11 Mart 2009 Çarşamba

MODERN TÜRK SİNEMASININ EN KÖTÜ 10 FİLMİ

























10 ay önce yazdığımız "Türk Sinema Kültürü" yazısında şöyle demişiz. "....Zamanında yanılmıyorsam ünlü sinema eleştirmeni Roger Ebert "Pearl Harbour" rezaletini gördükten sonra "Titanic için daha ne kadar bedel ödeyeceğiz" demişti. Buradaki vurgusu Titanic'in o zaman için tanınmayan oyuncular, görkemli görsel efektler ve ana konudan bağımsız bir aşk hikayesi temalı bir filmin 11 Oscar almasından sonra, bunu kopyalan ama Titanic'in başarısının yanına bile yaklaşamayan film müsveddeleri üzerineydi.Türk sinemasının 2-3 yılda bir yaptığı "iyi film" diyebileceğimiz filmlerin bedelini ödemesi ne kadar sürecek peki. Son 10 yılda Türk sinemasında sizi tokatlayan kaç film hatırlıyoruz. Bir başyapıt olmasa da son yıllarda gördüğümüz eli yüzü düzgün ender filmlerden olan Babam ve Oğlum gösterimde iken aynı anda Maskeli Beşler ve Hababam Sınıfı'nın adını hatırlamadığım devam müsveddelerinden birisi oynuyordu." İşte o müsveddlerin bir top 10'unu yapmamızın zamanı. Listeyi "modern türk sineması" diyerek sınırlandırdık ama eminim tüm sinema tarihimizi ele alsak da bu filmlerden 7-8 tanesi listeye rahatlıkla girerdi. Maalesef ucube yaratma konusunda son yıllarda master tezi yapmış durumdayız.

10-Mumya Firarda: Filmin bir sahnesinde bir taksi ortadan ikiye bölünür. Ama çalışmaya devam eder. Yalnız şöyle bir problem vardır ki arabanın benzin deposu (genelde olduğu gibi) arka taraftadır ve diğer yarıda kalmıştır. Bu 2 milyon dolara yakın para harcanan ve IMDB'nin dünya tarihinin en kötü filmleri listesinde ilk 100 arasında giren Mumya Firarda'nın tek faciası değildir. Ereksiyon problemi olan bir mafya babası, bu sorununu Mısır'dan getirteceği bir mumya ile çözeceğine inanır ve olaylar gelişir. Bu muhteşem senaryonun mucidi Haluk Özenç dahA sonra da Belalı Baldız, Acemi Cadı, Yalancı Yarim gibi işlere imza atmıştır. Zaten, bir filmle ilgili olaylar gelişir diyorsak zaten anlayın durumu. Filmde Teoman vardır, üstüne üstlük Sinan Çetin vardır, üstüne üstlük Şebnem Dönmez, üstüne üstlük Ayşe Hatun Önal vardır..bunlar bir şey mi Selami Şahin vardır yahu. Hem de fragmanda geçer. Hayal edin...2 Times Academy Award Winner Sean Penn and Selami Şahin....Coming Soon....




















9-Maskeli Beşler Modern Serisi: Üniversite veya lise hayatında kimsenin arkadaşlık etmek istemediği, kız arkadaşı olmayan, espri yeteneği sıfır, itici, kılkuyruk dediğimiz türden adamlar olur ya, işte Murat Aslan isimli Türk sinemacısı "bu adamların 5 tanesini bir araya getiririm, mükemmel de film yaparım" diye yola çıkmıştır. Filmdeki karakterlerin herhangi birisiyle bir odada 3 dakika geçirsem vücudumun içinden Alien çıkar. 2009 yılına geldik. Maskeli Beşler serisinin modern uyarlamasından 3 tane var elde. Evet 1 tane de değil 3 tane. Yılmaz Atadeniz'in 60'lı yıllardaki serisine adeta tecavüz eden bu serinin hitap ettiği tek bir kitle var. Bayram günlerinde otobüsler bedava olunca evden çıkan güruh.

8-Hababam Sınıfı Modern Serisi: Yıl 1976

Zühtü Hoca: Vech-i hurşidinize münevver demişler.
İnek Şaban: Aman kaçalım hocam
Zühtü Hoca: Niye?
İnek Şaban: Eee bekçi hurşit in eline lüverver vermişler. yakalarsa sizi de vurur bizi de vurur.

Yıl 2006

Deli Bedri: Pippi adası'na gidiyorum
Peltek Dinçöz: Pippi Adası mı? Acaba nesiyle meşhur bu ada?

