21 Ocak 2010 Perşembe

SÜMSÜK
























İngiliz basınının zamanında Rio Ferdinand'ın doping cezasına tepki için, milli takımı boykot etmeyi düşünen futbolculara "Who the hell do you think you are?" (siz kendinizi ne sanıyorsunuz ulan?-artık o "hell"in yerine siz ne koyarsanız ben ulan koydum) diye ayar vermişliği vardır.. O yüzden ben de böyle giderli bir başlık seçtim yoksa futbolculara blogdan hakaret etmek pek adetim değildir. The Sun gazetesi başlığı varsayın siz orayı. Ama doğrudur Gary Neville denen adamın tipine, futbolculuğuna baktığımda aklıma başka kelime gelmez. İnternet aleminde son yıllarda çok rastladığımız "klavye delikanlısı" lafının yeşil sahalardaki karşılığı bu adamdır. Kim bu adama "şu surata bak şu surata, şu surat bende olsa Neville, bir lokantaya girerim hem yemeğimi yerim hem de haracımı alırım" diye Yedi Bela Hüsnü'ye verilen gazı vermiş bilmiyorum ama kendisini Manchester'ın kabadayısı zanneder. Çelimsiz haline bakmadan ona buna horozlanmaya kalkar. Ama mahallede herkes dayı oldu ben de olayım diye gidip kendinden küçükleri döven adamlar gibi bu da yanlış adamlara çatar. Bakın mesela, aynı kulvardaki Roy Keane, Pascal Nouma gibi adamlar farklıdır. Roy Keane geçmişte hesabı olduğu adamlarla uğraşır, hatta Patrick Vieira ile olan düzellosu da bu sümsük Neville'i korumak amacıyla çıkmıştır. Yani Neville bir nevi Troy'daki Paris gibidir. Hatta bu tam oturdu. Pascal Nouma, Leeds maçında maç boyu aranan Danny Mills'i Elland Road gibi sabıkamızın olduğu bir stadyumda alaşağı etmiştir. Gelin görün ki bu Nevill alemin kabadasıyı gibi takılır ortalıkta.

Bununla ilgili ilk vereceğim görüntü Peter Schmeichel'ın United'dan ayrılıp Sporting Lizbon'da 1 sezon geçirdikten sonra Manchester kentine ama mavi tarafına döndüğü maçla ilgilidir. Maç öncesi soyunma odası görüntüleri aşağıda. Schmeichel, United tarafına pozitif yaklaşarak yürüyor, Giggs sırtına vuruyor, Ruud Van Nistelrooy gülüyor, Barthez'le el sıkışıyor. Gary Neville denen adam ise Manchester sokaklarında kısa pantolonla sidiğini tutamazken kalecilik yapan, kendisi daha akademide öğrenciyken Manchester United kalesini korumuş Schmeichel'a sözüm ona soğuk davranarak meydan okuyor. İngilizler bu hareketi için "douchebag" yorumunu kullandılar. Zaten kendisine United taraftarlarından başka sahip çıkan da olmadı.



Manchester United fanzininde kendisinin ağzından yayınlanmış, "Liverpool'a ve Liverpool halkına katlanamıyorum, hatta Liverpool'la ilgili hiçbir şeye katlanamıyorum" lafı ne kulüp ne de kendisi tarafından hiçbir zaman yalanlanmamıştır. Bu yüzden Liverpool şehrinin ve takımının da tepkisini çekmiş bir adamdır. Nitekim bu nefreti perçinleyecek olay ocak 2006'da Old Trafford'da meydana gelmiş. Rio Ferdinand'ın 90. dakikada vurduğu kafa ile takımını Liverpool karşısında 1-0 galip getirdiği maçta tüm takım gol olan kale önünde sevinirken, kendi kalesinin arka tarafındaki Liverpool taraftarlarına el hareketleri yapmış ve sözüm ona deplasmandaki azınlıktaki Liverpoollılara, arkasına mahalle abilerini toplayıp gelen bacaksız havasıyla gider yapmıştır. Sonucunda da FA'den 5 bin poundluk bir ceza almıştır.

