jeff murdock sorgusu için yayınlar alaka düzeyine göre sıralanmış olarak gösteriliyor. Tarihe göre sırala Tüm yayınları göster
jeff murdock sorgusu için yayınlar alaka düzeyine göre sıralanmış olarak gösteriliyor. Tarihe göre sırala Tüm yayınları göster

10 Şubat 2009 Salı

JEFF MURDOCK ANAYASASI part X

























Seriyi tekrar isim babası Jeff Murdock'a dönerek bitirelim.

See, women think we're normal, like them, 'cause we talk to them like normal people, you know, we say, "hello, how are you. Haven't seen you in this place before. What kind of music do you like?" But all the time in our brains, we've got the word "breasts" on a loop. If we ever lost control for a second, we'd all start shouting "Breasts! Breasts! Breasts! Breasts!"

Kadınlar bizim normal olduğumuzu düşünürler, aynen onlar gibi, çünkü onlarla normal bir insanmış gibi konuşuruz, bilirsin "Merhaba, nasılsın, seni daha önce burda hiç görmedim, ne tür müziklerden hoşlanırsın?" deriz. Ama bütün bu süre boyunca aklımızda hep "göğüs" kelimesi vardır. Bir saniye kontrolü kaybetsek hepimiz "göğüs, göğüs, göğüsi göğüs" diye bağırmaya başlarız.

Do you know what would be the best way to wipe out all of human kind if you were a space alien with a special kind of mind ray...? Make all women telepathic. Because if they suddenly found out about the kind of stuff that goes on in our heads they would kill us all on the spot. Men are not people - we are disgustoids in human form.

Eğer uzaydan gelmiş bir yaratıksan ve özel bir beyin gücün varsa insanoğlunu dünyadan yok etmenin en iyi yolu nedir biliyor musun? Kadınlara telepatik güçler vermek. Çünkü birden bire aklımızdan geçenleri okumaya başlarlarsa hepimizin canına okurlar. Erkekler insan değildir, hepimiz insan formuna girmiş iğrenç androidleriz.

Susan: That Steve guy. Are you close?
Jeff: Close, we're porn buddies.
Susan: Porn buddies
Jeff: O yeah
Susan: Is this code, you two imprisoned or something?
Jeff: no, no, no, it's a...it's a safety precaution...like a scuba diver dives with a buddy in case he runs of air
Susan: are you telling me that a porn buddy stands by with oxygen?
Jeff: No.....Many years ago steve and I exchange house keys
Susan: You sure this isn't code
Jeff: It's not code
Susan: Allright.
Jeff: In the event of Steve’s death, the first thing I will do, upset though I will be, is go straight to his house and remove all the pornography before his parents can find it. And he’s pledged to do the same for me. That’s how close we are!
Susan: You guys have seriously made arrangements to destroy your dirty mags?
Jeff: Who said destroy? “Remove.”
Susan: Yeah, well you wouldn’t keep them… would you?
Jeff: It’s a perk.
Susan: Oh, Jeff…
Jeff: That’s the beauty of it, you see? Your best friend’s dead, but there’s a bright side!

Porn-buddies (porno badisi diyelim biz buna) iki taraftan birisi öldüğünde diğerinin evine gidip tüm pornografik materyali anne ve babası bulmadan saklayan arkadaşlardır. Saklanan materyal hayatta kalanın arşivine katılır. Böylece en iyi arkadaşın ölse bile işe olumlu tarafından bakmanın yolu vardır.


Jeff Murdock Anayasası

20 Ocak 2009 Salı

JEFF MURDOCK ANAYASASI part IX














Yedek oyuncu Steve Taylor'ın koltuk yastıkları üzerine attığı bütün erkek aleminin tercümanı olmuş tiradı.

