5 Ocak 2010 Salı

COMEBACK QUEEN version 2

Flaman Kızı'nın ardından diğer Belçikalı da döndü sonunda. Justine Henin dün 1,5 yıllık bir aradan sonra ilk kez çıktığı kortlardan galibiyetle ayrılmayı başardı. Avustralya Açık Tenis Turnuvası'na hazırlık anlamındaki Brisbane Open ilk tur karşılaşmasında Rus Nadia Petrova'yı 7-5'lik 2 setle geçen Henin ikinci tura yükseldi. Petrova da, sanırım 18 ay aradan sonra tenise dönen Henin'a aldığı yenilgiyi büyütmemek için "bıraktığı zamandan daha iyi oynuyor" demiş ama maçın ilk setini ve ikinci setinin başlarını izleyen birisi olarak aynı fikirde değilim. Henin'ın o formuna dönmesi için daha 2-3 aylık süresi var. Ha bu onu turnuvaların favorisi yapmaya yetmez mi? Yeter elbette. Zira Henin bıraktığından beri bayanlar tenisi ileriye değil geriye gitti. Yerinde sayan Henin da çok bir şey kaybetmedi. İkinci turda Kazak Sesil Karatantcheva karşısına çıkacak. Belçikalı Avustralya Açık turnuvası için wildcard'ı çoktan cebine koymuş durumda. 2003, 2004, ve 2006 turnuvalarının galibi olan tenisçi 10 Ocakta başlayacak turnuvanın da favorileri arasında olacaktır. Belirtelim kendisi, asıl hedefinin Wimbledon'ı kazanmak olduğunu açıkladı. Yani biz 2-3 ay dedik ama o 6 aylık bir süre tanımış kendisine. Ben bu kadar uzun süreceğini sanmıyorum. Önümüzde çok net bir Clijsters örneği var ki, Henin kortlara veda ettiğinde ondan çok daha üst düzey bir tenisçiydi. Bu arada lafı geçmişken söyleyelim, Clijsters da ilk turda Avustralyalı Alicia Molik'i 6-0 ve 6-3'le geçerek yıla fırtına gibi girdi.

Bu arada resmen olmasa da kafaca kortları asan Ana Ivanovic de geri döndü. Eylül ayındaki Tokyo turnuvasından beri ortalarda görünmüyordu. Bir zamanların "Grand-Slam şampiyonu", şimdi dünya sıralamasının 21. si. Jelena Dokic'i 3 sette geçti. 22 yaşında bu derece tepetaklak olması üzücü. Yine aynı problemleri devam ediyor. İkinci seti 6-1 kaybetti örneğin. Ivanovic'inki yeni yılın ilk günü "rejime başlıyorum" diyen ev hanımının felsefesine benzemiş. Yeni yılla beraber her şeyin düzeleceğini sanıyor ama kazın ayağı öyle değil. Bu arada son 10-15 yılda tenis kariyerleriyle olduğu kadar güzelliğiyle ön plana çıkmış tenisçilerin tümü kariyerlerinde sarsıntı geçirdiler. Anna Kournikova sarsıntıyı aştı, raketleri bıraktı gitti. Jelena Dokic'in baba tarafından yemediği kazık kalmadı, Maria Sharapova, tam "Ben Kournikova değilim, maç da kazanıyorum" diye çıkmıştı ki, sakatlıklar, mental problemler derken geçtiğimiz yıl yattı, Ana Ivanovic de son 1 senedir dağılmış durumda. İkisini de çok üst düzeyde bünyede barındıran bir tenisçi var mı ben son zamanlarda pek hatırlamıyorum.

1 yorum:

fırat dedi ki...

"Zira Henin bıraktığından beri bayanlar tenisi ileriye değil geriye gitti. Yerinde sayan Henin da çok bir şey kaybetmedi."

Çok doğru bir tespit.