29 Haziran 2011 Çarşamba

NAKİTİN HAYALLERE GALİP GELİŞİ


















Bosman Kanunları 90'lara damgasını nasıl vurduysa, 2000'lere damgasını vuran bir adam var gözümde tartışmasız. Roman Abramovich. Modern futbolu Abramovich'ten önce ve Abramovşch'ten sonra diye değerlendirmek mümkün bana göre2007 yılında Yakubu, Middlesbrough'dan Everton'a giderken, Boro tam 11 milyon poundluk bir bonservse konduysa bunun yarısını Rus doğalgaz kralına borçlu. O 2003 yılında Chelsea'yi satın almasaydı, kasalarına girecek bonservis 6-7 milyon poundu geçmeyecekti muhtemelen. Onun savurduğu paralar ve yarattığı piyasa, otomatik olarak dünya futbolundaki her futbolcunun fiyatını 1,5 kat oranında yukarı çekti ve ortalamanın biraz üstündeki futbolcular oldukça yüksek fiyatlara satılıp alınmaya başlandı.

Napoli Başkanı Aurelio de Laurentiis bu hafta içi Edinson Cavani'nin değerini 100 milyon euro olarak belirledi....100 milyon euro...Bugün İngiltere ligin futbol kalitesi ve oyuncuların kendilerine koydukları hedef bakımından en üst düzeydeki ülke.İspanyollar Barcelona ve Real Madrid'in hegemonyasına rağmen hala çekici ve Bundesliga Serie A'yı geride bırakmış durumda. Serie A'da her yıl seyirci sayıları hem stadyumda hem de TV'de düşüyor.Buna şike skandalları, kulüplere ait olmayan stadyumlar ve maddi problemler eklendiğinde İtalya kulüplerinin durumunun çok iyi sayılmadığını söyleyebiliriz. Bu sebeple, Serie A'yı tercih eden yıldız oyuncu sayısı giderek azalıyor. Ancak ligin orta karar takımları, bu çıkmazdan kurtulmak için bir çıkar yol buldular. Ellerindeki ortalama oyuncuları, yüksek fiyatlarla Avrupa'nın önde gelen kulüplerine göndermek. Napoli, Udinese ve Palermo bu kulüplerin başında geliyor. Bu kulüpler kendi yıldızlarını yaratmakla meşguller.

Palermo ilk voliyi vurmaya niyetli kulüptü. Geçtiğimiz yılı sekizinci sırada bitirdiler. Çok abartmamak lazım elbette. Ama absürd başkan Maurizio Zamparini onun Altın Top ödülünün gelecekteki sahibi olacağını ileri sürdü. Halbuki ligde sadece 11 gol attı Pastore. Başına 50 milyon euroluk bir transfer bedeli kondu. Zamparini'ye göre Pastore, Messi, Ronaldo, Rooney ve Xavi kadar iyi. Üstelik bu seviyedeki İtalyan kulüplerinin ortaya attığı ilk "yeni Messi" de değil. Başkanların ihtiyacına göre her sene değişebiliyor.

Bundan birkaç ay önce dünya üzerinde kaç kişi Alexis Sanchez'in ismini biliyordu tahmin edemeyiz. Ama bugün Udinese başkanı Giampaolo Pozzo onun dünyadaki en iyi oyunculardan birisi olduğunu iddia ediyor. 22 yaşındaki Şili'li oyuncu için Barcelona haftalardır bastırıyor. Udinese tam 55 milyon euroluk bir bonservis talebinde bulundu. Ama daha ilginç olanı Barcelona'nın 27'si peşin 30 milyon eurosu sonra ödenmek üzere 57 milyon euro üzerinde anlaşma zemini araması. Borcu 400 milyon euro olan, catering ve güvenlik hizmetlerinde tasarruf için her şeyi deneyen, hatta masraftan kaçmak için tesislerdeki renkli printerları siyah-beyazla değiştiren ve buradan tasarruf edilecek 30.000 euronun hesabını yapan bir kulüp Barcelona. Ama 57 milyon euroyu cebinden çıkarmaya hazır görünüyor. Sanchez bu sezon 12 gol attı ve bunların 4'ü tek maçtaydı. Udinese'de 3 yıldır forma giyen ve uluslararası arenada çok da tecrübesi bulunmayan bir oyuncuya bu rakamı vermek ne kadar sağlıklı tartışılır. Hele hele Katalanlar Ibrahiömovic için saydıkları 44 milyon euroy neredeyse sokağa atmışken.

