12 Şubat 2010 Cuma

DÖRDÜNCÜ BOURNE ŞİMDİLİK RAFTA

























Bourne serisinin dördüncü filmi ile ilgili müjdeyi 1 sene önce vermiştik. O yazıda şöyle demiştim seri için: Bourne serisi sinema tarihinde örneğini pek az gördüğümüz üzere serinin her filminin bir öncekinden daha iyi olduğu ve kaliteyi sürekli artıran bir üçlemeydi ve bana göre sinema tarihinin en iyi aksiyon yapıtını oluşturdu. Kalite açısından üçüncü sıraya yerleştirdiğim ilk film Bourne Identity bile, bağımsız değerlendirildiğinde çok sağlam bir filmdi. Son film Bourne Ultimatum ise her şeyiyle seriyi zirveye ulaştırdı ve En iyi ses, En iyi kurgu, En İyi Ses Kurgusu dallarında aday olduğu 3 akademi ödülünü de evine götürerek 2008 Oscarlarında en çok Oscar kazanan ikinci film oldu. Şöyle söyleyeyim bu üçleme benim için o kadar sağlam bir üçlemedir ki 21 tane film çıkaran ama benim hiç hazetmediğim James Bond serisini ezer geçer. Rolle özdeşleşmiş bir oyuncu, "aksiyon filmi ABD'de geçer" saçmalığının dışında dünyayı gezen bir kamera, çok iyi ses ve görsel kurgu, daha ilk 2 saniyesini dinlediğinizde bile size filmi hatırlatan bir "theme şarkısı (Moby-Extreme Ways)", ABD'nin kirli suikast dosyası "Manchurian Candidate" temasına paralel bir senaryo ve saçma sapan esprilerle, ucuzluk içermeyen bir üçleme. Damon, Bourne karakterinde bildiğimiz fiyakalı ajan tipinin dışında kendisiyle sürekli hesaplaşma içinde olan, acımasız, soğuk, sonuçta filmin sonunda kurtulan "iyi adam" profilinden uzak eli kanlı bir tetikçi rolünü o kadar iyi kotarıyordu ki dördüncü film o olmadan düşünülemezdi.

Ancak 1 sene boyunca köprünün altından çok sular aktı. Ekim ayında, Damon henüz ortada bir senaryonun bulunmadığını ve çekimlerin, proje bugün masaya yatırılsa bile 2011'den önce başlamayacağını açıkladı. Bundan kısa süre sonra üçlemenin son 2 filminin yönetmeni Paul Greengrass seriye yönetmen olarak dönmeyeceğini açıkladı. Bunun üzerine de Damon "Greengrass yoksa ben de yokum" şeklinde bir çıkış yaptı. 1 şubatta, Invictus filminin galasına katılan Damon "devam filminin en az 5 yıl sonra çekilebileceğini açıklarken, galaya katılan Greengrass da "doğru senaryo olmadığı takdirde" başka bir Bourne filmini yönetmeyeceğini açıkladı. Ama ortada bir Bourne projesi var. Hollywood madem devamını çekemiyoruz, modaya uyar öncesini çekeriz diye bir "prequel" çekecek. Yani Jason Bourne'u ilk gördüğümüz Bourne Identity'nin de öncesini anlatan bir film. Filmde ne Matt Damon ne de Paul Greengrass olacak. Tahminim Bourne'un, bir tetikçiye dönüştürüldüğü laboratuvar dönemini anlatacaklar. Tabii seriyle bu derece özdeşleşmiş oyuncu ve yönetmen yokken o film ne derece başarılı olur düşünmek lazım. Bu tür başarılı serilere sonradan zottirik bir film eklenince fena sinirleniyorum. Misal The Godfather DVD setini alıyorsunuz, nefret edilesi üçüncü film de var içinde. Alien serisini alıyorsunuz, içinden Alien vs. Predator da çıkıyor. Onları da arşive eklemek zorunda kalıyoruz. Indiana Jones serisini alsak içinden Spielberg-Lucas tecavüzü Kingdom of Crystal Skull da çıkıyor...

9 yorum:

simon dedi ki...

benim de en sevdiğim filmelerdendir... arada seriyi bir iki gün arayla tekrar izlerim.... bu posttan sonra bu akşam yeni bir tekrara başlamak lazım...

Eddie dedi ki...

Çok güzel söylemişsin Dutchman:
"Bourne serisi sinema tarihinde örneğini pek az gördüğümüz üzere serinin her filminin bir öncekinden daha iyi olduğu ve kaliteyi sürekli artıran bir üçlemeydi..."

Bence bu tip seri filmlerde bu bahsettiğin başarı ancak ve ancak tüm serinin senaryosu ilk film çekilmeden evvel hazırlanınca mümkün olabiliyor. Yine çok başarılı bir üçleme olan Back to the Future öyleydi malum. İlk filmin sonunda "to be continued" yazardı. Star Wars üçlemesi de "altılaması" da bu şekilde hazırlandı. Bourne serisi de bunlar gibiydi.

Ne zaman ki önceden hazırlanan senaryo bitiyor ve hadi bir tane daha çekelim diyip zorlama senaryolara giriliyor, o çekilen film kesin patlıyor. Bütün seriyi de beraberinde uçuruveriyor. O yüzden bence bu saydığım serilerin devam filmleri mümkünse çekilmesin. Ben razıyım böyle tad damakta yaşamaya.

varol döken dedi ki...

godfather 3 o kadar kötü mü yahu? geçen bir dizide vardı konusu, rules of engagement sanırım, baba yı izlemediği için arkadaşlıktan reddettiği genç çocuk hepsini izledim ama en çok 3. sünü beğendim diyince adam bir daha sakın benimle konuşma falan gibi bir şey diyordu...

ben de izlemedim len daçmen küssene bana!

bu arada bourne'un devamı ne zaman çekildi yahu?

AbSurDMaN dedi ki...

Yazıyı okuyunca tekrar izleyesim geldi.

Black Pearl dedi ki...

Bu kacıncı haber (ç)alışınız FD bey! Blogta 10 kadar yazarınız var onlardan iş yok mu? Simdiye kadar benim daha cok yazım koyuldu...do you know what I'm saying??

Adam dedi ki...

3 yetmez. 4,5,6 olsun. her yıl yeni bir bourne olsun :)
godfather üçlemesinden sonra en iyi üçleme diyebilirim.

Adsız dedi ki...

herkes bilir ki en iyi bourne filmi supremacydir daha sonra identity en son ultimatum gelir.

Black Pearl dedi ki...

@ Adam
Godfather üclemesi iyi diildi. Bir cok cok iyiydi, iki iyiydi, üçü izlemedim FD sayesinde...

hücum futbol dedi ki...

godfather 3 nasıl nefret edilesidir? tamam godfather I-II kadar değildir ama o da klasiktir hocam.