5 Nisan 2010 Pazartesi

OLİMPİYAT EFSANELERİ vol.2



















Başlangıcını yaptığımız Olimpiyat efsaneleri serisine devam edelim. 1908 Londra Olimpiyatları'na gelelim. 1908 yılında açılışı yapılan ve olimpiyatlar için inşa edilen White City stadyumunda yapılan atletizm yarışmalarının 400 metre müsabakalarında gerçekleşen bir olayı aktaracağız. Söz konusu yarışlara 10 farklı ülkeden 37 yarışmacı katılır. İlk tur mücadelelerini, 4 grupta 4 farklı yarışmacının mücadele ettiği yarı final müsabakaları izler. Bunun sonucunda ABD'den John Condict Carpenter, Wiliam Robbins ve John Taylor ile ev sahibi ülkeden, yarı finalde 48.4'lük derecesi ile olimpiyat rekoru kırmış olan Teğmen Wyndham Halswelle finale kalırlar (bugünkü rekor 43.18 ile Michael Johnson'a ait). Final yarışı 23 Temmuz 1908 tarihindedir. Yarış başlar. O günlerde, yarışçıların kulvarları kısa mesafe yarışlarında bugün olduğu gibi birbirinden ayrılmamıştır. Carpenter ilk metrelerden itibaren yarışı önde götürür. Onu Halswelle ve Robbins izlemektedir. Derken 200 metreye gelindiğinde Halswelle saniyenin yarısı kadar bir farkla öne geçer. Ancak o anda Carpenter geriden gelerek Halswelle'i dirseğiyle iter, İngiliz atlet yere düşer. Robbins ve Taylor arkadan gelip onu geçerler. Carpenter yarışı 47.8 saniye ile kazanır. Ancak ortada bir sorun vardır. Carpenter'ın yaptığı ABD atletizm kurallarına göre kurallara uygundur ama Britanya kurallarına göre kuraldışıdır.

Yarış iptal edilir. Carpenter diskalifiye edilir. Finalin tekrarlanma kararının ardından, Carpenter'ın vatandaşı diğer 2 Amerikalı da, kararı protesto için yarışmayacaklarını açıklarlar. Halswelle 2 gün sonra tek başına start çizgisine gelir. Tek başına yarışır ve 50 saniyelik derecesi ile altın madalyayı alır. Zaten gümüş ve bronz madalya da verilmez, zira ortada yarışmacı yoktur. Bu olimpiyat tarihinde, bir atletin tek başına yarışarak kazandığı ilk madalya olur ve son olarak da kalacaktır. Bu olayın üzerine olimpiyat komitesi, 1912 Olimpiyatlarından başlamak üzere 400 metre yarışının kulvarları ayrılmış pistte koşulmasını şart koşar. Bu, aynı zamanda bugüne kadar gelecek bir düzenlemeyi de etkileyecektir. Halswelle olayın yarattığı karmaşa sebebiyle 2 yıl sonra atletizm kariyerine nokta koyar. O sırada 26 yaşındadır. Birinci Dünya Savaşı için cepheye gider. Yüzbaşı rütbesine yükselmiştir. 1915 yılında, 33 yaşındayken, Fransa'daki Neuve-Chapelle Savaşı'nda bir sniper tarafından vurularak öldürülür.

1 yorum:

ultracarizma dedi ki...

final yarışının olduğu gün osmanlı'da hürriyet'in ilanı gerçekleşmiş. bir an heyecanlandım.