6 Ocak 2010 Çarşamba

2010 DÜNYA DART ŞAMPİYONASI



















Geçen yılın ilk günlerinde 2009 Dünya Dart Şampiyonası'nı yazmışız. Bu sene de 2010 şampiyonasını yazmak lazım. Ama geçtiğimiz yılki yazıdan bazı alıntılar yapacağım, zira organizasyonu anlatmak lazım. Büyük Britanya'ya futbolun değil dartın beşiği demeleri lazımmış aslında. İngilizlerin bu derece hegemonyasında olduğu başka bir spor var mı bilmiyorum. Hollandalılar onlara karşı koyabilen yegane ülke. Şöyle bir kaç rakam vereyim. Dünya üzerinde dart federasyonu 2 adet. Birincisi 1973'te kurulan İngiliz Dart Organizasyonu (British Darts Organisation-BDO), diğeri de 1992'de kurulan Profesyonel Dart Derneği (Professional Darts Corporation). Tabi ilkinin saygıdeğerliği biraz daha fazla. Zaten ikincisi birincisine alternatif olarak kurulmuş durumda. Her iki kurum da her yıl dünya şampiyonası düzenliyor. BDO Dünya Dart Şampiyonası'nın 32 yıllık tarihinde 25 kez adadan çıkmış dartçılar kupayı eve götürmüşler, 19 kez İngilizler, 3'er kez İskoçlar ve Galliler olmak üzere. 5 kez Hollandalılar zirveye çıkmış. Kupa sadece 2 kez Avrupa dışına çıkmış. 1994'te John Part Kanada ile 2002'de Tony David ile Avustralya bu şerefe nail olmuş. Gelelim PDC Dünya Dart Şampiyonası'na. Orada da 17 yıllık bir geçmiş var. 14 İngiltere, 2 Kanada (her ikisi de John Part ile) ve 1 Hollanda. Yani bugüne kadar 2 farklı federasyonun düzenlediği toplam 48 turnuvada 33'ü İngiliz 39 Büyük Britanya'lı dart ustası şampiyon olmuş. Bugün dünya sıralamasının ilk onunda 2 Hollandalı Willy van de Wiel ve Gino Vos dışında Britanya dışından hiçbir isim yok. Hegemonya kelimesinin kullanma nedenimi anlamışsınızdır.



















Dünya Şampiyonalarına 32 dartçı katılıyor ve dünya sıralamasındaki yerlerine göre eşleşiyorlar. Oynanan oyun şu. Dartın üzerindeki rakamları vurarak 501 sayısından aşağı düşmeye çalışıyorsunuz. Her dönüşte 3 dart hakkınıza var. İlk 0 rakamına düşen bir oyun kazanıyor. Dart tahtasının üzerinde her rakam diliminin ortasındaki ince kısım vurulduğunda o rakamın 3 katı hesabınızdan düşüyor, rakamın tepesinde sınırda bulunan kısım vurulduğunda ise 2 katı. Dolayısıyla 501 rakamından aşağı düşerken amaç dartın üzerindeki en büyük rakam olan 20 sayısının ortasındaki üçlü bölgeyi vurmak. O küçücük bölgeye 3 tane dartı yanyana sığdırıyor işte bu adamlar. Haliyle de 20x3=60X3= 180 sayı bir anda düşebiliyor ve bunun adı literatürde "ton 80". Tabi oyunun gidişine göre diğer rakamları da vuruyorsunuz. Oyunu bitirirken mutlaka rakamların duble veya triple bölümüne isabet ettirmeniz lazım. Yani 20 puana ihtiyacınız varsa, 20'ye değil, duble 10'a atıyorsunuz. Set ve oyunlarda tenis mantığı var. 3 oyuna ilk ulaşan 1 set kazanıyor. Ama burada tenisteki gibi bir uzama söz konusu değil (7-5 şeklinde). Setlerde ise şöyle bir durum var. İlk turda 3 sete ilk ulaşan tur atlıyor, ikinci turda ulaşılması gereken set sayısı 4. Bu sayı Çeyrek finalde 5, yarı finalde 6 şeklinde artıyor. Finali kazanmak için ise 7 set almanız lazım. Turnuva her yıl İngiltere'nin Surrey kentindeki Lakeside Leisure Complex'de düzenleniyor.

