21 Ocak 2010 Perşembe

TRANSFERDE JÖN TÜRK DÖNEMİ

















Çok yazı okudunuz bu adamla ilgili ama ben başka şey anlatacağım. Dün Ali Okancı'nın Haldun Üstünel'in İngiltere'de gazetelere manşet olması ile ilgili yazısına da bıraktığım yorumdan yola çıkarak bir şeyler söylemek lazım. Haldun Üstünel alışmadığımız tarzda bir yönetici. Genç, rahat görünümlü, uzun saçını arkadan bağlayan bir adam. Meşhur Türk dizilerinde esas oğlanı rahatlıkla oynayabilecek bir adam tipine baktığınızda. Teknotrat tipli, kelli felli, göbekli, şu meşhur futbolcu kaçırma dönemlerinin çakal yöneticilerine benzemiyor. Galatasaray'ın eski yöneticilerine hiç benzemiyor. 2 senedir Galatasaray'ın transfer hamlelerinde yaptıkları, onu futbolcuların da önüne çıkardı. Taraftarlar kulübün transfer ettiği oyuncular kadar ona da büyük ilgi gösteriyorlar, hatta adına pankartlar açılıyor. Bunları niye anlatıyorum? Galatasaray takımını ve Haldun Üstünel'i övmek için mi? Hayır. Tüm kulüplerin, Galatasaray da dahil, Haldun Üstünel örneğinden ders alması gerektiği için.

Türkiye'de futbolcu transferi denen şey son 10 senede büyük felaketler yarattı. Futbolcu listesinden, fiyatı en ucuz olanı alan kulüpler de gördük, youtube'dan futbolcu beğenip alanı da, transfer edeceği sporcunun eşi uygunsuz fotoğraflar çektirdiği için transferden vazgeçeni de. Üstelik bu kadar çılgınlıktan, her sene transfer edilen futbolcuların en az 1-2 tanesi yanlış transfere dönüştüğünde bile vazgeçilmedi. Haldun Üstünel'in pozisyonunun yarattığı değişim bu anlamda önemlidir. Benim hatırladığım kadarıyla daha önce Üstünel'e benzeyen 2 adam daha vardı. Hakan Bilal Kutlualp ve Saadettin Saran. İlginçtir ikisi de dışarıdan Haldun Üstünel'e benziyordu. Genç, insan ilişkilerinde kuvvetli, Avrupa futbolu hakkında şöyle ya da böyle bilgi sahibi olan dinamik adamlar. Kutlualp, yıllardır Fenerbahçe'yi taşıyan Alex'i takıma kazandırmış adamdı. Ama her iki yönetici de Aziz Yıldırım'la olan sorunları nedeni ile kulüpten uzaklaştırıldılar. Brezilya'dan Alex'i getiren Kutlualp, Alex'i izlemek için stadyuma giremedi bir maçta hatırlarsınız. Türk kulüplerinin Üstünel, Kutlualp, Saran gibi isimleri kadrolarına katmaları gerekiyor. 2 yıldır blogda futbolcu avcılığı ve transfer ile ilgili aynı şeyi tekrarlayıp duruyoruz. Büyük kulüplerin, ülkelerin üst düzey kulüplerinin dünya üzerinde görevli personelleri vardır. Hem belli bir yaşın üstündeki futbolcuları için hem de genç oyuncular için. Bu personeller belirli periyodlarda gözlerine çarpan veya sözleşme imzalanması kolay olabilecek yetenekleri kulüplere bildirirler. Bakın Rafa'nın İmparatorluğu yazısında bahsetmiştik. Benitez'in dünya çapında tam 70 tane scoutu ve elinde 14.000 futbolculuk bir data var. Biz bırakın 70'i 1 adamın bile yıldızı parladığında nasıl ayaklandık. Tabii Haldun Üstünel bir scout değil bir yönetici. Ama onun modelinden yola çıkılarak hep söylediğimiz şey yapılabilir. Kulüpler, her transfer döneminde milyonları sokağa atmak yerine, böyle, Avrupa futbolu hakkında bilgi sahibi olan, genç, insan ilişkilerinde kuvvetli (Galatasaray'ın son 2 senede transfer ettiği her futbolcu Üstünel'in kendisine yaklaşımının ikna edici olduğunu belirtti) adamları, hem de hangi takımın taraftarı olduğuna bakmaksızın bünyelerine almalılar. Türk kulüplerinin kadrosunda bu şekilde 2-3 adam ve 70'i geçtim, sadece 4-5 futbolcu avcısı olsa sokağa atılan paraların % 50-60 oranında azalacağını düşünüyorum. Üstelik Galatasaray'ın ilave bir avantajı var. Bu sistemin atasının kurulduğu ülkeden çıkmış 2 adam takımın başında. Bir tanesini de altyapının başına getirdiler. Ama dediğim gibi bu tüm kulüpler için geçerli.















