman dedi ki...

Şimdi öncelikle şunu belirteyim ki bu konuda son kez görüş bildireceğim uzamaması açısından. Ben bu korner fikrinin kayıtsız savunucusu değilim, yazı da zaten ortaya atılan bir fikri anlatıyor.

Neden "istatistik futbolun içindeki her şeyi anlatır, maç içi istatistiklerde lider olan maçı da kazanmıştır kesin" gibi bir yargıda bulunduğumuz düşünülüyor ki..Böyle bir düşüncemiz yok.

Bir takımın yaptığı pas sayısı o takımın daha fazla pas yaptığına hizmet eder, maçı kazanmasına da yardımcı olur, ha ama kazanmasını kesinleştirmez, bunun aksini iddia eden birisi yok zaten olması da mümkün değil.

Korner hadisesine gelince. Top çizgileri geçti diye puan vermiyor muyuz insanlara? Korner olduğunda verilince neden aşırı absürd oluyor? Sebebi de birisinin adının gol olması ve 150 senedir uygulanıyor olması. Diğerinin ise yepyeni bir uygulama getirecek olması. Ha bana göre kale boyutunu büyütmek futbola daha büyük ihanet.

Defans oyunundan yoksa kimsenin nefret ettiği yok, kurgu, defans dizilişindeki disiplin bunların hepsi bu uygulama hayata geçirilirse zaten yine olacak ki. Buradaki amaç Fransa-Uruguay, Slovenya Cezayir maçları gibi maçları engellemek. Yoksa kimsenin Euro 2000'deki Hollanda-İtalya maçına bir laf söylediği yok.

artemis dedi ki...

istatistigin i'sinden anlamayip boyle yorumlar yapmak garip. sayilarin yan yana yazilmasi degildir istatistik. biraz arastirmak neyin ne oldugunu ogrenmek iyidir. bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmak...

dugenci dedi ki...

Aslınd aher iki yarı içinde puanlandırma esasına dayali yeni bir puanlandırma olabilir. Çok ta üzerinde düşünmedim ama atıyorum ilk yarı berabere biterse takım 1 puan alır. 2. yarida berabere biterse toplamda 2 puan almış olurlar.
Tek devre galibiyeti 3 puan olur. Eger bir takım toplamda galibiyeti alirsa ek 1 paun her ikisini de önde bitirirse 2 puan gibi
Misal ilk yarı 1-1 ikinci yarı 1-0 olursa a takımı 4 puan b takımı 1 puan alır ama

Adsız dedi ki...

@artemis git bidaha oku ne yazılmış yukarıda. anlak sahibi olmadan dil sahibi olmuşun.

@fd çeliştiğin nokta korner istatistiğini kullanarak maç kazanmaktan bahsedip,istatistiklerin sadece yardımcı materyal olduğunu kabul etmen. hadi enteresan detaylar için kullanın tamam kabul ama bir futbol maçını kritize etmek ya da maç sonucunu belirlemek için istatistik başvurulması gereken son şey. bir insanın 90 gün boyunca yaptıklarını istatistiğe dökmek kadar saçma bir 90 dakikayı rakamlarla açıklamaya çalışmak.

Flying Dutchman dedi ki...

Gol dediğimiz şey istatistik değil midir? Daha fazla topu çerçeveye sokanı göstermez mi?.

Maç sonucunu belirlemek için kullanılmıyor mu peki?

Farkı nedir? Diyorum ya birisi 150 yıldır uygulanan, bu sporun doğuşuyla aynı anda ortaya çıktığı için yadırganmayan şey diğeri yeni fikir olduğu için

Kaldı ki yine söylüyorum, korner istatistiği ile maç kazanılsın diyen ben değilim, orası ısrarla gözardı ediliyor...

ne demişim

"Bu konuda ortaya atilan son oneri, esitlik halinde galip tarafi belirlemek icin mac icinde atilan kornerlerin sayilmasi."

sonra da buna yapılan eleştiri ve savunmalara kendi görüşümü katarak yazmışım.

bir futbol maçını kritik etmek için istatistik kullanılır. Bir takım kaleye 10 şu diğeri 1 şut atmışsa, bunun tercümesi çeşitli şekillerde yapılabilir. Ve bakın bir daha dile getiriyorum, bu 10 şut atanın maçı her şartta kazanacağı anlamına gelmez, bunu iddia eden dünyada da bir adam yok, varmış gibi yorum yapılmasın

Adsız dedi ki...

gol istatistik değil sonuçtur futbolda. ve futbol istatistikle açıklanabilecek kadar mantık içeren bir oyun değil. o yüzden futbol çok seviliyor. basketbolda aldığın ribaund yaptığın asist attığın şut açıklar oyununu ama futbolda hiçbir şey ifade etmez ne şut ne pas ne korner sayısı. o yüzden en başa döneyim ve noktayı kendi açımdan koyayım istatistik amerikalılar ve onların sporları için mükemmel nimet ama biz birleşik krallık futbolcuları için bir hiç!

Mahir dedi ki...

Bu öneri beraberlik denen seyi bitiriyor ama, maclarin berabere bitebilmesi futbolun icadından beri var. kaleciye geri pasla aynı kefeye koymamak lazım, bu cok daha temel bir degisiklik.

bir de atak takım illa daha cok korner atacak diye bir kaide yok. Mesela orta yapasın, defans oyuncuları mudahele eder korner olur. Ya da daha iyi orta yaparsın, top forvetinle bulusur ama forvetin kafası yandan az farkla auta cıkar. Simdi daha iyi orta yapan niye cezalandırılsın? Ayrıca, misal bir takım daha atak oynadı ama ataklarının cogu autla sonuclandi ve sonunda korner sayısına bakarak yenik sayıldılar. Eski sisteme gore "mac bizim hakkımızdı berabere bitti" diyebiliyorlardı. Simdi bir de yenilirlerse iyice cingar çıkar.

İlla birsey degistirmek istiyorlarsa bütün korner atısları aynı noktadan yapılmasın. Mesela top ceza sahasının icinden cıkmıssa korner ceza sahası cizgisinden ya da aynı penaltı noktası gibi cizgi üzerinde sabit bir noktadan atılsın. Sonucta bazı kornerler daha etkili olacaktır, daha fazla gol getirebilir.

shelbyl dedi ki...

Kaleciye geri pasin kaldirilmasi, psaif ofsaytin gelistirilmesi, ne bileyim tacin ayakla kullanilmasi vs. futbolun ic dinamigini degistirmeye yonelik hamlelerdir.

Ama "beraberlik olmasin, korner kullanan kazansin" gibi bir oneri, futbolun esasina yoneliktir.

Bu ikisi ayni kefeye konamaz, cok net.

Bu ayrimi yaptiktan sonra bir de uygulamayi kendi icinde degerlendirelim.

Eger mac sonrasinda illa bir galip belirlenecekse, bunun sebebi kornerler olmamali. Futbolun temeline yonelik cok daha guzel istatistiki ogeler var. Isabetli sut falan olsun mesela, orta sayisi olsun, topa sahip olma olsun. Hatta bokstaki gibi kenara uc tane hakem koysunlar, onlar "bu takimlar daha iyi oynadi" desin ve hakem puaniyla kazanilsin. Ayni mantik, belki de daha adil uygulama.

Bu "beraberlik" kurumunun kaldirilmasi, bir tek futbolun Amerikan pazarini gelistirir, orasi kesin ama. Belki FIFA Kuzey Amerika acilimi yapmak istiyordur, bilinmez.

Neticede futbolu diger sporlardan ayiran bu beraberlik muessesesine sahip cikiyorum ben.