22 Temmuz 2011 Cuma

TOP 10 GÜNEY AMERİKA DİZİSİ KLİŞESİ

























Bugün otobüste arkadaşlarla muhabet ediyoruz. Duydum ki Slovakya'da anneler, teyzeler Şehrazad parayı kabul edecek mi diye daha yeni strese girmişler. Bulgaristan'da Yaprak Dökümü, Romanya'da Ezel yayınlanıyor. Bir gün Behzat Ç.'yi bir kanal yayınlar mı bilemiyorum ama tahminen o gün de gelir. Bununla da ilgili bomba bir anım vardır ki, "Ezel" Hollandaca'da "Eşek" demektir. Hollandaca kursundaki hocamız bize google'dan "eşek" göstermek için "ezel" yazmış ama karşısında Kenan İmirzalıoğlu'nu görünce dumura uğramıştı. Neyse konu konuyu laf lafı açtı ve Latin Amerika dizilerine geldi. Ve anladım ki her ne kadar hemen her gencin kafası bu dizilerle bulansa da, olayları en ince ayrıntısına kadar hatırlayan benim. Hatta Marimar'da, Marimar'ın sevgilisini oynayan Eduardo Capetillo'nun dizideki soyadının "Santibanez" olduğunu ve 200 dönüm araziye kurulu çiftliğe sahip oldukları ayrıntısını hatırlayan hayvan da benim. Bu blogda daha önce bu konuya nasıl değinmemişiz hayret. Buyurun Marimar, Rosalinda, Maria Mercedes, Manuela, Vahşi Güzel, Küçük Melek Maria (evet bunu bile izlemişliğim var okul dönüşü)...

1-Çirkin Ördek Yavrusu: Yukarıda saydığım dizilerin tümünde, baş kahramanı oynayan kızımız, kısmetini bulmadan önce ya çirkindir (bakınız Alcanzar), ya pasaklıdır (bakınız Marimar), ya da fakir bir ailenin çocuğudur (bakınız Manuela). Derken felek öçini alır. Mahallenin esas oğlanı bunlara abayı yakar. Bunlardan sonuncusunda Venezuela doğumlu Grecia Colmenares'i bataktan koca ağızlı Jorge Martinez kurtarmıştır. İlk ikisinde ise Eduardo Capetillo, önce gözlüklü Mariana Garza'ya, sonra da ayda bir banyo yapan Thalia'ya nikahı basmıştır. Hadi hepsini anladım da, o Thalia'nın koltuk altı 1 ayda nasıl uzamazdı o da ayrı bir konu. Ne iğrenç adamışsın lan Santibanez...

2-Peder: İşte Arjantin, Brezilya, Meksika dizisi farketmez, her Latin dizisinin değişmez karakteri. Peder genelde zenciden seçilirdi ama konağın sahibinin amcaoğlu çıktığı da olurdu. Ayrıca pederlerle ilgili değişmeyen bir başka gerçek ya esas kızın ya da esas kızın kankalarından birisinin, dizi bitene kadar mutlaka biyolojik babası çıkması, bunun üzerine de mutlu aile tablosuna katılmasıydı. Peder kulvarında benim için rakipsiz olan Rosalinda dizisinde oynayan siyahi pederdir ki bu dizinin karakterlerini altalta yazıp Meksika'nın Dünya Kupası kadrosu olarak verseniz, kimsenin gıkı çıkmaz. Alejandro "Alex" Dorantes ismindeki adamın dizilerde ne işi var, verin topu aksın sağ kanattan.

3-Kankiş: Esas kızın yanındaki, ya çok sevgilisi olan ya da dizinin başından beri aynen esas kız gibi aşkının peşinde koşan, özellikle daha çirkince seçilmiş kızdan bahsediyorum. Bu kızlar çok net biçimde esas kızın peşinde olan yakışıklı adama bayıktır ama içten içe "lan şurda bölüm başı 500 pezata alıyorum zaten, onu da heba edip her akşam taco yemek zorunda kalmayayım" diye seslerini çıkarmazlar. Bunlar vefayı Mexico City'de bir semt sanmayan tipler olduklarından, arkadaşları parayı bulup malikaneye yerleştiğinde ziyareti eksik etmez, hatta giderken yanlarında, varsa esas kızın kuşunu, köpeğini de götürürler. Default olarak dizinin kötü kadını tarafından da sevilmeyen bu kerkenezlerin dizi sonunda genelde pederin kızı olduğu ortaya çıkar...evet...