Burada sayılan oyuncuların hiçbirisinin kötü oyuncular lmadığı aşikâr. Ancak Udinese, Napoli, Palermo gibi sezonlarda geçirilmiş iyi bir sezonun (çok iyi değil) 50 milyon euro ile ölçülmesi biraz kantarın topuzunu kaçırmak. Futbolun para karşısındaki savaşı her geçen gün biraz daha kötüye gidiyor. Artık futbolcular değil, önemli başarılar kazanma şansı olan ve hatta bunu başarmış yetenekli teknik adamlar, başarısızlık sonrası değil, işler iyi giderken de paranın peşinden gitmeye başladılar. Twente ile hiç de fena olmayan bir sezon geçiren Michel Preud'homme, Şampiyonlar Ligi'nde hocalık yapma fırsatını Al Shabab'ın teklifini kabul ederek çöpe attı. Çok değil 5 sene önce Şampiyonlar Ligi kupasını kaldırmış Frank Rijkaard Suudi Arabistan'ın başında. Uzun süre sonra O.Marsilya'yı şampiyonluk yarışına sokan Eric Gerets, Al Hilal'ı tercih etmişti...Arap yarımadasının, cebinden çıkan rakamlarla bu beyin göçüne yol açması, nakitin, hayalleri bastırmasının bir sonucu. Dün Neymer için devrede olan 5 kulüpten birisi Anzhi Makhachkala idi...Bu kontrolsüz büyüme oldukça çürük bir yapıyı oluşturmakta yıllardır...Sonumuz pek iyi görünmüyor...

9 yorum:

Junior dedi ki...

Artık mevzu iyice "küsüratlı rakam vereyim de salladığım anlaşılmasın" tarzına döndü. İyi bir forvet mi var, bas 72 milyon. İleride altın top alır bu, bas 55 milyon euro. Hatta bir de sonrasına ekliyorlar "bence ederi daha fazla, zira 2-3 sene içerisinde değerini katlayacak" diye.. Çok değil, 10 sene önce 75 milyon euroya Zidane, 39 milyona Ronaldo alınıyordu. Şimdi 35 milyon pound'a Andy Carroll alınıyor. Ben de bu saçma sapan piyasanın Abramovich'in eseri olduğunu düşünüyordum fakat bir tane bile bana katılan adam bulamamıştım bugüne kadar, hep başka etkenleri sayıp onu yok sayıyordu millet, nihayet adam akıllı biri, bir yazı çıktı :) Baş sorumlu bu adamdır arkadaşım!

Hasan Şeker dedi ki...

Alexis Sanchéz'e o kadar para isteyen zihniyet yakalamışken geçireyim düşüncesinden bir kurtulsa belki futbolları daha izlenebilir olur. Ama Pastore için 50 Milyon € , Sanchéz için 57 Milyon € istemek te olayın cılkını çıkarmak. FM'de bile o kadar paraya almıyorsun bu oyuncuları. İstedikleri kadar yıldız olsunlar. Bence Barcelona sidik yarışı için oyunculara o kadar para önereceğine o parayı altyapısına harcamaya devam etsin. Xavi'yi ya da Messi'yi başka bir yerden çıkarmadılar sonuçta.

coolasfcuk dedi ki...