Şu anda 2010 turnuvasında 2. tur maçları oynanıyor. Bu turdaki 16 dartçı arasında yine Norveçli Robert Wagner ile Hollandalı Willy van de Wiel dışındaki tüm dartçılar Britanyalı. Geçtiğimiz yılın finalistleri Tony "The Silverback" O'Shea ve Ted "The Count" Hankey yollarına devam ediyorlar. İkinci tur maçları yarın tamamlanacak. Geçen yıl da belirtmiştik, dartçıların neredeyse tümünün bir lakabı var. Ekseriyetle oyun aralarında bir içtiklerinden, 20 yaşındakinin de 40 yaşındakinin de göbeği Ekvator kadar maşallah.
















Turnuva ödülleri ise şöyle.

Şampiyon: 100,000 pound
Finalist: 30,000 pound
Yarı finalist: 11.000 pound
Çeyrek finalist: 6.000 pound
İkinci tur: 4.250 pound
Birinci tur: 3.000 pound

11 yorum:

varol döken dedi ki...

sarhoşken elini dart tahtasına dayayıp, lan parmaklarımın arasından vursana diyip de dartı işaret ile orta parmağının arasına yiyen ve sarhoşluktan bunu fark etmeyen türk arkadaşlar bence bunların alayının kaşının ortasından tahtaya mıhlar!

turnuva biraz erken başlayaydı yerinde takip eder, dart arasında içmeyen varsa ümüğüne de çökerdim bilesin!

Jordi Metal dedi ki...

Wagner'le Woods'un maçı harikaysı 11 sette bitti.

arnawut dedi ki...

Süper! Son günlerde "iş yerine bile almıştık", içimde müthiş bir dart aşkı vardı, böyle bir turnuva olduğunu da yeni duydum. Seneye katılıyorum!:P

arnawut dedi ki...

erdinç "the albanian" ceylan!!! :D

Emir dedi ki...

istanbulda oturan arkadaşlar için söylüyorum. dün izlerken farkettim turnuvada kullanılan winmau marka profesyonel dart tahtasının aynısı ve sayı tabloları caddebostandaki efes sports pubda var. benim de çocukluğumdan beri odamda duran, gerçeğiyle hiç alakası olmayan, bölgeleri arasında demir sınırı olmayan dandik bir dart tahtası haricinde dartla hiç ilgim olmamıştı. fakat orada denedikten sonra tüm kurallarını öğrendim ve gerçekten çok zevkli bir uğraş olduğunu gördüm. anadolu yakasında oturan varsa oynamak için oraya gidebilir, hem de tek kuruş para almıyorlar :)

shelbyl dedi ki...

@varol doken

Abi ne yaptin sen ya?

varol döken dedi ki...

@shelbyl
elimizden geldiği kadar...

Özgür Umut dedi ki...

Wagner - Woods maçını izledim tek kelimeyle muhteşemdi.Bir başka özelliğide eşimin "sen iyice boşluğa düştün,lig araya girince Dart maçlarını bile izliyorsun " demesine neden olan maç oldu.

alchoburn dedi ki...

dart diyip de phil "the power" taylor'dan bahsetmemek de olmaz. adamın adına çıkmış oyunları dahi vardır.

vatandaşın em çok güldüğüm anektodu da, başarısının sırrını sorduklarında verdği bir cevap:

"bütün oyuncular antrenman maçlarında kendilerinden daha güçsüz oyuncularla yarışıyorlar. oysa ben her akşam yemekten sonra eşimle maç yapıyorum; yenilen ise ceza olarak bulaşıkları yıkıyor."

oceangoing dedi ki...

burada bi duzeltme yapmam lazim. 2010 sampiyonasi'nda birincilik odulu 200.000 pound idi. finalist 100.000 pound aldi. sampiyon ingiltere'den taylor, 15. kez sampiyonluga ulasti. finaldeki rakibi ise avustralya'dan whithold idi.

Serdar dedi ki...

501 değil de birden fazla kişiyle cricket oynamak daha zevklidir. Mantık olarak dost kazığına benzer. 15-20 arasındaki sayılar ve bull's eye alanları hedeftir. 3 defa vuramayanlara puan yedirirsiniz. Gayet zevklidir.

Bir de 501 triple ile btirilebiliyor mu? Sürekli double ile bitirmeye çalışıyorlar izlediğim kadarıyla..

Bir de evet, bayanların her türlü spora antipatisi var. Televizyonda hangi spor izlense tepki veriliyor.