23 Ocak 2009 Cuma

KİTAPTAN NOTALARA: BİR TOLKIEN DESTANI vol.1

























Blind Guardian deyince akan sular durur” tarzı sığ bir giriş yapmak istemezdim ama duruyor.İşin gerçeği Dutchman İstanbul’dayken o konser benim bu konser senin dolanırdık. Guardian’ın İstanbul’daki 3 konserinde de partnerimdi kendisi. Sanki pazara alışverişe gider edasıyla normal tişörtlerle giderek “bunlar kim lan” bakışlarını üzerimizde toplardık.Çok anekdotlar vardır o konserlerden. Hele bir 3.konserin dönüşü var ki o apayrı bi makale konusu.

Neyse konumuza dönelim. Efendim Power Metal’in güzide isimlerinden Blind Guardian’ın 6. stüdyo albümü olan “Nightfall in the Middle Earth” değinmek istediğim olay. Çünkü bu albümü diğer Blind Guardian albümlerinden farklı kılan ve hatta benim için tüm metal albümlerinden ayıran en önemli özelliği konsept bir albüm olması ve şarkıların konularında büyük üstad J.R.R. Tolkien’in muhteşem eseri “The Silmarillion” dan esinlenilmiş olması. Guardian bu albüm gibi mükemmel bir esere bir daha imza atamayacak belki. Ama zaten böyle bir şeyin beklenmesi de anlamsız. Çünkü bu albüm apayrı bir olay.Belki bir sanat eseri belki de bir kitabın soundtrack’i diyebiliriz.

Elimizden geldiğince bu albümdeki parçaların konularına, dolayısıyla da Silmarillion’a değineceğiz.

İlk olarak benim için albümün en vurucu parçası olan “The Curse of Feanor” dan bahsetmek isterim.Zira şu an winamp’ta repeat konumunda 7.tekrarını yapan parça kendisi.

























Kimdir Feanor? Üç elf türünden biri olan Noldor ırkından bir elf. Finwe’nin en büyük oğlu. Kitaba ismini veren silmarilleri yapan kişidir. Psikopatın önde gidenidir. Öyle ki isteğini yerine getirmeyen akrabalarını katledecek kadar. Silmarilllerin Melkor (daha sonra Feanor tarafından kendisine “Dark Enemy” anlamına gelen Morgoth ismi takılmıştır. Kendisi manyak Sauron’un da efendisidir) ve Ungoliant (karanlık örücü) tarafından çalınmasından sonra Noldor kralı olmuştur. Feanor öldüğünde çevresinde bir çok ölü balrog bırakmıştır. Ayrıca yine öldüğü zaman bedeni alev aldığı için kendisine Spirit of Fire (ateş ruhu) da denmektedir.

İşte bahsi geçen parça da bu dellenme anlarından yola çıkılarak yapılmıştır. Feanor ve ahalisi Silmariller çalındıktan sonra intikam yeminleri eşliğinde Orta Dünya’ya gelmiştir. Babası Finwe’nin katili Morgoth & Ungoliant A.Ş bulunacak, gereken yapılacaktır. Bu yemin o kadar gözünü döndürmüştür ki akrabalarını bile gözü görmez bir noktadan sonra. Öyle ki ihtiyacı olan gemileri akrabası olan Teleri halkından istemesine rağmen alamayınca “sen misin vermeyen” şeklinde akrabalarını katletmiştir. Ama gözü dönmüştür bir kere. "Çok ta tın" demiştir içinden belki de. Şarkı ilerledikçe bu talihsiz olay aklına tekrar gelmiş ve üzüntü duyar gibi olmuş ancak kendi kendine yeminini hatırlatmıştır. Her ne kadar kitapta Feanor’un pişmanlığından pek bahsetmese de şarkıyı dinlerken “abi eleman haklıymış” diyorsunuz içinden.














Hansi Kürsch resmen “Feanor” kılığına bürünmüş şarkıda. Yukarıdaki konuyu resmen yaşıyorsunuz Hansi sayesinde. Parçayı dinlerken Feanor’un isyanına hak veriyorsunuz resmen. Yeminine ortak oluyorsunuz. Akrabalarının katlinden dolayı duyduğu üzüntüde içinizde bir burukluk oluşuyor. Morgoth’ a öfke duyuyorsunuz. Semt’ten 3 otobüs orta dünya’ya akasınız geliyor.

Sololar, Thomen’in öldürücü vuruşları (ah Thomen geri dön be) parçanın ruhunu iliğinizde hissetmenizi sağlıyor.

Ancak ne yazık ki bu parçayı canlı olarak ne izleme ne de dinleme şerefine nail olabildik bu zamana kadar…

















by Barad-dur

9 yorum:

jackietreehorn dedi ki...

Mirror Mirror'i tek geçerim bu albümden, ama bence tüm zamanların en güzel Blind Guardian albümü, boş şarkı yok neredeyse, War of Wrath ile açılır, Final Chapter ile biter.

Bu arada Iron Maiden belgeseli çıkıyormuş ortamlara bahar gibi, adı da Flight 666 (http://news.bbc.co.uk/2/hi/entertainment/7842422.stm)."Flying Heavy Metal"ı koymuşsun ordan aklıma geldi.

varol döken dedi ki...

- abi 3 tane orta dünya uzatır mısın?

- orta dünyadan geçmez yiğenim... ama istiyorsun beni seni yerdeniz sahillerinde bırakayım, az biraz yürür oradan 7 ejderlere indi bindi yaparsın

:)

varol döken dedi ki...

@barad-dur
parçayı canlı olarak çalmadılar mı, siz mi yakalayamadınız?

Frapppedaki dedi ki...

3. konser sanirim tahmin ettigim konser. O gunden sonra dinlemez artik Barad Guardian`i demistim sasirdim simdi. Guzel yazi eline saglik.

Adsız dedi ki...

@varol döken

şimdiye kadar canlı çalmadılar,ben görmedim en azından.Hiçbir yerde rastlamadım.Varsa elinde bootleg olan paylaşsın, verelim reput'u...

@mafalda

sorma.... kopamadık yine de...:)

Flying Dutchman dedi ki...

bu arada bilmece gini olmasın
söz konusu 3. konser 14 Mayıs 2006 tarihindedir :)))

Sosyal_FB dedi ki...

Biz de van basten ile beraber Bostanci'da mesaideydik o gece :) Time Stands Still'i de bekliyoruz bu seriye. Arz ediyoruz :)

Adsız dedi ki...

"I will always remember their cries.
Like a shadow which covers the light!"

Herşeyden önce artık son birkaç yıldır, o ses çıkmıyor Hansi'den.

Herif o güzelim sesini, kendisinin çok sevdiği ve bizim de taptığımız o manyak vokali sayesinde tüketiyor.

Ben de hiç bi canlı kaydına rastlamadım.Bu zamandan sonra da pek söyleyeceğini sanmıyorum.

Ama biz onu otuz yıl sonra bu sesi çıkaramasa da hatırlayacağız , feyat figan şarkı söyler halde...

alchoburn dedi ki...

evet mirror mirror parça olarak harikadır ama silmarillion okuyan biri için her biri ayrı lezizdir.

tüylerim diken diken okudum şu yazıyı. blog'da böyle birşeyi yer alacağını düşünmemiştim.

"Aure entuluva!!"