Ferdi Eğilmez ismini nerede görseniz kaçacaksınız bu seriden çıkarılacak ders budur. Bu şahıs Maskeli Beşler serisinin yapımcısı Hababam Sınıfı serisinin 2 filminin yönetmenidir. Son dönemde bireysel anlamda sinema sanatına bu kadar ihanet eden bir adam daha çıkarmadı herhalde Türk sineması. Hababam Sınıfı'nın o klasik serisinin üzerine kanalizasyon çukuruna düşmüşsünüz hissi veren filmle ilgili asıl kafama takılan Halit Akçatepe'nin bu filmde ne işi olduğudur. Eskiye saygı diye bir şey vardır be adam. O kadar medya maymununun arasında kendisine "ben ne yapıyorum" diye sormuştur mutlaka. İlginç biçimde Maskeli Beşler serisinde sinir bozan kadronun en azılı elemanları bu filmde de vardır. Affınıza sığınarak bir şey sormak istiyorum. Adını bilmediğim, şu bir gözü yarı kapalı olan sevimsiz herif nasıl ünlü oldu?

7-Emret Komutanım Serisi: Mustafa Altıoklar 1995'te İstanbul Kanatlarımın Altında filmini çektikten sonra sürekli aşağıya gitti. Bu acaip film de onun dibe vuruşunun simgesi. "Sevimsiz, cinsel açlık içindeki erkek topluluğunun yanına, cinsel organ kaldıracak 2 tane kadın koy al sana Türk filmi" formülünün son temsilcilerinden. Bunun sinemada 90 dakika süren işkencesi bile temel hak ve hürriyetlere saldırı iken, her hafta televizyon erkanlarından insanların evine girdiğini düşündükçe kabuslar görüyorum.
Viyana Kuşatması'nda bu dizideki askerleri kullanabilseydik Avusturya İmparatoru kuşatmanın ikinci gününde işkenceden kurtulayım diye intihar etmişti. 7 numaraya geldiğimde şunu farkettim. Türk sinemasındaki her felakette Mehmet Ali Erbil var. Listede olmayan facialara 2 örnek Kahpe Bizans ve Dünyayı Kurtaran Adamın Oğlu'nda da Erbil kadroda. Özellikle seçiyor sanırım.

6-Çılgın Dersane Serisi: Aslında serinin yaratıcısı Faruk Aksoy'a teşekkür etmek lazım, bize dünya tarihinin en kısa senaryolu filmini hediye ederek uzun uzun anlatmaktan kurtardılar. Serinin konusunu anlatayım mı? Göt. Evet, bildiğimiz belin altında bacakların üstünde olan çatallı, 2 yanaklı organ. Filmde oynayan aktörlere gönderilen senaryoda "kalça" ve "göğüs" kelimesi kaç defa geçiyor merak ediyorum. Eskiden 3 film birden sinemaları vardı. Sinema sahipleri adamcağızların amacı, davası, hesabı belliydi. Kapıda girerken peçete dağıtılırdı. Dürüst, samimi. Şimdikiler öyle değil. Türk sinemasına katkı yapıyoruz diye film yapıyorlar. Sinemada patlamış mısır sesinden çok fermuar sesi duyulur ancak. O zaman neden poz yapıyorsunuz ki?






















5-Yasak Sokaklar 1-2: Rivayete göre Quentin Tarantino Dünyayı Kurtaran Adam filmini çok sever ve kişisel koleksiyonunda bulundurur. Hatta bunu ileri götürüp evinin duvarında filmin afişinin bulunduğunu söylerler. Ancak bilinmeyen bir gerçek vardır ki Tarantino aslında Kill Bill serisini Yasak Sokaklar erisinden uyarlamıştır. 2 bölüm halinde halen bazı hafta sonları atv ekranlarında yayınlanan bu film Tarantino'ya yıllar sonra Kill Bill'i 2 bölüm halinde yapma filmini vermiştir ki Uma Thurman'ın canlandırdığı "Beatrix Kiddo" karakteri Seren Serengil'den esinlenilerek yaratılmıştır. Emrah ise filme Pal Sokağı Çocukları kitabını okuyarak hazırlanmıştır. Filmin sonundaki sahnede Serengil'in "onu sen öldürdün...sen, sen...sen..sen" diyerek topluluktaki herkesi göstermesi yıllar sonra Fight Club'taki "His name is Robert Puulsen"sahnesine de kaynak olmuştur. Konu belli. Emrah yine proleterdir, hep proleterdir, zengin kısmısı gelip hayatını mahveder, sonunda ölür....Evet böyle özetlenebilir.

