29 Eylül 2009 Salı

HAFTASONU NOTLARI 2010 - 6


Tembelleştik bu aralar, sebepleri bizde kalsın. Bahsetmiştim, trafik yoğun. Önümüzdeki 3 hafta pek ortalarda görünemeyebilirim, notlara da ara vermek gerekecek. Bilgisini vermiş olalım da, arkamdan çok konuşmayın. Bu hafta da biraz farklı notlar geçeceğim. İlginç basın açıklamaları gördüm gazetelerde, televizyonlarda. Onları özetleyelim, araya da bir iki şey sıkıştıralım.

* Fotoğrafa bir not bırakalım. Dudak dudağa öpüşecekler gibi yahu.

* Önce Couceiro'nun açıklamaları: Ben geldiğimden beri anladığım bir durum değil. Ama her zaman taraftarımızın gelmesini istiyorum sahaya. Çünkü biz deplasmanlara gittiğimizde her zaman bizim taraftarımızdan daha çok ekiplere karşı oynadık. Bizim için tabii ki futbolcular için taraftarımızın orada olması ve onlara destek vermesi çok önemli. Onları her maçımızda görmek isteriz. Takım olarak biz gruplandık, onların da bu gruba katılmasını ve bizi ligin sonuna kadar desteklemesini bekliyoruz.''. Bunu bu sayfalarda da başka yerlerde de yazdık. Türkiye'deki futbolun gelişimini engelleyen en önemli olgu taraftarsızlık. Fena olmayan bir takımı ve hocası var Antep'in. Ama maçlara seyirci gelmiyor işte. Adam da ne yapsın şaşırmış işte. Açıklamayı ararken Gaziantepsporlular.com sitesindeki bir taraftarın yanıtını da gördüm. Taraftardaki anlayışın özeti de kısaca budur işte: "Trübünün boş olmasını dert edenlere ;
Eğer trübünün dolması isteniyorsa ilk önce seri galibiyetlere ihtiyac var 6 haftada tek galibiyete değil…. bu bölgede trübün dünyadaki trübünlere benzemez sevgili hocamız dünyadaki trübün kültüründe Kitleler futbolun peşinde koşar fakat burda başarılı takım şehri peşinde koşturur (örn: bkz Gaziantepspor geçmiş tarihi ) …yaşar canpolat-erkan sürer"

* Bu da Daum'dan:"Mükemmel bir başlangıç yaşıyoruz. Haftalar geçtikçe işimiz zorlaşıyor. Oynadığımız her rakip bizden puan alan ilk ekip olmak istiyor. Hiçbir şey, tamamen bitmeden bitmiş değildir. Oyuncularımız bunu öğrendiler ve biliyorlar..." Çok olağanüstü bir laf değil ama doğru işte. Seri tutturmanın gerilimli bir yanı her zaman vardır. Galatasaray bu hafta olmadık bir yerde takıldı, Fenerbahçe'ye de aynısı olabilir. Bu arada üstüste kazanmada da 9 maç yaptı Fener. Yanlış hatırlamıyorsam rekoru 10 maç (Low zamanı).

* Antalyaspor-Fenerbahçe maçı ligin 32. haftasında falan oynansa ve son dakikada böyle bir gol olsa, kıyamet kopardı. Takımların ne kadar aptalca, amatörce hatalar yapabileceğini bir kez daha görelim, ve zamanı geldiğinde birilerine çamur atarken şu pozisyonu hatırlayalım. Unutmayalım ama hakikaten hatırlayalım!

* "Sağlık olsun Eses, sağlık olsun". Berabere bile kalmayan liderden bir puan koparan Eskişehirspor taraftarları, maçtan sonra galibiyet alamadığı için takımını teselli ediyor. Eh tabi küstahça bir tarafı var, ama komik.

* Gerrard'ın golü araya girsin, hala izlemeyen varsa ntvspor.net'ten izleyebilir.

