28 Nisan 2012 Cumartesi

MARKED FOR DEATH

























Hollanda tarihinin en sansasyonel siyasetçilerinden Geert Wilders'ın kitabı Marked for Death 1 Mayısta ABD'de piyasaya sürülüyor. Şahsi kanaatim 2012 yılının onun hayatındaki en kritik yıl olduğu yönünde. Geçtiğimiz hafta içinde hükümete desteğini çekince Mark Rutte hükümeti dağıldı ve yeni seçim söylentileri dolaşmaya başladı. 2 ay önce Müslümanlarla uğraşmaya ara verip Doğu Avrupalı göçmenlere takmış ve hatta bu insanlardan şikayet eden ya da bu insanlar sebebiyle işini kaybeden Hollandalıların şikayetlerini yazabileceği bir website açmıştı. Onu Belçika da takip etti. Şimdi de 1 mayıs'ta piyasada olacak. Kitap muhtemelen satış siteleri yoluyla Hollanda'ya da gelecek. Zaten Avrupa'da piyasaya sürülmesi de çok geç olmayacak. Türkiye'de piyasaya sürüleceği konusunda şüphelerim var.

Kitapla ilgili bugün bir makale yayınladı politikacı. Öncelikle kapaktaki "İslam'ın Batıyla ve Benimle Savaşı" girişi biraz da şahsi bir kitap olduğunu haber veriyor. Kitaptan bir kaç sayfa okudum, yine Avrupa insanını olabildiğince korkutma çabası mevcut. Genelde şiddet eylemlerinden bahsediliyor ve Avrupa insanına bu konuda artık bir şeyler yapması gerektiği öneriliyor. Bugünkü makalesinin ana fikri ise Kur'an-ı Kerim'in Allah tarafından indirilen bir kitap olduğu değil Hz. Muhammed tarafından yazıldığı ve bu yapılırken Muhammed'in ticari ve cinsel yaşamını tatmin etmek için kitabı manipüle ettiği. Kitapta bu konu üzerinde de duracağını yazıyor. 

2012 Wilders için tüm Avrupa'yı etkilediği ve zirveye kurulduğu bir yıl olabilir. Ama aynen fikirlerinden etkilenen Breivink'in Norveç'te yaptığını, bir Faslı ona yapabilir, aynen Theo van Gogh'un başına geldiği gibi. Genelde Müslüman kesimle bir araya gelmemeye çalışan ve münazaralara katılmayan Wilders tüm dünyayı yeni bir tartışmaya sürükleyecek kitabıyla. 

2 yorum:

yenal dedi ki...

Erken seçim sürecinde ciddi yara alacak diye tahmin ediyorum; istediği ortam yok, seçmen de çıkarttığı tartışmalardan bıktı.

Yapabileceği tek şey sıfırdan gündem yaratmak. Gerçi o da Polonya örneğinde ters tepti. Kitabın Avrupa'ya gelişinde yine sahneye çıkar belki. Ama cidden kabak tadı verdi artık.

alie dedi ki...

Avrupa'da ekonomiler pamuk ipliğine bağlı. Doğulu ve Afrikalı ucuz iş gücüne mahkumlar. Abartırsa sonu Jörg Heidar gibi olur...