4-Recep İvedik Serisi: Hayatında ilk defa duyduğu küfürlere "vay be helal olsun orijinal küfür" diye tepki veren bir milletin bu filmi de zirveye çıkarmasına çok şaşırmamalı. Bu filme gidip ayaklarını havaya dikerek gülen tayfaya lafım yok, eyvallah ama bu kişisel bir liste sonuçta. Bu madde hafiften subjektif olabilir. Snatch, Dr. Strangelove, Hot Fuzz, Lock Stock..... gibi filmlere gülmüş bir adamın Recep İvedik'e gülmesi mümkün değil. Benim takıldığım başka bir şey var. "Bu kadar insan bu filmi izliyorsa başarılıdır" şeklinde bir yaklaşım var. Ben Angelina Jolie ile Brad Pitt'in 10 dakikalık sevişme görüntülerini sinemalarda gösterime soksam 50 milyon kişi sıraya girer, bu o filmin sinemasal açıdan üstün bir örnek olduğunu göstermez. Zaten hasılat hiçbir zaman kalitenin ölçütü olmamıştır ya, bir de filmin fikir babalarına "sonuçta bu kadar insana izletebiliyorlar" yaklaşımını yapmak da o kadar sağlıksız.

3-Büyü: İşte Türk sinemasının The Crow'u. Nasıl Brandon Lee'nin setinde ölmesi sebebiyle Alex Proyas'ın filmine lanetli olarak bakılıyorsa Büyü filminin de gerek setinde, gerek galasında çıkan ya da çıkartılan yangınlar filmi lanetli mertebesine yükseltmişti. Filmin hikayesi günümüzde kitap fuarlarında pocket-book olarak satılan herhangi bir macera kitabının konusundan farklı değildir. Bir grup arkeolog hayaletli olarak bilinen bir kasabaya, tarihi bir yazmayı bulmak için gelir. Köylünün "oraya gitmeyin osuruğunuzu bağlarlar" uyarılarına kulak asmazlar. Aradıkları belayı da bulurlar. Kamplarını cinler periler basar. Hatta bu cinler işi daha da azıtıp tecavüze bile yeltenirler. Dünya tarihine "cin tecavüzü" kavramını sokan bu efsane sahne bile neresinden tutarsan elde kalır. Zira nasıl yetenekli bir cinse, tecavüz ettiği kadının iç çamaşırını çıkarmadan bu işi başarabilmiştir. "Yatakta iyi" dedin mi böyle olacak işte.

2-Dansöz: Savaş Ay bu filmin hikayesini eğer Karate Kid filminden araklamadıysa ben de bir şey bilmiyorum. Kobra lakaplı eski bir dansöz, yeniyetme bir dansözü turnuvaya hazırlamak için ona eğitim verir. Zorro, Neptün, Emira, Dekora gibi He-Man'dan fırlamış gibi duran karakter isimleri ile bezeli bu Savaş Ay filmi öyle beter bir filmdİr ki bu listedeki diğer filmlerDe olduğu gibi doğru dürüst bir hasılat da yapmamıştır. Zaten Savaş Ay da bu filmde kendi tarzını sergilyeyememiş ve içinden ateş çıkan fıçılardan bizi mahrum etmiştir. 2001 yılı filmin yapım tarihi. İzlediğimde "sanırım gelmiş geçmiş en kötü Türk filmi olarak kalacak" demiştim. Yanılmışım bizde daha ne cevherler varmış. Aşağıda.

























1-Asmalı Konak Hayat:
İşte bana göre sadece Türk sinemasının değil dünya sinema tarihinin en kült filmlerinden bir tanesi. Ne zaman rastlasam cipsimi içeceğimi alıp gözümü kırpmadan seyrediyorum bu filmi. Özcan Deniz'in saf Bronx aksanıyla "getautofhiyıryusanofabiç" diyerek sakallı haliyle kameranın önüne atladığı sahneyi bugün Al Pacino'ya gösterin, ertesi gün De Niro'yu arayıp "Bob biz bugüne kadar aktörlük mü yapmışız be can?" diye sorar Filmin tek bir sahnesini ayırmak istemiyorum. Seymen'in Radiohead kliplerine taş çıkaracak şekilde kendisini köprüden aşağı bıraktığı sahne, Menderes Samancılar'ın "kirveee kirveee" diyerek ortalıkta Seymen'i araması, Nurgül Yeşilçay'ın kazınmış kafası, Sirtaki eşliğinde (evet Anadolu göbeğinde sirtaki, böyle komplike bir filmidr işte) Sümbül annenin tabak kırma sahnesindeki sanat yönetimi, acaip doktor, muhteşem yan karakterler. Bu film B filmi değil A,B,C,D,E filmlerinin tüm özelliklerini bünyesinde barındıdır. Imdb'de bir kullanıcı şöyle yazmış "Eğer David Lynch sizi heyecanlandırıyorsa Asmalı Konak da öyle yapacaktır"...Hay ağzına sağlık.

by Gorky, Barad-dur, forzabrian and FD

43 yorum:

gerisi önemli değil... dedi ki...

kötünün de kötüsü için; nihavent mucize.

moises dedi ki...