4-Sen beni yanlış anladın: Meksikalı yönetmen ve yapımcıları kutlamak lazım. Aslında 10 bölümde halledilecek bir konudan 80-100 bölüm çıkardıkları olmuştur ki konu aslında basitçe, "bizim oğlanla bizim kız ne zaman ağız tadıyla sevişecek"tir. Ancak bu konu sakız gibi uzatılır da uzatılır. Bir kere en az 2 kere taraflar birbirini yanlış anlar. İhtimaller arasında, esas oğlana aşık kötü kadının oğlanı sarhoş edip koynuna girmesi ve Thalia'nın bu ikisini basması, Thalia'nın mahalleden apaçi sevdiğinin, esas oğlanın çiftliğe gelip liseli gideri yapması, çeyiz sorunu, esas oğlanın sosyete annesinin, köylü güzeline sırtını dönmesi yer alır. Böylece taraflar bir barışır bir kavga eder, esas oğlan da "ya ama şeyim elimde kaldı" diye ortalara dolanır. Bereket Dexter, Breaking Bad falan bunların eline düşmedi, O dizileri Yalan Rüzgarı'na çevirirlerdi. Misal biz şu an hala Rita Dex'i indirecek mi bunu bekliyor olurduk...

5-Kötü kadın: TV tarihi boyunca izlediği her dizi ve çizgi filmde kötüleri tutan bendeniz, bu dizilerde de bu geleneği bozmamıştır. Allahaşkına ağlak Thalia'yı mı tutayım. Hele bir de Rosalinda dizisinde bir Nora Salinas vardır ki (kendisi Kanal D'nin beyinlerimizde hasara yol açan dizisi Küçük Melek Maria'da "Peruklu Hala'yı da oynamıştır - cast bilgisini kes!!!) taş gibi hatundur. Manuela'da kötü kadın, Manuela'nın ikizi Isabel'in anası Bernarda'dır ki onu canlandıran Maria Rosa Galla Meksika'nın Aliye Ronası unvanını almıştır gözümde. Bir de Veronica Castro'nun oynadığı Zenginler de Ağlar dizisinin efsane bir kötüsü vardı ama şimdi aklıma gelmiyor ki, o dizide Castro'nun canlandırdığı karakterin adı Mariana Villareal'dir...Yok Mariana Deportivo La Coruna....





















6-Futbol: "Futbol Asla Sadece Futbol Değildir" dedik kardeşim....Güney Amerika dizilerinin değişmez özelliği, işin ucunun bir yerden futbola değmesidir. Eduardo Capetillo, Marimar dizisinde futbolcudur, Vahşi Güzel'de Natalia Oreiro, mahallenin Erkek Fatma milli takımındadır, hatta bu dizinin karakterlerinden birisi dizi icabı Rosario Central'in hissedarı olmuştur. Vahşi Güzel demişken bu dizinin Türkiye'deki en büyük şehir efsanesi, Ivo karakterini canlandıran Facunda Arana'nın kanserden öldüğüdür ki, nice ev kadını Fatiha okumak için Eyip Sultan'a giderken, Arana kariyerine Arjantin'de devam etmektedir.

7-Göğüs beni: Meksika dizilerinde aktris olmak içni gerekli şartlar şudur. İspanyolca konuşabilmek, Kıvanç Tatlıtuğ'dan hallice bir rol kabiliyetine sahip olmak ve dekoltede en az 20 tane çil sahibi olmak. Bu şartların sonuncusu son derece hayatidir, zira seyirci o dekolteyi ve benleri görmeli "Meksika sıcak ülke Nurten, normal tabii" muhabbetini yapmalıdır. Bu konuda lider Alcanzar yani Yıldıza Ulaşmak dizisinin yıldızı, bugün 40'ını devirmiş Mariana Garza'dır. Garza küçüklüğünde 368 kez kızamık korkusu ile doktora götürülmüş ancak "abi sen bunu aldığında da böyleydi" açıklamasıyla karşı karşıya kalınarak evine gönderilmiştir.

8-Bölüm sonu kal gelmesi: Latin Amerika dizilerinin değişmez bölüm sonu sahnesidir. Esas kızın annesi, kızını yanına oturtur. "Bak Maria" diye başlar, ardından aile ağacına girer ve sonunda kızın babasının aslında Alfredo del Castillo olmadığını söyler. Ancak asıl dalga bu haber sonrası bizimkinin suratının aldığı şekildir. Sağa sola eblek eblek bakılarak yönetmenin "cortaaar" (kestiiiik) sesinin gelmesi beklenir. Bölüm sonu kal gelmesi her dizinin olmazsa olmazıdır. İzleyen bölüm gelir, Rosalinda'nın babası bahçedeki dut ağacıdır. Ya da o derece alakasız bir adamdır işte.

