20 Ağustos 2008 Çarşamba

VELİEFENDİ'NİN EFSANELERİ 1/10: JOHNNY GUITAR


















Eski bir yazımız vesilesiyle start alalım.

Bu değerli kardeşimiz 1990 doğumludur

Annesi Melody Girl son derece basit bir kısraktır. Melody In Love gibi vasat bir yarış atının yanında, Solo Guitar gibi iyi bir ahırda ortanın üzerinde uzun çim yarısları çıkarabilecek, açık olmasa da kısa vade atı olabilecek bir yavru da doğurmuştur ama sadece o kadar. Johnny Guitar'ın babası Gold Guard ise oldukça değerli bir aygırdır. Agapia, Asos, Blow Up, Der Aliye, Der Saadet, Islambol, Last Guard, Penky Henky gibi kısa mesafeleri muazzam koşan yavruları vardır. Nitekim bunlardan Islambol, 1200 metrenin kralı olmuş bir safkandır.

Gold Guard’dan olma, Melody Girl’den dogma, Johny Guitar 42 yarışta;
22 birincilik, 11 ikincilik, 5 üçüncülük yaptı., 4 kez de tabela dışı kaldı. 2 yaşlılığında hiç koşmadı. İlk koşusu ve haliyle tanışıklığımız, 3 yaşlılığına rastlar.

Şubat 1993, İzmir koşusu. Dayımla ganyandayız. "Ne olur bu yarış" dedi dayım arkadaşına. İstanbul Puanlı var elimde (Bilen bilir, en karizma bültendi bir zamanlar. Sonralarda Güncel tahtını baya salladı ama altılıyı sülale boyu bilenler bu bülteni kullanmışlardır). Bir baktım Ertül, Johny Guitar'a biniyor. Tutturdum dayıma "Tek atalım" diye. Ertül karizma jokey. Ayyaş bi taraftan da, "önemli koşular öncesi anlaşmalı at sahibi içmesin diye bunu çiftlik evine kapatıyor" söylentileri var. Yarışın sonlarına doğru rahmetli Güntekin Alpay "En dış kulvardan da..." diye başlarsa bilin ki yaristaysa Ertül geliyor. Neyse, dayımın arkadaşlarının "Yavrum Gold Guard yavruları kum koşmaz"larına aldırmadan tek attırdım dayıma. Küt, beşinci oldu Johny. Küfür kıyamet tabi bana.

Bu ilk yarış sonrası "Takip ediyorum oglum ben bu atı" bahanesi doğdu bize. Arada sirada usta isi olmakla birlikte, genellikle parası fazla olmayan altılıcının züğürt tesellisidir, "Takip etmek kavramı". Meali sudur: "Tersoyum. Fazla at yazamıyorum. Geçende tek attığım, iyi koşan atı yine tek atıcam. Hem muhtemeli fazla olduğu için (ya da grup daha ağır olduğu için, duruma göre değişir) pek kimse de oynamaz. Gelirse tevziyi kaldırırım. Velev ki gelmedi, ikiliyi de başka ata çeker, kontra koyarım. O gelmezse ötekinden indiririm parayı". Biz de çocuk harçlığıyla, "Takip" bahanesiyle ve yine üzerinde Ertül'ü görüp, ikinci yarışa da tek attık. Bu sefer 1400 kumda 3. oldu Johny.

Üçüncü yarış artık iş inada bindi. Bülteni elime bir aldım, Recep Manav jokey. Bu Manav öyle bir adam ki 46 kilo ata binmeyince getiremiyor. At 46 kilo olacak, ganyanı 20 lira olacak anca öyle. Bir Recep, bir de Ramazan Altunbaş. İçimden "Ulan Recep bari bu sefer bir ise yara" dedim. Yalan oldu. Nerdeyse 10 boy geriden 6. oldu Johny.İzmir sezonu bitti. 1 Nisan 1993'de İstanbul'da kayıtlı gördüm Johny'yi. Yine üzerine Ertül atlamış. "Lan 1 nisan şakası hesabına bir cakiyor mu yarışı?" dedim. Yine tek attım. Yarım boyla ikinci oldu bu kez.

“Bu sefer de gelmezse Johny'ye bir Guitar'a iki” dediğim yarışı, 1600 çimde 1.37 yapıp Ertül'le koydu Johnny. “Ertül Forever” Aradan 15 gün geçmeden bir yarışa daha koştular. Bu kez Engin Yalçın vardı üzerinde. Engin de çok sevdiğim jokeylerdendir. İzmir'de bir sezon boyunca Çapicino, Black Pearl ve Bilgin ile az parasını yemedim. Neyse...Bir uyuzluk vardır altılıda, bir önceki yarista gelen ati yazmak gelmez artik icinden. Bin türlü de bahane bulursun. Neden? Çünkü at artık favori olmuştur. Bulmak pek karizma yapmaz. Herkesin yazdığını yazmış olursun sadece. İşte o yüzden bende yoktu Johny. "Gelmez bu abi" diyip, kaşları kaldırıp baska yorum yapmadan bültene eğilince benden 40 yaş büyük adamlar "Ne duydun lan" diye yanıma geliyolardı. Ne duycam ulan, artistlik yapıyorum işte. Ama öyle denmez tabi, saydırıyodum abilere. "Abicim ben bunu ilk yarışından beri tek yazıyorum. Galobu çok iyi bi kere. Sıkmışlar hayvanı. vs. vs. vs." Bir sürü adama yazdırmadım boyle diye diye. Altıncı oldu JG. Dualar tarafıma...

