10 Aralık 2011 Cumartesi

GELDİ YİNE BİR EL CLASSICO



















Sizi bilmem de bu El Classico'nun İspanya'daki 2 başlı yapı keskinleştikçe çekiciliğini giderek kaybettiğini düşünüyorum. Üstelik son 2-3 sezondur maçların profili birbirlerine aşırı benzemeye, yetmezmiş gibi karşılıklı nefreti doğrudan bir ortam yaratmaya başladı. Ha o nefret İspanya'da zaten vardı da yurt dışına yayılanından bahsediyorum. Bizdeki "Kralın Köpekleri" vs. "Çakma Katalanlar" gibi saçmasapan bir atışmadan tutun da, dün Angola'da babasıyla müzik ve El Classico üzerine tartışırken onu silahı çıkarıp vuran 17 yaşındaki gence kadar geniş bir yelpazede bu acaip husumet. Tüm dünya basınının cilaladığı, peşinden koştuğu bu maç daha minör çaptaki onca işi gölgeliyor. Sırf dünyada değil İspanya'da dahi. Örneğin kaç kişi Bielsa'yı konuşuyor? Bizim maç öncesi aktaracağımız 3 not var. Barcelona ligde son olarak 7 mayıs 2008'de kaybetti Real Madrid'e. Robben ve Van Nistelrooy'un da 1'er gol attığı maçta sahada Raul ve Guti de yer alıyordu. O günden sonra oynanan 6 lig maçında 5 galibiyet ve 1 beraberlik aldılar. Bugüne kadar Real Madrid'e karşı en uzun süre yenilmedikleri süre de bu. Mayıs 1997-Ekim 1999 ve daha önce de Kasım 1971-Şubat 1974 dönemlerinde Real Madrid'e 6 maç boyunca mağlup olmamışlardı. Bu 2 dönem de takımın başında 2 Hollandalı bulunuyordu. Rinus Michels ve Louis van Gaal.












Maçla ilgili dile getirilen en önemli konu ilk kez Barcelona'nın favori olarak maça çıkmayacağı. Real Madrid bu sezon Şampiyonlar Ligi'nde 6'da 6 yapan beşinci takım oldu. 19 gol atıp 2 gol yiyerek +17 gibi bir averaj da yaptılar ki bu çok sembolik bir anlama geliyordu. 1 gün önce Barcelona grubu +16 averajda bitirmiş ve rekoru ele geçirmişti. Rekor ertesi gün Madrid'e doğru yola çıktı. Ayrıca Ajax karşısında alınan 3-0'lık galibiyet üstüste 15. resmi maçın kazanılması anlamına geliyordu. 1960-61 sezonunda Miguel Muñoz dönemine ait 14 maçlık rekoru da kırmış oldular. 21 Eylül 2011'de Racing Santander'le 0-0 berabere kaldıklarından beri gelen 10 La Liga 5 Şampiyonlar Ligi maçını kazandılar. Bu 15 maçta 57 gol attılar.Kendi evlerinde bu sezon oynadıkları 6 lig maçında 28 gol attılar ki bu, Avrupa'nın tepedeki 4 ligi ele alındığında (Premier Lig, La Liga, Serie A, Bundesliga) bir gol ortalaması rekoru. Barcelona bu sezon iç saha maçlarında 39 gol attı ama bunu 9 maçta elde etti. Real'in ortalaması 4,67 ve tepede. Dolayısıyla bu akşam Barcelona oldukça zorlu bir dış saha maçı oynayacak. Mourinho dün basın toplantısına kendisi gitmedi ve asistanı Aitor Karanka'yı gönderdi. Karanka Real'in 4-3-3 dizilişiyle sahada olacağını, Ángel Di María ve Cristiano Ronaldo'nun 2 kenarda Higuain (veya Benzema'yı) destekleyeceğini söyledi. Guardiola işin zorluğunun bilincinde, "bize mükemmel oynayacağımız bir maç lazım" şeklinde endişelerini belirtti. Aşağıda bu sezon 4 büyük ligdeki iç saha gol performansı var.


















Rüzgar ilk kez yıllar sonra Real Madrid tarafına doğru esiyor. Ama top küçük Arjantlinli'nin ayağına gelince neler olur bilinmez. Üstelik kulüp tarihindeki tüm rekorları himayesine alan Messi bu maçta da bir başkasının peşinde. 1 gol daha atarsa Real Madrid-Barcelona maçlarında en çok gol atan Barcelonalı oyuncu César Rodríguez'in rekorunu kıracak. Zaten rahmetli şu an mezarında her Messi golünde ters dönüyordur. Efsanenin ne kadar rekoru varsa hepsini kırdı Messi ve artık bir bu bir de tüm zamanlar Barcelona kariyer golleri kaldı. Ona da 1 yıldan az süresi var. Rodríguez1939-55 yılları arasında Real Madrid'e 12 La Liga 2 de Copa del Rey golü atmıştı. Messi bugüne kadar çıktığı 15 El Classico'da 13 gol attı. 8 La Liga, 2 Şampiyonlar Ligi 3 de İspanya Süper Kupası. 2 takımın oyuncuları baz alındığında ise rekor halen Alfredo di Stefano'da. Ha tabii ne olacak, o rekor da kırılacak.

2 yorum:

Yiğit İbrişim dedi ki...

Güzel bir yazı olmuş emeğine sağlık güzel ince detaylar var..

utku dedi ki...

(ilk paragrafın ortalarına kadar gelen tespitinizle alakalı) bravo. daha fazla katılamazdım. elinize kolunuza sağlık.