Steve: What is this?
Susan: It's a cushion.
Steve: Right. Yes. Thank you for that. Very informative.
[to Jeff]
Steve: You got any of these?
Jeff: No.
Steve: Of course you haven't.
[to shop assistant]
Steve: You - are you married? Living with anyone?
Junior Shop Assistant: No.
Steve: Got any of these?
Junior Shop Assistant: No.
Steve: Of course not. Okay!
[to the women]
Steve: You bring these things into our homes. They sit on our chairs. They watch our televisions. Now, I just need to know, on behalf of all men everywhere, I just need to ask, please... What are they for? I mean, look at them! Look at the chubby little bastards! Just sitting around everywhere! What are they, pets for chairs?
[to shop assistants]
Steve: Come on, you sell them. What are they for?
Junior Shop Assistant: Well...
Senior Shop Assistant: You sit on them.
Steve: Ah! Ha ha ha! You see, that's where you're wrong! Nobody sits on them. Okay, watch this. Here's the cushion. I'm putting it on the sofa. Now watch me. I'm stting down. And what do I do on my final approach? I - oh! - move the cushion! You see? It's not involved! It's not part of the whole sitting process. It just lies there. It's fat litter! It's a sofa parasite!
Jane: It's, you know... padding.
Steve: Oh, padding! Now, that's interesting, Jane. See, I like padding. If I was, say, an American Football player, and all those big bastards running at me, I would say "give me some of that padding and be quick about it." If my job involved bouncing down jagged rocks I would say "in view of those jagged rocks down there, I'll have some of that padding, thank you very much." But Susan, Sally, Jane, this is a sofa. It is designed by clever scientists in such a way as to shield the unprotected user from the risk of skin abrasions, serious head trauma, and, of course...
[drops behind sofa, then sticks head out]
Steve: Daleks. Trust me girls, trust me on this one: you do not need padding to tackle upholstery. So please - once and for all, tell me why on Earth you would want me to sit on one of these?
Susan: Because, if you pressed it firmly against your bottom, it might stop you talking!


Jeff Murdock anayasası

25 Kasım 2008 Salı

JEFF MURDOCK ANAYASASI part VII
















Steve'in koleksiyonundaki "Lesbian Spank Inferno" filmi üzerine

Steve: Bu sadece erotik bir film.
Susan: Bu film bile değil.
Steve: Neden böyle düşünüyorsun? Sana uygun bir senaryosu olmadığını düşündüren nedir?
Jeff: Evet, aslında itiraf etmek biraz zor değil mi? Çünkü filmde eğer birileri giyinikse genelde ileri sararız.
Steve: Teşekkürler Jeff.
Jeff: Bazen tamamen unutup normal filmlerde de bunu yapıyorum. Akşamları bu yolla çok filmi bitirdiğim oldu.

Steve:Hangi film erotiktir?
Sally: Piyanoyu çok erotik bulmuştum. Bütün erkekler o filmden nefret eder.
Steve: Hadi canım, Piyano mu?
Jeff: Ben sevmiştim. Holly Hunter filmin çoğunda çıplaktı.
Sally: Sadece bir sahnede çıplaktı!!!!
Jeff: Nasıl izlediğine bağlı.

-------------------------

Steve: It's an erotic film.
Susan: It's not even a film.
Steve: Why do you assume that? what makes you think it hasn't got a proper story and everything?
Jeff: Well, it's kind of hard to tell isn't it 'cos you tend to fast forward if anyone's dressed. Sometimes I forget and do that with proper films. I can get through a lot of movies in an evening.

Steve:What film is erotic?
Sally: I found Piano very erotic, all men hate that film
Steve: Oh, come on, The Piano?
Jeff:I liked it. Holly Hunter was naked at most of it.
Sally: She was nude in one scene !!!!
Jeff: Depends how you watched it.

30 Mart 2011 Çarşamba

GEORGE COSTANZA ANAYASASI part I



Zamanında yaptığımız Jeff Murdock anayasasının üzerinden bir hayli uzun zaman geçmişken TV tarihinin en efsane karakterlerinden birisinin de serisine yer verelim artık. Seinfeld'in en önemli artısı, tüm dizilerin elinde diğerlerinin önüne çıkmış 1 "bomba" karakter bulunmasna rağmen, bu sayının Cosmo Kramer ile beraber 2 olmasıdır. Ama aslında Seinfeld, Jerry Seinfeld'in değil George Costanza'nın dizisidir. Zaten dizinin Jerry Seinfeld'le birlikte diğer yazarı Larry David George Costanza'nın ta kendisidir. Dizideki birçok olay gerçekten başından geçmiştir (istifa ettikten sonra pişman olup, ertesi gün hiçbir şey olmamış gibi tekrar işe gitmesi gibi).

