31 Aralık 2009 Perşembe

TOP 10 İĞRENÇ YILBAŞI KLİŞESİ

















Geçtiğimiz yılbaşı öncesi ufak bir fetva yayınlamıştık aslında, yapılması ve yapılmaması gerekenlerle ilgili. Gördük ki, kimse kulak asmamış. Herkes aynı tas aynı hamam. Türk insanının yıllardır yılbaşında oynadığı bir senaryo var. Değişmiyor. Bizim yılbaşı ritüelimiz yanı, bu sene de ilerleyen senelerde de aynı olacak. Son 10 yılda batı kültürünün de etkisiyle iyice raya oturan tipik davranışlar ve şahit olduğumuz olaylar var. Göreceklerinize ve gördüklerinize şimdiden hazır olmanıza yardımcı olacak bir liste. Kategoriye Türk olmasına, hayatında kiliseye gitmemiş olmasına, bir tek Şükran Günü Duası okumamasına, Yehova'yı Yalova'nın ilçesi sanmasına rağmen Noel'i kutlayan anlayamadığım kesimi almadım. Türk insanının Top 10 Yılbaşı Klişesi.

1-Hristiyanlık karşıtları, yerli malı adamları: Yılbaşı yaklaşır, bu grubun mensuplarına gidip "yılbaşında ne yapıyorsun?" diye sorarsın. Aldığın cevap Ulubatlı Hasan kıvamındadır. "Hz. İsa'nın doğum gününde neden eğlenecekmişim ki, bizim bayramlar başka zaman". Öyle bir konuşur ki sanki Hammurabi Kanunları'yla yaşıyor, Tonyukuk takvimini kullanıyor. Yahu bütün ömrünü o takvime göre organize ediyorsun, doğum gününü o takvime göre kutluyorsun da, iş yılbaşına geldiğinde mi Hz. İsa'ya teslim olmuyorsun. O zaman 5 Ocak'ta git patrona söyle "bugün bizim takvime göre yılbaşı, ben tatile çıkıyorum". Alırsın...tatilini....

2-Evde Sabahlama İnsanı: Bu tipler yılbaşındaki ortamı daha 22 Kasım'dan planlayan adamlardır. Her muhabbette "eeee yılbaşında ne yapıyoruz" muhabbetini açarlar. Açtıkları gibi de hemen yılbaşı felsefelerini ortaya koyarlar. "Beyler alırız içkimizi dışarıda yürürüz, pahalı mekanlara ne para bayılıcam, evde sabahlarız, ortam olur". Ortam dediği de 4 tane sap erkeğin oturup televizyona bakıp 3. biradan sonra "kimseye hakettiğinden fazla değer vermeyeceksin arkadaş" veya "bu kızları anlayamazsın abi" şeklindeki müthiş Freudyen aşk hayatı saptamalarıdır. Ertesi gün, tanıdığa haber salınır. "Off yılbaşı gecesi ne ortam vardı ha, sabaha kadar içtik, eğlendik, Hasan niye gelmedin yaaaa".......Seneye inşallah canım, seneye..

3-İğrenç espri adamları: Bu dünyanın 2 büyük kitle imha silahı vardır. Birisi atom bombası, diğeri de yılbaşı esprileri. Ofisten çıkmak üzeresindir, herkesi kutlamışsındır, tam çıkarken arkadan bir ses gelir "haydi seneye görüşürüz". O an "neden ölüm cezası var?" diye düşündüğüm çok olmuştur .Zira bu adamın 2 Ocak sabahı ofise girildiğinde yapacağı espri de bellidir. "Eee n'aber, geçen seneden beri görüşmüyoruz he he he he". ......Bazen insanlardan sabun yapmak çok kötü fikir değil diye düşünüyorum.

4-Yurt dışı sevdalıları: Yılbaşına saatler, hatta dakikalar kalmıştır. Mekan farketmez, grubun içinden bir ses yükselir "aaah ah şimdi New York'ta Sydney'de olmak vardı"....Hemen cevap gelir. "Sorma kanka, kuzenim geçen yıl Prag'a gitti, nasıl eğlenmişler var ya"...Bu muhabbeti dışarıdan birisi görse, her birinin 18 yıl yurtdışında ateşelik yaptığını sanar. Hayır, bu yurt dışındaki yılbaşına özlem adamlarının bazısı hayatında Kapıkule'den (bazıları Avcılar diyelim) dışarı çıkmamıştır, bazısı da taş çatlasa 1 kere gitmiştir. Ama her yılbaşında, 30 sene boyunca anlatırlar, özlemle anarlar. Tamam yurt dışında kutlamak güzel bir anıdır ve farklı tatlar içerir de bunu sürekli dile getirmenin anlamı nedir çözmüş değilim. Ama şimdi Tokyo'da olmak vardı o ayrı....Geçen sene bizim patron gitmiş...of of of...

