9 Şubat 2011 Çarşamba

KİM GELİYOR?....CANAVARLAR!!!!

























Askerde böyle bir marş vardı bilen bilir. Sağa sola gidilirken kışla içinde söylenecek, elbette tören için şehre inildiğinde dile getirilmeyecek bir marştı zira şöyle gidiyordu.

Kim geliyor
Canavarlar
Canavarlar
Geliyorlar
Kızları seviyorlar
Sarışın, esmer, kumral farketmez
Topçular affetmez
Hey hey hey hey hey

Hatta bununla ilgili bir de anım vardır. Yemin töreninde Erzincan 59. Topçu Tugayı'nın stadyumunda yerini almış asker aileleri birliklerin tartan pistinde yerini almasını beklemiş, ancak bir türlü Top-Er birliği alana gelmemiş, en sonunda uzaklardan yaklaşık 120 tane, 2-3 aydır bırakın kıza dokunmayı, gördüğü tek dişi Bulvar Gazetesi'nde "Şaziye patladı: Asıl İndirimi Ben Yapacağım" haberindeki yabancı porno yıldızından bozma Şaziye olan yağız delikanlı "canavarlar geliyorlar, kızları seviyorlar, sarışın esmer farketmez....." diye alana girince ailelerde bir tedirginlik olmuş, kızlarını arka sıralara göndermişlerdi. Neyse efendim yazının sebebi askeriye veya Bulvar gazetesi değil, Şaziye hiç değil. Önümüzdeki aylarda gösterime girecek ve Hollywood'un sırtını eciş bücüşlere dayayacağı filmler. Bizim böyle bir listemiz vardı, vakti olan ona da bakabilir.

Cowboys & Aliens

Ben bu filmin adını duyduğumda hakikaten filmin ismiyle birebir örtüştüğünü değil, bir aile draması olduğunu düşünmüştüm. Ama gelin görün ki dostlar hakikaten kovboyların zamanında geçecek bir uzay hikayesi. Wild Wild West'e benzemez inşallah diyorum, çünkü Harrison Ford en son uzaylılara bulaşayım deyince güzelim Indiana Jones rezil olmuş, birçok insan sırf o film yüzünden serinin 4'lü DVD Box'ını almaktan kaçınmıştı ki işlerinden birisi benim. Ford'un yanında çakma James Bond Daniel Craig ve House MD'nin 13'ü, her yere "ben böyle filmde oynamadım, muhteşem ötesi, izleyin dibiniz düşecek" diye yazan Olivia Wilde var. Tek umudumuz Moon'da müthiş iş çıkaran Sam Rockwell'in varlığı. Ben pek umutlu değilim. (Ağustos 2011)

Paul

Simon Pegg-Nick Frost ikilisini en iyi işi bana göre Hot Fuzz'dır. Shaun of the Dead için de fena değil diyebiliriz. Paul yeni filmleri ve bu sefer yanlarında bir de dijital uzaylı var. Yalnız hem şekil şemalden hem de fragmandaki aksiyondan Paul karakterinin American Dad'deki Roger karakterini fena andırdığını söylemeliyim. Hot Fuzz'ı çok sevmemin sebebi Brit-komedi tarzına yakınlığıydı, bu daha bir Scooby Doo diyarlarında geziyor, yine çok şey beklememek lazım. (Mart 2011)

























Mars Needs Moms

Robert Zemeckis yapımcılığında ve 2002'deki Time Machine kepazeliğinden sonra 9 yıldır film çekmeyen Simon Wells yönetimindeki animasyon. Wells söz konusu filmi batırınca, bir önceki filmi Prince of Egypt'teki gibi animasyona döndü. Aile kavramı, annelik, uzaylılar falan derken Walt Disney'den yine "büyüklere masallar" türünden bir film geliyor. (Nisan 2011)

Battle Los Angeles

Bundan önce çektiği en kaydadeğer film Texas Chainsaw Massacre: The Beginning olan (onun kaydadeğerliği de filmin kalitesizliğindendi) Güney Afrikalı yönetmen Jonathan Liebesman, baktı ki Güney Afrika çıkışlı District 9 iş yaptı, kendisini büyük bütçeli, düşük kalitedeki oyuncu kadrolu filme verdi. Michelle Rodriguez hanım kızımız bir gün romantik komedide ne zaman oynayacak merak ediyorum. Askeri oynadığı en az 5 film sayarım. Bir tek Lost'ta asker değildi, orda da polisti. Bir kere iyi aile kızını oynasa dişimi kırıcam. Los Angeles'a bir haller olur, tanımlanamayan cisimler görülmektedir, kesin bir çapanoğlu vardır...(Mart 2011)

Apollo 18

Bunun 13'ü eli yüzü düzgün bir filmdi. 18'i nasıl olacak bakalım. Afiş cümlesi afilli olmuş."İnsanoğlunun bir daha Ay'a gitmemesinin bir sebebi vardı". Anlayacağınız bir soracağız, "neydi lan?" diye, onlar da cevaplayacak. Yalnız bu filmden bir şeyler umuyorum. Nightwatch ve Daywatch'un yönetmeni Timur Bekmambetov filmin yapımcısı, ilk İngilizce filmini çeken İspanyol Gonzalo-Lopez Gallego da yönetmeni. Nisan 2011 gösterim tarihi.

