Yukarıdaki video, onun mütemadiyen pişman olduğu evlilik kararı sonrası nişanlılık döneminde, Elaine'in nişanlısı Susan'la arkadaş olması ve Susan'ın George'un arkadaşlarının arasına girerek, George'un nişsanlısı kontenjanından çıkıp direk arkadaş kontenjanına dahil olma sinyalleri üzerine George'un isyanını anlatıyor. Independent George vs. Relationship George....George'un müthiş tasvirine dikkat.

GEORGE: Ah you have no idea of the magnitude of this thing. If she is allowed to infiltrate this world, then George Costanza as you know him, Ceases to Exist! You see, right now, I have Relationship George, but there is also Independent George. That's the George you know, the George you grew up with -- Movie George, Coffee shop George, Liar George, Bawdy George.

JERRY: I, I love that George.

GEORGE: Me Too! And he's Dying Jerry! If Relationship George walks through this door, he will Kill Independent George! A George, divided against itself, Cannot Stand!

(Elaine enters)

GEORGE: You're Killing Independent George! You know that, don't you?

Jeff Murdock Anayasası

30 Eylül 2008 Salı

JEFF MURDOCK ANAYASASI part IV



Sentence Of Death


Ölüm cezası, işkence, hapis cezası ve benzer cezalandırma şekillerinden ibaret değildir. Ölüm cezası 5 kelimeden oluşur ve sevgiliniz tarafından size verilmiş kurtuluşu olmayan en büyük cezadır. "Bu ilişki nereye doğru gidiyor? (Where is this relationship going)".

Jeff Murdock Anayasası

6 Kasım 2008 Perşembe

JEFF MURDOCK ANAYASASI part VI















Kıç nedir biliyor musun Patrick? Kıç insan ırkının en sevdiği şeydir. Birbirimizde görmeyi severiz. Dergi kapaklarında severiz. Bebeklerdekini bile severiz. Yalnız olduğumuzda onu kaşırız. Ateş olduğunda onu ısıtmaya çalışırız, aramızdan hangimiz yalnız kalmadığında kendi kıçını okşamamıştır ki? Kıçımızı severiz. Tanrı kıçımızı kurtardığında onu arkamıza yerleştirmiştir ki bütün gün oturup ona bakmayalım. Çünkü Tanrı kıçı yarattığında baştan savmamıştır, şöyle demiştir "ey Melekler işte kıçı yarattım, çağlar boyunca kadınlar ve erkekler bunu kavrayacak ve benim ismimi haykıracak."


Jeff Murdock Anayasası

1 Eylül 2008 Pazartesi

JEFF MURDOCK ANAYASASI part II




The Nudity Buffer


Erkekler genelde beğendikleri bir kadını gördükleri andan itibaren gözleriyle soymaya başlarlar. Bu işlem yaklaşık 5 dakika sürer. Zira göğüs uçlarını hayal etmek bu süreyi uzatır. Bu süre zarfında mutlaka söz konusu kadına tebessüm edilmeli ve mümkünse gidip diyaloğa girilmesi gerekir. Zira 5 dakikanın sonunda karşımızdaki kadın tamamen çıplak olacağından heyecanlanmadan gidip konuşmak imkansız hale gelmiştir. Bu yüzden genelde erkekler kadınlarla konuşurken heyecanlanırlar. İdeal olan çıplaklık tamponu aşılmadan aksiyona geçmektir.