5-İkramiye adamları: 1 Ocak bu insanlar için bir tek açıdan önemlidir. 7 rakamla başlayıp amortiye kadar giden "kazanan numaralar" ekini ele almak ve kendi numarasını aramak. O adam 2 Ocak'tan 31 Aralık'a kadar geçene 364 gün yılbaşı ikramiyesi biletlerini almak için para biriktirir. "Talih dağıtan Sümeyye Abla" veya "Abdürrezzak abi" bayisinden de gidip deste deste seri halinde bilet alır. Ekranın karşısına geçer. Evdeki misafirlerle mutlaka "bu sene kesin doğu illerine çıkar", "bu sene çeyrek bilet hocam kesin, dağıtırlar ikramiyeyi", "mafya yedirmez o parayı" muhabbetlerini yapar. Çekiliş yapılır. Bizimkine en fazla son iki rakamına göre bir ikramiye vurur. Teselli bellidir. "İyi be bilet paramız çıktı ehe ehe"......

6-Sofrasıyla rezil olanlar: Yılbaşını "mide festivali" olarak gören kesimi atlamamak lazım. Bu kesim hindili iç pilav olmadan sofraya oturmaz misal. Mc Dougall hanedanından geliyordur ya. Oturur yer hindisini. Sonra geçer ekran başına. 2 kase fındık, 2 kase tuzlu leblebi, 2 kase kuru üzüm, votka. Eve çam ağacı alınır, halbuki çam ağacı bir yılbaşı değil Noel geleneğidir, bize 6 gün sonra idrak eder. Çam ağacının ışıklarını yakmaya çalışırken, voltaj düşer, elektrik kaçağı olur ev yanar......Sonuç: 1 Ocak, ishal, yanmış mobilyalar, akşam yemeğinde kuru fasulye-pilav......Senin neyine yahu hindili, iç pilav.

7-Taksim'den yılbaşı manzaraları: Bu numarayı her sene nasıl yutturuyorlar, ya da yutturmasalar bile nasıl hala değiştirmediler bilmiyorum. "Taksim'den Yılbaşı manzaraları" haberi girer. Tramvay zilini çalarak raylardan geçer, kamera onu izleyerek muhabire doğru kayar. Muhabir "işte yılbaşı akşamı falan filan" gibi bir şeyler anlatır, derken köşedeki kedi gösterilir, elele yürüyen çiftlerle "yeni yıldan beklentiniz nedir?" röportajı yapılıp "herkes için mutlu bir yol olsaaan" cevabı alınır, sonra da yılbaşı gecesi gül veya mendil satmakta olan küçük çocuğa arabesk türkü söyletilip "arkadaşların eğleniyor, sen çalışıyorsun di mi?" şeklinde duygu sömürüsü yapılır. Yılbaşında çalışan bekçi, doktor, İETT şöförüne geçilir...Her sene yutar mıyız? Agop'un kazı gibi yutarız hem de...

8-Yeni yılın ilk çocuğu haberi: İşte yıl 3158'e gelip Türkler uzayda Chellenger Uzay Üssü kursalar da değişmeyecek bir klişe. Yeni yılın ilk çocuğu haberi. Kadıncağız ter içinde doğum yapmıştır., afedersiniz (blog yazarı mafaldanın notudur) malum bölgesi 1 metre çapına gelmiştir, o zor durumda gidip "Allah analı babalı büyütsün, adı ne?" diye sorarlar. Ne bekliyorsun adını? "Eugene New Year Kahvecioğlu" mu? Sana ne hem? Hem bunu kim belirliyor? Bu iş için atanmış bir nöbetçi doktor mu var telefon başında? Her hastaneden yılbaşını geçince ilk doğum haberini ulaştırana ikramiye mi veriyorlar? Bu heyecan nedir çözemedim.

9-Yılbaşı çekilişi: İşte Türk gençliğinin önlenemeyen kabusu. Yılbaşı çekilişi. Yılllar önce ilkokulda karşıma çıktı. Bir çocukluk hevesidir dedim geçtim...O geçmedi ama. Ortaokul boyunca sürdü. Lisede gurur meselesi oldu. Üniversitede rekabet meselesi oldu. Ofiste arkadaşlık belirleyici oldu. Sen ne menem bir şeysin yılbaşı çekilişi? Kuralar hazırlanır, kağıtlara yazılır, isimler belli olmasın diye kağıtlar aynı boyda kesilir, kim kime çıkmış merak edilir, dedikodu yapılır, sanki UEFA Şampiyonlar Ligi kurasıymış gibi kura çekimine fesat karıştığı iddia edilir, hediyeler verildiğinde herkes kendi hediyesine değil, başkasının hediyesine bakar, kitap hediye edilen yüzünü buruşturur hediye edenle arkadaşlığı keser, agudik elmayı ikiye kesip ketçapla "canım arkadaşım" yazan herif büyük sükse yapar ama. Bir tane kıçı kırık elma için Dostoyevski harcanır.

