23 Eylül 2009 Çarşamba

BET'İN BETERİ VAR

Galatasaray'ın 2005-06 sezonundaki o mucizevi şampiyonluğunun mimarı adamlardan birisidir Sasa Ilic. Orhan Ak, Cihan Haspolatlı, Necati Ateş ve daha bir dolu ortalama, hatta ortalamanın altında oyuncu ile gelen şampiyonluğu elde eden kadroda, zekasıyla oynamaya çalışan adamlardan birisiydi. Ama itiraf edelim oyunun sadece bir yönünü oynayan, 70. dakikadan itibaren kondisyon olarak oyundan düşen, adam eksiltme ve uzak şut özellikleri pek olmayan sıradan bir orta saha oyuncusuydu. En önemli özelliği defansın arasındaki boşluklara iyi girebilmesi, pasları doğru anda doğru yere atabilmesi ve hava toplarında da etkili bir orta saha oyuncusu olmasıydı. 2006-07 sezonuna da müthiş başlamıştı ama Gerets'in ikinci yılındaki Galatasaray'ın felaket tablosunda o da pek bir şey yapamadı. O sene Ali Sami Yen Stadyumu'nda, hesapta olmayan beraberliklerle kaybedilen puanlara sahne olan maçlarda, 60. dakikadan itibaren sahada yürüdüğünü, Gerets'in de bu tabloyu kenardan izlediğini bilirim. Red Bull Salzburg'a gitti 2007 yılı yaz aylarında. Feldkamp ve Skibbe döneminde elde edilen başarısız sonuçlarda ve Lincoln'ün performansı sonrasında, ara sıra sarı kırmızılı taraftarlarca "gidişi kötü oldu" şeklinde anıldı. Salzburg'daki ilk sezonu en fazla şans bulduğu sezon oldu. Trapattini'nin gidişi ve Co Adriaanse'nin gelişi ile geçen sezonun yarısında Larisa'ya kiralandı. Bu sezon da Huub Stevens ona pek forma şansı vermiyordu. Bu dakikadan sonra da çok zor verecek tahminim. Sebebi?...

Sasa ve takım arkadaşı Đorđe Rakić'in, perşembe günü Red Bull Salzburg'un, Lazio deplasmanında 2-1 kazandığı UEFA Avrupa Ligi maçı öncesi Lazio'nun maçı kazanacağı yönünde bahis oynadıkları ortaya çıktı. Lazio maçta Pasquale Foggia'nın golüyle öne geçmiş ancak daha sonra Avusturya ekibinden gelen 2 gole engel olamamıştı. Büyük ihtimalle ikili yedek kulübesinde üzülmüştür bu gollere. Genel direktör Heinz Hochhäuser "kendi takımının maçları olsun veya olmasın, futbolcularımızın bahis oynamasına izin vermeyiz" diyor. Kadro dışı bırakıldı her ikisi de ama dün tekrar antrenmana kabul edilmişler. Büyük ihtimal bundan sonra forma yüzü çok az görüp ara transferde satılacaklar. Ilic 32 yaşına giriyor aralıkta. Bu skandaldan sonra forma bulacağı tek yer ülkesi, büyük ihtimalle de Galatasaray'dan önce 10 yıl forma giydiği Partizan Belgrad olur.

Benim aklıma takılan başka bir şey var. Zaten bu bahis ve iddaa türü, futbol üzerinden para kazanma hadisesinden hiç hoşnut olan bir adam değilim. Be adam hadi bahis oynuyorsun, dünya üzerinde zibilyon tane maç varken neden kendi takımının maçına oynarsın? İşler ters giderse yedekten girer kendi kaleme 2 tane çakarım diye mi düşünüyorsun?...Al sana bet...

Yazıyı bu haberin Türk gazetelerinin internet sitelerinde yayınlanması halinde düşülecek tipik yorum harikası (!) ile bitireyim. "Cinconun adamı işte ne beklersin......"

7 yorum:

amanteramco dedi ki...

Ardanın her zaman hayran olduğunu söylediği kişidir.
Bence müthiş bir futbol zekası ve gol becerisi var.Oynadığı sezonlarda ümit karan ile tek pas oyunlarını unutamıyorum.

Lappapzade Abdurrahman Çelebi dedi ki...

o tek pas oyunlarını esas arda ile yapıyordu işte. kayıp 06-07 sezonunun en güzel hatıraları onlardır.

Adsız dedi ki...

"futbol üzerinden para kazanma hadisesinden hiç hoşnut olan bir adam değilim"

bu cümleyi anlamadim. Futbol izleyip her olayi takip ederken, bir sürü adam senin üzerinden para kazanmiyor mu? E sen de bu kadar katki yaptigin seyden birsey kazansan bunun kötü tarafi ne? Tabi futbolcunun kendi macina bahis yapmasi... tabi bu garip buna bir söz yok ...

Flying Dutchman dedi ki...

o kısmı şurada ayrıntılı açıkladım

bahis ve iddaa türü işlerden bahsediyorum

http://vliegendenederlander.blogspot.com/2008/12/iddia-i-ulema.html

Adsız dedi ki...

Herhalde özür dilemem lazim :)O yazida ki su cümle tam anlatmis.
"futbol maçları üzerinden yapılan tahminlere para kazanmanın karşısında değilim, bunun sahadaki oyunun yorumlamamızdaki birinci kıstas olmasından fena halde şikayetçiyim"
O zaman özür duilerim :)

Adsız dedi ki...

zamanında sergen yalçın'ın chelsea maçında beşiktaş galibiyetine bahis yaptığından bahsedilmişti. bence futbolcu kendi takımı galibiyetine bahis oynayabilir ekstra motivasyon olur bu durum ama takımı aleyhine bahis oynamak nasıl bir kafa yapısıdır bilmiyorum. sasa ayrıca benim en sevdiğim yabancılardan birisiydi galatasaray'a gelen, çok yetenekli olmasada çok zeki bir oyuncuydu.

Northx dedi ki...

ilic'le anlaşmadan önce orta sahaya yokozuna'yı mı transfer edecekmiş Salzburg, bu ne extra large forma, içine iki tane sasa girer.