Jeff Murdock Anayasası

30 Haziran 2008 Pazartesi

COUPLING



Benim tanışmam televizyonlarda yayınlanmasıyla eş değer olmadı Coupling'le. Bir cumartesi sabahı evde otururken şunları bir izleyeyim diye DVD'lerine el atmamla evi kahkahalara boğmam bir oldu. İngiliz mizahının kendine özgü bir havası vardır, çoğu kişi sevmez ama İngilizlerin kelimelerle oynayan, sadece "Is it?" gibi iki kısa kelime ile yerlere yıkan bir mizah anlayışları vardır. Bu anlayış Benny Hill gibi kişisel sakarlıklardan farklıdır. Daha çok, bir başka hayran olunacak şaheser, Yes Minister'a benzer. Zira Benny Hill Amerikan tarzı komediye yakındır. Tamamen fiziksel komediye dayanan bir anlayış. Bu tarzın en bayağı örnekleri Scary Movie ve bir dolu saçma sapan "ti filmleri" İngiliz mizahının yanına bile yaklaşamazlar. Tabi bu sebeple de Mr.Bean'den de hiç hazetmem. Bu tarzı sevdirmek içni sevimli, komik birilerini bulmak zorundasınız. Jim Carrey gibi, ya da Jerry Lewis gibi.

Coupling kadın erkek ilişkileri üzerine kurulmuş bir başyapıt. Desperate Housewives ve Sex and The City gibi hayatın sırrını vermeye çalışıp hiçbir şey veremeyen dizilere inat hiç bir şey vermeye çalışmayıp hayatın sırrını veriyor. Jeffrey Murdock tarzı bir yorum yaparsak "High-Fidelity filminin konusunun içine Seinfeld'in kendini ciddiye almayan halini katın, biraz Yes, Minister'ın ve Guy Ritchie ekolünün sözcüklerle yarattıkları diyalogları ekleyin, son olarak da Al Bundy, Sir Humphrey, Cosmo Kramer, Kemal Sunal gibi göründüğü anda insanların suratında gülümseme oluşturacak bir karakter ekleyin, işte size Coupling"...Married With Children ve Seinfeld'den sonra yerlere yıkılacağınız bir dizi daha. 3 dizinin de avantajı aslında güldüğünüz yerlerin birbirinden çok çok farklı olması. 

İngiliz komedilerinin bir özelliği kısa olmaları ve her sezonda 7-8 bölümün gösterilmesidir. Bu yüzden genelde de kendilerini özletirler. Yes Minister'ın sadece 5 sezon olması gibi Coupling de sadece 4 sezon boyunca gösterildi BBC'de. Arkasında da bir dolu hayran bıraktı. Kesinlikle dünya televizyon tarihinin başyapıtlarından. Şahsi kanaatim illa bir yerden başlayacaksanız "The Man With Two Legs", "The Woman With Two Breasts", "Split", "Faithless" ve "Unconditional Sex" bölümlerine göz atmanız. 

Evet tabi ki bekleneni yapıp dünya televizyon tarihinin en efsane karakterlerinden birisi olan Jeffrey Murdock ile bitireceğim. 

Jeff: I love the word naked, it's brilliant isn't it, 'naked'. When I was a kid I used to write the word naked on a bit of paper hundreds of times and rub my face in it. 

Steve: Jeff, every morning I wake up glad I'm not you. 
Jeff: Me too. 

Jeff: Women remember, Steve. It's like they've got minds of their own.

Jeff: Steve, you know what the sentence of death is, don’t you? I don’t mean the sentence like in executions and stuff, I mean the scary one... Just five words, Steve. Five little words. 'Where. Is. This. Relationship. Going.'"

Jeff: Steve’s whole fantasy life revolves around Mariella Frostrup… If he ever meets Mariella Frostrup in person his right hand will shout 'mother'.

13 Ekim 2008 Pazartesi

JEFF MURDOCK ANAYASASI part V









Lezbiyen olmak harika bir şey olmalı. Utanılacak cinsel organlarınız olmuyor. Üstelik 4 tane göğsünüz var ve ikisini eve götürebiliyorsunuz.

Jeff Murdock Anayasası

2 Ocak 2009 Cuma

JEFF MURDOCK ANAYASASI part VIII




















Yedek oyuncu Steve Taylor'ı sürelim oyuna.

Jill: How did you possibly enjoy a film like that?