Super 8

J.J. Abrams yazar ve yönetmen, Spielberg yapımcı. Bu Abrams'ın gidişini pek iyi görmüyorum. Lost'u batırdı, Cloverfield gibi (bana göredir bu) bir komediye imza attı, Fringe'e de aşk-meşk oyunları bulaştırıp koskoca evrenin kaderini bir adamın uçkur davasına bağladı, Star Trek'de de eh işte dedirtti. Şimdi de Cloverfield türünde, kendi zombi filmlerini çekmeye çalışırken yine "bizden olmayan" bir "şey"le uğraşan çocukların hikayesini ele alacak. Görecez ne çıkacağını (Haziran 2011)

Transformers: Dark of the Moon

Michael Bay ve Jerry Bruckheimer....Lütfen köşenize çekilin artık. Gerçi Bruckheimer'ın bu Transformers'da parmağı yok ama bu sefer de her haltın içinden Spielberg çıkmaya başladı. Üstelik bu sefer yurdum gençliğini Optimus Prime, Megatron hikaye deyip sinemaya çeken Megan Fox da yok. Yerine Victoria's Secret modeli almışlar bir tane. Hikaye aynı işte, Decepticonlar dünya derdinde, Optimus insanlık derdinde, zirzop çocuk hatun derdinde, itici anne babası...onları bilmiyorum gebersinler artık bu filmde...Bol özel efekt, bol kafa ağrıtıcı tempo...(Temmuz 2011)

The Thing

Bombayı sona sakladım. Hollywood'un bok edeceği bir başka efsaneye daha hoş geldiniz. Üstelik bu işe bir Hollandalı alet oldu daha da dertliyim. 15 yıldır film çekmeyen Matthijs van Heijningen Jr (adını yazana kadar adam öbür filmini çekmeye başlar) John Carpenter'ın efsane filminin "prequel" versiyonunu çekecek, yani öncesini. Hani 1982 yapımı filmde, bizim elemanlar gidip Norveçli tayfanın iglosunda Thing'in gezegene düştüğü yeri buluyordu ya, işte film Norveçli tayfanın başına gelenleri anlatacak. Filmin esas insanı bir kadın. Tamam lafımız yok da, Alien politikasına girmeye gerek yoktu. Ellen Ripley bir tane olur sinema tarihinde, takliti olmaz. Valla filmin tek bir artısı var, Lost'tan tanıdığımız, tasavvufi Mr.Eko'yu oynayan Adewale Akinnuoye-Agbaje de kadroda. Morricone ile anlaşılamadığından 1982 yapımı filmi efsane yapan müzik de kullanılmayacak. Ne diyeyim (2011 sonu)


Eciş Bücüş Mangası

9 yorum:

Adsız dedi ki...

apollo 18'in afişinde ben mars yerine ay görüyorum ama.. ayrıca insanoğlu daha önce mars'a gitmişmiydi?

Flying Dutchman dedi ki...

osman aya gitti onu biliyorum

Kaan Kavuşan dedi ki...

afişin üstüne de rusça damgayı çakmışlar. astronot vs kozmonot manyaklığına girişebilirler.

Cowboys & Aliens'tan ümitliyim. Tabi ciddi bir film beklememek lazım. patlamış mısır, kola (tercihen bira) falan mevzusu... görsellik ve seyir zevki versin yeter.

Trastan dedi ki...

Pek güzelde; Cowboys & Aliens isminden aile draması çıkarımını nasıl yaptın, tahmin edemedim :)

Onur Yıldırım dedi ki...

http://cdn-www.cracked.com/articleimages/ob/MR1_WM.jpg

Flying Dutchman dedi ki...

yapilmisi var

http://www.imdb.com/title/tt0120684/

diren ayhan dedi ki...

Filmi izlemedim ama o nasıl bi cast başarısıdır.. velet bildiin Ian McKellen.
Cloverfield ve Star Trek yorumlarına katılamayacağım
Zemeckis i bi köşeye sıkıştırıp çılgınca tokatlamak istiyorum.Titre ve kendine gel sen Back to the Future ın yönetmenisin.Yeter lan !! hep mocap hep mocap nereye kadar.Bide kötü hepsi...

Transformers ın nesi beğenilmez anlamış değilim.Transformers işte çizgifilmini sevdiysen izlersin , sevmediysen izlemezsin.İple çekiyorum birbirini patlatmaya çalışan dev robotların kapışmasını.Evet özeti budur.Fazlasını beklemek pek mantıklı değil gibi sanki.Haaa çocuğun ailesinin ölmesi temennisine katılıyorum o ayrı :)

CaRtMaNtR dedi ki...

görsel efekt şöleni olan filmlerden çok detaylı ve incelikli senaryo beklemeyi yanlış buluyorum.

zaten öyle bir film çekildi mi matrix, terminator 2: judgment day gibi sinema literatürüne geçiyor.

ama misal transformers serisi gibi filmlerde optimus prime ile büyümüş neslin dev ekranda megatronun ağzına ağzına çakmasını uçarak tekme atan bir optimus prime görmesinin verdiği zevk tarif edilemez.

mamo chello dedi ki...

en sacma yoruma imza atmakla bahtiyarim:ben de acemiligi erzincan'da yapmistim abi..gördüm,okudum,duygulandım:)