3 Ağustos 2009 Pazartesi

ARTIK İYİ OYNAYAN KAZANMIYOR
















Aşağıda bahsettiğim, dünkü maçın sonrasında sürekli dile getirilen bir yorumdan yola çıkarak bir kaç şey söylemek lazım. "Fenerbahçe iyi oynamadan kazandı" deniyor bir çok yerde. Şimdi biraz geriye gidelim. 1988 Avrupa Şampiyonası finaline. Elimde o turnuva ile ilgili bir belgesel var. Rinus Michels ile vefat etmeden önce yapılmış bir ufak röportaj da içeriyor. Şöyle diyor "De Generaal". "O gün finalde itiraf edeyim Ruslar daha iyi oynadı. Daha iyi paslaştılar, daha iyi atağa çıktılar ve tarafsız bir gözle baktığınızda daha iyi organize oldular, ama biz yakaladığımız pozisyonları iyi değerlendirdik, pozisyonları gole çevirmede daha iyi bir performans gösterdik, yani onlar daha iyi oynadılar ama biz daha efektiftik".

Bir basketbol maçı sonrası serbest atış, üç sayı, iki sayı isabetleri, rebound, asist ve blok sayılarına bakıp maçın sonucunu rahatlıkla tahmin edebilirsiniz. Bu istatistiklerin hepsinde rakipten daha fazla rakamda olan takım, daha iyi oynamıştır ve bununla beraber maçı da kazanmıştır. Futbol böyle bir spor değil artık. Kaleye atılan şutun isabet yüzdesi, pas yüzdesi, ikili mücadelerdeki üstünlük, ceza sahasına yapılan orta, rakibe yapılan faul gibi sayıların hepsinde daha üstün olan takım bir maçı kaybedebiliyor. Acaba bir maçta 15 pozisyona girip bunlardan bir tanesini gole çevirebilen bir takım mı daha iyi oynamıştır, yoksa 4 pozisyona girip bunlardan ikisini gole çeviren mi? Ya da "iyi oynamak" ne demektir? Ya da bir takımın maçı kazanmayı hakettiğini nasıl belirleriz? Saha içi istatistiklerinin tümünde üstün olmak, rakibi kendi sahasına hapsetmek mi, yoksa efektif oynamak mı? Geçtiğimiz yıl Stamford Bridge'deki Chelsea-Barcelona maçında kim iyi oynamıştır misal? Ya da Euro 2000'deki Hollanda-İtalya yarı finalinde? Xavi ve Iniesta, Zico ve Sokrates'den daha iyi oyuncular mı? Bugün takımınıza hangi ikisini koyarsınız? Bu hep tekrarladığım bir şeydir, futbol evrimleşen bir spor. 20 sene öncenin iyi oyuncu kavramı ile bugünün iyi oyuncu kavramı farklı. Yukarıda saydığım 2 adam Xavi ve Iniesta 1982 Brezilyasında ancak vakit geçirmek için 91. dakikada oyuna giren adamlar olurlardı. Bugün bu 2 adam dünyanın en iyi orta saha ikilisi belki de. Dolayısıyla aynen futbolun kendisi gibi, oyuncu ve bu oyuncuların bir araya getirdiği takım performansını da ona göre değerlendirmek gerekiyor.

Futbol 1982 yılının Brezilyasının yasını tutmuyor artık. Bundan 27 yıl önce o takım için 1970'in Pele'li Brezilyasından bile daha iyi bir takım sözü kullanılıyordu. Bugün aynı Brezilya için, savruk oynayan ve saha içi kurgusu zayıf takım ifadeleri rahatlıkla söylenebilir. Kabul edelim, "artık iyi oynayan kazanmıyor" futbolda. Hak eden de kazanmıyor. Zaten, asıl önemli olan, kimse bunun oturup planını yapmıyor. Teknik direktörlerin maç sonu yaptıkları "hakederek kazandık" açıklaması bir dil klişesi artık. Zaten kaybeden de çıkıp "maç bizim hakkımızdı" demiyor. Kimse de bunun derdine düşmüyor. Biz hala düşenlerden biriyiz. Bırakmakta fayda var. Devir efektif oynama devri.

2 yorum:

PVH dedi ki...

Besiktas'in daha ustun oldugu da nereden cikarildi? Fenerbahce'nin gol pozisyonu sayisi da, sutu da, isabetli orta sayisi da daha fazla. Orta sahada top gezdiren takim iyi oynuyor olsaydi gecen senenin en isabetli pas yuzdesine sahip takimi Fenerbahce 90 puanla sampiyon olurdu.

aşkın dedi ki...

Madem öyle efektifliğin kralı Yunanistan neden bir sonraki turnuvaya katılma hakkı bile elde edemedi?
Günü kurtarma hamleleri futbolun trendini belirlemez, eşkıya dünyaya hükümdar olmaz.