bu fahiş fiyattan oyuncu alma işini yapan dört kulüp var: real madrid, manchester city, barcelona ve chelsea. liverpool son yıllarda çok pahalı ve çok kötü transferler yapıyor ama yine de bu dörtlü kadar abartmadılar. bu kulüpler dışında örneğin bir arsenal, bir manchester united böyle transferler yapmıyor bildiğiniz üzere. neyse, durum böyleyken önceki sezonda oyuncularını parlatan "küçük" kulüpler hemen bu oyuncuları "kaktırmak" istiyor. "büyükler" de bunu güzel güzel yiyor. alan memnun satan memnun, ne diyelim.
bu arada, satın almak için iki senedir her türlü çirkinliği yaptıkları fabregas için £28m'u uygun gören barcelona alexis sanchez için £38m teklif ediyor. ayrıca aynı takım daha geçen hafta parasızlık sebebiyle amatör şubeleri kapatma kararı almıştı. ne içtilerse aynısından.

eaglemre dedi ki...

chelsea, man.city derken şimdi de malaga'yla anzhi çıktı piyasaya. araplar avrupa'dan takım almaya devam ettikçe iş iyice çığrından çıkacak gibi.

Muratonovic dedi ki...

Evet Abramoviç'in para saçması piyasayı arttırdı ama asıl sebep Abramoviç gibilerin piyasada yıldız futbolcu bırakmamış olması.. Şimdi Barca, ManU gibi kulüplerin yıldız olarak transfer edebileceği dünyada oyuncu sayısı çok azaldı. Cavani, Pastore ve Sanchez dışında büyük takımlara yıldız olarak gidebilecek kaç oyuncu var ? Bu üç oyuncunun yanında 4-5 tane daha oyuncu olsa bu seviyede, fiyatlar gene düşer.. Ama işte bir oyuncu hemen sivrilince Chelsea, M.City parayı bastırıp alıyor adamı, genelde de harcıyor (bkz. Adebayor felan)

M. Topuz'un 10m Euro etmesi gibi, ya da Cenk Tosun'a 7-8m Euro istemeleri gibi.. Piyasada iyi Türk oyuncu olmayınca, iyi olanın fiyatı uçuyor.. Arz-talep yani..

enes dedi ki...

Araplar PES'te takım kurarmış gibi transfer yaptıklarından dolayı piyasayı bu hale getirme sürecinde oldukça etkili oldular.Abromovich fitili ateşledi özellikle Maurinho dönemi daha dengeli gidiyordu..

SuMMaNuS dedi ki...

Yazıya katılmakla beraber ben İtalya'nın farklı ele alınması gerektiğini düşünüyorum. İtalya'nın zaten genel olarak ekonomisi iyi değil. Sadece futbol değil, hayatın kendisinde de insanları para peşinde. Birşeyden nasıl daha fazla koparabilirim?'in peşinde insanlar. Bunun futbol ile de paralel olduğunu düşünüyorum.

Tevagyut dedi ki...

Dunyanin duzeni bu yonde ilerlemeye devam ettikce bu olaylar daha cok yasanir, bunun cozumunu -hele ki endustriyellesen- futbolun kendi icinde arayip bulmak mumkun degil.

burakcelik dedi ki...

Abramoviç ile beraber başlayan bu astronomik transfer ücretlerinden ben de rahatsızım fakat, bu sene cavani'nin pastore'nin sanchez'in en düzgün tabirle abartı bonservis bedelleri kluplerin satmak istemiyorum kardeşim bu adamı demesi olarak görüyorum ben.

Benim gönlüm satmaktan yana değil ama madem ki çok çok ısrarcısın bana bi takım kurma parası vereceksin demeye getiriyorlar klupler.

Dünya piyasasındaki bu örneklerdense Premier Ligde'ki "home grown" oyuncu kuralından sonra yükselen fiyatlar (Andy Carrol-35 M pound) beni daha fazla rahatsız ediyor. Veya Türkiye'deki şişmiş fiyatlar... Demek istediğim Barcelona Alexis Sanchez'i transfer etmeyebilir fakat İngiltere ve Türkiye'de klupler ülke içi transfer yapmak zorundalar ve bu zorunda olma durumu ile şişen fiyatlar bana daha rahatsız edici geliyor.