9 Eylül 2009 Çarşamba

ACI FİBULAYI KIRIK ÇALMAZ

















Daha önce blogda buna benzer iki hikaye anlattık. Birincisi bir efsane ile ilgili olandı. Manchester City'nin efsane kalecisi, "heykeli dikilecek" değil "heykeli dikilen adam", 1956 FA Cup Finali'nde Manchester City forması ile Birmingham City karşısında son 15 dakikayı kırık boyunla oynayan Alman Bert Trautmann'ın hikayesi. İkincisi ise yakın tarihli. Valencia'nın geçtiğimiz sezonun sonlarında Getafe ile oynadığı maçın başında aldığı darbeyle fibula kemiği kırılan ama oyunda 79 dakika kalan Manuel Fernandes'inki. Sonuncu yazıda Hakan Şükür'e de bir gönderme yapmıştık hatta. Şükür, 1993-94 sezonu Türkiye Kupası mücadelesinin Ali Sami Yen'deki ilk ayağında Alpay Özalan'ın suratına gelen tekmesiyle acı içinde yere yığılmış ama maçı tamamlamış, maç sonu hastaneye gittiğinde burnunun kırıldığı anlaşılmış ve suratı tanınmaz hale gelecek şekilde şişmişti. Daha ilginci Hakan'ın maçın ilk yarısında meydana gelen o pozisyondan sonra kırık burunla koskoca bir devreyi oynaması ve bir de kafa toplarına vurmasıydı. Bu saydığımız örneklere yeni birisi daha eklendi ama bu sefer çağ atlamış bir adam var karşımızda. Zira kırıkla maçın belli bölümünde oynamayı bırakın o halde 2 maç oynamış bir adam.

Kolmobiya'nın Deportivo Cali takımının Arjantin'li kalecisi Sebastián Blázquez, takımının 16 Ağustos'ta Atlético Junior'la oynadığı ve 5-2 kaybettiği maçta sakatlanmış. Maç sonrası takım doktorları, bir kas problemi teşhisi koyup, ağrı kesici vermişler ve defteri kapatmışlar. Blázquez, 3 gün sonra Deportivo Cali'nin kendi evinde 1-0 mağlup olduğu Copa Sudamericana maçında Universidad de Chile'ye karşı 90 dakika forma giymiş. Ardından da yine 3 gün sonra 2-1 kazandıkları, Deportes Quindío ile oynanan lig maçında kaleyi korumuş. Korumuş ama 65. dakikada bacağındaki ağrıya dayanamayıp yerini yedek kaleci Carona'ya bırakmış. Maç sonu röntgen bir çekilmiş ki adamın fibula, yani bacak kemiklerinden birisi kırık. Yani 1 hafta önce, kas problemi denen şeyin aslında bir kırık olduğu ortaya çıkmış. Adamın o halde 3 maçta aşağı yukarı 180 dakika oynadığına mı yanarsın yoksa 1 hafta ortalıkta öyle gezindiğine mi? Galatasaray'ın doktorlarına geçen yıl bir dolu laf ediliyordu biliyorsunuz, buyurun buradan yakın. Kulüp doktorları Hipokrat Yemini yerine İstiklal Marşı'nı tersten okumuşlar gibime geliyor.

Önceki yazılarda olduğu gibi şu fibulanın bir resmini de koyalım ki haybeye konuşmuş olmayalım.

2 yorum:

Özkan dedi ki...

Hocam, elinize sağlık. Güzel bir yazı olmuş ama koyduğunuz resimde yan çapraz bağ yırtığı illüstre edilmiş.

http://ukhealthcare.uky.edu/images/fibular_fracture.jpg

Bu daha güzel bir çizim bence.

Adsız dedi ki...

Your blog keeps getting better and better! Your older articles are not as good as newer ones you have a lot more creativity and originality now keep it up!