çılgın dershane serisi , amerika'da ki erotik temalı gençlik filmlerini türkiye'ye uyarlamaya çalışıldığı ucuz birer kopyasıdır. tabii bu tarz filmler de senaryo , hikaye filan da hak getire. film genellikle ''meme ve popo'' eksenin de cereyan etmekte...

maskeli beşler ve emret komutanım tarzı yapımlar da film genellikle sinemaların en yoğun olduğu sömestr tatiline denk getirilmeye çalışır. okulun stresinden bulanıp kendine sosyal aktivite arayan gençler gelir de filmden belki kar ederiz mantığı maalesef böyle saçma yapıtların ortaya çıkmasına sebep oluyor...

varol döken dedi ki...

şimdi buraya yazacaz, 3 sene sonra para tatlı gelecek, bu filmlerden bir tane de biz yazcaz, ondan sonra belgeli salak olacağız ama olsun ne yapalım:)

dansöz için bir arkadaşım hani tartışılmaz denir ya, hayatımda hiç bu kadar içten kullanmadım bu tartışmasız dünyanın en kötü filmi demişti:) ben izlemedim...

recep ivedik'e benim çankırılı otoparkçı arkadaşım ile gitmiştim, kendisi de az biraz ivedik zaten... öyle güzel gülüyordu ki itoğlu, bastım kahkahayı bastım kahkahayı... ama geçen show tv verdi, kötüymüş hakkaten... yalnız ivedik'te şöyle bir sorun var... karakter kesinlikle çok başarılı, yani adam yapmış... film olana kadar kim 500 milyar ister videoları internette tık rekoru kılıyordu ve açıkçası ben de gülmekten geberiyordum... ama skeç işte adı üstünde skeç... öyle de kalmalıydı mıydı, bıdı bıdı bıdı...

hababam sınıfı'na da ne özlemle, ne umutla anasıyla babasıyla giden milyonlar vardı... işte o özlemler, umutlar var ya... anladın sen anladın!

gerisini de izlemedim... benim izlediklerim arasında en kötüler:

1- Arog
2- Gora (bok atmak diye değil ya hakkaten çok kötülerdi, inanılmaz kötülerdi)
3- Komser Şekspir (içinde Şekspir geçince tuzağa düştünüz unuttunuz de mi:
4- Bay E (ben izlemedim ama Dansöz ile kapışırmış)

Başka da aklıma gelmiyor ya, zaten modern gayrimodern falan fark etmez Türk sineması diye bir kavram yok ki!

Olympian dedi ki...

ah bir de iyi filme ornek, "babam ve oglum" olmasa idi.

Benway dedi ki...

"gomeda"sız bir en kötüler listesi düşünülemez

adsoy dedi ki...

bey e ve gora yı bende alırdım bu listeye. ayrıca büyü benim gözümde 1 numaradır bu listede :)

kozniku dedi ki...

Recep İvedik'e TurkMax'de rastladim, 11 dakika dayanabildim. Bu filmi, karakteri begendigini soyleyen tum arkadaslarimla arama mesafe koyuyorum, elimde degil soguyorum.
@varol döken
tabi ki goruslerine saygi duyuyorum ama benim gordugum recep ivedik kotu bir karakter; cogunun iddia ettigi gibi hayatin icinden degil. Ayrica icerik olarak karikatur olamadigi icin goruntu olarak karikatur olmus, adina sinema kelimesini alan biri oyle sakal yapmaz.
Bir anti kahraman degil, oyle olsa sevmesem de bir felsefe içeriyor derdim. adini hatirlamadigi bir tiyatrocunun, Star TV icin Kemal Sunal filmlerini TV filmi sekilde uyarladigi skecimsiler vardi. Tatil yoresinde gecen, kendini komik sandigi icin trajikomik, itici seylerdi. İvedik onlara benziyor.

karakalem dedi ki...

Kutsal Damacana ve Ajan K'yı unutmamak gerek...

AbSurDMaN dedi ki...

Bay E, Dansöz ve Asansör der, susarım.

Her Yol Roma dedi ki...