Yazının girişinde bahsettiğimiz boykot olayına gelelim. Birçok kesime göre, Gary Neville, Türkiye ile İstanbul'da oynanacak Euro 2004 eleme grubu maçından önce, Rio Ferdinand'ın doping testine girmemesi sebebiyle aldığı cezayı protesto eden İngiliz oyuncuların elebaşıdır. Ama sonunda ne olmuştur. İngilizler de Gary Neville de paşa paşa Kadıköy'e gelip sahaya çıkmış ve maçlarını yapmışlardır. Grev blöfünü de kimsenin yutmadığı gibi bir de İngiliz basınından çok fena bir zılgıt yemişlerdir.

Yetmemiş dünyanın en çok kazanan futbolcularının yer aldığı Manchester United kulübü ve genel para politikası hakkında da otorite kesilmiştir. "Her futbolcunun parayı nasıl harcayacağını tavsiye edecek bir kaç uzmana ihtiyacı var, günümüz oyuncuları banka hesabı açmayı bile bilmiyorlar ve parayı har vurup harman savuruyorlar" diye "yarası olan gocunur" tipinde bir açıklama yapmıştır. Örneğin Roy Keane, kendisini United'dan koparan demecinde, doğrudan adres vermiş ve Rio Ferdinand'a, 4-1 lik M'boro mağlubiyeti sonrası "haftada 120 bin pound alıyorsun ve Tottenham maçında 20 dakika iyi oynadın diye kendini süperstar mı sanıyorsun" demiştir.

Bu sezon, United'ın, 96. dakikada attığı golle City'i 4-3 mağlup ettiği maçta, Michael Owen'ın golünden sonra, yedek olmasına rağmen saha kenarında, City taraftarlarına doğru bir dolu tahrik edici harket yapmış, o zamanki menajer Mark Hughes bunun üzerine Neville'in davranışlarını "mahallenin delisi gibi davrandı" şeklinde nitelemiştir.
















Ve son olay salı akşamı oldu biliyorsunuz. Tabii öncesi var. Carlos Tevez'in United'dan ayrılışı hakkında maçtan önce, bir Malta gazetesine yadığı yazıda (kendisi Malta ile ilişkileri olan bir isim ve Time of Malta gazetesinin köşe yazarı) "takımdan gönderilişi doğruydu" yorumunda bulundu Neville. Bunun üzerine Carlos Tevez, attığı penaltı golü sonrası eliyle "çok konuşuyorsun" hareketi yaptı ama hareketin kime yapıldığı belliydi. Ardından Tevez'in ikinci golü sonrası, sahanın ortasına gelip ellerini iki kulağına koyarak "duyamıyorum" hareketine de yazının girişindeki şekilde, orta parmağını kaldırarak cevap verdi. Tam ona yakışan hareket. Manchester City'den Zabaleta'nın maç sonrasında "United'lı bir oyuncunun maç öncesindeki demeçleri Tevez'i ayrıca motive etti" açıklaması önemli. FA hareket ile ilgili ceza vermeyecek ama zaten olaylı geçmeye yatkın derbide, futbolcularını bu tür hareketler için uyarması konusunda Manchester United'a bir talep yazısı gönderecekler.

Eric Cantona gibi bir isimle aynı formayı giymiş bir adamın haline baktıkça daha da sinirleniyorum.

9 yorum:

Chao Grey dedi ki...

Tevez'in o hareketleri Ferguson'a yaptığını sanıyordum ben.

serhat dedi ki...