9-Büyükbaba: Büyükbaba Latin Amerika dizileri için bir nevi tahtaya ilk başta yazılan elemandır. Ancak Ramiz dayı gibi özlü sözler etmekten ziyade ana görevleri 2 bayramda el öpmeye gelen torununa bazı tavsiyeler vermek ve ekseriyetle dinizi yarısı geçildikten sonra yataklara düşüp hayata veda etmektir. Bu ölümün en önemli sonucu düğünün ertelenmesi ve bizim Capetillo'nun ölmüş adamın arkasında küfür sallamasıdır. Bu büyükbabaların bir başka fonksiyonu eski fakir kızın malikaneye geçmesi sonucu geride kalan köpeğe veya kuşa bakıcılık yapmasıdır.

10-Boş kalan beslenme çantaları: İşte Thalia'nın tüm 80'ler kuşağına attığı kazık. Sabah yataktan kalkılır, beslenme saati, ilerleyen yıllarda da öğle arası için ekmek arası yapılacaktır, gel gör ki evin annesi ekmek arası sarelleden çok, Castillo malikanesindeki yemekteki masa örtüsünün aynısını Salı Pazarı'nda bulup bulamayacağını düşünmektedir. Yapılan çağrılar sonuçsuz kalır, o günün beslenmesi, okulun yanındaki pastaneden alınan poğaça ve ay çöreği olacaktır.

5 yorum:

tayfun dedi ki...

Thalia okula gitmiyordu benim hatırladığım,ormanın ortasında kötü bir klubede yaşardı.
vahşi güzel'in şarkılarını bile ezberlemiştim,sözlerinide yazalım tam olsun:
Sam yoo loo looo
korlivertaaa
kamyoor hisveree...

aklımda bu kadar kalmış :(

GÖK-TÜRK dedi ki...

Bir zamanlar maalesef evde tek tv olunca bu klişelere katlanmak zorunda kalıyorduk.Teşekkürler internet sayende kurtulduk :))

alperensaylar dedi ki...

hangi maddeden başlasam bilemedim, şu anda gözlerimden yaşlar geliyor:)
2- Peder: Bi de rahibe vardı. Mesela küçük melek maria'daki rahibe. sen o kadar dine imana ada kendini sonra bi sal. ulan kadın harbi rahibeyken sonradan o zengin adamla evlenince maşallah...

5- Mariana Deportivo La Coruna.... Küçük Melek Maria demişsin. Yemin ederim gözlerimden yaşlar geldi, maziyi hatırladım. o değil de böyle bi dizi daha vardı meksika dizisi. kızın annesi yetimhanede hafızasını kaybedip gelmiş çalışıyordu ama o kızın kızı olduğunu bilmiyordu falan. sonra bi acapulco'ya gitmişlerdi ki coğrafyası 2 olan bendenizin acapulco'yu öğrenmesini sağladıkları için pek bi müteşekkirim.

6- Futbol: Natalia Oreiro candır, Uruguay'ı sevmek için belki de Tabarez'den de daha büyük bir etkendir amma velakin o futbol manyaklığı, o çocuk haller ne ya. Hayır hiç unutmam bir-iki bölümde böyle önce ivo'ya kuyruk sallıyo, sonra kızıp küsüyor yine futbol oynuyor. ayrıca vahşi güzel'de gabriel batistuta'nın da konuk oyuncu ve kendisi olarak yer aldığını da unutmayalım;) bi de ivo dışında 2-3 oğlan daha vardı milagros'un yazdığı ya da milagros'a yazan onlar kimdi unuttum şimdi ben :)

Alper dedi ki...

Bir de "AtlıKarınca" diye bir dizi vardı.. orijinal adını hatırlamıyorum. Arjantin yapımı olsa gerek, İlkokul çocukları arasında bile "Brezilya dizisi" endromu yaratmayı başarmışlardı :)
güzel yazı için teşekkürler, geçmiş birden canlandı :)

varol döken dedi ki...

seinfeld itiraflarını bi alalım sonra 40 bölüm brezilya dizisi çevircem burada...

siz ne yaptığınızı sanıyorsunuz luis alberto!