Geri kalan 3 yaşlılığında, ne kadar uyuz olduğum jokey varsa bindi Johnny'ye. Ziya Mutlu, Cemal Kurt, Kadir Altınöz, Yemen Tunç…Uzatmayalım. 1994 Agustos’daki Başbakanlık Kosusu’ndan sonra Johnny bir ve pir kazanmaya başladı, 1 yıl içinde açıklar da dahil olmak uzere üst üste 9 yarış vurdu. Sülo’nun bindigi Johnny o yarışta muthis akılcı kosmus, Volcano, Abbas ve Carte Kitt’i rahat ekarte etmisti. At sahibine kupayı, Suleyman Akdı’ya plaketi veren donemin Başbakanı Tansu Çiller’in hareketleri hala gözümün önünde. Bir hipodrom gerçeğini daha kavramıştım orada. İsterse imparator gelsin, pistlerin İmparatoru S.Akdı’yı geçemez karizmada. Tansu Çiller’in peşinden görünen Sülo’ya halkın sevgisi muazzamdı.

Günün birinde bizim Rıdvan'ın (Dilmen) Moon Light'ının da koştuğu bir yarışta, sabah kahvaltısında bültene bakarken "Geçilecek lan bugün Johnny" dedim arkadaşa, hiss-i kablel vuku kabilinden. Gittik ganyana, Moon Shine tek kupon yaptık. Ganyan mudavimi bir balıkçı amca vardı. Hamsi kokulariyla "Aklınız varsa Bimba Star'ı yazın" dedi. “Senin var da bizim yok mu amca” dedik, yazıyorduk ama öğrenci adamız. Kupon iki misline çıkacak. Yazamadık. Çıtır bir ikili yaptık. Moon Shine-Bimba Star. Şimdi olsa, birini o ikiliyi yaparken ve Moon Shine’ı tek atarken görsem, döverim. Ulan o nasıl ikili? Biri neyse de diğeri düpedüz eşşek.

Bimba Star yarışı kazandı. Moon Shine'ın ismini bir startta atlar sayılırken, bir de 1600 metrenin oralarda "Grubun iki üç boy kadar gerisinde..." dendiğinde duydum.O yarıştan sonra Johny Guitar'ı yine hep tek attık. Zaten o da ikisi 96'da biri 97'de üç yarış koşup bıraktı. Gerçi haberi gelmedi ama öldüyse nur içinde yatsın.

Unutulmaz Gazi’lerden, insanlara sinirden kuponlarını yedirmiş “Tinay-AsJet El Ele Hep Beraber Tevziye” yarışıyla devam edeceğiz yazılara.

by Canarino

18 yorum:

major dedi ki...

okuması çok keyifli bir yazı olmuş eline saglik

Adsız dedi ki...

çok güzel bir yazı gerçekden.eski günlerime döndürdü beni.yeniden başlasammıki

Adsız dedi ki...

bold Pilot vardı birde asıl efsane o ebnce

anıl dedi ki...

at yarışı ile ilgili zerre alakam yok ama çok ilginç bir yazı olmuş.okuması çok keyifli.

Stan "The Man" Collymore dedi ki...

2 kelime : Grand Ekinoks .

Adsız dedi ki...

inanilmaz keyifli bir yazi olmus

at yarisi asla basit bir sans oyunu degildir.

Diger yazilarinida heyecanla bekliyorum

eline saglik

Adsız dedi ki...

Valla öncelikle hoşgeldin,çıkıntılık yapmak istemem ama sokak ağzıyla yazı yazman pek hoş olmamış..bu benim görüşümdür katılırsın veya sanane ulann sayın okur diyebilirsin

Ferman

Telif Hakkı dedi ki...

johny guitar hakkında güzel bir yazı olmuş ...en iyi yarışlarını hep selim le koşmuş muazzam karakterli ve hırslı bir attı. Tüm yarışlarını canlı seyretmeme sebep olan hatta bir yarışını kaçırmamak için kızarkadaşımla yalandan kavga çıkartıp uçarak veliefendiye gitmeme sebep olan attır kendisi :) 7 yaşında koştuğu tedavi sonrası deneme koşusunda selimin durdurma çabasına rağmen hırsıyla yarışı kazanmıştı ki o yarışı seyretmek için bursaya gitmiştim.Bir atta yarış karakteri varsa bu kavramın kralı Johnyguitar da vardı. Özellikle 94 ve 95 te koştukları başbakanlık koşuları muazzam yarışlardı. Hey gidi diyorum :)

Sheed dedi ki...

eheh yemen tunç.. günahım kadar sevmem ben de..