Steve: Oh, because it's got naked women in it! Look, I like naked women! I'm a bloke! I'm supposed to like them! We're born like that. We like naked women as soon as we're pulled out of one. Halfway down the birth canal we're already enjoying the view. Look, it's the four pillars of the male heterosexual psyche. We like: naked women, stockings, lesbians, and Sean Connery best as James Bond. Because that is what being a bloke is. And if you don't like it, darling, join a film collective. I want to spend the rest of my life with the woman at the end of the table here. But that does not stop me wanting to see several thousand more naked bottoms before I die. Because that's what being a bloke is. When Man invented fire, he didn't say "Hey, let's cook!" He said: "Great! Now we can see naked bottoms in the dark!" As soon as Caxton invented the printing press we were using it to make pictures of - hey! - naked bottoms. We've turned the Internet into an enormous international database of... naked bottoms. So, you see, the story of male achievement through the ages, feeble though it may have been, has been the story of our struggle to get a better look at your bottoms. Frankly, girls, I'm not so sure how insulted you really ought to be.

Ne diyim başka söylenecek söz var mı?

Jeff Murdock anayasası.

16 Eylül 2008 Salı

JEFF MURDOCK ANAYASASI part III






V.A.A (Visual Access Angle)


Görsel giriş açısı. Kadınların eteklerini gözlemlemek için bir odanın en elverişli ve görüş açısı en açık noktasıyla kadın eteği arasındaki açıdır. Tek yapmanız gereken kafanızı eğmek, uygun açıya ulaşmak için koltuk değiştirmek, eğer bunlar işe yaramazsa yere düşme numarası yapmaktır. Böylece siz ve 1 numaralı hedefiniz arasında doğrudan bir bağlantı kurulur. Bu da kadının iç çamaşırıdır. Eğer şanslıysanız daha ötesi de görülebilir.

Jeff Murdock Anayasası

25 Ağustos 2008 Pazartesi

JEFF MURDOCK ANAYASASI part I


The Sock Gap

Sevişmeden önce çorapların çıkarılması gereken bir kaç saniyelik süredir. Ancak bu konuda çok dikkatli olunmalıdır. Zira çorapların çıkması için en elverişli zaman ayakkabıdan hemen sonra pantolondan öncedir. İşte bu aralık çorap aralığıdır ve eğer uyulmazsa bir anda üzerinde sadece çorapların olduğu çıplak bir erkek olarak kalınabilir. Kendine saygısı olan hiçbir kadın üzerinde sadece çorapları olan çıplak bir adamın kendisiyle seks yapmasına izin vermez.



Jeff Murdock Anayasası

30 Mart 2009 Pazartesi

LEGEN....WAIT FOR IT...DARY....


















Efendiiiim yerel seçimler hikaye, blog açıldı açılalı böyle kıran kırana geçen bir yarış görmemiştim. 2 haftadır süren 90'lı ve 2000'li yılların en iyi sit-com'u oylamasını sonuçlandırdık ve How I Met Your Mother geçtiğimiz pazar akşamı biraz sonra kaynağını açıklayacağım muazzam atakla Seinfeld'i geride bırakarak birinci oldu. İlk hafta birincilik koltuğu için bu iki dizi kıran kırana çekişiyordu. Önce 4-5 gün boyunca HIMYM 4-5 oyu hiçbir zaman geçmeyen farklarla önde gitti, hafta sonuna girildiğinde Seinfeld liderliği ele geçirip farkı bir ara 10-15 oya kadar çıkardı, derken Pazar günü HIMYM baskını oldu ve Barney Stinson tayfası diziyi 150 oy kadar öne geçirerek son 1 haftayı uzatmaları oynayarak geçirdi. Son günlere doğru Seinfeld farkı 100 oyun altına indirse de nefesi yetmedi. Üçüncülük koltuğu için olan çekişme ise tam 2 hafta sürdü. Coupling ve Married With Children arasındaki fark asla 10 oyun üzerine çıkmadı, her iki dizi de zaman zaman öne geçip geriye düştüler. Bu yazıyı yazmaya başladığımda oylar eşitti. Benim de zaten bu derece çekişmeden sonra herhangi birisini dördüncülüğe düşürmeye gönlüm elvermedi ve 2 dizi üçüncülüğü paylaştı. İlk dört dizinin tümünün aynı zamanda listedeki "en zekice yazılmış" diziler olduğunu göz önüne getirirsek izleyici ortalama, basit, sabun köpüğü esprilerden çok başarılı kurgular, diyaloglar üzerinden giden sahneler ve hep kendini özdeşleştireceği bir karakterden hoşlanıyor diyebiliriz. Barney Stinson, Cosmo Kramer, Al Bundy ve Jeff Murdock bunun en güzel örnekleri. Zaten bu 4 karakter gelmiş geçmiş efsane televizyon karakterleri listesine kafadan girerler.