10-Kırmızı nokta adamları: Yıl 1990. Saat 02:00 olur. Yatmaya hazırlanan aile eşrafının delikanlısı televizyona doğru yönelir. "Geç oldu yatmak lazım" şeklinde esner. Amaç bellidir. Show Tv'nin yılbaşı gecesi yayınladığı makaslana makaslana 45 dakikaya inmiş erotik filmi uygun zemin koşullarında izlemek. Bir nevi yeni yılın ilk hediyesidir o. Yıla nasıl girersen öyle gider felsefesinin dayanağı. 2000'li yıllarda bu akım yerini Cİne 5 bedava kuşağın bırakmıştır. Sene boyu gözlerin kısarak izlendiği şifreli filmlerin bir ödülüdür bu. 2000'li yılların sonunda ise artık moda dünyasına da el atılır. Bu zevk de endüstriyelleşmiştir lanet olsun. Victoria's Secret defileleleri izlenir. Gabardin kumaş, penye, saten rüyalar eşliğinde uykuya dalınır.


by forzabrian, Gorky, mafalda, Flying Dutchman


Klişe serileri

10 İğrenç Otobüs Klişesi
10 İğrenç Öğrenci Klişesi
10 İğrenç Felaket Filmi Klişesi
10 İğrenç Korku Filmi Klişesi
10 İğrenç Romantik Komedi Klişesi
10 İğrenç Hollywood Polisiye Klişesi

27 yorum:

tubik dedi ki...

Güle güle okudum yazınızı.

Ancak, ev ortamında takılan insanlar için, saat 12'de şampanya (ki çoğunlukla köpüklü şaraptır) patlatma eğilimi es geçilmemelidir. Toplanacak kişiler aralarında para toplar 5 kişi yılbaşı şampanyasına girer, ya da ev sahibi ucuz bir köpüklü şarap alır. Pikniklerde mangalı yakan kişi yılbaşında da patlatma işine el atar. Sallar sallar, yoğun uğraşlardan ve dökülen terden sonra ya pıs diye bir ses ve belli belirsiz bir duman çıkar, ya da ortalık batar, kimseye içmek kısmet olmaz. Saat zaten 12'yi geçmiştir çoktan. Sonrasında da zaten öpüş koklaş, İbrahim Tatlıses'in dansözünü izle falan...

Ellerinize sağlık.

aksilaz dedi ki...

10 numaralı klişe mükemmel.hangimiz yapmadık o numaraları.

mcdonell dedi ki...

o çocuğun adı da ya recep olur ya tayyip, plase olarakda abdullah diyelim

allworldfree dedi ki...

PEKİ NE YAPILIR BU 10 DURUM DISINDA? sen nasıl gecirmektesin yılbasılarını?


tombalayı unutmussun..

Emre Yılmaz dedi ki...

Mükemmel bir yazı ellerinize sağlık....

m_7 dedi ki...

oo dansöz unutulmuş...00:01de çıkması şarttır balık etli hatunun.

Onur dedi ki...

Ama o "insanlardan sabun yapmak" yakışmamış her kim yazdıysa. Kimilerince espri olarak kullanılan bu söz, kimilerinin geçmişine küfretmek anlamına geliyor. Ya da örnekle anlatmaya çalışayım: "Sivas katliamı"nı, "Sivas kavurma" gibi bir sözle espri konusu yapmak...

Adsız dedi ki...

hocam yapmayın lütfen, eğlenelim diye yazılan yazıdan neler çıkarıyorsunuz. hem küfür anlamına gelen bi ifade okumadım ben. hayatımda da böyle kötü teşbih görmedim, teşbihte hata olmaz lafı yalan oldu.

flyby

krAmer dedi ki...

hepinizin eline sağlık , yine mükemmel bir klişe yazısı olmuş .

Berşan Kayıkcı dedi ki...

atv - showgirls.. her sene..