Telif Hakkı dedi ki...

ha bi bilgi daha vereyim johny guitar ölmedi.. çakım'ların harasında aygırlık yapıyor. keyfi yerinde anlayacağın

ayrıca asjet-lyra'lı gaziyi de anlat tabi 92 lira ganyanla herkesi yakarken biz allalalahaah diye naralar atıyoduk :)

aceto dedi ki...

40 yıllık at yarışı yazarları bu yazıyı kaleme alamaz. bal damlıyor yazıdan. tebrikler.

hellguard dedi ki...

Hocam hoşgeldin öncelikle.

Ben öyle "Hacı kadillak ceki tek atıyorum hayrılara vesile olsun" falan diye kupon yapabilme yetisine sahip bir insan evladı değilimdir fakat çevremde atçı insan olmuştur her zaman. Onların at muhabbetlerini dinlemekten daha zevkli bir olay olamaz, atlarla olan gönül bağları, önemli her koşunun ayrıntılarını hatırlayıp ballandıra ballandıra anlatabilmeleri... hastasıyım.

Blogu da klavyenle şenlendirdiğin düşüncesindeyim, harika bir yazı olmuş. Fenerle ilgili yazılarını, tespitlerini de bekliyoruz. Ha bu arada üslubun harika, kendi blogundan da takip ediyordum zaten, yola devam.

Robaggio dedi ki...

koştuğu günlerde 1,05'i geçmeyen ganyanı ve garanti gelmesi nedeniyle altılı ganyanı beşli ganyan haline getiren ve bizim gibi küçük oynayanların sevgilisi olan bir attı. kafa atın yanına ikinci üçüncü atları yazar baba 2 milyon versin yeter bir hafta oynarız o parayla derdik ama illa bi yerde patlardık tabi:)
mislicilerin de çok sevdiği bir hayvandır kendileri, bu vesileyle saygılarımı sunuyorum coniye...

peralta dedi ki...

abi eline sağlık. öncelikle söyliim johny guitar ölmedi. çakım ekürisinin en kıymetli aygırı hali hazırda.

kendisinden olma, latoyadan doğma klubnika diye de bir yavrusu 2002 gazi'de ikinci oldu.

Adsız dedi ki...

Melody in love'a sıradan diyen biri değil atyarışı a harfi ile başlayan hiç bir konuda muhabbete girmesin.O at gazi galibi top image'ı ankara kosununda gecerek G1 kazanmıştır.

dacool dedi ki...

hocam bu ne hikayedir.cok güzel yazmıssın.hipodroma gidip altılı yaptıgım gün geldi aklıma ne gündü ya .helal sana

Demir dedi ki...

Gerçek efsane Yavuzhan ve hakkında güzel bir hikaye...

http://www.eksisozluk.com/show.asp?id=9925048

emrah dedi ki...

arkadaşlar herkese selamlar arkadaşın yazısını okudumda gercekten bende duygulandım begendim JOHNY GUİTAR a gelirsek at bizim attı belkide inanmıycaksınız ama ben yinede söliyim gercekten tarif edliemez bi attı her zaman problemli her zaman sıkıntılı koşmuştur bu zamana kadar sağlam oldugu dogru düzgün görülmemiştir son yarışını 1 sene ara vererek koştu ve galop hıc yapmadan sadece kenterlerle sakattı cunkı ondandada 1200 de ayagındaki arıza patlak verdi yarısta gerıledi sonra yıne kendını vererek kazandı ama fotoyu gecerken topalladı sonra jokeyı ındı daha sonrada aygırlığa başladı 3 sene yawru gonderdi hepside birbirinden güzel yawrular normalde ilk yawrular ıyı olmaz derler ama bu güzide atın ilk yawruları bile acık yarış atlarıydı fiorito,my joany,klubnika vs... size bi kötüde haberim var JOHNY GUİTAR daha sonra öldü ben ismini bile duyunca hala titriyorum öle bi safkandı o zamandan bu zamana kadar cok iyi safkanlarımızda oldu başta mummyslove olmak üzere sayamadıgım bi sürü ama hic biri JOHNY GUİTAR ın yerini alamıyor şu an sahada torunları var bakalım onlar ne göstericek bi arkadaşımızın dediği gibi SELİM KAYA ile uyumu iyiydi hep zorlanmadan kazanmıştır onun altında buda bı gercek sormak ıstediğiniz başka sorular olursa memnunıyetle cevaplarım şimdiden herkese selamlar