23 Ocak 2011 Pazar

DUZENSIZ DUZENSIZLIK
























Gheorghe Hagi'nin ilk yarida ardarda kaybedilen maclarin ardindan, hafif de kizginlikla yaptigi "bazi oyuncularin saha icindeki davranislari normal degil" aciklamasindan sonra bugunku kadronun ortaya cikardigi 2 ihtimal var. Ya Hagi o soyledikleriyle sadece Misimovic'i kastediyordu ya da kendi kendini yadsiyor. Ikisin de problem var. Eger birincisi ise, Misimovic'in o donemde saha icinde, kendisini kadro disi birakacak kadar kotu bir oyunu yoktu (daha dogrusu her mevkiisi cokmus takimin sebebi degildi). Ikincisi ise bir teknik adamin henuz 1 ay icerisinde kendi soylediklerine karsi cikmasi demek. Ornegin ayni konusma sirasinda yaptigi "kiralik oyuncu istemiyorum" cikisinin ardindan Insua'ya hala sans veriyor. Burada muallak kalmis bazi noktalar ve muhtemelen hicbir zaman da aciga kavusmayacak. Culio'nun transferi Misimovic'in takima donusunu oyun anlayisi bakimindan da imkansiz hala getirdi nerede ise. Baros'un ayrilmasi halinde Galatasaray sadece 2 ay icinde Elano-Misimovic-Baros uclusunden muhtemel Yekte-Culio-Stancu (Kazim) uclusune donusmus olacak ki onemli bir gosterge bu.

Genelde saha ici felsefeleri ve dizilisleri oturmus olan takimlar, tribunde herhangi bir acidan ya da mac icinde pilot kameradan bakildiginda profillerini ortaya cikartan takimlardir. Bunu oturtamamis takimlarda ise mevkiiler cogu zaman icice gecmistir ve bunun duzenli bir duzensizlik olmadigi, ornegin ViktorMaslov'un 50'lerin sonlari, 60'larin baslarindaki Torpedo Moskovasi gibi surekli sirkulasyon icinde islemedigi de aciktir. Galatasaray'in ilk yaridaki futbolu bu duzensizliklerin de bir kurbaniydi. Takim oyuncu profilleri acisindan bakildiginda 4-2-3-1 dizilisini uygulamak icin sahadaydi. 4'lu defansin onundeki Baris ve Ayhan'in onunde'solda Emre Colak, sagda Yekta, ortada Culio, ucta da Kazim yer alacakti. Ancak macin ilk dakikasindan itibaren Baris Ozbek'in rakip sahanin ortasina cok sik girisi Ayhan'i defansif orta saha gorevinde cok sik yalniz birakti. Ama Baris'in bu cikisinin bir baska problemi vardi, o da forvet arkasinda, sahte 10 numara olarak oynayan Culio'nun cok sik Kazim'in bolgesine sizmasiydi. Boylece 4-2-3-1, istemdisi bir 4-1-3-2'ye dustu.

Bu donusumun ortaya cikardigi bazi sorunlar da kendiliginden olustu. Ilki Baris Ozbek ve Ayhan Akman'in hem bireysel olarak ustun yeteneklere sahip oyuncular olmamasi, hem de Xavi-Iniesta (hadi bu ornegi vermek cok zorlamak olacaksa), gectigimiz Sampiyonlar Ligi finalindeki Cambiasso-Zanetti, Khedira-Schweinsteiger orneklerinde oldugu gibi aralarinda iyi bir alisveris gorulmemesinin getirdigi yaraticilik eksikligiydi. Buna bir de Galatasaray topu ayagina aldiginda Baris Ozbek'in sag kanata deplase olmasi ve Emre Colak'la, Yekta'nin ortaya katetmesi eklendi. Bu tabii Ayhan ve Baris'in yaraticilik eksikliginden haberdar olan Hagi'nin bilincli bir tercihi olabilir (gerci Baris bugun takimin tek ciddi sutunun sahibi, bircok kritik pasinin arkasindaki adam ve golun asistini yapan isimdi, Feldkamp'in onu ilk getirdigi gunlerdeki gibi oynadi). Ancak defans hattiyla, forvetin arasindaki 5 oyuncunun yarattigi gereksiz duzensizlik Kazim'in da pasifize olmasina sebep oldu. Macin basinda, ozellikle Yekta'nin yarattigi hareketlilik ve baski da yerini durgunluga birakti. Ustelik bu karmasanin defans hattina da olumsuz bir etkisi vardi ki, Emre Colak'in top ayagindayken, yaptigi gereksiz katetmeler Hakan Balta'nin onun yerini doldurmak icin cok sık ileri cikmasina ve yarattigi bos sol koridora Servet Cetin'in tek basina onlem almasina sebep oldu. Bu sistemin ilk yarida pozisyon bulmasi cok zordu. Olmadi zaten.
























Ikinci yari ise Mehmet Nas ve Kamanan'in girisinin 2 onemli etkisi oldu oyuna. Birincisi Pedriel'in cikip Mehmet Nas'in girmesiydi ki Nas, Hakan Balta'nin ikinci yarida da suren cikislarinin donusunu iyi kullanamadi. Ikincisi de rakibi durdurmayi dusunen Riza Calimbay'in ikinci yarida fikrini degistirip Hayrettin-Kamanan degisikligine gitmesiydi ki bu da Baris Ozbek ve Ayhan'in uzerindeki etkiyi azaltti. Baris'in ikinci yarida takimin her tehlikesinde isminin olmasinin etkisi de buydu biraz.

Galatasaray'in hala onemli sorunlari var. Ornegin durum 0-0'ken Mehmet Yildiz'in yakaladigi pozisyonda Ayhan'in yaptigi kovalama hatasi Galatasaray'in son 2 ayda en cok rakip kaleye gitme israrinin oldugu maci kabus sekilde bitirebilirdi. Bu tur takimlarin, ustelik Galatasaray gibi istikrara son derece muhtac takimlarin dizilis ve oyun planini oturtmalari icin uzun bir zamana gerek var. Ozellikle de teknik direktorunun, futbolcusunun ve tribununun kafasini karistirmaya bu kadar meyilli bir yonetimi olan Galatasaray'in. Hagi'nin "topu yere indirmek istiyoruz" demecine de alkisi yollayalim. Galatasaray'da, Blackpool'un yeni sihirbazi Charlie Adam veya Fulham'in gectigimiz yilki uzun top uzmanlari Danny Murphy ve Clint Dempsey olmadigina gore secmek zorunda oldugu yol belli.

2 yorum:

Adsız dedi ki...

Umarım Şampiyon oluruz

www.muziklisohbet.com

Umutation! dedi ki...

atak yapamamamızın en önemli nedeni atağa kalkış şeklimiz. servet topu alıyor, balta'ya oynuyor, balta da ya arda'ya ya da servet'e geri dönüyor. 2-3 kere bu döngü gerçekleştikten sonra servet sıkılıp topu dikiyor ve şansımız yaver giderse atak yapıyoruz yoksa top kalemize kadar dönüyor.

sağ kanadı zaten hiç denemiyor takım. çünkü orada aydın ve s.özkan vardı.

yeni transferlerle servet ve balta'nın ataklarda az yer almasıyla daha rahat rakip kaleye gideriz gibi gözüküyor.