7 Temmuz 2010 Çarşamba

BAILA EL CHIKI-CHIKI



Almanya'yı bu şarkıyla uğurluyoruz. 36 yıl öncenin finali tekrarlanmadı. İspanya'nın kale çizgisi üzerinde dahi en az 3 pas yapmadan gol atmama şeklinde bile karşımıza çıksa bizi şaşırtmayacak pas trafiği ve ondan daha da önemlisi Almanların ilk 50 metresini boğdukları pres, öndeki Mesut-Podolski-Trochowski-Klose dörtlüsünü otomatikman statik hale getirdi. Buna Mesut'un zaten maç içinde çok hareketli olmayan karakteri de eklenince Almanların adım adım mağlubiyete gideceği daha 15. dakikada belli olmuştu. İspanyolların onlara yaptıği kötülük sadece gol atmak değil, çıkaramayacakları bir dakikada atmaları oldu. Puyol'un da gerilerden gelerek kendisinden 14 santim daha uzun Pique'nin üstüne ve önüne sıçrayıp kafayı tam anlamıyla "gömmesi" ayrı bir mevzu.

















Hollanda, İspanya karşısında ne yapabilir. Tüm Hollandalılar sıcak yorumlarda, İspanya'nın bu rakibi çıkarmayan preslerinin Hollanda'yı da bozacağını ve hatta Alman tandem ve orta saha ikilisi kadar üretken olmayan Heitinga-Mathijsen-De Jong-Van Bommel ikilisinin çok daha erken teslim olacağı yönünde. Ama tabii Sneijder ve Robben gibi adamlar da Mesut ve Podoloski kadar etkisiz olmayabilir. Üstelik Sneijder'ın, Mesut'ta olmayan, top ona gelmediğinde, kendi sahasının ortasına kadar gelip oyunu yönlendirme özelliği de mevcut. Yine de İspanya'nın yarı finaldeki vites artıran bu oyunu onları finalin favorisi yaptı otomatikman. Pazara kadar daha çok konuşuruz. Kapatırken şunu not düşeyim. David Villa'da tam Almancı Türk tipi var söylemeden geçemeyeceğim.

2 yorum:

Jrep dedi ki...

Capdevilla koridorundan Robben'in ne kadar yararlanabileceği de ayrı merak konusu...David Villa güzel tespit, kaslarini da aldırırsa tam olacak :)

ahmet sercan dedi ki...

david villa yorumuna tamamen katılıyorum.dün maçı izlerken bende oyundan çıktığı sırada aynı yorumu yaptım.ayrıca khedira baros'un 2004 avrupa şampiyonasındaki halinin kopyası ne dersin?