"Adını bilmediğim, şu bir gözü yarı kapalı olan sevimsiz herif nasıl ünlü oldu?" demişsiniz.

O adamın adı Melih Ekener, Abuzer müstear ismiyle radyoculuk yapıyor yıllardır. Ordan çıktı.

dark knight dedi ki...

recep ivedik 1 de çok güldüm 2 yi beğenmedim. gora'da da çok eğlendim hakkının yendiğini düşünürüm arog u hiç sevmedim.. yasak sokaklar ın ise şöyle bi farkı var bence, izleniyor. gülüyorsun alay ediyorsun sıkılmıyorsun. diğer filmler ise iğrenç ötesi vakit geçmiyor. büyü dışında hiç birini izlemedim bende bu yorumu yaptım ama.. neyse..
özcan deniz in sahnesini çok merak ettim şimdi.. :)

tatava dedi ki...

Emrah'ın küçük lakabını atıp dans figürlerini şahlandırdığı, aynadaki aksi olan Emral isimli çakma Emraha dava açtığı günlerde çektiği filmler birer külttür. Tabii bence.

Yasak Sokaklar (West Side Story de neymiş) ikilemesi, Yalnız Güneş Şahitti ve Tom Cruise'lu Coctail filminin tıpkısını apartarak yapılanı 3 film de birbirinden eşsiz filmlerdir.

Diğer filmlerden farklı olarak bunlar zaten televizyon için çekilmiş filmlerdi. Öyle gişe beklentisi olmayan, bizi bize anlatan(!) filmler olma çabaları içinde değildiler. Hala Atv tekrardan verir mi bu filmleri diye sorarım kendime. Her verdiğinde de denk gelmişsem kaçırmam.

Eğer Flash Tv'nin efsanesi Gerçek Kesit'i seviyorsanız bu filmleri de sevmemeniz için hiç bir neden yok diye düşünüyorum.

bb dedi ki...

recep ivedik'i severek izledim. kimseyi de umursamadım bu hususta. gene de umursamam. amma velakin yasak sokaklar candır yahu :) kalmadı artık öyle masum sokak çetesi hikayeleri. mahalle ortamında yetişmiş bir insan olarak eskiden çeteler para, pul falan için değil sadece mahalle için kavga ederlerdi gerçekten. her ne kadar west side story'nin dans hariç kopyası olsa da candır, canandır ve hatta dönem filmidir bile. yapmayın, etmeyin :)

kozniku dedi ki...

Adını benim de bilmedigim, Melih Ekener oldugunu ogrendigim sahis, Safak Sezer, Mehmet Ali Erbil;
hayattan soguyorum bunlari gorunce...
Laf lafi aciyor, Hababam Sinifi ranti yiyen bir de Ercan Saatci vardir, once klip yapip sonra da Hababam Sinifi emektarlarina dil uzatan... Hirsizin tekidir. 2000 lerde Fenerbahce icin yaptigi sozde sarkilar calintidir, Mehter Marsi'ni 80 lerdeki GS tribun versiyonunun aynisi ile yapmistir, sozleri degistirmeye gerek bile gormemistir, oysa 80 lerin flas takimlari Bordo, Hamburg'un esamesi okunmuyordu 2002'de, onlari degistirecek kadar emek harcamadan ranta gitmistir.
Bay Y.

Canarino dedi ki...

Her ne kadar daha 5 yasinda idiysem de ilk sinemam olmasi acisindan ve Cengelkoy acik havaya olan sevgimden oturu net hatirladigim film olan Sekreter'i anmadan gecemiyorum.

lord ricko joel dedi ki...

benim en kötü filmlerim ;

1- Dabbe
2- Recep İvedik 2
3- Recep İvedik 1
4- ..bırakın izlemeyi bunları hatırlamaya çalışırken de sıkılıyor insan: ) eheh neyse

TakeBackTheCity dedi ki...

Gen filmi ciddi manada leş bir filmdir, birde çıkıp ben türkiye nin en genç yönetmeniyim demiyor mu, nesin sen nesin sen diyip çat diye geçiresi geliyor insanın :)

Barad - Dur dedi ki...

@canarino

sen nasıl bir insansın lan :)))

Adsız dedi ki...

Bence gelmis gecmis en kotu turk filmi Yesil isik. Rezalet ötesi!!!!

CaRtMaNtR dedi ki...

Gözler dabbe ve musallat gibi unutulmaz korku klasiklerini arıyor listede.