Futbol dünyasında transfer, futbolcu keşfetme gibi konularda Türk kulüplerine atılım yapmak için çok önemli bir yol göstermiştir Haldun Üstünel. Bu fırsattan yararlanmak lazım. Hatta öyle bir an gelmeli ki, Haldun Üstünel ve benzeri adamlar, bir kulüpten bir kulübe transfer olabilmeli. Nasıl PSV scoutu veya akademi sorumlusu veya MLS Ligi'nin CEO'su, Chelsea'ye, Arsenal'e transfer olabiliyorsa.

17 yorum:

Schumy dedi ki...

Hakan Bilal Kutlualp Fenerbahçe'den gönderildiği 2005 yılından beri Fenerbahçe'nin yurt dışından yaptığı transferler Josico, Guiza, Kezman, Carlos, Deivid, Lugano, Maldonado, Santos, Baroni.

Alex, Anelka, Appiah, Hooijdonk, Nobre, Tomas, Aurelio gibi Fenerbahçe'ye yararlı transferleri yapan adam Hakan Bilal Kutlualp. Fakat Türkiye'de yönetimler böyledir. Eğer siz başkansanız, bir yöneticiniz kendisini çok ön plana çıkarıyorsa ve kulübü yönetiş tarzınız Padişahlık sistemiyleyse o sivrilen adamı silersiniz.

Aynı olay Özhan Canaydın yönetiminde Adnan Öztürk'e yapıldı. Ribery olayını çözeceğini iddia eden Adnan Öztürk (ki Ribery'yi Galatasaray'a kazandıran adamdır) Özhan Canaydın tarafından apar topar kulüpten gönderildi.

Bu tür adamları kullanmak lazım, yazı gerçekten çok güzel olmuş...

hhkahraman dedi ki...

Aziz Yıldırım'ın Haziran ayında en büyük bombayı Haldun ÜStünel için 18 milyon avro önererek patlatacağı konuşuluyor. Kabul edilmezse de küsüp istifa edecekmiş...

Yaman dedi ki...

beşiktaş'ta serdar bilgili döneminde erdil arpacı'dan bahsediliyordu transferlede çok önemli rol oynuyor diye. o da bu isimlerin arasına katılabiliir mi?

Mete dedi ki...

Bazı insanların sadece işlerini yaptıkları için ikonlaştırılmaları türkiyede çok sık rastlanılan bir olay.adamın saçının uzun olması bile bir artı olarak görülüyor bakıyorum.kendisine neden transferin tek yetkilisiymiş gibi bakılıyor?prezantbl, biraz yabancı dil bilen , biraz sözleşmelerden anlayan ,menejerlerin her ittirdiği futbolcuya atlayamayacak derecede kafası çalışan her hangi bir adam gibi o da klubü için çalışıyor o kadar..Madem butun tutan iyi transferler bu adama mal ediliyor o zaman eski kaleci ,yeni kaleci, elano , linderoth, gökhan zan, emre güngör transferleri de bu adama mal edilmeli değil mi?Ama yok illa adam göklere çıkarılacak...

Flying Dutchman dedi ki...

yazının neresinde adamın saçının uzun olması artı olarak görülüyor sorabilir miyim?

Ku.Ba dedi ki...

Bir noktaya katilmiyorum yalniz.

Kabul, Üstünel müthis islere imza atiyor, saygi duymamak imkansiz. Lakin "futbolcu kesfetme" konusunda örnek gösterilemez kanimca. Üstünel futbolcu kesfetmiyor, zaten kesfedilmis futbolcuyu kulube kazandiriyor.

Turk kulupleri ne yazik ki henuz yurtdisinda futbolcu kesfetme konusunda kayda deger bir basariya imza etmis degiller. Aklima gelen az sayidaki örnekler, Cavcav'in transferleri. (ki, onlari da fazla abartmamak lazim bence)

Flying Dutchman dedi ki...

Bazen yazılarımın okunup okunmadığı konusunda ciddi şüpheler taşıyorum


"Tabii Haldun Üstünel bir scout değil bir yönetici. Ama onun modelinden yola çıkılarak hep söylediğimiz şey yapılabilir"

Mete dedi ki...