Dördüncülük koltuğunda daha bir üstünkörü mizahın ürünü Friends var. Ben hiçbir zaman sevemedim. 6 karakter bu tür diziler için hem çok fazla hem de dizi romantizme fena halde bulaşmış durumda. Beşincilik Karma felsefesinin temsilcisi My Name Is Earl'de. Ebedi loser tayfanın da hayranı oluyor demek. Az farkla benim nefret ettiğim Scrubs altıncı Two and A Half Men yedinci oldu. Will and Grace de 1914 oydan sadece 7'sini alarak Türk kanallarına haber yolladı. Bu diziyi izlemeyin, izlettirmeyin.

Gelelim How I Met Your Mother'ın buldozer etkisi yapan kaynağa. Efendim 22 Mart 2009 günü akşam üstü bilgisayarımı kapatmak üzere iken oylamada ilk iki sıradaki çekişmenin devam ettiğini gördüm. Derken gece yarısı bilgisayarımı açtığımda HIMYM'ın devasa bir atak yaptığını gördüm. Hemen blogun ziyaretçi listesine baktım. Facebook'tan 300 civarında ziyaretçi gelmişti. Aklımdan düşünceler geçti hemen, "Facebook-Barney Sitnson-Resmi Facebook Grubu-PCLion FC-Kurucusu-...yoksa yoksa......."....Kısa bir yoklamadan sonra öğrendim ki ülkenin en leziz bloglarından PCLion FC'nin yaratıcısı (isim vermemek için PCLion diyelim) ve aynı zamanda Facebook'taki 314.000 üyeli uluslararası Barney Stinson grubunun da kurucusu sitenin linkini grup sayfasına sadece 10 dakika için eklemiş ama bu 10 dakika oylamada bir tür "Klonların Saldırısı" etkisi yapmıştı. O buldozer etkisiyle de oylamanın birincilik kaderi çizildi zaten. Yaa yaaa...

E o kadar konuştuk birinciye bir saygı duruşu yapalım. Bu arada kapatırken ben de bir kelam edeyim. HIMYM'ın tüm bölümlerini izlemiş birisi olarak bu başarılı kurguyla en az 7-8 sezon gideceğini düşünüyorum. Biz sarı şemsiyeli kızı aramaya devam edelim, bu arada 3-20'nin de şahsi kanaatime göre dizinin en iyi açılışı olduğunu belirteyim. Bildik kurgunun üzerine Radiohead "Nice Dream"...

Rakamları vererek kapatayım

Kullanılan oy: 1914

How I Met Your Mother: 605 oy- % 31
Seinfeld: 518 oy - % 27
Coupling: 223 oy - % 11
Married With Children: 223 oy - % 11
Friends: 158 oy - % 9
My Name Is Earl: 66 oy - % 3
Scrubs: 59 oy - % 3
Two and A Half Men: 55 oy- % 2
Vill and Grace: 7 oy - % 0


Not: Bu post 5 saniye içinde Varol Döken'i imha edecektir. Ha ayrıca Seinfeld sempatizanı Joe'nun ve Varol'un 2 hafta boyunca yaptıkları propagandanın 10 dakikada anında çökmesi üzerine bu 2 arkadaşımızı daha kesin ve etkili çözümlere davet ediyorum. Yaaa Joe efendi öyle her hafta anayasa koymakla olmaz bu işler...Buyurun...(varol'dan 8 paragraflık kınama bekliyorum)

6 Temmuz 2010 Salı

GREGORY HOUSE ANAYASASI part I



















Zamanında Jeff Murdock'la ilgili bir seri yapmıştık. Dünden sonra bunu "manipulative bastard"a da uyarlayayım dedim. Başlangıç 1x05 Damned If You Do'dan geliyor. House, rahibe Augustine (Lost'ta Juliet rolüyle tanıdığımız Elizabeth Mitchell) ölüm döşeğinde, kaderini kabullenmişken yanına geliyor.