* Ntvspor'daki gol özetleri demişken. Ligtv.com.tr bas bas bağırıyor ya maçın tüm golleri sitede diye. Onlar da Premier League'deki gibi, sadece golleri değil, tv'lere gönderdikleri 3 dakikalık özeti koysalar siteye, daha hoş olmaz mı? Sadece gol müdür yani maçtan görülmesi gereken. Kartlar, kaçan goller, kavgalar, güzellikleri de görse, televizyon izlemeyenler?

* Guiza, kaçar mı onlar?

* Rıza'ya bayılıyorum. Sanırım eldeki oyuncuları bilgisayar oyunu misali 100 üzerinden puanlamış, puanı en yüksek 11 oyuncuyu oynatıyor. Mehmet Yılmaz, Youla, Burak Yılmaz, Ümit Karan dörtlüsüyle Ali Sami Yen'e çıkılır mı yahu. Mehmet Yılmaz solaçık oynuyor, olaya bak. Yedekte de forvet yok haliyle, Serdar'dan başka. 60'da oyuncu değiştireceği de o kadar belliydi ki. Serdar ve Bülent'in katılımıyla klasik 4-4-2'ye döndüler ve maçın başından beri oynamaları gereken defansif ağırlıklı dengeli oyunu oynadılar. Şuraya yazıyorum, Eskişehir üstüste 2-3 maçta puan kaybetsin, direk tek forvetli, kalabalık orta sahalı oyuna dönecek. Böyle iş mi olur yahu?

* Aylar sonra bahis oynayayım dedim, vaktim vardı, işim yoktu, karşımda iddia bayisi vardı. Cuma akşamından dört maç seçtim. Gençler'e, Ajaccio'ya, Banfield'a, Nürnberg'e bastım. Namussuzların üçü kazanamadı. Yine hevesimi kırdılar. Hadi kazanmayı beklemiyorum zaten. Ama en azından tek maçla falan kaçırayım heyecan olsun. Yok o da yok!

* Gençler'e kızdık ama, Bilal'in frikiği çok iyi. Bu da izlenmeli mutlaka. Vuruş tekniğini çok beğendim. Bursa'daki olaylara pek hakim değilim, yorum yapmayayım. Ama Antep'te Cesar Souza'nın frikiği de görülmeli.

Bitsin böyle bu hafta da. Bana müsaade, dönünce görüşürüz artık!

by tunchay

5 yorum:

ale dedi ki...

ligtv nin sadece golleri gösteren uygulaması kocaman bir ayıp, ama bizde kimse hoşluk düşünmediğinden böyle devam eder gider ..

Hemşo dedi ki...

Eskişehirspor takımının sahada nasıl dizileceğini Rıza Hoca'dan daha iyi kimse bilemez herhalde. Sonuçta şu ana kadar işe yarayan bir sistem var. Tabi ki takım dizilişi, taktiği ilerleyen haftalarda değişebilir, farklı maçlarda farklı sistemler denenebilir, ama şu ana kadar bu sistem gayet işe yaradı. Bu sistem artık takımı ileri götürmemeye başlarsa, veya sakatlıklar ve cezalar sebebiyle istenilen kadro sahaya çıkamazsa, Rıza Hoca da ona göre alternatifler yaratacaktır.

Ayrıca neden maçın başında defansif oynamamız gereksin ki?

EsEs dedi ki...

Couceironun yaptığı açıklama da ESESimin deplasmanından sonra söylemiş olması da ilginç tabi. Demek ki geçen hafta tribünlerimizden öyle etkilenmiş ki kendi tribünlerinde bunu göremeyince byle bi açıklama yaptı

varol döken dedi ki...

ne demek yazamam, alırsın bir notebook, vodafone reklamındaki sir gibi kulübede bile yazarsın!

west ham maçını yazacan daha...

Flying Dutchman dedi ki...

yedek kulübesinde bile gördüm