"Haldun Üstünel alışmadığımız tarzda bir yönetici. Genç, rahat görünümlü, uzun saçını arkadan bağlayan bir adam".Bu satırları yazıya katkısı olsun diye değil öylesine mi yazmıştın Dutchman?

Aman aman sakın ha saçma bir tartışmaya gerek yok ben de yanlış anlamış olabilirim yorumumun bütünü hakkındaki fikrin daha önemli benim için...Hatta bunu yayınlamana bile gerek yok ...

Flying Dutchman dedi ki...

yok aksine ben açıklamak istiyorum bu şekilde görülmüşse diye açıklık getirmek için, niye böyle soruyorsunuz diye tepki de göstermiyorum

Bir üstünlük, artı özellik kanıtı olarak yazmadığım gibi yazıda da öyle yansıtmadım zaten.

Bu koyduğun bölüm "alışmadığımız tarzda bir yönetici" lafının arkasından ayrıntı vermek için yazılmış olabilir mi? Alışılmadık tarafına vurgu yapmak için.

Mete dedi ki...

Anlaşıldı ki ben yanlış anlamışım ikimizin de vakti boşa harcanmış oldu ben yazıp sen de yanıtlama nezaketini gösterince kusura bakma..

Flying Dutchman dedi ki...

estafurullah ne kusuru

varol döken dedi ki...

haldun üstünel'i alamazsak, berber hasan'dan saçlarını alır, kutlualp'e giydirir kulübe yeniden kazandırırız...

burası fenerbahçe, bizde çare tükenmez!

Ku.Ba dedi ki...

Özür dilerim. O bölümü atlamışım evet.

Flying Dutchman dedi ki...

ya dostlar ben sizinle tartışınca "özür dilerim", "kusura bakma" gibi ifadeler kullanmayın...öğretmen ceza vermiş gibi...

gerek yok böyle şeylere :)

mahcup oluyoruz

varol sen kullanabilirsin
homeexchange ha

Okan Bozdağ dedi ki...

bence Haldun abi Türk futbolunun son dönemlerdeki büyük kazançlarından birisi , yani evlenecek olsam ( ki Varol Döken öyle olduğunu iddia ediyor , halay başı olacak sözü var) Haldun abiyle gider isterim kızı , vermesinlerde göreyim! ağzını kırarım adamın be! , beyefendiliğiyle olsun duruşuyla olsun onun yanında yeni transferleri görmeyi sabırsızlıkla bekliyoruz!

Kerim dedi ki...

Bence türkiyede scouting sistemini kullanmayı başaran 2 klüp var.1i trabzonspor (Özkan Sümer de yaşına ramen bu işi iyi yapıyor) diğeri de hepimizin bildiği gençlerbirliği(cavcav desem yeter heralde).Trabzon özkan sümer sayesinde faty papy ve brüls diye 2adam aldı ama bu adamlar daha henüz 1 maç bile oynamadı.Şuan da MVV(Yanlış hatırlamıyosam)takımında kiralıklar..Gençler de bildiğimiz gibi genç oyuncu bulup yetiştirmeye ve yüksek fiyatlara kakalamaya devam ediyor..Şimdi bu kadar uzun yazdım bi sonuca bağlamak lazım:)Bu trabzonlu oyuncuların kaderi belli hayatları kiralanmayla geçicek yada 1 maçta Tıpkı ardanın mleda boleslav maçında parlaması gibi çıkıcaklar parlıycaklar..Ama özellikle 4 büyüklerin 17-18 yaşlarında adı sanı duyulmamış yetenekli ama diğer yabancıların isimlerinin altında ezilecen oyunculara hiç ama hiç tahammülü yok.Eğer yabancı sınırı kalkarsa Gs,Fb,Bjk,Ts gibi büyüklerimiz genç oyuncuları kadrosuna alıp yetiştirme ve en azından belki 1 yıldız çıkarma şansına sahip olur.Eğer sınırlama kalkmazsa ne genç oyuncu gelir; gelse bile oynayamadan kiralanır sürünüp gider..Son olarak şunu ekliyim daniel tözser fatih terim döneminde frençvaaroştan geldi 17 yaşındamıydı neydi alt yapıda oynadı pafa görede oldukça yetenekliydi..Ne yazıkki bu çocuğu 1 sene pafta tutabildik..Sonra aek te gayet başarılı maçlar çıkardı ve halen orda sanırım..Dediğim bu tözser de yabancı sınırlamasının kurbanı olmuştur..UMARIM AÇIKLAYICI OLABİLMİŞİMDİR:D

varol döken dedi ki...

@dutchman
ayar verme cevap ver!