Augustine: This illness is a test of my faith. If it’s His will to take me, it doesn’t matter where I am. I can accept that.
House: Does anybody believe anything you say? You’re not accepting. You’re running away. Just like you always do. You ran away from the monastery, you get laid, you ran away from the real world when getting laid didn’t work out so good. Now things aren’t working out again, so off you go.
Augustine: Why is it so difficult for you to believe in God?
House: What I have difficulty with is the whole concept of belief. Faith isn’t based on logic and experience.
Augustine: I experience God on a daily basis, and the miracle of life all around. The miracle of birth, the miracle of love. He is always with me.
House: Where is the miracle in delivering a crack-addicted baby? Hmmm? And watching her mother abandon her because she needs another score. The miracle of love. You’re twice as likely to be killed by the person you love than by a stranger.
Augustine: Are you trying to talk me out of my faith?
House: You can have all the faith you want in spirits and the afterlife, and heaven and hell, but when it comes to this world, don’t be an idiot. ‘Cause you can tell me you put your faith in God to put you through the day, but when it comes time to cross the road, I know you look both ways.
Augustine: I don’t believe He is inside me and is going to save me. I believe He is inside me whether I live or die.
House: Then you might as well live. You’ve got a better shot betting on me than on Him.
Augustine: When I was 15, I was on every kind of birth control known to man, and I still got pregnant. I blamed God. I hated Him for ruining my life, but then I realized something. You can’t be angry with God and not believe in him at the same time. No one can. Not even you, Dr. House.

Türkçe meali

Augustine: Bu hastalık benim inancımın testi. Eğer Tanrı'nın isteği beni almaksa, buna karşı koymam ve nerede olduğum önemli değil. Kabul ederim.
House: Söylediklerine inanan var mı? Sen kabul etmiyorsun, kaçıyorsun. Her zaman yaptığın gibi, manastırdan kaçtın, erkeklerle seks yaptın, sonra da sekste işler iyi gitmeyince gerçek dünyadan da kaçtın, şimdi işler yine iyi gitmiyor, gitme zamanı...
Augustine: Neden Tanrı'ya inanmak senin için bu kadar zor.
House: Benim sorunum inanç kavramının tümüyle ilgili. İnanç mantık ve tecrübe üzerine kurulu değildir.
Augustine: Ben Tanrı'yı her gün tecrübe ediyorum. Etrafımda olan biten mucizelerle. Doğumdaki mucize, sevgideki mucize, o hep benimle beraber.
House: Uyuşturucu bağımlısının bebek sahibi olmasında mucize nerede? Hmmm. Ya da annesinin onu başka biriyle beraber olma için terketmesinde. Sevgi mucizesi. Sevdiğin biri tarafından öldürülme riski bir yabancı tarafından öldürülme riskinden 2 kat daha fazla. Augustine: Beni inancımdan vazgeçirmeye mi çalışıyorsun?
House: Ruhlar, öbür dünya, cennet ve cehennem hakkında istediğin inanca sahip olabilirsin. Ama iş bu dünyaya geldiğinde aptal olma. Çünkü bana Tanrı'yı hayatının ve yaşadığın günlerin merkezine otuttuğunu söylebilirsin ama iş köprüyü geçmeye geldiğinde, her 2 tarafa da bakacağını biliyorum.
Augustine: Ben onun içimde olduğunu ve beni kurtaracağını söylemiyorum. Ben onun içimde olduğunu ve bunun yaşasam da ölsem de aynı kalacağını söylüyorum.
House: O zaman yaşasan daha iyi olur. Onun yerine bana oynamak senin için daha kârlı.
Augustine: 15 yaşındayken bilinen tüm doğum kontrol tekniklerini kullandı ama yine de hamile kaldım. Tanrı'yı suçladım. Onu hayatımı mahvetmekle suçladım ama sonra bir şeyi anladım. Tanrı'ya inanmadan, aynı zamanda ona kızgın olamazsın. Kimse olamaz. Siz bile Dr. House....