Olympian dedi ki...

elinize saglik, oldukca komik olmus. iki madde hakkinda yorum yapmadan gecemeyecegim. "5-ikramiye adamlari" maddesinde gecen "mafya yedirmez" dedikodulari dogrudur. yedirmiyorlar hakikaten. "6-sofrasiyla rezil olanlar" maddesinde gecen noel agaci, gunumuzde oyle olsa da bir hristiyanlik gelenegi degil, pagan gelenegidir. duzeltme anlaminda degil, ek olarak belirttim bunu.

karakalem dedi ki...

Yalnız birinci maddenin ucunu açık bırakmışssın. Hz İsa'yı inanan her Ulubatlı Hasan kabul eder. Kaldı ki ciddi manada HZ İsâ'nın yolundan gitmek isteniyorsa yılbaşında zaten eğlenemzki İnananlar zira O bir Peygamberdir. Hasılı dini bütün hiç bir müslüman o gece dediğiniz şeyleri yapmaz. çünkü noel Hristiyanlaştırılmış bir "mevlüd"dür. Ha şimdi çıkıpta yorumlarda biz müslüman değil miyiz demeyin, yapılanlara bakın yeter..

Adsız dedi ki...

6. madde ile ilgili bir anımı anlatayım. 2 sene önceki yılbaşımda arkadaşlarla toplandık. Nefis yemekler yapan yaratıcı bir erkek arkadaşımız vardı. Tabi herşeyi o hazırladı. Mezeleri tüketmekten ana yemeğimize bir türlü geçemedik. Ara sıcak, sigara böreği, kağıtta mantar-sucuk-kaşar, midye dolma, havuç mezesi derken doyduğumuzu hissettik. Ana yemek köfte ve tavuk pirzola hiç pişmedi bile. Ertesi gün 3te kalkıp dağda mangal yapmaya gittik. Ee ana yemekleri tüketmeden yeni bir yıla başlanamazdı:)

AB..

devotee dedi ki...

Abi bu yazilari sabirsizlikla bekliyorum, harika cidden yahu :)

ersoy dedi ki...

blogdaki en iyi yazı :))))

Mesut Ulukök dedi ki...

Ahaha.. Biraz önce bu yazıya tekrar göz gezdiriyordum, yanda da TGRT Haber açık.. Ve saat 13.24 itibariyle "YENİ YILIN İLK BEBEĞİ ECE" haberi çıktı. 20 tane adam mikrofonu sokmuşlar kadına, hay yarabbim.. :)

Maslow dedi ki...

içlerinde en kötüsü haber bültenleri klişeleridir bence. elele yürüyen çiftler, temizlik işçileri, muhabirlerin o ses tonu falan harbiden tahammül sınırını zorluyor her sene.

TuGaY dedi ki...

madde 2 hayata geçirilirken tv'de madde 10'un açık olduğunu da unutmayalım, eheh.

ozbilgin dedi ki...

sizin şu 10 ..... Klişesi serilerine bayılıyorum. arkadaşlarla beraber okuyup yarılıyoruz. aynen devam :)

Carlito Brigante dedi ki...

Elinize sağlık çok güzel bir yazı olmuş,6 favorim

ultracarizma dedi ki...

bence en iğrenci 9. klişe. allah korusun.amen

oceangoing dedi ki...

hahaha... valla hepsi dogru.. super olmus. 1 ocak sabahi mesaj aticam ben FD'ye "1 senedir post yok, blogu cok ihmal ettin" diye...

herkese iyi yillar...

acer dedi ki...

blogdaki en iyi yazı mı?!! :))

öyleyse ben bu en iyi yazıyı bir sene evvelden okuma şansına sahipmişim. geçen sene de vardı değil mi bu :)

marlonbarando dedi ki...

Bu klişeler birer nesne de olabilir mi? Yılbaşı sabahı görülen, dış yüzeyi kurumuş portakal veya içinde sadece beyaz leblebi kalmış kuruyemiş tabağı mesela..

Atilla Çelik dedi ki...

Yılbaşı deyince Noel Baba gelir akla. Benim aklıma Mevlana da gelir. İlkokula giderken bu ikili hayatımdaki garip olaylardan birine imza atmışlardır. O aklıma geldi birden. :)

http://kayipzamaninpesinde.blogspot.com/2009/12/noel-baba-ve-mevlana.html

Gökhan dedi ki...

Bir de yeni yılın ilk saatelerinde maliyeciler iş başında adisyon yazmayan işletmelere ceza kesti haberi vardır.

varol döken dedi ki...

4 ile 2yi bu sene karışık yaptım, 9 için de karaf aldım, atkıdan başka bir şey çıkmayınca koskoca blogdan...

ayrıca dutchman senin için özel anketler yaptım oralarda, sırası gelecek hepsinin...