Recep İvedik konusunda ise komedinin kaliteli ve kalitesizini karıştırma sorunu var sanırım. Ben hem yazıda örneği verilen 4 yabancı filme hemde Rİ filmlerine gülebiliyorum. Çünkü hem kaliteli esprileri hemde bazen inanılmaz derece bayağı esprilerede (sırf son derece bayağı olduğu için sırıtıyor insan bu mdur yani espri dersin) gülebiliyorum. Ha bunu herkes yapamaz bununda farkında olduğumdan beğenmeyene nasıl beğenmezsin o kadar insan gidiyor gibi bir çıkışta yapamam.

Birde kimse kutsal damacana (gerçi çok komik bazı sahneleri var) ve hemşo dememiş ona şaşırdım.

Yanlız bu listediki filmler kötüdür ama Dünyayı Kurtaran Adamın Oğlu hayatımda izlediğim açık ara en berbat filmdir. Bir dolu yan karakter zorlasan bile gülünemeyecek kadar bayağı (bayağılığında komik olma sınırı vardır takdir edersiniz) espriler ve berbat ötesi efektlerle daha kötü bir film hatırlamıyorum ben.

varol döken dedi ki...

@kozniku
elbette yahu, sen öyle diyecen ben böyle diyecem, ortada buluşmamıza bile gerek yok maksat güzel ortam olsun...

yalnız ben sinemadaki karakterine demedim... recep ivedik, dikkat şahan çıkabilir programı içinde yaratılmış bence çok başarılı bir cam kenarı karakteriydi... o zamanlar ekşi sözlük'ün sevgilisiydi şimdi yediği lafın haddi hesabı yok... neden çünkü sinema için karakterden ödün verdi onu iyice hödük ayı biri yaptı, daha çok kişi sevsin diye... oysa ivedik, bakkaldan sepetle bira alan, agresif kompleksli, hadime yi bir sepetle aşağı indiren çok iyi irdelenmiş bir karakterdi... filmde ne oldu, agresif kompleks kelimeleri sadece cümle içinde geçti, şahan ivedik'in içine etti ya da aksoy mu demeli bilmiyorum...

gülmek sorun değil yahu kimse kimsenin gülmesine karışamaz, ota da gülersin boka da... mesela benim için party'den (peter sellers) daha komik bir film yoktur ama o da sonuçta bir durum komedisidir tabi ki sellers farkıyla... burada sorun ivedik'in filme işlenmesinin bile ayıp olduğu bir yerde şahan'ın çıkıp höt zöt atmasıdır... ulan yap işte efendice işini, al paranı çekil...

cem yılmaz keza öyle... sinemanın s'sini bilmiyor gibi ucuz yollu girişmeyeyim ama hakikaten giriş gelişme sonuçtan bihaber bir insan kendisi... senaryoyu kendisinin yazmadığını itiraf etti... zaten bu işlerin bir senaryosu da yok arkadaşlar, alıyorlar 50-60 sayfalık taslak metin ver elini set... ikisi de sanırım biliyorlardır, bu filmleri dünya sahnesine soksalar, onları oscar'ın kulisine sokmazlar su taşımaları için...

böyleyken böyle işte, ne güzel oturduğun yerden sinema uzmanı kesilmek, sağolasın izocam:)

varol döken dedi ki...

@adsız
ben dedim değil mi belgeli salak olurum diye... o filmin fragmanını ve gazete teaserlarını ben yapmış, senaryosunu da daha çekilmeden okumuştum:)

filmi yine izlemedim ama dayanamıyorum abicim!

Adsız dedi ki...

şebnem dönmez'e laf sokulmuş kınıyourm :D
1-2 ay evveş çıkan kadri'nin götürdüğü yer adlı filmi ben 1 numeroya koyuyorum kutsal damacana 2 olur.işin kötüsü listedekilerin birçoğunu arkadaş tavsiyesine uyup izlemiş olmak.türk sinemasındaki iyi filmleri yazmak daha yorucu olsa gerek.10 film çıkar mı şüpheliyim.

Adsız dedi ki...

Bi de zaten kotu film olarak bilinen dünyayı kurtaran adam filmine daha da kotusu de olurmus dedirtircesine Dunyayı kurtaran adamın oglu eklendi.

Bu arada OKUL filmi de kotuydu. Dutchmanın dikkatinden kactı sanırım.

tubik dedi ki...

Büyü'yü kötülükte tek geçerim.. Hadi diğerfilmlerin kendine has bi sebebi var, biri imkansızlıktan, diğeri cahillikten, bir diğeri para kaygısından, bir diğeri görmemişlikten ama yani Büyü nedir? Biri bana anlatsın.. Müsamere deseler inanırım, sinema filmi diye sunmuşlar ortaya.. En korkunç olması gereken sahneden gülmekten boğuluyoduk! Bi de galasında kendi kendine yangın çıkmıştı falan..

