28 Mayıs 2010 Cuma

HEADBANGER SCHOLES VE DİĞERLERİ




















Futbolcuların politik görüşlerinden bahsettikten sonra biraz da müzik zevklerinden bahsetmek lazım. Türk futbolcuları hakkında pek laf etmeye gerek yok. Fatih Terim'in Kopenhag'daki finale giderken tüm takıma Cengiz Kurtoğlu dinlettiği dedikoduları meşhurdur, nitekim takım otobüsünde discmaninin içinde Kurtoğlu cdsi ile yakalanmışlığı vardır İmparatorun. Arabesk dinlemeyen futbolcuların bir kısmı da rap ile meşgul biliyorsunuz. Ümit Davala bu (kannımca ziyan müziğin) önde gelen temsilcilerinden. Gullit, Kevin Keegan gibi isimlerin albümlerine de yer verdik blogda, dolayısı ile onların rengi biliniyor. Blogda daha önce de Türk basınında Frank Rijkaard'ın müzik zevki ve takıma aşılamaya çalıştığı felsefe ile ilgili çıkan haberlere bir atıf yapmıştık.

İngiltere'den başlamak lazım. Greame Le Saux ile. Aslında Le Saux ile ilgili ayrı bir yazı yazmak lazım. Nev-i şahsına münhasır bir adam Le Saux. Kendisi gayet güzel döşenmiş bir apartman dairesinde yaşıyor, homoseksüel olmamasına rağmen sıkı bir eşcinsel hakları savunucusu, bir hayvansever, politik görüşü olarak sol cenahta yer alan bir isim, sıkı bir The Guardian okuru ve şaşırmayacağımız şekilde sıkı bir Radiohead dinleyicisi. Kendisinin "futbolu sadece oynuyorum aslında bir oyun olarak sevmiyorum, kendi oynadığım maçı bile sonradan televizyonda izlemiyorum" şeklinde demeçleri vardır. Acaip adamdır Le Saux. Alternatif rock ve brit-rocktan bir kaç isim daha verelim. Eski İskoç oyuncu Pat Nevin (Souness döneminde bir ara adı Galatasaray için geçmişti) sıkı bir Joy Division hayranıydı. Şimdi sıkı durun. Deportivo'da oynarken, teknik direktör Irruleta'yı sopayla kovalayan Brezilyalı Djalminha nasıl bir müzik dinliyor olabilir. İmkansız gibi gelecek ama kendisi çok sıkı bir Morrissey dinleyicisi. İrlandalı Damien Duff ise bir U2 fanatiği, Duff'ın en sevdiği albüm U2'nun "All That You Can't Leave Behind" albümü. İrlanda dayanışması diyeyim. İspanyol Gaizka Mendieta da umulmayacak şekilde bir "Velvet Underground" fanı. Dirk Kuijt tipinden de belli olacağı gibi bir Smiths hayranı. Zaten eline gitarı alıp "Big Mouth Strikes Again"i icra etse futbolcu mu müzisyen mi ayırt edemezsiniz. Alan Shearer da İngiliz synth-popunun değişmez isimlerinden Marc Almond'un sıkı bir takipçisi. Son olarak bu akımdan Ole Gunnar Solskjaer'i örnek verelim. Altın yedeğin müzik zevki de gayet kaliteli. Solskjaer Nick Cave albümlerini koleksiyonunun en nadide köşesine koyanlardan.
























İngiliz futbolcu Stuart Pearce kendisine cuk oturan şekilde bir punk fanı. Zaten lakabı "psycho" olan adamın reggae dinlemesi beklenemezdi. Peki müzik zevki üzerine cuk oturan bir diğer adam kim. Cristiano Ronaldo. Adamın tipine bak gittiği clubları say. Doğal olarak da Portekizli'nin en sevdiği müzik türü Trans. Dolabında DJ Tiesto ve Armin Van Buuren'in her bir albümü en nadide köşede durmuyosa ben de bir şey bilmiyorum.

