8 Ekim 2009 Perşembe

JACK SPARROW DA GERİ DÖNÜYOR















Karayip Korsanları serisi, artık çok fazla işlenmeyen, son yıllarda gösterime giren örnekleri gişede darmadağın olan (Geena Davis'li Cutthroat Island" 90 milyon dolara malolmuş, ancak sadece 10 milyon dolar hasılat yapmış ve Davis'in kariyerini mahvetmişti) bir türü iyi bir politika ile önümüze sürmüş ve büyük başarı elde etmişti. Çok güçlü bir başrol oyuncusu, eğlenceli bir kötü adam, efsanelere atıf yapan senaryosu (Flying Dutchman) ve üstdüzey görüntü ve ses efektleri. Teknik dallarda Oscar heykellerini topladılar. Hatta böyle bir filmle normalde asla oyunculuk dallarında aday olunamayan Oscarlara Johnny Depp'i sokarak önemli bir tabuyu da yıktılar. Depp seri ilerledikçe büyüdü ve artık sadece onun üzerine bile filmler yapılabileceğini gösterdi. Bilmeyenleri çin söyleyeyim, Depp, Kaptan Jack Sparrowe rolü için Rolling Stones gitaristi Keith Richards'dan etkilendiğini defalarca söylemiştir ve Richards üçüncü filmde yapımcılaırn jestiyle Sparrow'un babası olarak görünmüştür. Ben serinin en çok ilk bölümünü severim ama diğer iki bölümü de yabana atmamak lazım.

Şimdi dördüncü filmde bazı değişiklikler var. Bir kere kadroda Orlando Bloom ve Keira Knightley yok. Bu hayırlı bir haber. 3 filmin en bayıcı sahneleri bu ikili arasındaki aşk oyunlarının olduğu sahnelerdi (üçüncü filmin sonundaki savaşın arasındaki evlenme neydi öyle aman aman). Nasıl Troy'da iki tane dangoz aşık için Hector gibi yiğit bok yoluna gittiyse, burada da Davy Jones gibi bir efsane aynı yolun yolcusu oldu (ne iştir ki ikisinde de Orlando Bloom dangoz aşıklardan birini oynuyor, düşündüm de tam dayaklık adam bu). Hem Blloom hem Knightley, "Will/Elizabeth hikayesinin işlerliği kalmadı" demişler (sanki çok vardı da). Geoffrey Rush da kadroda Hector Barbossa rolüyle. Bu da sevindirici. Buradan da anlaşılıyor ki, senaryo üçüncü filmin sonunda Sparrow'un Barbossa'yı yine tokatlayıp hayatın kaynağının yerini gösteren hariteyı çalmasından işleyecek. Yönetmenlik koltuğunda Chicago ve Memoirs of Geisha gibi filmlerin yönetmeni Rob Marshall var. Yapımcı Jerry Bruckheimer'ın bu filmle bir bağlantı noktası oluşturarak tamamen Jack Sparrow ve tayfası üzerine kurulu yeni filmler yapmak istediği belirtiliyor. İnşallah her yapımcı olduğu filme "para kazanacağım" diye olmadık şeyler bulaştıran Bruckheimer bu seriyi de mahvetmez.

Film şu andaki haberlere göre Temmuz 2011'de gösterime girecek. Ancak sarkabilir bu tarih belirteyim.

5 yorum:

Schumy dedi ki...

Son filmde haritanın ortasını çalmıştı ya bizim JAck, işte o haritayla bir yerlere gidecek sanırım.

2012 diye açıklanmıştı ilk ama 2011' de çıkacağı açıklandı en son.

Merakla bekliyoruz :D

marlonbarando dedi ki...

Orlando Bloom için aynı şeyleri düşünüyoruz. "Troy"daki Paris rolü yüzünden çok antipatik oldu. Ayrıca hiç de yakışıklı değil.

Kaan Özaydın dedi ki...

Gore Verbinski bence en büyük eksik kadroda ki. Yine de Depp'in olmayacağı konuşuluyordu. Seriye tekrardan döndüyse süper olmuş..

Northx dedi ki...

Troy'daki düşüncelerime tercüman olmuşsun. Böyle aşkın ızdırabını abine ve binlerce yetim çocuğa çektirmek insanlığa sığar mı Paris? Bi de hısım ettiğin yarı tanrı, pes.

varol döken dedi ki...

miranda kerr'i yiyor mu yemiyor mu ben ona bakarım arkadaş, dutchman yazınca karıyı bize bırakacak sanki (aha bir cümle içinde yemek karı cins ayrımcılığı, hoş geldin varol döken:)