Recep İvedik tartışılır, ben iincisine gittim, genel olarak sıkıldım ama bir ağustos Böceği Karınca hikayesi vardır ki aklıma geldikçe gülüyorum. Recep İvedik'te fazla tartışacak bir kısım göremiyorum, sinematografik (günde 10 kez kullanırım bu kelimeyi) olarak bişey beklemek doğru olmaz gibi geliyo bana, Mr. Bean'e nasıl gülüyosam o da öyle sanki. Kötü olan anormal iddialarla yola çıkıp, büyük beklentiler oluşturan Arog'dur. Sadece teknik anlamda görüntüyü güzelleştirip içi bomboş bir film olmuş komedi anlamında.

Cino dedi ki...

mustafa altıyoklar'ın, "banyo" adlı garabet filmini bu listeye dahil etmeyen, recep ivedik III'de figüran olsun inşallahh...

tunchay dedi ki...

dutchman listeyi yaparken ortalıkta yoktum, oralarda olsam kesinlikle mahsun kırmızıgül'ün "beyaz melek"ini sokardım listeye. evet kesinlikle izledigim en kötü film odur!

hayatta yarısında terk ettigim tek film de "kutsal damacana" idi. bedava diye gittik, gitmez olaydık.

bir de son söz recep ivedik, arog, gora tipi filmlere. cem yılmaz ve şahan'ı begeniyorum hakikaten. yalnız evet bunlarda halkın dibine inme gereksinimi acıkca farkediliyor. haksız da sayılmazlar. tayfun guneyer, ferdi egilmez gibi adamlar sacma sapan film yapıp 3 milyon kişiye izletip dünyanin parasini götürünce, e bu yetenekli adamlar da biraz halkın suyuna inmeye basladilar. dogru mu tartisilir tabi.

ama su var. misal recep ivedik 1'de herkes osurukla sise devirme sahnesine güldü. yani 5 milyon kisi izlediyse 4.8 milyonu bu sahnede delirmis olabilir. fakat filmin aslında gizli sahneleri var. misal yine aynı filmde recep ivedik'in sudan dalgıc elbiseleriyle gece yarısı cıkıp, sibelin annesinin hastaligi üzerine tespitler yaptigi bir sahne vardir, bin kere izlesem bikmam herhalde.

ya da ikinci filmin 39:50'sinde bir internetten kız kaldırma geyigi vardir unutulmaz. arog'ta yukarıya tas tasırken, buzdolabı benzetmesi vardir vs.

haa sinematografik (ben haftada 2 kullanırım) acidan bos olabilir ici. aksini iddia edemem zaten. ama sinematografik (bu haftaki hakkım doldu) olarak baktıgında "Hababam Sınıfı" da olaganüstü bir film degildir ki zaten?

Neyse, gülmek çok özel bir şey sanırım. Kimimiz Seinfeld'ı dünyanın en komik şeyi olarak görüyoruz, kimimiz Recep İvedik'i, kimimiz Flash TV'deki Fıkralarla Türkiye programını. Sonuç olarak bu tartışmaların yanında güldüğümüz bize kar kalıyor, e zaten asıl amaç da o değil mi?

Cthulhu dedi ki...

Büyü!

Müsamere. Filmi izlediğimiz yerde yanımdaki amcalar bile kahkahalarla gülmeye başlamışlardı tecavüz sahnesinde. Filmi aynı mekanda izlediğimiz Perran Kutman'ın da surat ifadesi efsaneydi film çıkışında.

Büyüdür kesinlikle. Büyü. :)

axel dedi ki...

Halit akçatepe hababamın son serilerinde zoraki oynadığını söylemişti bi keresinde tvde.

Adsız dedi ki...

Recep İvedik 1 'i izledim Turkmax da ben çok güldüm valla,kesinlikle süper bi film güldüm bol bol :)))

Hmm @Canarino'nun bahsettiği sekreter filmini her denk geldiğimde mutlaka izlerim bazı sahneleri asla kaçmaz :P

Diğer sayılan filmler için yorum yapamayacağım hiç birini tam olarak izlemedim,sinema bana göre değil yaşasın futbol

Abuk subuk bi post olduysa kusura bakmayın işte böyle :D

Ferman

hellguard dedi ki...

arkadaşlar arkadaşlar arkadaşlar... keloğlan kara prens'e karşı

daha ne diyim?

Fuzzy Logic dedi ki...