Daha önce NAC Breda'nın Finlandiya'lısı Jonas Kolkka'nın sıkı bir Scandinavian Death Metal hayranı olduğu ve Children Of Bodom grubu üyeleriyle sıkı arkadaş olduğunu belirtmiştik. Norveç Death Metalinin hayranı olan bir başka isim var. Tahmin edip diyip 100 isim saydırsam aklınızın ucundan beri geçmez. Paul Scholes. United'ın Solskjaer gibi 15'inde de 35'inde de aynı adamlarından Scholes'un sıkı bir Norveç Death Metal hayranı olduğu biliniyor. Paul Scholes ve Emperor...yanyana getiremiyorum kusura bakmayın. Saç yok ki headbang yapsın. Eski İrlandalı Tony Cascarino da sıkı bir Sex Pistols hayranı. 2 seen önce kariyerine nokta koyan Antti Niemi de death metale merak saranlardan. Zaten Finlandiyalı olup da bu müziğe merak sarmayanı sınırdışı ediyorlar. Bir death metal dinleyicisi de okyanusun öte tarafından. ABD'li kaleci Kasey Keller da death metal camiasında yer bulanlardan. Florida'da kaynağını bulan nice metal grubu göz önüne alındığında çok da yadırgamamak gerek.













Bireyler üzerinden değil de tüm bir takımın mecburiyetten tek bir müzik türün boğulduğu anlar da var. İskoç pop grubu Wet Wet Wet kurulduğu şehir olan Clydebank'in takımı FC Clydebank'in 90'lı yıllardaki forma reklamlarında yer alıyordu. Tarihte başka bir örneği olmayan bir durum. Hoş hazır XL'nin batışı ve reklamsız kalışları ile West Ham United da önüne Iron Maiden yazıp sahaya çıksa fena olmaz daha önce belirtmiştik. İngiliz kulüp Brighton Hove & Albion da kentte dünyaya gelmiş müzisyen Fatboy Slim'in plak firması Skint'i 6 yıl forma reklamı olarak taşıdı. Şarkıcı 2004 sonbaharında Palookaville albümünü piyasaya sürdüğnde bir maçlığına formanın önüne albümün ismini bastırdı ve takım Sheffield United karşısında bu forma ile mücadele etti.

9 yorum:

neretva dedi ki...

Efendim 2000'li yıllarda İngiltere'de bulunurkene Le Saux'nun homoseksüel olduğuna dair bir sürü haber alıyorduk. Ama kimse buna inanmıyordu, basın da yazdığı ile kalıyordu. Araştırmadan patdadanak yazmak oluyor ama şöyle bir durum var galiba. Bu adamın Fransız kökleri İngilizleri ayar ediyor. Hele bir de milli takımda oynuyorsa.Böyle bir şeydi galiba.

aşkın dedi ki...

Aslanım Ronaldo, farkını yine belli etmiş.

neretva dedi ki...

Ufaktan baktım doğum yeri Channel Islands. Yani Fransa'nın dipi. İsim de Le Saux. Şimdi biraz daha bu Fransız kökleri olayına inandım

le saux dedi ki...

Futbol camiasında bir adamın kitap okuması, gözlük takması, Guardian'ı düzenli takip etmesi, Radiohead dinlemesi, üniversite mezunu olması vs. normal karşılanır mı sizce? Var mı bu kalibrede bir futbolcu?

Futbolu The Sun ayarında takip eden bir kitle doğal olarak bu adama yakıştırmalar yapacaktır.

Futbolu bıraktıktan sonra BBC'de çalışan ardından da ABN Amro'ya geçen bir adamdan bahsediyoruz. Öyle ya da böyle bankadan alıyor adam maaşını. 2 çocuğu da ellerinizden öper.

S. Maggadino dedi ki...

Puyol'un grindcore/metal grubu Napalm Death fanı olduğunu öğrendiğimde epey şaşırtmıştım. Dinlediği müziğin hızı oyununa yansıyor sanki biraz

devotee dedi ki...

Solskjaer, Kuyt ve Djalminha'yi takdir ettim. Acaba DM dinleyen var midir?

Bi' de Ronaldo'nun orijinal albumu falan yoktur, mahalledeki dukkandan cektiriyodur o :)

CaRtMaNtR dedi ki...

Ülkemizde rock veya metal dinleyen futbolcu varmıdır asıl onu merak ediyorum :D

Atilla Çelik dedi ki...

Death Metal dinleyenleri görünce içim bir hoş oluyor. Ama Puyol'un Napalm Death dinlediğini bilmiyordum. Doğruysa şoklardayım. Napalm Death'in ruhu girmiş o halde adamın içine, o yüzden aslanlar gibi çarpışıyor yiğidim benim . :))

Adsız dedi ki...

lugano da sepultura konserine gitmişti sanırım.