Manchester'dan adam cikmaz. Cantona ve Best disindaki tum United sumsukler surusudur kanimca.

her boku bilen adam dedi ki...

neville'da zaten bi sütoğlan havası vardı. bu görüntülerden sonra iyice tiksindim kendisinden.

tevez'e city'e bu maçta kıl olmuştum. şimdi iki tarafa da kıl oldum. zaten adebayor'a iyice kılım. dünkü maçta fabregas ve gallas'ın yaptıklarından sonra arsenal'e de kıl oldum. liverpool zaten kıl ediyor beni.

ben kıla dönüştüm dutchman. bi hal bi çare bana.

anial dedi ki...

schmeichel'a yaptıkları hoşuma gitmese oldukça ağır olmuş kanısındayım. united'ımızın eskilerindendir neville, yüzlerce maç oynamıştır. beckham'ı, ronaldo'yu eskitmiştir önünde. iki kulübede oturunca ferguson'a gider yapmaya çalışan tevez'den bin kat profesyoneldir ve united aşığı bir adamdır. giggs'ten, scholes'tan farkı yoktur zannımca.

AFO dedi ki...

Post'ta geçen hareketlerinden hiçbirini tasvip etmemekle beraber yine de o Beckham, Butt, Scholes, Giggs ve Phil Neville'ın da içinde bulunduğu altın jenerasyonun son temsilcilerinden olduğu için olsa gerek saygım sonsuzdur kendisine.

Ayrıca Neville'in Schmeichel'a tepki koyduğu videoda, Barthez'in Schmeichel'a bakışına dikkat çekmek istiyorum. Bir çırağın ustasına bakışı var o karede. Yaşayan bir efsaneyi saygıyla selamlıyor Barthez.

yusuf onur dedi ki...

bana birini hatirlatti bu yazilanlar: sarbi sarioglu... arkali onlu sag kanatta kostursalardi keske, bole anlasamadiklari her pozisyon birbirlerine gider yapsalardi:)

PIERREMANU dedi ki...

Yazının hiçbir yerine katılmıyorum. Büyük adamdır Neville. Neville'e ayar veren zihniyetin, kariyerleri rakiplerinin futbol hayatlarını bitirme potansiyeli olan yığınla hareketle dolu olan Keane ve Nouma'ya olan bakış açısının da ikircikli ve hakkaniyetten uzak olduğunu düşünüyorum. Keane'nin fol yok yumurta yokken rakiplerinin bileklerine çokça çalışmışlığı vardır. Neville'in formasını alır, özene bezene saklar çocuklarıma miras olarak bırakırım.

brooklynz dedi ki...

yazının büyük bir çoğunluğuna katılmıyorum ve ikinci maçta neville'ın sahada olacağına eminim böylece judas hakettiği cevabı alacak.Ayrıca judas'ın maymun gibi hareketlerine niye sinirlenmiyor kimsede neville hareket yapınca uyuz olunuyor.
Gary Neville is A Red.

Svetlin dedi ki...

bu yazıyı yazmadan önce de neville ile ilgili güzel olmayan hisleriniz varmış bence, bu hareket bir nevi bahane olmuş. neville agresiftir, çirkeftir, hatta pislik bile diyebiliriz kendisi için ama aşağılanmaya varan yorumlar biraz ağır olmuş.

neville biraz bağnaz ya da fanatik ne denirse artık olduğu için bu tip hareketler yapıyor bence. adam manchester united aşığı ve bu formayı giyip daha sonra rakip olarak gelen herkese veya bu formaya rakip olan herkese karşı sert bi tavır sergiliyor. aynı hareketi beckham'a da yapabilir birkaç hafta sonra.

bir de başkalarının arkasına sığınarak kabadayılık yapması aşağılanmanın son halkası olmuş. keane zamanlarında lider keane'di ve neville sümsük gibi gözükmüş olabilir ama birilerinin arkasına sığınması gibi bi durum yok. vieira ile soyunma odası çıkışında yaşanan gerginlik sonrası maç öncesi el sıkışma sırasındaki bakışları bile buna yeterli kanıttır. neville'ın kimseden korkacağını veya birilerine güvenerek dayılık yapacağını sanmıyorum. bunu düşünmek tıpkı tevez'in neville'ın ferguson'a yalakalık yapıyo düşüncesi kadar abesle iştigaldir bence. çarşamba günü tevez'e gerekli cevabı verecektir, oynasa da oynamasa da.