Recep ivedik kendimi sorgulamama sebep olmus bir filmdir. ilk filmi televizyonda denk gelip izlemisligim vardir ama abartmiyorum tek bir sahnesine gülemedim filmin. Kendimi "cok mu degistim lan ben?" diye sorgulamamin sebebi herseye ayni olcude gulup, benzer zevklerimiz olan 20 yillik en yakin arkadasimin "filmde bir sonraki sahneyi kacirmamak icin kendimi zorlayarak olabildigince az gülmeye calistim" seklindeki yorumuydu.

just weeping dedi ki...

asmalı konak konusuna aynen katılıyorum. gişede milyonlara ulaşacağı nasılsa garanti deyip, "acaba bizden de bi lynch, bi kubrick olur mu lan" diye deneme yapmışlar sanki. filmin asıl starı kurgusuydu bence, galiba ciddi bir sanat eseri var ortada kurgu konusunda ama anlamak mümkün olmadı.. nurgül-özcan ikilisi de ne fenaydı..

gen de listeye girebilirdi sanırım, üzerine harcanan pazarlama emeğini ortaya çıkan işle orantılarsak..

Minero dedi ki...

Listeyi görünce kendimle gurur duydum. Bu filmlerin bir tanesi için bile sinemaya gitmedim ve televizyonda şehirlarası otobüste dahi tamamını izlemedim. Yalnız Recep İvedik filmini televizyonda tamamen izledim o da gözlem ve hiciv yeteneğine saygı duyduğum Şaha Gökbakar için.Zaten kendisinin de itiraf ettiği üzere "televizyondaki absürd yayınları o kadar eleştirdik ama işe yaramadı biz de halkın istediğini verelim gülsünler biz de gişeden yolumuzu bulalım". Listeye girmemiş ve girebilecek bir dolu "Şubat Tatili" yapım var ama benim çıkarımım Türkiye'den iyi film çıkmamasının nedeni Türk halkının sinema kültürü olmaması ve kaliteli yapımları gişede ödüllendirmemesidir bence.

Bir de Halit Akçatepe tiyatroculuktan para kazanamdığı ve kendi yaşına oranla gelecek bırakmak istediği çok küçük bir çocuğu olduğu için oynadığını biliyorum o seride...

mcdonell dedi ki...

gercekten modern turk sinemasının igrenc filmleri listelere sıgmaz ama yasak sokaklara bariz ayıp etmissiniz abi. yanlış hatırlamıyorsam yasak sokaklar tv filmiydi yani sinemada gösterime girmemişti.
yasak sokakların yerine en büyük adayım ise bay e'dir. gercekten anlatılmaz yaşanır bir filmdir bay e, sinan çetin david lynch olma hesabıyla yola çıkmış ama uwe boll'u bile aşamamıştır.

Olympian dedi ki...

@varol doken

birdie num num!

varol döken dedi ki...

@olympian
thank you partner:)

varol döken dedi ki...

birdie num num ya ötesi yok... bütün blogu party filmini izlemeye davet ediyorum... hatta bir de tavuk partisi vereyim ben...

joe sen bunları boston'dan ayarla!

Adsız dedi ki...

unutulan -ve mümkünse unutulması gereken- bir film; the imam...

Ümit dedi ki...

Biraz eski olacak ama, 1984 yapımı bir film var, ismi "Geçim Otobüsü."

Burda Maskeli Beşler'e Arog'a kötü diyorsak bu filmi izlemediğimiz içindir büyük ihtimalle. Zira ben izledim ve artık ne zaman kötü bir Türk filmi görsem, "en azından bu bir film" diyorum, o derece etkilidir Gecim Otobusu, kotu film kavramını yeniden tanımlar.

Alper Öcal dedi ki...

İzlemeyin yahu Türk filmi.

Vaktinize yazık.

İyi filme denk gelme şansınız % 5 filan.

voodoo girl dedi ki...

"Bayram günlerinde otobüsler bedava olunca evden çıkan güruh"

hahahahahah bayıldım.

tosun dedi ki...

Bahsettigin o tek gozu yari kapali kisi aslinda Abuzer ismini kullanan eski bir radyocudur. 90li yillarin sonunda (Alem FM'de miydi?) aksamustu kusaginda radyo programi yapardi. O zamanlar zevkle takip ederdik.
Simdi bu tip filmlerde oynuyor olabilir, ama zamaninda guzel radyo programlari yapiyordu. Biz de Maskeli Besler faciasini ya da Hababam Sinifi serisini gordukten sonra keske akillarimizda radyo programlariyla kalsaydi dedik. Ama bu isin ucunda da para var sonucta.